| Ayberk,Rıza Nur,gurdjieff...January 12 2004 at 1:03 PM | NielsBohr |
| Selamlar
Aiberg grubu bitmeye başlamıştır.Ben de aslına bakarsanız bu tür yazılar yazmaktan sıkılıyorum artık;ama grup içindeki kişiler için bir kısa devre olur kafalarında bir ampül(AKP ampülü değil Ayıcası fikir ampülü) yanar ve bu grubun ne mal olduğunu anlarlar diye sabredip yazıyorum.Ayberkçiler öyle zıvanadan çıkmış ki Gelişim Yayıncılık patronu Ercan ARIKLI'yı ve Ali Murat GÜVEN'i aynı örgütün mensubu yapıyor ve Tepebaşı-111 düzensiz locasını gizli kamereya almış ekipten bir gazeteciyi masonlukla itham ediyor.Ulan Ercan bey ve Ali Murat GÜVEN zıt kutupların insanıdır,gerçi ali murat ağabey daha iyi bilir ama seksenli yıllardan beri de "merhaba"ları bile olduğunu sanmıyorum.Yahu biraz kafanızı kaldırın uyanın be uyanın!Hepiniz "biraz cukka yapalım,bilgisayarı yenileyelim" "Ulan o kadar tarikat kültürümüz var Yaşar Nuri'den neyim eksik kıroyum ama Arapça bilgisi,sarf,nahv bende heheyt!" "Ulan İzmir gibi yerdeyiz bir iş atan olmadı Nasaydı masaydı zigzagtı derken bir iki çıtırı lüleden falan yeriz hem arkam olsun fena mı?" diyenlerin oyuncağı oluyorsunuz dış dünyayı okuyun gezin,dolaşın meseleye biraz daha metodik şüpheyle bakın görün bakın Aiberg'iniz nasıl da dökülüyor.
Bugün sizlere Thule grubu,Baron Sebetendorf ve Gurdjieff'in gerçek yüzünü anlatacağım.Arada Rıza Nur'a da değineceğim.Böylece hepinizin bir peruklu trışkadan Faroeli üfürük fizikçi tarafından nasıl BND nin maşası olduğunuz ve dezenforme edildiğiniz görülecek Allah Büyüktür:
Alman’yanın Bavyera’sındaki Inglostadler’den, eski Cizvit Pitagor’un sisteminden yola çıkarak Katolik dini esaslarını eleştiren Prof. Dr. Adam Weishaupt, 1 Mayıs 1776 tarihinde gizlilik esaslarıyla daha sonra, “İlluminati” adıyla ünlenen bir örgüt kurdu. Prof. Dr. Weishaupt’un ideali: önce kralların sonra kiliselerin ve en son olarak da özel mülkiyetin ortadan kaldırılmasını, böylece “Yeni Dünya Düzeni”ni sağlamayı amaçlıyordu. İlluminati örgütü Fransız Devrim’ine katıldı ve öncüleriyle sıkı bağlar kurdu. 1830 yılında örgütün kurucusu Prof. Dr. Weishaupt’un ölümünün ardından hiçbir silahlı eyleme karışmayan örgüt, kuramını seçkinler arasında yayıp kabullendirme çabasına yöneldi. 1. Dünya Savaşı öncesinde ve 1925’li yıllara değin Yahudiler, Protestanlar ve Ortodokslar bu örgütün üyeleri oldular. Bir çok Türk de bu örgüte üye oldu, aralarında çok ünlenen gazeteciler ve bilim adamları bulunuyordu.
Daha sonra Papa seçilecek olan ve bir dönem Türkiye’de bulunan Angelo Roncalli, elit/seçkin bürokratlardan yalnızca bir örnektir. Roncalli’nin Türkiye’de görev yaptığı dönemde pekçok Türk Katolik olmuş, Girit’ten İzmir’e göç eden ailenin yakını olan bir şahıs daha sonra Vatikan’da Kardinalliğe kadar yükseltilmiştir.
İlluminati’nin seçkinler kolu olarak yaratılan “Thule Örgütü”nün perde ardındaki kurucusu ve yöneticisi ise 1919’da kurulan, Alman İşçi Partisi olmuştur. Partiyi Thule adına yönlendiren kişi ise Saksonyalı bir Baron olan ve İstanbul, Teşvikiye’deki bir konaktan dünyayı yöneten Elazığlı Bülent'in gözbebeği "böyyük" Zigzagçı :) Rudolf von Sebottendorf olmuştur. Almanların Baron dedikleri, İngiliz istihbarat servisine göre ise yoksul bir işçi ailesinden gelen, gençliğinde elektrik teknisyeni olarak hayatını kazanmış, birçok kez New York, Napoli, Avusturalya, Mısır ve İstanbul’a seyahat etmiş olan Rudolf von Sebottendorf, 1910 yılına kadar İstanbul’da yaşamıştı. Çok güzel Türkçe konuşan, Prusyalılar ile Habsburglular’a hizmet etmiş bir ailenin çocuğu olmakla övünen Baron sebottendorf, 1916’da “Yeni Almancılık” tarikatının üyesi olmuştu.
