Suleyman Celebi (1352-1422) isimli, Bursa'li olan Bir Turk'un yazdigi siirlerlerdir. Yazdigi dini siirlerin tamamini, Muhammed ve ailesini Isa'dan ve onun ailesinden ustun gostermek uzere yazmis, fanatik bir Islamcidir. Butun siirleri Turkce'dir ve onu sadece Turkler bilir, dunyadaki diger Muslumanlar kendisini tanimazlar.
MEVLID KANDILI:
Uydurma bir kandildir. Islam dunyasi boyle bir kandil kutlamaz. Turkler tarafindan kutlanan bu kandil, 1989 (yanlis degil 1989) yilindan bu yana resmi olarak kutlanmaktadir. Mevlid kandili ilk defa 13. yy'da Erbil Atabegi Muzafferuddin tarafindan iki ay sureyle, Suleyman Celebi'nin siirleri esliginde kutlanmaya baslandi. O gun bu gun kutlanan bu uydurma kandil, yukarida soyledigimiz gibi, 1989 yilindan itibaren Diyanet vakfi tarafindan resmi kutlama gunu olarak belirlendi.
Mevlid kandili, Guya Muhammed'in dogdugu gun olarak belirlenmis ve kutlanmaktadir. Hafta ise, kutlu dogum haftasidir...
Her ne olursa olsun, Muhammed'in annesi ve babasinin olum yili bile bilinmezken, Muhammed'in dogdugu gunun biliniyor olmasi komiktir...
Butun komiklikler bir yana;
bira icmek isteyen kisi, bu uyduruk gunde bira alabilecek bir yer bile bulamamaktadir... Cunku bu uyduruk gunde, butun bira saticilari kepenk indirmistir.
Dunyanin boylesi, butun ilkelliklerinden kurtulmak umuduyla...
Oguz;
Sana ilginc gelebilir ama, oluleri icin Mevlud'u bizle birlikte arada bir okuyan Musluman bir ulke daha var..
Arnavutluk..... Belki daha da vardir. Bosna, Cecenistan gibi..
Yine de onlarin da Mevlid kandilini kutladigini sanmiyorum.. Ama emin degilim. Belki de kutluyorlardir..
Ben sahsen mevlud'u cok severim ve kasetini arada bir evde dinlerim.. Guzel bir siir ve bestedir.. Bu benim kisisel tercihimdir..
Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan efendinin evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabiliyormuş.
Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde efendisinin evine sadece 1,5 kova su götürebiliyormuş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getirebiliyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.
İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:
“Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.”
“Neden?” diye sormuş sucu. “Niçin utanç duyuyorsun ki?”
Kova cevap vermiş.
“Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim bu kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.”
Sucu şöyle demiş kovaya:
“Efendimin evine dönerken yolun kenarındaki çiçeklere dikkat etmeni istiyorum.”
Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanında renk renk gülleri ve çeşitli çiçekleri görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için yine kendini kötü hissetmiş ve sucudan tekrar özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş:
“Yolun sadece senin tarafında güller ve çiçekler olduğunu ve diğer tarafta hiç çiçek olmadığını fark etmedin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla efendimin sofrasını süsleyebiliyorum. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.”
Hepimizin kendimize has kusurları vardır. Bizler aslında bir yönüyle çatlak kovalarız. Allah’ın büyük kainatında hiçbir şey zayi edilmez. Kusurlarımızdan korkmayalım. Onları sahiplenelim... Kusurlarımızda gerçek gücümüzü bulduğumuzu bilirsek eğer, biz de güzelliklere vesile olabiliriz. Zira, kusurlarımız olmasaydı tövbe etmemizin bir manası olmazdı.
Arnavutluk, Bosna ve Kosava gibi yerlerde hala Mevlid dinleniyor olmasi mumkundur... Cunku oralar Osmanli yonetimi altinda kalmis yerler... (Cecenistan ise impossible...)
Diger taraftan Turkiye topraklarinda Mevlid'i takmayan Muslumanlarin oldugu yerler de var...
Bunlarin yani sira, Suriye, Urdun ve Irak da Mevlid dinleyip, husu icinde ibadet edenlerin de oldugunu biliyorum...
Sam'da (Damascus) yaklasik 15 yillik bir dostum var, Arap... Koyu Musluman... O anlamadigi halde mevlid dinledigini soylemisti...
Yani, (Bu kelime Arapcadir)
Osmanli gittigi yere kulturununun ancak bu yonunu, hokkabazligini goturmus...
HACHLI+ALI ismindeki sanal karakter, müslüman kisvesi altina saklanmis bir Hristiyan Misyoneridir. Protestanlik tarikinden olup, efendileri tarafindan güdülür ve bu forumda deyim yerindeyse bir nevi staj yapar, ahlaksiz ve provokatör bir sahistir. Foyasini ortaya çikararak paçasini asagiya almis bulunmaktayiz. Artik bu saatten sonra misyonerlik faaliyetine eskisi gibi devam edemeyecegi bizce kesindir. Fakat forumu terketmesi ve tükürdüklerini yalamasi ise imkansiz oldugundan, yüzüme tükürsen yarabbi sükür stratejisiyle figüranligina devam etmek mecburiyetindedir. Merak edenler ve aldatilmamak isteyenler için, bakiniz :
HADI SENINDE MEVLUD KANDILIN MUBAREK OLA! :)
HER NE KADAR KAFIR MISYONERSENDE BUNU OGRETEYIM SANA!...
ONCE BIR GUSUL ABDESTI AL! SHU MUBAREK GECEDE DUA ET!
KI YAPACAGIN DUALARIN KABUL OLUNUR! :)
Rabb sana hidayet nasib etsin inşallah O nun doğum gününü kutlamak yerine bira içmenin derdinde olan sen bakalım mahşer de sana kim yardım edecek reddettiğin Rabb mi küçümsediğin muhammed mi sarıl bakalım sarıldıklarına güven bakalım güvendiklerine sadece ölünceye kadar senle beraberler ondan sonra yolun açık olsun...