<< Previous Topic | Next Topic >>Ana Sayfaya Dön  

"Efsane cin" enselendi

December 30 2003 at 9:27 AM
NielsBohr 

 
Değerli arkadaşlar
İslami/muhafazakar camianın birikimli isimlerinden("Objektif","Gurbette
Vatan",birçok reklam filmi ve prodüksiyon çalışması,"Teksoy Görevde"
programının ses getiren birçok bölümünün fikir babası,ses getirecek film ve
dizi tasarıları var) Ali Murat GÜVEN'in müthiş bir çalışması aşağıdadır.Şu
ünlü "cin fotoğrafı"nı inceliyor.Dumursal ve mizahsal öğeler de içeren bir
haber.Sizden ricam Yeni Şafak gazetesindeki bilgi formunu doldurup haber
hakkındaki tebriklerinizi iletmeniz.Bu tür aydınlatıcı çalışmalara
ihtiyacımız var çünkü:
http://www.yenisafak.com.tr/cin.html

Yeni Şafak muhabiri Ali Murat Güven, ilk kez gündeme geldiği 1990'lı
yılların ortalarından itibaren Japonya'dan ABD'ye dek bir çok ülkedeki
yüzlerce dergide, gazetede, televizyon kanalında ve internet sitesinde
hararetli tartışmalara konu olan, hakkında sayısız öyküler türetilip gerçek
olduğuna ilişkin âlimlerce fetvâlar dahi verilen efsanevî "cin fotoğrafı"nın
foyasını meydana çıkardı.

Ünü dünyayı saran "Cin fotoğrafı"nın izini Suudi Arabistan'dan İngiltere'ye
dek tam altı ay boyunca süren Güven, olay fotoğrafa kaynaklık eden makete
İngiltere'nin Somerset bölgesindeki bir mağarada ulaştı. Cheddar kasabasında
bulunan "Crystal Quest" adlı turistik mağara, bölgeye gelen ziyaretçileri
eğlendirmek amacıyla yapılmış bu tür cin ve
peri maketleriyle dolu!



ALİ MURAT GÜVEN / HABER MERKEZİ


FOTOĞRAFLAR: ALİ MURAT GÜVEN-JOHN HILL
Yeni Şafak Haber Merkezi, insanoğlunun ürettiği en ilginç modern zaman
efsanelerinden biri olan "Birleşik Arap Emirlikleri'nde çekilen cin
fotoğrafı" fenomeninin tam bir balon olduğunu kanıtlarıyla ortaya çıkardı.

Yaklaşık altı aydan bu yana internet üzerinden yaptığı araştırmalar ve
uluslararası yazışmalarla bu ilginç olayın izini süren haber merkezi
muhabirimiz Ali Murat Güven, sonunda dünyayı katıp karıştıran bu
fotoğraftaki ürkütücü "konu mankeni"nin, İngiltere'nin Somerset bölgesindeki
turistik bir mağarada bulunduğunu tesbit etti. Geçtiğimiz günlerde önce
Londra'ya, ardından da Bristol kenti yakınlarındaki Cheddar kasabasına giden
Güven, burada son yılların en garip kitle illüzyonunun baş kahramanını
bizzat kendi gözleriyle görüp fotoğrafladı. İlk ortaya çıktığı 1996 yılından
bu yana en doğudan en batıya bütün ülkelerde tartışma konusu olan "internet
cini", gerçekte Cheddar'daki "Crystal Quest" (Kayıp Kristali Bulma Serüveni)
adlı tematik gösteri mağarasına yerleştirilmiş, bakalitten yapılma bir dizi
cin, peri ve büyücü maketinden yalnızca biriydi.

Ziyaretçileri birazcık ürkütmek ve bolca da hoşça vakit geçirtmek amacıyla
çeşitli noktalara serpiştirilmiş olan bu gerçekçi maketlerin göz çukurları,
duvarlardaki gizli kanallardan gelen elektrik kabloları yardımıyla zaman
zaman kıpkırmızı renkte parlıyor ve yine çeşitli noktalara gizlenmiş olan
hoparlörler yardımıyla ortamda ürkütücü ses efektleri yankılanıyordu.


"CİN"İN KISKIVRAK (!) YAKALANIŞI
Dünya kamuoyunu ve özellikle İslâm âlemini yıllardır boş yere meşgûl eden
"internet cini"ni, pozisyonunu hiç değiştirmeden bekleyip durduğu
Cheddar'daki mağarada derin kış uykusundayken enseledik!

'Cin'i görmek 18 milyon lira!

İlk olarak yüz yıl kadar önce İngiliz sihirbaz Rowland Pavey tarafından
keşfedilip tematik bir gösteri alanına dönüştürülen bu mağara şimdilerde ise
"Cheddar Showcaves and Gorge Ltd" adlı bir şirket tarafından işletilmekte.
Bölgede "Crystal Quest"in yanısıra, kaşiflerine ithafen "Cox'un Mağarası" ve
"Gough'un Mağarası" adları verilmiş olan tematik gösterili iki büyük yeraltı
geçidi daha var.

Tüm bu mağaralara ve yanısıra daha bir dizi turistik atraksiyona toplam
giriş ücreti ise büyükler için 7 pound, yani yaklaşık 18 milyon lira.
Fotoğraf çektirmenin serbest olduğu gösteri alanlarında ziyaretçiler
ellerindeki video kameraları ve fotoğraf makineleriyle bol bol hatıra
görüntüleri kaydediyorlar. İşte, "internetin korkunç bakışlı cini"ne ilişkin
uluslararası efsanenin de yıllar önce burada çekilen soluk renkli bir
fotoğraftan türediği anlaşılıyor.

'Dalgacı İngiliz'in marifeti

"Cin fotoğrafı"na ilişkin araştırmalarına 2003 yılı ilkbaharında başlayan
Ali Murat Güven, ilk olarak olayın yaşandığı yer olduğu ileri sürülen
Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir dizi gizemciyle haberleşti. Verilen
bilgilerde öykünün başlangıç noktasının belirsizliği hemen dikkati çekerken,
"cin ile karşılaşma deneyimi"ni bizzat yaşadıkları ileri sürülen Arap
üniversite gençlerinin de aslında BAE vatandaşı değil Suudi Arabistan'lı
oldukları öne sürülüyordu. Mart ayında Suudi Arabistan'a giden Güven,
buradaki temaslarından da hiç bir somut sonuç elde edemedi. Ancak, bu arada,
yüzlerce sitede aynı anda yayımlanan cin fotoğraflarını tek tek
karşılaştırdığında, fotoğrafın tam orta noktasında bulunan büyükçe bir
"katlama izi"nin internetteki bütün kopyalarda aynen mevcut olduğunu
farkeden muhabirimiz, bu küçük ayrıntıdan hareketle efsanenin dünyanın dört
bir köşesine yalnızca bir tek kart baskıdan yayıldığı sonucuna ulaştı.

Geçtiğimiz aylarda internetteki batı kaynaklı bir gizem araştırmaları
sitesinde "bu gibi konulardaki saflıkları nedeniyle uluslararası Müslüman
kamuoyuyla alay eden" bir yoruma rastlayan Güven, mesajın sahibine "cin
fotoğrafıyla ilgili özel bir bilgisi olup olmadığını" sordu. Gelen cevapta
ise "Öykünün 1995 ya da 1996 yıllarında, ön adı John olan ve şimdilerde
35'inde olduğu sanılan bir işadamı tarafından sırf muziplik olsun diye
uydurulduğu" anlatılıyordu. Verilen bilgiye göre "John" Cheddar'daki
mağaraları gezerken cin maketlerini görmüş ve bunlardan birkaç kare hatıra
fotoğrafı çekmişti. Bir süre sonra bir iş gezisi için Suudi Arabistan'a
giden meçhul İngiliz, burada tanıştığı bir grup Arap gencine "İngiltere'de
bir cin fotoğrafı çektiğini" söyleyerek fotoğrafın bir kart baskısını
vermişti. Orta noktasından ikiye kırık olan bu kart baskının şöhreti
de -Arap gençlerin olayı hiç sorgulamadan derhal kabul eden hatalı tutumları
nedeniyle- kısa süre içinde Suudi Arabistan'dan bütün Ortadoğu ülkelerine
dalga dalga yayılmıştı.

