| KURTULUS SAVASLARINDA YUNANLILARA KARSI UYGULANAN TAKTIK NE IDI? BIR KURAM.....September 29 2002 at 6:17 PM | HACI (no login) from IP address 66.30.225.136 |
|
1920’de bir yandan Turk Ic Harbi vuku buluyor, ote yandan Ankara harbe hazirlaniyordu. Anadolu'nun her yanindan celbedilen askerler cesitli araclarla, yuruyerek, trenle, kagnilarla, tek tek, obek
obek Ankara’ya geliyor ve hemen karargahlarda silah egitimi altina aliniyorlardi. Ankara bu arada Rus’lardan mumkun oldugu kadar silah ve cephane tedarik etmeye calisiyordu. Daha sonra, Rus’larla aramizda yapilan kardeslik anlasmasini izleyen donemde,
Kara Deniz uzerinden Turkiye’ye onemli olcude Rus askeri yardimi ulasmaya baslamisti. Ama bu yardim yine de yeterli degildi. Yunanlilarla yapilan savaslarda silah ve cephane eksikligimiz onemli bir rol oynuyordu.
Ben iste bu silah ve cephane eksikligine dayanan bir kuram ortaya atmak istiyorum.
Anadolu’da kurtulus savasinin hazirliklari yapilirken, Istanbulda kurulan “Mudafaa-i Milliye Teskilati Anadolu'ya silah ve malzeme gondermekle mesguldu. Bu arada telgrafcilar ve postahane memurlari Anadolu’daki milli hareketi abartici sahte hablerleri
dusmana iletmek ve onlari yaniltmak ve sasirtmakla mesguldu.
Osmanli hukumeti bu arada 10 Agustos 1920 tarihinde, Sevres anlasmasini imzalamisti. Ankara hukumetine gore bu buyuk bir ihanetti ve buna imza atanlar vatan haini idi. Sevres antlasmasi siddet ve nefretle reddedildi.
Yine bu siralarda ilk Yunan saldirisi basladi ve Temmuz 1920’den, Ocak 1921’e kadar 7 ay surdu.
Yunanlilarin amaci Anadolu’yu fethetmekti. Binlerce yillik bu emellerini sonunda gerceklestirebilecekleri kosullar ortaya cikmisti. Anadolu insani belki de tarihinin en zayif bir doneminden gecmekteydi. Turk geleneklerinin dominan oldugu bir halk idi bu cagdas Anadolu halki. Savasci idi. Hizla organize olabiliyor ve disiplin altina girebiliyordu. Savaslarda ise gorevini cok iyi yapabiliyordu. Butun gereksinimleri kendilerini seven, sayan ve inanan bir komutana sahip olmakti.
Yunanlilar once Milne hatti denen, Izmir ve cevresindeki illeri kapsamina alan bir hatti tutuyorlardi. Bu hat Ayvalik’dan basliyor ve Aydin’in guneyindeki Akmaz’a yoneliyor, oradan bati’ya
uzanip, Ege denizi yakinlarinda Selcuk’da sona eriyordu. Bakir, Gediz, Buyuk ve Kucuk Menderes vadilerini kapsamina aliyordu.
Yunanlilar 1919-1920 kisini guclerini konsolide ederek ve bu arada Turk ciftcilerini ya oldurerek, ya da kacip gitmelerini saglayarak, rahatsiz ediyorlardi. Zaten askeri guclerin tumu Ankara’ya cekilmisti. Geride Mehmet Efe komutanliginda kucuk bir guc kalmisti ama fazla ise yaramiyordu. Yunanlilara olan
direncin temelinde Cerkez Ethem ve diger yerel haydut ve ceteler daha etkin bir rol oynuyorlardi.
Bu arada Nisan 19-26 1920’de yapilan San Remo konferansi Yunanlilarin butun Aydin ve cevresi ile Dogu Trakya’ya yerlesmesini onaylamisti. Yunan saldirisi Haziran 1920’de baslayacakti.
Turk ordularinin Yunanlilara bakan Bati cephesi komutani Ali Fuat Cebesoy idi. Cok az askeri ve cephanesi oldugundan Yunan’lilarin Alasehir, Balikesir ve Bandirma’yi almasini onleyemedi. Bu arada
Ingilizler de Gemlik ve Izmir’i isgal etmislerdi. Yunanlilarin bu saldirisi, 20-27 Temmuz 1920 arasinda, bir hafta icinde tamamlandi. Yunanlilarin asil amaci Istanbul’a girmekti. Muttefik gucler buna izin vermedi. Bunun uzerine Yunan’lilar Gelibolu ve
Usaga girdi ve Aydin-Izmir-Egridir demiryolunu tuttu.
Bu isgaller Yunanli’lari tatmin etmekten uzakti. Ekim sonlarinda Yunanlilar ucuncu saldirilarina basladilar. Ankara Buyuk Millet Meclisi bir ara panige bile kapildi ve baskentin Sivas’a tasinmasi tartisildi. Bati cephesi komutani Ali Fuat gorevinden alindi ve
yerine Ismet (Inonu) atandi.. Albay Refet Bele guneyi savunacakti. Ismet’in ilk id olarak mevcut butun gucleri bir araya getirdi..
Ismet Cerkez Ethem’le ugrasirken, Yunanlilar Eskisehirden, Bursa ve Usaga uzanan hat uzerinden saldiriya gectiler. Iste ne olduysa oldu ve Ismet’in kumandasindaki Turk gucleri Yunan’lilari Kutahya’nin hemen kuzeyindeki Inonu nehri yakinlarinda durdurdu.
SIKI bir savastan sonra Yunanlilar ilk yenilgilerini
aldilar ve 10 Ocak 1921’de Bursa’ya dogru geri cekilmeye basladilar. Bu Yunanlilara karsi kazanilan ilk Turk zaferi idi. Ismet Turk ordusuna Yunanlilari kovalama emri vermedi. Arkalarindan bir iki blof saldirisinda bulundu ama, onlari izlemedi.
Bu bir hata mi idi? Yoksa Ismet ve Mustafa Kemal’in stratejik bir plani mi vardi? Varsa bu plan ne idi?
Bazilarina gore Birinci Inonu savasinda yenilen Yunan ordusunu izleyip, yok etmeme kararinin nedeni Turk ordusunun asker ve cephane kitligi oldugudur. Digerleri ise Cerkez Ethem’in ve Yesil Ordu’nun buna onemli bir engel olduguna inanir. Ben bu konuda biraz
farkli dusunuyorum. Ilerde ne dusundugumu aciklayacam.
Devam edecek..... |
| | Author | Reply | HACI (no login) 66.30.225.136 | IKINCI INONU SAVASI | September 29 2002, 6:32 PM |
Birinci Inonu Savasindan sonra Yunanlilar daha once
olusturduklari Bursa ve Usak arasindaki hatta geri cekildiler. Londra konferansinin sonucunu bekledikten sonra, 23 Mart 1921’de tekrar saldiriya gecerek Adapazari ve Afyon Karahisar’i isgal ettiler. Yine Ismet (Inonu) guclerini Inonu nehri boyunca yerlestirdi ve Yunanlilarla burada karsilasti. Ikinci Inonu savasi 27 Mart , 1921’den, 1 Nisan 1921’e kadar 6 gun surdu. Carpismalar daha yogun ve kanli idi. Yunan’lilar bu keresinde Turk’leri yenmek istiyorlardi. Inonu nehrinin gerisine puskurtulmelerine
ragmen Yunan’lilar direndiler ve saldiriya gecmek istediler ama, basarili olamadilar. 6 Nisan’i 7 Nisan’a baglayan gece durumun umutsuzlugunu gorup, geri cekilme karari aldilar. Turk’ler Bati Cepheleri Komutani Ismet kumandasinda Yunanlilara karsi bir
zafer daha kazanmislardi. Ama nedense Turk’ler Yunanlilari bu keresinde de izlemek istemediler. Ellerinde yeterince asker ve malzeme yoktu.. Turk'ler ne dusunuyordu? Amaclari ne idi? Yunanlilara neden dinlenmek ve kendilerini toplamak olanagi veriliyordu.
Devam edecek... |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | BIRINCI VE IKINCI INONU SAVASLARININ ONEMI.... | September 29 2002, 7:58 PM |
Ikinci Inonu Savasi Turk’lere oldukca pahaliya mal olmustu. Ilk Inonu Savasinda Turk’lerin kaybi Yunanlilardan cok daha azdi. 95 Turk askeri olmus, 183’u yaralanmisti. Yunanli’larin binleri bulan
oluleri vardi. Ikinci Inonu Savasinda ise, Ismet Pasa’nin komutasindaki bati kanadinda 5000’in ustunde olu vardi. Refet’in kumandasindaki guney kanadinda ise olu sayisi sadece 400 idi.
Turk’ler taktik hatasi mi yapiyorlardi? Ikinci Inonu Savasinin blancosu neden bu kadar buyuktu? Ayrica Mustafa Kemal Ismet Pasa’ya Ikinci Inonu Savasinda geri cekilmesini bile tavsiye etmisti. Savasin sonlarina dogru Yunan’lilar birden geri cekilmeyi
yeglemislerdi. Karsilarindaki Turk kuvvetlerinin kendilerinden daha guclu oldugu izlenimini almislardi. Oysa yaniliyorlardi.
Yunanlilarin asker sayisi 37 bin, Turk’lerin ise 35 bin idi. Ama silah ve cephane yonunden Yunanlilarin buyuk avantaji vardi. Ozellikle Yunanlilar makineli tufek ve motorize tasiyicilar yonunden cok avantajli idiler.
Ruslar ve Fransizlar Turk’lerin bu savaslari eninde sonunda kazanacilarini tahmin ediyorlardi. Ancak Turk’ler guclerini ve kazanabileceklerini demonstre etmek zorundaydilar. Yoksa Rus’lardan silah ve
cephane temin edemezlerdi. Rus’lar Turk’lere yardim etmek istiyorlardi ama, daha once bu yardimin bos yere gitmemesi icin Turk’lerden delil bekliyorlardi.
Bence bu nedenlerden dolayi, Birinci ve Ikinci Inonu savaslari birer gosteri savasidir. Rus’lara Turk’lerin Yunanlilari yenebilecegi bu savaslarda demonstre edilmistir. Bunun uzerinde Rus’lardan Turkiye'nin ekonomik gelismesi ve ordusuna dagitmasi icin 10
milyon altin ruble, en azindan 45 bin tufek, 300 makineli tufek ve yuz civarinda agir arazi topu ve onlara uygun cephane yardimi alinmistir.
Ikinci Inonu savasi sirasinda Albay Ismet, Tug generallik rutbesine yukseltilmis, Pasa olmustur.
Ikinci Inonu Savasi Turk'ler arasinda cok elestirilmistir. Kayiplarin cok olmasini kritik bir zamanda kabul etmek zordur. Ama onemli olan Turk'lerin kaybi degildir. Dusmanin kaybidir. Dusman bu savaslar sirasinda yipratilmistir. Bu ilk ve bilinen bir stratejidir. Bana gore ikinci strateji ise, butun dunyaya Turk'lerin bu hallerinde bile savaslardan basari ile cikabileceklerini demonstre etmektir.
Nitekim bunda son derece basarili olunmustur. Bu arada yapilan Londra kongresinde, Ankara hukumeti lehine bazi gelismelerin oldugunu ileri surebiliriz. Fransa, Ingiltere ve Yunanistan, defakto olarak Ankara hukumeti ile pazarlik yapmak durumu ile karsi karsiya kalmislardir. Bu arada Skandal meraklisi, yalanciligi ve asagilik davranislari ile taninan Basbakan Llyod George tarafindan, Mustafa Kemal'in temsilcisi Bekir Sami'nin oglanci oldugu ve Mustafa Kemal'in artik kadinlara degil, oglanlara ilgi duydugu yalani yayilmistir. Llyod George'un bu tur yalanlari unludur. Amaci kral Besinci George'u soke etmektir. Nitekim bunda basarili olmustur. Londra konfreransinda Bekir Sami Bey'e Turk ve Ingiliz mapuslari karsilikli degistirmek teklif edilmis, Ankara hukumeti ise bunu, Turk'lerin savas sucu islemedikleri gorusunu savundugundan dolayi, reddetmistir..
Goruldugu uzere Ingilizler, Basbakanlarindan tutun, krallarina ve en kucuk rutbeli askerlerine kadar dunyada mevcut en ahlaksiz ve asagilik bir millettir. Onlarin kotuluklerini yazmakla bitiremem. Ama su anda konumuz cok farkli..
Evet, ne diyorduk. Birinci ve Ikinci Inonu savaslarindan amac, dunya'ya Turk'lerin en sefil donemlerinde bile Yunanlilari yenebilecegini kanitlamak ve Ruslardan silah ve cephane yardimi koparmaktir.
Mustafa Kemal'in Turkiye'de komunist partisinin kurulmasina on ayak olmasinin nedeni de bu yardimi alabilmektir. Bu yardim olmadan Yunanlilari yenmek yine mumkun olurdu ama cok daha fazla can kaybina yol acardi..
Peki neden Yunanlilarin Ankara yakinlarina kadar ilerlemesine izin verilmistir?
Hadi bakiiiiiiiiimmmmmmmmm.. Haci'nin bu konuda da bir kurami var. Bakalim paylasacak misiniz?
|
| HACI (no login) 66.30.225.136 | BIR MAYMUN YUNANLILARIN AKIBETINI DEGISTIRIYOR. | September 30 2002, 3:29 AM |
Sevres antlasmasini Ankara hukumetinin siddetle reddetigine deginmistik. Daha sonra Yunanlilar icin sanssiz bir gun yasanmistir. 14 Kasim 1920’de, Sevres antlasmasinin imzalanmasindan 3 ay sonra, Eleftheirios Venizelos hukumeti dusmustur... Secimleri
kaybettigi icin... Secime gitmenin nedeni, Yunan Krali Aleksandir’in olmesiydi. Kral Atina’nin banliyosunde bulunan sarayindaki bahcede bir maymun tarafindan isirilmis ve gelisen komplikasyonlardan olmustu. Maymunun akibeti ise bilinmemektedir. Insanlar gibi, maymunlarin da agzi cok kirlidir ve maymun isirigi cok dikkatli bir sekilde tedavi edilmelidir. Antibiyotiklerin olmadigi bir zamanda Krali kurtarmak
mumkun olmamistir.. Bu ani olum uzerinde 5 Aralikta yapilan referandumla Kral Aleksandir’in babasi Konstantin’in telrar tahta gecmesine karar verilmistir. Konstantin Alman Kayzeri Wilhelm’in kayin
biraderidir. Aslinda Konstantin’in tahtta olmasi gerekmektedir.
Birinci Dunya savasinda Konstantin Yunan krali idi ve
memleketini harbe sokmamakta cok basarili olmustu. Bunu
hazmedemeyen muttefikler onu 1917 yilinda devirmislerdi.... Simdi ise Turk’lere karsi Konstantin’i destekliyorlardi. Hatta ona mali yardim teklifinde bile bulunmuslardi. Ingiliz Basbakani
ahlaksiz Lloyd George’a gore, yorede daha buyuk ve daha guclu bir Yunanistan Ingiliz cikarlari icin daha uygundu. Konstantin geri donunce ilk is olarak Yunan ordusunu 1917-1920 yillari arasinda Venizelos’un atadigi subay ve kumandanlardan temizlemek olmustur. Venizelos gider gitmez, onun en guclu askeri rakiplerinden biri oldugu icin hapse atilmis olan Anastasio Papoulas Grit’teki hapishaneden cikarilmis ve Anadolu’daki Yunan ordularinin basina Kumandan olarak atanmistir.. |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | TURK'LER NE DUSUNUYOR? | September 30 2002, 4:37 PM |
Ikinci Inonu zaferi Istanbul’da buyuk bir cosku ile kutlanmistir. Sultan bile Turk’lerin bu zaferinden dolayi sehitlerin ardindan dua etmis ve Kizilay’a Anadolu’ya gonderilmek uzere bagistabulunmustur. Ikinci Inonu Savasi Bati cephesine gecici bir baris ve sukunet getirmistir. Ancak bu asude aylar fazla surmemistir. Yunanlilar bu harbi mutlaka kazanmak istemektedirler. Boylece megala idea'larini
gerceklestirecekler, Anadolu’ya hakim olacaklardir. Bu arada Londra konferansi yapilmis ve sonucta hic bir konuda anlasmanin mumkun olmadigi gercegi uzerinde birlesilmistir. Bu arada 12 Haziran 1921’de Yunan Krali Konstantin Izmir’e gelmis ve Yunan Anadolu ordulari komutani General Papoulas’la birlikte
Anadolu’yu fethetmenin planlarini yapmaya baslamislardir.
Konstantin gemisini Izmir limaninda degil, Hacli’larin yuzlerce yil once Izmir’e ayak bastiklari yerde demirlemistir. Yeni celplerle guclendirilen Yunan ordusundaki insan sayisi 200 bindir.
10 Temmuz 1921’de Yunan saldirisi baslamistir. 126 bin Yunan askeri, 122 bin Turk askeri tarafindan savunulan bir hatta saldirmistir. Yunanlilarin silah ve malzeme ustunlugu vardir.
Turk’lerin 160 topuna karsilik, 410 toplari, Turk’lerin 700 makineli tufegine karsi 4000 makineli tufekleri, Turk’lerin dort ucagina karsi 20 ucaklari vardir. Aslinda bu savaslarda ucaklarin hemen hic bir rolu olmamistir. Ilginc olarak, Turk suvarileri Ankara yakinlarindad yaptiklari ani akinlarla oldukca basarili olmuslardir. Bu konuya ilerde degineceim.
Yunanlilarin ana gucu guneyden Kutahya’ya saldirmistir. Amac, Afyonkarahisar’la Kutahya arasindaki demir yolunu kesmektir. Daha sonra kuzeye yonelip, Turk kumanda merkezinin oldugu Eskisehir'i kusatmaktir. Bu saldiri sirasinda nedense Ismet Pasa yavas ve bazilarina gore de hatali davranmistir. Daha sonra yapilan sorusturma bazi kumandanlarin Ismet Pasa’nin emirlerini ciddiye almadigini gostermistir. 17 Temmuzda Kutahya dusmus ve Yunanlilar Eskisehir’e dogru ilerlemeye baslamislardir.
Kutahya’nin dustugu gun Mustafa Kemal Ismet Pasa’ya bir
telegraf cekmis ve bulusma teklif etmistir. Ertesi gun sabahin besinde Eskisehir’de iki eski dost ve asker bir araya gelerek konuyu tartismislardir.
Bu toplantida ne konusuldugu ve neye karar verildigi kesin olarak bilinmemektedir. Ama Yunanli’lara karsi sahte bir Turk karsi saldirisinin yapilmasi kararlastirilmis olabilir. 19 Temmuzda Turk’ler Eskisehir’i bosaltmislar ve 21 Temmuzda ise Yunanlilara karsi saldiriya gecmislerdir. Ancak bu ciddi bir saldiri degildir. Saldiri yapilmis ve Mustafa Kemal tarafindan basarili olunmazsa, hemen geri cekilinmesi tavsiye edilmistir.
Amaclardan biri guneyden gelen dusman kuvvetlerini
yavaslatmaktir. Digeri ne olabilir? Turk'ler ne dusunmektedirler? Nasil bir strateji planlamislardir?
Bence Turk'ler Yunanlilarla henuz ciddi ve sonucu kesin olabilecek bir carpismaya girmek istememektedirler. Carpismalar Yunan ikmal hatlarina cok yakindir. Yunanlilara her turlu silah, cephane ve yiyecek kolaylikla ulasabilmektedir. Turk suvarilerinin dusman hattinin arkasina sarkmasina olanak yoktur. Dusmani biraz daha iceri cekerek ikmal yolunu uzatmak ve dusmani fizik ve psikolojik olarak yipratmak gerekmektedir. Bu nedenlerden dolayi Turk ordusu geri cekilmelidir ve cekilmistir de. Bu stratejik geri cekilme yine de iyi bir sekilde organize edilememistir.
Devami var.... |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | TURK'LER GERI CEKILIYOR. MUSTAFA KEMAL BASKUMANDANLIGA ATANIYOR | September 30 2002, 7:22 PM |
Yunanlilarla savasan Ismet Pasa onlari yeneceginden emindir. Komutanlarinin cekingen oldugunu bizzat gozlemlemistir. General Papoulas Inonu savaslarinda sebatli bir davranis sergilememistir. Turk’lerden cekinmektedir. Belki de korkmaktadir.
Sakarya nehrinin hemen guneyi Albay Fahrettin Altay’in
kumandasinda Turk suvari birlikleri tarafindan savunulmaktadir.
Eskisehir’i terkeden Turk gucleri geri cekilmektedirler. Ama bu pek duzenli bir geri cekilme degildir.
Arazi suvari saldirisi icin cok uygundur ama,
Temmuz sicagindan toprak kavrulmustu. Asker ve suvari hareketi bu durumdan etkilenmektedir. Bu arada bazi Turk askerlerinin ordudan firar ettikleri de gozlemlenmeye baslamistir. Ilerleyen Yunan
ordusunun onunde kacmaya calisan halkin arasinda firar eden askerler de vardi. Firar edenlerin sayisi bir sure sonra 48 bine ulasmistir.
Mustafa Kemal ordunun hizla geri cekilmesini emretmistir. Meclis bu geri cekilmeyi bir yenilgi olarak gornya ve Mustafa Kemal’in azlini istemistir. Meclis sorumlulari cezalandirmak istemektedir..
Fevzi Cakmak bunun uzerine “Tek sorumlu benim” demis ve
meclisi biraz olsun yatistirabilmistir.. Mebuslarin bir cogu Mustafa Kemal’in baskalarini atayacagina, orduyu bizzat idare etmesini ve butun sorumlulugu ustlenmesini istemistir. Bunun uzerine Mustafa
Kemal bas komutan ilan edilmistir. Osmanli’da bu olamazdi. Cunku bas komutan Sultandi.. Ama burasi Anadolu Turk hukumeti idi..
Meclisin Mustafa Kemal’i baskomutan yapmasinin nedeni,
basarisiz olursa, kolaylikla atilabilmesi idi. Buna ragmen Mustafa Kemal bu meydan okumayi kabul etmistir. Bu arada Rus’larin ilk yardimi Zonguldak’a ulasmis ve buyuk bir nizam icinde Anadoluya kagni arabalari ile iletilmeye baslanmistir. Bunda Turk kadinlarinin da
buyuk bir hizmeti olmustur.
|
| hacihaci (no login) 66.30.225.136 | SAKARYA SAVASININ ON HAZIRLIKLARI YAPILIYOR | September 30 2002, 7:56 PM |
Mustafa Kemal 10 emirle Baskumandanliga basladi. Halk orduya yardim edecekti. Her ev bir set ic camasir, bir cift cizme, ellerinde mevcut butun giyecek, un, deri, sabun ve kandillerin yuzde 40’ini orduya tahsis edecekti. Tasima araclari olanlar askerleri ucretsiz
tasiyacaklardi. Butun silahlar, mevcut at ve arabalarin beste biri ile birlikte orduya teslim edilecekti.
12 Agustosta Mustafa Kemal askerleri teftis ederken Polatli’da attan dustu ve kaburgalarini kirdi. Tedavi icin Ankara’ya dondu. 17 Agustosta gorevi resmen yuklendi. Uc gun once Yunan ordusu Eskisehir’den Ankara’ya dogru ilerlemeye baslamisti. Turk
ordusunu yok etmeyi Yunanlilar Kutahya da, 28 Temmuzda
planlamis ama, buyuk umutlarla baslattiklari bu maceranin dus kirikligi ile bitecegini planlarina dahil etmemislerdi.
Papoulas Kutahya’da basari ile denedigi manevrayi Ankara yakinlarinda da tekrarlamak istedi. Ordunun bir bolumu tren raylarini izleyerek Ankara’ya dogru ilerlerken, diger iki kolu daha guneye yonelerek Turk’lerin sol kanadina saldiriya gecmeye
hazirlaniyordu. Turk’ler Haymana platosuna yerlesmislerdi. Burasi denizden 1000 metre kadar yuksekde, cok sayida tepelerin yer aldigi bir platformdu. Tepelerin en onenlilerini Mangal ve Cay daglari teskil ediyordu. Turk’ler Sakarya nehri boyunca bir konum almislar ve Ilicaozu cayi boyunca da doguya, Ilica vadisine dogru yerlesmislerdi. Yani bir birine dik yan yana iki hat olusturmuslardi.
Papoulas bir dik aci ile yanyana gelmis Turk ordusunun tam ortasina, dik aciya saldirmayi planlamisti. Bu hatti gectikten sonra Ilica deresini de kolaylikla gececek ve Haymana-Ankara istikametine kolaylikla ilerleyecekti.
Ataturk baskumandanlik karargahini Alagoz’de kurmustu. Burasi Haymana platosuna kuzeyden bakan, Ankara ile Polatli arasinda bir yerdi.
Bu savasda Yunan’lilarin 100 bin askerine karsilik, Turk’lerin 90 bin askeri vardi. Tabii Yunan ates gucu Turk ates gucunden cok daha fazlaydi. Ote yandan Turk suvari birligi Yunan suvarilerinin uc kati kadardi. Suvarilerimiz arada bir Yunan sag kanadini rahatsiz
edip duruyorlardi....
|
| HACI (no login) 66.30.225.136 | YUNAN ORDUSU YIPRANMAYA BASLIYOR.. | September 30 2002, 9:16 PM |
Savasin ilk gunu Yunanlilarin zaferi ile basladi. 23 Agustosda Mangal dagi kaybedildi. Mustafa Kemal buna cok kizmis ve sorumlulari askeri mahkemeye verecegini soylemisti. Yunanlilar basarilarini surdurduler ve diger bazi tepeleri de almayi basardilar. Hatta
Ismet Pasa geri cekilmeyi bile teklif etti. Ama Fevzi Cakmak kuzeyden destek getirerek, hatti saglamlastirdi..
O aksam Yunan bas kumandani Papoulas, Kral Konstantin’in genc biraderi Prens Andrew ki ikinci tumenin kumandani idi, bir arada savas planlari
yapiyor, sohbet ediyorlardi... Her sey cok iyi gidiyordu. Planladiklarindan daha basarili olduklarini dusunmekle mesgullerdi.
Birden Yunan ordusunun icine yildirim gibi giren Albay Fahrettin kumandasinda Turk suvarilerinin curetkarane saldirisina maruz kaldilar ve pacayi zor kurtardilar. Fahrettin kimlerle karsilastigini bilmedigi icin, saldiriyi surdurmemisti. Turk suvarileri Yunan
kumanda heyetini yok etmeden, Ismet Pasa’nin yardimina kosmak uzere oradan ayrildilar. Bu keresinde sanslari cok yaver gitmisti.
Kuzeydeki durum Turk'ler icin pek ic acici degildi.. Nedense Turk gucleri saldirilari yeterince bir gucle savunmuyor ve geriye cekiliyordu. Daha dogrusu Yunanlilar bunu oyle saniyorlardi.. Mustafa Kemal Ankara yakinlarinda yeni bir savunma hatti planlamakla mesgul oldugu izlenimini vermisti. Yine de hatti mudafa yoktur, sathi mudafa vardir seklinde demecler veriyordu. Amaci ne olabilirdi? Elbette bir hatti savunmasi gerekecekti... Orduyu geriye dogru cekerek ne elde edebilirdi? Mustafa Kemal bu sorularin yanitini cok sonralari verecektir. Ilk Yunan saldirisinin ve ilerlemesinin Turk’ler icin oldukca yararli oldugunu belirtmistir, Mustafa Kemal. Animsanacagi uzere, Turk gucleri birbirine dik iki kanat olusturmuslardi. Yunanlilar bu kanadin ortasina saldirinca bu kanatlar birlesmis ve daha kisa bir dogru olusturmuslardi. Aralarindaki aci yok olmustu. Turk ordusunun olusturdugu hat daha guclu bir duruma gelmisti. Her iki hat uzerinde dusmanla ayri ayri savasmaktansa, bir hat uzerinde savasmak cok daha kolaydi. Bu arada Cal dagi Turk’ler ve Yunan’lilar arasinda gidip geliyordu. Cal daginin Turk’ler icin cok onemli oldugu soylentileri vardi.
Yunanlilar bu soylentileri cok ciddiye almislar ve Cal dagini tutmak icin buyuk cabalar harcamislardi. Sanki Cal daginda bir matah vardi. Nitekim Cal dagi sonunda Yunanlilarin eline gecmisti.. Bu caba sirasinda Yunanlilar buyuk kayiplar vermisler, direnclerinin son damlasini bu dagi almak icin harcamislardi. Donanimlarini zamaninda gelmiyor ve Turk suvarileri ve topculari tarafindan surekli rahatsiz edilen askerler dinlenemiyorlardi. Donanim yollari Albay Fahrettin’in suvarileri tarafindan tutulmustu. Sicak yaz ayinda Anadolu platosunda oranin yerlileri
olan savasci Turk’lerle savasiyorlardi. Bu bir cilginliktan baska ne olabilirlerdi? Anadolu'da ne ariyorlardi? Yunan askerleri bu sorulari kendilerine sormaya baslamislardi..
Devam edecek.....
|
| HACI (no login) 66.30.225.136 | SAKARYA SAVASI YEDEK SUBAY SAVASIDIR. BILANCOSU AGIRDIR. | September 30 2002, 10:14 PM |
Cal dagini aldiktan iki gun sonra Papoulas Yunan hukumetine devam etmenin gereksiz oldugu hakkindaki goruslerini bildirmisti.
Bu sirada Turk’ler sonunda karsi saldiriya baslamislar ve 8 Eylul’da Cal dagini geri almislardi. Bu dag oyunu Yunanlilarin belini kurmisti. Turk’ler de bu arada epeyi yorulmuslardi ve askerlere dinlenmeleri icin bes gun izin verilmisti. Bes gun sonra Yunanlilarin arkasindan ilerleyen Turk birlikleri onlarin coktan
cekilmis olduklarini farketmisler ve iyi motorize olmadiklarindan peslerinde gitmenin bir yarari olmadigini anlamislardi. Yine de Turk suvarileri Yunanlilarin arkasinda hizla ilerleyerek, onlara
baskinlar duzenliyorlardi.. Bu ani baskinlarin birinde, 14 Eylulde, Papoulas’in bes savas madalyasini ele gecirmisler ve Papoulas’i
ellerinden kil payi kacirmislardi.. Yunan ordusunun hemen tumu Eskisehir hattina celilmislerdi..
Bu Sakarya savasi olarak bilinir ve 21 gun surmustur. Onu 90 km ve derinligi ise 20 km olan bir cephede carpisilmistir. Turk’ler 3700 olu ve 18 bin yarali vermislerdir. Yunanlilarin zarari da 4000 olu ve 19 bin yaralidir. Bunun yani sira Turk’lerin kaybolan ve esir olan asker sayisinin binin altinda oldugu biliniyor.. Yunanlilar ise en azindan 15 bin kayip ve esir vermislerdir. Turk ordusunda mevcut 5000 subaydan 300’u Sakarya’da sehit olmustur. Bu savas daha sonra Mustafa Kemal tarafindan yedek subaylarin savasi
olarak nitelendirilmistir.
Devami var.. |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | ATATURK DUSUNUYOR, PLANLAR KURUYOR | September 30 2002, 11:56 PM |
Sakarya zaferi Yunanlilara onemli bir darbe indirmisti ama, Yunanlilar henuz bunun onemini anlamamislar, yenilgiyi hazmedememislerdi.. Nasil bir gucle karsi karsiya olduklarinin ve yalniz savasi degil, onurlarini ve Anadoluya ayak basma curetini
gosteren ordularinin en azindan yarisini kaybetmek uzere olduklarinin bilincinde degillerdi. Kurtulus savasi Turk’ler icin yalniz kurtulus degildi. Dusmani cezalandirmak ve uzun sure belini dogrultmasina olanak vermeyecek sekilde sindirmekti.. Nitekim Kurtulus savasinin sonuda Yunanistan buyuk bir krize girmis,
sinirlarini koruyamayacak hale gelmistir. Yine de Turk’ler misak-i milli sinirlari icinde kalmayi basarmislardir. Bu aslinda sanildigindan cok daha zordur. Galip bir orduyu durdurmak hemen hemen imkansizdir. Ama Mustafa Kemal bunu da basarmis ve
ihtirasa kapilmadan ulkemizin simdiki sinirlari icinde kalmasini saglamistir.
Sakarya zaferinin uzerinden nerdeyse bir yil gecmisti.. Mustafa Kemal ne bekliyordu? Meclis giderek sabirsizlanmaya baslamisti ve Mustafa Kemal’den hemen Yunanlilari son bir saldiri ile ulkeden atmasini
bekliyordu. Mustafa Kemal’e verilen yetkiler her uc ayda bir yenileniyordu. En son yenilenme Temmuz’da gerceklesmisti.
Mustafa Kemal Sakarya savasini izleyen bir yil icinde bos durmamisti. Gorunuste Turk ordusu savasa hazirlaniyordu. Ama Turk’lerin bekleme nedeni farkli idi.. Evet, ordu giderek gucleniyordu ama, ayni zamanda ulkenin kaynaklarini harciyor, yipratiyordu. Ulke bu kosullara daha ne kadar dayanabilirdi? Bu
bir yil icinde yapilacak o kadar cok sey vardi ki? Herseyden once Anadolu’da asayis saglanmali, isyanlar bastirilmaliydi. Bunun icin merkezi bir ordu kuruldu ve Baskumandanligina “Sakalli” Nurettin Pasa getirildi. 10 bin kisilik bir gucu olan bu ordunun kumandani Nurettin Pasa'nin sorumluluklari arasinda kuzey Anadolu'yu sindirmek de vardir. Yani pasifiye etmek. Yalniz Turk'ler ve Yunanlilar degil, Kurt'ler ve Ermeniler de sahneye cikmislar ve Turk askerlerine saldiriyorlardi. Nurettin Pasa guclu, hirsli,
yabancilari sevmeyen ve kati bir askerdi. Daha once Ingilizlere karsi Mezopotamyada savasmis ve Izmir valiliginde bulunmustu. Bazi entrikalara maruz kalmis ve Yunan Archibishop'u Chrysostrom tarafindan suclanmis ve 1919 yilinda Izmir valiliginden atilmis, 1920 yilinda Anadolu milliyetcilerine katilmisti. Nurettin Pasa cok kindar bir insandi ama, gorevini buyuk bir ciddiyetle ve acimasiz yapardi.. Ilk defa
Merzifon'da bir Amerikan kolejinde oldurulen bir Turk ogretmen icin Amerika'lilara yuklenmis, sonra yoredeki Hristiyan'lari ihanetle suclamisti..
Nurettin'in merkezi ordu kumandani olarak ilk askeri operasyonu Kurt Kocgiri kabilesine karsi olmustur. Bu
katliami Meclis bile kinamis ve Nurettin’i gorevden almistir.
Bu bir yil icinde Mustafa Kemal Ankara Cankaya’da Ordu Koskune yerlesmis, Laz’lardan olusan ozel korumasi esliginde dusunmek ve planlar yapmakla mesguldu... Arada bir kendisini yabanci politikacilar, yazarlar ve gazeteciler ziyaret ederdi.. Mustafa Kemal
Yunanlilara saldirmadan once yaptigi hazirliklardan Meclisde hic bahsetmiyordu. Cunku Meclis’deki temsilciler arasinda muttefik casuslarinin ve vatan hainlerinin de oldugunu cok iyi biliyordu.
Olaganustu yetkiye sahip Mustafa Kemal Meclise gereginden fazla bilgi vermiyordu.
Ayrica bu bir yil icinde Turkiye giderek daha Musluman bir ulkeye donusmeye baslamisti. Hristiyan’lar ya ulkeyi terketmisler, ya da oldurulmuslerdi. Yunanlilarin Cerkezleri Turk’ler aleyhine
kiskirtmalari verimsiz kalmisti. Izmirde toplanan Cerkez kongresi butun Cerkezlere hitabedememisti. Cerkezlerin cogu Turk ordusunda asker ve subay olarak gorev yapiyorlardi. Cerkez’lerin Aryan irkina ait olduklari ve Bati medeniyetine katkida
bulunduklari palavrasi de ise yaramamisti.
|
| HACI (no login) 66.30.225.136 | GERCEKLERIN ORTAYA CIKMA ZAMANI..... | October 1 2002, 3:04 AM |
Mustafa Kemal’in buyuk saldiriya acele etmemesinin nedenlerinin basinda Yunanlilarin moralini bozmak istemesi sayilabilir. Bu bekleme sirasinda Yunanlilarin giderek cokmeye ve zayiflamaya basladigi soylenebilir. Buyuk umutlarla hapisten cikartilip, Anadolu bozkirlarinda Yunan ordusunu kumanda etmeye gonderilen Papoulas, bu isi beceremeyecegini anlamis ve 25 Mayis’da istifa etmistir. Ismet Pasa'ya iki kere yenilmesi yani sira, bir kac bin Turk suvarisine bile savas madalyalarini kaptiran ve iki kere ellerinden kil payi kurtulan Papoulas'in mucadele edecek guc ve cesareti kalmamistir.
Yerine, gecmiste fevri, duygusal, cilginca hareketleri oldugu bilinen ve ucuk akilli General George Hatzianestis atanmistir. Yunan on cephesini gezen Hatzianestis, Turk’lerin her hangi bir saldirisinin kolaylikla puskurtulecegine inanmaktadir. Bu konuda o kadar kendinden emindir ki, etme eyleme demeye bile firsat birakmadan, uc alayla iki taburu askerlerini guclendirmek icin Trakya'ya gondermistir. Amaci o askerleri Istanbul uzerine surmektir.. Buna Ingilizler itiraz etmisler ve kendisine direneceklerini soylemislerdir.
Turk ve Yunan ordulari sonunda iyice karsi karsiya gelmisler ve askerler savasin heyecanini yasamaya baslamislardir. Yunanli’larin 225 bin askerine karsilik, Turk’lerin 208 bin askeri vardir. Tabii Yunanlilarin savas malzemesi Turk’lerinkinden cok daha ustundur....
Ancak, Turk’lerin iki avantaji vardir. Ilki, ellerinde mevcut agir toplarin sayisinin Yunanlilardan fazla olmasidir. Bu onemli bir ustunluk degil gibi durmaktadir ama, savas basladiktan sonra bu gorus degismistir.
Digeri ise Turk suvarilerinin sayi ve nitelik olarak ustunlugudur.. Kurtulus savaslarinda Turk suvarileri muthis basarili olmuslar, destanlar yazmislardir..
Yunanlilar Gemlikten baslayan ve Afyonkarahisara ulasan, oradan Menderes nehrini izleyerek Ege denizine kadar uzanan 600 km’lik bir hattin batisini isgal etmektedirler. Uc kolordudan olusan bu ordunun komutani Hatzianestis’in karargahi, Izmir limanina demirlemis bir savas gemisidir.. Hatzianestis savasi cok uzaklardan, emin bir mesafeden idare etmeye karar vermistir! Karaya ayak basarsa basina gelebileceklerden korkmaktadir.
Mustafa Kemal ise, 17 Agustosu 18’ine baglayan gece Ankara’dan bir araba ile Bati cephesine, Aksehir’de savasta kullanacagi karargahina dogru, hareket etmistir. 20 Agustosta Aksehir’e ulasmistir. Mustafa Kemal’in bu hareketi buyuk bir gizlilik icinde gerceklestirilmistir. Cankaya’da Mustafa Kemalin 21
Agustosta bir cay partisi verecegi ilan edilmis ve butun posta ofislerine sansur konmustur.. Mustafa Kemal'in cepheye gittigini kimse bilmemelidir...
25 Agustos’da Mustafa Kemal birinci ordudaki savas kumanda karargahini ziyaret etmis ve Anadolu ve
dunya ile yapilan her turlu haberlesmeyi durdurmustur.
Dusmana saldirmadan once kendilerine ulasacak herhangi bir haberin etkisi altinda kalmak istememektedirler. Ayrica bir sure icin kendi vicdanlari de ile bas basa kalmalari gerekmektedir.. Bir kac saat icinde onbinlerce insanin olum-kalim karari ile birlikte, tarihi binlerce yil oteye giden iki ulkenin onuru da savas alaninda muzakere edilecektir.
26 Agustos sabahi safak vakti, Mustafa Kemal, Ismet, Fevzi ve Nurettin Pasa’lar az sonra baslayacak muhtesem solene sahitlik etmek uzere, Kocatepenin tepesinde bir yerde bir araya gelmislerdir..
|
| HACI (no login) 66.30.225.136 | YUNAN ORDULARI ARASINDAKI IRTIBAT KOPUYOR.. | October 1 2002, 3:38 AM |
Ilk Turk saldirisi, agir toplarin daha cok Afyon’un guneyindeki Yunan mevzilerini bombalamasi ile baslamistir. Amac Afyon icini ve civarini tutan Yunan guclerini diger Yunan birliklerinden ayirmak, izole etmektir. Bu kolay bir gorev degildir. Cunku yore oldukca dagliktir. Bu daglarin en yuksegi olan
Kocatepe Turk’lerin elindedir ama, Yunanlilar da bir cok tepeye hakimdirler. Turk’lerin Yunan birliklerine ulasmasi icin dar ve yamaclarinda Yunanlilarin yer aldigi vadilerden gecmesi gerekmektedir. Bu tehlikeli gorevi basarmak icin, Yunan birliklerinin top atesi ile iyice yumusatilmasi gerekmektedir. Turk’ler bu isi bir hamlede yapmayi planlamaktadirlar. Bunun icin
Nurettin Pasa’nin kumandanligini yaptigi birinci orduya buyuk bir sorumluluk dusmektedir. Birinci ordu, daha kuzeyde yer alan ve Yakup Sevki Pasa’nin kumandasindaki ikinci ordudan bazi birliklerle desteklenmistir. Aslinda bu hareket, buyuk taaruzdan uc
hafta once gerceklestirilmistir. Ayrica Fahrettin Pasa’nin suvarileri de guneyden, doguya alinmistir. Bu arada Fahrettin’in Pasa rutbesine yukseltildigine dikkatleri cekerim. Kurtulus savasinda Fahrettin Pasa’nin yonettigi suvarilerin buyuk rolu olmustur. Ikinci ordu kumandani Yakup Sevki Pasa, kendi ordusunun zayif birakildigini ve bir Yunan saldirisinin Ankara’ya dogru ilerlemesi ile sonuclanabilecegini soylemesine ragmen, savas planina sadik kalinmistir.
Turk toplarinin gucu ve dogrulugu herkesi cok memnun etmistir. Bir sure sonra Yunan toplari ates etmez olmustur. Nedeni ise daha sonra anlasilmistir. Cunku gozlem kuleleri yerle bir olmustur. Turk'lerin uzun menzilli agir toplari Yunanlilari perisan etmistir. Artik Turk askerlerinin ilerlemesinin zamani gelmistir. Ancak Yunanlilarin kolay pes etmeyecegi de belli olmustur. Kocatepe civarindaki tepeler bir cok kereler el degistirmistir.
26 Agustos aksami Turk birlikleri oldukca onemli basarilar kazanmislardir ama, henuz Yunan ordusunu kiramamislardir. Bir gun icinde Yunan ordusu
cokme noktasina getirilmistir ama, cokturulememistir. Turk’ler gercekten kahramanca carpismaktadirlar.
57ci tumen hedefi olan Cigiltepe’yi zamaninda dusmandan alamamis ve bu durum Mustafa Kemal’i ofkelendirmistir. Hemen Albay Resat’in karargahini
arayan Mustafa Kemal’e Resat, kendisine yarim saat izin
verilmesini ve bu sure icinde tepeyi alabilecegini soylemistir. Bir saat sonra Resat’i tekrar arayan Mustafa Kemal’e Resat’in intihar notu okunmustur. Intihar notuna Resat, tepeyi zamaninda alamadigi icin intihar ettigini yazmistir. Buna son derece uzulen Mustafa Kemal’in artik yapacagi hic bir sey yoktur..
27 Agustos'da durum daha da dramatik bir sekilde degismistir. Albay Kemalettin Sami tarafindan yonetilen birinci ordunun dorduncu kolordusu, Yunan hattini gecerek, Erkmentepe’yi geri almistir. Bu arada Fahrettin Pasa’nin suvarileri de daglarin
arasindan kendilerine bir yol bularak, Yunanlilarin arkasina gecmeyi basarmislardir. Yunan birinci kolordusunun kumandani olan General Trikopis, kendisini korumayi dusundugu Erkmentepe’yi kaybedince, acele geri cekilme karari almistir.
Yunan ordusu arkasinda onemli olcude malzeme birakarak
Afyon’dan ayrilmak zorunda kalmistir. Bu arada General
Frangou’nun kumandasindaki iki birlik o kadar hizli kacmislardir ki, birinci ordu ile irtibatlarini kaybetmislerdir.. Daha kuzeyde bulunan ve General Dighenis’in kumandasindaki Yunan ikinci ordusu, General Trikopis’in yardimina gelmekte gecikmistir. Aslinda Generak Dighensis ordusu kuzeye dogru hareket etmesine ragmen, General Trikopisle birlitedir.
Yunan ordulari arasindaki butun irtibatlar kopmustur. Bu arada Izmir limanindaki bir gemiden Afyon civarindaki savasi idare etmeye calisan “Deli” Hatzianestis, duzenli bir geri cekilmeyi saglayacak emirler verecegine, Yunan ordusunun karsi saldiriya
gecmesi icin emirler yagdirmaktadir!. Durum Yunanlilarin hesabina gercekten cok komik bir manzara arzetmeye baslamistir. Yunan ordusunu kurtaracak tedbirler alinmamaktadir. Savasin daha ikinci gunu dolmadan, Anadoludaki Yunan ordulari Turk'lerin bir darbesinde darma daginik olmuslardir. Simdi artik parcalari teker teker toplamak, Anadolu’yu dusmandan temizlemek zamani gelmistir. |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | KESIN YENILGI...... YUNAN BASKOMUTANI ESIR EDILIYOR... | October 1 2002, 4:17 AM |
28 Agustos’da Mustafa Kemal karargahini kurtarilan Afyon’a tasidi.
Bu arada kendisine Yunan birinci ve ikinci kolordularinin Dumlupinar civarinda siginacak yer aradigi haberi ulasti. Yunanlilar Murat Dagi
ile Ahir Dagi arasindaki vadiyi tutmuslar ve kendilerini toparlamaya calisiyorlardi. Vadiden gecen tren yolunu Izmir’e kacmak icin kullanabilirlerdi. Civarda Fahrettin Pasa’nin kumandasindaki suvari birlikleri de dolasip durmaktaydi.. Turk birinci ordusu bati ve guneyden, ikinci ordusu da kuzeyden
Yunanlilari kusatabilirlerdi. Her ne kadar bu biraz riskli bir manevra gibi gorunuyor idi ise de, kusatmaya karar verildi..
Mustafa Kemal dusmani tumuyle yok etmek niyetindeydi. Aylardir beklenen durum sonunda hasil olmustu. Mustafa Kemal Fevzi Cakmak’i kuzeye gonderdi. Guney ve batidaki guclere kendisi komuta edecekti. Ismet Pasa’ya Afyonda kalmasini emretmisti.
Turk ordusunun Yunanlilari kusatmasi bir gun aldi. 30 Agustosda Turk ordusu Yunan gavurunun kokunu kurutmaya hazirdi. O sabah Mustafa Kemal karargahini daha sonra Zafertepe olarak isimlendirilecek tepeye tasidi ve saldiri emrini verdi. Agir top atislarini Turk askerlerinin sungulerle Yunan gavuruna saldirmasi
izledi. Yunan birlikleri dagitildi. General Frangou Dumlupinarda guclendirdigi pozisyonunu terketti. General Trikops ve Dighenis ellerindeki askerleri kurtarmaya calistilar ve Murat Dagina dogru
cekilmeye basladilar. O gun Yunan birinci ve ikinci kolordusundan arta kalan bir kac Yunan askerinin aklinda tek bir fikir vardi. "Mumkun oldugu kadar cabuk Izmir’e kacmak ve Anadolu’dan
uzaklasmak."
Butun bunlara kuzeyde yer alan Yunan ucuncu kolordusu sahit olmustu. Bu acikli manzara karsisinda kacmaktan baska yapacaklari fazla bir sey yoktu, onlarin. Hemen Marmara’ya dogru cekilmeye basladilar. 31 Agustosta Mustafa Kemal, Ismet Pasa ve Fevzi Cakmak Dumlupinar yakinlarinda bir koyde bir araya geldiler. Bir kagniya dayanmislardi ve ne yapacaklarina karar veriyorlardi...
Yunan gucleri iki farkli istikamete dogru uzaklasmaktaydilar. Bir kolordu kuzeye, Marmara denizine yonelmisti. Digeri ise Izmir’e ulasmaya calisiyorlardi.. Yunan ordusu epeyi temizlenmisti
ama, yine de Izmir’e dogru kacanlarin Izmir civarinda bir hat olusturmalarindan korkuluyordu...
Ismet Pasa hem birinci hem de ikinci Turk ordularinin Izmir istikametinde kacmakta olan Yunan guclerini izlemesini tavsiye ediyordu.. Dedigim gibi, Yunanlilarin bir hat tutmasindan korkuluyordu. Ismet’in en buyuk korkusu boyle bir hat
olusturulursa, Trakya’daki Yunan gucleri ile desteklenebilir olmasi ve onlardan kurtulmak icin yeni bir savasin gerekmesiydi.. Bu durum ne pahasina olursa olsun onlenmeliydi.
Fevzi Cakmak daha cesurdu. Ikinci Turk ordusunu kuzeye
dogru kacmakta olan Yunanlilar uzerine gondermeyi, birinci ordu ile Yunanlilari kovalamayi ve her iki Yunan gucunu de yok etmeyi tavsiye ediyordu...
Mustafa Kemal Ismet Pasa’nin tavsiyesine uydu..
1 Eylulde;
“Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir; emrini verdi.. Turk ordusu Yunan ordusunu hic bir zaman yakalayamayacakti ama, bir cephe olusturmasina da izin vermeyecekti. Izmir 400 km uzaktaydi..
Kuzeye, Marmara’ya dogru kacmakta olan ucuncu Yunan kolordusu pacayi kurtarmisti..
Ancak butun Yunan kuvvetleri Izmir yoluna
dokulmemislerdi. Bir kismi Murat Dagi civarinda Turk guclerinin tuzagina dusmuslerdi. Aralarinda kolordu komutanlari General Dighenis ve Tripolis de olan 500 Yunan subayi ve 5000 asker esir alinmisti.. Bu arada yuzlerde makineli tufek, 12 arazi topu ve diger
savas ganimetleri de ele gecirilmisti.. Onlara ne gerek vardi artik?
Yunanlilar butun varliklarini kaybetmemislerdi ama, moral ve onurlarini yitirdikleri kuskusuzdu. Turk’lerin kapasitesini dogru hesaplayamamislardi. Yunan askerleri kendi politikacilarinin kurbani olmuslardi.
Murat Dagi civarinda yakalanan Yunan subaylar Usak’da yeni kurulan Turk kumanda merkezine getirildiler.
Ismet Pasa bu ani soyle anlatir;
Yunan generalleri tukenmislerdi. Dudaklari kabarmisti. Onlara cay ikram ettik ama, icemediler. Onlara meslekdasimiz, arkadasimiz gibi iyi muamele ettik. Iyi savastiklarini ama sanslarinin olmadigini soyledik. Konusmami bitirdikten sonra kusagimi ve kilicimi
kusandim ve onlara onlari "bizzat kendim" Baskomutan Mustafa Kemal'e resmen takdim edecegimi soyledim.
Mustafa Kemal onlari alicenap bir sekilde
karsiladi ve teselli etmeye calisti. Hepsi cok mutehassis olmuslardi..
Mustafa Kemal onlara kahve ve sigara ikram etmis ve onlar icin ne yapabilecegini sormustur. Trikopis ailesinin haberdar edilmesini istemistir. Tarihin cok ilginc bir cilvesi olarak Trikopis, Turk’lere esir oldugu gun butun Yunan Ordusunun Bas Kumandanligina
atanmisti!
Turk'leri yenmek zordur..........
Yenilmeyi reddeden bir milleti nasil yenebilirsiniz? |
| HACI (no login) 66.30.225.136 | OZET VE BIR YORUM.. | October 1 2002, 6:52 PM |
Kurtulus savasi, 1918-1922 yillari arasinda Anadolu’da yasanan dramatik durum icin kullanilan bir terimdir.. Bence Kurtulus Savas’i kurtulustur ama, yalniz Yunan’dan kurtulus degildir. Yunanistan, kurtuldugumuz emperyalist guclerden biri ve ustesinden gelinmesi
en kolay olani idi. Kurtulus savasinda Turkiye’de daha bir cok sorundan kurtulmanin tohumlari atilmistir. Daha da otesi, Turk Kurtulus Savas’i henuz bitmemistir. 1918-1922 yillari arasinda baslamis ve halen devam etmektedir. Kurtulus savasi henuz
Mustafa Kemal’in dusledigi, hepimizin ozlemini cektigi duzeye ulasamamistir.
1918-1922 yillari arasinda Turkler dusmanlarinin yalniz birinden kurtulmuslardir. O da Yunan gavurudur. Daha baska nelerden kurtulmustur Turk’ler, ya da kurtulusun tohumlari atilmistir?
Onlara ilerde deginmek daha uygun. Bu son sayfada Kurtulus Savasinda Yunanlilara karsi uyguladigimiz stratejik taktiklere deginmek istiyorum.
Kurtulus Savas sayilari bir elin parmaklarini gecmeyen Turk komutanlarinin cabasi ve ustun yetenekleri sayesinde kazanilmistir. Kimdir bu kahramanlar; Mustafa Kemal, Ismet Inonu, Fevzi Cakmak, Kazim Karabekir, Fahrettin Pasa.. Digerleri bu kumanda grubunun piyonlaridir. Sakalli Nurettin Pasa gibi zalimler de sahneye cikmis ve rollerini oynamislardir ama, sonunda yalniz iki liderin otoritesinin dikte ettigi kosullarda mucadele edilmis ve onlarin
sayesinde bugunlere gelinebilmistir.
Yunanlilara karsi ilk uygulanan taktik direnctir. Halk, ceteler ve duzenli olmayan askeri birlikler bu ilk direncten sorumludurlar. Onlarin sayesinde dusman yavaslatilmis, yipratilmis ve yorulmustur. Dusman bu engeli ancak katliamlar yaparak asabilmistir. Ancak sonunda yaptiklari katliamlar kendilerine cok
pahaliya mal olmustur. Ciftci ve koyluleri oldurdukleri veya yerlerinden attiklari icin onlar tarafindan beslenememisler ve gida sikintisi cekmislerdir. Turk ve Musluman’lari oldurdukleri icin, Turk ve Musluman’larin karsilik vermesine ve kendi irkdaslarinin telefine neden olmuslardir. Onlarin dusuncesiz, plansiz, programsiz, ahlaksiz davranislari Anadolu’yu Hristiyan’lardan arindirmistir.
Bu yipratma cabalari duzenli ve guclu bir ordu icin elbette yeterli degildir. Yunan ordusu, Turk ordusu ile karsilasmadan, Anadolu iclerine dogru hizla ilerleyebilmistir.
Turk’ler Yunan guclerini durdurmak icin ciddi hic bir tesebbusde bulunmamislardir. Inonu savaslari aslinda gosteriden baska bir sey degildir. Bu savaslardaki strateji dusmani yenmek degildir. Yipratmaktir ve dunyaya Turk’lerin hala bir guc oldugunu
demonstre etmektir. Tabii ayrica Rus’lardan alinacak silah, para ve malzeme yardimi icin de gerekli bir atilimdir. Kesin buyuk savas icin dusunulen bir preluddur.. Nitekim ikinci Inonu savasindan
sonra, Yunanlilar disinda, butun dunya savastan kimin galip cikacagini anlamistir.
Turk’lerin en onemli stratejisi dusmani Anadolu iclerine cekmektir. Bunda cok basarili olunmustur. Peki Yunanlilar nasil olmusta bu oyuna gelmislerdir? Kendini ustun ve galip sanan bir ordunun durmasina olanak yoktur. Nitekim Yunanlilara boyle bir izlenim verilmistir. Turk’ler birinci ve ikinci Inonu savaslarinda Yunanlilara vurmuslar ama onlarla birlikte geri cekilmislerdir. Yunanlilarin gozunde bu savaslar kayip degildir.
Yunanlilari Anadolu iclerine cekmenin ne gibi bir avantaji vardir? Bence Turk’lerin butun stratejisi buna dayanmaktadir. Anadolu iclerine cekilen dusmanin donanim yolu uzayacaktir. Dusman yorulacak ve ac kalacaktir. Fahrettin Pasa kumandasindaki Turk suvarileri Yunanlilara goz acmak firsati vermemisler, onu surekli olarak rahatsiz etmislerdir.
Mustafa Kemal, kendisinden 500 yil once yasamis bir Turk Sultaninin, Bayezit’in, hatalarini tekrarlamamistir. Tam tersine o hatalari dusmana tekrarlatmistir.
Peki Sakarya zaferinden sonra dusman neden izlenip, yok
edilmemistir? Bu durumda dusmani yok etmek cok zor olacakti. Haymana platosu bu tur temizlik icin pek uygun bir yer degildi. Dusman hala guclu idi ve her ne kadar yok etmek mumkun idi ise de, bu cok pahaliya mal olabilirdi. Mustafa Kemal ve Ismet Pasa boyle bir
riski goze alamayacak kadar sorumlu komutanlardi. Bayezit’i hatirlarsaniz, kazanacagi bir savasi Timur’a eliyle teslim etmisti. Mustafa Kemal ayni hatayi tekrarlamayacakti.
Dusmani Ankara yakinlarina kadar cekmenin amaci onu
yipratmakti. Mustafa Kemal bununla tatmin olmusa benzemiyordu. Amac yalniz Yunanlilari yenmek degildi. Onlari tumuyle yok etmekti. Sakarya savasi bunun icin uygun degildi. Turk’lerin bir cok sorunu vardi ve son darbe daha sonra indirilebilirdi. Nitekim oyle oldu.. Yunan kuvvetleri bir gun icinde yenildi ve iki gun
icinde hemen tumuyle yok edildi..
Ilk amaca ulasilmisti.. Kurtulus savasi daha yeni basliyordu. Turk'leri yobazlik ve bagnazliktan, gerilik ve ilkellikten kurtarmanin, dogunun karanlik cehaletinden batinin aydinlik gelecegine katapult etmenin zamani gelmisti.
En zor kurtulus kendinden kurtulustur. Turkiye henuz kendi kanli ve yobaz gecmisinden kurtulabilmis degildir. Guc bela ayakta tutmaya calistigimiz demokrasimizi yok etmeye yeminli ve bunun icin hemen herseyi goze almaya hazir ic dusmanlara karsi savasta Yunanlilara karsi oldugu kadar basarili olamadigimiz bir gercektir. Su ana kadar kazandiklarimizi onlara teslim ederek aradan cekilmeden once dusunmeliyiz. Islam'la cagdaslik bagdasir mi? Bagdasmadigina inaniyorsak, mucadele azmimiz en azindan bagdastiginda israr edenler kadar olmalidir.. En azindan onlar kadar kararli ve inancli olmaliyiz..
Bu son savasimizda dusmanimizi cok iyi tanimlamamiz gerekmektedir.. Dusman kimdir, nedir? Islam midir dusman, yoksa O'nun arkasina saklanan gucler midir? Bu dusman cok sinsidir. Cok iyi organize olmustur. Kendilerine yoneltilen saldirilari Islam uzerine yansitmakta cok ustadirlar.
Mustafa Kemal Kurtulus Savasimizi baslatan bir liderdir. Bize dogru yolu gostermistir. O yolda ilerlemek zorundayiz. Boyle bir lidere sahip olmus oldugumuz icin ne kadar sansli oldugumuzu unutmayalim.
Turk Istiklal Harbi'nin dunyada esi, benzeri yoktur. En buyuk urunu ise, Yunan gavurundan kurtulmak degil, kendimizden kurtulmamizdir. Bu henuz tam olarak gerceklesmemistir. |
| | Current Topic - KURTULUS SAVASLARINDA YUNANLILARA KARSI UYGULANAN TAKTIK NE IDI? BIR KURAM..... |
| |
|
|