Bülent'in parlattığı bir başka ilginç portre olan Georg İvanoviç Gurdjief’e de kısaca bir gözatalım. 1872’de Kars yakınlarında dünyaya gelmiş olan Gurdjief, Stalin’i evinde gizlemişse de Bolşevikler iktidara gelince Rusya’dan ayrılıp İstanbul’a göç etmişti. Taksim, Sıraselviler ve Beyoğlu’na yerleşen Gurdjief ve taraftarları, ilk örgütlenmelerini burada gerçekleştirdiler. İslami tarikatlardan “Melamilik” ile tanışan Gurdjief, tasavvuf ve gizli ilimlerini öğrenmişti. Daha sonra Tibet, Hindistan’a geçmiş, Rus Ortodoks Kilisesinin görüşleriyle İslam, Hinduizm ve Zen Budizmi birleştirerek “syncretist” bir öğreti üretmişti. 1918’de İstanbul’a göç eden Gurdjief, öğrenimlerini Paris’te tamamlamış zengin Osmanlı soylularının çocukları başta olmak üzere pekçok kişiyi etkisi altına almıştır. Bunlardan birisi de ünlü Rıza Nur olmuştur. Rıza Nur’un Londra’daki evrakları arasında bulunan belgelerde, Maarif Vekili olarak Nazım Hikmet’i yerdiği ortaya çıkmıştır.(Rıza Nur ve parti programıyla,WEMB öğretisi arasındaki ilşkiyi aşağıda belirteceğim)
Gurdjieff;önceleri Rusya'dan Fransa veya İngiltere'ye gitmek istediyse de İngiliz istihbaratının
uluslararası çalışan bir ajan olduğu raporu vermesi yüzünden İstanbul'a geçmiş ve bugün bile tam olarak bilemediğimiz ama hayırlı olmadığını düşündüğümüz faaliyetlerde bulunmuştur,sonraları Paris'te bir şato satın alıp(değirmenin suyu nereden??!!) döve döve millete felsefe öğretmiştir :))
1918 yılına gelindiğinde “İlluminati”nin seçkinler kolunu oluşturan “Thule Örgütü”nün Münihte 250, Almanya genelinde 1500 kadar üyesi bulunuyordu.
Adı sanal, kendisi çok gizli olan Thule örgütü Baron Sebottendorf’un kılavuzluğunda “Halkın Gözlemcisi” adlı bir de gazete yayınlamıştır. (Volkischer Beobacher) Bu gazete Alman İşçi Partisi’ni desteklemiştir. Adolf Hitler’in katılımıyla 1920’de adı Nasyonal Sosyalist Partisi olmuş ve iktidar savaşı başlatılmıştır. Hitler’in hapiste olduğu günlerde partiyi Hitler adına Thule’nin Almanya sorumlusu Alfred Rosenberg yönetmiştir. Hitler’in Yahudi düşmanlığı o yıllarda Avrupa’da bomba etkisi yapan “Sion Protokolü” adını taşıyan belge olmuştur. Bu belgeye göre Yahudiler tüm dünyaya egemen olmayı amaçlıyorlar ve gizli fesat yuvaları oluşturuyorlar, Masonlarla birlikte yer altı faaliyetleri yürütüyorlardı.Halbuki gerçekte böyle bir protokol yoktu. “Kara El” adlı gizli bir örgütü kurmuş olan Çarlık gizli polisiydi... (Bu örgüt daha sonra 1993’de dağılan Yugoslavya’da ortaya çıktı! Sırp üstünlüğünü savunan bu örgüt, Müslüman Boşnaklar ile Katolik Hırvatlar’ın etnik temizliğe tutulmalarını istiyordu)
Baron Sebottendorf, Hitler’in partiye katılmasının ardından kısa bir süre sonra aralarında çıkan görüş ayrılığı nedeniyle partisinden istifa etti. 1920’de, “İmperial Constantin Order’a” adlı gizli bir tarikata üye olmuştu. Bu tarikat Ruslar tarafından kurulmuştu ve İstanbul’un yeniden BİZANS İmparatorluğu’na kavuşabilmesini amaçlıyordu. 1934 yılında Hitler beklenmedik bir anda Baron Sebottendorf’u tutuklattı! Bu beklenmedik tutuklanmanın nedeni hep gizli kaldı.. Ne var ki, kısa bir süre sonra Baron serbest bırakılarak yeniden İstanbul’a gönderilmişti. (O dönemde Franz von Papen Türkiye’deydi ve Türkiye’nin Almanların yanında savaşa girmesini sağlamaya çalışıyordu.)
Şimdi gelelim Rıza Nur'a.yıllar önce Atatürk'ün annesinin fahişe olduğu ortaya atılmıştı.Bu bayalığı ilk yapan Gurdjief'in yetiştirmesi Rıza Nur'dur. "Hayatım ve Hatıralarım" isimli baştan sona iftira ve uydurma ile dolu kitabında, "İhtiyar Teselyaların rivayeti şudur" diye başlar ve M. Kemal'in annesinin genelevde çalıştığını açıklayan utanç verici iftirayı atar. Rıza Nur tipindeki diğerleri de, yani yeni Rıza Nurlar, bu iftiraya sarılırlar ve buna bir de mahkeme kararı eklerler.
İftiranın ortaya çıkış nedenini anlayabilmek için R. Nur'u biraz tanıtmamız gerekecek. Ayrıca uydurma ve iftiraların %90'nın kaynağı da bu kişidir, belirttiğimiz kitabıdır.
Rıza Nur, tıp doktorudur. Birinci ve İkinci Meclis'lerde iki dönem milletvekilliği yapmış, iki defa hükümette görev almış, Lozan Konferansı'na İsmet İnönü'nün maiyetinde katılmış bir kişidir. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra 14 ciltlik Türk Tarihi isimli eser yazar ve burada Kurtuluş Savaşı'nı çok başarılı şekilde anlatır.
Eylül 1926'da Türkiye'den ayrılır ve Fransa'ya yerleşir. Buna rağmen milletvekilliği maaşının ödenmesine devam edilir. Gidişi de kendisinden, hastalığından kaynaklanır. 1927 yılında Atatürk, Nutuk'u okur ve yayımlar. Nutuk'ta bu kişinin Balkan Savaşı sırasında vatana ihanet etmiş olduğu, herkes vatanı kurtarma çabası içindeyken bunun Arnavutları isyan ettirme faaliyetinde bulunduğu açıklanır.
R. Nur 1928 yılında, Nutku okur ve "Hayatım ve Hatıralarım" isimli anılarını yazmaya başlar. Yazarken kullandığı kaynak Nutuk'tur. Nutuk'u ters yüz ederek anı yazar, ama hiçbir belge kaynak göstermeden, belge göstermeden yazınca da kalemi iyice kayganlaşır, hayallerini, kafasından geçenleri, fütursuzca kağıda döker. Böylece hainliğinin ortaya dökülmesinin karşılığını verir.
Anılarını, 1935 yılında, Biritsh Museum'a "1960 yılına kadar okuyuculara sunulmamak" koşuluyla gönderir. Yani olay tanıklarının ölmesini bekler.
Anılar, 1967/1968 yılında 4 cilt halinde Türkiye'de yayımlanır. İşte bundan sonra Atatürk düşmanları, Türk ve Türkiye düşmanları, kendilerince bir madene kavuşurlar. Atatürk dönemi tarihini belgelere, gerçeklere dayalı değil, Rıza Nur'a dayalı işlemeye başlarlar.
Anılara göre Atatürk, her çeşit kötü özelliğe sahip bir kişidir. Kurtuluş Savaşı'nı R. Nur sayesinde zafere ulaştırmıştır. Lozan'ı yapan, Saltanat'ı kaldıran, Cumhuriyet'i kuran, Hilafeti kaldıran ve devrimlerin fikir babası hep Rıza Nur'dur.
Peki bu R. Nur nasıl bir kişidir? Anılarında kendisini tanıtıcı çok bilgi verir ve kendisine doktor olarak koyduğu teşhis "şüphesiz ki ben nevrastenik idim". Evet hasta bir kişidir.
Turgut Özakman, bu kişinin kişilik yapısını "Dr. Rıza Nur Dosyası (Bilgi Yayınevi)" isimli eserinde ayrıntılı ortaya koyar. Ve bir doktordan, yazdıklarının incelenmesiyle bir teşhise ulaşmasını ister. Ruh ve Sinir hastalıkları uzmanı Dr. Hasan Behçet Tokol'un teşhisi şöyledir:
"Bu kişide bir koğuş hastaya yetecek kadar hastalık var. Teşhisim; psikopatik bir zemin üzerinde paranoit reaksiyon, yani çok ağır bir ruhsal bozukluk tablosu.
Bu tür hastalar, zeka fakülteleri tamamen bozulmadığından kısa süreli de olsa olumlu işler yapabilirler. Anılarını; son duygu, düşünce ve yargılarına göre değiştirerek, geriye dönüp yeniden kurgulayarak, sanki gerçekmiş gibi nakletmiş ki, bu tutum, bu tür hastalara özgü bir telafi ve tatmin yoludur.
Böyle bir hastanın anılarını ve tanıklığını ciddiye almak tıbben mümkün değildir."
Doktorun, R. Nur'da belirlediği hastalık isimleri de şöyle:
İzolasyon (kendini çevreden soyutlama), depresyon (ruhsal yavaşlama, içe kapanma, çöküntü), homoseksüel eğilimli, Obsesif- kompülsiv sendrom (toz, mikrop korkusu), depersonelizasyon (aşağılık duygusu), agresif ve hostil (saldırgan ve kızgın), psikopat (kişilik bozukluğu), mitomani (yalan söyleme), fabulasyon (masal uydurma, hayali hikayeci), fanteziler (hayal ettiği olayları gerçek sanma), megalomani (büyüklük fikirleri), narsisizm (kendine hayran olma), paranoid reaksiyon (takip edildiğini sanma duygusu, öldürülme korkusu), egosantirizm (kıskançlık, herkesi karalama, güvensizlik, devamlı övünme, sahte gurur).
Gerçekten bir koğuş hastaya yetecek kadar hastalığa sahipmiş.
İşte yeni Rıza Nurlar'ın peşinden gittiği, hep kaynak gösterdikleri kişi bu. Belki bazılarına bu şekildeki doktor ifadesi bir şey ifade etmeyebilir. Biz, Turgut Özakman'ın eserinden alıntılarla kişiyi biraz daha tanıtalım.
Rıza Nur, bir uçtan bir uca devamlı gidip gelen bir kişidir. Balkan Savaşı'nda Arnavutları ayaklandırır, Kurtuluş Savaşı'nda milliyetçidir, anılarını yazarken ırkçıdır. Anılarında hem saltanatı ve hilafeti kaldırmış olmakla övünür; hem de hazırladığı parti programında hilafeti kurmak ister. "Türk Tarihi" adlı kitabında M. Kemal'in hakkını teslim eder, onsuz zaferin olamayacağını belirtir, anılarında olmayacak iftiralar atar.
Cinsi yönden de sağlıklı değildir. Kendi anlatımıyla gençliğinde bir kere cinsel tacize, bir kere de tecavüze uğrar. Sonrasında bir Harbiyeliye aşık olur. Kadın olmak ister. Husyelerini aldırtmayı düşünür.
"Hayatım ve Hatıralarım" adlı kitabın bazı cümlelerini aynen verelim.
"Karımdan şu mektubu aldım: 'Ben burada kendime bir hayat arkadaşı buldum. Bunu başkasından duyarak üzülmene imkan bırakmıyorum.' Namussuz karı! Sonunda bana boynuz da taktı (s.1785). Galiba bu işte (M. Kemal'in) ve İsmet'in (İnönü) de parmağı var (s.1786)."
"(Karımın) ahlakı da bozuldu. Evdeki kızları benden gizli çırılçıplak soyuyor, dans ettiriyor (s.1346)"
"Bir Rus doktor, zampara mı zampara. Karının sözüne göre de bizim karıya da sataşmış (1410)."
"Yataktan fırladım. Adam da derhal kaçtı. Baktım ki donum kesilmiş. Artık uyuyamadım (s.78)."
"Yaşlı adam tabancasını çekti ve bana, 'Çöz! Yoksa öldürürüm!' dedi... Boğuşma başladı... Nihayet bayılıp kalmışım... Gözümü açtığım vakit yanımda kimse yoktu (s.84)."
"Bu çocuğu (Harbiyeli) herkesten ziyade sevmeye başladım... Görmesem aklımdan hiç çıkmıyor, görsem yüzüne bakamıyor, içimde heyecan duyuyordum... Anladım ki bu çocuğa aşık olmuştum... Böyle bir aşkın sonu livata (sapık cinsel ilişki) demektir. (s.22)"
"Kadın, erkekten aşağı bir mahluktur. (s.1530)"
"Ne hayvan, ne de insan sevmem. Hele insanlar, iğrendiğim şeylerdir. (s.1531)".
"Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. Bu kusur değil, iftiharım sebebidir (s.378). Bugün de bununla iftihar ederim. Bana büyük şereftir. (s.1305)".
"Ahlak ve temiz adetler ve faziletlerin bir kısmı kendiliğinden gitti, bir kısmını da bilerek ben terke mecbur oldum. Yalanda söyledim (s.105)."
Bu lavuk daha sonra yurtdışında bir parti programı hazırlamıştır.Bakın bakalım WEMB'e benziyor mu benzemiyor mu?
İdare sistemi laik ve sosyaldir. Fakat devletin resmi dini vardır.(Adler'in WEMB idaresi laik,sosyalizme benzeyen sendikalist,kooperatifçi;ama güya Mehdi ve İsa peygamber tarafından
yönetilen bir din devletidir.Çorba bir idare sistemi)
Partiye mistik bir şekil verilip, üyeleri Türkçülük hususunda tarikat ve dervişlik gibi ilahi bir ideal ve gayrete sahip olacaktır.(Ayberkçilik saptırılmış bir millyetçilik ve ırkçılık tabanlı bir tarikat kurmuştur)
Halveti tarikatına müsaade etmeli.(Ayberkçiler Sadece Kuran öğretisine bağlı olduklarını söylemesine rağmen Caferi tarikatına yanşmaktadır.)
Başbakanlığa bağlı bir ırk müdürlüğü kurulacak, Türk olmayanlar memurluktan çıkarılacak.(Ayberkçiler iktidar olursa ilk memurluktan kovacakları Kürtlerdir)
Kadını erkekle eşit saymak, ona memuriyet vermekten büyük hata olamaz. Kadın çocuk makinesidir. Dans yasaklanacak. Kalıtsal hastalığı olanlar kısırlaştırılacak.(Ayberk gruptakiler kadınları sadece çıtırdan yenilecek varlıklar olarak görür.Statüleri bile grup içnde ayrıdır;kadınlar şurası vardır)
====================================================
OHA CUSH YA EYYUHEL MUNAFIK NEIL:
(SANA KAFIR MUSRIK DEMIYCEM CUNKI SEN MUSRIKLERDENDE ASSAGILIK IKI YUZLU MUNAFIKSIN.)
ONCEDEN DORT DORTLUK MUNAFIKTIN, INTERNETTE HER GITTIGIN FORUMDA KENDI AKIL HASTALIGINI KENDIN YAZARDIN. BIZZAT KENDI YAZILARINLA NASIL BUNALIMLAR GECIRDIGINI, AKLI DENGENDEKI BOZUKLUKLARI KENDI YAZINLA YUMURTLARDIN. HATTA AIBERG'TEN BU USUTUKLUGUNE YARDIM ISTEDIGINI BILE YAZMADIGIN FORUM KALMADI NERDEYSE.
HER GITTIGIN YERIN ILK KALLESI MUNAFIGI HER ZAMAN SEN OLURDUN. HER GITTIGIN YERDE HER ZAMAN SEN YUZE GULER ARKADAN HANCERLERSIN.
AYRIMSIZ NEREYE GIDERSEN GIT SEN HEP BOYLESIN.
BAKIYORUM DA YAZILARINLA DAHA FAZLA USUTTUGUNU BELLI EDIYORSUN. BIR CUMLE ICINDE BILE TEK BIR KONUYA KONSANTRE OLUP BITIREMIYORSUN. BIR PARAGRAFTA BILE 20 DEGISIK DALA ATLAYIP BIR KONUYU DOGRU DURUST YAZAMIYORSUN.
BUNLAR IYEYE ALAMET DEGIL NEILS. KORKARIM SENDE YAKINDA "BIZIM TIRLATIK HINZIR DELI" GIBI TIMARHANELERDE SURTECEKSIN.
kayicasi
This message has been edited by aibergizm on Jan 14, 2004 4:25 PM
|
|
| | Author | Reply | YemLiha
| zibidi herif | January 12 2004, 6:34 PM |
eleman bir yazı hazırlamış, resmen parça parça.
biraz oradan biraz buradan almış birbirine entegre etmeye çalışmış ama nafile, rezil ve sığ bir derleme olmuş.
vatandaş, Ercan Arıklı'dan ve Ali Murat'tan girmiş aynı paragraf içinde daldan dala atlamış ve sarf, nahiv, çıtır, bilgisayar ıvır zıvır aklında ne varsa hepsini bir paragragrafta saçma sapan geçişlerle sunmuş.
sonra da yine dingilce bir geçişle gudjieff'e thuleye falan uzanmış.
bu kadar salak bir yazı okumamıştım hayatım boyunca...
ulan hergele, Aiberg veya gruptan kim, ne zaman 'derken bir iki çıtırı lüleden falan yeriz hem arkam olsun fena mı?' tipi laflar söyledi?
puşt herif, neden böyle iftiralar düzüyorsun.
baksana adamın yazdıklarına, nerede senin iddia ettiğin sözler, nerede adi herif..
tiksinç herifler, bu gerzek yorumları hangi chat kaydına hangi yazıya dayanarak yapıyorsunuz?
bu kadar şerefsizlik olmaz.
bu kadar yalan, bu kadar iftira olmaz.
Allah'tanda mı korkmuyorsunuz zalim herifler.
adam 12 saat 13 saat nonstop yazıyor ve sürekli ayet sürekli Allah kelamı.
iğrenç mahluklar, sizde birazcık ar utanma haya yok mu?
Kuran gerçeklerini elinden geldiği kadar anlatmaya çabalayan çırpınan didinen bir insana saygı duymuyorsanız en azından iftira etmeyin.
şu kısmı lütfen bir daha okuyun ve görün bu moronun nasıl daldan dala şenpaze gibi zıpladığını:
--------
Aiberg grubu bitmeye başlamıştır.Ben de aslına bakarsanız bu tür yazılar yazmaktan sıkılıyorum artık;ama grup içindeki kişiler için bir kısa devre olur kafalarında bir ampül(AKP ampülü değil Ayıcası fikir ampülü) yanar ve bu grubun ne mal olduğunu anlarlar diye sabredip yazıyorum.Ayberkçiler öyle zıvanadan çıkmış ki Gelişim Yayıncılık patronu Ercan ARIKLI'yı ve Ali Murat GÜVEN'i aynı örgütün mensubu yapıyor ve Tepebaşı-111 düzensiz locasını gizli kamereya almış ekipten bir gazeteciyi masonlukla itham ediyor.Ulan Ercan bey ve Ali Murat GÜVEN zıt kutupların insanıdır,gerçi ali murat ağabey daha iyi bilir ama seksenli yıllardan beri de "merhaba"ları bile olduğunu sanmıyorum.Yahu biraz kafanızı kaldırın uyanın be uyanın!Hepiniz "biraz cukka yapalım,bilgisayarı yenileyelim" "Ulan o kadar tarikat kültürümüz var Yaşar Nuri'den neyim eksik kıroyum ama Arapça bilgisi,sarf,nahv bende heheyt!" "Ulan İzmir gibi yerdeyiz bir iş atan olmadı Nasaydı masaydı zigzagtı derken bir iki çıtırı lüleden falan yeriz hem arkam olsun fena mı?" diyenlerin oyuncağı oluyorsunuz dış dünyayı okuyun gezin,dolaşın meseleye biraz daha metodik şüpheyle bakın görün bakın Aiberg'iniz nasıl da dökülüyor,istihbarat kuruluşlarının uluslararası planlarına alet olmak ve (bayanlar için) bir sabah uyandığınızda yatağın köşesinde sigara içen birisini görüp kızlığınızı,onurunuzu,imanınızı, kaybettiğinizi anlamak mı iyi,insan gibi yaşamak mı iyidir?(Grubum sana söylüyorum setum sen anla)
Bugün sizlere Thule grubu,Baron Sebetendorf ve Gurdjieff'in gerçek yüzünü anlatacağım.Arada Rıza Nur'a da değineceğim
--------------
|
| YemLiha
| kendiniz bakın | January 12 2004, 6:45 PM |
lütfen şu siteye bakın ve yazıları okuyun.
http://members.lycos.co.uk/khaniff/
bu elemanın iddia ettiği sözler burada var mı yok mu kendiniz görün.
google'dan tarayın hanif yazın Aiberg yazın bakın, diğer tüm yazılara bakın.
ve bu hergelelerin ne kadar adi ve aşağılık herifler olduğuna kendi bizzat şahit olun... |
| YemLiha
| kadınlar şurası meselesi | January 12 2004, 6:54 PM |
bizim zombi demiş ki;
(Ayberk gruptakiler kadınları sadece çıtırdan yenilecek varlıklar olarak görür.Statüleri bile grup içnde ayrıdır;kadınlar şurası vardır)
Kadınlar şurası diye bir şey yok.
şuranın başında bayanlar var, bu onlara verilen değerin bir göstergesi.
kadınları sadece çıtırdan yenilecek bir varlık olarak gören, gruptan bir kişinin sözünü-yazısını buraya aktarmazsan,
Kadınları aşağılayan kötüleyen BİR TEK satır buraya yazmazsan ŞEREFSİZSİN.
bekliyorum pislik herif...
hodri meydan... |
| NielsBohr
| Bu mesaji yazan NielsBohr munafığidir!!! | January 13 2004, 11:40 AM |
Ulan süzme salak maşa!!
Bülent AYBERK'e yalakalık yapacan da ne olacak maaşını mı arttıracak patronların?Yoksa sen de mi çıtırdan ve lüleden yeme heveslisisin?Yahu şu zamana kadar devlet memurları içinde onu tutan kişiler bile inceden onu siktir etmeye başladılar başta İzmit Telekom'dan destek olan Mitrea inceden uyandı da Ayberkçilerin resmen eline verdi.Benim bizzat bulunduğum chatte ayberk kızlar gelmişti "şimdi bekarlar diye reklam yapayım mı?" diye yavaşaklık yapıyordu,İpekkon başka bir chatinde "ben izmirli bekar beyaz atlı prensesini arayan bir işadamıyım" diye şişiniyordu.Şimdi soracaksın bu chatler elinde mi diye maalesef yok.Değerli kardeşim Lara FALAY'ın ölümünden sonra chat ve ICQ kayıtlarını silmek zorunda kaldım çünkü Milliyet ve Hürriyet gazetesi sansasyonel yayın yapıyordu babam bunlardan çok etkilenmişti.dosyalar mazallah eline geçerse hem Lara Falay2ın ruhu hem ailem hem de değerli yosi(falay) bey çok üzülecekti.ama şahit istiyorsan sohbetchat.net sitesinin web masterıyla görüş o benim arkadaşımdır ve bülent'in piknik nickiyle mirc e girdiğini gören kişidir.Asp,php,c,pic assembler...konularını iyi bilen aslan gibi bir çocuktur.Nasip olsaydı onunla bir firmada ağız röntgeni konusunda çalışacaktık ama olmadı.
Anladım ki kalas feci giriyor bir yerlerinize bu kadar çok seni bağırttıklarına göre ulan rıza nur-gurdjieff-sebatondorf ilişkisi tescilli,cevap veremiyorsun değilmi ulan!!Bir de Oğuz ayıcası Sadettin tantan gibi namuslu bir ağabeyimize laf sokmaya çalışmış.Ailecek tanıyoruz hıyar hatta vakti zamnında ortak iş kuracaktı Tantan'ın kardeşiyle göt herif(Kullan ayıcası bunu da kullan hani bir laf var ya "ibne basın bunu da yazın diye" ben de şöyle diyorum:hackla,banla,ifirayla,takyonla cennete girilmez/ibne ayberkçiler bunu da yazın)
Adnan hoca ve arkadaşları çok can yakmıştır maalesef
o konuda çok veri var elimde ama müslümanları rencide etmemek için açıklama yapamıyorum.Yalnız şunu söyleyeceğim:Sadettin Tantan adnan hoca operasyonunda çok hızlı ve sert davrandığı için kendilerini suçlayan medyaya şöyle yanıt vermişti,hatırlayan hatırlar:"Karşımızda pkk dan daha büyük bir bela vardı
siyasete bulaşmaları nedeniyle ani operasyon gerekiyordu"
Aynı şey sizin başınıza geliyor yol yakınken masum müslümanlar ayrılın bu gruptan!!
ayrılın ki ,kayı tam çıtıra takarken yakalansında elleri şeyinde kalsın müslüm gündüz gibi hem de ahirette olacakları gibi dünya da da rezil olsunlar.Kardeşiniz niels.Rabbim hepinizin ilmini ve analayışını arttırsın.
===================================================
KANIT ISTEYENLERE HER ZAMANKI NEIL VARI, MUNAFIK YANITLAR. HANI NERDE SAVURDUGUN IFTIRALARA LINK???
HER ZAMANKI NEIL LAFLARI, KANIT YOK_LINK YOK!!!!
BOL BOL MUNAFIK NEIL IFTIRALARI VAR.
DEVAM ET YAZILARINA DA HER KEZ GORSUN ANLASIN MUNAFIK NASIL OLURMUS!!! AKLI DENGESI BOZUK MUNAFIK NEIL'IN YAZILARINA BAKARAK HERKEZ OGRENSIN MUNAFIK KIMMIS
AYRICA:
YALVAR ASSAGILIK MUNAFIK YALVAR!!!
EFENDIN IBLISE YALVARMAYI DA UNUTMA. EFENDIN IBLESE COK DUALAR ETDE BIZ YALNIZ KALALIM.
KUDUR PISLIK ZIBIDI, OFKENLE GEBER!
kayicasi
This message has been edited by aibergizm on Jan 14, 2004 4:39 PM
|
|
| YemLiha
| ŞEREFSİZ MAHLUK | January 13 2004, 10:44 PM |
1-İPEKKON İZMİRLİ DEĞİL, İZMİRLE UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOK, SALLAMA.
2-DONANIM YARDIMI ALAN ARKADAŞLAR KENDİLERİ BU YARDIMI KESİNLİKLE KABUL ETMEDİLER VE ONLARI TANIYAN ARKADAŞLARI -SIRF CHATLERE KATILABİLMELERİ İÇİN- ISRARCI OLDULAR. VE KANALDA 'KİM ALMAK İSTER' DİYE SORULDU, HERKES İHTİYAÇ SAHİBİ BİR TANIDIĞINI SÖYLEDİ EVET İDDİA ETTİĞİN GİBİ HİÇ KİMSE BEN BİLGİSAYAR ALAYIM DİYE ATLAMADI.
3-GERZEK HERİF, CHAT KAYITLARININ HEPSİ GRUPTA MEVCUT GİT ORADAN ARA BUL AİBERG'İN "şimdi bekarlar diye reklam yapayım mı?" SÖZÜNÜ.. BUL VE BURAYA YAPIŞTIR EVET DURMA HAYDİ...
4-RIZA NUR'DAN BANANE RIZA NUR'UN CANI CEHENNEME, ATATÜRK ALEYHİNE TEK BİR CÜMLE GÖRDÜNMÜ GRUPTA ONU SÖYLE. EVET BAK SANA AÇIK TEKLİFLERDE BULUNUYORUM ARA BUL VE MORART BENİ...AYRICA, FAYDALANDIĞIN KAYNAKLARIN İSİMLERİNİ VE YAZARLARINI DA AÇIKLA ,ÖĞRENELİM SANKİ KENDİSİ YAZMIŞ GİBİ NE KAYNAK VAR NE BİR ŞEY..
5-SALAK HERİF, BU YAZIDA SENİN AĞIZ RÖNTGENİ OLMAYA ÇALIŞTIĞIN AMA NASİP OLMADIĞI, NE ALAKA, KEL ALAKA, BİZE NE OĞLUM SENİN AĞIZ RÖNTGENCİLİĞİ İŞİNDEN ,BABANDAN, HÜRRİYET GAZETESİNİN SANSASYONLARINDAN, LARA FALAY'IN RUHUNDAN..
6-YİNE DAĞINIK YİNE SAÇMA SAPAN KONUYLA ALAKASIZ GİRMELER:
-------
Değerli kardeşim Lara FALAY'ın ölümünden sonra chat ve ICQ kayıtlarını silmek zorunda kaldım çünkü Milliyet ve Hürriyet gazetesi sansasyonel yayın yapıyordu babam bunlardan çok etkilenmişti.dosyalar mazallah eline geçerse hem Lara Falay2ın ruhu hem ailem hem de değerli yosi(falay) bey çok üzülecekti.ama şahit istiyorsan sohbetchat.net sitesinin web masterıyla görüş o benim arkadaşımdır ve bülent'in piknik nickiyle mirc e girdiğini gören kişidir.Asp,php,c,pic assembler...konularını iyi bilen aslan gibi bir çocuktur.Nasip olsaydı onunla bir firmada ağız röntgeni konusunda çalışacaktık ama olmadı.
------
CHAT KAYITLARI SADECE LARA FALAY'IN ELİNDE YOK DEDİĞİM GİBİ GRUPTA İLK VE SON TÜM KAYITLAR VAR EĞER ONURUN GURURUN VARSA GİT BUL VE BURAYA YAPIŞTIR.
7-ADAM ADNAN HOCA, SAADETTİN TANTAN, RIZA NUR, LÜLE, ÇITIR, PKK, ASP, PHP IVIR VEDE ZIVIR NE VARSA AKLINDA YİNE HEPSİNİ ALMIŞ KARMAN ÇORMAN BİR YAZININ İÇİNE BOKTAN BİR ŞEKİLDE GÖMMÜŞ YİNE, RESMEN KLİNİK VAKIA...
8-ŞEREFSİZSİN, ŞEREFSİN, ŞEREFSİZSİN ÇÜNKÜ İDDİA ETTİĞİN HİÇ BİR KONUYA HİÇ BİR CHAT KAYDINDA DESTEK BULUP DA BURAYA KOYAMADIN.
9-MÜSLÜMANLARA BENİM DE BİR ÇAĞRIM VAR; MÜSLÜMANLAR, EĞER BU GRUPTA ALLAH'IN KİTABINA AYKIRI BİR ŞEY GÖRÜYORSANIZ VE BU KONUDA AYKIRI OLAN KONUYU SÖYLEDİĞİNİZ HALDE AYKIRI TAVIRDA ISRAR EDİLİYORSA AYRILIN...