Ali Murat Güven, farklı kaynaklar üzerinden bir süre daha yürüttüğü iz sürme
çalışmasının ardından, bu kez de Amerikalı bir gizem araştırmacısından
olayın gerçek mekânının İngiltere olduğunu öğrenecekti. İngiltere'ye
odaklanan kısa bir araştırmadan sonra da traji-komik gerçekler bu Aralık
ayının ilk günlerinde bütünüyle günışığına çıktı.

John Hill
(Cheddar Gösteri Mağaraları Yetkilisi):
'Kopan yaygara bizi
bayağı eğlendirdi'

Cheddar kasabasında bulunan "Cheddar Showcaves and Jorge Ltd" adlı işletmeci
şirketin yetkilisi John Hill, internetteki "cin fotoğrafı" efsanesinin
"Crystal Quest" mağarasındaki bu maketten doğduğunu doğrularken, fotoğrafı
çeken kişiyi ise kesinlikle tanımadığını söyledi. "Kasabamızda değişik
fantastik temalarla bezenmiş üç farklı mağara var ve bu mağara grubu
İngiltere'nin en ünlü doğal zenginliklerinden biridir" diyen Hill, "cin"in
bulunduğu mağarayı her yıl ortalama 50 bin kişinin ziyaret ettiğini
belirtti.

Cin maketinin diğer kahramanların maketleriyle birlikte mağaraya yaklaşık
8-9 yıl önce fantastik bir hava vermek amacıyla monte edildiğini anlatan
İngiliz işletmeci, "olay fotoğraf"ın ise ilk kez 1998'lerde ortaya çıktığını
ve efsanenin dalga dalga bütün dünyaya yayıldığını söyledi. Hill, dudak
uçuklatan açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Cheddar, lezzetli peynirleri, huzur veren doğası ve gizemli mağaralarıyla
ünlüdür. Burası küçük, kendi halinde bir sayfiye kasabası. Bölgeye yolu
düşen turistler mağaralarımızı mutlaka gezer, bu sırada bol bol da fotoğraf
çekerler. Ünlü fotoğrafı da şakacı bir turist çekmiş olmalı. Maketimizin
fotoğrafını yıllar önce internette ilk gördüğümde şoke olmuştum. Birkaç
siteyi mail yoluyla uyarayım dedim, ama beni dinleyen olmadı. Burada
çalışanlar olarak bizlerin de işi gücü bırakıp dünya üzerindeki herkese ayrı
ayrı laf anlatma imkânımız yok. Sonradan bu saçmalığa giderek alıştım ve
gelişmeler de beni bayağı eğlendirmeye başladı. Delinin biri kuyuya bir taş
atmıştı ve kırk akıllı da onu çıkaramıyordu. Zamanla bu fotoğrafa bir de
arka plan öyküsü türetildiğine tanık olduk. Fotoğrafı İngiltere kaynaklı
olmaktan çıkarıp Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir mağaraya taşıdılar ve işi
İslâm'daki cin esprisine dönüştürdüler. Yok efendim, bir grup Müslüman genç
tatil yaparken bir mağaraya girmiş de, fotoğrafı yanlışlıkla çekmişler de,
biri korkudan düşüp ölmüş de. Üzerine kitaplar yazılabilecek,
üniversitelerde tezler hazırlanabilecek tam bir modern zaman efsanesi bu!"
Bu olayı aydınlığa kavuşturmak için Türkiye'den kalkıp gelmemize hem şaşıran
hem de sevinen Hill, "Nihayet birileri bu saçmalığa bir son vermek için
harekete geçmiş, ne güzel" diyerek açıklamalarını şöyle noktaladı:
"İlginçtir ki bir İslâm ülkesinde doğan bu komik öyküyü şimdi bir başka
İslâm ülkesi sona erdiriyor. Türkiye'deki okurlarınıza benden selam götürün
ve lütfen şunu da söyleyin: Ben cinler gerçekten var mı yok mu bilemiyorum,
ama bu mağaradaki cin benim her gün tozunu almama muhtaç olacak kadar
zavallı biri!"

Yeni Şafak da tartışmalara katılmıştı

"Cin fotoğrafı"na ilişkin uluslararası tartışmaların giderek kızışması ve
işin içine bir çok saygın İslâm bilgininin girmesi üzerine Yeni Şafak da
konuya kayıtsız kalmayarak ilgi çekici bir haber yayımlamıştı.

