| Original Message |
deprisa Posted Jun 6, 2009 10:51 AM
şimdi biraz komplo teorisi yapacağım. manu chao bör röportajında barcelona'nın değişimini anlatıyordu. özetle şu: kendisi de orada çok fazla çalmış ama şu anda barcelonada sokak müzisyeni yok. sokak etkinlikleri tamamen belediyenin kontrolünde ve "tourist attraction" şeklinde. disneyland'de gezer gibi fred çakmaktaş'la ya da başka bir kostüm giymiş biriyle fotoğraf çektiriyorsunuz. bir-iki ilüzyonist, hiphop dansçısı, bir de michael jackson taklitçisi var. şimdi işin farkı şurada; sokak müzisyenini seven dinleyen turistler, 15-20 avroya hostelde kalıyorlar, bakkaldan bira, marketten konserve alıp karınlarını doyuruyorlar. fred çakmaktaşı seven turist ise kafede biraya 5 avro, otele de 50 avro veriyor. bütün binaların rantı da, vergisi de artıyor. devlet-sermaye elele buna uğraşıyorlar. amaç sırt çantalı gezgini, sokak serserisini şehirden atıp tertemiz, disneyland gibi bir barcelona yapmak.
şimdi benim tunalıdan-bestekardan bildiğim pek çok kişi var ki, kızılay pis yer diyorlar. örneğin bestekar sokakta biber gazı sıkılmaz, yükselde ise haftalık ritüeldir. çıkan olaylar örneğin leman kültürün bahçesindeki bütün müşterilerin boşalmasına sebep olabilir. bunlar esnafın karını düşürür, sokağın rantını düşürür. bestekarda ortalama bira 6, kahve 5 liradır. biber gazlı, çatışmalı, huzursuz konurda ise çok daha düşük. solcusuz, standsız bir konur esnafın çok daha fazla işine gelir. bütün sokak papağan gibi, nedjima gibi, leman kültür gibi, baş tarafta 5 liraya sınırsız kavaltıcı lokantalar gibi apolitik dükkanlarla dolu olsaydı orası çok daha önceden boşaltılırdı belki. ama bir yandan da orada, kelimenin çok çok genel anlamıyla, solculara çalışan, müşterisi onlar olan ve hatta solcular tarafından işletilen çok fazla da dükkan var. kafe-lokanta vs. bunların bir kısmı ticari kaygılarla, bir kısmıysa zaten oradaki gruplara dahil oldukları ve hareketin içinde yer aldıkları için konur sokağın konur sokak olarak kalması işlerine gelecektir.
şimdi dönüp dolaşıp seni onaylamış oldum duysan. delirmelerimi sakin kalarak dinlediğin için sağol. ama yine de, konur sokağın tek yönlü bir yola girdiğini düşünmüyorum. istiklal caddesi gibi saçma sapan bir kuru kalabalık da olabilir, nitelikli mekanların, senin dediğin gibi dokunma noktalarının olduğu bir yer de olabilir. bunu sağlayacak olan da sadece biziz. (bu arada bizim de sokakta bir kafemiz var, bir odak noktası olabilmesi için böyle bi işe soyunduk. tam da istediğim çizgide gitmiyor ama öyle olması için uğraşıyoruz. isim verip reklam yapmıyorum) |
|