EVET CHAT KAYITLARI MEVCUT, YOSİ'YE MUHTAÇ DEĞİLSİN, EĞER İDDİA ETTİĞİN HUSUSLAR KAYITLARDA VARSA BUL ÇIKAR...
|
| YemLiha
| Re: ŞEREFSİZ MAHLUK | January 13 2004, 10:58 PM |
Harun Yahya'nın tüm kitapları:
http://www.harunyahya.org/
iddialara ve iftiralara cevaplar:
http://www.bilimarastirmavakfi.org/dava/index.php
|
| Cevdet
| Re: Re: ŞEREFSİZ MAHLUK | January 14 2004, 1:32 PM |
bence arkadaşın cinsel problemleri var.
lüle çıtır falan ağzından düşürmemesi bunu gösteriyor.
dışavurum meselesi filan... |
| Niels Bohr
| Cevdet doğru söylüyor (!) | January 14 2004, 6:51 PM |
Selamlar
Cevdet doğru söylüyor arkadaşlar ben sapığın,münafığın,ajanın siyonistin tekiyim yetmezmiş gibi sabatayistim de hatta hatta Uri Geller'in kuzeniyim.Lara Falay ve beni bu zaman dilimine zero en le yolladılar ne görelim?amanin bow!Hans von aiberg hanifliği açıklamış ne bok yesek diye düşündük ve tevfik yener,süleyman ateş,murat kürüz ve diğer doğuş locası üyeleri oturduk toplandık basın ve internet te
hans'ı karalama görevini bana verdiler lara'ya da jana yı paralize etme görevini ama jana dişli çıktı amına koyayım!!olan lara ya oldu!
burada yazdıklarımın hepsi tırışka ve yalandı!Literatür de ismini verdiğim ve ileride vereceğim kaynaklarda kesinlikle aiberg'in verdiği bilimsel bilgilerin aleyhinde birşey geçmez.zaten ben de çeşitli kişiler tarafından makale yazma,elektronik devre tasarlama,politikaya atılma...teklifleri edilen
araştırmacı bir insan değilim liseyi bile bitiremedim siyonistlikten attılar ossuruktan tayyareyim
Ahmet zafer n.oğlu(ipekkon) da zaten izmir'de yaşamıyor şu an,orada tekstilcilik de yapmıyor konya'da doğup üniversiteden sonra izmir'e hiç gitmedi aslına bakılırsa hakkari nin bir köyünden yazılarını yazıyor
ayberk de öyle söylediğim gibi cahil,ruh hastası... değildir.alim,arif bir insandır.Önceki beş hanımı ve çocukları da onu saygıyla anmakta hele hele cağaloğlu,çiçek pasajı ve sultanahmet esnafı onu çok özlemekte,bağırlarına basacakları zamanı gözlemektedirler.Yaptığı laptop,su ısıtıcısı,bluetooth...donanımlarını görünce nazif zorlu bey parmak ısırmış vestel yöneticilerinin ve orada igdaş stajyeri kimliğinde bulunan bir ajan olan benim götümüz tavana vurmuştur.ayberk ajan falan değil iyi bir müslümandır.
donanım yardımı alan arkadaşlar da kendileri istememiştir.ayberk casio dg-20 lere ve casio cmd 40 b saatlerine parayı cebinden ödemiş ve bahsi geçenlere "ne olur bokunuzu yiyim alın bunları hatrım kalmasın darılırım ha!" demiştir bana vermedi diye ben hasetlik yapıyorum hepsi bu!!
adnan hoca da bahsettikleri gibi biri değildir.Adamları celal adan'la hiç vuruşmamıştır.Hele hele okul önlerinde hiç millete zorla kitap dağıtmamışlardır.Hepsi sikilmiş siyonistlerin uydurmasıdır.
Ayberk le gurdjeffin ve rıza nur2un hiç ilşkisi yoktur.Hele öğrencilerine sarkan feymann gibi bir fizikçiyle alakası bile yoktur
Ayberk chatlerinde küçük kız ve erkeklerin evlendirilmesine dair birşey hiç geçmemiştir.Hele hele bekarlar diye bir laf zerre geçmemiştir.Sibel kilimci de siyonisttir ve yakında bilderberg'e alınacaktır.yoksa hiç hans gibibiri kızlara sarkar mı?
------------------------------------------------
Değerli arkadaşlar
Sizinle iyi kötü 1 yılımı geçirdim,aynı düşünceleri paylaştık.Hepinizi bir ağabey bir abla gibi sevmiştim.Sonradan ters düştük tabii.Yalnız şunu öğrenmiş bulunuyorum ki her inanç gibi zigzag öğretisi de subjektif bir alandır.herkese göre değişkenlik gösterir.Yazılarım da aşırıya kaçtığım yerler için Allah beni affetsin.Ben sadece bilimsel olarak doğru olduğunu düşündüğümü aktardım.Sizden tek bir ricam var:
Chat lerinizde ve grup yazılarınızda lütfen benden ve Falay ailesinden(Yosi,Lara,Berrin Falay...) bahis geçmesin.Satanizm belası nedeniyle öte aleme intikal eden bir kızın ruhunu lütfen rahat bırakın hiç değilse.Sizden tek ricam budur.Allah herkesin gönlüne göre versin. | |
| | Current Topic - Ayberk,Rıza Nur,gurdjieff... |
| |
|
|