13 Mayıs 2001 tarihinde önce BAE'nde yaşandığı ileri sürülen olayın kısa bir
öyküsünü ve ünlü fotoğrafı yayımlayan gazetemiz, ardından da okurlardan
gelen yoğun istek üzerine cinler âlemini dinî bilgiler ışığında yorumlayan
ayrıntılı bir yazı dizisi hazırladı. Elektronik istatistikler, Yeni Şafak'ın
"cin fotoğrafı"nı yayımladığı günkü nüshasının internet versiyonuna ilk
yayın tarihinden bu yana iki milyon kereden fazla giriş yapıldığını
gösteriyor ve ilgili sayfa gazetemiz tarihinin halen "en fazla okunan
sayfası" olma unvanını elinde bulunduruyor.

'Sorgulama'yı mutlaka öğrenmek gerek

Yeni gelişmelere yaklaşımlarında batılı toplumların yoğun şüpheciliğinin tam
aksine abartılı bir teslimiyetçiliğin egemen olduğu, bu teslimiyetçilik
duygusu içinde "cin fotoğrafı" gibi sıradışı, gizemli ve tartışmalı olayları
enine boyuna tartmadan derhal kabule açık olan dünya Müslümanları, "bilgiyi
sorgulayarak kabul etme" konusunda öteden beri hep varolagelen zaafları
nedeniyle şimdiye dek bu gibi bir çok olayda hayâl kırıklığına uğrayıp
mağdur oldular. İslâm tarihinde kendilerinin insanüstü güçler taşıdığını,
üstün bir Şeyh ya da doğrudan doğruya Hz. Mehdi olduğunu ileri süren yığınla
insanın ortaya çıkıp kitleleri etkilemesi (dahası büyük facialara yol
açması) gibi, yakın dönemlerde de dünya çapında bir Müslüman astro-fizik
bilgini olduğu iddiasıyla kendisini Türk kamuoyuna "Alman asıllı Profesör
Hans Von Aiberg" olarak tanıtan ilkokul mezunu amatör bilim-kurgu yazarı
Bülent Ayberk türünden meczup tiplerle de karşılaşıldı. Geniş kitleleri
arkalarından kolaylıkla sürükleyebilen bu gibi kişi ve olaylarda ortaya
çıkan sonuç ise hep aynı: Müslümanların, gerçekte kendilerine en başından
itibaren emredilen "tetkik ve tahkik ederek iman" kuralını çiğneyerek,
önlerine konulan -ve İslâm düşüncesini destekler gibi görünen- her yeni
bulguyu temelsiz bir coşkuyla sahiplenmeleri. Bu da samimi Müslümanların
sonuçta gereksiz yere üzülmelerine ve kimilerinin de yok yere inançlarının
zedelenmesine yol açabiliyor.

Oysa ki cinler, gerek Kur'an'da defalarca apaçık biçimde tanımlanmış
olmaları, gerekse dünyanın dört bir köşesinde binlerce yıldır yaşanan somut
deneyimler aracılığıyla varlıkları artık bir sır olmaktan çıkmış,
insanoğlundan daha farklı bir varoluş boyutunda yaşayan özel bir canlı türü
olarak inananlar için zaten yeterince "gerçekler". Kutsal kitabımızda
"dumansız ateş"ten yaratıldıkları ve kesinlikle fiziksel bir bedene sahip
olmadıkları bildirilen bu canlıların, bizim dünyamıza ait fiziksel nesneleri
görüntülemekte kullanılan "film kamerası" gibi optik cihazlarla
görüntülenmesinin ne denli mümkün olabileceği ise hayli tartışmalı bir
durum.

