sıradan bir hatunun bir erkeğe güvenerek yaşadığı bir olay ve bunun dedikodu müptelası erkekler tarafından nasıl dejenere edildiğini okudum.küçük şehirlerde yaşıyanların toplumun genel ahlak anlayışına ters düşen bir aktiviteyi yapan ve kapasitesine göre haklı olarak bunu gizlemesi üzerine kurulmuş gibi masum gözüken bir olayın trajediye dönüşümünün söylenmeyen alt sebeplerini öğrenmek lazım...bu yazıyı yazan biliyorsa tabi..
"toplumun genel ahlak anlayışına ters düşen bir aktivite"
"kapasitesine göre haklı olmak"
Buraya kadar okuduklarınızın ile bu yorumları yapmışsınız.
Henüz yazılmamış kısımları düşünerek;
"masum gözüken bir olayın trajediye dönüşümü"
"alt sebepler"
şeklinde kehanetleriniz var.
Bu yorumlarınızın altını öyküden alıntılar ile desteklemenizi rica ediyorum.
Mümkünse.
Ben de sizin yorumunuzu algılamam çerçevesi içerisinde degerlendireyim;
"sıradan bir hatun"
Bu ifadenizde hatunun mazlum oldugunu düşünüyorsunuz. Mazlum olması onun sürekli bir hoşgörü sıgıntısı olmasını gerektirmekte. Onu hoş görü ile kundaklamak ise bir erdem sayılmakta. Sormak lazım; Hoş görü dilencisi olmayı kendine destur olarak edinmiş bir kişinin, hoşgörü sadakası ile sürekli avucunun içinin doldurulması ile mazlum kişi mi mutlu mu kılınmakta? Yoksa hoşgörü sahibi kendi vicdanını cilalayarak bir nevi tatmin mi olmakta?
"dedikodu müptelası erkekler"
Konu kahramanının bir kadın olması bu iddianızın yazılmasına yetiyor olmalı. Erkek olsaydı ne diyeceksiniz merak ediyorum?
Mazlumun yanında yer alma raconundan yola çıkarsak eger, "dedikodu muptelası kadınlar" yorumunuzu süsleyen bir cümle olarak aynı yerde yerini alacaktı sanıyorum.
"toplumun genel ahlak anlayışına ters düşen bir aktivite"
Nedir o aktivite?
Birileri ile randevulaşıp tanışmak ve buluşmak mı?
"kapasitesine göre haklı olmak"
Mazlumun tanımı bu olsa gerek. Kapasite düşük ise, hoşgörü sıgıntısı olması kaçınılmazdır.Hatta şarttır. Çevresinde bulunan hemen hemen herkesçe hoş görü bagışları yapılmalıdır. Hoşgörü üreten yasam dializ makinelerine dönüşmeli çevresindeki kişiler sabırla ve gereken yapılmalıdır. Her bir kişi ana kucagı şefkatine sahip olmalı. Yanlışlıklar ve salaklıkların altı hoşgörü çalı çırpısı ile sürekli alevlendirilmeli, desteklenmelidir.
Şimdilik bu kadar..
Karşıt yorumunuz ışıgında devam ederiz.
This message has been edited by mavi from IP address 81.214.88.83 on Aug 30, 2004 8:41 PM
GETTO'DA YAŞAYAN AYDINLAR VARDIR.Kendileri çalıp kendileri oynar bilir misiniz?kendi söylediklerinden başkalarına kulaklarınız sağır,anlamak istediğinizi anlıyorsunuz anlatmak istediklerimden kilometrelerce uzak..
hatuna hoşgörü ile yaklaşın demedim bulunduğu koşullar içinde değerlendirin dedim.cinsiyet ayırmadım kadın yada erkek birinin yaşadığı bir olayın bu denli afişe edilmesinin amacı ve bunu yapanın bundon dolayı eline ne geçeceğini bunun nasıl bir tatmin olduğunu sorguladım.insanlar diğer yaratılan canlılar arasında hata yapabilme yetisine sahip tek varlıktır.kapasite meselesine gelince herkesiz 500 kapasite olmasını beklemek 1.yanlış kimi 10 kimi 30 kimi 400 kapasitedir kişinin kapasitesinin ne olduğunu bilip durumunu açıklarken ifade etmek küçümsemek yada hoşgörün demek değildir.olayı objektif görebilme yetisidir.
Bu öyküde kendini bulan onlarca hatta yüzlerce insan olabilir. Gerçek bir yasanmıslıgın üzerine kurgulanmış bu öykünün bir afişe yazılar dizisi oldugunu düşünmek saglam bir önyargı gerektirir.
Kullanılan isimler hayal ürünüdür.
Kendi hayatımdan bir kesit alıntıladım yazıyorum.
Bu kesitten gerçek yasanmışlıklardan esinilenip hayal ürünü kurgu ile yazılmış olay örgüsünde okuyucu kendi hayatları ile benzeş yaşanmışlıklar, çagrışım yapan olaylar bulabilir.
Kem bir göz, yürek süzgecinizin tıkanmış gözenekler misali ön yargısı ile birleşince bu tür yorumlar kaçınılmaz oluyor.
"kem bir göz"
ve bir de
"yürek süzgecinin tıkanmış gözenekler misali ön yargısı"
Hali hazırda yazılışı devam eden tefrika öykü bir hafta önce tamamlanmış gibi ele alınarak yukarıdaki cümleler ile "elştiri" adı atında iftiraya mağruz kalıyor ise bakış açısını oluşturan gözlerden kem akıyor demektir.
yaşamdan alınmış bir öykü fazla masum bir niteleme önyargılı kem gözümün sebebi öykünün anlatılış sebebinin hiç de o kadar masum olmadığını bilmediğimden dir.kendiniz çalıp oynamaya devam ediniz.çirkefliği yapan haklı taraf da olsa haksız taraf da olsa benim onayım dışındadır.bu son yorumdu...