| Re: ne yapalım yani?June 5 2009 at 5:07 PM | duysan |
Response to ne yapalım yani? |
| şöyle anlatmaya çalışayım... dost kitabevi'nde 10 sene önce her türlü küçük yayınevinin kitabını bulabilirdin, keza imge'de de. 10 sene önce imge nasıldı hatırlayanlar vardır. bugün herhangi bir dergi-kitap satmazsa alıp raflarına bile koymuyorlar. küçük dağıtımcı şirketleri eziyor, 16 ay sonra dahi para ödemiyorlar. merakta olanlar dipnot kitabevi'ne gidip sorabilir mesela imge'nin durumunu. dipnot ender iyi dağıtımcılardan biridir bu arada. her neyse... bu şu demek oluyor; ben elif şafak ile hemen karşılaşabilir, onu okuyabilirim; ama mesela alaattin topçu ile tanışmam daha zordur veyahut bir başkasıyla. senin yazdığına ben kitapçıda, imge kitabevi'nde bile ulaşamıyorsam nereden bulacağım? bunun için iki yol var.
1- internetten satın almak. bu yolda sorun şu ki, rastgele internetten politik olan bana yakın olanı bulmam zor.
2- kendi dağıtım ve satış kanallarımızı kurmak
işte konur sokak'ın hali de budur. ben mesela ulus baker'i ilk kes, çok eski zamanlarda büyük ekspres'te gördüm, hatta tesadüfen konuştuk. etkileyici idi. bugün birisini tesadüfen bir yerde görmek söz konusu değil; zira öyle mekanlar yok. su'dem böyle mekanlardan birisiydi herşeye rağmen. mesela ismail beşikçi ile orada karşılaşma şansın vardı. engürü de öyledir. madımak yangınında kaybettiklerimiz dışında hicret etmeyen edebiyatçıların büyük kısmı oradaydı. beni tolstoy ile tanıştıran engürü olmuştu. kişisel bir tesadüf ama yalnız olmadığımı sanıyorum. iletişim kitabevi'nin kapanıp bir ofise dönüşmesi pek çok insanın tanıl bora ile tanışmasını zorlaştırmıştır ihtimalen. birbirimize dokunduğumuz yerleri kaybediyoruz bunu demeye çalışıyorum. tabi ki bir binanın yıkılması ile rus kadınların köleleştirilmesinin giderilmesi arasında bir ilişki kurmuyorum. o bir yönü, değişimin yönünü göstermek için söylediğim birşeydi. bunu tersine çevirmek için evet konur sokak'a gideriz, stand açarız. gideriz kendi mekanlarımızı yaratmaya çalışırız. orada karşılaşırız, internet dışında da birbirimize dokunuruz. illa konur sokak, yüksel caddesi olması gerekmiyor mekanın; ama elde olanlar genellikle orada yitirilmeye başlandı.
istanbul'a benzeme konusuna da katılıyorum. evet oraya benzemeye başladı. benim dediklerim aksini demiyor; ama eski halinin analizi bir anılar geçidi değil. şimdi eskisinden çok insan tanıyorumdur o çevrede. mevzu, genel olarak sokağın çehresinin değişmesi... | |
| | Responses |
|
|