ORİJİNAL FOTOĞRAFIN FALSOLARI


Solda, maket cinin yıllardır internet sitelerinde dolaşan ünlü fotoğrafı,
sağda ise muhabirimiz tarafından 22 Aralık günü İngiltere'de çekilen son
fotoğrafı görülüyor. Yakından bakıldığında da hemen farkedileceği üzere,
fotoğrafın internette dolaşan versiyonunda cinin elindeki bıçak bilgisayar
programı aracılığıyla silinmiş, inandırıcılığı azaltan bazı gövde ve yüz
detayları da daha puslu hale getirilmiş. Elinde bıçak olmamasına karşın,
internet fotoğrafındaki varlığın sağ elinin yumruk pozisyonunda kalmış
olması ise dikkat çekici. Şakacılar bıçağı daha beter bir mantıksızlığı
ortadan kaldırmak için silmiş olmalılar. Öyle ya, böylesine inanılmaz
doğaüstü güçlere sahip olan bir varlık, neden kendini savunmak için bıçak
kullansın ki? (Her iki fotoğrafı da üzerlerine tıklayarak daha ayrıntılı
inceleyebilirsiniz.)






'Cin fotoğrafı'nın bulunduğu yüzlerce internet
sitesinden bazıları:

www.yenisafak.com.tr


www.anvari.org


www.webdersleri.com


www.coasttocoastam.com


www.anomalies-unlimited.com

www.geocities.com


http://otoerol.sitemynet.com


www.ghoststudy.com


www.mysticaluniverse.com




a_muratguven@yahoo.com







 
 Respond to this message   
AuthorReply
Oguz Kayi

DUN DUNDUR_BUGUN BU BUNDUR!!!

January 4 2004, 8:35 AM 



Kendi salakliklarini,
Kendi avanakliklarini

Bizzat kendi elleriyle, kendi yazilariyla, kendi gazeteleriyle aleme duyuran beyinsizler!!!

Yukarida enselediklerini yazdiklari "Cin Fotosu":

"Dun Sahih Hadislere Uygun" olan cin resmi diye haber yazan\yazanlar gene bizim tirlatik deli ve gazetesi.

Iyiki sahih hadislere uygun idi o cin resmi, eger bide "Kudsi Hadislere" uygun olsaydi ayet statusunde olacakti bu salaklar icin.

Enseledikleri Cin icin dun ne yazmislar bu salak kere salaklar:

====================================================

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2001/mayis/13/g5.html

Web'de 'cin' dolaşıyor

Bir Arap dergisinde yayınlanan resmin, cin suretine ve sahih hadislerde bildirilen cin tarifleri ile uyuşması, tartışmaların odak noktası oldu...

=====================================================

Dun "SAhih Hadislere Uygun olan" ayni cin;

Bugun Ayni Cin'i enselemisler. Simdi artik Sahih hadislere uygun bir cin degil, magaranin birinde sadece bir maketmis!!!

http://www.yenisafak.com.tr/cin.html



 
 Respond to this message   
Oguz Kayi

BIZIM SALAKLAR UYANMISLAR: GAZETEDEKI SAYFALARINDA VERDIKLERI LINKLERI KALDIRMISLAR:

January 25 2004, 7:40 AM 



Kiralik katillierin eline kalem verip gazeteci, editor fotocu falan maskeleriyle gazetende calistirirsan iste aleme boyle rezil olursun!

Bu salaklar alismisti:

Yorunge dergisinde
Milli Gazetede
Yeni Safak gazetesinde milleti enayi, keriz yerine koymaya. Birazda haklari var cunki salaklardan baska kim okuyacakti o gazeteleri dergileri!

Fethullah Gulen'in Islami Mafya'sinin bir diger tetikcisi Yasar Iliksiz'i ben burda uyandirip, yukaridaki yaziyi yazdiklari sayfada:

Bizzat kendi salaklikliginizi aleme duyuruyorsunuz diye! Kendi salakliginiza link vermissiniz diye.

Bizim Yasar Iliksiz kiralik katili sonunda uyanmis, kendi salakliklarini aleme duyurduklari, bahsettigim linki gezetelirindeki sayfadan kaldirmislar.

Kaldirdiklari Link:

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2001/mayis/13/g5.html

=====================================================

Sayemde salakligizi biraz olsun gizlediniz!

Aferin Yasar Iliksiz iste boyle laf dinle! Her ne kadar gazeteci, haberci editor maskesinde kiralik bir katil olsanda Yeni Safak okurlarini "Essoglu essek" yerine koymayi biraz olsun iste boyle birak!

