HACI (Login hacihaci) from IP address 66.30.227.242
Kucuk bir olaydir ama, onemli boyutlara sahiptir. Islam'i her an kimlerin eline alabileceginin ve seriat canavarinin her an nasil hortlayabileceginin tipik bir ornegidir. Bu olayin cagimizda karsitlari vardir, elbette. Daha da olacaktir. Sivas ve KahramanMaras gibi..
Menemen olayini baslatan "Mehmet" adli bir dervistir. Kendisi aslinda Girit gocmenidir. Mehmet dort arkadasi ve "Kitmir" adli kopegi ile 23 Aralik, 1930'da Menemen'e girmistir.. Kitmir hakkinda biraz bilgi vereyim. Ilginc bir kopektir.. Kitmir, Ashab-i kehf'in kopegidir. Bu mitolojik kopekten bircok inanclar turemistir. Ornegin, bircok Musluman mektuplarinin kaybolmamasi icin zarfin uzerine kucucuk bir "kitmir" sozcugu ekler. Kopekten korkanlar da kopeklerin kendilerine saldirmamasi icin el-Kehf suresini okuyarak, Kitmir'in yardimini dilerler.. Kehf Kur'anin 18nci suresidir ve Mekke'de inmistir. 110 ayettir.. Kehf Arapca "magara" demektir... Bir magaraya siginarak yuzlerce yil uyumus "ashab-i kehf'in" oykusunu icermektedir..
Ataturk o siralarda Trakya'dadir ve Turk-Yunan ve Turk-Bulgar sinirlarini teftis etmektedir..
Efendim;
Menemen'e giren bu cete once yerel camide tutulan yesil Islam bayragini ele gecirmis ve kasabanin meydanina asmistir.. Bu meydanda ve yesil bayragin altinda dervis Mehmet kendini "mehdi", yani "mesih" olarak tanitmis ve kendisinin Allahsiz hukumeti devirmek icin Allah tarafindan gonderilidigini ilan etmistir. Menemen halkinin buyuk cogunlugu karar vermede gucluk cekerken, yuz kadar insan Mehmet'in mehdiligini kabul ederek, onun cihadina katilmislardir. Silahini ceken Mehmet sehrin Allah'in 70 bin askeri tarafindan kusatildigini ilan etmistir. Iki bekci kalabaligi dagitmaya calismis ama bunda basarili olamayinca, genc bir yedek subay olan Kubilay'in komutanligi altindaki kucuk bir askeri birlikten yardim istenmistir. Kubilay manevralarda kullanilan bos mermi dolu tabancasini cekmis ve korkutmak icin Mehmet'e ates etmistir.. Kendisine birsey olmayinca dervis Mehmet, gercek mehdi oldugunu yinelemis, kursunlarin kendisini durdurmasinin olanaksizligini da kanitladigindan, halkin daha da cok guvenini kazanmistir. Silahini ceken Mehmet Kubilay'i oldurmustur. Kubilay'in cesedi cami avlusuna tasinmis ve orada kafasi kesilerek bir sopanin ucuna takilmistir. Halk bu olayi buyuk bir cosku ile kutlamistir.. Mehmet'i destekleyenlerin sayisi artmistir. Ayrica kalabaliga ates eden iki bekci oldurulmustur.. Ayaklanma basladiktan bir sure sonra komsu birlikler gercek silahlarla kasabaya girmisler ve dervis Mehmet'le birlikte onu destekleyen bes kisiyi oldurmus ve isyani bastirmislardir..
Isyanin hemen bastirilmasina ragmen bu olay Ataturk'u son derece sinirlendirmistir.
Orasina da ilerde deginirim..
ISLAM'da Vatan,Tecavuz,Irz konusu dishinda oldurmek!
H A R A M olan bir konudur! Musluman olan yapamaz!..
Konuyu kitize etmek ichin en onemli konu o gunun sartlari
Neler idi?..Nasil ve neden oldu?...Oylayin chok chesitli boyutlarini okudum!Ancak her yazar kendi kafasinin bastigini anladim!
Menene olayinin kucuk ama onemli boyutlara sahip bir olay olduguna deginmistik... Kisa bir zamanda bastirilmasina ragmen bu isyan, Ataturk'u cilgina cevirmistir.. Ataturk'un en agirina giden olgu, genc bir yedek subay olan Kubilay'in katlinin halk tarafindan cosku ve sevincle karsilanmasi olmustur. Hukumet yorede orfi idare ilan etmis ve Mustafa Muglali komutasinda bir askeri mahkeme goreve atanmistir..
Ataturk bu isyani izole bir olay olarak degil, rejime karsi bir baskaldirma olarak gormus ve isyandan, kapatilan "Ozgur Halk Partisi"nin sorumlu olabilecegini dusunmustur. Ataturk'e gore rejimin yumusamasinin tehlikeleri apacik ortadadir. Fanatik dinciler kose baslarinda beklemekte ve en ufak bir firsattan yararlanmaktan cekinmemektedirler.
Fransizca bir terim olan 'ville maudite" (lanetlenmis sehir) terimini kullanan Ataturk, kadin bile olsalar, dinci fanatiklere en ufak bir insafin gosterilmemesini, idamlarin geciktirilmemesini ve muhalif gazetecilerin, mahkemeye celb edilerek, en azindan korkutulmasini ve uyarilmasini istemistir. Bu arada hukumet dervis Mehmet'in "Naksibendi" tarikatina ait oldugunu ogrenmis ve Ataturk bu tarikatin yok edilmesini emretmistir.. Ataturk'e gore her ne kadar butun Naksibendi mensuplari kotu degildir belki ama, bu tarikatin inanan destekleyicileri tehlikelidir ve yok edilmelidirler..
Ataturk'u rencide eden ve gazabina neden olan bir diger ilginc gelismeden ise, bir Fransiz gazetesi sorumludur. Gazete Ataturk ve Ismet Inonu'nun bu ayaklanmayi tertipleyerek, Ozgur Cumhuriyetcilerden kesin olarak kurtulmayi saglamak istediklerini yazmisti....
Ismet Inonu Ataturk'un goruslerine katilmis ve isyan edenlerin Ozgur Cumhuriyet partisi ile olan iliskilerinin arasitirilmasi icin ilgililere emir vermistir. Bu tutum dikkatlerin Menemen halkindan cok Naksibendi tarikati uzerinde odaklanmasina neden olmustur. Ataturk daha sonraki konusmalarinda Menemen halki hakkinda konusmaktan kacinmistir..
Yapilan yogun arastirmalara ve incelemelere ragmen Menemen isyani ile ne Ozgur Cumhuriyetcilerin ne de basinin bir ilgisi oldugu anlasilmistir. Naksibendi tarikati ise, dervis Mehmet'le olan iliskisinden dolayi, isyandan sorumlu tutulmustur.. Cunku dervis Mehmet Naksibendi toplantilarindan birinde kendisinin mesih oldugunu iddia etmistir.. Her ne kadar Naksibendi tarikatinin mesih kavramini kabul etmeyecegi ve dervis Mehmet'in ilac ve morfin muptelasi oldugu ileri surulmusse de, butun bunlar Muglali baskanligindaki askeri mahkemeyi tatmin etmemis ve Naksibendi tarikatina cezalar yagdirilmistir.. Naksibendi'nin basi yasli Seyh Esad hapiste olmus, oglu ise diger 27 Naksibendi tarikati mensuplari ile birlikte, 4 Subat 1931'de idam edilmislerdir. Idam edilenlerin cogu, bolgeye Balkanlardan getirilen fakir gocebelerdir.. Aralarinda isyancilara ip satan bir Yahudi de bulunmaktadir..
Menemen isyaninin onemi TC hukumetinin fanatik dincilere olan toleransinin sifir olmasi dogrultusundadir.. Bu vesile ile butun tarikatlar ve koktendinci egilimler uyarilmis, baslarina neler gelebilecegi grafik olarak demonstre edilmistir..
Terör, zulüm, iskence gibi istenmeyen üzücü olaylarin tahlili, bütün insanlari ilgilendirdiginden, salt müslümanlarin halletmesi gereken meselelerden degildir.
Pekâla bir avuç asiri sag görüste insan, bir okulu içindeki ögrencilerle atese verebilir ve bunu yaparken de solcu ve demokrat sloganlar atabilir ! Yada peçe altina gizlenmis mossad ajanlari ABD konsoloslugunun dibine bomba birakirken bir diger ajan bunun fotografini çekerek el altindan gazetelere sizdirabilir ve "ISTE SIDDET YANLISI SERIAT" mansetini attirabilir.
Yada bir terör olayini baska bir örgüt adina, diger bir örgüt üstlenerek telefon ihbari yapabilir ve hedef saptirabilir. Baslar sikisinca da herkes suçu birbirinin üzerine atmaya ve yalanlamaya baslayabilir. Polisiye olaylari iyi bilirim. Herneyse..
Biraz uyanik olalim. Gerçeklerin içyüzünü medyadan yahut resmi ideolojik tarihten hakkiyla analiz edebilmek mümkün degildir.. Elbetteki müslümanlar da bu olaylarin analizini kendi aralarinda yapacaklardir. Fakat terörün ve zulmün dini olmaz, herkes bu tür olaylari kinamali, bunu artik ögrenmenizde yarar var diye düsünüyorum..
Provakasyon bir bahaneye bakar.. O bahane her sey olabilir.. Cogu kere incir cekirdegini bile doldurmayacak kucucuk bir olaydir, haberdir, dedikodudur, yanlis anlasilmadir.... Sivas ve Kahraman Maras'da dinciler nasil olmusta provake edilmislerdir? Din elden gidiyor sloganlari ile insanlari nasil olup da yakmis ve cocuklari bacaklarindan ayirarak parcalamislardir.
Menemen olayi Ataturk'un ateist oldugunun kesin delillerini icerir.. TC laik bir hukumet olarak baslamis, zamanla dinden daha da cok uzaklasacagina, dine yoneltilmistir..
Menemen'e neden olanlarin torunlari ile birlikte yasamakta oldugumuzu unutmayalim..
Haci size bu olayi oldugu gibi ve tarafsiz bir bakis acisindan nakletmeye calismistir..
Sorumlu zavalli bir meczuptur belki ama, Ataturk'u asil ofkelendiren halkin bu meczuba katilmasidir..
Ayni halk hala mevcuttur.. Bu halki da din elden gidiyor sloganlari ile igfal etmek, yonlendirmek ve azdirmak oldukca kolaydir.. Bu bir cok kereler basarilmistir ve bu basari ilerde de tekrarlanacaktir.. Yeni hukumet ilerdeki azginliklarin nedeni olacaktir..
Islam'dan uzaklasmaktan baska care yoktur.
Devletin O'nu halka mal etmesi ve aradan cekilmesi gerekmektedir.
Ancak laik bir rejimde ve yasalarin halka esit olarak uygulandigi bir ulkede Islam tam bir denetim altina alinabilir.
Bu da pek mumkun olacaga benzememektedir..
Zavalli Turkiye, zavalli Turk'ler.. Zavalli Islam..
Gafiller..........