Return to Index  

<b><font color="black"> TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema;

November 24 2017 at 10:47 AM
Ekşi Sözlük militan organisation Istanbul red 

 

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

https://youtu.be/_DdmtlOk_ZQ

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*”NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.”*

Bayan Mihri NAZ diyor ki; *”MHP'yi yahudiler kurdular. Devlet BAHÇELİ, görevini yapıyor.*
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Ayşegül KARADAĞ diyor ki: *HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST despotizm; HER YERDE RESMEN islamosadist İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk…*

*Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!*

Hakkı UMUT diyor ki: *Türk'ün Türk'ten başka düşmanı yoktur. En büyük Türk Hüseyin FEYZULLAH (Alparslan TÜRKEŞ) Israel ajanı bir Yahudi'ydi; Israel'in kanlı provokasyonlarını gerçekleştirmek için MHP adlı "gerçek Türk kültürünü yıkıcı" misyonu bulunan örgütü kurdular...*

Stüdyo konuklarının birbirinden güzel yorumları sürüyor; kameraya gelen kısa alıntılarımız şunlar:
- Bak ne diyor bir bagımsız aydın, bir Lapon Shaman Wiseman; ingilizcesiyle; "Sweden still uses (misuses) like a kind extra brothel for kinky NWO affairs, exactly like an open air laboratory, pornografic trainee-area by neo-libo-zioni-mafia... It's the ZOG Satellite-regime SHURKNESS and it's the SweCIA PedoKingdom's REAL FACE"... ... anlamı, bazı satellitleşmiş ülkeler/bölgeler, örnegin Ìsveç/Laponia halkları sürekli çalışırlar, U$rael baglantılı süvarilerini zenginleştirmek için haftanın beş günü eşşek gibi çalışırlar; sırtlarındaki çalışmayan, yaşamını geleneksel paraziter sürdüren Yahudiler+işbirlikçiler+benzer keneler de bunların emegini aynısıyla yaban domuzları gibi yerler. Tarihin karanlık dönemlerinden gelen Talmudian Kaballah kuraldır, acımak yoktur Musa'nın çocuklarının kitabında; olamaz; alttaki halk kitlelerinin kanlarını emerler... Haftanın kalan iki gününde de yularlarını boş bırakmazlar, ahlak degerlerini yok etmenin zevkini sürdürürler, örnegin satellit pedo-bordello da denilen Ìsveç satellitinde kral Carl Gustav siyon-swin-idiotunun iki horny kızı da içinde olmak üzere tarikatlara topladıkları çocuklarını resmen ve asla utanmadan ensest kullanıp, porno filmlerini Tel Aviv'de Jew York'ta satarak U$rael bankalarını biraz daha semirtirler...

Aynur ÖZKAN diyor ki; *MHP, Türk kültürüne düşman Müslüman hırsızların ve Türk yurdunu NATO’culara satanların dolandırıcılık örgütüdür; egemen sistemin göstermelik partisidir; MHP, gerçekte emperyalizmin bastonudur.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

- Siyonistler+parazitler+Yahudiler+konvertler soykırımcılar, tüm tarih boyunca yalnızca bir kez çalışıp kendi alinterleriyle ekmeklerini kazanmışlardır; yalnız bir tek dönemde...
- Ne zaman?
- Ìşsizligi sıfıra indirgeyen dahi lider Adolf HITLER zamanında.
- Onun için HITLER'e nefret masalları üretiyorlar...
- Ya başka nicin olsun?! Hümanist HITLER bu çakalları savasın soykırımından kurtardı. Oniki milyon Alman cephede yaşamlarını feda ederken, Yahudi asalaklar, çalışma kamplarında yaşamlarını güvenceye aldılar...
- Bir de nankörlük edip tersini ileri sürüyorlar; yok gazlanmışlar da tuzlanmışlar da...
- Gaz da yoktu, tuz da; külli tipik yalan makinaları... Siyonizm, resmileştirilmiş yalanlar üzerine kurulan beyin yıkama deterjanıdır... Eger Hümanist HITLER bu sahtekarları yok etmiş olsaydı, öyleyse nereden indiler dünyaya; uzaydan mı?
- Dünya ülkelerinin hemen tamamını ele geçiren siyonist asalaklar, usta hırsızdırlar; ev sahibini kendi yagmacılıklarına aglatmanın da binbir formülünü biliyorlar...
- Biliyorlar! Bilmeyen biz alttakileriz; biz sagmal inekleriz...
- Aynısıyla dosdogru!
- Kahraman Ernesto Che GUEVARA'yı, kahraman Saddam HÜSEYÌN'i, kahraman Muammer EL-KADDAFÌ'yi nasıl suikastle kalleşçe katlettilerse, kahraman Adolf HÌTLER'i de aynı yöntemlerle bu emperyalist çakallar aynı sogukkanlılıkla ve benzer yalanlar üreterek katlettiler. Yani HITLER itleri öldürmedi, tersine, bu ikiayaklı itler HITLER'i katlettiler...
- Resmi tarih, gerçekleri manipule ediyor; dogrusunu yazmıyor ne yazık ki...
- Yazdıranlar katil agalar da ondan...
- Bagımsız tarihçiyi, bagımsız bilimadamını zaten asla istihdam etmezler...
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Bayan Mihri NAZ diyor ki; *MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*
+

Kocaeli'de ve Sakarya'da ilerici devrimci solcu yok mu?
- Olmaz olur mu; çok değerli karakterler var Kocaeli'de ve Sakarya'da; tanıyorum birçoğunu. Neden kuşkulu sordun?
- Sordum, çünkü eski bir provokatör JITEM iti oralarda solculara karşı operasyonun sürdürüyor; Halkevi gibi yerlere girip çıkıyor; engelleyen bile olmuyor na tuhaftır...
- Açar mısın biraz; kimmiş bu it?
- MHP’li Gay Özcan TOS diye biri...
- Bu bir sistemdir; NWO sistemi ve kanlı sapık pazarlamacılarının panoramasıdır...
- Sistem, sapıkları seviyor çünkü mongoloid kannibalizm denilen TurkoHun sado-mania kalıntısı barbarlık, bu sahte müslümanlık cemaatlerinin sayesinde sömürüsünü sürdürüyor; şeytani rüşvet yöntemleriyle iktidara oturttuğu Musa'nın gayrimeşru tohumu tarikatların vicdansız kuklaları sayesinde kan tazeliyor. NWO sisteminde ikiayaklı çakal her cinsten çakalı koruyor; bunda şaşılacak pek birşey yok, doğasına da aykırı değil; ama gel gör ki beri yanda kanlı kıyım arenalarında dürüst insan magdur insanı korumağı beceremiyor, bilincini geliştirme anlamında beklenen cüreti ve utkuyu gösteremiyor; bunda incelenmesi gereken "muamma" çok...
Yaşar ARAS diyor ki; *Komünistler, ezilenler için canını huzurunu adamış insanlardır. Siz, ezilenler için canını veren bir MHP’li duydunuz mu; gördünüz mü; yoktur. Onlar ancak tetikçiliği meslek sayarak geçinen, kandan para kazanan canavarlardır. MHP denilen insan düşmanı çete ise yıllıarca “Komünistler Moskova’ya” diye haykırdı. Bir de baktık ki ne görelim Yahudi Alparslan TÜRKEŞ’in oğlu Tuğrul TÜRKEŞ, Rus xxları ile fxxuş yapıyor ve hatta birinden de bir oğlan türemesin mi? İşte o zaman o milliyetçi ülkücü geçinenlerin tamamı, seslerini ve kuyruklarını kıstılar… Mehepe budur.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Ayhan IŞIK diyor ki: *Eskiden metres denilince akla yalnızca bayanlar gelirdi; o günler çoook geride kaldı... AKP diktası sayesinde tüm devlet makamları randevuevi, tüm daireler de politik fuhuş kazandırıcı bir endüstri merkezi gibi oldu şimdi; "namuslu milliyetçidir" güvencesi verebileceğiniz tek bir ülkücü politikacı kalmadı, elhamdülillah, Maşa: Allah!*
Bir örnek olmak üzere kamuoyunda en çok anlatılan bir fişleme ve aydınlara sessiz soykırım skandalını anımsayalım: JİTEM&Hayri KOZAKÇIOĞLU'nun örtülü informatörü hayvan tecavüzcü MHP’li Özcan TOS, gammazladıgı ögretmen Necati DEMİRCİ'nin ölüm haberi panosu önünde sapıkça bir poz verdi... Kurbanın geride kalan acılı yakınlarıyla ve anılarıyla da katmerli alay etti, vicdansız... Resim sanatıyla ilgisi olmayan bu sahte diplomalı dolandırıcı hayvan katili (ve daha önceki sicili: ana katili), kendini Kocaeli lokal gazetesine resimci gibi yutturdu... Bu fotokopi yutturma resimlerin orijinal sahibi ögretmen Necati DEMİRCİ, saglıgında sürgün ettirilmişti; zavallı adam, cezaevine de konuldu; ögrencilerine solcu Kemalist yayınlar armagan etmekten. Yüreği dayanamadı bunca zulme; 7 aralık 2011 günü öldü. Düzen kurbanı DEMİRCİ'nin kendine özgü vurgulamalarla NWO emperyalizmini betimlemesi (tasviri), toplumsal sorunları analizi, düşünceleri, emegi, duyguları, kavgası ve yakınçag tarihimizle örtüşük kalıtı (mirası), geride kalanlara, dürüst insanlara, yeni kuşaklara çok şeyler ögretiyor... İzlenme ve fişlenme işkencesinin gerekçesi neydi; suçu(!) kabahatı(!) ne idi derseniz; aydın olmak! Gammazlayan kimdi dersiniz: evet, bu deşifre olan sapık hayvan düşkünü MHP’li Özcxn TOS, sistem tarafından (AKP faşizmi kıyağı olarak) emekli aylığına bağlandı; diplomasının sahteliği tartışmaları da durdu; evet, suratına yakından tükürerek bakınız, ahlaksızın gerçek niteligini ve gerçek mesleğini öngörebilirsiniz...

Yaşar ARAS diyor ki: *Bugün bu “milliyetçi” etiketli “milliyeti meçhul” millet düşmanları meclisteler, hırsız iktidara bastonluk yapıyorlar, sahtekarlar…*

Kaynak: Çagdaş Kocaeli yerel gazete ve genel medyada ana katili sahte resim ögretmeni, skandal TV kanallarında yinelendi...
Bu nedir bu deşifre ettiğiniz; yani, bu beşinci kol gibi içimize yuvalanmış sürünün bir de adı olmalı; gerçek dini, gerçek cinsi, karakteri nedir?
[linked image] [linked image]
Burhan YETKİN yanıtlıyor: Açıklayayım; tüm bu anılanlar, ikiayaklı yılanlar; toplumu zehirleyen mason rotaryan lions etiketli Yahudileşmiş müslüman tarikatlarının elemanlarıdır; insanlıkla ilgileri, insanmışcasına kimlik kartı taşımalarıdır...
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Aynur ÖZKAN diyor ki: *MHP = Millisiyonizm Hıyanet Partisi?*

Bayan Şuara SOYER diyor ki: *Sizlere tarihten bir yaprak okuman istiyorum. Tarihte bugün, 13 Mayıs 1981 - Papa II. Jean Paul, MHP’li gangster Mehmet Ali Ağca tarafından Roma'da vurularak yaralandı.*
Daha önceki profesyonel CV’si: Abdi İpekçi suikastı
1 Şubat 1979'da Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi'ye düzenlenen suikastin tetikçisi olarak, olaydan 5 ay sonra 25 Haziran 1979'da yakalandı. Polisin ek gözaltı süresi istemesine rağmen, bu talep reddedildi ve Maltepe Askeri Cezaevi'ne kondu. Zaman Gazetesi'nde Taha Kıvanç müstear adıyla yazan dinci Fehmi Koru'ya göre Abdi İpekçi kendisinin de içinde bulunduğu mason locasından birinin Türkiye'ye yapılan silah kaçakçılığı ile ilgili olduğunu bulmuş, bu yüzden de öldürülmüştü.) Abdi İpekçi'nin son yazısı silah kaçakçılığı üzerine idi. Cezaevinden 6 ay sonra 23 Kasım 1979'da, adı Susurluk Kazası ile gündeme gelen Abdullah Çatlı'nın da aralarında bulunduğu iddia edilen bir grubun yardımıyla kaçırıldı ve Bulgaristan'a geçti. Gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.
İsrael’in yaptırdığı ileri sürülen Papa suikasti: 13 Mayıs 1981'de II. Jean Paul'e suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca'nın suikast soruşturması boyunca 128 kez ifadesi alındı. 22 Mart 1986'da İtalya'da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Vurulmasından 4 gün sonra kendisini vuranı affettiğini bildiren II. Jean Paul, Ağca'yı 27 Aralık 1983'te bizzat İtalyan cezaevinde ziyaret etti.
13 Haziran 2000'de dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi'nin affını onaylamasıyla Türkiye'ye iade edildi. Sadece gasp suçundan Türkiye'ye iadesi kararlaştırılan Mehmet Ali Ağca'nın Abdi İpekçi cinayetinden tekrar yargılanmasının mümkün olmadığı açıklandı. Mahkemede "Ben Abdi İpekçi'nin katili değilim. Sadece aktörlük yaptım" dedi. Her duruşmasından sonra gazetecilere mektup dağıtan Mehmet Ali Ağca, Vatikan'a da tehdit savurarak hesap soracağını ileri sürdü. Ağca, "Katolik olmam için Vatikan bana 50 milyon dolar, özgürlük ve kardinallik önerdi." iddiasında da bulundu. 2014 yılının Aralık ayında Papa II. Jean Paul'ün mezarını ziyaret etmiştir. Bu ziyaret için uygunsuz seyahat belgeleri ile İtalya'ya girdiğinden dolayı 30 Aralık 2014 tarihinde sınırdışı edilerek Türkiye'ye gönderildi.[4]
Mehmet Ali Ağca'nın İpekçi cinayetinden aldığı ölüm cezası 1991 yılında yürürlüğe konulan İnfaz Yasası gereği 10 yıl hapse çevrilmişti. Kadıköy'de iki ayrı gasp ve soygun suçlarından aldığı toplam 36 yıl ağır hapis cezası da, kamuoyunda "Rahşan Affı" olarak bilinen Af Yasası nedeniyle 7 yıl 2 ay hapse çevrilmişti. 12 Ocak 2006 tarihinde serbest bırakıldı.
Adalet Bakanlığı'nın itirazı üzerine, Yargıtay tahliye kararını oybirliğiyle bozdu, Mehmet Ali Ağca 20 Ocak 2006 tarihinde tekrar tutuklanıp Kartal H Tipi Cezaevi’ne konuldu.
18 Ocak 2010 tarihinde cezasını tamamlayıp hapisten çıkmıştır.
Yıllardır üzerinden çıkarmadığı mavi kazağının Israel bayrağını temsil ettiği açıklanmıştır.

Bayan Simlâ AKINLI diyor ki: *Sizlere tarihten bir yaprak okumak istiyorum. Tarihte bugün, 18 Mayıs 1997 - MHP kurultayında kavga çıktı. Kurultay, yargılık kararıyla bir ay ertelendi. Aslında, kavga çıkmamış tek bir MHP kurultayı yoktur. Çünkü özde bu parti antidemokratik bir legalize mafya kurgulanmasıdır; benzeri yalnızca Israel’de bulunan bir çetedir, temelde MHP’yi kuranlar Yahudilerdir. MHP, parti olamadığı için iktidar da olamamıştır; yalnızca sağcı BOP’çu iktidarlara stepne olmuştur, yedek koltuk olmuştur, baston oldukça da korunmaktadır. NATO, böyle partileri çok çok sevmekte, ancak iktidar yapmak için değil, Gladio’ya tetikçi ambarı olarak kullanıldığı için. Dolayısıyla böyle bir problem yuvasında kavga çıkamaması anormal olur…*

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST despotizm; HER YERDE RESMEN İslamoSadist İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Yaşar ARAS diyor ki: *Birçok ülkede “milliyetçi” olmak o milletin çıkarlarını savunmak, toplumdaki zayıf kategori ve bireyleri korumaktır. Türkiye’de MHP denilen mafya çevresinde kümelenen tetikçiler için ise “milliyetçilik” bu milletin çocuklarını katletmektir. “Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur” diyenler hiç de haksız değiller.*
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Belkıs KAHRAMAN diyor ki: *Bu ülkede Mustafa Kemal'in adını bir okuldan sildirip de kendi anasının adını koyduran şizofren hırsız RTE var. Daha ilginci, bundan haberi yok gibi davranıp derin uykusunda pakette demokrasi gören yüreği kör Alev ALATLI bunağı gibi sözde aydınlar da var. Bunu neyle açıklayabilirsiniz?!*
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Gülşim BOZKURT diyor ki; *Mehmet HABERAL'ın oğlu pxç çıktı; MHP denilen tetikçi gericiler partisinden milletvekili oldu. Babası (öz babasıysa eğer Mehmet HABERAL) yıllarca o cezaevinde boşuna yatmış, emeği oğluna haram olsun!*

Bahriye COŞKUN yanıtlıyor: *Okullara, şuralara buralara akrabalarının ve kendinin adını koyduran diktatörleri tek sözcükle açıklayabilirim: ahlaksızlık! Bu ahlaksızlığa duyarsız kalanların durumunu ise anlatacak sözcük bile bulamam.*
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Uzman siyon kurnazlar iş yapıyor, sarhoş sol ise gerçegi görmeyip kendi üstüne çiş yapıyor...

Tarık BIÇAKÇI diyor ki: Evet, NWO, bir şemsiyedir; global sömürü sistemidir, alt projeleri uygulama aşamasına konulmuştur, örnegin, kriminal göçmenleri bünyesine almaga zorlanan ülkeler, dünyanın en kolay sahte kimlik (faked-identity) kartı manipule edilebilen pazarına dönüşüyor; özellikle çocuk çalan hırsızların bu satelliti seçiyor olmaları bir raslantı degil.
- Bir gerçek yurtsever kaldıysa, öne çıksın; NWO satelliti ülkelerin kanseri oldugunu açıklasın artık!
- Ne yazık ki durum bu merkezde; kim ki kannibal olarak ülkesindeki adaletten kaçıyorsa, kim ki terörist maceraperest ise, dolandırıcıysa, kimlik vb kiralayan kalpazansa, çocuk taciri ise, AIDS-saçan fahişeyse, tecavüzcüyse toplanıp buraya import mal gibi sokuluyorlar... Birçok ülkede yakalanarak hapsedilen ve yasaklanan insan tacirleri, bazı tarikatlarla eşgüdümlü olarak "çalışıyorlar". Maskeleri düşürülen gangsterlerin başında kimler geliyor derseniz; kolayca öngörebileceginiz gibi; öncelikle deşifre olanlar yine yahudi finans çevreleri ve bunların sözde vakıfları, sözde anti-ırkçı dernekleri, siyonist tarikatlar vbg vbg. NWO sivil siyon ordusu, batının onurunu, kültürünü, ahlakını temelden dinamitliyor; mmiliter mafya TelAviv'in satellit laboratuvarı SweCIA denilen İsveç, bu bombardımanda pilot bölgedir; ha yıkıldı, ha yıkılmak üzeredir...
- Raslantı degil elbette. Bu bir çeşit dünya egemenliginin yan projesi..
- Dominasyonal güç ne demek?
- Egemen kumanda gücü olan tarikatlar, örnegin WALLENBERGs+BONNIERs+BILDERBERGs+MURDOGs ve benzerleri Mason sırtlanlar ... Kısaca; *MHP benzeri gerici ve yağmacı partiler, Yahudi tarikatlarının egemen olduğu batı ülkelerinde de var.*
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Hırsızlık da performe oldu; şimdi artık dev boyutlarıyla tanıdıgımız büyük haydutlar yani Bonniers, ERICSSON, VOLVO degiller başroldekiler... Küçük fareler de kükrer oldular.. Satellitleşen ülkeleri talan eden edene; şimdi, lagım fareleri de kemiriyorlar bu işgal altındaki ülkeleri... Şimdi Carema & Attendo gibi legalize olmuş "tıp mafyası", yani kendi kendini legalize etme akılalmazlıgı ayrıcalıgı bulunan, resmen insan bedeni çalan satan mafyalarla karşı karşıyayız. Ve elbette ki bu sadistler, onurlu devlet adamlarını başta da başbakan Olof PALME'yi yok ettikleri gibi, o'nun düsüncelerine de saldıracaklardı/ saldırıyorlar...
Bu yorum, eski polis-araştırmacısı Ratko ZINDOVIC'in TV tartışma sayfalarından aktarılmıştır. Not; R.Z. durumları fazla açık ediyor diye masonik yahudi egemenlerce, polislik hizmetlerinden alındı; saldırılara ugradı; yok edilmesi "başarılamadı"; henüz sag, serbest gazeteci olarak çalışıyor fakat başına sürekli olarak çok çok ilginç mistik kazalar geliyor...
www.acikgazete.com/ Marxist TV
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Senem USLU ARDAHANLI diyor ki: Saudi-siyon İslamoSadizm, her suçu maskelemeğe uygun din durumuna gelmiştir. Ortaçag’a gelinceye dek Yahudilik her barbarlığa kılıf uyduran biricik dinsel maske idi; islamizm, ondan kopya barbarlık olmakla kalmadı, boynuz kulağı geçti…

Benzeri kaynaklarda daha ayrıntılı belgeseller ve akıl donduran skandallar bulabilirsiniz...
www.acikgazete.com/ Marxist TV
- Tüm bu ayrıntılara nasıl ulaştınız? Olaganüstü bir performans; kutlarım!.. Bravo!
- Gücümü, umudumu sizlerden alarak aydınlatma emegini sürdürüyorum... Yeni bir sol kültür için dikine analizlerimle, mason NWO dükalıgının ve Musa'nın gayrimeşru çocuklarının pisliklerini deşifre etmegi sürdürecegim...
- Eline, diline, bilincine saglık Yoldaş Çelik SAVRAN
- Sagol FİŞEK; biliyor musun baban fakültede benim ögretmenimdi.
[linked image]

[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Günseli İZMİRLİ diyor ki: *MHP benzeri gerici ve yağmacı partiler, Yahudi tarikatlarının egemen olduğu batı ülkelerinde de var. En somut örnek İsveç'tir; onun için tüm cesur kanallarda, tarafsız ve gerçekçi belgesel TV yayınlarında gidip gelip bu laboratuvara ışıkla ve büyüteçle giriyoruz... İncelemege deger! Bakıyoruz; ulusal egitimin kavramı bile olmayan ulus; İsveçlilerdir; kendi kültürünü kendi okullarında işlemekten yasaklanan en agır cendere altındaki azınlık ise Laponlardır. Egitim alanında korkunç bir manipulasyon mekanizması var; tüm okullar TelAviv Mafyasının laboratuvarlarıdır. NWO sisteminde herkes potansiyel denek hayvanıdır, kobay fareleridir. Yahudi yularlı emperyalizminde sistemle çelişen herkes her kazaya ugrayabilir; kazalarda birinci derecede aday durumu olabilir mi, diyenler, tarafsız tarihçileri bir daha okusunlar; başbakan Olof PALME'nin suikastinden sonra yiten 31 tanıgın yitiş öykülerinin bile Internetten sildirildigini bilmege, bilenler de biraz geniş açıdan bakmaga ve yorumlamaga çalışsınlar...
[linked image]

Rabia işareti diye bir anda meşhur edilen işaret de Masonik ve Kabala kökenli bir işarettir ve biz Müslümanların kültürüne ait değildir.
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Aynur ÖZKAN diyor ki; *AKP, mafya yöntemlerini kopyaladığı MHP’yi yedi, bitirmek üzeredir. “Bayrak, vatan bölünmez, şehitler ölmez” diye anıran AKP diktası müritleri, aslında bayrağın da içine pisleyenler, vatanı da satanlar, şehitlerin gerçek katili olanlar, ama ülkücü mafyanın kullandığı sloganlarla beyni zayıf kitleleri ajite etmeği amaçlıyorlar, doğrusu, başarılı da oluyorlar. Bunayan Devlet BAHÇELİ, AKP’lileşmeğe somut bir örnektir; neredeyse açıkça resmen “ben bastonum” diyor MHP’nin başındaki bunax. Bu paradoksu en iyi analiz edenlerden gazeteci Gürkan H. KILIÇARSAL diyor ki; “Askeri cunta zamanları da dâhil olmak üzere Türkiye demokrasi tarihi din bezirgânlığı tarihinden başka bir şey olmamıştır. NATO ve uluslararası sermaye odakları tarafından kurdurulan aşırı sağ partilerden MHP ve günümüzün AKP’si olacak olan MSP gibi partiler ise sola karşı solculuğa karşı kullanılmak üzere daima Dr. Frankenstein’in sağcı zombileri olarak beslenmiş ve büyütülmüşlerdir. Ne var ki 21’inci yüzyıla gelindiğinde sağcı zombiler Dr. Frankenstein’ı da yemişler ve sağcılığı ele geçirmişlerdir. Utanmadan yoksul insanlara miting meydanlarında Kuran sallayan bu yeni tür ucube sağcılık 1500 odalı saraylarda yaşamayı, milyonluk Mercedeslere binmeyi doğal karşılamaktadır. Bütün dinlerin yasakladığı hırsızlığı dahi din adına savunmaktadır. Ne yazık ki bütün bu din sahtekârlıkları hala toplumdan ciddi bir destek alabiliyor. Camileri bile “Sırf inşaat olsun ayakkabı kutularımız, kasalarımız ağzına kadar dolsun” diye yapan bir mafya çetesini Müslüman sanıp destekleyen milyonlarca sağcıyla bir arada yaşıyoruz. Ne var ki umutsuzluğa gerek yok. Daha yapacak çok işimiz var.”*

Perihan YOZGATLI diyor ki: Görünen köy Discovery kanalının imlemesine (işaret etmesine) gereksinim duyurmaz... Görüyoruz ki, kuşaklar üzerinde akla gelmez projeler denenmektedir. En açıga çıkan bir laboratuvar oldugu için kuzey Avrupa'yı gösterecegim; evet, İskandinavya genelinde, her fırsatta ve her kuruluşta massif bir siyonist beyin yıkama endüstrisi vardır; bu alan, tümden bir satellittir, NWO kuklalarının tam egemenliginde acınası bir deneme bölgesidir.
[linked image]

*Ahlaksız dolandırıcı Alpaslan TÜRKEŞ, Mo$$ad ve CIA ajanıydı*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Melek GÜNAYDIN yorumluyor: Burada izlediğimiz yansız ve nesnel (objektif) veriler, gerçeği daha iyi anlamamıza yardım ediyor. Evet; Perihan arkadaşın vurguladığı gibi; laik aydınlar da elimine ediliyorlar, diger kiralanmaz karakterler, satılmaz kişilikler ve bağımzsız figürler dediğimiz onurlu beyin takımı da; bu bir soykırımdır; aynen öyle! Kuzey Avrupa'da tezgahlanan da benzeri projedir; örneğin, Wikileaks bu global mason oyunlarını ve siyon kurgulu soykırımları azıcık ucundan gösterince Wikileaks kurucusu ASSANGE'ı çükünden astılar...

Türkiye’de istila var; işgal var. Türkiye’de, Azerbaycan’dan kaçkın katil yağmacı sabıkalı Çingeneler dışında Türk yoktur; ”Türk’üm” diyenler, aslını gizleyenler, deniliyor; şu listeye ve çizelgeye göre:

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ,yanında götürdüğü oğlu Tuğrul'la birlikte 13 Mart 1993 tarihinde Paris'te Yahudi lobbyleriyle gizli görüşmeler ve anlaşmalar yaptı.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Soner YALÇIN diyor ki: *Bu yazacaklarımı MHP’nin “parti okulu“nda bulamazsın. Unutturdular sana çünkü… Gagavuz Türk‘ü, Hıristiyan’dır. Yunanistan’daki Karaman Türk’ü de, Hıristiyan’dır. Karaim ya da Hazar Türk’ü, Yahudi‘dir… Altaylar, Tengrici’dir. Saha-Yakut Türkleri Şaman‘dır. Uygur Türk‘ünün kimi Budist’tir. Azeri Türk’ü ya da İran Türk’ü Şii‘dir. Anadolu Türkmen‘i Alevi’dir. Ne sandın? “Türk milliyetçisi” denilince aklına sadece Müslüman Sünni mi geliyor? “Türk milliyetçiyiz” diyerek kimin ahlakını kime dayatıyorsun?*
Canan ARIN diyor ki: *Yanlış bir kavramla kendine ülkücü diyen kiralık katillere iyi bakınız; kıbleleri USA+USrael’dir. Bugünkü ülkücü katiller, 6.filo'nun önünde domalıp namaza duranların çocuklarıdır.*
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*


NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.

Görgü tanığına tutuklama: Gezi Parkı eylemlerinde polis kurşunu ile hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ün vurulduğu sırada yanında olan ve avukatı Kazım Bayraktar’a tanık olarak adını yazdıran Ş.İ.’nin tutuklandığı, keşif yerinde dinlenen tanık M.C.T. hakkında ise gözaltı kararı verildi.
Red. Acikgazete com/ 27-6-2013
[linked image]
Avukat Bayraktar, Ahmet ŞAHBAZ’ın tahliyesine ise bugün öğleden sonra itiraz edeceğini bildirdi. Bayraktar, Hürriyet’e şu değerlendirmeyi yaptı:
“Keşif yerinde dinlenen bir tanığımıza tutuklama kararı çıktı. Ethem’in vurulduğunu gören ve bana adını telefonla bildiren diğer bir tanık ise tutuklandı. Olayı görenlerden oluşan tanık listemizi düzenliyoruz. Ama tanık olmalarını engellemek, korkutmak için bir tutuklama kampanyası başlatıldı. Katil polis Ahmet ŞAHBAZ tahliye edilirken, İçişleri, Emniyet Müdürlükleri’nin bu tutuklama kampanyası infial yaratıyor. Ethem’in vurulduğu sahneye tanık olan göstericiler tutuklama ve gözaltı tehdidi altındalar ve biz durum nedeniyle kaygılanıyoruz.” (Oya ARMUTÇU/Hürriyet – Ank.)

http://www.acikgazete.com/guncel/2013/06/27/gorgu-tanigina-tutuklama.htm?aid=51853
[linked image]

Bağımsız medya örnekleri ve uluslararası gazetecilik enstitüleri, Türkiye'deki insan hakları çiğnenmesini, "resmileştirilmiş faşizmin azgınlaşan yükselişi" olarak niteliyor ve benzeri değerlendirmeler herkesi ürpertiyor, örneğin: Totalitarianizm (changed its face/most performed and) GLOBALIZED via DemocraZional Instruments
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in sponsorlarının tamamı Yahudi parababalarıdır; pedofil Aydın DOĞAN gibi…*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*
[linked image]
Bediha DEMİRKAYNAK diyor ki: *Eğer yasalar insan öldürmeği tek bir günlüğüne suç sayılmaktan çıkarsalar, kendilerine “ülkücü” diyen insan kanına susamış mafyacılar, 24 saate kalmaz ülkede canlı tek bir aydın insan bırakmazlar.*
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
*Anımsayalım; ayrımsayalım!*
Eski savcı Yücesoy: Gezi eylemcileri müebbetlik
Red. 24.7.2013

Eski Cumhuriyet savcısı ve Adalet Akademisi öğretim görevlisi Mehmet Yücesoy, Gezi eylemleri ile ilgili olarak TCK'nın 312. Maddesi uyarınca iddianame hazırlanabileceğini söyledi. Bu madde "ağırlaştırılmış müebbet" öngörüyor.

Radikal.com.tr'nin haberine göre, Eski Cumhuriyet savcısı ve Adalet Akademisi Öğretim Görevlisi Mehmet Yücesoy, Gezi eylemleri ile ilgili olarak TCK’nın 312. Maddesi uyarınca iddianame hazırlanabileceğini söyledi. Mehmet Yücesoy, “Ben görevde olsaydım, bu davayı açardım” dedi.

TCK’nın 312. Maddesi, cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmayı veya görevini yapmayı engelleme suçunu düzenliyor. Bu suçun cezası da ağırlaştırılmış müebbet hapis.

TRT Haber'de Emin Pazarcı’nın 'İnce Çizgi' programına katılan avukat Mehmet Yücesoy, Gezi eylemlerinin özünün “sokakta hesaplaşma” olduğunu öne sürerek şöyle devam etti:
“İktidarı demokratik yollarla, yani anayasaya uyarak değiştiremeyen bir kesim, hürriyet isteyen, özgürlük isteyen farklı amaçlarda olan gençlere arkadan ciddi bir destekle ve katılımla işin rengini değiştirdiler. Kim bunlar? Bunlar, bazı kurum ve kuruluşlar ile bazı partiler. Bazı milletvekilleri twitleriyle destek verdiler. Yürüyün, Devam edin, az kaldı, hükümeti yıkıyoruz dediler.”

TCK’nın 312. Maddesi’nin “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırma veya görevlerini yapmayı kısmen ve tamamen engellemeye teşebbüs edenlerle” ilgili olduğunu belirten Yücesoy, “Bazı kişiler elinde sopalarla, taşlarla maskelerle, molotof kokteylleriyle, değişik yasa dışı örgüt bayrak ve flamalarıyla; yakarak, yıkarak meydanlarda boy gösterdiler. Bu cebir ve şiddettir” dedi.

TCK’nın 312. Maddesindeki suçun cezasının “ağırlaştırılmış müebbet” olduğuna işaret eden Yücesoy “Siz görevde olsaydınız böyle bir dava açar mıydınız” sorusuna ise şu cevabı verdi:
“Evet, özel yetkili görevde bulunan cumhuriyet savcılığı makamında bulunan bir savcının böyle bir durumda kesinlikle işlem yapması gerekir. Eğer bu haller, bu hareketler devam edecek olursa, işin sonunun gideceği yer de burasıdır. Bir kişiye bir tokat vurursanız, basit yaralamadır. Ama 3-5 gün üst üste aynı kişiye aynı tokadı vurursanız, eziyet suçu olur ve cezası 3 yıldan başlar. Dolayısıyla bir eylem masum görünebilir; ama aynı yerde, aynı merkezden güdümlü bir yere toplanmalar, eski TCK 312’deki (Sayın Başbakan’ın ceza aldığı bugünkü TCK’daki 216’daki) halkı tahrik etmek suçunu ortaya koyabilir, resen takibat gerekebilir. Ayrıca, ileriki durumlarda bu olay 312’nin kapsamına girebilir."

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/eski-savci-yucesoy-gezi-eylemcileri-muebbetlik-haberi-76941

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ de istihbarat örgütlerine çalıştı Devlet BAHÇELİ de; bok boktan üstün olabilir mi?!*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Adısaklı Shaman Lapon bilgesi der ki: *Demokrasi uygarlıktan, uygarlık sivil evrimleşme'den; hükümet hükmetmekten gelir; Gezi parkında demokratik gösteri deneyenler ile ODTÜ'lüler ise hücrelerden gelirler, cezaevinden, işkenceden, hastaneden, nezaretten, infaz timlerinin çemberlerinden... Neden? Düşünmekten! - ?! ?! ?! AKP diktası bir paket makarnaya onurunu satabilen düşünme yeteneği dumura uğramış seçmen sürüsüne dayanan kirli yeşil masonvari faşizm çeşnisinden geliyor...*
(Şaman Ayetleri kitabından)
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in ve tetikçi MHP çetesinin sponsorları Yahudi parababalarıdır.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Yasemin PORDOĞAN diyor ki: *RASLANTI DEĞİL: insan düşmanları birbirinin kuyruğunu ısırmıyorlar:

Konya’dan Emine SEZER diyor ki: *MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Vedat ARSLAN diyor ki: *MHP’yi Almanya gibi ülkelerdeki onurlu hareketlerle, örneğin Nasyonal Sosyalistlerle karıştırmamalı; MHP şablonunu legal görünmek için kullanan Türk kiralık tetikçiler, organize mafya elemanlarıdır, Nasyonal Sosyalizmde böyle onursuz çetelere yer yoktur.*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.

Fatma KÖRPELİ diyor ki: Avrupa'nın gerçek faşist barbarlık tarihine, yani Siyonist ırkçılık tarihine değinmek istiyorum... Avrupa, Amerika'dan farklı değil; biri USA-United States of America, beriki USE-United States of Europe, ikisi de siyonizm işgalindeki laboratuvarlardır; bundan dolayıdır ki, ikisinde de barbarlıkta sınır tanınmıyor. Bunun tarihi de yeni degil. Avrupa'daki soykırımlar incelendigi zaman Türkiye’ye dayattıkları Sırdaş Eczane Projesi’ni anlamak kolaylaşacaktır. Yazar Rıfat ÖZTÜRK’ün, Sosyal Demokrasinin Arka Bahçesi adlı kitabında, Yahudi egemenliğindeki satellit İsveç'te YAHUDİ KÖKENDEN GELMEYİP DE potansiyel öncü figür diye fişlenen satın alınamayan onurlu insanların beynine yapılan sinir yok edici (lobotomy), burgulama, zorla kısırlaştırma ve hastane karyolasına kemerlerle bağlayarak açlıkla öldürme deneyleri sonucunda 4 bin 500 kişinin sinirlerinin kesildigini, 63 bin kadının kısırlaştırıldıgını, resmi kayıtlı olarak gizlenemez 2000'i aşkın Laponun ve benzeri "başkaldırmağa eğilimli" azınlık gruplardan listelenenlerin aç bırakılarak öldürüldügünü görüyoruz. Yine başka bir Yahudi işgalindeki ülke olan ABD'de yakın geçmişe kadar engellilerle suçluları zorla kısırlaştırma politikası yürüttügü açıga çıktı; ama USA yönetimi, SweCIA PedoKingdom kukla krallığından farklı bir tepki gösterdi: özür diledi. ABD'nin Oregon eyalet valisi John KITZHABER, 60 yıl uygulanan politika dogrultusunda kısırlaştırılan 2 bin 600 kişiden özür diledi. İnsan ırkının soyaçekim yoluyla "ıslahı" amacıyla ABD'nin 33 eyaletinde zorla kısırlaştırma uygulandıgı bildirildi. Bunlar, en barbar ve sadistçe uygulanan klasik kitlekırım projelerdir; ortak noktası, tüm bu projelerin fikir babaları, uygulayanları, bundan rant sağlayanları aynı finansal güçlerdir: Yahudi tarikatlarıdır. Günümüzde bunlar terk edilmiş sanılmasın; günümüzdeki soykırım daha sinsi, daha performe, daha legal ve akıl almaz derecede duygusuzca acımasızcadır; başka bir farkı yoktur.
[linked image]
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in ruh ikizi, gürcü yahudisi ERDOĞAN’dır.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

İzleyicimiz Mehmet DOĞAN diyor ki: Avrupa'nın barbarlık tarihi, Avrupa'yı pençesinde tutan çakalların gerçek tarihidir. O duygusuz arsız hileci çakalallar, ne yazık ki dün de resmi tarihi istedikleri gibi yazdılar, bugün de bunların tekelinde... Kurbanlara değil de cellata ağlatılmamız bundandır; sahtekar cellat Yahudi denilen ikiayaklı iblis ve onun çanakyalayıcı karaktersiz uşaklarıdır.
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) müritleri, Münevver KARABULUT’u bir tapınma seansı sırasında doğradılar.*
[linked image]
Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Gülgün AKAN diyor ki: Avrupa'nın faşist barbarlık tarihi, Avrupa'yı pençesinde tutan çakalların gerçek tarihidir. O duygusuz arsız hileci çakallar, ne yazık ki dün de resmi tarihi istedikleri gibi yazdılar, bugün de bunların tekelinde... Kurbanlara değil de cellata ağlatılmamız bundandır; sahtekar cellat Yahudi denilen ikiayaklı iblis ve onun çanakyalayıcı karaktersiz uşaklarıdır.
Sorun, yalnızca kuzeyde Lapon kültürünün köklenmesi yada Ortadoğu'da Alevilerin etc azınlıkların temizlenmesi jenosidi ile sınırlı değil; sorun, globaldir, "non-kaballah" kültürlerin köklenmesi sorunudur.

[linked image]

Erzurum’dan Tuncay YERDELEN diyor ki: *Yanlış bir adlandırmayla kendine “milliyetçi ülkücü” denilen beyniyıkanmışlar, gerçekte ilkel yahudaizm ögretisiyle güdüldüklerini algılayamıyorlar. Doğrusu, Milli Hareket diye bir parti kurduran insan düşmanları, gizli Yahudilerdi, Türkiye’yi NATO belasına iten hainlerdi…*
[linked image]
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) ruh ikizi olan Recep Tayyip ERDOĞAN, şeyhlerin abdest suyunu içti.*
CIA bağlantılı Yusuf el Karadavi, CIA bağlantılı Tayyip Erdoğan'ı paklamak için ayetin manasını tahrif ederken...
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.

HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

AKP faşizminden Alevi kültürüne yasak!
- Ne Alevisi Lazı Zazası arkadaş; azınlık kültüründen en küçük belirti bile saldırıya uğramıştır bu ülkede. AKP'den önce de böyleydi; daha da vicdansızlaştı, derseniz doğrudur. Sistematik ve isterik bir proje kokusu var... Geleneksel bir hastalık gibi...
- Başka kültürler mi?
- Evet; örnekleyelim ve izleyelim!
Soykırım denilince tarihseverlerin dilinin ucuna Sarıkamış kıyımı ve sistematik yıkımlar zinciri gelir... Zincirin birçok halkaları henüz daha sımsıcak ve yenidir yani jenosid 1915'te bitip sona ermedi; sürekli yinelendi; özellikle kültürel soykırım asla dur durak bilmedi...
Sarıkamış dramı, klibiyle başlayalım belgeselimize...
Tarihin en acıklı kültürel soykırımı olayları Sarıkamış'ta gerçekleşmiştir... Yalnızca gerçek Sarıkamışlılar olan Ruslar ve Ermeniler yok edilmekle yetinilmemmiş, onlardan gaspedilen değirmenler, kiliseler, konaklar, hanlar, hamamlar ve balkonları ağaç oymalı özgün konutlar, hatta gar bahçesi gibi yerler defalarca yakılmış yıkılmıştır... Tarihte Sarıkamış dramı diye anılan olay bu akıl almaz kin ve barbarlık dolu sahnelerdir; insanlık suçudur... Sarıkamış'taki Rus ve Ermeni yapıları önce yağmalanmış ve sonra da sayısız kez yakılmışlardır... Kiliseler, konutlar, Kraliçe Katarina'nın av köşkü, Bebek Gölü'ndeki sandal rıhtımı+konukevi+dans, nişan vbg törenler ve kutlamalarevi, demiryolu üzerindeki metal Kırmızı köprü, Beşevler'deki Ermeni-Rus demiryolu atölyesi, Gar merkezinde ve eski Sarıkamış köyüne gidilirken var olan ikinci demiryolu kapalı atölyesi ve anaonarım merkezi+demiryolu malzeme deposu+levazım, su deposu, yine güzel birer Rus-Ermeni yapısı olan okullardan Fevzi Çakmak+Halitpaşa eski, Ortaokul ve Lise eski binası vbg Ermeni kültürel varlığını belgeledigi için Gay Özcxn TOS ile suç arkadaşları hırsız Necdet EREN v& Cezair TOPCU & Gürol ÇAPAN & Cırık Cahan ile oğlu Ciğersiz Gürbüz KOŞXT tarafından yağmalandı, sonra yakıldı...

İzleyicimiz Gülten IŞIK diyor ki: Ìşgal altındaki topraklardaki Ermeni kiliselerini yakanlarla Sıvas'ta aydınları yakanlar, aynı yaratıklardır; bu insan nefretini meslek edinenler, çoğunlukla AKP diktasının sadık seçmeni sadistlerden başkası degiller...
- Anlattıklarınızı anlıyorum; bilincinize sağlık, fakat bu NWO nedir?
- Yeni Dünya Düzeni, fakat adını değiştirdi; JWO diye anılıyor sözel alanlarda; Jew World Order, yani Yahudileşmiş Dünya Düzeni.
Moderatör: Ağzına sağlık kardeş!
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) ruz ikizi ERDOĞAN’ın Theodor HERZL’a taptığını bilenler henüz çok az sayıdalar; çünkü, havuz medyası gerçekleri vermez…*
[linked image]


Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Barbarism ne yağmacı Türklerin kendi kültürel özellliği ne de aynı ölçekte barbarlıkla yarışan fanatik Kürtlerin, faşizm günümüzde global bir hastalıktır... Aklın, mantıgın ve ahlakın sınırlarını tanımayan bir epidemi oldu bu pislik, Performe Sadizm aşamasına ulaştı...
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*


NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Times yine kızdıracak: Times gazetesi, Rosemary Righter imzasıyla yayınladığı yorum yazısında, "Diktatörlüğün korkusu Türkiye'nin üzerinde. Erdoğan'ın skandala dönüşen adaletsiz davaları, İslami faşizmin işareti" görüşüne yer veriyor.
Red. AcikGazete.com TV 7-8-2013

"Ergenekon davasının işleyişi ve geçen yılki Balyoz davası, Türkiye'nin geçmişinden gelen kötülüklerle demokrasinin savaşmasından çok 1930'larda Stalin'in gövde gösterisi yaptığı duruşmaları hatırlatıyor.

Mahkemenin, bu davalarda kanıt olarak gösterilen CD'lerin, elektronik yazışmaların bağımsız kaynaklarca doğrulanmasına izin vermemesi ya da sunulan kanıtlardaki tutarsızlıkları sorgulamaması bir adlî skandal.

"AKP, pek çok açıdan Türkiye için iyi bir şans oldu. Yaşam standardı gelişti, sağlık sisteminde reform yapıldı, altyapı çalışmaları hızlandı. Ancak kaybolmaya başlayan özgürlükler, sadece içki ya da sigara içmek de değil, devlet kurumlarının İslamlaşmasını tartışma özgürlüğünün de kaybolması AKP'nin İslam'la demokrasiyi birleştirdiği iddiasını çürütmeye başlıyor.

"Hepsinden öte, Fethullah Gülen hareketinin Başbakan Erdoğan üzerindeki etkisini sorgulamak bir tabu haline geldi. Okullara, üniversitelere, devlet kurumlarına, bürokrasiye, polise, yargıya sızan Gülen hareketi, derin devletin İslamî modeli oldu.

"Erdoğan'ın gündemi, yaptığı hesaplar giderek şüpheli bir hale dönüşüyor ve korku en güçlü silahı. Türkiye için tehlike artık bir askerî darbe değil. Asıl tehlike, Erdoğan'ın her türlü muhalefete ve çoğulculuğa karşı olan paranoyak hoşgörüsüzlüğü.

"Türk arkadaşlarım, Erdoğan'ın bu İslamî faşizmine Batılı hükümetlerin sessiz kalmasından rahatsız. Türkiye, parçalanan ülkelerle dolu bir bölgede önemli bir müttefik. AKP hükümeti, bu işbirliğinin bozulması için bir tehdit değil ancak Erdoğan'ın diktatörlüğü bu ilişkiyi yerle bir edecektir. Bu haftaki yargı rezaleti, bu olasılığın rahatsız edici şekilde gerçeğe dönüşebileceğini gösterdi."

http://www.acikgazete.com/guncel/2013/08/07/times-yine-kizdiracak.htm
Yorumlardan seçmeler:
Her satellit ülkede herhangi bir biçimde ayırıma uğratılan, değeri uygulamada av hayvaından ayırımsız bulunmayan Laponlar vardır; ürneğin Minör Asya'nın Laponları Alevilerdir Kürtlerdir Ermenilerdir benzerleridir ve toplu yakılmaları her zaman olasıdır; yakanların da egemenlerce korunup cezadan kurtulmaları hatta saylav (milletvekili) seçilmeleri olasıdır...
- Hak dediniz de; hakların bazı kopya yasalarda klasik tanımlarının varlığı yetmez, pratik yaşamda varlığına bakmak gerekir. Bakıyoruz; Ermenilere yok. Lazlara, yok; Zazalara, yok; Kürtlere yok; Çerkezlere hiç yok...
- Alevilere?
- Var; Alevilerin hakları var; tarih boyunca kanlı kyım hedefi olarak her zulmün hedefi olan Aleviler en çok hakları cumhuriyetle kazanmışlar; en şok da cumhuriyet döneminde soykırımdan geçirilmişlerdir; yok edilemeyen Alevilerin tüm hakları çeşitli bahanelerle gasp edilmiştir.
- Azınlıklar zulüm altındalar; Anayasaya uraya buraya yazılan haklar, alay etmek demeyeleim fakat, ancak dünyayı uyutmak için yazılıyorlar; diyebilir miyiz?...
- Diyemeyiz! Yalnızca dinsel perspektiften bakarsak yanıltıcı olur; çünkü zulmedenin dini imanı yok... Ulusal köken açısından analiz etmeüi denersek yine yanıltıcı olur çünkü sadist egemenleri anası babası da belirsiz; ulusal kökenleri bir yana... NWO'nun kendi ölçütleri var; o açıdan bir yaklaşımla analiz edersek görürüz ki, NWO emperyalizmi bazı güçleri destekliyor, iktidara getiren asıl seçmen NWO ve NATO. Temel ölçüt, gerçek dinleri imanları kirli çıkarlar. egemenleri bir arada tutan tek din kanlı çıkarlarıdır; ortak karakterleri, yağmacılıklarıdır ve payda, MongoloidBarbarianHun kanniballerin tarihsel özellikleriyle çelişmiyor. Yani, raslantı yok; zalimler sadistler resmi hırsızlar hem birbirlerini tamamlıyorlar ve hem de birbirlerinin suçlarını legalleştirdikçe egemenliklerini sürdürebileceklerinin bilincindeler.
- Bu durumda her kim ki emperyalizme karşıysa, dürüst Türk ise dürüst Kürt ise dürüst insan ise, NWO'nun hedef tahtasındadır...
- Ayynen öyle! Egemenler, özünde dürüstlüğe onurluluğa yani insanı insan yapan değerlere düşmanlar. NWO denilen JWO'yu kuranlar, bu diktaların babaları durumundalar; Musa'nın çocukları ne Türklükten geliyorlar ne Siirt'teki Araplardan ne Rize'deki mazlum Pontos Grek Rum'lardan; tersine, büyük olasılıkla TelAviv militer mafyasından... Bunlar, kandan ve gözyaşından çıkar uman diktatörler, mayası bozuk yaratıklar; elbette ki, sonuçta sana düşman bana düşman, düşünen insana düşman. Dolayısıyla, satın alınamaz nitelikteki tüm onurlu aydınlar, potansiyel kurbanlardır...
- Başka birşey daha ilgimi çekti; gösteri sırasında insan kafasına silahla ateş edilmesi yasakken, özellikle Gezi Parkı protestocuları kafalarından nişan alınarak katledildiler. Gözleri çıkanlarla yüzlerce sakatlananalar ve sistematik işkence görenler de özellikle Aleviler, azınlıkta kalan kesimlerden çocuklar; yan, neredeyse seçilerek suikastlere uğradılar, diyesim geliyor. Özellikle protestoların ilk günlerinde öldürülen beş tane genç vardı; beşinin de Alevi olup kafası parçalanarak öldürülmes, katillerinin de devletçe korunması bana asla raslantı gibi gelmiyor.
- Konuyla ilgili özlü bir söz ekleyeceğim; hani bir Amerikalı devlet adam itiraf etmiş; "Devlet politikasında kazara gerçekleşti kavramı diye birşey yoktur; olmuşsa, kazara olması mükemmel olmuştur." /-Adı neydi; sanırım ROOSEVELT'lerden biriydi...
- Anlıyorum! Çok insafsız uygulamalar karşısındayız; devlet, yaraladığından da öç almağı sürdürüyor... Ayırımcılık nitelemesi bile bu sistematik barbarlık ve kan donduran acımasızlık karşısında hafif kalıyor... Devlet, yaraladığı çocukların örneğin Elvan BERKİN'in ve Dilan ALP'ın yatalak olmasıyla bile tatmin olmayıp kin ve nefrete dayalı tavrından bir milimetre caymıyor; insansılaşamıyor...

Bandırmalı İlhan KAFKASOR diyor ki: *RTE diktasını tanımadan önce islamistlerin faşizme karşı olduklarını sanırdım…*

Adısaklı Shaman Lapon bilgesi der ki: *Üniformalı faşizmde çizmeler karadır; polisiye despotizmde coplar karadır; dinsel faşizmde kadının çarşafıyla tasmalarını tutan erkeğin beyinciği kapkaradır...*

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) ruh ikizi olan Gürcü Yahudisi Recep Tayyip ERDOGAN, yahudi lobisine 55 milyon dolar ödedi.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

TV Karadeniz Forum tartışmacılarından Tigran HAMAMCIYAN diyor ki: İktidarının elden gideceği paniğine kapılan dikta, kalıcılığını korumak için halkı yapay paniğe sokar. Yetmezse, provokasyonlar üretir; yurttaşı yurttaşa kırdırır; öğrenciyi TOMA tankları altında ezdirir, çocukları biberli zehir fişeğiyle yargısız idamlarda harcar, düşünmeği yasaklamağı başaramazsa enflasyonu azdırır; böylece açlıktan inim inim inleyen seçmenler, oylarını yine aynı cellatlara verirler, çünkü halk çoğunluğu artık beyinsel yetenekleri iğdiş edilmiş, karakter olarak köpekleşmiştir. Faşizm, köpekleşen sürü rejimidir; düşünen demokratlara saygı değil kan ve gözyaşı armağan eder, yoksa yok olur...
http://www.e /resimler/m/haluk-koc---fasist--diktator-bozuntusu-.jpg

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) gibiler sayesinde Yahudiler bir devlet daha kurdular…*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Egehaber com açıklıyor; *CHP’li Haluk KUÇ, Devlet BAHÇELİ’ye ‘diktatör bozuntusu’ dedi.*

*Gazeteci Sabahattin ÖNKİBAR; “Devlet BAHÇELİ, Türk değil Yahudi kökenlidir” anlamında bir dizi yazılar yayınlamağa başladı…*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) ülkücülüğü, yahudi buyruklarına bağlıydı…*

[linked image]

{(*`.,´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOZionism TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!

*Anımsayalım; ayrımsayalım!*
İlhan Cihaner'den Roboski soruları
Red. Haber.Sol.org TV 18.8.2013

SoL gazetesi yazarı İlhan Cihaner, bugünkü köşe yazısında Roboski soruşturmasına ilişkin önemli sorular sordu.

Roboski soruları:
Cumhuriyet savcılıkları ve mahkemelerin soruşturma ve davalarda ilk yaptıkları şey, önlerine gelen işin kendi görev ve yetkileri dahilinde olup olmadığına bakmaktır. Böyle olması da yasa gereğidir. Kendilerini görevsiz gören Cumhuriyet savcılıkları, karartılma/kaybolma ihtimali olan delilleri muhafaza altına aldıktan sonra, ellerindeki dosyayı derhal görevli Cumhuriyet savcılığına göndermek zorundadırlar. Bizim yargılama pratiğimizde çoğu zaman, acil işler bile yapılmadan dosyalar savcılıklar, mahkemeler arasında sırf görev ve yetki tartışmaları nedeniyle dolaşıp durur.
Ama çoğu soruşturmada, görev ve yetki harhangi bir tartışmaya yer bırakamayacak kadar açıktır ya da çok kısa bir değerlendirme sonunda anlaşılır.

Bu girişi Uludere/Roboski’de 34 yurttaşımızın yaşamını kaybettiği katliamla ilgili yürütülen soruşturma nedeniyle yaptım.

Biliyorsunuz -medyaya yansıdığı kadarıyla- Demirtaş’ın arabuluculuğuyla Başbakan, Roboskili ailelerle bir araya gelmiş ve ailelere; “Kesinlikle ben talimat vermedim. Benim bilgim dışında oldu. Bundan benim haberim yoktu. Olaydan sonra Genelkurmay Başkanı, beni telefonla arayarak bunun hata ve kaza olduğunu söyledi. Askeriyedeki her şeyden haberdar olamıyoruz. Bu askerî bir olaydır ve bizim de bilmediğimiz bazı şeyler var. Askerî yargıya güvenin, küçümsemeyin. Ölenler sivil ama bunu yapanlar askerdir. Bu sivil bir olay değil, askerî bir olaydır. Bizim de bilmediğimiz şeyler var” diye konuşmuştu. Yazılı basın açıklamasında ise “Olayla ilgili bir hüküm verilebilmesi halen devam etmekte olan yargı sürecinin tamamlanmasıyla mümkün olabilecektir. Dolayısıyla yargıyı doğrudan etkileme niteliği taşıyacak spekülasyonlardan uzak durulması da büyük önem taşımaktadır” demişti.

Tamam, aslında seçim barajı için “ben getirmedim ki ben kaldırayım” mantığına sahip, kendisine “telekinezici” bir başdanışman edinen birisinin sözü referans alınmamalı ama bu konuşma Roboski’de olup bitenler açısından önemli.

Öncelikle Başbakan’a göre kendisi talimat vermediyse Genelkurmay Başkanı da “kaza ve hata” demişse sorun yok! (Anlaşılıyor ki Çukurca’daki mayın patlamasında Genelkurmay Başkanı “kaza ve hata” demediği için Zeki Es tutuklanıp mahkum edildi!) Zaten askeri işlere bizim kafamız basmaz! Eee askeri yargı da bizim yargımız o zaman ne sızlanıyorsunuz. Roboski dosyası bir Deniz Feneri de değil, o zaman niye HSYK devreye girsin, iki yıl daha bekleyin!

Dikkat çekici olan, hükümet Roboski’de yaşamını kaybedenler için “terör bağı” iddiasında bulunurken soruşturma terör savcılığınca yürütüldü. Hata ve kaza demeye başlayınca Haziran ayında “Taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan Genelkurmay askeri savcılığına gönderildi.

Şimdi soralım; madem sözkonusu olan “Taksirle ölüme sebebiyet vermek” bu soruşturma nerede ise iki yıldır terör savcılığında ne geziyor?

Bu savcılıkların görevli oldukları suçlar bellidir. Birkaç saatte yapılabilecek bu tespit için, iki yıl niye beklediniz?

“Taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçunun sözkonusu olduğu bir soruşturmada “gizlilik kararı” niye devam eder?

“Hata” sonucu gerçekleşmiş olsa bile, 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği bir suç sözkonusu iken nasıl bir gerekçe muhtemel sorumlulara teşekkür ettirir?

Genelkurmay’ın TBMM’ye gönderdiği yazıdaki “harekat... sınırötesi harekat karar mekanizması dahilinde icra edilmiştir” yazısındaki “mekanizma”nın detayları nedir?

Bir sözüm de “aman süreç zarar görmesincilere”; bu kaygınız nerede ise bir “vesayete” dönüşüp teslim aldı sizi. Gezi direnişi gibi, “gerçek ve kalıcı bir barışa” en fazla katkı sağlayacak bir fırsatı uçuk komplo teorilerine bağladınız, bari Roboski’de yapmayın bunu... Unutmayın! Unutturmayın!

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/ilhan-cihanerden-roboski-sorulari-haberi-78186
[linked image]

https://s1-ssl.dmcdn.net/BdCC4.jpg
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) BOP gizli başkanlığı, ERDOĞAN zamanında açık bir piyasa işi oldu…*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Roboski kitlekırımı, hem NATO'nun ve hem de onun uşaklıgını yapan AKP faşizminin alnındaki en kanlı lekedir
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

TV tartışmacılarından Hatice KIVRAK diyor ki: Bu mazlum ülkede iktidarlar degişti; kafalar geldi kafalar gitti, fakat nedense faşist kaniçicilik ruhu hiç degişmedi... Oylarımız bir iki kafa değiştirmeğe yettiyse de faşizmden kurtulmağa yetmedi... Bir ana nedeni ben açıklayayım mı; evet, çünkü o kafaların da üstünde "amirleri" NATO hep gerçek iktidardaydı... Haydi ikici şıkkı da dolduralım; tüm Tanrı'yı araç edinen sahte müslüman tarikatçı kulların üstünde bakanların çoğunluğunu bile atayan gerçek tarikat masonlardır... Tanrıları Usrael dolarları olanların evliyaları da rotaryanlar masonlar olur; başka bir gizemi yok! Peki, bugünkü varılan deokrasi düzeyimiz biraz olsun daha temiz mi, azıcık onurlu yanı kaldı mı; resmi olarak inkara dayalı politik utanç tarihimizden bir milim ayrımlı mı; bunun yanıtını da stüdyomuzdaki öteki konuklara bırakıyorum... Söz sizde; manzara önünüzde! Buyurun!
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Ezilenler her firsatta her bahahenyle katledildiler; faşizm kendi elemanlarini ne aradi ne de cezalandirdi..
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Kocaeli Derince'den katılan TV konuşmacılarımızdan Gülay AKKAŞ anlatıyor: Malakanlardan & Ermenilerden & Alevilerden kalan evleri ve kültürel yapıtları yagmalayanlar, yakanlar; gizli resmi misyonu bulunan sahte müslümanlar, örnegin en azılı faşistlerden JITEM'ci gönüllü informatör MHP’li Gay Özcxn TOS ve işbirlikçisi hırsız elebaşı Necdet EREN&Güral ÇAPAN gibi sadistler elini kolunu sallayarak mesleklerini(!) sürdürürken düşünce suçu(!)ndan avlananlar zındanlardalar... Diktatörlük de budur faşizm de...

Sait KARAGÜL diyor ki: BOP'çu NATO'cu soykırımcı yeşilimsi mason katiller insanlıgı kana boyarlarken ucuz kiralık tetikçilerden yararlanmışlardır; en çok da en duygusuz olanları, çingeneleri kullanmışlardır örnegin Mehmet Ali AGCA, GLADIO'nun çingene tetikçi elemanıdır... MHP’li gay Özcxn TOS, Güneydoğu'da tam 10 yıl gönüllü O-hal av köpeği (sahte Kafkas Yahudisi) Çingene cellattır. Şimdi onlara, NWO elemanı cellatlara, iblisçe bir ödül sunuyorlar; "Ne mutlu Türk'üm diyene" tümcesini andımızdan çıkarıp çöpe atıyorlar; "İlle de Roman olsun!" açılımıyla bir sahne daha yukarı çıkıyorlar. Sömürdükleri bir ülkenin kültürünü köklemekle yetinmeyip bir de alay ederek dümbelekçileri sahneye yanlarına alıyorlar...
- Çizmeden yukarı çıkıyorlar?
- Evet; Kenan EVREN'in çizmesi düzeyinde o kesinlikle aynı dikta kalitesinde!
Konuyla en yakından ilgili, günün en yakıcı özlü sözü:
"Devlet politikasında kazara gerçekleşti kavramı diye birşey yoktur; olmuşsa, kazara olması mükemmel olmuştur." /-Franklin Delano ROOSEVELT
Bu değerlendirmeye bu stüdyoda bir daha döneceğiz; tartışmalara gireceğiz...
Emperyalizm, kafa avcısıdır; eleştiren sanatçılar izlenirler; başlarına olmadık kaza(!)lar gelir; eylemcisi de resmen bulunmaz ya da bulunur ve olay saptırılır... örneğin satın alınamaz tüm onurlu aydınlar, potansiyel kurbanlardır...
http://www.youtube.com/embed/IYkfL2WAhKU
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*
http://www.youtube.com/v/IYkfL2WAhKU
http://www.youtube.com/watch?v=IYkfL2WAhKU&gl=GB

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

[linked image] [linked image]
[linked image]
[linked image]
[linked image]
[linked image]
[linked image]
Yalçın MENTEŞ diyor ki: Siyonizm insanlığın ve uygarlığın mahvolmasını gerçekleştirmeden insanlık uyanarak bu virüsün etkisizleşmesini gerçekleştirmek zorundadır! İnsanlığın anti-semitizmden başka esenliği ve kurtuluş olasılığı yoktur!



İnsanlık tarihindeki en vicdansız sadist cellatlardan ilk sıralarda anılan Yeşil kod adlı Türk canavar Mahmut YILDIRIM'ın gay sevgilisi ortaya çıktı; saklandığı yer deşifre oldu: MHP’li Gay Özcxn TOS denilen ve sahte öğretmenlikten emekli gibi gösterilen bu gay yardımcı cellat, Kocaeli'de Derbent yolayrımında (yöre halkınca randevuevi-narkoman bahçesi denilen çiftlikte) gizleniyor.
Ö. T.'un kimlik numarası: xxxxx50
...
Çok insan harcandı bu sahte cumhuriyet / gerçek diktatörlük cehenneminde... 12 mart 1971, sonra 12 eylül 1980 Kenan EVREN faşizmi, daha sonra AKP kirli yeşil mason diktatörlüğü, kan içenlere yaradı. Elbette, çok sadist yaratık da dökülen kanlardan rant sağladı; sırtlanlar ve vampirler arasında gay oroxpular bile var; sertifikalı Gay Özcxn TOS; bu alçak yaratıklardan en çok bilinen iğrenç örnektir... Çok sayıda aydın zulüm görürken Özcxn TOS gibi ibbneler Hayri KOZAKÇIOĞLU'nun örtülü ödeneğinden yemlendiler. Bunun nedenini kaynağını hizmet cinsini soran onurlu aydınlar, akla gelmez biçimlerde cezalandırıldılar... Daha inanılmaz bir gerçek ise, insan izlemekte kullanılan sahte kamu görevlileri emekli edilerek ödüllendirildiler... İster inan ister inanma, insan izlemek ve işkence ettirmekten sabıkalı gay Özcxn TOS, sanki diploması gerçekmiş gibi hem öğretmen gösterildi ve hem de emekli edildi... Kocaeli'ne yerleşen bu "sistem virüsü", halkın alınterini bir de bu biçimde sömürüyor, her ay tıkır tıkır emekli aylığı alıyor.
- Ne diyelim; sistem bu sistem. Ama dilerim bu eleman da amirinin gittiği yere gider ve kurbanlar bir nebze avuntu bulurlar..
- Dileriz bu MHP’li Gay Özcxn TOS da bir çukurda amiri KOZAKÇIOĞLU gibi bulunur!
- İlintili bir haber de ben ekleyeyim mi; bu, para için masum insan izleyip onları herhangi bir nedenle bir işkenceye çarptırmakta uzman olan Gay Özcxn TOS, son zamanlarda hapçılığa ve narkotik tecimenliğe sevdalandı... Ayrıca daha iğrenç alışkanlıklarıyla çevresindekileri de tiksindiriyor; köpeklerin altına yatıyor, hayvanlarla sapık ilişkiden zevk alan kimselerle evinde ve Sakarya'daki bir randevuevinde DVD filmleri çeviriyor.
- Sistem, böyle sapıkları seviyor çünkü mongoloid kannibal denilen Hun kalıntısı barbarlık, bu sahte müslüman Musa'nın gayrimeşru tohumları sayesinde kan tazeliyor.
- Üstadım, birşey merak ediyorum; bu barbarlar cehenneminde bir tek dürüst savcı yok mu?
- Var; çok var!
- Nerede?
- Toprak altında: Doğan ÖZ!
- Yargısız kurşuna dizilen?!
- Ne sanıyordun ya?!
- ?! ?! ?!
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

+

Demokraside devlet, birey için vardır... Faşizmde ise birey, devlet için vardır.
- Peki, bizim AKP patentli sahte müslümanlar yönetimi hangi kategoriye giriyor...
- BOP'çu kirli yeşil masonlar diktatörlüğünde birey de yoktur devlet de; o kavramlara ve anlayış aşamasına henüz gelinmemiştir bile; sürü vardır, yalan talan ve el etek yalamağa dayanan çirkef cehennemidir yaşanan...
- Orwellian ikiayaklı domuzlar çiftliği 1984 modeli?!
- Ayynen öyle!
Ayşegül SEZGİN diyor ki: *”Milliyetçi” etiketini kullanp bir yandan da kendi yurttaşına zarar veren yaratıklarda ne akıl arayasın, ne mantık?! Çinliye kızıp Koreli döven bir parti bu, sonuçta!*


[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!

Kadıköy'de 13 kişi gözaltında: Yine zorla çıplak arama!
Red. Haber.Sol.org TV 12.9.2013
Dün Kadıköy'deki polis saldırıları sırasında çok sayıda kişi polis tarafından alıkonulurken, bu isimlerin 13'üne gözaltı işlemi yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında TKP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Deniz Gülşen de bulunuyor.
Kadıköy'de dünkü polis saldırıları sırasında 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 13 kişiden 6'sının TKP üyesi olduğu öğrenildi.
Gözaltı sırasında yoğun darp yaşandığı belirtilirken, gözaltına alınanların bir kısmı kontrol amacıyla Göztepe SSK Hastanesi'nde müşade altında tutuluyor. Avukatlardan aldığımız bilgiye göre hastanedeki işlemlerin bitmesinin ardından gözaltına alınan 13 kişi yeniden karakola götürülecek.
Öte yandan gözaltına alınan 2 kadının karakolda zorla çıplak aramaya maruz kaldığı öğrenildi.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/kadikoyde-13-kisi-gozaltinda-yine-zorla-ciplak-arama-haberi-79487
*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Registre ve izleme, resmen elimine, yağmacı faşizmin taa mongoloid hun diktası dönemlerinden kalma geleneğidir; bunun kaynağında azınlığı insan görmemek, sömürebilmek için de tamamıyla soykırımdan geçirmeyip denetim altında bulundurmak, yanısıra bu hayvan gibi sayılan kimselerin haklarını dile getirenleri susturmak gibi kannibal sadist düzeyde güdüler yatar. Demokrasi, sözde varıdr; yaşama geçirilmesini isteyenlerin başları beladan kurtulamaz, hele hele aydın kimliğinin sorumluluğunu taşımış olanlar, devlet nazarında asla bağışlanmazlar! Budur sessiz soykırım; budur faşizmin utanmaz ikiyüzlülüğü, insanlık suçunun resmi kılıklısı budur; legalleştirilmiş "mütemadi" suçtur yürütülen; yani henüz demokrasinin d'si uygulanmadı bu NWO satellitlerinde... Ama bu izleme közleme elimine makinası, bazılarına bazı durumlarda çok çok iyi yarar; örneğin, sanatçıları ve memurları izleyip dosyalama gammazlama hastalığı olan Xxxxxx diye ünlü JİTEM (gönüllü oroxpusu) memurunun diplomasını sahte olduğu ortaya çıkar. Fakat bu kirli kimlik, Güneydoğu'da tam 10 yıl süreyle insanları izleyip yok etmekte başarı göstermiş, hatta O-hal valisi amirinden örtülü ödeme almış bir (deyim yerindeyse) insan izleyici av köpeğidir. Üvey anasını da Kürt'tür die döverek kendi temizlemiştir;bu da kmauoyunda sık sık gündeme gelmesin mi?! O sırada Gölcük'te ögretmen gibi aylık almaktadır. Demokrasinin d'si bulunan bir ülkede bunca başarı(!)nın yeri, elbette cezaevidir ama izlendikçe çamurları dökülen Gay Özcxn TOS, sahte mesleğinden atılmamak için apar topar emekli ettirilerek kurtarılır. Adliyede epeyce dosyaları da açılır ama yine görünmeyen resmi eller yardımına yetişir; bu sapık zeytinyağı gibi üste çıkar. Evet, devlet de devlete rüşvet verir bazan... Sözkonusu örnek sahte Çerkez ajan, Hayri KOZAKÇIOĞLU'nun gizli kontraktör gay elemanı, şu anda Kocaeli'de Maşukiye'de (Derbent bucağı girişi sapağında İçmeler Hatbi sokakta) bir çiftlikte keyif sürmekte, hak etmediği emekliliğini Israel yerine mağdur Türk halkının ekmeğinden çalmış durumda kana banarak yemektedir.
- Böyle kirli dosyalarda dünya rekoruna giden barbarlar arasında en uçlardayız...
- Ne yazık ki gerçek, kamuoyuna yansıyanlardan çok daha bol sayılardadır...Demokrasiden vazgeçtik, özellikle BOP'çu yeşil mason diktatörlüğünde ortaçağ feodal düzeneklerini arar olduk; toplum duyarsızlığa gömülmek üzere; korkunç ve gizemli engizisyonlardayız. Temiz bir dosya yoktur devlet terörünün demokrasiyi rafa kaldırdığı ülkelerde...
- Çizdiğiniz resmi utanç panoraması, acaba yalnızca az gelişmiş ülkelerin kaderi gibi mi?
- Değil! Modern sanılan ülkelerde daha performe olduğu saptanıyor. Teknik farklı, kullanılan ara elemanların nitelikleri farklı, biraz daha yazdızlı. Şöyle bir örnek verirsek daha somut anlaşılabilir; Ortadoğu'da Küçük Asya'da devletin mimlediği insanlar, kurban olmağa potansiyel aday sayılırlar ve bazan hükümetin polisi halka karşı kantarın topuzunu kaçırır, izlediğini bir klasik bahaneyle yargısız idam eder. Ama bir Iskandinav ülkesinde bu açık idamlar hatasına düşülmez, devlet, insanın kendi kendini yok edecek yöntemleri genişletir; sistemle çelişen aydınların çemberi daraltılır, bundandıor ki intihar istatistiklerinde dünya birincisi İsveç'tir; Yahudi egemenliğindeki bu JWO satellitinde intihara zorlanan kokunç yüksek sayıdaki insanların ortak özelliği incelendiğinde bir insanlık ayıbı daha belirginleşir, hemen hepsi tamam yaşamlarının bir döneminde yönetimi bir yerde protesto etmişlerdir; fişlenmişlerdir. Hemen hepsi eğitsel ve kültürel olarak ortalam düzeyin üzerinde yaratıcı karakterlerdir, aydın kimselşerdir ama egemen siyonist tarikatlarla çelişmişlerdir.
- Slow motion Holocaust!
- Ayynen öyle! Bizde biber gazı zehiriyke boğmak; zehirlenip yere düşene de ambulans çağırmak yerine üzerinden TOMA denilen idam tankıyla geçip iç organlarını da parçalamak, olası bir hastanede sonradan bir hastaya ameliyatla transplantasyonunu engellemek için tüm kemiklerini unufak kırıp geçmektir. Ve bu devlet terörüne demokrasi demeyeni de potansiyel tehlike diye fişlemektir; av hayvanı gibi listelemektir. Küçük ve açık kanlı fark sadece budur.
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

TV stüdyomuzun güncel tartışmalarına katılanlardan Nazım AKAY soruyor: Kocaeli'de ve Sakarya'da ilerici devrimci, ne bileyim ilaç için olsun yurdunu ulusunu gerçekten seven bir tek ciddi aydın, tek bir tane dürüst Kemalist kişilik yok mu?

Hatice KAYA yanıtlıyor: Olmaz olur mu; çok değerli karakterler var Kocaeli'de ve Sakarya'da; tanıyorum birçoğunu. Neden kuşkulu sordun?

Nazım AKAY diyor ki: Sordum, çünkü eski bir provokatör JITEM iti oralarda solculara karşı operasyonun sürdürüyor; Halkevi gibi yerlere girip çıkıyor; fişlenen CHP'lileri izliyor, Sol gazete okuyanların aile bireyleri hakkında film hazırlıyor, kamu görevlilerinin ilerici insanlarla selamlaşmalarını bile gizli kamera ile dosyalama yapıyor; gösterilerde destekleyici gibi katılıp bilgi toplayarak devlet içinde devlet olan karanlık şeflere aktarıyor vbg vbg ... Güneydoğu'da tam 10 yıl süreyle akla gelmez sadist operasyonlara gönüllü hizmetini şimdi özellikle bu iki ilimizde resmen yürütüyor fakat engelleyen tek namuslu yurttaş bile bulunamıyor; korkunç bir manzara karşısındayız. Duyarsızlığımızla doruktayız; bundan daha tuhaf çelişki olamaz!

Hatice KAYA: Açar mısın biraz; kimmiş bu it?

Nazım AKAY yanıtlıyor: Kim olacak, sağır sultan duydu: bu fotoğraftaki insan avcısı; bakınız bu, Yeşil'in (Mahmut YILDIRIM'ın) sevgilisi! Hemen her gösteride Kocaeli'den kalkıp gelen ve Sakarya'da değişik giysilerle operasyon gerçekleştiren ahlaksız Gay Özcxn TOS diye biri... [linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Zekeriya V. ERDİM yanıtlıyor: Bence bu sürüp giden faşizm çeşnisini yabana atmamak gerek; sömürgenler, elbette ki ne yaptıklarının ayrımındalar; uyuyan ve anlayamayan bizleriz. Yaşanan bu acıklı durum, hiç şakasız, çok vicdansız ve çok ciddi bir sistemdir; NWO sistemi ve kanlı sapık pazarlamacılarının panoramasıdır... Size, son günlerde deşifre olan bir Devlet Terörü elemanını sergileyeyim: GEZI PARKI AJAN PROVOKATORU JİTEM’ci Özcxn TOS, kimlik no: xxxxx50 Masum göstericileri (birçok ilde ve ilçede) izleyip savcılıklara bildirdi; sayısız masum insanı sanık diye gösterip akla gelmez iftiralarla iddianameler hazırlattı. İnsan izlemekte uzman sadistin ad ve adresi: Xxxxxx. Jandarma yetkisine giren bölgede ikamet eder (resmen saklanma yeri ve suç araçları ambarıdır). Dogum yeri: Kars-Sarıkamış Doğum günü: 17 haziran 1958 Mahalle: İnönü Cilt no: 2 aile sıra no: 108 birey sıra no: 7 Vergi no: 8570164691 Kocaeli-Tepecik vergi dairesi. Yeşil'in (Hamit YILDIRIM'ın) gay sevgilisi bu ahlaksızın babalarından resmi kayıtta görünenin adı: Zeki Ana adı: Kudret (resmi kayıtta görünen ve aslında organik bağıntısı bulunmayan üvey annesidir bu zavallı kadın; katil Xxxxxxxxx, Xxxxx anayı Kürttür diyerek döverek öldürdü). Susurluk Skandalı'nın informatör kalıntısı sadist köpek Özcxn TOS'un emeklilikten önce son sürgün görev yeri; (sahte diplomasına rağmen O-hal valiliğinde JITEM'e 10 yıllık informatörlük-insan izleme sertifikasının ödülü olarak) Kocaeli-Gölcük ilçesinde Anadolu Kalkınma Vakfı Anadolu Kız Meslek Lisesi resim ögretmeni gibi gösterilerek AKP onayıyla (torpiliyle) emekli ettirildi... Ev (son saklanma yeri ve suç araçları ambarı) adresi: Derbent girişi, Kocaeli

Muazzez TEKELİ diyor ki: Sizi anlıyorum ve anlattıklarınıza katılıyorum; evet, sistem, sapıkları seviyor çünkü mongoloid kannibalizm denilen TurkoHun sado-mania kalıntısı barbarlık, bu sahte müslümanlık cemaatlerinin sayesinde sömürüsünü sürdürüyor; şeytani rüşvet yöntemleriyle iktidara oturttuğu Musa'nın gayrimeşru tohumu tarikatların vicdansız kuklaları sayesinde kan tazeliyor.
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Virus bedene girmiş; EU'nun en derinine işlemiş
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

- Bu kim bu, birşeyleri suçlar gibi parmagıyla kabadayıca ileriyi işaret eden tipsiz?
- Kadınları, çocukları savunmasızları Alevidir Kürttür ilericidir Kemalisttir falan filan diye izleyip işkencelere çektiren eski JITEM gönüllü informatörü, namıdiger iftira makinası Gay Özcxn TOS
- AKP diktatörlügü ile bir ilgisi var mı?
- Örtülü ödenekten ödüllendirildi bu sadist; diploması sahte diye açıga çıktıgı gün şimşek hızıyla AKP tarafından emekli aylıgına baglandı.
- Olamaz!
- Git Kocaeli'ne, daha ne inanılmaz olaylarda bu provokatör ajan var; aklın durur. Örnegin, korkunç bir mazisi var, bu JITEM manyagı, üvey anasını Kürtçe konuştu diye döve döve öldüren kanıbozuk ìttir.
- Bu Gay Özcxn TOS o mu; duydum da ayrıntısını bilmiyordum.
- Evet, siyonist emperyalizmin sadist G.Xxxxxxx elemanı bu!



TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Gezi Parkı AİHM gündeminde
Red. AcikGazete.com TV 10-10-2013
[linked image]
Gezi Parkı eylemleri bugünden itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gündemine taşınıyor.
Eylemler sırasında hayatını kaybeden Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz ve Abdullah Cömert'in yakınları adına bugün öğleden sonra AİHM'de Ankara'ya karşı dava başvurusunda bulunulacak.

Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşama hakkıyla ilgili 2'inci, toplantı ve gösteri düzenleme hakkıyla ilgili

11'inci ve işkence ve kötü muamelenin yasaklanmasıyla ilgili 3'üncü maddeleri temelinde yapılacak.

Başvurunun, Türkiye'deki iç hukuk yolları henüz tüketilmemiş olduğundan AİHM tarafından kabul edilip edilmeyeceği merak konusu.

Başvuruyu yapacak olan Taksim Dayanışması ve avukatlar, "suç işleyen polis memurları ve amirlerinin hukuk ve yargıya karşı kollandığı ve kendilerine böylelikle dokunulmazlık sağlandığı" iddiasıyla "iç hukuk yollarının işlemez hale geldiğini" savunuyorlar.

AİHM kulislerinde başvurunun "normal şartlarda" iç hukuk yolları tüketilmeden kabulünün "zor olduğu" söyleniyor. Ancak mahkeme kaynakları, "başvurucuyu, mevcut hukuk yollarını tüketme yükümlülüğünden muaf tutmayı gerektiren özel koşullar bulunabileceğini" de belirtiyorlar. Mahkeme içtihadına göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı eylemlerin tekrarından ve bu eylemlere kamu makamlarının resmen hoşgörü göstermesinden oluşan bir idari pratiğin bulunduğu gösterilirse ve bu pratik yargılamayı yararsız ve etkisiz kılacak nitelikte ise, iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı uygulanmıyor.

Başvuruyu yapacak heyet geçen hafta Strasbourg'da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde temaslarda bulunmuştu. Dün de yine Strasbourg'da Avrupa Parlamentosu'nda temaslarda bulunan heyet, aralarında parlamentonun Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten ve AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helen Flautre'un da olduğu çok sayıda parlamenterle görüştü. Kayhan KARACA / NTV
http://www.acikgazete.com/guncel/2013/10/10/gezi-parki-aihm-gundeminde.htm?aid=52929
[linked image]
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Recep Tahrip ERBOGAN'ın NATO elemanı, bir Suriye'li çocugun kafasını bıçakla gövdesinden ayırıyor...
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

TV’de, medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL IslamoZionism TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
Emniyet 'yeni Gezi'ye hazırlanıyor... Emniyete 50 yeni TOMA geliyor... Gezi direnişinde onlarca insanın yaralanmasına neden olan TOMA'lara yeni 'özellikler' eklendi.
Red. AcikGazete.com TV 2-11-2013
https://pbs.twimg.com/media/Bo_SyiYCIAEuFkz.jpg:large

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Polis ihale sürecini tamamladığı 50 TOMA'dan 5'ini teslim aldı. Yeni nesil TOMA'lar silahlı saldırı ve patlayıcılara karşı balistik zırhla donatıldı.

5'İ TESLİM EDİLDİ, 45 DAHA GELİYOR
Emniyet Genel Müdürlüğü Gezi direnişinden sonra 50 TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) alımına karar verdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile yapılan görüşmelerin ardından ihaleye çıkılarak 50 TOMA için anlaşma yapıldı. Tanesi 250 bin euroya mal olan TOMA'ların 5'i tamamlanarak Emniyet Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Diğer kalan 45 TOMA'nında ocak ayına kadar emniyete teslim edileceği öğrenildi. Yeni alınan TOMA'ların 15'inin Ankara, 20'sinin İstanbul'a, geri kalanların ise ihtiyacı olan illere gönderileceği kaydedildi.

Hürriyet'in haberine göre yeni nesil TOMA'ların özelliklerinin belirlenmesinde Gezi direnişi etkili oldu. Yeni TOMA'lar el yapımı patlayıcı ve çevreden gelen mermilerden zarar görmemesi için öncelikli olarak balistik zırhla donatıldı. Göstericilerin TOMA'ların egzozuna patates, muz ve ıslak havlu tıkamaması için de araçlara bir takım koruyucu kalkanlar yerleştirildi. Cama atılan ve şoförün görüş açısını zorlaştıran süt, ayran ve yumurtaya karşı da araçlara otomatik cam silici takıldı. Göstericilerin TOMA'ya tırmanıp arka veya ön tarafında oturup eylem yapmaması için de kaygan zemin yapıldı.

YATAK DA KAMERA DA VAR
TOMA'larda artık eskisi gibi bir değil 2 polis görev yapacak. Bu nedenle araçların şoför bölümü de iki kişinin görev yapabileceği şekilde dizayn edildi. Araçların arka kısmına ise uzun süre görev yapan TOMA sürücülerin birinin dinlenebilmesi için portatif yatak yerleştirilen özel bir alan bulunuyor. Eski TOMA'larda göstericilere tazyikli su sıkılan su püskürtme sistemi de birden ikiye çıkarıldı. TOMA'da görev yapan polisin dışardaki ekiple bağlantısının kesilmemesi ve ekiplerle daha kolay iletişim kurmaları içinde de bilgisayar ve kamera sistemi de yerleştirildi.

http://www.acikgazete.com/guncel/2013/11/02/emniyet-yeni-gezi-ye-hazirlaniyor.htm?aid=53164
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Ramazan ÇAYCI diyor ki: *MHP eski Genel Başkanı, MHP'nin Yahudi olduğu söylenen eski lideri Alparslan Türkeş'in doktor kızı Ayyüce Türkeş de uzun bekleyişlerden sonra özlemine kavuştu, Green Card sahibi oldu. Egemen Taş ile evli olan TÜRKEŞ’in eşi de USA yurttaşıdır. Eee, hani Türk İslam değerleri; neden milliyetçi büyükbaşlar Müslüman ülkelere, örneğin Saudi Arabistan’a sığınmıyorlar da gidip Pentagon’un yurttaşı olmak için yalvarıyorlar?! İlginçtir, Necmettin ERBAKAN’ın kızı da USA’dan politik sığınma istedi resmen ve şu anda o da Yeşil Kart taşıyıcısı bir Türk(!!) Müslüman(!!!)*

Mustafa KURT diyor ki; *Türklüğün en büyük düşmanı şu anda şizofren manyak Devlxt BAHÇELİ'dir. Gitti de bir hırsızın bastonu oldu, MHP'yi sattı ahlaksız. Tüm sözlerini yaladı utanmadan, şerrefsiz bunak!*
[linked image]
*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

TV’de medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSAMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlığın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!
*Anımsayalım; ayrımsayalım!*
Emniyetin gözünü kaybedenlerin listesini neden istediği ortaya çıktı!
Red. 5.11.2013

Gezi eylemlerinde gözünü kaybedenlerin listesini isteyen Emniyet'in amacı belli oldu. Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz bombası dolayısıyla gözünü kaybeden ESP üyesi Çağdaş Küçükbattal, yeni ameliyat gününün belirleneceği hafta gözaltına alındı.

İstanbul Tabip Odası, Gezi eylemlerinde polisin saldırısı sonucu bir gözünü kaybeden Çağdaş Küçükbattal'ın gözaltına alınmasına ilişkin açıklamada bulundu.

Emniyetten büyük pişkinlik: İşte kör ettiğiniz yurttaşlarımız!
"31 Mayıs günü gözünü kaybeden Çağdaş Küçükbattal tedavisi devam ederken, yeni ameliyat gününün belirleneceği hafta polis tarafından gözaltına alındı" denilen açıklamada, şöyle denildi:

Gezi Parkına sahip çıkanlara karşı polis şiddetinin en net göstergelerinden biri Çağdaş Küçükbattal’ın yaralanmasıdır. Gezi parkına çadır kuran ve parkı korumak isteyen gençlere karşı polisin tutumunun başta hoşgörülü olduğu, sonradan “radikalleştiği” için polisin sertleştiğine dair “tevatürlerin” ne kadar anlamsız olduğunu Çağdaş Küçükbattal’ın yaralanma biçimi, yarasının niteliği ve şimdiki tıbbi durumu çok iyi özetlemektedir. 26 yaşındaki Çağdaş Küçükbattal 31 Mayıs günü demokratik hakkını kullanarak Gezi Parkına sahip çıkmış ve eylemlerin ilk günü doğrudan yüzüne isabet eden polis gaz fişeğinin yarattığı travma sonucunda sağ gözünü kaybetmiştir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Kliniğinde tedavi altına alınan, iki kez ameliyat edilen ve çok kısmi bir ilerleme umuduyla bu hafta yeniden 3. Ameliyatı planlanacak olan Çağdaş KÜÇÜKBATTAL henüz tedavisi tamamlanmadan ve hiçbir gerekçe gösterilmeden dün evinden gözaltına alınmış durumdadır.

Geçen ay Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Türk Tabipleri Birliğinden Gezi sürecinde gözünü kaybedenlerin listesini istemesi, TTB’nin “hastaların güvenliklerini tehlikeye sokacağı, tedavi süreçlerini engelleyebileceği ve etik olmayacağı” gerekçesiyle isimleri vermeyeceğini açıklaması malum medya çevrelerince TTB’ye karşı bir “güvensizlik yaratma ve itibarsızlaştırma” kampanyasına dönüştürülmüştü. Şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve “malum medya organlarına” soruyoruz: Çağdaş Küçükbattal örneğinde olduğu gibi, gözünü yitirenlerin isimlerini istemenizin nedeni onları gözaltına almak, tutuklatmak ve tedavi süreçlerini engellemek midir?

Hasta haklarını, hukuku, etik değerleri bir yana bırakalım… Bu ülkede “vicdan” diye bir şey de mi kalmadı?

Çağdaş Küçükbattal’a yönelik, öncelikle insanların yaşam hakkının ve sonrasında tedavi olma hakkının engellenmesi olarak değerlendirdiğimiz bu tutumu kınıyoruz. Polis şiddeti sonucu gözünü kaybeden Çağdaş Küçükbattal’ın yine polisin bu gözaltısı sonrasında gecikecek ya da yapılamayacak olan ameliyatı nedeniyle son umudunun da yok edilmesini kabullenemiyoruz.

Son dört ayını hastane, ameliyat, pansuman ve kontrollerle geçiren Çağdaş Küçükbattal’ın tedavi sürecinin aksatılmamasını, 3. Ameliyatının ivedilikle yapılmasına olanak verilmesini ve hasta hakkı ihlaline son verilmesini istiyoruz.

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/emniyetin-gozunu-kaybedenlerin-listesini-neden-istedigi-ortaya-cikti-haberi-82104

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Karadeniz Hemşin Başköylü forum administrasyonu AMADİ K. diyor ki: Laik Kemalistleri, ulusalcı aydınları, antiemperyalist müslümanları, ilericileri, solcu öğrencileri izleyip gizli kameraya alan eski JITEM informatörü, "iftira makinası" unvanlı işkenceci it Özcan TOX gibi BOP'çular, birgün insanlıktan hakettikleri tepkiyi ve cezayı bulacaklar, dileriz! Sahte islamlık, utanmaz masonların hobisi ve kariyeri oldu, hatta bu JITEM iti Xxxxxx, diploması olmamasına karşın ögretmenmiş gibi, AKP diktasınca ödül olarak emekli edildi... Gelmiş geçmiş insan düşmanları zincirinde en duyarsız acımasız ve kurnaz olarak ürkünç bir ün yapan Gay Xxxxxxx, Kocaeli Derbent'te Maşukiye girişindeki Hatbi İçmeler sokak no:9'da narko-çiftliği denilen iki katlı koruması zayıf bir evde saklanıyor... Halkın kanını içti Gay Özcxn TOS, şimdi kurbanlarının alınterinden damıtılan haksız kazancı yiyip içiyor, cellat Özcxn; haram olsun!
http://www.network54.com/Forum/738748/
Admin'e, aydınlatıcı dökümanter klipleri dolayısıyla teşekkür borçluyuz! Sağol Lazo ZIGANALI!
... ... ...
Adısaklı Shaman Lapon bilgesi der ki: *Her despot hükümete göre her eleştiren tehlikelidir; gazeteciyse mesleğinden edilmelidir, değilse anarşist denilip içeri atacak bir kulp türetilmelidir...*
... ... ...
Karadeniz forum TV'den ünlü Antisemit filozof Hemşin Başköylü Tigran HAMAMİ bir veri tabanı oluşturmak ve ipucu vermek amacıyla yine bir öneride bulunuyor; Google'a ingilizce olarak Jew-ruled Abused Democracy, NWO's bluff-media, arabesque, plus animal misusers narcotic affairs etc zionist imperialist markets yazınız ve böylece içeriği doygun, geneli bilimsel olan benzer linklere ulaşınız, diyor...
[linked image]
[linked image]
http://www.network54.com/Forum/738748/
Ayrıca vurgulamalıyım; dedikodulara kulak asmayın, ben konvert Yahudi değilim, öncelikle kökten ırkçılığa karşıyım. Hümanistim ve bunun için de antisemitistim! İnsanlığın köktenci düşmanlarına zaten bundan sonra girsem de onlar yutmaz, aralarına almazlar. Bu noktadan sonra yılanlaşamam ama Özcxx TOX yılanmış, beni ırgalamaz; eskiden ne idi ki o hayvan?!
Moderatör: Dinledik! Güzel konuşuyorsun! Aðzýna saðlýk kardeþ! Şu anda gelen bir flaş haberi ekliyoruz: GEZI PARKI göstericilerini izleyip o masum kurbanlar aleyhinde savcılıklara sahte mektuplar postalayan, gizli kamera montajları uyduran sadist AJAN PROVOKATÖR Özcxn TOS maskesini düşürdü; Gay Özcxn TOS'un kimlik no: xxxxxx50

Forum TV administrasyon: Katılımcı konuşmacılara teşekkürlerimizle bu klibi burada kapatıp ilgili başka ilginç belgesellerde buluşuyoruz! Işık! Start!
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Devlet terörü SANIKLARINDAN eski JİTEM gizli kameralı gönüllü informatörü piç Xxxxxxxx, Kocaeli'de saklanan insan avcısı işkenceci katil çakallardan biridir; empati düzeyi sıfırdır ve herkese zarar vermekte aşırı becerikli uzmandır; acı çektirirken akıl almaz derecede keyif alan en tehlikeli psikopat kategorisindendir...
Anlatanlar: YARALI MAGDUR KURBANLARDAN BIR GRUP

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*”MHP’nin hiç mi güzel bir yapıtı, izi eylemi yok” diye soranlara; var! Buket adlı bir MHP militarnı ve destekleyenleri, bir zamanlar duvarlara güzel şeyler yazarlardı; “Muhammet’in piçleri giremez!”. Müslümanların, dinsel simgeleri kullanarak Türklükle ilgili kültürel izleri silmelerine kızmışlardı. Güzel bir tepki, Türklük gerçekten emperyalizmden korunacaksa islamdan kurtulmakla başlar, anlayanlar çıkmıştı nitekim ve başı çekiyordu bu grup.*
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

*MHP’li Buket, “dinden nemalanan tüccarlar ‘şehitlik bilmem ne makamıdır’ demagojisiyle yoksul halkı ileri sürüyorlar fakat kendileri çürük raporu alıp kaçarak Avrupa’da özel yahudi okullarında okuyorlar; Bilal, Burak ERDOĞAN gibi tarikat çocukları vurgusunu yapıyor sayfalarında… İşte olumlu milliyetçilik buna denilir; bilgili ve bilinçli bir tavır koymak gerekiyor; koymuş. Bravo!*
http://twitter.com/asenabozkurt58/status/560472844300464128
*♥•`.´•♥*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Aslında demokrasi sadece dillerde ve her partinin temelinde var da uygulamada neden asla gerçekleşmez, iktidarın miligram tasası değil... Yani devlet insanların aşını işini geleceğini ve ülkenin bağımsızlığını düşünsün, iş gereksinenleri istihdam etsin de işsizlik sona ersin gibi bir resmi planlama da umurunda değil egemen güçlerin, üniversitelerin niteliği de, bilim de sanat da; Kaballah denilen Global siyonist dogmatizmi, tüm kültürlerin yerine geçirmek ve Kaballah beyinyıkama sisteminin militer mafyası Usrael'i her ulus üzerinde egemen kılmak istiyorlar; işin özü budur...
[linked image]
*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

TV tartışmacılarından Mine BARDAKÇI anlatıyor: Doğu Anadolu'ya Çerkeslerin hayın Dönmeh olan kabilelerini getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Doğu Anadolu'ya Azerbaycan'dan hayın Dönmeh kan davalı kavgacı yağmacı soysuzları ve özellikle Azeri Çingenesi kabileleri getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Anadolu'ya İran'dan hayın Dönmeh kan davalı kavgacı yağmacı soysuzları ve özellikle yarı farsi Çingene kabileleri getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Bu Çingenelerden bazıları daha sonra insan avcılığı operasyonlarında av köpeği gibi kullanılmışlardır öneğin Güneydoğu'da O-hal bölgesinde tam 10 yıl boyunca bir sadist görülmüştür; adı, Özcxn TOS olan bu vicdansız, fişlenmiş memurları ve çoluk çocuğunu izleyerek filme almış, işkence çekmeleri için iftira makinası gibi suçlamalar üretmiş, örtüü ödnekten para almıştır. Aldığı kirli kanlı para Sakarya'da bir bankanın kiralık kasasındadır; neden orada, çünkü emekli olunca oraya yakın bir yere saklanmıştır; Kocaeli Derbent'te bir çiftlik evine... Kafatası avcısı Özcxn TOS tüm AKP’li enişteleri gibi şerefsiz bir çingenedir; TÜRK DÜŞMANIDIR + KÜRT DÜŞMANIDIR + bir hobby gibi geceleri keyif için girdiği mezarlıklarda mezartaşlarını kırdığı Alevilerin düşmanıdır; nedense anlaşılamaz bir kinle Lazlara Rum Pontos diyor, Lazların mezarlarını arayıp onların üstüne işiyor, LAZ DÜŞMANIDIR, onurlu insanlara ve aydınlara kin kusan çok ender raslanır cinste çarpık ruhlu bir yaratıktır; kısaca insan düşmanıdır; yani sistematik olarak HALKLARI BÌRBÌRÌNE KARŞI FITNELEYEN ISRAEL AJANIDIR Bir örnek bu, yalnız değil, onbinlrce var; azılılarından birini daha analım; Kuban Paul SHEAUHMXNN; uzmanlar, acımasızlar, ne yaptıklarını çok çok iyi biliyorlar onun için de özenle besleniyorlar...
Küçük Asya'nın yalnızca Anadolu ya da Doğu Anadolu bölgesine değil hemen her yerine Çingeneleri grup grup yerleştirenler mason iktidarlardır. Kürtlerin Ermeni evlerine ve arsalarına ödül gibi yerleştirilmelerinde de bir özellik sırıtmaktadır; "ödül"lendirlen Kürt cinsi, kültürüne sahip çokmayan ve kan davası bölgelerinden sürülen vahşi cinstir. Yani, Kürtlerin ikinci cinsi;onuruna, kültürüne sahip çıkan Kürtler de kayırılmamıştır, hatta Ermeniler gibi kıyılmışlardır; bu nokta çok önemlidir ve ne yazık ki Kürtler bile bunun tam bilincinde olmayıp samanı karıştırmaktadırlar. Masonlar, dengeli karakterleri ve kendilerinden olmayan kültürel mirası sevmezler; Kürtlerin kültürel değerlerini de yakıp yıkanlar masonlardır. Son yıllarda Kürt Türk ayırımı da kalmadı; ana hedef Türkler olmağa başladı. Şimdi kültürel bir kökleme "demolizasyon" salvosu var; bu kez Türk kültürüne saldırıyorlar. NWO'nun teknik donanımlarla yenilenen tüm silahları, ikiayaklı vicdansız makinalaşmıl elemanları, Türk kültürü adına ne varsa köklüyorlar... NWO, tıpkı NATO gibi birtakım enüdstrileri harekete geçirmişti; ivmesini hızlandırdı... Ne istiyor bu insanlık düşmanları; ne mi, çok açık: son deşifre olan amaç, Türklüğü yok etmek, Kaballah olmayan kültürleri dejenere etmektir. Hiçbir yatırım raslantısal değildir. Kaballah denilen sapık siyonist dogmatizmin finansal güçleri, BOP güçleridir. Genel ve büyük Ortadoğu hedefleri, demografik dengeyi bozmak ve bu hedef BOP'un yan projesidir. Bütün bu vampir sürülerinin ayrı ayrı imişcesine sunulan kabile kökenlerine takılmadan ortak özelliklerine bakılırsa, arkalarında mason fianns çevreleri vardır ve kendileri herkesten keskin müslüman görünen, politikalarına ve politik suçlarına dinselliği araç eden sahte müslümanlardır. Dinsel inançları bir baston gibi kullanmak iki işe daha yarıyor; Kemalizmin laik temellerini kemirip silmeğe, artı siyonizmin islam içinde Evangelist gedik açmasına. Bilindiği gibi, Evangelizm, hristiyanlık sapması olup kendilerinin hayvan (Goyim) olduğunu, İbranilerin ise gerçek üstün ırk insan (Goy) olduğunu kabul eden ve bu kabullerinden dolayı yaşamalarına izin verilen dinsel sürüdür. Aynısını islam dünyasına gerçekleştiriyorlar; İbranilerin hedeflerine istihdam olmağa ehil olan müslümanlar, bagımsızlıktan yana olanlar ve politikaya dinselliği karıştırmayanlar; elbette bu sonuncu işlerine yaramaz, fişlemeğe dışlamağa uğrar; onlar da elimine ediliyorlar...
12 Eylül faşizminde 12 bin provokatif gammazlık mektubunu babayı ogula ogulu babaya düşürmek için postalayan iki manyak provokatörden biri(sonradan JITEM informatörü)nin adı: Özcxn TOS; onun yurtdışı ajan işbirlikçisi Kuban Paul SEAUHMXNN’dır. Böylece binlerce sadist eleman, AKP diktasınca sözde memurlarmış gibi emekli aylığıyla ödüllendirildiler…
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Yalçın KÜÇÜK diyor ki: Totalitarian Milli Hareket Partisi’nin ilk kurucuları ile birçok yöneticisi, Yahudi kökenlidir.

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

MİT yasası yeni Yeşilleri ortaya çıkaracak
Red. TarafGazetesi.com/ 18.4.2014
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yapılan düzenleme ile MİT’e yurtiçi ve yurt dışında operasyon yapma yetkisi veriliyor. Yani adam öldürme yetkisi veriliyor. Yeni Yeşiller çıkacak. Her türlü silah verilecek ve 'buyur operasyonu yap'. Bugüne kadar MİT’e böyle bir yetki verilmemişti" dedi.
Kılıçdaroğlu: MİT yasası yeni Yeşilleri ortaya çıkaracak...
Kılıçdaroğlu, "17 Aralık operasyonunu örtme girişimi mi bu? Buna izin vermeyeceğiz. Bunun mücadelesini yapacağız. Yargı kararı olmaksızın bütün kuruluşlardan her türlü bilgiyi alabiliyorsunuz" diye konuştu.
CHP'de yerel seçimlerin ardından ilk Parti Meclisi toplantısı yapıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan ve iki gün sürecek olan Parti Meclisi’nde yerel seçim değerlendirmelerinin yapılacağı ve gelecek seçimler konusunda partinin izleyeceği politikalar gündeme geldiği öğrenildi. Toplantının ilk bölümünün ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, MİT yasasında yapılan değişiklikler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yasanın 12 Eylül sonrası hazırlanan ve uygulamaya konulan bir yasa olduğunu ve hükümet tarafından yetersiz görüldüğü için değiştirildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"12 Eylül askeri darbenin yapamadığını seçimle gelmiş bir hükümet yapıyor. Darbecilerden daha ağır bir yönetim oluşturuyorlar. 12 Eylül darbesinin üzerinden 30 yıl geçti. Darbenin tortularını ortadan kaldıralım derken daha ağır yaptırımlar gündeme geldi. Bunun bir yasa tasarısı olarak parlamentoya gelmemesidir. Bakanlar Kurulu’nda görüşülmedi. İki AKP milletvekilinin kanun teklifi ile parlamentodan geçti. Bakanlar Kurulu’nda görüşülmeyen bir konuyu kanun teklifiyle oldu bitti içinde parlamentodan geçirdiler. Yapılan düzenleme ile MİT’e yurtiçi ve yurt dışında operasyon yapmak yetkisi veriliyor. Yani adam öldürme yetkisi veriliyor. Yeni Yeşiller çıkacak. Her türlü silah verilecek ve buyur operasyonu yap. Bugüne kadar MİT’e böyle bir yetki verilmemişti. Yetkiler olağanüstü arttırıldı. Tam bir istihbarat devleti tam bir hukuksuzluk. Fişleme yetkisi verildi. Bir ülkede insanlar fişleniyorsa o ülkede demokrasi, özgürlük yok demektir. İnsanlar düşüncelerini özgürce açıklayamaz, kalemlerini rahat kullanamazlar. Geldiğimiz nokta budur.”
"MİT YASASI 17 ARALIK OPERASYONLARINI ÖRTME GİRİŞİMİ Mİ?"
MİT’e kendisiyle ilgili olmayan soruşturmalara da müdahale yetkisi verildiğine değinen Kılıçdaroğlu, "17 Aralık operasyonunu örtme girişimi mi bu? Buna izin vermeyeceğiz. Bunun mücadelesini yapacağız. Yargı kararı olmaksızın bütün kuruluşlardan her türlü bilgiyi alabiliyorsunuz. Ticari sır kavramı bitti. Yabancı sermaye niye gelecek. Hukukun olmadığı yere sermaye mi gelir? Dışişleri Bakanı ve iki üç bakan oturacaklar ve suç işlemiş birisini yargı kararı olmaksızın başka bir ülkeye gönderebilecekler. Burası bir hukuk devleti mi başka bir ülke mi? Demokrasi için ağır bedeller ödemiş bir ülkeye böyle bir yasanın gelmesi ayıptır" dedi.
"MÜCADELE EDECEĞİZ"
Gelinen noktada kurumlara yapılan milli ve vatana ihanet suçlamaları hakkında da konuşan CHP Lideri, "Öyle bir noktaya geldik ki Anayasa’nın aykırılığını denetleyen Anayasa Mahkemesi milli olmamakla suçlandı. Hukukun üstünlüğünü savunan bir sivil toplum kuruluşu vatana ihanetle suçlandı. Halkın haber alması her türlü yasakla tıkanmaya başlandı. Böyle bir tablo içinde en büyük görev CHP’lilere düşüyor. Madem ki bu ülkeye çok partili yaşamı getirdik. Ayaklarımızın altından kayan demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Parlamento içinde ve dışında da verilecek. Bunu yapmadığımız takdirde görevimizi yerine getirmiş sayılmayız. Demokrasinin gereklerini yerine getirmek herkesin görevidir" diye konuştu.
"ÜNİVERSİTELER TABELALARINI İNDİRSİN"
Üniversitelerin bu dönemde sessiz kaldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, hukuksuzluğa karşı tavır almayan üniversitelere tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
“Sessizliği koruyan üniversiteleri affetmek mümkün değil. Bilim yuvası olan yerler bilim üretmiyorlar. Bu üniversiteler şimdi konuşmayacaklar da ne zaman konuşacaklar. Siyasal saldırıya karşı hukuk fakülteleri en azından burada Anayasa’ya aykırılık var diye bir tavır koyamıyorlar. Osmanlı’nın medreseleri daha cesurdu. Nasıl üniversite bu. Tabelalarındaki üniversiteyi kaldırsınlar.”
"SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI TEPKİ GÖSTERMELİ"
Sivil Toplum ve sendikaların da bir süre sonra kapanacağını ve demokrasinin olmadığı yerde sivil toplumunda yaşamayacağına değindi. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü tabanlarına güven vermiyorlar. İşçi sendikalar, işçinin parasıyla gazeteye ilan verenler altlarına lüks araba alanlar şimdi konuşmuyor, bundan sonra da konuşamayacaksınız. İşveren kurumların tepe örgütü var. TOBB, hukukun üstünlüğünü savunamayacak bir konuma geldi. Ticari sır kavramı elinizden alınıyor. Bilançolarınız açığa çıkıyor. İktidarı eleştirdiğinizde hemen kapınıza vergi müfettişleri geliyor. Neden konuşmuyorsunuz? Siz çocuklarınıza neyi anlatacaksınız?”
http://www.taraf.com.tr/haber-kilicdaroglu-mit-yasasi-yeni-yesilleri-ortaya-cikaracak-152771/

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

MİT yasası, bireysel özgürlük kavramını işlemezleştiriyor.
MİT yasası, insan hakları kararlarını işlemezleştiriyor.
MİT yasası, hanedan çevresinden herkesi, padişah yetkisiyle donatıyor.
MİT yasası, resmi çevrelerden her kim hırsızsa legalleştirmekle kalmıyor açığa vuranı da vatan hayını sayıp akla gelmez yaptırımlarla “elimine” ediyor.
MİT yasası, NATO ve onu kullanan finans devleri arasında çıkar karşılığı yurdun kaynaklarının yağmalanmasını olanaklı kılıyor.
MİT yasası, egemen güçlerin hoşuna gitmeyenleri yazan gazetecilerin yaşamını karartmağı daha kestirme bir kolaylığa kavuşturuyor.
MİT yasası, çalışanları köleleştiriyor.
MİT yasası, bundan böyle devletin gözaltında yitirttiği insanları soracak, hele hele Galatasaray lisesi önünde oturacak Cumartesi Anneleri gibi tepkileri terror sayacak ve büük olasılıkla o sesini çıkaran yakınları da yok ettirecek.
MİT yasası, dünyanın en vicdansız ıslamofaşist systemini bu yoksul ve magdur halkın başında çekik kelepçe gibi kalıcı kılacak.
[linked image]
*Ortadoğu tarihinde diktatör RTE hırsızına gelinceye dek en çok imam hatip okulları açan din tüccarı sadistin adını biliyor musunuz? İpucu; çocukların ipini çeken vicdansız!*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*


NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN IslamoZionnist İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Bu şerefsiz gavat Avni ÇÜŞ'ün yerinde olmak istemezdik!
by AKP ADANA ÜYELERİNDEN BİR GRUP

www.youtube.com/v/-K3qnEqrIQA
Bu şerefsiz gavat Avni ÇÜŞ'ün yerinde olmak istemezdik!

by AKP ADANA ÜYELERİNDEN BİR GRUP
Gavat vali Avni ÇÜŞ, tüm iktidar kxpxği vaililer gibi tepedem yemlenen, seçme onursuz figürlerden biridir, bu en çok havxlayan faşisttir
http://www.youtube.com/watch?v=-K3qnEqrIQA

Murat İZMİRLİ diyor ki: *Teyyip İSTİFA; dogggggggggru TelAviv'e marş marş!*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Islamofaşist iktidarın kana susamış besleme kuvvetleri, Gezi gösterileri yıldönümünü fırsat sayarak yine işbaşındaydılar.
http://lh5.googleusercontent.com/-LjQZpbgw6LI/U4odZrP5ncI/AAAAAAAEBqE/OsapUYyq0kE/s426/Polis+tekme+tokat+d%C3%B6vd%C3%BC.mp4


*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Istanbul-Cihangir'de çevirdikleri bir eylemciye yönelik müdahale, akıllara Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ı getirdi.

Polisten vatandaşa “Ananın eski kocasıyım”

İstiklal caddesinde yürüyen bir vatandaş, kendisine kimlik soran sivil bir polise “siz kimsiniz bana kimlik soruyorsunuz” diye itirazda bulundu, bunun karşılığında sivil polis “Polisim” diye cevap verdi. Vatandaş ise polis kimiliğnizi görebilir miyim” diye sorunca sivil polis vatandaşın kulağına doğru eğilip “Ben senin ananın eski kocasıyım tanımadın mı” diye fısıldadı. bunun üzerine vatandaş “Ya benim anamın eski kocası olduğunu söylüyor” diye isyan etti.
http://sozcu.com.tr/2014/gundem/polisten-vatandasa-ananin-eski-kocasiyim-521857/
[linked image]

Taksim'de bir çocuk 2 polis tarafından gözaltına böyle alındı:
[linked image]

*+*

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Gezi Dayanışmacı İnsiyatifi, Gezi olaylarının yıldönümünde ilginç bir organizasyona imza attı.
‘Çok fazla bir şey istemedik, parkımıza el koymayın dedik, hayatlarımıza karışmayın özgürlüklerimize sahip çıkarız dedik, dinletemedik’ diyen Gezi Partisi, Gezi olaylarının yıldönümünde ilginç bir organizasyona imza attı.
Gezi Partisi, ‘Burada doğduk’ yazılı bir bez afiş taşıyan helikopteri Taksim Meydanına sokmayı başardı. Cihangir’den kalkan ve özel bir sistem ile çalışan helikopter, vatandaşların ve polisin şaşkın bakışları arasında Gazi Parkı merdivenlerine kadar ulaştı. Taşıdığı afişi merdivenlere bırakan helikopter daha sonra geldiği yöne doğru tekrar havalandı. Böylece hiçkimsenin giremediği Taksim’e, Gezi Partisi havadan da olsa girmeyi başardı.
http://lh6.googleusercontent.com/-Wn6WlDyFlec/U4oMMpKjKSI/AAAAAAAEBgg/V6yItiYdHBQ/w426-h241/Karadan+giremediler+Havadan+girdiler.flv
http://sozcu.com.tr/2014/gundem/karadan-giremediler-havadan-girdiler-521826/

http://lh6.googleusercontent.com/-2GxLiwrnKXM/U4w19FyJ3tI/AAAAAAAAqQk/T3OLcNYFf5o/w506-h313/2+06+2014+-+1
ŞİZOFRENİK SULTAN'IN POLİS VESAYETİ

{(*`.,´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’dan belgeseller, medya klipleriyle birlikte sunulan anımsatma pasajları:
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Her yerde eylem, her yerde gaz…
Gezi direnişinin yıl dönümü vesilesiyle direnişte hayatını kaybedenleri anmak ve direnişi selamlamak için birçok ilde yapılmak istenen eylem ve yürüyüşler polis saldırısıyla karşılaştı.
Red. AcikGazete.com/ 31-05-2014
ANKARA
Ankara’da Gezi direnişinin yıl dönümünde vatandaşlar Ethem Sarısülük’ün vurulduğu Kızılay’da toplandılar. Polis çok sayıda TOMA ile kitleye saldırdı. Ara sokaklarda yeniden toplanan vatandaşlar, yeniden yeniden Kızılay Meydanı’nda toplandı. Ziya Gökalp Caddesi ve Sakarya Caddesi’nde de uzun süre çatışmalar sürdü. Aralarında çocuk ve avukatların da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Geçtiğimiz yıl Gezi eylemlerinde görülen ‘eli sopalılar’ tekrar görüldü.

Sakarya Caddesi'nde polis birçok mekana girdi. Çankaya Belediyesi hizmet binası da dahil birçok mekan zarar gördü. Bir kafeyi basan polis içeridekileri dayak atarak gözaltına aldı. Duruma tepki gösteren çevredeki vatandaşlara da polis küfür etti. Emek Partisi Mamak İlçe Başkanı Ahmet Demirel gözaltına alındı

BAKANLIKLARA POLİS ABLUKASI
Sabah saatlerinden itibaren polis Kızılay’ı abluka altına aldı. Güvenpark’ta otobüs ve dolmuş durakları kapatıldı. Bakanlıklar çevresinde çok sayıda çevik kuvvet ve TOMA konuşlandırıldı. Vatandaşlar da Kızılay’da Güvenpark’ın hemen yanında Ethem Sarısülük’ün 1 Haziran gün başından vurulduğu noktada toplanmaya başladılar. Oturma eylemi yapan vatandaşlar, Sarısülük’ün vurulduğu noktaya karanfiller bıraktılar, mumlar yaktılar.
İlerleyen saatlerde Güvenpark çevresi kalabalıklaştı. Sendikalar, meslek örgütleri, forumlar ve aralarında EMEP ve HDP’nin de bulunduğu siyasi partilerin oluşturduğu Ankara Dayanışmasının çağrısıyla akşam saatlerinde Kızılay’da buluşan kitle, Atatürk Bulvarını tek yönlü trafiğe kapattı. Polis yolun açılması yönünde anons yapar yapmaz, beklemeden TOMA’larla kitleye saldırdı. Gazeteciler de polisin saldırısından etkilendi.

ÇOCUK GÖZALTINA ALINDI
Saldırının ardından kitle Sıhhiye, Ziya Gökalp ve GMK Bulvarı yönünde dağıldı. Ziya Gökalp ve Sakarya Caddesi’nde polise havai fişekler atıldı. Bu arada Emek Gençliği üyesi Özge Kol gözaltına alındı.
Polis ara sokaklara biber gazı attı. Sıhhiye ve GMK Bulvarı yönünde dağılanlarsa tekrar Kızılay Meydanı’nda bir araya geldi. Kızılay’da çevrede bulunan vatandaşlar da polise “Çocuklarımızı öldürdünüz, hâlâ saldırıyorsunuz” şeklinde tepki gösterdi. Polis tazyikli suyla ara ara müdahalesini sürdürdü, ancak kitle tekrar tekrar toplandı. Kızılay AVM’nin içine kadar müdahale eden polis biri çocuk en az 12 kişiyi AVM önünde gözaltına aldı.
Kızılay’da fenalaşan bir kişi ambulansa ulaştırılamadığı için yoldan geçen bir aracın yardımıyla hastaneye götürüldü.

ETHEM İÇİN OTURANLARA SALDIRI
Ethem Sarısülük’ün polis kurşunuyla vurulduğu yerde toplanan vatandaşlar da tekrar mumlar yakarak, yere oturdular. Polis önce kalkanlarla yerde oturan vatandaşları uzaklaştırmaya çalıştı. Ardından gözaltına almaya başladı. Polis bu noktada en az 2 kişiyi gözaltına aldı. Kızılay’da olayları takip eden Yargı-Sen Genel Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu polis amirlerine tepki gösterdi. Eminağaoğlu, “Size yönelik hiçbir müdahale olmadan saldırma hakkına sahip değilsiniz” dedi.

EMEP GENEL MERKEZİNE ABLUKA
Saldırılar sırasında ÇHD üyesi avukatlar Barkın Timtik, Engin Gökoğlu, Anıl Arman, İlyas Danyeli de gözaltına alındı. Diğer yandan polis, Emek Partisi Genel Merkezinin bulunduğu binayı bir süre abluka altında tuttu. Ethem Sarısülük’ün abisi Cem Sarısülük de polislerce gözaltına alındı. Azad Yılmaz isimli bir kişi de gaz fişeğiyle başından vuruldu. Yılmaz, Ankara Numune Hastanesine kaldırıldı. Eylemler sürerken bir kişi, mısır tezgahından çıkardığı beyzbol sopası ile eylem yapan vatandaşlara saldırdı. Saldırganı durduran polis değil, vatandaşlar oldu.

MADENCİ ANITI’NDAN KUĞULU PARK’A YÜRÜYÜŞ
“HER şeyin başladığı yerden yürüyoruz” diyerek Olgunlar Sokak’taki Madenci Anıtı önünde buluşan Sol Cephe üyeleri anıta siyah çelenk bırakarak Kuğulu Park’a yürüdü. “Diktatör istifa” sloganları atılan yürüyüşün en önünde Gezi direnişinde hayatını kaybeden gençlerin fotoğrafı ve trampet ekibi yer aldı. Kuğulu Park’ta bir süre bekleyen Sol Cephe’liler daha sonra buradan tekrar Madenci Anıtı’na yürüdü. TGB ve Halkevleri üyeleri de Kuğulu Park’ta eylem yaptı.

ADANA
Adana’da Gezi eylemlerinin yıldönümünde Atatürk parkında bir araya gelen demokratik kitle örgütü temsilcileri ile birlikte binlerce kişinin bir araya geldiği eyleme polis sert bir şekilde müdahale etti. Olaylarda ikisi avukat 20 kişi gözaltına alındı. Ayrıca bir kişinin yapılan müdahale sonrasında topuğunda kırık meydana geldi.
Gezi eylemlerinin yıldönümümde Adana’da bir araya gelen halka polis sert bir şekilde müdahale etti. Yapılan açıklamaların ardından yürümek isteyen kitleye polis TOMA ve biber gazı ile müdahale etti. Hiçbir uyarı yapılamadan gerçekleşen müdahaleye Atatürk parkında oturan vatandaşlar tepki gösterirken tepki sonrası polis tutumunu daha çok sertleştirdi. Müdahale sırasında SDP üyesi Esat Kaya’nın ise topuğunun kırıldığı öğrenildi.
İnsanlık dışı görüntüler
Park içinde gözaltıların serbest bırakılması için bekleyen vatandaşlara çevik kuvvet joplarla saldırdı. İnsanlık dışı görüntüler sergilendi. Gözaltına alınan avukat arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyen Baro Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık ve avukatlara çevik kuvvet orantısız bir şekilde müdahale etti.
Üzerinde Kızılay logosu olan bir çevik kuvvet polisinin bir gence jop sallaması gözlerden kaçmadı. Gözaltına alınan yakınlarını çekerek kurtarmaya çalışan kadınlar da polis şiddetinden nasibini aldı. Parkın her yerini dolduran sivil ve resmi polisler parkı boşaltmak istedi ancak vatandaşlar “Parklar bizimdir bizi buradan çıkaramazsınız” diyerek parktan çıkmadı. Vatandaşlar polisin bu tepkisine isyan halindeydi. Bunun üzerine polis parkı biber gazına boğdu. Bu arada kitle içine eylemci gibi sızan polislerin olduğu da görüldü. Boynunda bandana takılı olan ve eylemcilerin arasında olan bir kişinin belindeki silah ve kelepçe fotoğraflara yansıdı.
Müdahale sırasında basın mensuplarına da sert müdahaleler oldu. Çukurova Press gazetesi muhabiri gözaltına alınmak istendi arkadaşlarının tepkisi üzerine bırakıldı. Müdahalelerinin ardından Atatürk Caddesi ve Atatürk Parkı polis ablukasına alındı. Bir olağanüstü hal görüntüsü oluştu.

HATAY
Uğur Mumcu Meydanı'nda saat 21.00 sıralarında toplanan yaklaşık 800 kişilik grup, sloganlar atarak Armutlu Mahallesi'ne doğru yürüdü. Polisin geniş güvenlik önlemi altında yürüyen grup, Gündüz Caddesi girişinde durduruldu. Polis, grupların dağılmasını isteyince arbede yaşandı. Polise taş ve bilye atan gruplara TOMA'lardan su sıkılıp, biber gazı atıldı. Polisin sert müdahalesi sırasında gruplar ara sokaklara kaçarak dağıldı. Bazı gruplar ise Gündüz Caddesi'nde tekrar toplanarak polisi taşladı.

ADIYAMAN
Gezi Parkı direnişinin birinci yıldönümünde KESK Adıyaman Şubeler Platformu öncülüğünde Demokrasi Parkı önünde biraraya gelen Adıyamanlılar, Gezi direnişinde yaşamını yitirenleri andı. Açıklamaya BDP, İHD, KURDÎ-DER, Semsur Demokratik Öğrenci Derneği (SEDÖ-DER), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da destek verdi. Açıklamada "Katliama sessiz kalma", "Faşizme geçit yok" ve "Her yer Taksim her yer direniş" dövizleri taşıdı. Sık sık, "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Her yer Taksim her yer direniş" ve "Rojava'dan Taksim’e direnişe bin selam" sloganları atıldı. Açıklamada konuşan SES Adıyaman Şube Başkanı Cahit Önder, 31 Mayıs 2013'de ülkede hüküm süren AKP zulmü ve baskı düzenine karşı gelişen tepki ve itirazların Türkiye'nin dört bir yanına dalga dalga yayılan halk direnişlerine dönüştüğünü anımsattı. Önder, "Gezi direnişi AKP'nin sömürü, zorba ve gerici düzeninde sesi ve nefesi zorla kesilen halkın aldığı nefes oldu, haykırdığı ses oldu" diye konuştu. Açıklama, alkış ve sloganlar eşliğinde son buldu.

DERSİM
Dersim Dayanışması, Gezi direnişinin birinci yıldönümü nedeniyle Sanat Sokağı'nda biraraya gelerek Seyid Rıza Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe BDP, HDP, EMEP, ESP, DHF, Partizan üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. "Gezi'den Soma'ya katleden devlettir, her yer Taksim her yer direniş" yazılı pankartın açıldığı yürüyüşte, "Boyun eğme", "Gezi şehitleri ölümsüzdür" dövizleri taşındı. Sık sık, "Katil devlet hesap verecek", "Her yer Taksim her yer direniş" ve "Diren Lice Dersim seninle" sloganlarının atıldığı yürüyüş sonrasında Seyid Rıza Meydanı'na gelen kitle saygı duruşunda bulundu. Ardından Dersim Dayanışması adına basın açıklamasını okuyan Dersim Belediye Eş Başkan Yardımcısı Hüseyin Tunç, Gezi direnişinin ekolojik dengenin altüst edilmesine, ranta dayalı kent dönüşümüne ve AKP iktidarına karşı bir tepki olduğunu söyleyerek, direnişin birinci yıldönümünde isyanı doğuran koşulların ve ortamın değişmediğini ve hala devam ettiğini vurguladı. IŞİD çetelerinin Rojava'da gerçekleştirdiği katliama da değinen Tunç, şiddete, adaletsizliğe, eşitsizliğe ve baskılara karşı demokrasiyi kazanmak için yapılması gerekenin alternatif siyasetten geçtiğini belirterek, direnişin birinci yıldönümünde bir kez daha haykırdıklarını, katillerden hesap sorulana kadar da susmayacaklarını söyledi.

İZMİR
İzmir'deki emek ve demokrasi güçleri Gezi Parkı direnişinin birinci yıldönümünde, direnişte yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Basmane Fuar Meydan'ından Alsancak Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, "Gezi'den Soma'ya mücadele devam" ve "Rojava'dan Gezi’ye, Roboski'den Soma'ya hesap sormaya" pankartları ve Gezi direnişinde yaşamlarını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Yürüyüş boyunca sık sık, ıslık ve alkışlar eşliğinde, "Katil devlet hesap verecek", "Hırsız Tayyip Erdoğan" ve "Bu daha başlangıç mücadeleye devam" sloganları atıldı. Yürüyüşün sonunda, saygı duruşunda bulunulurken, kitle adına açıklama yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Rukiye Çakır, “Bir yılda 10’a yakın insanımız katledilirken, yüzlercemiz yaralı sakat bırakıldık" dedi. Gezi Parkı direnişinde yaşamını yitirenleri unutmayacaklarını vurgulayan Çakır, "Katletmek nasıl devletin fıtratında varsa hatırlamak, direnmek ve baş eğmemek de mücadele tarihimizde vardır" dedi. Konuşmaların ardından Grup Proksis ezgilerini seslendirirken, Gezi'de yaşamını yitirenler anısına sembolik çadır kuruldu.

ANTEP
Gezi direnişin yıl dönümünde Antep’te bir araya gelen yüzlerce kişi Gezi olaylarına tepki gösterdi. Yeşilsu Parkında Gezi Direnişine dair sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmaların olduğu yerde yuh sesleri yükselirken, Gezi Direnişçileri ise alkışlandı. Gezi Direnişinde, Soma katliamında ve son bir yılda polis şiddeti sonucu ölenlerin anıldığı etkinlikte, sık sık “Bu daha başlangıç mücadele devam”, “Katil polis halka hesap verecek”, “Taksim’den Lice’ye selam”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları attı. Daha sonra yapılan konuşmalarda Gezi Direnişinin kazanımlarına dikkat çekilerek, AKP hükümetinin yarattığı polis şiddetine tepki gösterildi.

MANİSA
Gezi direnişinde yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Manisa Manolya Meydanı’nda biraraya gelen Emek Barış ve Demokrasi Platformu bileşenleri, "Gezi şehitleri ölümsüzdür", "Her yer Taksim her yer direniş" pankartı açarak, "Gezi şehitleri ölümsüdür", "Her yer Taksim her yer direniş", "Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları attı. Açıklamanın ardından yurttaşlar oturma eylemine geçerek, katledilenleri andı. Öte yandan Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi bir grubun ırkçı sloganlar atarak eylemi sabote etme girişimi sonuçsuz kaldı.

AYDIN
Aydın Emek ve Demokrasi Platformu'nun çağrısıyla Sevgi Yolu Sokağı'nda biraraya gelen yüzlerce yurttaş, Gezi direnişinde yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Adnan Menderes Bulvarı'nda yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında, "Gezi şehitleri ölümsüzdür" ve üzerinde katledilen gençlerin fotoğraflarının bulunduğu “Katilimizi tanıyorsunuz" yazılı pankart taşıyan kitle, sık sık, “Hırsız AKP hesap verecek", "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" sloganları attı. Rojava’da sivil halka dönük çete saldırılarının ve Lice’deki müdahalenin kınandığı eylemde, “Selam selam Rojava'ya bin selam", "Her yer Lice her yer direniş" sloganları atıldı. AKP İl binası önünde son bulan yürüyüşün ardından saygı duruşunda bulunuldu. Ardından konuşan Eğitim Sen Aydın Şube Başkanı Ali Gün, "Gezi direnişi, AKP'nin sömürü, zorba ve gerici düzeninde sesi ve nefesi zorla kesilen halkın aldığı nefes, haykırdığı sesti" dedi. Açıklamanın ardından AKP binası önünde gerçekleştirilen 10 dakikalık oturma eyleminin ardından grup dağıldı.

KOCAELİ
Kocaeli’de Merkez Bankası önünde toplanan vatandaşlar, çeşitli siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütleriyle birlikteCumhuriyet Parkı’na sloganlar eşliğinde yürüdü. Burada basın açıklaması yapan BES Yöneticisi Gülizar Ateş, Gezi mücadelesinin süreceğini, AKP’nin faşist politikalarının gün geçtikçe artığını dile getirdi. Basın açıklamasının ardından Kocaeli Gençlik Kültür Evi’nin müzik dinletisini dinleyen vatandaşlar, “Her yer Taksim Her yer direniş” sloganlarıyla etkinliği noktaladılar.

Kurumların etkinliği bitirdiklerini duyurmasının ardından yaklaşık 200 kişilik öğrenci ve genç bir grup AKP Kocaeli İl Binası önüne doğru yürüyüşe geçti. Polisin panzer ve TOMA ile barikat kurduğu AKP’nin önüne gelen vatandaşlar burada bir süre oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra dağıldılar.

KAYSERİ
Sivas Caddesi'nde bulunan Eğitim- Sen önünde toplanan kitle örgütü temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri, ‘Gezi’yi hatırla yolsuzluğu, Soma’yı unutma’ pankartı altında yaklaşık bir kilometre yürüyerek Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Hasan Ferit Gedik ve Uğur Kurt’un fotoğraflarını taşıyan grup isimleri tek tek anons edip ‘Burda’ diye bağırdı.

‘Her yer Taksim, heryer direniş’, ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam’, ‘Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür’, ‘Devrim şehitleri ölümsüzdür’, ‘İsyan, devrim, Beşiktaş’, ‘Hükümet istifa’, ‘Beşiktaş Çarı faşizme karşı’ sloganları attı. Polisin kaldırımda yürümesini istediği kitle caddede yürüyünce trafik sıkıştı. Yoldan geçen bazı araçların da klakson çalarak ve zafer işareti yaparak kitleye destek vermesi dikkat çekti.

Cumhuriyet meydanına kadar slogan atıp, şarkı söyleyerek yürüyen kalabalık, Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eylem, basın açıklaması ve hep birlikte şarkıların söylenmesinin ardından sona erdi.

SIVAS
Kent meydanında toplanan Sivaslılar, AKP aleyhine çeşitli sloganlar attı. Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan grup üyeleri, üzerinde 'Roboski, Reyhanlı, Gezi, Soma, Berkin'den Uğur Kurt'a katliamlar devam ediyor' yazılı pankart açtı. Daha sonra KESK dönem sözcüsü Önder Doğan grup adına basın bildirisini okudu. AKP hükümetini eleştiren Doğan, "Gezi direnişi, Ak Parti'nin sömürü, zorba ve gerici düzeninde sesi ve nefesi zorla kesilen halkın aldığı nefes, haykırdığı sesti. Tam 1 yıl oldu. Kendisini son padişah zanneden başbakan; bir araya geldiğimizde, sesimizi birleştirdiğimizde oluşan gücü ayrıştırıcı nefret söylemleriyle, polis şiddetiyle yıkmak, parçalamak istiyor. Bu daha başlangıç. Güçlü bir akıntıya karşı kürek çekmenin nafile olduğunu, örgütlü bir halkın önünde hiçbir zorbanın ayakta kalamayacağı gerçeğini unutuyorlar. Bizler parklarımızı, sokaklarımızı, yaşam alanlarımızı ve yaşamımızı özgür kılmak için meydanlardayız. Gezi direnişinin ardından artan umudumuzla, herkesi savaşa karşı barışın, sömürüye karşı eşitlik ve özgürlüğün, ölüme karşı yaşamın sesi olmaya çağırıyoruz" dedi.
[linked image]
BALIKESİR
Yeşilli Meydanı'nda akşam saatlerinde toplanan Balıkesir Demokrasi ve Emek Platformu üyesi bir grup, ellerinde pankart ve dövizlerle slogan attı. Grup üyeleri sık sık, "Her yer Taksim, her yer direniş", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Katiller halka hesap verecek" şeklinde slogan attı. Basın açıklamasında, üzerinde Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının bulunduğu ve 'Sizin çocuklarınız çaldı, bizim çocuklarımız öldü' yazılı pankart dikkat çekti.

Basın açıklaması öncesi, İda Esintisi isimli tiyatro grubu üyelerinin oynadığı minik oyunla Gezi direnişi sırasında gözaltına alınan iki gencin polislerle arasında geçen diyaloglar anlatıldı. Vatandaşların da ilgiyle izlediği oyunda, genç bir oyuncunun gözyaşları dikkat çekti.

TEKİRDAĞ
Tekirdağ Tuğlalı Parkı’nda toplanan grup, Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümü nedeniyle yanlarında getirdikleri afiş ve dövizlerle sloganlar atıp ardından da basın açıklaması yaptı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı eyleme, TMMO, KESK, TGB ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Gezi olaylarında hayatlarını kaybedenlerin isim ve fotoğraflarının bulunduğu pankartı açan eylemciler, basın açıklaması sonrası dağıldı.

KIRKLARELİ
Kırklareli’de Dingiloğlu Parkı’nda düzenlenen eyleme yaklaşık 150 kişi katıldı. Eylemciler, geçen yıl Gezi Parkı olaylarında hayatlarını kaybedenlerin fotoğraf ve isimlerinin yazılı olduğu dövizleri Atatürk Anıtı önüne bırakarak, hükümet aleyhine sloganlar attı.

Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Ogün Vural, parkta toplananlara megafonla uyarıda bulunarak, grubun yürüyüşe geçmesi halinde müdahalede bulunulacağını söyledi. Ancak eylemciler yapılan uyarıya rağmen çevik kuvvet polisi gözetimi altında Kara Umurbey Caddesi üzerinden Kültür Anıt Parka kadar sloganlar atarak yürüdü.

GEBZE
Gebze kent merkezinde yapılan açıklamada konuşan Güngör İrdem, “Sevgi ve özlemle andığımız gençlerin umutlarına sahip çıkarak acılarımızı ve öfkemizi umudumuza katıyoruz. Şimdi eşit, özgür ve barış içinde bir Türkiye sevdamızla alanlara çıktık” dedi. Basın açıklamasından sonra Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere illerde yapılan polis saldırıları oturma eylemiyle protesto edildi.

ELAZIĞ
Gezi direnişinin 1. yılında Elazığ'da, HDK bileşenleri tarafından basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını HDK adına okuyan Elazığ il sözcüsü Yunus Güneş, " Toplumlar üzerinde işletilen zulümler farklı alanlarda farklı kesimler üzerinde olsa dahi zulümler ortaktır ve çözümler ortak olacaktır" dedi. " Ethemler, Ali İsmailler, Ahmetler, Abdullahlar, Mehmetler, Medeniler, Berkinler, Uğurlar, Elifler... Kapitalist düzene ve onun yandaşı hükümetlere karşı direniş mücadelemizde isimlerinin en güzel köşeye yazdırdılar. Onları katledenler er geç hesap vereceklerdir" diyen Güneş "Osmanlıdan ve öncesinden beri bu kadim topraklarda yaşatılan tüm acıları ve son yaşanan Roboski, Gezi şehitleri, Soma katliamı acılarını Gezi direnişi ve Lice direnişinin ortak ruhu ile aşacağız" diye ifade etti.
HDK "Gezi'den Lice'ye Rojava'dan Soma'ya" pankartı taşıdı. Basın açıklamasından önce saygı duruşu yapıldı ve kitle sık sık " Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Rojava halkı yanlız değildir", "Soma işçisi yalnız değildir", "Her yer Soma her yer karanlık" sloganı attı. www.evrensel.net

http://www.acikgazete.com/guncel/2014/05/31/her-yerde-eylem-her-yerde-gaz.htm?aid=55432
[linked image]

*+*

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlığın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!
[linked image]
Gözde SEMERCİ diyor ki: Bir halkın alınterinden çaldıklarınızla, zehirli bombalara, bogucu gazlara, TOMAlara fişeklere ve sözde güvenlik önlemi diye güvenliğimizi sakatladıgınız alanlarda resmi barbarlıga savurdugunuz parayı bu ülkenin işsizlerine iş saglamak için harcasaydınız, Türkiye, tarihte işsizliği sıfırlayan ikinci ülke olurdu.

Cecilia MARSEILLES diyor ki: Tipik Turkomongoloid faşist figürünü birkaç tümcede betimleyebilir misiniz? Deneyelim, bakalım! Genel çizgilerini her zaman her yerde bulabiliriz… Türkçü geçinen asyatik Çingene yağmacı, eylemlerine bir teorik destek arayışı içindendir; bulamamıştır; milliyetçilik falan uydurma kılıflar yapışturmıştır; bu insan düşmanlığının ortak karakteristiği; gücü yetmediğinde dalkavuktur; güc’ü ele geçirdiğinde sınırsız sadist Nemrut’tur. İşkembeden atmağa bayılır ve bayrak diye uydurduğu bir paçavrayı maç taraftarı gibi sallamagı sever; “bir türk dünyaya bedeldir" gibi safsataların bulunduğu içeriksiz sloganları sever; herkesi Türk sayar fakat kendinden başka güvenilir tek Türk adı veremez, Türk dediğin hiçbir zaman yenilmez ama bu kahraman(!)köleler bugün Afrika ülkelerinde bile sığınmacılık kuyruğundalar, yamyamların WC’lerini yıkayarak ekmek yiyorlar dedin mi kızar, kendi inandığına inanmayanların boğazını keser; kültürü olmadığı için hiçbir kültürü sindiremez; anlayış ve din farklılıklarını kendi selameti açısından tehlikeli görür fakat aynı zamanda neden Saudi siyon (Yahudilikten kopya islamofaşizm) safatalarını din sanarak yuttuğunu asla açıklayamaz. Kan ve gözyaşı dökmekle çıkarlarının korunacağını sanır…
[linked image]
Müslüm YULAF diyor ki: *Sizlere tarihten bir yaprak okumak istiyorum. Tarihte bugün, 7 Temmuz 1998 - Başbakan Mesut Yılmaz'ın gezisi sırasında Makedonya'da Üsküp yakınlarında meydana gelen kazada, Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Milletvekili Şinasi Altıner, Gazeteci Fikret Bila, koruma polisi ve şoför yaralandı. Türk heyetinin otomobiline çarpan otodaki Makedon karı koca öldü. Türk bakanlarının, başbakanlarının Balkanlarda ve Orto+Doğu Avrupa’da ne işleri var, kazalara karışınca ortaya çıkıyorlar? Var; emekli olunca tek hobileri var; kumar! Golf bilmiyor, briç bilmiyor, satranç bilmiyor, cahiller, tıpkı eroin tiryakisi gibi sadece kumar ve kerhane yaşamı biliyorlar. Ve ayrıca, en büyük Senyor Mason Kumarhaneleri Balkanlarda ve Orta+Doğu Avrupa’dadır, Türk başbakanları da “istisnasız” tamamı mason kulübü üyeleridir (olmayan zaten başbakan da olamamıştır bakan da). Anımsanacağı gibi, Mesut YILMAZ’ın daha önce de Macaristan’da bir yer altı kulübünde kumar anlaşmazlığı yüzünden burnunu kırmışlardı ve hem burnunu kıranlar, hem de kumarhaneyi işleten mafya babası, eski MHP’li ülkücü bir Macar Türk’ü çıkmıştı (barışmışlardı / kumarcı emekli NATO şefleri de boklu işe karışınca….)*
[linked image]
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

{(*`.,´*)\


TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım! ”Eski haber” diye birşey yoktur medyatik literatürde; duymayıp kaçırdığın her bir skandalda bilseydin kaçırdığına üzüleceğin önemli bir bilgi vardır.
S.O.S.!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN POOR TURKEY*****S.O.S.!
HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

Serdar KADAKAL dosyası Anayasa Mahkemesi'nde
Red. Haber.Sol.org/ 25 June 2014
[linked image]
Gezi eylemleri sırasında Kadıköy'de gaza maruz kaldığı için kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği iddia edilen Serdar Kadakal dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Kadakal Ailesi'nin avukatı dilekçesinde hak ihlali vurgusu yaptı.
Istanbul Kadıköy’deki Gezi eylemleri sırasında, iddiaya göre polisin attığı biber gazından etkilenip kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Serdar Kadakal’la ilgili soruşturma dosyası kapandı. Savcılık, Kadakal’ın kalp krizinden öldüğü sonucuna vararak takipsizliğe hükmederken, buna ilişkin itiraz da reddedildi. Kadakal Ailesi’nin avukatı İsmail Demirci, 37 yaşındaki Kadakal’ın yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, Antakya’daki Gezi Parkı gösterilerinde, çatıdan düşerek hayatını kaybettiği öne sürülen Ahmet Atakan’ın ölümü, 12 Eylül 2013’te İstanbul Kadıköy’de protesto edilmişti. Polis, eylem yapan göstericilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etmiş, bu müdahale sırasında eyleme katılmayan 37 yaşındaki Serdar Kadakal, işyerinde iddiaya göre, polisin attığı biber gazının etkisiyle fenalaşmış ve kalp krizi sonucu ölmüştü.

Dosyayı AYM'ye taşıdı…
Olay sonrası Kadakal Ailesi’nin avukatı İsmail Demirci polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma sonunda, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun raporuna göre Kadakal’ın kalp krizinden öldüğünü belirterek, kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. Avukat Demirci’nin itirazını değerlendiren İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi de 5 Mayıs’ta itirazı reddetti. Bunun üzerine Demirci, dosyayı Anayasa Mahkemesi’nde taşıdı. Dilekçede, Kadakal’in biber gazının etkisi altında kalarak kalp krizi geçirdiği ve can verdiği ifade edildi.
Savcılığın, tıbbi uzmanlık gerektiren görüşlere itibar etmediği, biber gazının doğrudan ya da dolaylı etkilerini araştırma gereği duymadığı anlatıldı. Biber gazının kimyasal silah işlevi gördüğü ifade edilerek, bu nedenle Türkiye ’nin defalarca AİHM’de mahkum olduğu kaydedildi. Dilekçede, Kadakal’ın yaşam ve ailesinin de etkili başvuru hakkının ihlal edildiği savunuldu.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/kadakal-dosyasi-anayasa-mahkemesinde-haberi-94070
Yorumlardan seçmeler:
Kenan KARTAL diyor ki: *Faşizm bir zehir dumanı çökelmesi gibidir; gün gelir, kendini güvencede sanan ve “ben çiçektim, kelebektim” diye sözde yansız sessiz duranları da bogar…*
[linked image]

{(*`.,´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!

HER KÖŞEDE BUCAKTA İNSAN KANINA SUSAMIŞ BOP’ÇU DİNCİ SİYONİST FAŞİZM; HER YERDE RESMEN İSLAMOFAŞİST İRTİCACI ZULÜM ve etki tepki prensibi elbette bu barbarlıgın karşısında mazlum halk… Anımsamak uygarlıktır; empatisi olmayan yaratık uygarlaşamaz!

ACHTUNG!*****ELIMINAZIONAL ISLAMOFASCISM TRIUMPHED IN TURKEY*****

*'Faşist Başbakan' davası*
Red. Haber.Sol.org/ 8.7. 2014
[linked image]
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Osman Baydemir'e "Ey faşist Başbakan, sana biat eden senin gibi alçak olsun" dediği gerekçesiyle 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Osman Baydemir hakkında, 18 Haziran 2012 yılında Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da tutuklandığı KCK operasyonunun ardından yaptığı basın açıklamasından dolayı dava açıldı.

2 yıla kadar hapsi isteniyor
Söz konusu tarihte, Van M Tipi Kapalı Cezaevi önünde yaptığı basın açıklamasında "Ey faşist Başbakan, sonuç alamayacaksın. Sana biat eden senin gibi faşist olsun, alçak olsun" diyen Baydemir hakkında olay yerinde görevli polisler tarafından tutanak tutularak, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu. Suç duyurusu üzerine soruşturma başlatan Van Cumhuriyet Başsavcılığı, "Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" iddiasıyla Osman Baydemir hakkında 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı.

Baydemir hakkında hazırlanan iddianame Van 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce kabul edilirken, yargılamanın 10 Temmuz'da başlayacağı öğrenildi. Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın avukatları 21 Haziran 2012 tarihinde Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Osman Baydemir'e sözlerine karşı tazminat davası açtı. Mahkeme Baydemir'i 6 bin lira tazminata çarptırdı.

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/baydemire-fasist-basbakan-davasi-haberi-94604

{(*`.,´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!

**ELIMINAZIONAL ISLAMOsadISM TRIUMPHED IN TURKEY**
*İslamizm, insanı insanlıktan çıkarma yatırımlarını yaygınlaştırıyor; okullar, dinsel yobazlık laboratuarına dönüştürülüyor; üstelik tüm bu irticacı hıyanet masrafları da kıyılan yoksul halka fatura ediliyor…*

*Afyon'da derslikler mescit oldu*
Red. Haber.Sol.org/ 14 September 2014

Afyon’da Oruçoğlu İlkokulu’nda 2 sınıf boşaltılarak kadın ve erkekler için ayrı ayrı mescit yapıldı. Üstelik okul camiye 50 metre uzaklıkta. Eğitimde Türkiye 52’ncisi olan Afyon’da 500 derslik açığı bulunuyor.
Afyon’da Oruçoğlu İlkokulu’nda 2 sınıf boşaltılarak kadın ve erkekler için ayrı ayrı mescit yapıldı. Eğitimde Türkiye 52’ncisi olan Afyon’da 500 derslik açığı bulunuyor.
Cumhuriyet gazetesinden Huriye Mazi'nin haberine göre; Afyon Milli Eğitim Şube Müdürü İbrahim Özkul’un geçen yıl “Bundan sonra okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri yönetecek. Okul müdürleri onların izni olmadan bir karar almayacak” diye talimat verdiğinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de derslikler boşaltılıp mescit yapılmaya başlandı.
Afyon’da Oruçoğlu İlkokulu’nda 2 sınıf boşaltılarak kadın ve erkekler için ayrı ayrı mescit yapıldı. Sınıflar boşaltılarak yerlere halılar serilip dolaplar konuldu. Mescit odalarının kapısına ise “dinlenme odası” yazıldı. Üstelik okulun hemen bitişiğinde 50 metre mesafede Özerler Camisi bulunuyor.
Eğitimde Türkiye 52’ncisi olan Afyon’da 500 derslik açığı var. Bu da 24 derslikli 21 okul anlamına geliyor. Derslik sıkıntısından dolayı 31 okulda halen ikili öğretim yapılırken 2 bin öğretmen açığı olması da eğitimin durumunu gözler önüne seriyor.
Yorumlardan seçmeler
Tuğçe SİPAHİ diyor ki: *Sinsi islamizm, gelecek kuşakları, bugünkü kuşagın boynunu kesecek cellatlara dönüştürecek projeleri sistematik olarak uyguluyor; çok utanmazca ve azgınca yol alıyor…*
[linked image]
Babası Feyzullah da aslında gizli yahudiydi, diyorlar… Diyenler de yine MHP içindeki bazı üyeler…
http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/afyonda-derslikler-mescit-oldu-haberi-97123

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
http://www.youtube.com/watch?v=m2S-1ITxCMk
*Van'da tedavi gören Yunus Aktaş yaşamını yitirdi, Kobanê bilançosu 38'i buldu*
Red. Haber.Sol.org/ 11 October 2014

Van’da Kobanê’ye destek amacıyla yapılan eylemlerinde yaşana çatışmalarda yaralanan Yunus Aktaş yaşamını yitirdi. Ölümlerin sayısı 38'e çıktı.
Van’da Kobanne’ye destek amacıyla yapılan eylemlere polisin ve Hizbullah ile HÜDA-Par yanlılarının saldırması sonucu yaşanan çatışmalarda yaralanan Yunus Aktaş yaşamını yitirdi.
9 Ekim gecesi ateşli silahla vurulan Aktaş, tedavi gördüğü Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Aktaş’ın ölümüyle Kobane eylemleri sırasında ölenlerin sayısı 38’e çıktı.
Beyüzümü ve Seyrantepe mahallelerinde yaşanan çatışmalarda polis gaz bombası ve tazyikli suyla eylemcilere karşılık vermişti. Olaylar sırasında Yunus Aktaş ve Savaş Yücedağ ateşli silahla yaralanmış, Yücedağ yapılan tedavinin ardından taburcu edilmişti.
Kenan KARTAL diyor ki: *Sadist despotizm bir zehir dumanı çökelmesi gibidir; gün gelir, kendini güvencede sanan ve “ben çiçektim, kelebektim” diye sözde yansız sessiz duranları da bogar…*
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/vanda-tedavi-goren-yunus-aktas-yasamini-yitirdi-kobane-bilancosu-38i-buldu-haberi-
https://turkislamulkucusu.files.wordpress.com/2012/06/alparslanturkes_ilhamierdogan_tarikat-1.jpg

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
[linked image]
17-25 Aralık öncesinde operasyon
Red. 15.12.2014
17-25 Aralık yolsuzluk soruştumalarının yıldönümü yaklaşırken Gülen Cemaati'ne yakın gazeteci ve polislere operasyon düzenlendi. Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve STV Müdürü Hidayet Karaca gözaltına alındı. 31 kişi için gözaltı kararı çıkarıldı
ALİ CEMAL KARABUDAK / HABER MERKEZİ - Gülen Cemaatine yakın gazetecilerin gözaltına alınacağını, 'Fuat Avni' mahlaslı Twitter fenomeni duyurmuştu. Bahsedilen 'paralel yapı' operasyonu dün sabah erken saatlerde başladı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz tarafından yürütülen ve Hakim İslam Çiçek tarafından gözaltı ve arama kararı çıkartılan operasyon kapsamında 31 kişi için yakalama kararı çıkarıldı. Samanyolu TV Medya Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, hakkındaki iddiaları öğrenmek istediği için gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde sabah saatlerinde gözaltına alındı. İstanbul Terörle Mücadele Eski Şube Müdürü ve Hakkari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder de alınan isimler arasında.

Canlı yayında arbedeyle gözaltı
Polis ekipleri sabah saatlerinde Zaman Gazetesi'nin Istanbul Yenibosna'da bulunan binasına da gitti. Burada protesto ile karşılaşan ekipler Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'ya hakkında çıkarılan gözaltı kararını tebliğ edemeden ayrılmak zorunda kaldı. Öğle saatlerinde daha kalabalık bir ekiple yeniden gelen TEM ekipleri bu kez gazete avukatlarıyla birlikte Dumanlı'nın odasına giderek kararı kendisine tebliğ etti. Televizyon kanallarının canlı yayında verdiği gözaltı işleminde, gazete çalışanları ve okuyucular Dumanlı'yı alkışlarla uğurladı.

Suç: Silahlı Terör Örgütü kurmak
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu da daha önce “Haberim yok” dediği operasyonla ilgili öğle saatlerinde yazılı bir açıklama yaparak 31 kişilik gözaltı listesini açıkladı. Başsavcılığın yaptığı açıklamada ''13.12.2014 talimatımızla silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak, örgüt kapsamında sahtecilik, iftira suçlarından ifadeleri alınmak üzere şüpheli sıfatıyla gözaltına alınma talimatı verilmiştir'' denildi. Savcılık tarafından hakkında gözaltı kararı bulunan isimler şöyle: “Hidayet Karaca, Ekrem Dumanlı, Fahri Sarrafoğlu, Hüseyin Gülerce, Ahmet Şahin, Nuh Gönültaş, Naci Çelik Berksoy, Ali Samim Noyan, Ali Kara, Elif Yılmaz, Radiye (Ebru) Şenvardar, Hikmet Tombulca, Salih Asan, Makbule Çam (Elamdağ), Engin Koç, Tufan Ergüder, Mutlu Ekizoğlu, Ertan Erçıktı, Mustafa Kılıçarslan, Ferdi Taşkaya, Ayhan Akça, Mehmet Ali Doğan, Ali Cihan, Mustafa Uyanık, Halit Akbulut, Çetin Öztürk, Fırat Aslan, Erdem Kısa, Mustafa Altunbulak, Yakup Ergün, Recep Güleç.

İdris Naim ve Hakan Şükür
Dumanlı'nın gazeteden polis otosuna gitmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Dumanlı'ya destek olmak amacıyla Hakan Şükür dışında İdris Naim Şahin ve İdris Bal da Zaman binasına geldi. Ekrem Dumanlı alkışlar ve protestolar eşliğinde binadan çıktı.

'Tek Türkiye'ye baskın
Terörle Mücadele (TEM) ekipleri eşzamanlı olarak İstanbul ve Eskişehir'de yaklaşık 25 kişiyi gözaltına aldı. Eskişehir'de, STV'nin 'Sungurlar' ve 'Tek Türkiye' dizilerinin yapımcısı Salih Asan ile dizinin yönetmeni
Engin Koç gözaltına alındı.

Sarraf'ı tahliye eden hakim çıktı
Gazetecilere yönelik düzenlenen operasyonu Berkin Elvan protestoları sırasında Okmeydanı'nda polis kurşunu ile katledilen Uğur Kurt soruşturmasına bakan savcı Hasan Yılmaz yürütüyor. Gözaltı kararını veren Hakim İslam Çiçek ise, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında işadamı Rıza Sarraf ve Bakan çocuklarının 'delil yetersizliği' nedeniyle serbest bırakılmasına karar vermişti. Çiçek kendisine ait Facebook hesabında da dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ile ilgili ''Ömrün uzun olsun uzun adam'' sayfasını beğenerek paylaşmıştı.

Gülerce de ifade verecek
14 Aralık operasyonunda 31 kişilik gözaltı listesinde adı bulunan eski Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Savcılığın basın açıklamasından yeni haberi olduğunu ve ifade vermeyi düşündüğünü söyledi.

Kim bu Taşhiyeciler?
Operasyonun,'Tahşiyeciler' adlı dini gruba yönelik davada, polis ve gazeteciler eliyle komplo kurulduğu iddiası üzerine yapıldığı açıklandı. Grubun kullandığı öne sürülen bir evde bulunan el bombalarının üzerindeki üç parmak izinin polise ait olduğunun belirlendiği ve buradan hareketle bir komplonun ortaya çıkarıldığı ifade ediliyor. Istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada; şüphelilerin sahte delil üreterek, ‘Tahşiyeciler’ adlı dini topluluğa yönelik olarak suç örgütü davası açtırdıkları iddia edildi. ‘Tahşiyeciler’ adı verilen, “Molla Muhammed Doğan” diye bilinen Muşlu Mehmet Doğan’ın lideri olduğu bu grup, kendisini ‘Nur Talebesi’ olarak tarif ediyor. ‘Tahşiye’ ve ‘Rahle’ adlı yayınevleri etrafında örgütlenen ve faaliyet yürüten grup, Gülen Cemaati’ne karşı mesafeli bir tutum takınıyor.

Gülen 2009'da yaptığı bir konuşmada Taşhiyecilerden bahsediyor ve böyle bir grup kurularak masum insanlara komplo kurulacağını iddia ediyordu. 2010 yılında Taşhiyecilere yapılan operasyonla 122 kişi El Kaideci olmakla suçlanarak gözaltına alınmıştı. 4 ayrı ilde açılan davaların İstanbul ayağı halen devam ediyor. Gruba ait bir evde üç el bombası ve bir miktar mermi ele geçiriliyor. Sanıkların talebi üzerine bombalarda yapılan parmak izi incelemesinde 3 polise ait 9 iz saptanıyor. Polisler bunu “kullandıkları ameliyat eldivenlerinin yıpranmış olmasına” bağlıyorlar. Sanıklar bu gelişmenin üzerine kendilerine komplo kurulduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunuyorlar.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/17-25-aralik-oncesinde-operasyon-h67328.html
[linked image]

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
http://lh3.googleusercontent.com/-KiTv0QnJ40Y/Vc-jlvjvykI/AAAAAAABLUY/IsHvrziJcnI/w426-h549/15%2B08%2B2015%2B-%2B1
[linked image]


{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
[linked image]
Cumhuriyet dağıtımına polis baskını
http://www.odatv.com/n.php?n=cumhuriyet-dagitimina-polis-baskini-1401151200Red. Odatv.com/ 14.01.2015
Polis, Cumhuriyet gazetesinin dağıtıldığı kamyonlara matbaa çıkışında baskın düzenledi. Gazetenin bugünkü sayısında ek olarak Charlie Hebdo seçkisi yayınlandı.
Paris'te 12 kişinin öldüğü Charlie Hebdo saldırısı sonrasında Cumhuriyet gazetesi dergisinin ilk sayısından karikatürlere yer verdi. Gazeteye yönelik tepkileri önlemek amacıyla Cumhuriyet'in Şişli'de bulunan binası etrafında geniş güvenlik önlemi alındı. Polis, gazeteye yakın sokakları trafiğe kapatırken, bariyerler koyarak güvenlik önlemi aldı.
Cumhuriyet gazetesinin dağıtımı yapan Yay-Sat'a ait kamyonlarda matbadan çıkarken polis tarafından durduruldu. 40 dakika boyunca polislerce kontrol edilen gazete için, emniyet yetkilileri savcılığa bilgi verdi. Savcılık, Charlie Hebdo kapak karikatürünün seçkide yer almadığı bilgisi üzerine engeli kaldırdı. Polis, savcının izniyle kamyonların dağıtıma çıkmasına izin verdi.

http://www.odatv.com/n.php?n=cumhuriyet-dagitimina-polis-baskini-1401151200
[linked image]

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

https://www.youtube.com/watch?v=GjkxxynWQO0#t=25
TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!

*Narlıdere Kaymakamı'nın Yavuz Bingöl sevgisi: Berkin Elvan ismini sindiremedi… Narlıdere Belediye Meclisi'nin Yavuz Bingöl Sanat Sokağı'nın ismini Berkin Elvan Sokağı olarak değiştirme kararı İlçe Kaymakamı Ali Osman Canbaba imzasıyla veto edildi.*
Red. Haber.Sol.org/ 16 Ocak 2015

Narlıdere Belediye Meclisi Ocak ayı toplantısında Yavuz Bingöl isminin yer aldığı sokakta 2 AKP Meclis üyesinin ret oyuna karşılık 23 oyla isim değişikliği yapmıştı. Sokağın adını Berkin Elvan olarak değiştiren Belediye Meclisi'nin bu kararı Narlıdere Kaymakamlığı tarafından veto edildi. Kaymakam Ali Osman Canbaba, Yavuz Bingöl isminin siyasal gerekçelerle değiştirildiğini de belirtti.
MECLİS YENİDEN BERKİN ELVAN KARARI ALACAK
Berkin Elvan Sokak isminin Narlıdere Kaymakamı Ali Osman Canbaba tarafından veto edilmesinin ardından Narlıdere Belediye Meclisi CHP Grubu, CHP İlçe Başkanı ve Grup Başkanı Cafer Esen, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur ile birlikte olağanüstü toplandı. CHP Meclis Grubu yaptığı değerlendirme sonucunda Berkin Elvan isminin aynı sokağa verilmesi ve yeni bir meclis kararı alınarak Kaymakamlığa gönderilmesi konusunda oybirliği ile karar aldı. CHP İlçe Başkanı Cafer Esen ise İlçedeki sivil toplum örgütleri ile bir toplantı yaparak durumu değerlendireceğini açıkladı. Bu arada hukuk yollarına da başvurulacağı kaydedildi.
Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, CHP Grubu'nun aldığı kararın arkasında olduğunu ve aynı ismin verilmesi önerisinin önümüzdeki Meclis'e yeniden getirilerek oylanacağını belirtti, "Bizler kararımızın arkasındayız. Meclis üyelerimiz yaptığı toplantıda kararda ısrar etme konusunda oybirliği ile karar aldı" diye konuştu.
KAYMAKAMIN VETO YAZISI
Kaymakam Ali Osman Canbaba imzalı veto yazısında şu gerekçeler yer aldı:
“Berkin Elvan isminin İlçemizde bir alana verilmesi, Kaymakamlığımızca da uygun görülen bir işlemdir; fakat siyasal gerçeklerle Yavuz Bingöl Sanat Sokağının isminin değiştirilmesi yerine Berkin Elvan isminin yeni açılacak olan bit yere veya yeni yapılacak bir meydana verilmesi daha uygun olacaktır. Örneğin Beyaz Vadi yerine, Berkin Elvan Vadisi gibi. Bu kapsamda siyasal gerçeklerle isimler üzerinde rastgele oynanması yanlış olur, Belediye Meclisimizin isim seçerken kalıcı isimler seçmesi vatandaşın yer bulması açısından da önem arz etmekte olduğundan, ilgili Meclis Kararındaki isim değişikliği uygun görülmemiştir. Gereğini rica ederim.”
http://haber.sol.org.tr/turkiye/osym-tum-sinavlari-yeniden-inceleyecek-105451
[linked image]

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
[linked image]
7 TİP'linin katili serbest
http://www.odatv.com/n.php?n=7-tiplinin-katili-serbest-0402151200Red. OdaTV.com/ 4.02.2015

Ankara Bahçelievler’de 1978 yılında Türkiye İşçi Partisi(TİP) üyesi 7 kişiyi öldürmekten hüküm giyen Haluk Kırcı, akşam saatlerinde tahliye oldu.
Kırcı, cezaevinden tahliye olduktan sonra karıştığı suçtan dolayı 2011 yılında infazı yandığı için yeniden cezaevine girmişti. Eskişehir Özel Tip Cezaevi’nde bir süre cezasını çeken Kırcı, 3 yıl önce Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yatıyordu. 2012 yılında çıkan üçüncü yargı paketindeki maddelerden yararlanan Kırcı, 3 Şubat’ta H tipi cezaevinden Bursa Açık Cezaevi'ne nakledildi. Avukatlarının müracaatları sonucu Haluk Kırcı akşam saatlerinde tahliye edildi.
5 ÖĞRENCİYİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜ İTİRAF ETMİŞTİ
Daha önce Bahçelievler katliamı davasında ifadesi alınan Haluk Kırcı, 7 öğrenciden 5'ini kendisinin, 2'sini de Abdullah Çatlı'nın öldürdüğünü savunarak, "O günkü şartlar içinde inanmış bir militandım. İliklerime kadar inanmıştım. Yüz kişi de gelse öldürecektim" demişti.
ERDOĞAN'IN TALİMATIYLA TAHLİYE EDİLMİŞLERDİ
AKP, 2012 yılında hazırlanan 3. Yargı Paketi'ndeki düzenlemeyle 7 TİP'li öğrencinin katillerini tahliye etmişti. O dönemde düzenlemeyi kendisinin önerdiğini söyleyen AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “İçeride bir tane solcu kalmadı” yalanını yineleyerek, ülkücülerin “mağduriyetinin”giderilmesi için dönemin Başbakan'ı Erdoğan’ın talimat verdiğini söylemişti.
KATİLLER DEVLETTEN TAZMİNAT BİLE İSTEYECEKTİ
AKP düzenlemesi sonrasında TİP’ li 7 öğrencinin katilleri Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı tahliye edilmiş ve tahliye kararını veren Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin infaz hesabına göre 4 yıl fazladan yattığı, bu nedenle devletten tazminat isteyebilecekleri bildirmişti.
Odatv.com
http://www.odatv.com/n.php?n=7-tiplinin-katili-serbest-0402151200

Yorumlardan seçmeler:
Hukuk sistemimiz delik deşik oldu. Şunu serbest bırakacaz, şunu tutuklayacağız derken mantıkdan ve adaletten uzak bir hukuğumuz var artık. Vicdan insanı insan yapan en önemli şey fakat vicdanı olmayanlara ne demeliyiz bilmiyorum.
Göknar
Bunun böyle olacagi belliydi!!!! CHP bir kere daha kandirildi!! Tutsak milletvekilleri serbest kalacak sandilar, yanildilar!! Misafir Salur'a Odatv ye tepki göstermeden evvel Soner Yalcin'nin "reis" kitabini okumasini öneririm Son gelismeleri daha iyi anlar??? AKP ve MHP bir madalyonun ikiyüzüdür ve ipleri ABD, CIA elindedir...

kaktüs
Vicdansız adalet ülkeni yüzlerce aydınını,ögrencisini askerini icerde bosubosuna tutuyorsun anladık.Bari tahir cananı bırakın adamın torunları askere gidecek hala icerde yazıktır ayıptır edep yahuu!
[linked image]

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\


TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
[linked image]
*7 TİP'liyi öldüren katillerin tahliye talimatını Başbakan Erdoğan vermiş*
Red. OdaTV.com/ 12.07.2012
7 TİP’linin katillerinin serbest bırakılmasını sağlayan 3. Yargı Paketi’ndeki düzenlemeyi kendisinin önerdiğini söyleyen AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “İçeride bir tane solcu kalmadı” yalanını yineleyerek, ülkücülerin “mağduriyetinin” giderilmesi için başbakan Erdoğan’ın talimat verdiğini söyledi.
Ülkücülerin tahliyesiyle ilgili konuşan eski BBP Genel Başkan Yardımcısı ve AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ şunları söyledi:
"1980 öncesi Ülkü Ocakları’nda yöneticilik yaptım. Adanalı ve Osmanağaoğlu’nu tanımıyorum ama bugün tahliye olması beklenen Muhsin Kehya koğuş arkadaşımdı. 7 yıl yattığım Ankara Kapalı Cezaevi’nde tanışmıştım. Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu’nun kardeşleri, Kehya’nın ağabeyi benimle görüştü, eşitsizlik olduğunu söyledi. Bir yıldır bunun üzerinde çalışıyordum. Hazırladıktan sonra Bülent Arınç’la görüştük, AK Parti hukukçuları bu konuda çalıştıktan sonra konu Başbakan’a arz edildi. Başbakan ‘Burada bir mağduriyet var mı? ’ diye sordu. ‘Var’ denince mağduriyetin giderilmesi talimatı verdi. Önerge komisyona AK Parti önergesi olarak geldi, daha sonra MHP destekledi”
İçeride bir tane solcu kalmadı yalanını yineledi
“1980 öncesi suç işleyenler 1991’de infaz yasası değiştiği için çıktı. Solcular çıktı ama bu insanlar çıkamadı. İçeride bir tane solcu kalmadı. ‘Solculara uyguladılarsa sağcılarada uygulayın’ dedim. Eşitliği sağladım. Solcular çıktı ama Haluk Kırcı 21 yıl yattı, niye yatsın ki?” diyen Özdağ, AKP kurmayları tarafından sürekli dile getirilen “içeride bir tek solcu kalmadı” yalanını yineledi.
TDKP üyesi olmaktan hüküm giyen Tahir Canan son 33 yılının 31 yılını cezaevinde geçiren bir sosyalist. Ülkücü Caner Erdinç ise 1991’deki infaz yasasından yararlanan isimlerden birisi. Bu iki örnek hem "içeride tek bir solcu kalmadı" tezini, hem de "solcular çıktı ama ülkücüler çıkamadı" tezini yalanlar nitelikte.
Bomba atan solcular mıydı?
Sözlerine “Bunlar adam öldürdü ama ceza kanununa göre 10 yıl yatmaları lazım. 1974’te bomba atanın, banka soyanın 5 yıl yatıp çıkması ne kadar doğruysa, bunların da 10 yıl yatıp çıkmaları o kadar doğru" diye devam eden Özdağ solcuları bomba atmak, banka soymakla itham etmiş oldu.
Oysa Maraş'ta sinemaya bomba koyarak katliamın fitilini ateşleyen ve bunu bahane ederek çok sayıda insanı katleden, İstanbul Üniversitesi Merkez Binası’ndan toplu halde çıkan solcu öğrencilerin üzerine bomba atarak Beyazıt Katliamı'na imza atan ülkücü faşistlerdi.
Katiller devletten tazminat isteyecek!
TİP’ li 7 öğrencinin katilleri Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı’nın, tahliye kararını veren Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin infaz hesabına göre 4 yıl fazladan yattığı, bu nedenle devletten tazminat isteyebilecekleri bildirildi. “Müvekkillerimiz istirahatte” diyen avukatlar, “Henüz bu konuyu görüşemedik. Dava açıp açmayacağımıza görüşünce karar vereceğiz” dedi. (Sol.org)
Odatv.com

http://www.odatv.com/n.php?n=katillerin-tahliye-talimatini-basbakan-erdogan-vermis-1207121200

Yorumlardan seçmeler:
ahmet cinar
Mhp liler tuzaga dü$mesin,kendilerini kullandırtmasinlar tayyibana,tayyiban secim yatirimi yapiyor,dü$meyin bu adamin tuzagina,Abd bile bunun ipini cekti artik amaci sizlerin oylarinizi calmak,sizlerin oylariniza göz diktiler artik sabun gibi eridiklerini kendileride farkindalar,Numan efendiye teklif getirmelerinin sebebide budur,onlarida tuzaga dü$ürüp kullanmak,o kesiminde oylarini toplamak.Bunlar bir erken secimin habercisidir,dü$meyin bu ückagitcilarin,i$portacilarin tuzagina!!!Anlamiyorsunuz artik bitti bunloar,bitti,yarin kacacak delik arayacaklar,hic olmadi sizler sürüklenmeyin bu düzanbazlarin pe$lerine,gider ayak sizleride alip götürmesinler!!!

tuche
bizim ülkemiz: fakirin süründügü, zenginin zulmünün sürdügü bir ülke.. eger akp iktidarı en kısa sürede devrilmezse tüm aydın insanlar ya mezarda ya hapiste olacak. ve akp iktidarının yandaşları her zaman dışarıda kol gezecek.

K.V.: Şu linkteki habere yaptığım yorumda;"ülküocakları üzerinden MHP'ye gül mü dağıtıyorlar acaba?"diye yazmıştım.Yanılmamışım...Yukarıdaki itiraf zaten aslında 3.yargı paketinin ne amaçla çıkarıldığını da gözler önüne seriyor.Kişilere özel yasal düzenlemeler ama sadece sağcılara, dincilere yönelik...Başbakan da mağduriyet var mı diye sormuş!Başbakan'ın mağduriyet anlayışı sadece belirli bir kesim söz konusuysa geçerli.Zaten işi gücü duruma göre,kişye göre yasa çıkartılmasını sağlamak. Başbakan değil de başka bir tanım bulmanın vakti geldi de geçiyor bile...


V.C. Ben yaptım Oldu
HUKUK devletinde kimsenin mahkumları tahliye etme hakkı olamaz. Bu da ayrı bir suçtur. Yüksek yargı göz yumucu bir özellikte görev yapamaz


mahsun
Hiç şaşırmadım. Hizbullahçıların tahliyesine kim talimat vermişse bu katillere de aynı kişinin talimat vermesi bir tesadüf değil. Bahçeli'nin ve MHP'nin gönlünü alıyor. Ne de olsa koltuk değneği, gerekli durumlarda lazım oluyor.

horasan eri
Sol orgut saniklari tum eylemleri icin tek bir hukumle hemen davalari bitirilip mahkum edilirken ulkuculerin her eylem icin ayri ayri yargilanmalarinin MHP davasini uzatip zamanasimina sokma amaci tasidigini hatirliyorum. Ancak uzerinden uzun zaman gectigi icin tam emin degilim. Yorumcular ya da Oda tv bu konuda aydinlatici bir aciklama yaparlarsa sevinirim. Bu dogruysa, bir zamanlar Mhp yoneticilerinin lehine isleyen bir uygulamanin daha sonra aleyhlerine islemesi gibi bir durum sozkonusu demektir. Ayrica A.Turkes ve diger yoneticilerin davalarinin beraatle sonuclanmadigini, zamanasimindan dolayi dustugunu hatirliyorum. Bu konu da aydinlatilirsa sevinirim.

cemtub
12 Eylül rejiminin ipe çekip canlarını aldığı kişileri Meclis kürsüsünde anlatıp gözyaşı döken, diğer taraftan da çetelerle savaştığı iddiasında bulunan Başbakan Erdoğan’ın vicdanında, acaba derin çete tarafından '' 8 Ekim 1978 Pazar günü Ankara Bahçelievler semtinde bir öğrenci evinde katledilen 7 TİP'li öğrenci katillerin serbest bırakılması için söyleyecek söz var mı? Katillerin serbest kalmasını içine sindirebiliyor mu? Adında ‘adalet’ bulunan parti; katillere yolu açarken, sadece ailelerin değil, toplumun vicdanını da kanattı...
[linked image]
https://www.youtube.com/watch?v=_l3fWVwmx_c#t=73

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
https://www.youtube.com/watch?v=CDnFyRb5_NA
*Komünist Partili Kadınlar: “Özgecan’ın katili AKP düzeni…”*
Mersin'de öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan için bir açıklama da Komünist Partili Kadınlar'dan geldi.
Red. Haber.Sol.org/ 14 Şubat 2015

Komünist Partili Kadınlar tarafından yapılan açıklamada, Özgecan’ın katilinin AKP düzeni olduğuna vurgu yapılırken, "Dün Özgecan’ın ölüsü bulundu. Ya yüreğimizdeki ağırlığa bir taş daha ekleyeceğiz, ya da bu karanlığı yırtacak bu düzeni yıkacağız" denildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
Özgecan’ın katili AKP düzeni…
ÖZGECAN ASLAN’IN HESABINI SORACAĞIZ!
Bir kadın cinayeti daha... Bıçaklanarak öldürülüyor ve ardından yakılıyor. Özgecan Aslan, Tarsus’da üniversite öğrencisi bir genç kadın, henüz 20 yaşında…
İnsani hiçbir sıfat ile nitelenemeyecek bu vahşetin failleri henüz ayrıntılar netleşmese de tespit edilmiş. Fakat katillerin yakalanması vicdanımızı rahatlatmadı, rahatlatmayacak.
Anaakım medyada ‘yetkililerin’ açıklamalarını okumaya başladık bile… Olayı kriminalize ederek vakayi adiye sunumu ile ‘katilleri yakaladık’ açıklamaları yapılmaya başlandı. Zaten kzlı-erkekli aynı evlerde, yurtlarda kalan, zaten ‘uygun bir kısmet bulup evlenmesi gerekirken nedense okuyan’ ve illa ki hep sorun çıkaran üniversite öğrencilerinin –hele ki kadınsa- ‘tek başına(!), o saatte (!), orada (!) ne işi olduğu’nu pişkin pişkin ima eden açıklamaların da eli kulağındadır.
Milliyet, Özgecan Aslan'ın katillerini mi aklıyor?
Özgecan’ın katli 3. sayfa haberi değildir. Özgecan’ın katlinin ardında AKP karanlığı vardır. AKP’nin kadın düşmanlığını, kadınlara yönelik suçlarını iyi biliyoruz. AKP gericiliğini ve bu gericilik meşruluk kazandıkça kadını sadece bir ‘et parçası’ olarak algılayan kültürü reddediyoruz. AKP, anasının diz kapağından tahrik olduğu için kadınları eve hapsetmeye çalışan yobazların sapkın ahlakıdır.
Biliyoruz ki AKP her ‘kadın-erkek eşit değildir’ dediğinde, bekar erkekler için cinsellik ödeneği isteyecek kadar yüzsüzleştiğinde, diyanet işleri ‘nişanlı çiftlerin’ nerede nasıl gezeceğini fetva konusu ettiğinde kadınları mahkum etmeye çalıştıkları karanlık büyüyor; kadının fıtratı şiddet, taciz, tecavüz ve ölüm anlamına geliyor.
Biz kadınlar bu düzende ya nefret ya korkuyla yaşamaya mahkum ediliyoruz. Biz kadınlar ya kayıp ya ölüm ilanlarında yer alıyoruz. Biz kadınlar sadece ‘kır dizini otur evinde’ diye elimize verilen evlilik cüzdanlarında, doğuracağımız çocuk sayısı ile tanımlanıyoruz. AKP kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın katliamlarının hamisidir, sorumlusudur.
Dün Özgecan’ın ölüsü bulundu. Ya yüreğimizdeki ağırlığa bir taş daha ekleyeceğiz, ya da bu karanlığı yırtacak bu düzeni yıkacağız.
Emeğimiz ve bedenimizle kadınız.
AKP iktidarını yıkmak için en fazla sebebi olanlarız.
Özgecan, güzel kızkardeşimiz, HESABINI SORACAĞIZ!
Özgecan Aslan’ın ailesine sabır, tüm kızkardeşlerimize başsağlığı diliyoruz.
KOMÜNİST PARTİLİ KADINLAR
İmam 'çekilin' dedi, kadınlar geri durmadı: Özgecan Aslan'ın cenazesini kadınlar taşıdı...

http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunist-partili-kadinlar-ozgecanin-katili-akp-duzeni-107727
Yorumlardan seçmeler:
Naciye TÜRKMEN diyor ki: *İslamcı kadın örgütleri, kadın cinayetleri karşısında her zamanki gibi sinsi bir sessizlik içindeler. Bir anlamda Yahudilikten çalıntı dinlerinin anti-hümanist niteliğini açığa vurmuş oluyorlar... Ayrıca, elbette ki, bazı hayvanlar bile dinci şeriatçı sadistlerden çok daha fazla duyarlılar; böyle günlerde kanıtlanmış oluyor.*

http://lh4.googleusercontent.com/-hMxGUm6cs10/VN-Ji70BldI/AAAAAAAASmk/VPfsJ133xVM/s426/14%2B02%2B2015%2B-%2B1

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*ÖZGECAN'ın katilleri ülkücü faşistler*
Mersin'de 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi ALTINDÖKEN'in sosyal medyaya yayılan fotoğrafları, katilin siyasi kimliğini ele veriyor.
Red. Haber.Sol.org/ 14 Şubat 2015
Jandarmadaki ifadesinde tüm suçunu itiraf eden Özgecan'ın katil zanlısı Suphi ALTINDÖKEN'in sosyal medyaya yayılan fotoğrafları, katilin ülkücü olduğunu gösteriyor. Birçok karede MHP'lilerin sembolü olan kurt işaretini yaparken görülen ALTINDÖKEN bir fotoğrafta da silahla görülüyor.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/ozgecanin-katili-ulkucu-107744

Yorumlardan seçmeler:
Naciye TÜRKMEN diyor ki: *İslamcı kadın örgütleri, kadın cinayetleri karşısında her zamanki gibi sinsi bir sessizlik içindeler. Bir anlamda Yahudilikten çalıntı dinlerinin anti-hümanist niteliğini açığa vurmuş oluyorlar... Ayrıca, elbette ki, bazı hayvanlar bile dinci şeriatçı sadistlerden çok daha fazla duyarlılar; böyle günlerde kanıtlanmış oluyor.*

DunyaveGercekler com açıklıyor: *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
https://www.youtube.com/watch?v=PSDKlLr8ySI#t=81
*AKP diktası, faşizmin tırmanmasına yol açıyor; Erzurum’da “kendine ülkücü diyen katil ruhlular çetesi” insan düşmanları kudurdular: Erzurum'da Kürt mahallesine saldırı*
Erzurum'da Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahalleye 300 kişilik ülkücü grubu saldırdı. Saldırıda 1'i ağır 5 kişi yaralandı.
Red. Haber.Sol.org/ 22.2.2015
Erzurum'un Yakutiye ilçesinde bulunan ve Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Mahallebaşı Semtine yaklaşık 300 kişilik bir ülkücü grup baskın düzenledi. DİHA'nın haberine göre, ellerinde bıçak ve satırlarla mahalleye gelen ülkücüler tekbir getirerek mahallede bulunan ev ve işyerlerinin camlarını kırdı.
Ülkücülerin saldırısında 5 kişi çeşitli yerlerinden aldığı darbelerle yaralanırken, soy ismi öğrenilemeyen Şenol adlı bir esnafın ise, gözüne aldığı bıçak darbesi ile ağır yaralandığı öğrenildi. Yaralılar, Palandöken Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken mahalleli ve ülkücüler arasındaki gerginlik ise devam ediyor.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/erzurumda-kurt-mahallesine-saldiri-108404

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
Gerçek Alparslan Türkeş, CIA ajanı bir Kripto Yahudiydi ...
[linked image]
www.dailymotion.com/embed/video/xz2f4d
http://www.dailymotion.com/video/xz2f4d_gercek-alparslan-turkes-cia-ajani-bir-kripto-yahudiydi_news

(Video) Gerçek Alparslan Türkeş, CIA ajanı bir Kripto Yahudiydi. - See more at:http://gercekalparslanturkes.blogspot.com.tr/#sthash.N56LPp27.dpuf

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
https://www.youtube.com/watch?v=zPJpBp-FL6s#t=17
Erzurum Valisi: “Dua et Allah oğlunu sana bağışladı!”
Erzurum'da, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Mahallebaşı semtini basan ülkücülerin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralanan Hasan Emrecik'in babası ile görüşen Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak'ın, "Olur böyle şeyler. Dua et Allah oğlunu sana bağışladı." dediği ileri sürüldü.
Red. Haber.Sol.org/ 23.2.2015

Erzurum'un Yakutiye ilçesi Mahallebaşı semtine polis eşliğinde giren yaklaşık 300 kişilik ülkücü grubun saldırısı sonucu yaralanan 5 kişi arasında bulunan ve durumu ağır olan Mehmet Sıdık Şenol, Palandöken Devlet Hastanesi'nde, Hasan Emrecik ise Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tutuluyor. Dünden beri yoğun bakım ünitesinde olan yaralıların durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
DİHA'nın haberine göre Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bir ziyaret gerçekleştiren Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak'ın, ağır yaralı Emrecik'in babası İlhami Emrecik'e, "Olur böyle şeyler. Dua et Allah oğlunu sana bağışladı" dediği ileri sürüldü.
[linked image]

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

https://www.youtube.com/watch?v=aTxK4RkUs5k
TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!

*‘Türk milliyetçiliği olmasaydı da Ermeni Soykırımı yapılabilirdi’*
Emre Can Dağlıoğlu 23.1.2015

Türkiye’de kısa bir geçmişi olmasına rağmen, Ermeni Soykırımı üzerine yapılan çalışmaların kabuk değiştirdiği gözleniyor. Ermenice bilen, soykırımı yerel düzlemde ele alan ve farklı bir tarih okuması yapan bir sosyal bilimci kuşağı yetişiyor. Hâlihazırda Berlin’de Zentrum Moderner Orient’te (Modern Doğu Merkezi) doktora sonrası çalışmalarını sürdüren antropolog Yektan Türkyılmaz, bu kuşağın önemli bir ismi. Doktora tezini Van’daki soykırım süreci üzerine yazan Türkyılmaz’la, Tarih Vakfı’nda yaptığı ‘Ermeni Soykırımı’na ‘Giden Yolu’ Yeniden Düşünmek: Temmuz 1913 - Ağustos 1914’ başlıklı sunumu üzerine konuştuk.
Soykırıma giden yolun belirleyici etmenlerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Öncelikle şunu söyleyeyim, soykırımlar çok karmaşık olaylardır. Tek bir nedene bağlanamaz. İşte, şu nedenle oldu demek, çok zordur. Mesela, ABD’de Clinton yönetimi döneminde, muhtemel bir soykırımın yaşanıp yaşanmayacağını öngörmek için milyonlarca dolar harcanan bir proje yapıldı. Önde gelen siyaset bilimciler ve sosyologlar da bu işin içindeydi ve bu projenin esas sorusu şuydu: “Olması muhtemel soykırımlar için erken uyarı sistemi kurulabilir mi?” En sonunda geliştirilen modelin, daha önce olmuş olan soykırımların yüzde 74’ünü açıklayabildiği görüldü. Yine de, bu modeli geliştirenlere göre bile, daha önce yaşanmış olan bir soykırımla her şeyin aynı şekilde geliştiği başka bir vakada soykırım yaşanmayabiliyor. Elbette ki, Ermeni Soykırımı’nın da arka plan koşulları vardır ve bunun içine, insanların dinler üzerinden tanımlandığı millet sistemi bile girebilir. Dolayısıyla, bence Ermeni Soykırımı’nı oluşturan etmenlere zemin sağlayan I. Dünya Savaşı da bu arka plana girer. Fakat ben bu konuda en çok ‘kolektif siyasi aktörler’in altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü soykırım, soykırım yapanların isteğiyle olur. Bu kadar basittir aslında. Canları öyle istedi demek istemiyorum. Elbette ki, birçok etmenin bir araya gelmesi gerekiyordu ve birçok şey bir araya gelmişti. Ancak bu tür etmenlerin bir araya geldiği başka bir vakada soykırım olmayabilir. Ermeni meselesinin de bir ansiklopedide iki sayfa olarak yer almasıyla sayfalarca yer alması arasındaki farkı sağlayan da, kolektif siyasi iradenin varlığıdır.
Bu iradeyi mümkün kılan nedir?
Bu iradenin varlığını mümkün kılan şey, I. Dünya Savaşı’dır. Savaş, siyasi iradeyi ortaya koyan aktörlerin savaştan önceki pozisyonlarını devam ettirmeyip yeni pozisyonlar geliştirmelerine neden oldu. Zaten Ermeni Soykırımı, bu yüzden öngörülemez ve önceden tahmin edilemez bir şeydir.
İttihat Terakki ile Taşnaklar arasında süren reform tartışmaları veya Balkan Savaşları’ndan sonra yükseldiği söylenen Türk milliyetçiliğinin etkisi nedir?
Reform tartışmaları, elbette ki çok çok etkili. Milliyetçiliğin etkisini de tartışmıyorum. Ancak benim söylediğim şey, bunların etkisiyle çizgisel anlamda yükselen bir gerilimin soykırıma yol açmadığı. Belirli bir kırılma anından sonra, bu gelişmeler geriye doğru okunarak bu patlamanın kaynağı olarak belirlendi. Siyasi aktörlerin 1913 Aralıkı’nda veya 1914 Martı’nda reformla ilgili neler düşündükleri değildi esas mesele. Çünkü reform müzakerelerinin yapıldığı masadan tüm kesimler, bir şeyler bırakarak ama bir şeyler de alarak kalktılar. Osmanlı’nın savaşa girdiği Kasım 1914 ile Ocak 1915 arasındaki dönemde, siyasi aktörler tarafından tüm bu geçmiş yeniden değerlendirildi. Biz, tarih yazarken, bunlar olduğu için bu aktör bunları yaptı şeklinde okuyoruz. İşte orada bir sıkıntı var.
Tüm bu etmenlere bugünden bakıp mı değer atfediyoruz, yoksa dönemin aktörleri de bu etmenlere değer atfediyorlar mı?
Onlar da atfediyorlar tabii ki. Ancak tek değer atfetmiyorlar. Fakat o dönemde tüm bu etmenler tartışmanın parçasıyken de, başka senaryo olasılıkları vardı. Başından “Ermeniler başka bir oyun oynuyorlar” diye düşünenler de var, ancak mesela Nisan 1914’te Bitlis’teki Kürt isyanından sonra, Ermeniler için reform şart diyen İttihatçılar da var. Tabii bu noktada söylemsel bir mücadele de var. Reform, o dönemde herkesin istediği ve dillendirdiği bir anahtar kelime. Mesele, bunun altının nasıl doldurulacağı. Bir Osmanlı reformu mu olacak, Ermenistan reformu mu, yoksa Doğu reformu mu? Bunun üzerinden bir rekabet de var. Demek istediğim şey, bir kırılma noktasından sonra, katlanılabilir gördükleri bir şeyi, yaşamsal sorun olarak görmeye başladıkları.
Kasım 1914’e kadar gelen sürece baktığımızda, Ermeniler ile Türkler arasındaki ilişkide ne görüyoruz? II. Abdülhamid döneminde başlayan şiddet dalgasının 1915’te nihai çözümle son bulması olarak mı okumamız gerekiyor?
En olmayan şey bu aslında. Soykırımı böyle yorumlamak, tam da nedensellik arayışı içinde olmak demek. Yani bir soykırım tarihçisi olarak, yaşanan süreci bilerek, bu gerilimin nasıl olduğuna baktığınızda, ‘Gerilimi düşürme şansı olan şeyler neydi?’ diye bakmanız gerekir. Çünkü soykırımlar kaçınılmaz olaylar değildir. Milliyetçilikler veya ideolojiler soykırım yapmaz, soykırımı insanlar yapar. Bunu yapan insanlar da kanlı canlı, gerçek insanlardır. Bu yüzden, tüm soykırımlar gibi Ermeni Soykırımı da öngörülemezdi. Ermeni Soykırımı’nı nevi şahsına münhasır yapan özellik de tam da bu noktadır. Çünkü Ermeni Soykırımı, en beklenmedik anın arkasından geldi. Yani buradaki soykırıma giden gerilim aşamalı olmadı, aksine bir anda patladı. Bu demek değil ki, bu patlamanın öncesi bir kenara bırakılmalıdır, aksine, çok daha detaylı olarak çalışılmalı. Örneğin, 1894-6 Katliamları, hiçbir şeyi göstermese, Ermenilerin ‘kırılabildiğini’ gösterdi veya milliyetçi söylem, Ermeni’nin kim olduğunu tanımladı en azından. Aynı şekilde, reform tartışmaları, Ermenilerin beşinci kol olarak nitelenebileceğini gösterdi. Ama bu soykırımın sebebi milliyetçilik değil, hatta bu soykırımın Türk milliyetçiliğini kurduğu veya temelini attığı bile söylenebilir. Bu yüzden, Ermeni Soykırımı’nı anlamak için, tüm bu süreci mikroskop altına almamız gerekiyor.
Ermeni Soykırımı, neden hiç beklenmedik bir andan sonra gerçekleşti?
Bunu ben söylemiyorum sadece, dönemin ileri gelen Ermenilerinin hepsi söylüyor. Dönemin Ermenilerinin iyimserliğini de ben icat etmedim, bunu söyleyen birçok Ermeni tarihçi var zaten. Bu iyimserliği şimdiye kadar sorunsallaştırmamak ayrı bir mesele. Bunu sorunsallaştırmayınca, geriye kalan tek şey, böyle bir felaketin gelişini beklemeyen insanlara naif demek oluyor. Hâlbuki Taşnakların önde gelen liderlerinden ve tarihçisi Simon Vratsyan, savaş patlak verdikten sonra bile “Ermeniler için muhteşem bir ufuk yükseliyor diye düşünüyorduk” diye yazıyor. Bunu yazdıktan hemen sonra, başka tarihçiler “Osmanlı Ermenileri uçurumun kenarındaydı” diyorsa, yani meselenin aktörü bunu öyle görmüyorken, tarihçi öyle görüyorsa, bunun iki sebebi olabilir. Bir, olayın aktörleri gerçekten naiftiler. İki, Ermeniler çok büyük bir komployla karşı karşıyaydılar. Çok büyük bir komployla karşı karşıya olmadıklarını artık biliyoruz. Yani Ermeni Soykırımı, bazılarının sandığı gibi uzun süredir planlanan bir proje değil. Naif demek de açıkçası haksızlık olur. O zaman, bize tek bir ihtimal kalıyor; bu durumu açıklamak.
Bu durum, tüm Ermeniler için mi beklenmedik?
Patrikhane için beklenmedik değil. Patrikhane, zaten 1909 Adana Katliamı’nın ardından “İttihatçılar bize bir oyun oynayacaklar” diye düşünüyor. Fakat tarihin Patrikhane’yi haklı çıkarması, onların süreci doğru okuduğu anlamına gelmiyor. Sosyalist Hınçaklar, neredeyse 1908’den beri, “Tamam, Meşrutiyet iyidir ama İttihatçılardan müttefik olmaz” diye bakıyorlar. Liberal Ramgavar Partisi, “Ben kendi devrimcimden bile hoşlanmıyorum, Osmanlı devrimcisine hiç bulaşmam” diyor. Geriye tek bir aktör kalıyor: Taşnaktsutyun. Taşnakların çoğunluğu açısından ise soykırım beklenmedik bir şey. Bu ileri gelenlerin yazdıklarına baktığınızda, özellikle Eylül 1914’te böyle bir şey olacağı akıllarına bile gelmiyor. Bunu gösteren bir ipucu da, aynı zamanda Ermeni Soykırımı’na karşı örgütlü Ermeniler arasında çok az direniş olması. Bu kadar az direniş olması, gerçekten çok ilginç. Soykırıma karşı fiziki direnişin olduğu yerlere baktığımızda da Taşnaklar dışındaki aktörleri görüyoruz. Mesela Şebinkarahisar’da direnişi örgütleyen Hınçaklardır. Taşnakların en ağırlıklı olduğu yer olan Van’daki direnişte de en önde Ramgavarlar vardı. Taşnaklar daha örgütlü ve hazırlıklı bir biçimde direnmiş olsalardı bile bunun sonucu etkileyip etkilemeyeceğini bilmiyoruz ama Taşnaklar arasında yine de böyle bir çaba olmadığı anlaşılıyor. Çünkü hiç beklemiyorlar ve âdeta paralize oluyorlar.
Neden Taşnakların iyimserliği, diğer kesimlerin kötümserliğinden daha önemli?
1908-1914 arasındaki dönem, Taşnaktsutyun’un Osmanlı Ermenilerinin temsiliyet yetkisini kazandığı bir zaman dilimi. Bu dönemi, Krikor Zohrab, “Patrikhane’nin koridorları boş kaldı” diye anlatıyor. Bir bakıma, 1908’de Ermeniler için iki devrim oldu diyebiliriz. Birincisi, bildiğimiz II. Meşrutiyet Devrimi. İkincisi ise Ermeni toplumu içinde yaşanan devrim. Bu devrimle, Ermeni toplumunun karar merkezi, hızlı bir şekilde Patrikhane’nin bulunduğu Kumkapı’dan seküler Ermenilerin yoğunlaştığı Pera’ya taşındı. Yine Pera’nın altını çizmek istiyorum, çünkü devrimci örgütlerin gazete binaları Beyoğlu’ndaydı. Bu devrimle, Osmanlı Ermenilerinin temsiliyet ve muhatap alınma yetisi Taşnakların eline geçti. Taşnaklar, Ermeni toplumunun tüm kurumlarına sirayet etti ve İttihatçılar, bunu özellikle desteklediler. Van gibi yerlerde Taşnakların silahlanması destekleniyor ve bu dönemde, Taşnakların Taşnak olmayan Ermenileri öldürmeleri bile neredeyse serbest.
Bahsettiğiniz kırılma noktasının yaşanmasına savaş mı sebep oluyor, yoksa savaş buna zemin mi sağlıyor?
Savaşın kendisi soykırımcı değildir elbette. Savaş, soykırıma zemin hazırlıyor. Savaş, dönemin siyasi aktörlerine yepyeni pozisyonlar sağlama kabiliyeti veriyor. Savaş, aktörlerin, yani İttihatçılar ile Taşnakların gözündeki muhtemel senaryoları çoğaltıyor. Burada aktörlerin sorumluluğu devreye giriyor. İttihatçılar, bu sorumluluğu alarak, yani panikle ve korkuyla değil; başka şeyler yapabilecekken, Ermenilere soykırım uyguladılar.
Yeni pozisyonlar derken neyi kastediyorsunuz?
Savaş öncesi duruma bakınca, günü bir şekilde kurtarmayı hedefleyen bir politika görüyoruz. Savaşla beraber ise, İttihatçılar, her şeyi yeniden gözden geçirme imkânı buldular. Taşnaklar içinse öncelikle şunu söyleyeyim: Taşnakların siyaset yaparken her zaman önce Ermeni toplumunun esenliğini düşündükleri zannından vazgeçmeliyiz. Onların da kendi örgütsel çıkarları çok önemliydi. Meseleyi, ideolojiler üzerinden okuduğumuzda zaten şöyle bir sorun oluyor, Taşnaklar ile Hınçaklar arasında ideolojik olarak da pek bir fark yok. Fark ve dolayısıyla rekabet, sadece örgütsel çıkar üzerinden yürüyor. Ayrıca tek bir Taşnaktsutyun’dan da bahsedemiyoruz. İçlerinde, rolleri çalınan bir grup da var. Erzurum’a baktığınızda, savaş çıktığında, “Biz bu durumu hasarsız biçimde atlatalım” diye bakanlar da var ve onlar çoğunlukta. Tarihte, bir Osmanlı-Rus Savaşı olduğunda, her zaman faturanın Ermenilere çıktığını biliyorlar. Bu anlamda, Osmanlı’daki Taşnakların ağırlıklı bir kısmı, zaten Osmanlı savaşa bulaşmasın istiyor. Ancak bir de ‘iyimserler’ var. Balkan Savaşları’nı zar zor atlatmış bir yönetimin gidici olduğunu düşünüyorlar. Olaya ‘iyimser’ bakanların başında da Armen Garo geliyor. Zaten felakete giden yolun taşlarını döşeyenler de her gruptan ‘iyimserler’. Özellikle felakete yol açan ise iyimserlikle fırsatçılığın bir araya gelmesi. Taşnakların bu yönde politika belirleme sürecinde, Fransa, Cenevre ve Tiflis’teki grupları da hesaba katmak gerekir. Sonunda, eğer Rusların savaş planının bir parçası olunursa, her şeyin çok güzel olacağı kararı çıkıyor. Buna rağmen, her yerdeki gruplardan bu karara çok ciddi itirazlar geliyor. Zaten Haziran 1914’te Taşnakların dergisindeki başyazı, “Siz halen Ruslardan bir şey mi bekliyorsunuz?” minvalinde. Savaş, işte böyle bir pozisyon değişikliğine zemin sağlıyor.
Bu, soykırımın neden yapıldığını açıklar mı?
Hayır, açıklamaz. Bu, iki örgüt arasındaki işbirliğinin nasıl bir felakete sebep olarak çöktüğünü açıklar yalnızca. İttihat ve Terakki ile Taşnaklar arasındaki işbirliği öyle ki, İttihat Terakki’yi Taşnaktsutyun olmadan düşünemezsiniz, tersi de doğru. Bu ittifak, 1909 Adana Katliamı’ndan sonra bile, bırakın zayıflamayı, daha da güçlendi. Taşnaklar, İttihatçılara karşı olan diğer Ermeni gruplarını, açıkça Adana Katliamı öncesinde provokasyon yapmakla bile suçladı. Taşnaklar, her zaman 1908 Devrimi için “Bu devrimi biz yaptık” diyorlar. 1912 seçimlerinde bu işbirliği, İttihatçıların zayıflamasıyla zarar görüyor, fakat yine de taşradaki işbirliği, bu büyük siyasetten pek etkilenmiyor. Van’ı 1914’ün yazına kadar birlikte yönetiyorlar diyebilirim. Bu işbirliği süreci, Ağustos 1914’te bile geçerli. O tarihte, Erzurum’da yapılan Taşnak Kongresi’nde, İttihatçıların da halen Taşnaklar üzerinden Ermenilerle işbirliğinin mümkün olduğunu varsaydıklarını ve bunu istediklerini düşünüyorum. En azından ellerinde bir haritayla geliyorlar o kongreye. Ayrıca, Ağustos 1914’le ilgili kısa bir spekülasyon yapacak olursam, o tarihte, “Şu gruplardan hangisi, önümüzdeki bir yıl içerisinde topluca öldürülecek?” diye sorulsa ve Rumlar, Kürtler ve Ermeniler sıralansaydı, ezici çoğunluk, Rumlar şıkkını seçerdi. İkinci sırada da büyük ihtimalle Ermeniler değil, Kürtler gelirdi. O tarihte, Doğu Anadolu’daki soruna dair İttihatçıların kafasını daha fazla karıştıran Kürtler aslında. Bu yüzden, kurumlar arasındaki ilişkiye bakmamız gerekiyor. Zaten soykırımın neden yapıldığını, ancak soykırımcıların kendisi açıklar.
İttihatçılar, basit bir şekilde Ermenileri ölüme yollamıyor; daha düne kadar birlikte rakı içtikleri, tavla oynadıkları, hayatlarını kurtaran ve yakın arkadaş oldukları Taşnak partili insanları öldürme kararı alıyorlar. Tüm soykırımcılar gibi gerçeklikle bağlarının koptuğu bir nokta var ki, işte o noktayı bulmamız gerekiyor.
Neden böyle bir karar veriyorlar?
Ekim-Kasım 1914’te artık böyle bir karar, İttihatçıların kafasında şekillenmeye başlıyor. Örneğin, seferberliğin ilan edildiği 3 Ağustos’tan sonra Van’daki Taşnak ileri gelenleri, davul-zurna eşliğinde Osmanlı ordusuna asker toplamaya çalışıyor ama Ekim’de İttihatçı Ömer Naci, bir Taşnak’ın evinde aynı kişilere parmak sallamaya başlıyor ve aynen şunları söylüyor: “İtilaf devletlerine karşı savaşa gireceğiz. Ermeniler Rusları desteklerse onları acımasızca, pişmanlık duymadan, sonuçlarını düşünmeden katledeceğiz. Hatta şu an şampanyasını içtiğimiz ev sahibimizi bile öldüreceğiz.” Yani, Ekim – Kasım 1914’ten sonra, artık Balkan Savaşları, reform görüşmeleri ve 1908’de özenilen Ermeni devrimciliği geriye dönük olarak bambaşka bir şekilde okunmaya başlıyor. Bu kırılma noktasından sonra, tarihsel süreç büyük önem kazanıyor. Bu noktada, örgütsel kopuşun yanı sıra psikolojik faktörlere de bakmamız gerekiyor. Çünkü İttihatçılar, basit bir şekilde Ermenileri ölüme yollamıyor; daha düne kadar birlikte rakı içtikleri, tavla oynadıkları, hayatlarını kurtaran ve yakın arkadaş oldukları insanları öldürme kararı alıyorlar. Tüm soykırımcılar gibi gerçeklikle bağlarının koptuğu bir nokta var ki, işte o noktayı bulmamız gerekiyor. Ermenilerin nasıl iç düşmana dönüştürüldüğüne bakmamız gerekiyor.
İttihatçıların bu derece ittifak yaptığı bir kurumun yok edilmesinden ne gibi çıkarı var?
İhanete uğradıklarını düşünüyorlar. İttihatçılar, Taşnaklar içinde de çok çeşitli olan, Ermeniler genelinde ise yüzlerce olan siyasi pozisyonlar arasından bir tanesini seçiyor ve olup biteni ‘arkadan hançerleme’ olarak tanımlıyorlar. Neden bir tek tavra odaklandıklarını bilmek için, onların kafasının içine girmemiz gerekir. Soykırımcıdan son derece rasyonel bir mantık silsilesi beklememek gerekir zaten. “Bizi arkadan hançerlediler” gerekçesinden yola çıkarak, faturayı da süreçle ilgisi olmayan Ermeni ahalinin tümüne çıkarıyorlar.
Taşnakları bastırmak yerine kitlesel imha fikri neden ortaya çıkıyor?
Özellikle katletmek gibi bir dertleri yok bence. Esas amaç, faturası ne olursa olsun Ermenilerden kurtulmak. Buradan kasıt veya ölüm emri yok gibi bir şey anlaşılmasın. Zaten dünyada Afrika’daki Herero Soykırımı dışında hiçbir soykırımda, önceden net ifade edilen bir imha kastı veya emri yok. Bu anlamda, Ermeni Soykırımı’nda olan şudur: Ermenileri bir yerden bir yere gönderirken, kayıpları görüyorsunuz. Kafilelere saldırılıyor, insanlar öldürülüyor, kadınlar kaçırılıyor. Bunları görmelerine rağmen, tehcire devam ediyorlar. İşte kasıt budur. 1894-1896 olaylarında, katliamların mümkün olabildiğini zaten görmüşlerdi. Ayrıca savaşın getirdiği nihai çözüme gitme isteği de var, “Biz bu işi burada bitirelim” isteği. Ermeni Soykırımı bu anlamda, çok organize olmayan bir soykırımdır, ancak yüz binlerce insanın katledilebilmesini sağlamak bakımından da maalesef çok etkilidir. Bir diğer önemli etmen de sivil katılımın yüksekliği. Milliyetçilik ise bunun önemli bir etmeni değil. Soykırım yapmak isteyen, her şeyi kendisine sebep olarak kabul edip soykırım yapar. Bu anlamda, Türk milliyetçiliği diye bir şey olmasa bile, rahatlıkla Ermeni Soykırımı yaşanabilirdi.
Sivil katılımdan kastınız nedir?
Son zamanlarda tartışılan bir konu bu. Kürtlerin soykırım sürecine aktif katılımı üzerinde duruluyor. Anadolu’da yaşayan her grubun büyük mesuliyeti var elbette ki, ancak ‘Kürtlerin mesuliyeti’ demek bana biraz garip geliyor. Kürtlerin çoğu, oraya Kürtlük davasıyla gitmediler. Soykırıma aktif katılanların büyük kısmı, orada ‘Allah için’ savaştılar. Kürt meselesinin ortaya tam olarak çıkışına kadar gruplar arasındaki kitlesel çatışmalardaki kelime dağarcığımız din üzerine kurulu. Bana öyle geliyor ki, bugün “Müslümanlar kimlikleriyle yüzleşsin” diyemeyenler, “Kürtler kimlikleriyle yüzleşsin” diyorlar. Fakat bu soykırıma katılım süreci de, Kürt kimliğini kuran şeylerden biridir ve önemli kurulma noktalarından birisidir. Bugün Kürdistan denilen coğrafyanın Kürdistan olarak tahayyül edilebilmesine yol açan şeydir, Ermeni Soykırımı.
Bu konuda hep Ermeniler ile Kürtler arasından önemli bir gerginliğe işaret edilir. Bu, ne kadar önemli?
Bu gerginliğin varlığına hem evet, hem hayır diyebilirim. Aralarında önemli bir çatlak var. Ama bu çatlak, kendiliğinden katliama dönüşebilecek bir çatlak değil. O yöne mobilize edildiklerinden bu anlamda işlevsel hale gelen bir yarılma. Van’da çok net görüyoruz bunu. Siyasi otorite dur dediğinde, insanlar duruyorlar. Katliamlara katılım, imkân verildiğinde sağlanıyor ve katılanların motivasyonları birbirinden çok farklı. Yine de sivil katılımın mesuliyetinin çok büyük olduğunu inkâr etmiyorum.
‘Van İsyanı, Vali Cevdet Bey’in eseridir’
Sizce ‘Van İsyanı’nın, Ermeni Soykırımı sürecinde önemli bir yeri var mı?
Kesinlikle çok önemli bir yeri var. Fakat ‘Van İsyanı’nı oradaki Ermeniler çıkarmamıştır, Tamamıyla Van Valisi Cevdet Bey’in eseridir. Van’dakilerin isyan etmek gibi bir derdi olsa, bunu Kasım 1914’te, Van, askeri açıdan boşaltıldığında yaparlardı. Fakat akıllarından bile geçmiyor. Ne zaman ki, Cevdet Bey, Mart 1915’te İran’dan dönüyor, o zaman işler değişiyor. Zaten İttihatçılar arasında soykırımcı niyeti, Cevdet Bey kadar belli eden başka bir bürokrat yoktur. Direkt Ermenilere karşı “Biz bugüne kadar iki tane dığanın (çocuk) elinde maskara olmuştuk, artık yeter. Bundan sonra pazarlık yok. İstediklerimiz olmazsa, sonuçlarına katlanırsınız” diyor. Kasım 1914’te, kafasında “Van isyan edecek” diye kuran bir adamdan söz ediyoruz. Dolayısıyla kendini korumaya çalışan bir halkın yaptıklarının dışında, Van İsyanı denilen şeyin mimarı kesinlikle Vali Cevdet Bey’dir.
‘Ermeni Soykırımı çalışmaları inkârcılığı muhatap almaktan kurtulmalı’
Ermeni Soykırımı yazımına ilişkin ciddi eleştirileriniz var. Hangi noktalar sorunlu sizce?
Soykırımı çalışmakla soykırımı doğuran sorunu çalışmak arasında fark vardır. Yani Ermeni Soykırımı çalışmak, Ermeni sorunu çalışmak değildir. Çünkü soykırım, bir kırılma ânıdır. Mutlaka o ânı doğuran tarihe bağlıdır, ancak aynı zamanda, o tarihi değiştiren bir andır. Holokost’u Yahudi pogromlarıyla açıklayabilir misiniz veya pogromlardan Holokost’a doğrudan bir yol çizebilir misiniz? Çizemezsiniz. Bu anlamda, Ermeni Soykırımı çalışmaları, bu yönde bir okumanın en kötü örneklerinden birisi. Ayrıca Ermeni Soykırımı, soykırımlar arasında en zayıf çalışılmış olan soykırımdır. Bunun ilk sebebi, inkârı muhatap kabul etmek, ikinci nedeni ise Holokost gölgesi. İnkâra karşı bir şey ispat etme çabasından kurtulmalıyız.
[linked image]
Ermeni siyasetinin önce gelen üç ismi Krikor Zohrab, Armen Garo (Karekin Pastırmacıyan) ve Vartkes Serengülyan, I. Dünya Savaşı’nın başladığı Temmuz 1914’ten üç gün sonra Zohrab’ın Büyükada’daki evinde toplanır ve savaş üzerine bir bahis oyunu oynarlar. Tablodaki sekiz sorudan oluşan oyunda, savaşın sonunda en çok isabetli tahmini yapan kişi onuruna Tokatlıyan Oteli’nde davet verilecektir. Türkyılmaz, Ermenilerle ilgili olan son iki soruya verilen cevaplara dikkat çekerek, Ermeni siyasetçilerinin soykırımdan kısa bir zaman öncesine kadar geleceğe ne kadar iyimser baktıklarını gösteriyor.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/10348/turk-milliyetciligi-olmasaydi-da-ermeni-soykirimi-yapilabilirdi
[linked image]
[linked image]
İlk fotoğraf, 1913 tarihinde Van’ın şehir merkezi. İkincisi de 1915’te yaşanan katliamlar sonrasında Van’ın şehir merkezi.

[linked image]
Ömer Naci, 1914’e kadar Taşnaklarla yakın ilişkisini bir İttihat Terakki toplantısında “Ermenileri benim kadar yakından tanısanız, tehlikeli olmadıklarını bilirdiniz” diyecek kadar sürdürmüş ve sonrasında Ermeni Soykırımı kararı alınmasından önemli etkisi olan İttihat ve Terakki ile Teşkilat-I Mahsusa üyesi olan subay.
http://www.agos.com.tr/tr/yazi/10348/turk-milliyetciligi-olmasaydi-da-ermeni-soykirimi-yapilabilirdi
[linked image]
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
Soner Yalçın: Bozkurt mu? Mankurt mu?
Red. Sözcü com/ 27.3.2015
Türk Bayrağı’nın yakılmasını, göklerden/direklerden indirilmesini protesto ettin mi?
Hayır!..
Türk kimliğinin-kavramının Anayasa’dan çıkarılmak istenmesini protesto ettin mi?
Hayır!..
Devlet nişanından, devlet kurumlarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresi kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
Andımızın kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
Atatürk heykellerinin parçalanmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
23 Nisan, 19 Mayıs milli bayramlarının kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
Bu ülkenin parsel parsel özelleştirme adı altında satılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
Soma katliamını protesto ettin mi?
Hayır!..
Doğa katliamlarını protesto ettin mi?
Hayır!…
Kaçak Sarayı protesto ettin mi?
Hayır!..
Kuzey Irak’ta Türkmenlerin katledilmesini protesto ettin mi?
Hayır!..
Süleyman Şah Türbesi’nden kaçılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..
Ülkenin parçalanma projelerini protesto ettin mi?
Hayır!…
Peki neyi protesto ettin?
Sadece… Bu ülkenin yüz akı sanatçısı Bedri Baykam‘ı protesto ettin..!
Beyoğlu Piramid Sanat Galerisi’nde Almanya, Fransa, Japonya ve ABD’den sanatçıların eserlerinin de yer aldığı “Çırılçıplak” başlıklı sergiyi “ahlaki değerlere” aykırı bulup Taksim‘e sokağa çıktın!
“Bizler; Türk Milliyetçileri, Türk İslam Ülkücüleri, Türk milletinin ahlak değerleri ile ters düşen ve sanat adı altında perdelenmek istenen bu çirkin sergiyi kabul edemeyiz.”
Demek:
Türk kavramının yok edilmesi, Türk bayrağının yakılması, Atatürk heykelinin parçalanması, Andımız’ın- ulusal bayramlarımızın kaldırılması, “ahlaki değerlere” uygunmuş ki sesin çıkmadı!..
Ey benim MHP’li kardeşim…
Türklüğü sadece “bacak arasına” indirgediğinin farkında değil misin!..
Bak sana ne anlatacağım..?
Kimin ahlakı?
Bu yazacaklarımı MHP’nin “parti okulu“nda bulamazsın.
Unutturdular sana çünkü…
Gagavuz Türk‘ü, Hıristiyan’dır.
Yunanistan’daki Karaman Türk’ü de, Hıristiyan’dır.
Karaim ya da Hazar Türk’ü, Yahudi‘dir…
Altaylar, Tengrici’dir.
Saha-Yakut Türkleri Şaman‘dır.
Uygur Türk‘ünün kimi Budist’tir.
Azeri Türk’ü ya da İran Türk’ü Şii‘dir.
Anadolu Türkmen‘i Alevi’dir.
Ne sandın?
“Türk milliyetçisi” denilince aklına sadece Müslüman Sünni mi geliyor?
“Türk milliyetçiyiz” diyerek kimin ahlakını kime dayatıyorsun?
Bak kardeşim!
Dünyada ilk “Türk Derneği”, Macaristan-Budapeşte’de 1908 yılında açıldı. Üniversitelerde ilk Türkoloji kürsüsü 1870 yılında Budapeşte’de kuruldu.
Macar Türklerini bilir misin? Turan fikrinin nereden doğduğunu sanıyorsun?
Bugün…Sadece Devlet Bahçeli‘yi bilmekle olmaz Gabor Vona‘yı da bileceksin!
Hâlâ Necip Fazıl mı okuyorsun; oysa Attila Jozsef‘i okumalısın!
Hadi Yusuf Akçura’yı, Sultan Galiyev’i bildiğini düşüneyim; Turar Rıskulov‘u ya da Ethem Nejat‘ı bilir misin?
Sahiden “sağ” nedir, “sol” nedir hiç kafa yordun mu?
Tarihindeki Türk milliyetçi hareketler sömürgeciliğe karşı çıkarken, senin neoliberalizme/ vahşi kapatilizme karşı neden hiç sesin çıkmıyor?
Evet sen kardeşim!..
“Türk milliyetçileri” adını kullanarak kimin ahlakını dayatıyorsun?
Kızma bana…
Bak sana bir Türk efsanesini hatırlatayım.
Aytmatov uyarısı
Cengiz Aytmatov’u bilirsin.
Kırgız Türk’ü…
Türk birliğinin yılmaz savunucusu.
Dünya edebiyatına armağan ettiğimiz Lenin ödüllü usta bir kalem…
1980 yılında yazdığı bir romanı var: “Gün Olur Asra Bedel”
Okudun mu? Kişinin, öz köküne yabancılaşmasını anlatır. Bunu Türk “Mankurt Efsanesi”ne dayandırır. Şöyle….
Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri işe yarar köleler haline getirmek için belleklerini silerek “mankurt” haline getirirmiş..!
Bir insanı “mankurt” yapmak istediklerinde bak ne yaparlar:
– Tutsak kişinin saçları iyice kazınıyor,
– Kafasına devenin boyun derisi gerdirilerek geçiriliyor,
– Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanıyor,
– Yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye elleri ayakları bağlı olarak ıssız bir yerde sıcak güneş altında dört beş gün aç susuz bırakılıyor,
– Sıcağın etkisiyle deve derisi büzülüyor ve bir mengene gibi kafayı sıkıştırıyor,
– Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlar yeniden uzamaya başlıyor,
– Fakat, deri kafaya o kadar yapışıyor ki, zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşiyor ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemiyor,
– Bu nedenle saçlar kafanın dışı yönünde değil, içine doğru uzamaya başlıyor,
– Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip, beyne doğru ilerlemesiyle tutsak büyük acılar çekiyor,
– Beşinci günün sonunda tutsakların çoğu ölüyor,
– Sağ kalan tutsak zamanla kendine geliyor; yiyip içerek gücünü toparlıyor.
– Ama o artık bir insan değildir; ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan “mankurt” olmuştur. Artık hafızası yoktur…
Kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını, babasını ve çocukluğunu bilmez hale geliyor.
Düşünememektedir…
İnsan olduğunun farkında değildir. Ağzı vardır, dili yoktur; kaçmayı dahi düşünmeyen, hiçbir tehlike arz etmeyen bir köledir sadece.
Bilinci, benliği olmadığı için, sadece efendisine boyun eğen bir köle…
Evet… Mankurt, için önemli olan tek şey efendisinin emirlerini yerine getirmektir…
Hikaye budur…
Akıl yoksunluğunu ifade eden “mankurtlaşma” artık bir kavram olarak kullanılmaktadır.
Anadolu’da “mankafa” derler!..
Kimbilir…
Belki de…
Cengiz Aytmatov “Bozkurtları” uyarmak istemektedir…
Anlayana…
Bir kardeş mektubudur bu…
[linked image]
http://www.ilk-kursun.com/haber/222149/soner-yalcin-bozkurt-mu-mankurt-mu/
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Aynur ERDOĞAN diyor ki; *Herşey aklıma gelirdi de, Alpaslan TÜRKEŞ adının ortoxpu bir Rus Nataşa’dan, yasadışı ilişkiden doğan, yani zina ürünü pixcine verileceğini asla öngöremezdim.*
[linked image]

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*Trabzon'daki 1 Mayıs yürüyüşünde HDP'liler, faşistlerce taşlandı!*

1 Mayıs kutlamaları özellikle İstanbul'da polisin şiddetli saldırısıyla devam ederken Trabzon'da faşist bir grubun HDP'lileri taşladığı ve parti bayraklarını yaktığı belirtildi.
Trabzon'daki 1 Mayıs kutlamalarına katılan HDP'lilerin kortejin en sonunda ellerinde parti bayraklarıyla yürümesine tapki gösteren bir grup, gerginlik yarattı. Emniyet güçleri HDP'lilerden bayraklarını bırakmasını istedi ancak HDP'liler bu talebi geri çevirdi. Bunun üzerine gerginliğe rağmen Emniyet birimleri aradan çekilerek, HDP'lilere, güvenliklerini sağlayamayacağını bildirdi.
Yürüyüş devam ederken Cumhuriyet Caddesi ile Maraş Caddesi'nin birleştiği Palet Kavşağı'nda arbede yaşandı. HDP'li grup, saldırılar üzerine Cumhuriyet Caddesi'ne sığındı. Polis kordonu altına alınan HDP'lilerin elindeki flama ve parti bayrakları saldırgan grupça alınarak yakıldı. Saldırganlar, HDP'lileri Cumhuriyet Caddesi'nin sonuna kadar kovaladı, taşladı. Polis, barikatlarla saldırıya engel olmaya çalıştı. Polis ekipleri, daha sonra HDP'li grubu midibüs ve minibüslerle olay yerinden uzaklaştırdı.
İlgili Etiketler
Trabzon HDP 1 Mayıs MHP’yi Yahudiler kurdular saldırı Milliyetçi Siyonistler
[linked image]
http://www.birgun.net/news/view/trabzondaki-1-mayis-yuruyusunde-hdpliler-taslandi/17398
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

*
Gazeteci Ergun BABAHAN diyor ki: “Devletin silahlı gücü ile birleşmiş kasaba muhafazakarlığı, günümüz dünyasının faşizmi oluyor aslında. Türkçü ve İslamcı vurgusuyla kendini ayrıştıran, 1930-40'ların Türkçü dünya görüşüne gönderme yapan bu zihniyet, 60-70 yıldır çoğulculuk açısından bir arpa boyu yol alamadığımızı da gösteriyor.”*

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
[linked image]?oh=1cbfa53f004b685a4c1c401d8d714c8d&oe=5607123B
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!

*Kendini AKP diktasının bekçisi sanan valilik, Belediye'ye sordu: Erdal Eren kimdir, hizmetleri nelerdir?*
Red. Birgun.net/ 24.6.2015
Valilik Belediye'ye sordu: Erdal Eren kimdir, hizmetleri nelerdir?
Aydın Valiliği, Büyükşehir Belediyesi'ne bir yazı gönderip Güzelçamlı Mahallesi'ndeki Kenan Evren Caddesi'ne oy birliğiyle adı verilen Erdal Eren'in açık kimlik bilgisini isteyerek geçmişteki hizmetlerini sordu.

Aydın Valiliği İl Mahalleli İdareler Müdürlüğü'nden Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne gönderilen 22 Haziran tarihli yazıda , caddeye ismi verilmek istenen Erdal Eren'in kimlik bilgilerini ve Aydın'a geçmişte yapmış olduğu hizmetler soruldu. Aydın valisi Abdullan Aslan imzalı yazıda, "Kuşadası İlçesi, Güzelçamlı Mahallesi'nde bulunan caddeye ismi verilen Erdal Eren'in açık kimliği ile Belediye'ye geçmişte yapmış olduğu hizmetlere ilişkin bilgi ve belgelerin valiliğimize gönderilmesini rica ederim" denildi. Caddedeki eski tabelanın yenisiyle değiştirildiği görüldü.

İlgili dökümanter klipler:
Kenan Evren caddesi artık Erdal Eren'in adıyla anılacak
[linked image]
Etiketler : AKP diktasının sözde "yargıda birlik platformu", talana bak talana çalan çalana çalan çalana, hani idamlar kaldırılmıştı: 23 yıl hapis istemi arı müebbet, registration fişleme dıişlama devlet eliyle insan avlama stalking sisteminin kafa avcılığı yöntemleri, sözde yargı kurumları cellatlığı makamı eliyle aydın soykırımı, savcıların önündeki cumhuriyet sıfatı uygulamada kalktı savcı da değil çoğu ilkokul düzeyinde genel kültürleri bile yok, iktidarın cellat müfrezesi sözde yargıçlar, hakim savcılar haber medya medyareyting, hırsızlar iktidarının kulları, Hidayet KARACA Yahudi emperyalizminin tutsağıdır tıpkı işgal altındaki Filistinlilerin tutsak edilmesi gibi, Başçalan RTE, Türkiye, hırsızlar tarikatı işgali altındaki ülke, Bilal sıfırlar 7 gemi daha, Burak ERDOGAN fuel oil Israel Death Forces, Barış GÜLER yatak odası 8 adet para sayma makinası, dünyanın en büyük ayakkabı kutusu adliyesi Türkiye'de, Yahudi projesi BOP eşbaşkanı ve eşsiz memurları tımarhanesinden manzaralar, Diktatör ERDOĞAN ve Akil Çanakyalayıcıları, Yahudi asıllı İranlı altın kaçakçısı Reza SARRAF ne bakanıdır? Savaş suçları, MİT eliyle İslamist Teröristlere NATO silahlarını sevk eden TIRLAR, iktidardaki resmi makamları işgal eden utanmaz katillerin oruçları kabul olur mu? Porno artisti Oroxpu Tuğçe TAMKAZ’ın haccı ve şov namazı kabul olur mu?

http://www.birgun.net/haber-detay/valilik-belediye-ye-sordu-erdal-eren-kimdir-hizmetleri-nelerdir-83470.html
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Alıntılar derlemesi: Kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları – Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*İnsan düşmanı ülkücü faşistler gazeteilere ve kitapçılara saldırdılar: Önce ülkücüler stantlara saldırdı sonra polis, gazetecinin burnunu kırdı...*
Red. 3.7.2015
Ankara Kızılay’da Yüksel Caddesi Konur Sokak’ta Dev-Lis, Genç-Sen, Aram Yayınları, Kolektif gibi kitle örgütlerinin açtığı stantlara saldıran ve ülkücü olduğu belirtilen gruplar provokasyon yaratmaya çalıştı. Çevredekilerin müdahalesiyle engellenmeye çalışılan arbedede ülkücüler ‘Bayrak yakılıyor’ diye bağırdı.
Evrensel’in haberine göre, polislere “Bayrak yakılıyor, görmüyor musunuz?” diye bağıran ülkücüler, stantlara saldırarak stantta bulunanları darp etmeye başladı.
Daha sonra sokağa gelen çevik kuvvet ekipleri Mülkiyeliler Birliği’nden çıkan gazeteci Ercüment Özkaya’yı darp ederek gözaltına aldı. Polislerin ‘Bana saldırdı’ diyerek burnunu kırdığı ve kanlar içinde kalan Özkaya, Çankaya Merkez Polis Karakoluna götürüldü.

http://www.taraf.com.tr/guncel-haber/once-ulkuculer-stantlara-saldirdi-sonra-polis-gazetecinin-burnunu-kirdi/
h
Arastiralim net açıklıyor: *MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Alıntılar derlemesi: Kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu online yayınları – Istanbul

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
Sağlar: *”Ülkeye en büyük kötülüğü MHP yaptı”… Meclis Başkanlığı seçiminin son turunda CHP adayı Deniz Baykal’ı desteklemeyip geçersiz oy kullanarak seçimi AKP’nin adayı İsmet Yılmaz’ın kazanmasını sağlayan MHP’ye büyük tepki var.
Red. AcikGazete.com/ 3-07-2015

Taraf’a konuşan CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, MHP’nin 7 Haziran seçiminin sonuçlarını iyi okuyamadığını belirterek “MHP Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmıştır. Yaptığı siyaset; 13 yıllık AKP iktidarını devam ettirmek, Türkiye’nin demokratik açılımını engellemek olmuştur. Şimdi bundan sonra bitmiş tükenmiş ve halkın istemediği bir iktidarın yeniden kurulmasına neden olacaktır” dedi. “

*'ASIL HDP’Yİ YOK SAYAN ZİHNİYET YOKTUR'*
MHP’nin HDP’yi yok saymasını da eleştiren Sağlar, özetle şunları belirtti:

“HDP, son seçimde 6 milyon oy aldı. Bu 6 milyon oyu yok sayan bir zihniyetin kendisi zaten yoktur. HDP düşmanlığının daha doğrusu Türkiye’deki Kürt düşmanlığını getirisinden tüm insanlar şikayetçidir. Bugün uygulanan politika da budur. Kürt düşmanlığıdır. Bu ülkenin bölünmesinin, ülkede ileride oluşacak birlik beraberliğin engellenmesinin tek ama tek müsebbibi MHP’dir. MHP’nin bu anlamsız ve tarifsiz politikası ülkeyi hiç istemediği bir noktaya getirmiştir. 13 yıllık dönem MHP sayesinde devam ediyor demektir. MHP gidip AKP ile kol kola bir hükümet kurmalıdır.

*'EN ANLAMSIZ PARTİ MHP'*
MHP sayesinde yüzde 60 muhalefet bloğu Meclis’e başkan seçtiremedi. Bugüne kadar gelmiş geçmiş bence en anlamsız, ülkeye zarar veren ülkeye siyaseti uygulayan bir parti konumundadır MHP. Yüzde 60’lık muhalefet, 13 yıldır Türkiye’yi kötülüğe, karanlığa doğru götürdüğü bilinen bir iktidarı hâlâ ayakta tutuyorsa, buna Meclis Başkanı’nı seçtirerek başlıyorsa düşünmek gerekir. 2007’ye döndük. 2007’de de cumhurbaşkanını seçtirerek arkasından açılan davalarla Türkiye bir karanlık noktaya girdi. Ergenekon davası, Oda tv davası, Balyoz davası… Aynı sonuçla gitti. Hatırlayın, MHP cumhurbaşkanını seçtirdi ve AKP iktidarı Türkiye’de müthiş bir baskı rejimi oluşturdu. Şimdi aynı şey gelecektir. Ama bu sefer parlamento içindeki muhalefet buna müsaade etmeyecektir. AKP ile en kuvvetli koalisyonu MHP kuracaktır, kurmalıdır, hayırlı olsun. CHP, burada muhalefet görevini yapacaktır. Türkiye’yi bunlara bırakamayız.” Güler YILMAZ / Taraf gazetesi
Acikgazete com açıklıyor: *Fikri SAĞLAR diyor ki; “Ülkeye en büyük kötülüğü gangster Alpaslan TÜRKEŞ ve çanakyalayıcıları yaptı.”*

Vicdanlı ilahiyatçılardan İhsan ELİAÇIK diyor ki: *Viski yudumlamak, kan yudumlamaktan evladır. Kan içeceğine, şarap iç, ey Bahçeli!*
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesi: Kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu online yayınları – Istanbul

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*'Telefonda Kürtçe konuşuyor' diye öldürüldü. Ülkücülerin olduğu bilinen bir kıraathanenin yakınlarında bulunan otobüs durağında Kürtçe konuşan Sedat AKBAŞ öldürüldü.*
Red. Evrensel.net/ Gazeteci Tolga Alp TURGUT 7 Eylül 2015

Istanbul’da Kağıthane’den Çağlayan’a gitmek için otobüs beklerken, cep telefonuyla Kürtçe konuşan 21 yaşındaki Sedat Akbaş, 6 kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Dün akşam 23.00 saatlerinde bıçaklandıktan sonra polis tarafından Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen Akbaş, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis tarafından Akbaş ailesine verilen bilgiye göre, Akbaş’ın kalbinden bıçaklandığı ve çok kan kaybettiği öğrenildi. Evrensel’e konuşan Sedat’ın akrabası Suat Akbaş, “Polisin Suat’ın babasına verdiği bilgiye göre, olay ülkücülerin olduğu bilinen bir kıraathanenin yakınlarında bulunan otobüs durağında gerçekleşmiş. Saldırganların ülkücü olduğu belirtilmiş. Saldırganlar, Kürtçe konuştuğu için öldürdüklerini ifade etmiş” dedi.

BELEDİYE ARAÇ VERMEDİ, CENAZE OTOBÜSLE GİTTİ
Yaklaşık 3 ay önce memleketi Batman’dan İstanbul’a çalışmaya gelen Sedat Akbaş’ın 1 kızının olduğunu ve eşinin 6 aylık hamile olduğunu söyleyen Suat Akbaş, “Burada kayınpederinin evinde kalıyordu. Bana Çağlayan’da bir iş bulduğunu anlatmıştı. Taşınmak için eşiyle birlikte ev bakıyorlardı. Güzel hayalleri vardı” dedi.

Büyükşehir Belediyesi’nden cenaze için araç istediklerini aktaran Suat Akbaş, “Doğu ve Güneydoğu Bölgesine kesinlikle araç vermeyeceklerini söylediler. Batman’a giden otobüs firmalarıyla görüşerek cenazemizi, otobüste seyahat eden yolcularla birlikte memleketimize götürebildik” dedi. Belediyenin bu tutumuna tepki gösteren Suat Akbaş, “Cenazemizi memleketimize bile götüremiyoruz. Bu ayıp bir şey. Ben bu devlete daha ne diyeyim. Utansınlar” şeklinde konuştu.

'C.K İTİRAF ETTİ'
Bir kez daha telefonla görüştüğümüz Sedat'ın amcası Mehmet Emin Akbaş, cenazeyi İstanbul'dan Batman'a yaklaşık 50 kişiyle götürdüklerini ve Ankara'yı geçtiklerini, hâlâ yolda olduklarını söyledi. Ölüm haberini sabah 05.00'da aldıklarını dile getiren Mehmet Emin Akbaş, "Hastaneye gittiğimizde Sedat'ın vücudu kan içindeydi" dedi. Yeğeni Sedat'a saldıran 6 kişinin gözaltına alındığını aktaran amca Akbaş, C.K isimli bir şahsın suçu itiraf ettiğini, saldırganların ifade ve sağlık kontrolü işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edileceğini söyledi.

Etiketler: Kürtçe, Sedat Akbaş, ülkücü, cinayet, Tolga Alp Turgut

[linked image]

http://www.evrensel.net/haber/260129/telefonda-kurtce-konusuyor-diye-olduruldu
Yorumlardan seçmeler:
Nuri CEYLAN diyor ki: *Son yıllarda kendilerine milliyetçi diyen insan düşmanları, yobazlar, yağmacı Müslümanlar, her kategoriden insan düşmanları, Kürt ve Alevi avcısı kesildiler.*
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Alıntılar derlemesi: Kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu online yayınları – Istanbul

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*Faşist beyni bu kadar kavrar: Antalya'da 'Kürt'e benziyor' diye Burdurlu bir MHP'liyi dövdüler. Antalya’da gece HDP İl Başkanlığı binasına yapılan saldırı esnasında lince uğrayan genç, "Ben de MHP'liyim" diyerek Burdur Bucaklı olduğunu açıkladı.*
Red. 8.9. 2015
Antalya'da HDP İl binasına saldıran faşistlerin "Kürt'e benziyor" diyerek Burdurlu bir MHP'liyi dövdükleri ortaya çıktı.
Antalya Ajans'ın haberine göre olay, Muratpaşa İlçesi’ne bağlı Yüksekalan Mahallesi’nde bulunan HDP İl Başkanlığı binasının çevresinde yaşandı. Akşam saatlerinde Kapalı Yol’da toplanıp HDP İl Başkanlığı binasına saldırarak, camlarını kıran yaklaşık 200 kişilik grup, bozkurt işaretleriyle “Dişe diş, kana kan, intikam intikam” sloganları attı.
MEVSİMLİK İŞÇİYİ BIÇAKLADILAR
İl Başkanlığı binasının çevresinde HDP’li olduğu belirtilen kişilere saldıran faşistler, Antalya’da mevsimlik işçi olarak çalışan bir kişiyi sırtından bıçaklandı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım servisinde tedaviye alındı.
10 KİŞİ SALDIRDILAR
Faşist grup bu kez MarkAntalya AVM’nin tramvay durağı yönünde esmer tenli bir kişiyi görünce saldırıya geçti. Yaklaşık 10 kişilik grup, genci tekme tokat dövdü. Grup, yerde sürüklenen genci tekmelemeye devam etti. Bu sırada kaçmaya çalışan genç, Şarampol Kavşağı’ndan yolun karşı tarafına terliklerini bırakıp yalın ayak kaçmaya çalıştı. Kalabalık, gencin peşinden koşarak onu bir kez daha yakalayıp dövmeye devam etti. Linç edilmek istenen gence sivil polisler müdahale etti.
'BEN DE MHP’CİYİM NEDEN BENİ DÖVDÜNÜZ?’
Bu sırada genç, sivil polise “Abi ben Burdurluyum, beni neden dövüyorlar anlamadım” dedi. Sivil polis memuru, gencin kimliğini eline alıp, gruba doğru göstererek, “Adam Burdur Bucaklı, yaptığınız iş mi şimdi, hiç mi kafanız çalışmıyor” diye bağırdı. Dayak diyen genç de polisin bu uyarısı üzerine kalabalığa, “Ben de MHP’ciyim, neden beni dövdünüz?” diye seslendi.
Dayak yiyen genç, kendisine saldıranlardan şikayetçi olacağını söyledi.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/antalyada-kurte-benziyor-diye-burdurlu-bir-mhpliyi-dovduler-129059

*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Alıntılar derlemesi: Kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu online yayınları – Istanbul

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*MHP’li kiralık terörist Alpaslan Çelik, Rusya'ya meydan okudu! Rus pilotu öldürdüğü iddia edilen ve kısa süre önce hayatını kaybettiği öne sürülen Alparslan Çelik, Rusya'ya 'meydan okudu.'*
Red. 5.3.2016

Türkiye ile Rusya krizi 24 Kasım'da yaşanan Türk F-16'sının Rus SU-24 jetini düşürmesiyle başladı. Türk jetlerince düşürülen Rus savaş uçağından paraşütle atlayan pilotu öldüren kişi olarak tanınan Alpaslan Çelik hala Türkmen dağında savaşıyor. Türkiye ise onu ilk olarak 'Rusya'nın hedefindeki ad' olarak tanıdı. Peki Alparslan Çelik'in asıl amacı nedir? Gazetevatan.com'dan Ufuk Dağ'ın ulaştığı Çelik bu süreci hem siyasi hem de ekonomik yönden değerlendirdi. Çelik sadece Esad ve Ruslara karşı savaşmadıklarını, Türkmen Dağı'nın düşmesi halinde Kürtlerin Akdeniz'e açılarak asıl amaçlarına ulaşacaklarını öne sürdü.

Türkiye'de kimlerle, hangi kurumlarla STK'larla bağlantınız var? Yardımlar size ulaşıyor mu? Kızılay, AFAD, Ülkü ocakları, Alperen ocakları, Türk Ocakları, AKP Gençlik Kolları, belediyeler, memleket dernekleri nezdinde bölgeye hassasiyet duyan STK'larla bağlantımız var. Yardımlar sivil mazlumların bir nebze olsun yaralarını sarmaya yetiyor. Savaşırken karşınızda tam olarak kimler var? Esat rejimi, Rusya, İran, Iraklı şii milisler, DHKP-C, gerçek Hizbullah ve bilumum Kürtler.
Yurt Gazetesi
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/alpaslan-celik-rusya-ya-meydan-okudu-h106377.html
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Fascism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*Kana susamış müslüman, insan canı almağa odaklanmış parti maskeli siyonist emperyalist kafatasçı mafia*
*Kafadan biraz tedavisiz olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisin Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli "Nusaybin'de halka 3 gün süre verin, sonra taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayın!" dedi. *
Red. 5.4.2016

Hırsızlar iktidarının yedek topu olduğunu itiraf etti ve açıkça haramibaşı RTE’ı savundu: 'Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamazlar' Erdoğan ABD'de buz gibi bir çehre ile karşılaşmıştır. Bu ziyaretteki asıl püf nokta Erdoğan ile Obama'nın söz düellosudur. Erdoğan basına yönelik tutumu konusunda eleştirilmiştir. Yabancı bir ülkenin Türkiye'nin Cumhurbaşkanı kim olursa olsun böyle bir eleştiriye sıcak ve normal bakamayız. Erdoğan çok çam devirmiş, gönül kırmıştır ama Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na parmak sallanamayacağını da biliyoruz. Bizim bu duruşumuzdan ifade eden yuvaları yine ileri geri yorumlar yapacaktır. Biz Türk milliyetçisiyiz.

[linked image]
*MHP’nin İngilizce kısa tanımlaması: Most Heinous Party’dir; yani Millisiyonist Hıyanet Partisi.*

Yurt Gazetesi
http://www.yurtgazetesi.com.tr/politika/bahceli-nusaybin-de-halka-3-gun-sure-verin-sonra-tas-ustunde-tas-bas-ustunde-bas-birakmayin-h107820.html

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
*MHP, islamosiyonist AKP diktasının ve NATO’nun koltuk değneğidir, emperyalizmin uşağıdır: Bunu parti dışından biri değil, partinin başındaki bunax itiraf ediyor. Devlet Bahçeli diyor ki: “MHP iktidarın destekçisidir.” Kafayı mı yedi iyiden iyiye; yoo, hayır, gerçek işlevini yerin e getiriyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada,"Terörizmle mücadele ettiği sürece MHP iktidarın destekçisidir" ifadelerini kullandı.*
Red. 3.5.2016

*MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Milletimizin, medeniyetimizin binlerce yıllık tarihini neredeyse 1919 yılından başlatan bir tarih anlayışını reddediyorum" sözlerine destek verdi. Bahçeli, "Erdoğan haklı, Türkiye'nin tarihi 1919'da başlamadı; 1919 için tüm tarih geri planda bırakılamaz" dedi. Türkiye'nin IŞİD ve PKK ile mücadele konusunda daha etkin olması gerektiğini söyleyerek "Hükümet çekinmesin, terörizmle mücadele ettiği sürece MHP iktidarın destekçisidir" diye konuştu. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları şöyle: "İktidarın yanlışlarıyla direnen terör cinayetlerini arttırmaktadır. Terör ve şiddet her yerdedir. Türk milleti ateşle imtihan edilmektedir. Hükümetin düne kadar terörizme tartışmalı bakışı bugünkü hüsran tablosunu hazırlamıştır. Teröristler vatan topraklarına kademe kademe yerleşirken hükümet oralı bile olmamıştır. Sorumluluk sahipleri uykuya dalmıştır. Her vicdan sahibi insanımız, Türkiye'nin nereye gittiğini haklı olarak sorgulamaktadır. Her vatandaş, içine düşülen kanlı döngünün ne zaman sonlanacağını sorgulamaktadır. Türk milleti ateşle imtihan edilmektedir, küresel ayak oyunları, devletimizi hedef almıştır. Hükümetin terörü tersinden okuması, pazarlık çabaları bugünkü tabloyu hazırlamıştır. Teröristler, vatan topraklarına kademe kademe yerleşirken hükümet önemsememiş, oralı bile olmamıştır. Tonlarca bomba katiller tarafından göstere göstere taşınırken, sorumluluk sahipleri uykuya dalmıştır. İhmaller serisi, şehitler sayısıyla alenileşmiştir. İşbirlikçiliğin yüz hatları Türkiye'nin yuvarlandığı yokuşla belirginleşmiştir. Kafa karışıklığı felaketleri kışkırtmış, korkunç boyutlara ulaştırmıştır. Ve kahramanlığın kitabını yazan evlatlarımıza vahşice katledilmiştir. Dün Şemdinli'deki saldırıda iki kahraman mehmedimiz şehit düşmüştür. Yine 1 Mayıs günü caniler, bu defa Gaziantep'te meydana çıkmışlardır. Emniyet Müdürlüğü önünde 1 ton bomba patlatan şerefsizler, 2 kardeşimizin şehit olmasına, 18 polisimizin yaralanmasına neden olmuştur. Hiçbir terörist saldırının amacına ulaşamayacağını güçlü ve kararlı bir şekilde ifade ediyorum. Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar temenni ediyorum. Bir yanda PKK, diğer yanda IŞİD Türkiye'yi ablukaya almışlardır. Hiç kimsenin can güvenliği yoktur. Türkiye, tüm tutarsızlıkları ithal etmiştir. Gündemden sanat ve spora kadar zarar görmemiş hiçbir alan kalmamıştır. Terörizm çok cepheden ülkemize yüklenmektedir. İktidardaki koordinasyon dağınıklığı tedirginliklerimizi arttırmaktadır. Terör, etki etmedik, girmedik, provoke etmedik yer bırakmamıştır. PKK ve IŞİD saldırılarını eş zamanlı düzenlemektedir. Bu olaylar karşısında Dışişleri Bakanı şöyle demiştir. "Bizim esas amacımız 98 km'lik Membiç bölgesini IŞİD'den temizlemektir." Sayın Bakan cehaletinin kurbanı olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti'nin esas gayesi vatanı ve milleti korumak olmalıdır. Madem temizlik yapılacak, beklenen nedir? Afrin bölgesinin IŞİD'den temizlendikten sonra PYD'ye verilmeyeceğinin bir teminatı var mıdır? Demek ki Türkiye milli bekasının parametrelerini başka ülkelerin inisiyatifine devretmiştir. Türkiye, kendi göbek bağını kendi kesecek dirayet ve tecrübeye sahiptir. Avrupa'ya el açması, avuç ovuşturması yürek yaralayıcıdır. AKP'nin Dışişleri Bakanı, ılımlı muhalefete hem havadan hem karadan destek verilmesinden bahsetmektedir. Merkel'in Türkiye'ye niçin sık sık geldiği netleşmiştir. Almanya Başbakanı'nın mültecileri ziyareti 'Hükümet çekinmesin, terörizmle mücadele ettiği sürece MHP iktidarın destekçisidir' İncirlik'e yerleşebilmek için vize muafiyetiyle birlikte amaç olarak kullanmasıdır. Ortadoğu'nun enerji kaynaklarında kimin gözü varsa Türkiye üzerinden hesap yapmaktadır. Rusya ile içine girdiğimiz kriz, hemen yanı başımızdaki sorunlara müdahale etmemizin önündeki en büyük engeldir. Türkiye'nin kapı gibi tezkere vardır. Hainlerin bataklıklarında mahvedilmesinin önünde hiçbir hukuki engel yoktur. Vakit çok geç olmadan, toprak bütünlüğümüze, insan varlığımıza düşmanlık yapan hangi pis örgüt varsa hepsinin cezası verilmeli, toptan yok edilmelidir. Başkasının müsamahasına sığınarak bu devleti geleceğe taşımak ancak hayaldir. PKK nereden takviye alıyorsa, oralar tümden kurutulmalıdır. Hükümet çekinmesin, terörizmle mücadele ettiği sürece MHP her zaman iktidarın destekçisidir. Biden, "Irak için bunlar tarihte suni sınırlar çizdiğimiz, birbirinden tamamen ayrı, birlikte alın yaşayın" itirafında bulunmuştur. Masum soydaş kanının hesabını sormak kimsenin aklına gelmemiştir. Ya konfederasyon ya da bölünme tercihleri, Irak'ın önüne konan zalim bir politikadır. Dün Osmanlı'yı yıkan ve parçalayan uluslararası şebeke bir kez daha devrededir. İnsanlık değerlerini yok sayan, bu yolla Ortadoğu'yu yeniden dizayn etmek isteyen çevrelerin asıl hedefi elbette ki Türkiye'dir. Irak ve Suriye'deki bölünme kavgasının Türkiye'ye sıçrayacağını görmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Küresel vahşet projeleri, insanlığa sadece ölüm vaat etmektedir. ABD, Ortadoğu'nun kuytu köşelerinde büyük Kürdistan'ın beşiğini sallamakta, parçalanmanın önünü vicdansızca açmaktadır. 29 Nisan günü Kut'ül Amare zaferinin 100. kutlamaları yapılmıştır. Türkiye'nin tarihinde pek çok göğüs kabartan, şapka çıkartılan zaferler vardır. Bu, Türkiye'nin alın yazısında vardır. Merhum Enver Paşa'nın kendisinden 1 yaş küçük Halil Paşa'nın yazdığı destan hayranlıkla anılmalıdır. Biz de bu kanaatteyiz. ‘Türkiye'nin tarihi 1919'da başlamadı; 1919 için tüm tarih geri planda bırakılamaz’ Dönemsel başarılarla avunmak yeterli görülmemelidir. Bu zaferin ne getirip götürdüğünü en iyi tartışabilecek olanlar da tarihçilerimizdir. 100 sene önce Ortadoğu'da hangi kirli eller varsa, bugün de aynıları, hatta daha zalimleri vardır. 100 sene önce üzerimizde hesap yapanlar, aynı emellerle faaliyete geçmiştir. Davutoğlu, şu tespiti paylaşmıştır: Ya Kut'ül Amare kazanacak, ya Sykes-Picot! Davutoğlu Mondros'da belimizi büktüler, Sevr'de idam ettiler. Davutoğlu bilsin ki, Ya kahramanlık ya kölelik! Kardeşçe yaşamak dururken birbirimize girip koz vermemeliyiz. Bu vatana sahip çıkmak varken küselim, darılalım, birbirimizi gözden çıkaralım diyenlere göz yumamayız. Türkiye'nin tarihi 1919'da başlamadı, doğru. 1919 için tüm tarih geri planda bırakılamaz. Ancak 1919, övünç madalyası, ağırlık merkezi, bağımsızlık iradesinin emperyalizme meydan okumasıdır. 1919'u küçümsemek de doğru ve hakkaniyetli bir tavır olarak sayılamayacaktır. Gazi meclisimizin yasama faaliyetlerinin kavgalarla kesintiye uğraması utanç vericidir. Tekme-tokat sahneler, şiddetin hangi seviyeye ulaştığını gösterme açısından oldukça çarpıcıdır. Meclis'te kavga varsa sokaktakine ne diyeceğiz? Milletvekilleri anlaşamıyorsa sokaktaki insanların geçinmesini nasıl bekleriz? 'HDP, TBMM'yi terörize etmektedir' HDP, TBMM'yi terörize etmektedir. HDP, TBMM'nin çalışmalarını kilitlemektedir. Parti olarak yasama ve denetleme dışındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasını açıklamıştık, terörle mücadelenin sürdürülmesini tartışırken, dokunulmazlık görüşmeleri, bu mücadeleyi savsaklayabilecektir. En doğrusu, öncelikle PKK sevici sözde milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, milli iradenin tecelli yeri olan TBMM'de propaganda yapılmasını engellemektir. Milletvekilliği dokunulmazlığı, yeni arayışlarda kilit konumdadır. Siyasi kriz ortamının demokrasi ve hukuk devleti üzerindeki tahribatını bertaraf etmek için kullanılacak çıkış yolunun adresi, hiç şüphesiz ki TBMM'dir. Bize söven hainlerin dokunulmazlıklarını kaldırmak, artık milli bir vicdandır. Dokunulmazlık konusu, HDP'lilerin dışarıdan getirdiği yedek militanlarla birlikte Kandil taşeronlarının adalete teslim edilmesidir. Karar sırası şimdi AKP ile CHP'dedir ve milletimiz onları izlemektedir. Şimdi ise ya bu vatanda yaşayacağız, ya da seve seve can vereceğiz, Ya bir ve kardeşçe kalacağız, ya da Türk milletinin kayıplarına bir yenisinin eklenmemesini izleyeceğiz. Bu iftihar ettiğimiz Türk milleti, köklerin, kökenlerin, dinlerin, mezheplerin üstünde maddi ve manevi bir bağ ile kucaklaşmıştır. Bizleri bir araya getiren acılarımız, anılarımız, zaferlerimiz, hüzünlerimiz ve ülkülerimiz olmuştur. Her tüten ocak, toprağa düşen her şehit bizi bir millet yapmıştır. Yokluğa uzun yıllar beraber göğüs gerdik, Ankara'da dökülen gözyaşı, Diyarbakır'da silinmiştir. Erciyes olmadan Ağrı dağı mahsun. Allahu ekber dağları olmadan toroslar yapayalnızdır. Bizi korkular değil, umutlar bir araya getirmiştir. Bizi çıkarlar değil, tarihimiz buluşmuştur. Verdiğimiz şehitler, çektiğimiz çileler, oturduğumuz semtler, kız alıp vermelerimiz millet olmamızın ispatıdır. Ne var ki, bizi bölmek istiyorlar. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak mukadderat dağılma olacaktır. Bugün, karşımızdaki tehlikede budur. İnsanlığımızın tarihi, bunları öngörememiş yöneticilerimizin kalıntılarıyla doludur. Türk milletinin bir zamanlar 3 kıtayı avucuna almasını hazmedemeyenler, içimizden devşirdikleri yerli kuryelerle hedeflerine adım adım yürümektedir. Türkiye Cumhuriyeti şehit yadigarıdır, mutlaka payidar kalacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin çiğnenmesine, çiğnetilmesine, yutulmasına izin verilmeyecektir. Allah'ın izniyle bayrak inmeyecektir. Düşmemizi, tökezlememizi gözleyenler Miraç'ın ruhuyla cevap verelim. Miraç, bir ahlak, bir fazilet ürünüdür, en görkemlisidir. Miraç, halden hale girmenin, sırdan sırra girmenin halidir. Temennim, Miraç'ın mirasına Türk İslam alemi olarak layık olabilmemiz, barış ve huzur içinde yaşayabilmemizdir. " BAHÇELİ'DEN 'PELİKAN' TEPKİSİ VE 'OKTAY VURAL' AÇIKLAMASI Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Oktay Bey çok değerli kardeşimizdir. Bizi bölmeye çalışıyorsunuz" diyen Bahçeli, "Şimdi de Pelikan stratejisiyle ortalığı karıştırıyorsunuz. Fitnenin yayılmasına katkı sağlamayız" dedi. *

[linked image]
Yurt Gazetesi
http://www.yurtgazetesi.com.tr/politika/devlet-bahceli-mhp-iktidarin-destekcisidir-h109061.html

Yurt Gazetesi açıklıyor: *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel’da medyadan kesitler sunuluyor; böylece NWO emperyalizmi bizden neleri gizliyor anlayalım; nedensellikleri bir senteze bağlayalım; bu manzara neleri çağrıştırıyor, her bir skandalı halka halka zincir gibi tamamlayarak anımsayalım!
Istanbul Yeşilköy Havaalanı saldırısı zanlısı eski ülkücü mafya üyesi çıktı
*Havalimanı saldırısı zanlısı: “Geçmişte Ülkü ve Alperen Ocakları’nda faaliyetlerim oldu; suçlu değilim!”*
Red. 13.7.2016
Havalimanı'ndaki terör saldırısına ilişkin tutuklanan Rıza C. savcılık ifadesinde ''Geçmişte Ülkü ve Alperen ocaklarında faaliyetlerim oldu. Ben Atatürk Havalimanı saldırını gerçekleştirdiği iddia edilen canlı bombaların hiçbirini tanımıyorum. Hiçbir zaman yüz yüze gelmedim” dedi.

Şüphelilerden Rıza C, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde susma hakkını kullanmıştı. Rıza C, 3 Temmuz 2016 tarihindeki Bakırköy Adalet Sarayı'ndaki savcılık sorgusunda ise suçlamaları kabul etmedi.

Canlı bomba saldırısını gerçekleştirenlerden biriyle görüşülen ankesörlü telefon kartının aracında bulunmasına ilişkin iddia üzerine şüpheli Rıza C, ''Cep telefonumun şarjı bitmişti. Kartı sokarken ankesörlü telefonun içinde bir kart buldum. Bu kartı takarak arama yapmadım. Öylece aracının içinde kaldı, bahse konu kart bana ait değildir'' dedi.

“Canlı bombalarla tanışmadım”

Rıza C. savcılık sorgusunda, hakkındaki iddialarla ilgili olarak şunları söyledi: ''Ben kendim emlak, inşaat işiyle meşgulüm. Şüpheli Selman S. ile iş yaparız. Yaklaşık 10 yıldır İstanbul'dayım. İllegal yollardan yurtdışına çıkışım yoktur. Geçmişte Ülkü ve Alperen ocaklarında faaliyetlerim oldu. Ben Atatürk Havalimanı saldırını gerçekleştirdiği iddia edilen canlı bombaların hiçbirini tanımıyorum. Hiçbir zaman yüz yüze gelmedim. Beni Pendik'te ziyarete gelmediler. Şahıslarla ben görüşmedim. Pendik'e niçin geldiklerini bilmem. Canlı bombaların hiçbiriyle tanışmadım, yüz yüze gelmedim. Herhangi bir yardımda bulunmadım. Saldırıda bulunanlara refakat etmedim.''

Şüpheli Rıza C, olay günü Bakırköy'de iş yaptığı Selman S'nin yanına gittiğini anlatarak, "Oradaki inşaatta beraber iftar açtık. 1.5 saat kadar kaldım. Daha sonra Pendik'e gittim. Saldırıyı daha sonra duydum'' dedi.

Olayla ilgili gözaltına alınan şüphelilerden sadece 9 kişiyi tanıdığını belirten şüpheli, ''IŞİD terör örgütüyle herhangi bir bağlantım yoktur. Ancak Enver A, Suriye'ye gidip geldiği için birkaç ay beni gözaltına almışlardı. Suçlamaları kabul etmiyorum'' şeklinde konuştu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye çıkarılan toplam 37 şüpheliden 20'si 'silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'tasarlayarak adam öldürmeye iştirak' suçlarından, 17'si ise 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan tutuklanmıştı.

Şüphelilerden 15'inin Türk vatandaşı, 21'inin yabancı uyruklu, birinin ise Çeçenistan doğumlu haymatlos (vatansız) olduğu öğrenildi.
[linked image]
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/ataturk-havalimani-saldirisi-zanlisi-eski-ulkucu-cikti-h114385.html
Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Zionism Net Channel

*AKP ve Erdoğan, MHP ile paralel yürüyüşü sürdürmek için daha çok Kürt öldürmeği sürdürecek*
Birgun net, YAŞAR AYDIN 28.10.2016

Salı günü TBMM’de partilerin gerçekleştirdiği grup toplantıları sonrasında MHP ve Devlet Bahçeli konuşuldu. Bahçeli’nin hem grup hem de çıkışta yaptığı değerlendirmeler başkanlık tartışmalarında deyim yerindeyse boyut atlattı.

Ankara, Bahçeli’nin açıklamalarının değerlendirmesini bitirmemişken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın gözaltına alındığına dair haber geldi.

O saat itibari ile Bahçeli’nin “İleriki günlerde beni daha iyi anlayacaksınız” açıklaması ile Kışanak’ın gözaltı süreci ile bir bağı var mı o tartışılıyor.

Akıldışı bir süreç

İki gündür AKP ve MHP’den tanıdığımız tüm kesimlerle, iki partiyi takip eden gazetecilerle konuştuk, konuşuyoruz. Şu ana kadar yaşananları kendi zihin dünyasında bir yere oturtana rastlamadık.

MHP ve Bahçeli’nin inisiyatif aldığı herkesin ortak kabulü. Salı günü yaptığı hamle AKP’yi “çizgide tutma” girişimi olarak adlandırılıyor.

Bir MHP’li vekil bizimle birlikte başka gazetecilerin de olduğu bir yerde “Bizim çizgimiz net. AKP bunu biliyor. Ortada bir pazarlık yok. Yapılanlara ve önümüze gelene bakıp karar vereceğiz” dedi. Bunu söylerken “ipler bizim elimizde” keyfini yüzünden okumak mümkündü.

AKP’lilerin kafası daha da karışık. Ulaşmayı başardığımız hiçbir partili tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Nasıl bir anayasa taslağı konusunda sadece tahminleri var. Yöntem konusu daha hiç konuşulmadı diyorlar.

AKP’de MHP tedirginliği

AKP’lilerin çok önemli bölümü yaşananları bizimle birlikte anlamlandırmaya çalışırken, önemli bir kesim de MHP tedirginliği yaşıyor. Kaderlerini MHP’nin ve Bahçeli’nin ellerine bırakma tedirginliği yaşayan AKP’lilerin tek güvencesi Saray.

Kürt kökenli vekillerin tamamen susması, tüm yatırım vaatlerine rağmen, HDP’nin devre dışı kaldığı bir anda bölgede eriyen bir AKP varlığı var. Bu durumdan rahatsız olan bir AKP’li vekil tepkisini “Yatırımı MHP’ye yaptık, hadi hayırlısı” diyerek ifade etti.

Başkanlık tartışması işe yaradı mı?

Bir başka ilginç nokta ise başlatılan Başkanlık tartışmasından AKP’lilerin sanıldığı gibi büyük haz almaması. Onlar için 15 Temmuz, Musul, Başika, Cerablus ve Misak-i Milli tartışmaları çok daha cazipti. Siyasetin bu çerçevesinde ısınması, gündemin kayması çok istedikleri bir durum değil. AKP’liler Ortadoğu, Gülen Cemaati operasyonu ve Kürt sorununda başarı kaydetmeleri durumunda sistem değişikliğine gidebileceklerinin farkında. Hepsinin aynı anda olması ise neredeyse imkansız. Yeni manevralar gerekebilir ve böyle bir durumda dümenin ne tarafa çevireceğini çok az insan biliyor.

Yeni anketler gelecek

Bu arada uzun süredir konuşmayı ihmal ettiğimiz AKP’nin yaptırdığı anketlere de göz atma fırsatımız oldu. Kürt siyasetine karşı şiddet ve Musul politikasının halk üzerindeki etkisini bu ay yaptıkları kamuoyu yoklamalarında soru olarak koydular. Önümüzdeki hafta ilk sonuçları ve bunu bağlı olarak politik duruşları daha net görmek mümkün olacak. 15 Temmuz sonrası ilk kez bu ay yapılan ankette dış politika ve Kürt sorununa dair sorular ağırlık kazandı.

Bu trafikten çıkardığımız sonuçlar

» AKP iktidarı ve Erdoğan içeride Kürt siyasetine vuramaya devam edecek. Bunu kısa vadede iktidarda kalmanın ve MHP ile paralel yürümenin temel koşulu olarak görüyorlar.

» Konuştuğumuz AKP’liler orta ve uzun vadede bu siyasetin güçlüğünde hemfikirler. Ama ne olacağına, yerine ne konacağına dair öngörüye sahip değiller.

» Belki de en çarpıcı olanı, konuştuğumuz siyasetçilerin ve gazetecilerin çok önemli bölümü iktidarın da bir stratejisi olmadığı konusunda ortaklaşmaları.

» Erdoğan özellikle Suriye ve Irak süreci bitmeden Türkiye’de bir sorun istemiyor. Oradan güçlü çıkabilirse içeriyi de düzeltebileceğine inanıyor. Ama bu arada hem partisinde hem de genel kamuoyunda her geçen dakika balondaki gaz daha da sıkışıyor.

*İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) ruh ikizi olan gürcü yahudisi ERDOĞAN, onursuz Devlet BAHÇELİ’yi kangal köpeği olarak kullanıyor.*
[linked image]

Alıntılar derlemesinde ana kaynak; Ekşi Sözlük Militan Persecution Grubu yayınları Istanbul online

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Anti-Despotism-watch net channel documentary Tema; *İnsanlık hayını Alpaslan TÜRKEŞ’in (Hussain FAİZULLAH’ın) Yahudi olduğunu biliyor muydunuz?*







{(*`.,´*)\
{(*`.,´*)\
{(*`.,´*)\


 
 Respond to this message   
Find more forums on Business, Politics and LawCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2018 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement