Sular kesilmiş. Dört gün boyunca suların gelmesini bekledim gelmedi, camlar kirlenmiş, is tutmuş camlar. Siyah! Şehri göremiyorum artık, görsem bile pis bir camın ardında, gökyüzü, mavi görünmüyor, bütün geceler puslu, camları silecektim sular aksaydı, gün boyu bekledim, gelmedi sular. Camları silecektim oysa, şehir güzelleşecekti. İs tutmuş camlarımı. Duman! Sobaların dumanı, hangi evler ısınıyor ki şimdi, hem ısınacağız diye, niye benim camlarımı kirletiyor ki bu insanlar. Birbirlerine sarılsalar ya, birbirlerini sevsinler ya. İs tutmuş camlarımı silemedim, sular akmıyor. Bu sabah gazeteyi de getirmedi Aydın. Bir kapıcıya göre güzel isim Aydın, Aydın'ın kendisi de güzel zaten, ten rengi kül, kül işte ne bileyim. Hiç kese atmıyor belki, gazeteyi getirmeyince Aydın, sinirlendim, üç tane sigara içtim. Aydın'ı şikayet edicem. Mehmet Bey'e diyecem ki bu kapıcı çok ukala, tembel herif, aptal, benimle hiç ilgilenmiyor. Niye bir akşam bir büyük devirsek Aydın'la kötü mü olurdu? Yalnız insanlar, uzaklara bakar. Ben artık uzaklara filan bakmıyorum, camlarım kirli, sular akmıyor, aynaya bakıyorum artık, artık kendime de uzağım, şöyle diyebilirim o zaman ha! Yalnız insan, aynaya bakar. Ne biçimsiz bir surat bu böyle, sen haklısın galiba, şuna bak koca bir alın; seyrek, yağlı saçlar, uzun sıska bir burun, zenci dudağı gibi dudaklarım, yüzümün ortasında balkon gibi duruyorlar. Gözlerim, gözlerim ne güzel, gözlerimi severim kız, sırf gözlerim için kalmalıydın, gözlerimin hatrı için, tanrı gibi gözlerim benim, her şeyi görüyor, her şeyi, senin yaptığın her şeyi, benimle sevişirken rol yaptığını, seni seviyorum deyip, diğer odaya geçtiğimde, o küçük pembe dilinle 'tililili' yaptığını, sonra benden gizli ona buna telefonlar ettiğini, her şeyi gördüğüm için gözlerimi sevmedin sen. Bana acayip bakma derdin, sevimli sevimli "oyarım o gözlerini" derdin. Derdin ne lan senin! İtiraf et artık kendine terk edildin. Artık onun için, üzerinden kiralık ev telefonlarının alındığı bir elektrik direğisin. Hiç, boşuna, sakın yıldız kaydığında, onu düşünme, onun dileği sen değilsin, bitti, her şey bitti, her şey bitti ve sen şimdi oturmuş inatla filmin yazılarını okuyorsun, birazdan yeni matinenin seyircileri gelir, kimse fark etmez seni, yaşlı bir kadın üstüne oturur. Kalk itiraf et kendine, bitti de, her şey bitti! Kafamda gördüğüm küçük şeyler bitti, zıplıyorlardı, kırmalıydın onları, bit'lerimi kırmalıydın, hiç değilse bit'emezdim bundan sonra. Son. İçinde anason var diye rakı istemiyorum, bir tane a getirin bana, bir'a istiyorum, sonra bir'aşk.