KURTLERIN 5.000 YASINDA OLDUGUNUN ISPATI
Kurdlerin kokeni konusunda bilimsel kanitlar :
Cambridge Universitesi profesorlerinden Colin Renfrew ile Gurcistan Dogu Enstitusu Muduru Thomas Gamkrelidze; Hint-Avrupalilarin anavatanlarinin Kurtlerin ulkesi ve civari oldugunu ve bunun ozellikle dil ve arkeoloji yoluyla kanitlandigini yazarlar. Yani Medler, Kuzey Avrupa’dan gelmemistir.
Kurt halkinin ilk kez Hazer denizinin guneyinden On Asya’ya ve Mezopotamya’ya geldikleri bilim cevrelerince kabul edilmistir.
1)
Guti ’ lerin ortadan kalkmasindan 1000 yil sonra yasamis bir Asur Krali ( I.O. 1280-1261 ) , kendi zamaninda yasayan Kassit ( Kassitlere ‘Cemsid’ de denir )lere ‘Guti’ diyordu.
GUTI – KASSIT ILISKISI . (Kassitler : I.O. 1896-1160 )
*
2)
I.O. 1200 ’lerde Hurri kavimler , ekonomik ve kulturel acilardan cok ustun bir duzeyde bulunuyorlardi. Baskilar yuzunden ve gelismis kavim olmalarinin sonucu, kendi aralarinda guclu birlikler olusturdular; Kaldiler, KARDAKALAR , Subariler , Muskiler , Nairiler , Mannerler gibi adlar tasiyan bu topluluklar, I.O. 9. yuzyilda Urartu Devleti’ni kurdular. Urartularin kendilerine verdikleri isim Biaini’dir; B.Piotrovsky’e gore ‘Kabileler Birligi’ anlamina gelir.
HURRI – KARDAKA – URARTU ILISKISI.
*
3)
‘HURRI KAVIM’ OLAN KARDAKA TOPLULUGUNUN KOKENI:
Gutiler Sumerlere yenildiginde , Bitlis bolgesindeki Gutiler; Kardaka adini aldilar.
GUTI – KARDAKA BAGLANTISI.
*
4)
Anadolu Uygarliklari-Gorsel Anadolu Tarihi Ansiklopedisi’nin 1. cildinin 30 ve 40. sayfalari arasinda ve ozellikle 34. sayfasinda su bilgiyle karsilasiyoruz: “ Olasilikla I.O. 16. yuzyilin sonlarinda Kuzey Suriye dolaylarinda Indo-Ari dil kokenli olan savasci ve yonetici bir sinif, bu Hurri Prensliklerinin bir devlet orgutu kurmalarini saglamis ve ortaya cikan devlete resmi bir ad olarak Mitanni denilmisti.”
*
5)
NUH TUFANInin gerceklestigi yil : M.O.5600
KALKOLITIK CAG : M.O. 5500-3000
Kalkolitik Cag, Nuh tufanindan sonra olustu.
*
6)
GUTI – KASSIT – HURRI – MITANNI - URARTU KULTUR ILISKISI
Arkeolog Veli Sevin, Kurdistan’daki antikcag hoyukleri arasinda bir kultur ve uygarlik birliginin ortaya ciktigini belirtir. A. Erzen de, kalkolitik cagdan baslayarak kuzeyde Kafkas esiginden, batida Malatya-Elazig bolgelerine, guneyde Kuzey Suriye ile doguda Urmiye golu, kuzeybati Iran havzasina uzanan genis bir cografi alanda cok kuvvetli bir kultur birliginin oldugunu soyler.
HALKLASMA SURECI
*
7)
Bu tarihsel gelenegin devami olarak bu topraklarda kurulan ilk devlet (M.O. 2700 ) Guti Devletinin akrabasi olan Kassit Devleti (Diger ismi Cemsid Devleti) ile , Kassit Devletinin Kurdistan’daki komsularinin ayni halktan olmalari gerekiyor: I.O. 1500 yillik bir zaman araliginda, bugunku Urfa, Malatya, Mardin, Maras, Kerkuk bolgesinde imparatorluk kurmus olan Mitanni halki; gunumuzdeki Irak Kurtlerinin meskun bulundugu bolgelerde Kassit-Kusi (Cemsid)ler; Kars ve Agri bolgelerinde Araratiler; Mus, Bitlis, Erzincan, Van bolgelerinde Kar-Da-Ka; yine Van, Hakkari, Siirt, Suleymaniye, Iran’in bati kesimlerinin tumunde MED (Diger ismi Feridun Devleti)LER ic ice, bir arada, organik bir yapi icinde ulusal varliklarini, uygarliklarini, sanat ve edebiyatlarini, kulturlerini korumuslardir. Bunda hic suphe yoktur.
Kurdler icin ‘p i c kavim’ diyenlere tekrar belgeleyelim ki : Arkeolog Veli Sevin, Kurdistan’daki antikcag hoyukleri arasinda bir kultur ve uygarlik birliginin ortaya ciktigini belirtir. A. Erzen de, kalkolitik cagdan baslayarak kuzeyde Kafkas esiginden, batida Malatya-Elazig bolgelerine, guneyde Kuzey Suriye ile doguda Urmiye golu, kuzeybati Iran havzasina uzanan genis bir cografi alanda cok kuvvetli bir kultur birliginin oldugunu soyler. Tarih boyunca Kuzey Mezopotamyanin butunu capinda topluca soykirim olmamissa bugunku butun Kurdlerin MEDlerle ; oradan GUTI ’lerle baglantisi vardir. Bilimsel yontemde deney yapilamazsa gozlem yapilarak netice alinir. Mantik olarak Gutilerin , Medlerin varisi Kurdlerdir. Burada Kurdlerden baska kalici halk yoktur. Insanlar arasi karisim ise dogaldir. Turkler nasil ‘ damarlarindaki asil kan’ ’dan bahseden Sari Sacli Mavi Gozlu Komutana ‘ATATURK’ diyebiliyorlarsa ,Orta Asyadan binlerce kilometre uzaklastiklarini soyleyenler simdi Anadolu’da Orta Asya antropolojisine ve dillerine uzak olduklari halde bunu gormezlikten gelerek , kendilerini ‘Turk’ goruyorlarsa , Kurdler de onlarin on kati kadar fazla emin olarak ben MED’im ben GUTI’yim demelidir.
Asurlulardan kalan bir tablette bugun “Kurti” veya “Qurtie” diye okunan bir kavim adina rastlanmistir. G.R.Driver bu bolgenin Bitlis yoresini kapsayan guneydogu Anadolu olabilecegini dusunmustur. Asur tabletleri Kurtiler icin “Daglarin Cini/Efendisi” diye yaziyor. Arada karistirmanin imkani olamaz, soylar bellidir; Bitlis Kurt Hukumdari Seref Han ise 1597 tarihinde yazdigi Serefname’ de; Kurtlerin ortaya cikis soylentilerine yer verirken ‘Daglarin Cinidirler’ soylentisini de maddeye ekler.
Pers Krali 1. Darius (M.O. 522 – 486) ’un; M.O. 515 yilinda, civi yazisi olarak hazirlattigi, yerden 100 metre yukseklikteki kayaliklara yazdigi ve Pers Tarihinden bahseden Behistun Kitabesi ’ nin 1. sutununda Firat Irmagi kenarinda bir ‘kasaba’dan 1.Darius, ‘ Zazana ’ ismi ile bahsetmektedir.
http://titus.fkidg1.uni-frankfurt.de/didact/idg/iran/apers/behistun.htm
M.O. 14 Kasim 401 tarihinde 1 hafta boyunca Pers veliahdi emrindeki onbinleri askin parali yunan ordusu Kurdistan’dan gectiler. Amaclari yeni Pers kralini devirmekti. Savasta sayisi 300.000 ’i bulan yunanlarin basindaki Pers veliahdi kumandan olduruldu. Bunun yerine gecen yunan kumandan da oldurulunce orduya savas muhabiri olarak katilmis olan Ksenefon ( Ksenophon ya da Xenophon ) sayisi onbinleri askin yunan ordusunun basina gecerek hep beraber Yunanistan’a geri donduler. Bu olaya ‘Onbinlerin Donusu’ adi verilir. Donduklerinde 2.000 asker kalmislardi. Ksenefon ( Ksenophon ya da Xenophon ) ; gozlemlerini Anabasis (sefer) , Ellinika, Kiru Anavasi (Onbinlerin Donusu) adli eserlerinde yazmistir.
Anabasis adli eserinin 3. kitabinda Ksenefon ( Ksenophon ya da Xenophon ) sunlari gozlemlemis :
“ Karduklar ; Iranlilardan bambaska soydandir ve onlara cok dusmandir. Karduklar kimsenin hakimiyetini kabul etmeden ozgur yasarlar. Karduklar, daglar arasinda yasayan savasci bir halktir. Karduklar cok savasci ve pek cevik insanlardi.”
The Name Kurd and Its Philological Connections adli yazisinda Driver, listesini yazitlardan cikardigi su adlarin ayni kokten geldikleri ve etnik olarak iliskili olduklari sonucuna varmistir:
Kurti, Karda, Karduk, Gord, Kord, Cardakes, Kyrtii, vd. gibi sonekleri farkli dillere gore degisse de hepsi ortak bir krd/krt ogesi iceren tum bu adlar,…
Tum bu adlar ayni kokten geliyor ve etnik olarak iliskilidirler.
M.S. 226 yilinda yazilmis Pehlevice ‘Karnamey Ardeser Papakan’ ( Karnamag-i Ardasir i Babagan) yani Babag’in oglu Ardesirin iyilikleri adli yapitin Ingilizce metnine bakarsak ‘Kurtlerin Krali –The King of the Kurds’ kelimesi ve defalarca ‘Kurtler’ (Kurds) kelimesi acikca kullanilmistir.
M.S. 850’lerde yazilmis Kitab futuh el-Buldan ( Futuhu’l Buldan) adli eserde Arap Tarihcisi Beladuri, ‘Kurt’ ‘Kurtler’ kelimelerini kullanmistir.
Evliya Celebi ( 1611-1682); Seyahatname’sinde Kurtceden ve Kurtcenin lehcelerinden soz eder. Kurtcenin zengin ve kadim bir dil oldugunu; Farsca, Ibranice ve Dericeden ayri oldugunu vurgular. Kurt kulturunun en gelistigi sehrin ise Diyar-i bekir oldugunu yazmis. Seyahatname’sine Kurtce birkac siir de eklemis. Vay PKK’li!!! :)
1339-1340 yilinda farsca yazilan Nezhet’ul Kulub (Kalbin Gezisi) eserinin yazari Hamdullah Mustevfi-i Kazvi bu eserinde (1340) Kurdistan’dan ve Kurdistan’in 16 eyalete ayrildigindan bahsetmektedir.
Kurt Edebiyatinin ilk yazili ornegi Iran’da Arap alfabesi ile Kurtce olarak yazildi. Hemadani Baba Tahir (935-1010)’e ait.
1975 basimli Tam Ilmihal Seadet-i Ebediyye’nin 305. sayfasinda yazar Huseyn Hilmi ISIK su tespitlerde bulunmustur: “ Peygamberimizin vefatinda, Eshab-i Kiram’in hepsi, sonra da evladlari, cihad icin, din-i islam’i dunyaya yaymak icin, Arabistan’dan cikti. Asya’nin otelerine Afrikaya, Kibrisa, Istanbola, hasili her yere dagildi. Allah’in dinini, Onun kullarina tanitmak icin savasdilar ve canlarini feda etdiler. Bu genis topraklar, o mubarek sehidlerle doludur. Evladlarini, yavrularini da, ilm ogrenmek icin o zamanlar dunyanin en ustun universitesi olup, fizik, kimya, astronomi, cografya ve hendesedeki tecrubeleri ve ileri buluslari, bugun mevcut eserlerinden anlasilan, Bagdat Darulfunun ve fakultelerine gonderdiler. Meshur zalim ve kafir Cengiz –asl adi Timocindir- hanin torunu Hulagu, 656 (miladi 1258) senesinde, Bagdat ahalisini, kadin, cocuk demeyip, sekizyuzbinden ziyade muslumani iskence ile oldurdugu ve Bagdadi yakip yiktigi zaman, yalniz kuyuya saklananlar ve bilhassa Anadoluya kacip kurtulanlar sag kalabilmisti. Iste, Peygamber efendimizin ve Eshab-i Kiram’in evladlari, o zaman Anadolunun her tarafina, hele sark (dogu) taraflarina yerlesmisdi. Bugun, kurd dedigimiz zeki, sabirli, caliskan kimseler, hep o mubarek insanlarin soyundandir. Yani kurdler iki kisimdir.…(…) ”
KURTCE TARIHI BELGE NEDEN YOK?
1- Evrensel Kural :
Anadolu’daki yazi dilinin konusma dilinden farkli oldugu goz ardi edilmemeli. Ozellikle kitabelerde, yontmalarda ve tabletlerde yer alan yazilar icin bu boyledir. Nasil insanlik tarihinde bilim, sanat, felsefe halktan kopuk ve halkin anlayamayacagi dillerde yazilarak belli bir aristokrat ve elit azinligin tekelinde tutulmussa, Anadolu’da da ozellikle Anadolu’nun Bati kesimlerinde “Armeens” yazi dili kullanildi. Nitekim yuzyillarca sonra ortaya cikan Hristiyanligin kutsal kitabinin ilk orijinal nushasi da “Armeens” diliyle yazildi. Bu nedenle eski kitabelerde ve yontularda bugunun Kurtcesini bulmak olasi degil. Cunku bu, diger uluslar icin de boyle oldu. I.S. “Armeens” yazi dili dislanmis, onun yerini kultur alaninda Latince almistir.
2- Tarihsel Ihmal :
Prof. Halfin : “ Ozel olarak Kurtlerin tarihinin aydinlatilmasi cok zayif olarak cereyan etmistir. On bin Grek’in Kurdistan’dan gecisi ya da Makedonyali Iskender’in seferleri hakkinda ciltler dolusu kitaplar yazan burjuva yazarlar, gercegi anlatmaktan kasitli olarak uzak kaldilar.”
(19.Yuzyilda Kurdistan Uzerine Mucadele, Halfin, Koman Yayinlari,sf.11 )
3- Fiziksel ya da/ve Kulturel Soykirim :
Asur Krali Asurbanpal’in unlu kitabesinde sunlar yazilidir: “Susan sehri topragi, Madakto sehri ve digerlerini tumuyle Asurlulara kattim. Bir ay ve bir gunluk surede tum Elam ulkesinin ( Kassitlerin ) topragini silip supurdum. Bu ulkeyi tebaasindan, koyunlarindan hatta muzik nagmelerinden bile nasipsiz biraktim.(…)”
4- Cografik tarihsel olaylarin etkisi :
Kanitlar Guneydogu Anadolu Projesinde Keban sularinin altinda kalarak silindi.
Kurdistan Sorununun Cozumu icin
Kurd kelimesi hic kimsenin hicbir partinin tekelinde olamaz. Bu olursa Kurdlugun guzelliklerini sinirlamak ve ister istemez Kurd Guzelligini ‘terorist’ gostermek anlamina gelebilir.
Diyalog!
Ama nasil?
Diyalog; gercekten inanarak yani istemli sekilde; karsindakinin sevgiden anlayan bir dost oldugunu bilerek, sevgi dolu atesler icinde yuregin yanarak, karsindakine aciyarak, ona karsiliksiz iyilik etmek arkadasligiyla fedakarligiyla, sevgi dolu empati ile var gucunle yardim edip anlatirken ‘Biliyorum’ edasiyla anlatmaman, subjektif goruse bagli ozgur supheci uygar tavrin ve her an kendi samimi cozumlemelerinin cabasi icinde olarak kendinle beraber karsindakine yol gosterme insanligini canli tutarak anlatman demektir.
NOT : Bu tarihsel bilgilerin hemen hepsi Tirigan’a ve merhum Dr. Cemsid BENDER’e ait. Ikisini de minnetle zikrediyorum.
Asagidaki yazi http://www.turksolu.com/90/basyazi90.htm adresindeki Gokce Firat imzali ' " Kurt " varsa sorun var... ' baslikli bir makaleden alinmistir:
"
Kurtler, azinlik hakki degil baska bir sey istemektedir. Kurtler, Turk milletinden ayri bir millet olduklarini, bu nedenle de ikinci milli unsur olarak kabul edilmeyi istemektedirler. Bu, tam da bugunku Irak ’ a dayatilandir. Yani hem bir Kurt federe bolgesi, hem de Turkiye Cumhuriyeti uzerinde mutlak bir guc.
Eger gercekten de Kurtler, Turklerden ayri bir millet ise, olayin tarihsel ve sosyolojik iki cozumu olabilir. Birincisi, Turkler ve Kurtlerin, bugunku Irak gibi, federatif bir devlet icinde birlesmeleri ya da ikincisi Kurtlerin tamamiyla bagimsiz bir devlet kurmasi. Kurtler bugun, her ikisini de istemektedirler.
Peki Kurtlere bu hak, taninmamazlik edilebilir mi? Eger Kurtlerin Turklerden ayri bir millet oldugunu kabul ediyorsak, bu hakki tanimak zorundayiz. Cunku her milletin kendi iradesini belirleme ve isterse ayri devlet kurma hakki vardir. Bu hak, Insan Haklari Evrensel Beyannamesi ’ nden de alinmaz, tarihsel bir haktir. Hic kimse de bu tur bir milli istegin onunde duramaz.
"
- * - * - * - * -
Mustafa Kemal'in, 16 Ocak 1923 gunu, Izmir'de donemin unlu gazetecilerine yaptigi aciklama, 2000'E DOGRU Dergisi tarafindan 1987 yilinin Eylul ayinda kapak konusu yapilarak yayinlandi. Ancak dergi daha matbaada iken el konularak dagitimi engellendi. Bu belgeler, Devlet Guvenlik Mahkemesi nezdinde yapilan itiraz yerinde bulununca, mahkeme karari ile yayinlandi.
Turk Tarih Kurumu eski Baskanlarindan Prof.Dr. Serafettin Turan'in da dogruladigi belge aynen soyle:
"- Kurt sorunu; bizim yani Turklerin cikarina da kesinlikle sozkonusu olamaz. Cunku bildiginiz gibi bizim milli sinirlarimiz icinde bulunan Kurt unsurlar, oylesine yerlesmislerdir ki, pek sinirli yerlerde yogun durumdadirlar. Fakat yogunluklarini kaybede kaybede ve Turk unsurlarin icine gire gire, oyle bir sinir cizmek istesek, Turklugu ve Turkiye'yi mahfetmek gerekir. Sozgelisi, Erzurum'a kadar giden, Erzincan'a Sivas'a kadar giden, Harput'a kadar giden bir sinir aramak gerekir. Ve hatta Konya collerindeki Kurt asiretlerini de gozden uzak tutmamak gerekir. Dolayisiyla baslibasina bir Kurtluk dusunmektense, bizim Anayasa geregince zaten bir tur yerel ozerklikler olusacaktir. O halde hangi ilin halki Kurt ise onlar kendilerini ozerk olarak idare edeceklerdir. Bundan baska Turkiye'nin halki sozkonusu olurken, onlari da (Kurtler'i) birlikte ifade etmek gerekir. Ifade edilmedikleri zaman, bundan kendilerine ait sorun cikarmalari daima beklenir. Simdi Turkiye Buyuk Millet Meclisi, hem Turklerin, hem de Kurtlerin yetkili vekillerinden (milletvekillerinden) olusur ve bu iki unsur, butun cikarlarini ve geleceklerini birlestirmislerdir. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir seydir.. Ayri bir sinir cizmeye kalkismak dogru olmaz..."
(1-Ikibin'e Dogru Dergisi, Istanbul, 6 Kasim 1988, Sayi : 46 ( Kapak Konusu )
2-Turk Tarih Kurumu Arsivi,1089 numarali belge)
Goruldugu gibi kendilerine Milli Mucadele yillarindaki Kalpakli Mustafa Kemal'i Devrim Onderi secen Turk Solu ; Mustafa Kemal'in bu sozunu Mustafa Kemal ATATURK ile ayrica kendi dusunceleri ile yuzlestirme
ve bazi gercekleri aciklama zorunlulugunun yanisira
gayriresmi meseleleri itiraf etme sorumlulugu ile karsi karsiyadir.
Onceleri link adresi http://www.rojaciwan.com/ olan ; erisim mahkeme karariyla engellenince link adresi http://www.komalenciwan.com/ olan , tekrar erisimi engellenince adresi http://www.ciwanenroje.com/ olan ; mahkemece tekrar erisim engellenince adresi http://www.ciwanenazadiye.com/ olan , bu adrese de erisim mahkeme karariyla engellenince adresi http://www.dengeroje.com/ olan forumdan ' ciyay_ararat ' imzali bir makaleye -yorumumu eklemeden- yer verelim:
"Biz hak ve ozgurluk istiyoruz.
Her onurlu, ozgur insan ve halk gibi dilimizi ve kulturumuzu ozgurce kullanmak, gelistirmek istiyoruz. Her onurlu ve ozgur halk gibi kendi anadilimizle egitim gormek, dilimizi hem ozel hem de kamu yasaminda, sosyal ve siyasal her alanda, basin-yayinda ozgurce kullanmak istiyoruz.
Her ozgur insan ve halk gibi, yoneticilerimizi kendimiz secmek istiyoruz. Kendi durumumuz ve gelecegimizle ilgili olarak kendimiz karar vermek istiyoruz.
Her ozgur halk gibi kendi ulkemizin yeralti ve yerustu kaynaklarindan kendimiz yararlanmak istiyoruz. Ulkemizi gelistirmek, cagdas, demokratik bir yasam kurmak istiyoruz.
Bu ozgurluk ve demokrasidir. Yukarida saydiklarim Birlesmis Milletler Insan Haklari Evrensel Bildirisi ’ nin ve diger ilgili uluslararasi sozlesmelerin insanlara ve halklara tanidigi, dogustan gelen, temel, vazgecilmez hak ve ozgurluklerdir.
Oysa su anda Turkiye sinirlari icinde yasayan 20 milyonu askin Kurt (bunlarin cogu, yaklasik 13-14 milyonu aslinda kendi ulkesinde, Kuzey Kurdistan ’ da yasiyor) bu haklarin hicbirine sahip degil. Turk devleti bize vere vere, dilenciye sadaka verir gibi, haftada yarim saat televizyon yayini ile birkac ozel kurs layik gordu, o da binbir kayit ve sarta baglanmis olarak... Bu bizimle ve dunyayla alay etmektir. Dilimiz yine kamu alaninda ve siyasal alanda yasak. Kurtce radyo ve televizyon yine yasak. Kurtce egitim yine yasak. Bize gerekli olan, hakkimiz olan, kisitsiz, tam gun radyo ve televizyon yayinidir, ilkokuldan universiteye kadar kendi anadilimizle egitimdir. Cagimizda, anadil egitimi bir yana, yabanci dil egitimi bile normal okullarda veriliyor.
Bu ulkede, artik lafta Kurd var dense de kimligimiz yine yasak. Ulke nufusunun ve yuzolcumunun ucte birini olusturdugumuz halde (20 milyonu askin nufus ve yirmiyi askin il) kimligimiz anayasada taninmiyor. Dilimiz resmi dil degil. Hicbir ulusal, hatta yerel kurumda, parlamentoda, hukumette, yonetim aygitinda ve yargida Kurtler kendi kimlikleriyle temsil edilmiyor.
Bizi ozgurlukten yoksun birakan, Turkiye ’ yi dunden bugune yonetenlerdir, TC ’ dir. Bu rejim kaynaklarimiza da el koymustur. Petrolumuzu ve oteki yeralti yerustu urunlerimizi talan edip goturmustur ve bu durum gunumuzde de devam ediyor. Ozgurluk istedigimiz zaman da bize "Vatani ve Milleti bolmek istiyorlar" deyip dunyanin zulmunu uygulamistir, bircok kez etnik arindirma ve soykirim yapmistir.
Bu, bagimlilik iliskisinden de ote, bir somurgeci-somurge, ya da kole-efendi iliskisidir.
Bu yuzden yoksul kaldik, bilgisiz kaldik, baska halklardan geri kaldik.
TUM BUNLARA CEVAP OLARAK "O ZAMAN TURKIYE'YI BOLMEK MI ISTIYORSUNUZ?" GIBI BIR SORUNUZ OLABILIR....
BELKIDE SIZ DE O KANIDASINIZ...
O zaman biz de soralim: Turkiye neresidir? Zorla, gucle elinizin altinda tuttugunuz tum topraklar mi, yoksa Turklerin yasadigi, nufusun cogunlugunu olusturduklari toprak parcasi mi?
Unutmayin ki bir donem Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Yugoslavya, tum balkanlar; Irak-Suriye, Misir, Yemen, Cezayir dahil, tum Arabistan; hatta Malta adasi ve Kirim da Osmanli mulku idi. Ama oralar Turkiye degildi. Kurdistan da degil.
Kurtlerin de, Turkler daha Iran, Azerbaycan ve Anadolu ’ ya gelmeden binlerce yil onceden beri uzerinde yasadiklari bir ulkeleri var: Kurdistan. Eski Araplar, buraya Kurdistan diyorlardi, eski Yunanlilar ve Romalilar da. Selcuklular da buraya Kurdistan diyorlardi, Osmanlilar da. 1920 ’ de toplanan ilk TBMM ’ de de buranin adi Kurdistan ’ di. Ama ayni tarihte, yani 1920 ‘ lere gelinceye kadar dunyada "Turkiye" diye bir ulke yoktu. Bu isimde bir ulke ve bir devlet, ancak 29 Ekim 1923 ‘ te ilan edilen "Turkiye Cumhuriyeti" ile ortaya cikti. (Turkistan diye bir yer vardi elbet; ama Anadolu ‘ da degil, Orta Asya ‘ da...)
O tarihten beri de, TC ‘ yi yonetenler, Anadolu ve Trakya ‘ yi Turkiye yapmak, bin bir halktan, soydan (Arnavuttan, Bulgardan, Rumdan, Ermeniden, Arap ‘ tan, Lazdan Cerkezden...) bir Turk ulusu yaratmak, Kurdistani ve kokleri binlerce yila giden Kurd halkini ise yok etmek icin akla karayi sectiler. Ama basaramadilar. Bundan sonrasi ise bu turden cabalar tumden beyhudedir.
Kurdistan Fransa, ya da Almanya buyuklugunde ve burada 40 milyonluk bir nufus yasiyor. Halkinin ezici cogunlugu, yuzde 90 ’ i Kurd. Burasi, su anda Turkiye, Irak, Iran ve Suriye arasinda bolunmus durumda.
BIZ KIMSENIN ULKESINI PARCALAMAYI DUSUNMUYORUZ.
AKSINE,ULKESI PARCALANAN BIZIZ!!!
Biz ne Turkiye ’ yi ne de baska bir ulkeyi bolmek istemiyoruz, boyle bir dusuncemiz yok. Aksine, bizim ulkemiz dort devlet arasinda bolunmus ve en buyuk parcasina da Turk devleti el koymustur. Biz ulke parcalayan degiliz, ulkesi parcalananiz. Ulke parcalayan bir suclu ariyorsan adresi baskadir.. Biz Kurtlerin cabasi ve istegi ise kendi ulkemizde ozgur yasamaktir, o kadar. Buna hakkimiz yok mu?
Dunyada nufusu 3-5 milyonun altinda olan pek cok devlet var. 40 milyon ya da 20 milyon Kurt bir devlet kuramaz mi?..
Eger Turk devleti ve otekiler Kurtlere esitlik temelinde hak ve ozgurluk tanisalar Turk halkiyla, Arap ya da Fars haklariyla da birlikte de yasiyabiliriz. Bunun bicimi federasyon veya konfederasyondur. Dunyada bunun cok ornekleri var: Iste Kanada, iste Belcika, Isvicre, Rusya Federasyonu; hatta Amerika ve Almanya... Avrupa bile, daha simdiden, 25 ulkeyle bir konfederasyona donusuyor ve Turkiye de orada yer almaya can atiyor...
150 BIN KIBRIS'LI TURK'UN HAKKI OLAN SEY,
KUZEY KURDISTAN VE TURKIYE'DE YASAYAN 20 MILYON KURDUN HAKKI OLAMAZ MI????
Kurtlerin hak ve ozgurluk istemesi ve bu mucadele , neden "cikmaz sokak" olsun? Siz bizim yerimizde olsaniz bunlari istemez miydiniz? Hatta, bizim yerimizde olmaniza gerek de yok, adil ve vicdanli biri olmaniz yeter...
Yoksa, " Musluman bir Turk " ' un adil ve vicdanli olmasi sakincali midir? Bu, Turk halkinin gelenegine veya cikarlarina ters mi duser?
Bizce bir halk icin adil ve vicdanli olmak en buyuk degerlerden biridir. Kendisinin sahip oldugu, kendisi icin istedigi hak ve ozgurlukleri baskasi icin de – o ister Turk ve Musluman olsun, ister olmasin - istemek guzel bir seydir. Halklar ancak boylece birbirlerine guven duyar, birbirlerini sever ve gonullu olarak birarada yasarlar. Otekisi ise baski, guvensizlik ve kavgadir; her iki tarafa da buyuk zarar verir, kaynaklari ic bogusmada tuketir ve gelismeyi onler.
Eger istediginiz birlikse, yolu bu.
Lutfen siz ve sizin gibi dusunenler de yazdiklarimi onyargilariniza kapilmadan, akil ve mantik suzgecinden gecirerek okuyun ve uzerinde dusunun. Bunu yaparsaniz sevinirim!
Kurdculuk ve Kurd Milliyetciligi hakkinda ise kisaca soyle diyebilirim...
"Ezilen bir halk/ulus hic bir zaman milliyetci olamaz"
Bir diger acidan bakar isek cevabim "Evet" olacak...Herkesten daha hakli ve daha az...
Simdi hemen milliyetciligin hakliliginin nasil oldugu sorulacaktir, sorulmalidir da. Ama milliyetciligi olumladigim dusunulmeden. Cunku ben milliyetciligi olumlamiyorum, sadece var olani, gordugumu soyluyorum.
20 yil once varligi bile kabul edilmeyen Kurtler bu gun kendi kimligine sahip cikiyor, ve "ben varim, benim kulturum, dilim, gelenegim, tarihim edebiyatim sanatim var. Devlet kurabilmis hic bir milletten bu yonuyle hicbir farkim yok. Ama devletim olmadigi icin var oldugumu bile ispatlayamiyorum, dort devlette yasakliyim ve haklarim taninmiyor, beni var eden degerlerim tehlike altindadir" diyor hakli olarak.. Asindigini, asildigini, anlamsizlastigini soylesek de ulus devlet butun kurumlariyla idolojisiyle orta yerde duruyor, ve Kurtler ulus devletlerin acisini, ceremesini iligine kadar hissediyor, buna karsi kendini koruyacak alanlar ariyor buluyor. Bu ; tepkiyi de beraberinde getiriyor. Kurt Milliyetciligi uzerine durmadan yazilip ciziliyor. Ama hakkaniyet duygusundan, ve gerceklikten uzak, maksatli carpitilmis bir sekilde..
Durum boyle olunca insan su sorulari sormaktan kendini alamiyor;
1-Milliyetciligin her turlusune mi karsi cikiliyor, yoksa sadece Kurt milliyetciligine mi?
2- Kurt Milliyetcigi ile kendisini devlete erdirmis ve buradan seslenen milliyetcilik arasinda fark var mi?
Birinci sorudan baslarsak; Ozunde sadece Kurt milliyetciligine karsi cikiliyor, ve neredeyse Kurtlerden baska milliyetci kalmamis gibi yazilip ciziliyor. Buna bir de emperyalizme "usaklik" eden bir millet olduklari, gelecekte bu bolgenin Israil ' i olacaklari da ozellikle ekleniyor, vurgulaniyor. Bu iddialari pratikte sinadigimizda ise bambaska bir tablo cikiyor ortaya. Mesela; Kurtler hicbir etnik ve dinsel kimligi yasaklamis degillerdir, herhangi bir millete, devlete de saldirmis degillerdir. NATO ve diger uluslar arasi birliklerde askerleri yoktur, kimsenin ulkesini isgal etmemislerdir. Yani milliyetcilikleri bir nevi kendisini varetmenin korumanin yolu oldugu goruluyor.
Buradan hareketle ikinci soruyu da cevaplayabiliriz sanirim; Bunun icin bu gunku Kurtleri ezen devletlere bakmamiz yeterli olur kanisindayim. Bu devletlerin hepsi etnik ve dinsel kimlikler uzerinde baski kurmus, su ya da bu emperyalist organizasyonun icerisinde yer almislardir. Bir sonuc cikarmaya yeltenirsek; Kurtler bu gun ezilendirler ve savunma durumundadirlar. Kurtler icin yapilan milliyetcilik tanimiyla, "Devletli milletler" icin yapilan tanim birbirini pek tutmayacaktir. Savunma durumunda olanla saldiri durumunda olana ayni kistaslar uygulanamaz. Eger uygularsak saldiranin kefesi agir ceker.
sevgi ve saygilarimi sunarim..."
_*_*_*_*_*_*_*_*_*_*_*_*_*
Konu ile baglantili olarak ;
Genclik Yayinlari ' ndan cikan M. Latif Salihoglu 'nun kaleme aldigi ' Turk-Kurt Kardesligi ve Ulkenin Huzur Recetesi ' isimli kitap , bircok gercegi anlatiyor ve de butun yanlis anlasilmalari fitneleri sonduruyor. Bu kitaptan bir cumle nakletmek istiyorum:
" Yanlis olan, birlik ve beraberligi soy ve irki butunlukte aramaya kalkmaktir. Bir baska ifade ile, irki kokenin farkliligi halinde, ayri bir devletin de mutlak gerekliligini savunmaktir.
Halbuki, ayri irktan insanlarin ayni idealler etrafinda birlesmesi, o toplumun kulturel gelismesinde onemli bir guc kaynagidir. Anadolu'da degisik kulturden gelen topluluklarin harmanlanip kaynasmasina bu acidan bakilmalidir. "
|