<< Previous Topic | Next Topic >>edebi neşriyat'a geri dön  

sayıklamalar

May 2 2001 at 1:28 PM
  (no login)

 
Ayağa kalktınız, sadece koltuktan ayağa kalktınız canım. Mektubu kimin gönderdiğini, pis bir şaka olabileceğini düşünmek istemiyorsunuz. Doğruydu çünkü her şey. Hâlâ on ikinci sayfasındasınız okuduğunuz kitabın. Daha önce sekizinci sayfasına kadar okumuştunuz. Okurken içinizde bir usancı dokumuştunuz satır satır. Satır yemiş sığırlar gibiydiniz, parça parça parçalanmıştınız. Yenilmiştiniz. Yaşamak bir takım oyunu değildir. Yaşam size bir takım oyunlar oynamıştı ve siz fena yemiştiniz. Doğaldan kopamamıştınız, doğala bağlıydınız. Avcılar gibiydiniz. Avcılar gibi silahlarınız, silahlarınız yoksa dininiz, kininiz vardı. Avcılar gibi örgütlüydünüz. Örgütlü olmadan yoktunuz, örgütlü doğmuştunuz sanki. Örgütleriniz aşiretti sizin. Çürümüş et gibi kokuyordunuz. Yalnız kaldığınızda korkuyordunuz. Aşktan korkuyorsunuz, şairlerden korkuyorsunuz, delilerden korkuyorsunuz. Aşkın örgütü yoktur çünkü. Feodal ağalar gibi tespih çektiniz, çektiğiniz her tespih tanesinde bildik tespitlerde bulundunuz. Birey olmadan topluluk içinde bulundunuz. Ama siz birey değil, bir ben değil, düşünen insan değil, düşüncelerin kuluydunuz. Mektup doğruydu, iç geçirdiniz. Alnınızı cama dayadınız, pencereyi açtınız sonra, aşağı baktınız. Dördüncü kattaydınız ve dördüncü kat atlamak ölmek için yeterli bir işlemdi. Karşı apartmanların kırmızı ışıklı yatak odalarını gördünüz. Kırmızı noktalı filmlerden sahneler vardı o odalarda. Fantezileri pembe dizilerin kesilmiş sahneleriydi onların.

Evlilerdi onlar. Dev gibi devletleri icazet verdi onlara, bekaretlerini birbirine verdi onlar da. Pencerenin önündeydiniz şimdi siz. Karşıdaki evlerden birinde donuyla dolaşan bir adam mutfakta su içiyordu. Hava soğuk, adam size doğru baktı, görmemiş olmalı ki eliyle donunu kıçının arasından kurtardı. Görmüş olsaydı da bunu yapacaktı aslında. Yalnızdınız, cenazenizi düşündünüz bir an. Nasıl olurdu, kimler gelirdi. Bari davetiye gönderseydiniz! Son yolculuğunuzda sizi de birileri götürseydi
gideceğiniz yere. Davetiyeniz şöyle olurdu herhalde:

Son yolculuğumda sizi de beni taşırken görmekten şeref duyarım (bir bok duymazdınız aslında). Çelenk getirmek isteyenler simitçi çocuklardan simit alıp onları martılara atsınlar (aman bu ne duygusallık, simitçi çocuklardan alıp neden aç çocuklara vermiyorlar?). Tarih : ... , Yer : Üçüncü asri mezarlık, İmam : Mümin Duayyen.

Hava soğuktu ve dışarı baktınız...


 
 Respond to this message   
AuthorReply
dayanamiyorum
(no login)

aci

December 3 2002, 3:35 AM 

aci cekiyorum
dayanamiyorum
21 gun sonra onu gorucem
21 yil gibi geliyor...
ama o ana dek olebilirim
burda olmak istemiyorum
uyuyayim uyanayim ve onun yaninda olayim

 
 Respond to this message   
anlamak
(no login)

acikcasi

December 3 2002, 3:37 AM 

acikcasi kimseye bunu anlayabilecekleri konusunda guvenim yok. anlayabilecegini sanmiyorum kimsenin beni. bilmiyorum ya. kotu ya. kimsenin okumayacagini bilmek guzel. nefes almayan bir insanim ben.

 
 Respond to this message   
Current Topic - sayıklamalar
  << Previous Topic | Next Topic >>edebi neşriyat'a geri dön  
Create your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement