| Odun, kazma, kürek, çatal çötek olmadığıma şükrediyorum.December 29 2003 at 7:50 PM | Thorny Rose (Login ThornyRose) Forum Owner |
| Aceba aşağıdaki vatandaşlarımızın standartlarına uygun kaç dünya tarihçisi Yahudi soykırımının 6 milyon civarlarında hayatı aldığını bildiği gibi, savaş sırasında kaç Alman sivilin (askeri boş verdik) öldüğünü bilir?
Message: 1
Date: Tue, 4 Nov 2003 02:30:06 -0800 (PST)
From: nitrogen oxygen <noteworker@yahoo.com>
Subject: akçam ve berktay...
Turkistan Newsletter - Turkistan Bulteni -
<<>><<>><>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<><<
Rektor:tosun@sabanciuniv.edu,berktay@sabanciuniv.edu,db@sabanciuniv.edu,
info@sabanciuniv.edu,hr@sabanciuniv.edu,sr@sabanciuniv.edu
Halil Berktayin Densizligi Sizleri de Uzmuyor mu ?
Sayin Hocalarimiz,
Arkadaslar,
Sayin Universitenizin ogretim gorevlilerinden olduğu bildirilen Halil Berktayin hassas oldugumuz bu gunlerde dedikleri ve tavirlari -sizleri baglamasa da- bir
aciklama yapmanizi gerektirmiyor mu ?
Sevimli ve cok degerli Universitenizde aranizda barindirdiginiz kisiler genel goruntunuzu etkileyecektir.Dayanisma ve gucbirligi icinde olmamiz gerek bir donemdeyiz.Aman, dikkat edelim!
Ermenilerin yarattigi sorun hakkinde bilgilenmek ve toplum olarak eyleme katilmak icin,lutfen Turkish Forum sayfalarindan yararlaniniz.
Saygilarimla
Vecihi ACUN
Insaat Y. Muhendisi ODTU 1972
--------------------------------------------------------------------
Turkistan Newsletter - Turkistan Bulteni -
<<>><<>><>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<>><<><<
Sayın Turan,
....Halil Berktay ve Taner Akçam'a gelince,birer kılıç artığı olan her ikisi de, Türk devletine karşı geçmişteki yenilgilerinin öfkesiyle mi kin kusuyorlar acaba; yoksa bu ermeni ağzıyla konuşmaların, bizim bilmediğimiz daha derin sebepleri mi var? Bana göre bunları böyle Ermeni ağzıyla konuşturan şey, daha başka birçoklarında gözlemlediğimiz gizli kanların ve gizli kinlerin eseri olmalıdır. Sahi bu adamlar kimdir? Çünkü bugün Türkiye'de kimin nerede konuşlandığını belirleyen en önemli etken, biz kabul etsek de, etmesek de kişilerin kendilerini kimlik olarak Türk ulusuna mensup hissedip hissetmedikleriyle ilgilidir. Bu gerçeğin ise tıpkı Osmanlı'nın son
döneminde ittihadı anasır fikriyle kendi kendilerini avutup aldatan (Türk)
Osmanlı aydınları gibi bir tek Türkler farkında değiller. Farkına varmak ve
bu rüyadan bir türlü uyanmak da istemiyorlar.
Gerçekte ise dün "Türkiye halkları!" narasıyla Türk devletine savaş açan
solu etnik bölücülerin kullandığı kesin olduğu gibi bugün de ikinci cumhuriyetçi koalisyonun mensuplarını biraraya getiren tek ortak paydanın Türk ulusuna ve Türk devletine düşmanlık olduğu, bu ortaklığa vücut veren asıl etkenin gerisinde de yine etnik rahasızlığın bulunduğu kesindir. Bugün sol enternasyonalizm ve kozmopolitizmle siyasi ümmetçiliğin aynı cephede buluşması yalnızca ideolojik alandaki ortak çizginin gayrimillilik oluşuna veya aynı
merkezlerden kumanda ediliyor olmalarına bağlanamaz. "Bütün sebeplerin
arkasındaki nihai sebep Türk olup olmamakla iligilidir." Türklük bir bilinç
meselesidir diyecek olanlara bir itirazım yok; lakin unutmasınlar ki ulusal
kimlik bilinci en son Türklerde oluştu. Diğerleri yüz sene önceden beri
zaten ne olduklarını biliyorlardı ve bu gerçeği Türkçe ad ve soyadı taşıyor
olmaları asla değiştirmez. Değiştirmediğini yaşayarak görüyoruz. Dün
Osmanlı Bankası ne kadar Osmanlı idiyse, bugün de Türk adı ve soyadı taşıyan
bazıları da ancak o kadar Türktür!
Selam ve saygılarımla.
Hanifi Altaş
www.yenihayat.org/
MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI
Hüseyin MÜMTAZ
Prof. Halil Berktay da modaya uyarak geçen gün dehşetengiz açıklamalar yaptı ve dedi ki; "Teşkilât-ı Mahsusa'nın adamı Bahaittin Şakir, bir kısım ipten kurtulmuş mahkûmlardan oluşan ölüm timleri organize etti...600.000 Ermeni'nin öldüğü olayları bugünün Yeşilleri, Çatlıları ve Hizbullahçıları yaptı. Olay bu kadar nettir. Bahaittin, o günün tipik bir Yeşil'i ya da Çatlısı'dır. "
Ve devam ediyor Prof. Berktay; "Türkiye Cumhuriyeti'nin bu gün
diyebileceği çok basit bir şey var: Cumhuriyet 1923'te kuruldu. Bu olay 1915
'te cereyan etti. Bunu Cumhuriyetin orduları, örgütleri yapmış
değildir.Türkiye Cumhuriyeti yeni bir devlettir.Ne Osmanlı'nın, ne de hukukî
anlamda İttihat ve Terakkî iktidarının devamıdır. 1915'te Birinci Dünya
Savaşı'nın hengâmesi içinde ne olup olmadığı bizi devlet, hükümet olarak
ilgilendirmemektedir." (Radikal 9 Ekim 00)
Oh.. Birden rahatladım.. Üstümden büyük bir yük kalktı.. Neden
düşünememiştik biz bunu daha önce.. Demek ki 1974'teki Kıbrıs olaylarının
sorumlusu da biz değildik.. O zaman da başka bir hükümet vardı.Bunu Avrupa'ya
söyleyip pekalâ Kıbrıs olaylarının her an önümüze çıkardığı ağır faturadan
sıyrılabilirdik.. Kolaylıkla belki bizi AB'ye alırlardı.. Aynı tür akıl
yürütmeyle 2004'te meselâ AB'yi istemeyen bir hükümet işbaşına gelirse
pekalâ "Helsinki'yi ben kabul etmemiştim" diyebilir ve 57'inci Hükümetin
imzasını inkâr edebilirdi.
Şaka bir yana ben Prof. Halil Berktay'ın aile büyüklerinin Cumhuriyetin kurulduğu yıl olan 1923'de bu coğrafyaya uzaydan bir uzay kapsülü ile gelmiş olabileceğinin ciddî şekilde araştırılması gerektiğini düşünüyorum.. Eğer bu iddia ispatlanırsa dünya bilim tarihinde yepyeni bir sayfa açılacaktır. Uzaya ilk giden insanın Yuri Gagarin olduğu gerçeği çürüyecek, tarih yeniden yazılacaktır.
Etrafınıza bir bakın.. 1923'ten sonra bu ülkeye göç edenler dahil, gayri
Türk göçmenler haricinde babası, dedesi Osmanlı vatandaşı olmayan kim var?
Berktay Osmanlı ile ilgisi olmadığını hem de ilim adına iddia ediyorsa
ailesi ya bu ülkeye meselâ Tanganika'dan veya Eskimo ülkesinden yahut ta
gerçekten uzaydan gelmiş demektir.
Ve bu adam maalesef tarih profesörüdür.
Bu yazı üzerine ertesi gün Türkistan-Net'te "marksist" Halil
Berktay'ın kimliği üzerine "Aydınlık Dergisi'nin Devrimci harekete
Yönelttiği İftiralara Cevaplar" adlı kitabın 29-30'uncu sayfalarından
İbrahim Kaypakkaya'nın öldürülmesi ile ilgili alıntılar yayınlandı.
Hemen arkasından da yine Türkistan-Net'de yurtdışında yaşayan
bir Türk'ün şu mektubu yer aldı: "Aziz Türkistan-Net üyeleri; Eski Marksist
Türk düşmanı Halil Berktay'ın Radikal gazetesine verdiği röportaj ibret
alınacak cinsten. Burada Berktay Türklerin Ermenileri öldürdüğü iddialarını
(yani genosit==soykırımı) kabul ediyor ve Ermenilerin Türkleri öldürmesini
hoş görüyor. Dışarıda Ermeni saldırıları ile uğrasan bizler için bu arkadan
vurma değil de nedir? Amerika'daki Turkish Forum vs.üyeleri siz uykusuz
geceler boyu çalışın, alın işte arkadan hançer. Halil Berktay ayni Ermeni
çeteciler gibi arkadan vuruyor. Bir de Sabancı Üniversitesinden ekmek yiyor.
Vah Sakıp Ağa vah, nerden aklına geldi Üniversite kurmak; madem kurdun Halil
Berktay'ları profesör yapıp Kürsüler yaptırmak.."
..........
"Ne yaptık? Ermenilerin her birinin bir okul olduğunu, kültürlü adamlar,
birer ünite olduğunu bilemedik.. Rumları da bilemedik, nüansları farklı
olarak.. Yahudileri de bilemedik. Zaten bir zamanlar parlamentonun içinde
bunların temsilcileri vardı.. Sonra da bunları sıfıra indirdik.. Turgut Özal
'a anlattım. Bu Ermenilerden birkaç kişiyi, Rumlardan, Yahudilerden birkaç
kişiyi parlamentoya tekrar koyalım. İlk seçimde bunu yerleştir.."
Yahu hakikaten neden acaba Sabancı, Berktay'ı Üniversitesi'ne öğretim üyesi
yaptı dersiniz?
12.10. 00 Yeni Mesaj Gazetesi
--------------------------------------------------------------------
Aksam gazetesi, 11 ekim 2000
Emin Pazarci Bakis
Sabanci'ya Soruyorum
Adi, Prof. Halil Berktay.Halen Sabanci Üniversitesi'nde ögretim üyesi.
'Türk tarihçi'kimligi ile bir gazeteye yaptigi açiklamalar,kelimenin tam
anlami ile dehset verici.
Bakin ne diyor:
'En az 600 bin Ermeni öldürüldü. Bunun emrini verenler, bunu özel bir örgüt
araciligi ile yaptirmislardir.'
Evet, yanlis okumadiniz.
Prof. Berktay, 'yaptik' diyor ve ekliyor:
'Olay, çok basit ve nettir.'
Söyledikleri, Türkiye'yi kusatmaya çalisan, bu ülkeye karsi kin ve nefretle
dolu olan çevrelerden farksiz.
Öyle ki, Ermenilere destek konusunda Fransizlari bile geride birakiyor.
Ermeni nüfusunu en fazla abartan Fransizlarin 'Sari Kitabi' Halep, Adana,
Trabzon ve Sivas dahil 850 bin sayisini veriyor. Bizim 'profesör' abarttikça
abartiyor:
'O dönemde Dogu Anadolu'da bir milyon 750 bin Ermeni yasiyordu.'
. . . . . . . . . .
Gazeteci soruyor:
- O sirada bölgedeki Müslüman nüfus ne kadar kayip verdi?
Adamin cevabi:
- Bu, bir, iki, on bin dolayinda olabilir.
'Tarihçiye!' bakin:
Sanki, o dönemde öldürülen Ermenileri tek tek saymis. 'En az 600 bin'
diyebiliyor.
Sira 'Müslüman nüfusa' gelince...
'Bir, iki, on bin' gibi garip bir cevap veriyor. Söyledigi rakamlar arasinda
on kat fark olsa da farketmez.Çünkü,'Ermeni mezalimini' küçümsemeye çalisiyor. Neredeyse,'Bosverin bunlari, ne önemi var'diyecek.
Oysa, Osmanli belgeleri ortada...
Adam, sadece birkaçini alt alta koysa Ermenilerin o dönemde yüzbinlerce
insani katlettigini görecek.
Ama, görmek isteyen kim!
*
Bitmedi, dahasi var...
Adam, sanki Ermeni tezlerinin dogrulugunu ispat etmek için kendini görevli
sayiyor.Bakin, o dönemde Ermeni çetelerin saldirilarina ugrayan masum insanlar için ne diyor:
'Ermeni çetelerin faaliyeti daha ziyade yerel, mevzii, lokal bir siddet
karakterini tasir. Yüzbinlerin ölebilmesi için, bu büyüklükteki bir nüfusun
toplu halde bulunmasi gerekir ki, mezralari, köyleri dolasarak bu rakama
varilmaz.'
Söylemek istedigi su:
- Ermeni çetelerin faaliyetleri abartiliyor!
Kendisine soru sorulmadan devam ediyor:
'Ayrica, meselenin Enver ve Talat Pasa'lar, Ermenilerin katliami talimatini
o günün Yesil'lerine, Çatli'larina yazili olarak verdi mi, noktasina gelmesi
de yanilticidir. Hiçbir zaman bunu yazili olarak vermemislerdir ve böyle bir
belge de hiçbir zaman bulunamaz.'
Yani, ortada belge yok.
Ama, adam Enver ve Talat Pasa'larin '600 bin Ermeninin öldürülmesi talimatini verdigini' söyleyebiliyor. Ortada belge var.Ama, ayni adam Ermeni çetecilerin katliamlarini örtmek için çirpiniyor.Ve, bu adam bizim bir üniversitemizde ögretim görevlisi!
*
Isin en vahim tarafina gelince...
Prof. Halil Berktay, geçtigimiz Mart ayinda Chicago'ya gitti. Orada 'Ermeni
olaylarini' Ermeni tarihçilerle birlikte tartisti. Tabii, 'tartisti' kelimesi sözün gelisi.Elbette tartismadi. Çünkü, Berktay'in söyledikleri ile olaylari çarpitan Ermenilerin iddialari arasinda fark yok.Belli ki,Chicago'da biraraya geldiler.Hep birlikte ayni noktada birlestiler:
- Evet, Ermeniler katledilmistir.
Prof. Berktay ve O'nun gibileri görünce, Türkiye'nin düstügü duruma sasmamak
lazim.Dünyanin dört bir yaninda Türkiye'ye saldiran çevrelerin yaptiklari ne ki! Biz, asil darbeyi içerden yiyoruz.
..........
_________________________________________________________________________ |
|
| | Current Topic - Odun, kazma, kürek, çatal çötek olmadığıma şükrediyorum. |
| |
|
|