Her yazdiniz yazida dort dortluk salak oldugunuzu aleme duyurmak zorunda degilsiniz! Ara sira olsada iste boyle "akilli insan taklidi yapiniz"

====================================================

Ayrica Salim Tosun kiralik katil\kiralik kalem hergeleye:

"Oguz Kayi adama agzinin payini boyle verirmis"

demeyi unutma.

Fethullah Gulen'in emriyle, Resul Tosun komutasindaki cinayet sebekesi\Islami mafya\Ihale Mafyasi siz gozu donmus kiralik katillerin maskelerini dusurunce kuyrugunuz fena tutustu, temelli avanaklastiniz!

Ali Murat Guven
Yasar Iliksiz
Salim Tosun
Sukru Kanber
Ilker Dogruoz

bu kiralik katiller listesinde bir eksik biraktigim konusunda beni uyardilar, bir kisi daha varmis benim yazmayi unuttugum kiralik katil!!!

 
 Respond to this message   
Anonymous

DUN SAHIH HADISLERE UYGUN CIN RESMI IDI!!!!

January 25 2004, 8:05 AM 


Bizim salaklarin kendi gazetelerindeki ayni cin resmi ile ilgili daha onceki yazilarina gore:

"Sahih Hadislere Uygun Cin Resmiymis!!!"

Iste yazilari:


====================================================

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2001/mayis/13/g5.html

Web'de 'cin' dolaşıyor

Bir Arap dergisinde yayınlanan resmin, cin suretine ve sahih hadislerde bildirilen cin tarifleri ile uyuşması, tartışmaların odak noktası oldu. Web sitelerinde dolaşan cin resmi büyük merak uyandırıyor.

Arap âlemi bir Arap dergisinde yayınlanan cin resmi ile çalkalanıyor. Yayınlanan resmin, birçok kişinin karşılaştığı cin suretine ve sahih hadislerde bildirilen cin tarifleri ile uyuşması, tartışmaların odak noktası oldu. Birçok kişi de web sitelerinde yayınlanan cin resmine bakarak meraklarını gideriyorlar. Dergi, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir grup Suriyeli gencin "Resul Hâyme" adı verilen bir dağın eteğine kamp için gittiklerini, gece kendi aralarında konuşurlarken uzaktan gelen ilginç bir ses işittiklerini ve hiçbir insanın olmadığı bu ıssız yerde böyle ses işitmelerinin kendilerini ürküttüğünü ve bir müddet sesin neye benzediğini düşündüklerini belirtti.

Dergiye göre gençler daha sonra sesin geldiği yöne doğru yürüdüler ve küçük bir mağaranın önünde yaşlı bir adamın varolduğunu gördüler. Selam verip sordular: "Sen neden buradasın, bu ses nedir?" Yaşlı adam da onlara uzun zamandan beri burada yaşadığını söyleyerek "Bu ses şeytani bir cinin sesidir ve o bu mağarada yaşıyor. Dikkatli olun ve sakın bu mağaraya girmeyin" diyerek, onları mağaraya girmemeleri konusunda uyardı.


Flaşın patlaması ile ortaya çıktı
Gençler adama inanmadılar ve kendi aralarında yaşlı adamın, yaşlılığından dolayı ne söylediğini bilmediğini ve bunadığını düşündüler. Adamın söylediklerini dikkate almayarak genç olmalarının verdiği heyecanla mağara girdiler. Mağara çok karanlıktı. Gençlerden birisinin elinde fotoğraf makinası vardı. Yanlışlıkla eli fotoğraf makinasının flaşına bastı. Farketmeden bastığı fotoğraf makinasının flaşının belirsiz bir yerde patlamasıyla birlikte genç yere düştü ve anında öldü. Diğer gençler ise gece şehre inip hemen polis çağırdılar. Polis geldiğinde gencin cesedi buldu.

Cesedin yanındaki fotoğraf makinası orada duruyordu. Doktorlar otopside ölüm sebebini, kalp durması olarak belirlediler. Polis fotoğraf makinasını aldı ve filmi çıkardı. Filmin yıkanması sonucu polis bu cin resmini buldu.

=================================================

 
 Respond to this message   
Current Topic - "Efsane cin" enselendi
  << Previous Topic | Next Topic >>Ana Sayfaya Dön  
Create your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement