alternatiFORUM | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | TÜRÜK YURT

alternatiforum BiLiM FORUMU

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

 


  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

PSIKIYATRIK HASTALIKLARIN NEDENI UZERINE...

June 11 2003 at 1:12 AM
HACI  (no login)

 
Sosyal ve biyolojik sureclere bagli olarak degisen insan davranislarinin temelinde ne vardir? Biyolojik ve sosyal surecler beynin degisik yorelerini cesitli duzeylerde mi etkilemektedir?
Bu iki sorunun yaniti da evet idi, yakin zamanlara kadar..
Psikiyatrik hastaliklari "organik ve fonksiyonel" olarak ikiye ayirarak incelemek gelenegi vardi.
Organik olanlar arasinda Alzheimer demansi, alkol psikozu vs vardi. Fonskiyonel psikiatrik hastaliklar arasinda ise depresyonlar ve sizofreni yer aliyordu..
Boyle bir ayirima bas vurmanin nedeni, otospsilerde bazi beyinlerde patolojik degisikliklerin bulunmasi, digerlerinde ise bulunmamasi idi. Anatomik degisikliklerin kolaylikla gozlendigi akil hastaliklari hic kuskusuz organik nedenlere bagli olanlar idi.. Depresyonlarda ve nevrozlarda beyinde en ufak bir organik bozukluk yoktu.Sizofrenide ise mevcut degisiklikler cok muphem idi.. Muthis bir akil hastaligi olan Sizofreninin beyinde cok daha bariz degisiklikler yapmasi gerekmekteydi..
Butun bunlarin anlami ne olabilirdi. Fonksiyonel bozukluk ne demekti?.. Bir organin fonksiyonun bozulmasi demekti ama, neye bagli idi bu fonksiyon bozuklugu? Anatomik karsiti var miyidi? Gorunuse gore yoktu. Peki temel bozukluk neredeydi? Hangi duzeydeydi. Hucre duzeyi mi? Gen duzeyi mi? Biyokimyasal duzey mi? Son zamanlara kadar bu sorularin yaniti.. bilinmiyor idi.. Cunku teknoloji yeterince gelismemisti.. Ama simdi isler degisti..
Psikiyatrik hastaliklari organik hastaliklar olarak gorme egilimi basladi, bundan 15 yil kadar once.. Bazi organik bozukluklar, genler ve sinapslar duzyeyinde idi.. Kimyasaldi..

Bu kisa ozeti yaptiktan sonra, konuya kisa bir sure sonra tekrar donmek uzere kisa bir mola veriyorum. Isteyen kendi fikrini beyan edebilir.. Cik dahil.. Yanitlarinizi merakla bekliyorum.. Aranizda psikiyatristlerin de olmasini cok isterdim... Tartismalar cok daha bilimsel olurdu.. Neyse, tek basina Cik'in olmasi bile yeter.. O havayi kizistirmasini cok iyi biliyor.. keh keh keh
Simdiden gulmeye basladim.. Ne mutlu..

 
 Respond to this message   
AuthorReply
HACI
(no login)

PSIKOLOJIK BOZUKLUKLARIN VE PSIKIYATRIK HASTALIKLARIN NEDENI BIYOLOJIKTIR.

June 11 2003, 1:13 AM 

Beyin diger organlardan cok farkli bir anatomik ve mikroskopik yapiya sahiptir. Her seyden once diger organlar gibi ayni unitelerin tekrarlamasindan olusmus homojen bir yapiya sahip degildir. Tekrarlayan uniteler beyin icine dagilmis, anatomik alt yapilar olusturmuslardir. Beynin dusunen ve diger fonksiyonalari ustlenen temel hucreleri, noronlardir. Noronlar uzantilari (tek akson ve cok sayida dendrit) araciligi ile diger noronlarla iliskiler kurarlar. Bu iliskiler bir ag sebekesi olusturur. Noronlar birbirleri ile sinaps denen kucuk mikroskopik yapilar araciligi ile iliski kurarlar. Bu sinapslarda kimyasal mediyatorler sinyallerin bir norondan digerlerine gecmesini saglar. Bazi sinapslar kuvvetlidir, digerleri zayiftir. Sinyaller de ya uyaricidir, ya da inhibe edici.. Bazi yorelerde sinapslar zayiflar ve kopar, diger yorelerde kuvvetlenir ve saglamlasir. Bu dinamik bir surectir.
Noronlar beynin cesitli yorelerinde bir araya gelip, cekirdekleri ve ozel isimlerle anilan anatomik alt yapilari olustururlar.. Bu alt yapilarin anatomik gorunusu farlidir. Hemen her yore, diger yorelerle son derece karmasik iliskiler icindedir.. Bir yoreye gonderilen sinyaller, oralarda islenir ve ya daha baska yerlere sevkedilir ya da bir eylem yapilir. Butun bu surecler oldukca hizla basarilir. Beynin butun fonksiyonlarini kisaca aciklamaya olanak yoktur. Bu bolumde sadece bazi genel niteliklerine deginmek istiyorum. Psikolojik hastaliklarin ve normal durumlarin temelinin organik oldugunu gostermek amaci ile..
Hic bir psikiyatrik hastalik fonksiyonel degildir. Insan vucudunda fonksiyonel hastalik yoktur. Tumu organiktir. Makroskopik, hatta mikroskopik duzeyde bariz olmayabilir bu hastaliklar ama, biyokimyasal duzeyde yapilan arastirmalarla aciklanabilirler. Ancak her hastalik henuz kesin olarak aciklanamamaktadir. Cogunun dogasinin biyokimyasal oldugu bilindiginden, nedeni henuz bilinmeyenlerin de dogasinin biyokimyasal oldugunu dusunmek normaldir..
Sinapslarin buyuklugu, sekli, dagilimi ve diger ozellikleri hucrede bulunan genetik aparatus tarafindan saptanir. Genler kendilerini belirtirlerken, genetik bir defo mevcutsa, kendilerini ya hic belirtemezler, ya da eksik ve hatali belirtirler. Bu da hastaliklara neden olur. Sizofreni gibi, depresyon gibi.. manik-depresyon gibi.. Bu genetik belirtilme cesitli basamaklarda gerceklestiginden, her basamakdaki bozukluk ayni hastaliga neden olur. Ornegin, diyelim mi bir gen urununun olmamasi sizofreniye neden oluyor. Efendim, o gen urunu once stimule edilir. Yani diger noronlardan gelen durtuler cesitli mekanizmalarla genleri etkiler ve kendilerini belirtmelerine neden olur. Dis durtu yeterince algilanmiyorsa (reseptor eksikligi, yoklugu falan) noronda genler kendilerini belirtemezler. Veya kendini normal olarak belirten genlerin urunleri once messenger RNA tarafindan kopyalanip, sitoplazmaya tasinir. Hatali kopyalama yine ayni gen urununun kendini belirtememesine neden olabilir. Sonunda butun kabak cogu kere sinapslarin basina patlar. Farkli nedenler ayni hastaliga neden olur..
Psikoterapi, psikoanaliz, sosyal destek, arkadaslardan ve aile uylerinden gelen yakinlik ve destek beyinde ne gibi anatomik degisiklikler yapar? Bazi sinapslari kuvvetlendirip, digerlerini zayiflatarak.. bunalimda olana yardim eder..
Sinapslar hakkinda bir iki laf daha ederek konuyu simdilik kapatalim....
Sinapslarin plastisisinden bahsedilmektedir. Yani sinapslar degisebilir, kuvvetlenir, zayiflar, kopar, yeniden baglanir.. Sinapslarin gelismesinde uc donem vardir.
Ilk donem dogum oncesidir. Genetik ve diger gelisme ile ilgili sureclere baglidir.
Ikinci donem mevcut sinapslarin ayarlanmasidir. Gelisme sirasinda, cogu kere cevresel etkilerin (stimuluslarin) etkisi altinda sinapslar ayarlanir.. (fine tuning).. Aradigimiz radyo istasyonunu net alabilmek icin radyoda yaptigimiz ayarlama gibi bir seydir bu.
Ucuncu donemde ise, sinapslarin gecici veya uzun etkili etkinliklerinin hergun butun yasam boyunca gerceklemesidir.. Insanlar ogrenir, unutur, baska sey ogrenir falan..

Bebek bazi sinapslarla dogar.
Onlar cevreden gelen uyarilarla gelisir.
Ilerde de bu sinapslarda bazi guncel degisiklikler, ayarlamalar olusur..

Kisinin her turlu danvasininin temeli organiktir. Cevresel faktorler sinapslar ve mevcut devreler uzerine etki yaparak bu davranisi modifiye ederler.
Her turlu beyinsel etkinligin kokeni biyolojiktir..

Fonksiyonel (psikolojik) hastaliklar ve bozukluklar yoktur. Olamaz.. Butun akil hastaliklarinin nedeni organiktir. Bu organik bozukluk, bariz anatomik defodan, hassas biyokimyasal tek bir enzim eksikligine kadar degisir.. Bazan kolaylikla gosterilir, cogu kere hastaligin nedenini demonstre etmeye olanak yoktur.

 
 
,
(no login)

,

June 11 2003, 1:18 AM 

>>Kisinin her turlu davranisinin temeli organiktir. Cevresel faktorler sinapslar ve mevcut devreler uzerine etki yaparak bu davranisi modifiye ederler.
Her turlu beyinsel etkinligin kokeni biyolojiktir.. >>

Ve böylece ruhsal durumları da "organiktir" deyip "madde"ye indirgeyiverdin ama kazın ayağı öyle değil, perdeli

Birincisi vücudun varlığı var, ikincisi Beynin beyinselliği var. Beyin egemen olmak istiyor. Aslına herşey beyin içindir, insan aslında beyinindedir, beyindir. diyebiliriz.
Beynin çok karmaşık yapısı var ve UluTanrı, bu dünyada gittikçe artan emanete hıyanetçi ve kötülüğe eğilimli insanlar daha çok kötülük edemesinler, insan beynine de
hükmedemesinler diye beynin tüm çalışmalarının anlaşılabilmesini engelliyor. Beynin içinde birçok merkez var ve hepsinin kendine göre özerkliği var ve birbirlerini etkiliyor ve denetliyorlar. Ve Tüm gövde beynin emrinde. İnsan davranışlarının nedeni beyinseldir ancak o davranışın beyinde nasıl oluşturulduğunu tam bilemeyiz. "Organiktir" demek çok genel oluyor. Biyoelektrikseldir ve biyoelektrik elbette ki organizmalarda var.
Snaps'ları çevresel etkiler mi yönlendiriyor, Nöronlerın içindeki güç mü yönlendiriyor. Ve Nöronları birbirleri mi yönlendiriyor. Her türlü beyinsel etkinlik biyoelektrik izlenleriyle saptanabilir ama >>Her turlu beyinsel etkinligin kokeni biyolojiktir.. >> demek gerçeği baş aşağı etmektir. "Hayvanların beyni büyük ölçüde kendiliğinden vardır" dersek, "İnsanların beyni de büyük ölçüde kendisi için vardı" da diyebiliriz. Ve Beyin işlevlerini öyle basit yaklaşımlara indirgeyemeyiz. Değil mi


En muazzamı da insan'ın düşünebilme/tasarlayabilme/sanal olarak önceden yaratabilme yeteneği, tüm evrensel bilgileri, gerçekleri beyin içine alıp yansıtabilme yeteneği
Ve çağın en büyük çelişkisi de gerçeklerin gittikçe daha çok bilinmesi karşısında insan beyinlerinin bu duruma koşut olmayan gelişmemişlik durumu ve insanların çağa uygun olarak yeterli düzeyde düşünceler üretememeleri ve okumuşların beyinlerinde sürekli safsatalar üretmeleri ve üretilmiş safsatalara eğilimli olmaları

 
 
HACI
(no login)

Re: ,

June 11 2003, 1:19 AM 

Ve Beyin işlevlerini öyle basit yaklaşımlara indirgeyemeyiz. Değil mi?

Degil elbet..

Beyin islevleri o kadar basit yaklasimlara indirgenebilirler ki, onlari anlamamiza olanak yoktur. Cunku onlar cooooooookkkk basittir. Insan beyni.. cok basit ve cok karmasik islevleri anlamakta gucluk cekmektedir.

Hem biyoelektrik organik degil demek degildir.
Bazi organik surecler biyoelektrigi olustururlar. Aslinda beyinde kimyasal mediyatorler gorev yaparlar. Biyoelektrik iste budur.. Dogasi kimyasaldir.

Maneviyatin biyoelektriksel, biyokimyasal bir aciklamasi vardir.

Allah, biyoelektriksel bir kavramdir.. keh keh keh..

Kac magavolttur bilmem uzayda gercek Allah ama, insan aklinda cok kucuk bir milivolttur..

Ister biyoelektrik, ister biyokimyasal, ister anatomik olsun, butun insan psikolojisi, organik nedenlere dayanir..

Olculebilir, laboratuvarda denenebilir, sayilabilir, tekrarlanabilir.. Silinip yeni bastan yazilabilir..

Insan maneviyati bir sayi ile belirtilebilir..

Istiyorsan benim maneviyatimi sana sayi ile belirteyim.. Hazir ol...... su anda (0) yani sifir.
Ama yarin (100000000000000000000000000000000000000) olabillir... keh keh keh..

 
 
gak
(no login)

:) ilginç itiraflar

June 11 2003, 1:21 AM 

"Bebek bazi sinapslarla dogar.
Onlar cevreden gelen uyarilarla gelisir.
Ilerde de bu sinapslarda bazi guncel degisiklikler, ayarlamalar olusur..

Kisinin her turlu danvasininin temeli organiktir. Cevresel faktorler sinapslar ve mevcut devreler uzerine etki yaparak bu davranisi modifiye ederler.
Her turlu beyinsel etkinligin kokeni biyolojiktir.. "

Sevgili Haci
bize psikolojinin anlamsızlığını anlatmak
ve çağdaş
psikiyatrinin
son önermelerini sunmak için bu syfayı açtı(yanılmıyorsam tabii)

ama öyle bir sunumda bulunmuyor
yaptığı sunumla
psikiyatrinin
alanının sınırlarını çiziyor

psikiyatri
davranış bozukluklarının biolojisini
araştırır

haci buna
DOĞASI
demiş

güzel laf
ama pek bi geniş

Dışardan gelen etki var
ama psikiyatri bununla ilgilenmiyor

bize
ortodoks tıbbın verilerini yineliyor

iyi ama
bu
etkiler neler?

bunu psikiyatri araştırmadığına göre
kim araştıracak

Sevgili haci
artık psikolojinin tekelndeki bu alana da
psikiyatrinin
bir veri olarak yaklaştığından bi haber olsa gerek..

Bugün hastahanelerde gurup terapileri
danışman terapileri
sanatsal faaliyet terapileri
yapılıyor
ama haci bundan bi haber..


Yani
organik bozukluk
tekrar dış etkilerle
yönlendirilmeye
ve sağaltılmaya çalışılıyor

aslında
konu çok basit
bir kişi neden korkar
ve bu korku nasıl bir kişiliğin parçası olur
cevap da çok basit

neden korktuğunu bilmez de ondan
önce bunu kendisi bulgulayacak
sonra korkuya neden olan oje yada olay ile
mücadele edecek
yanlız mı
hayır
bu konuda
deneyimli olan uzman ona yardımcı olacak

burada davranışı
kontrol eden kimyasal bir bozunmaya uğramışmıdır
evet uğramıştır
ama
o bozukluğun devamını sağlayan
kortex altındaki veridir
o veriyş bulup çıkarmazsan
ömür boyu ilaç kullanmaya kişiyi mahkum edersin..

üstelik dozu da arttırarak
üstelik yan etkilerine eyvallah diyerek..

insan soğuk suya
girince üşür
sonra sıcağa çıkınca
üşümesi devam ediyorsa hastalanmış demektir
ateşi yükselir

haci diyor ki sıcak tutalım

geçti o günler haci
tıp artık soğuk duş öneriyor



****************



lafla peynir gemisi

yıl:1998
yer:New York

kasım ayı
Freud ile ilgili bir segi açılışında
Mew York Üniversitesi
psikiyatri kliniğ profesörü
bir konuşma yapıyor:
"The exhibition, said Harold Blum, M.D., clinical professor of psychiatry at New York University, "quite successfully portrays the man along with his life and work."

Blum, the initiator of the exhibition, said it demonstrates the impact of Freud's thought on society and culture. "He gave us the first rational explanation of the development of personality and the importance of unconscious conflict in terms of understanding psychiatric disease and human development," Blum noted. "He showed how we control and channel our unconscious conflicts into useful institutional structures."


çevirmek haci ya bırakıldı


sevgiyle

 
 

(no login)

Re: :) ilginç itiraflar

June 11 2003, 1:23 AM 

GAK'A BIR SANS TANIYORUM..
TEK BIR SANS..
BOYLESINE ILGINC BIR FREUDIAN AKLI (GAAAAK'I YANI) EZIP GECMEK ISTEMIYORUM AMA, BUNU YAPMAYA ZORLANIYORUM..

GAAAAAK.. BACK UP.... I AM COMING WITH FULL STRENGTH..
I AM GOING TO SMASH YOUR FREUDIAN IDEAS.. AND FREUD, ONE MORE TIME..

keh keh keh...

NOT: Encyclopedia Britannica'dan alinmistir.. 1989 Edition; Konu Freud, Sigmond. Vol: 19. sayfa 582.
Bakin ne diyor son satirlarinda..

In fact, despite the relentless and often compelling challenges mounted against virtually all of his ideas, Freud has remained one of the most potent figures in the intellectual landscape of the 20th century..


Nothing else need to be said..

keh keh keh..

Freud muthis bir deha ve bir son derece sofistike bir sahtekardir.. keh keh keh......
Insan psikolojisi ile ilgili hemen her konuya deginmistir ve hala bazi cevreleri etkilemektedir..
Ayip denen bir sey vardir be kardesim.. Ayip, hangi devirde yasiyoruz. Bugun bile dogru durust anlamadiginiz insan psikolojisini hakkinda hic bir seyin bilinmedigi bir donemde nasil aciklayabilirsin. Bu bir tur vahy midir? Freud peygamber midir?. Bu ancak uydurma ile basarilir. Freud roman yazmistir, bilimsel bildiriler degil. Romanlari cok ilginctir.. Freud'un hayal urunudur onlar.. Bu kadarini anlamiyorsaniz, uzerinize bir lokomotif gibi gelecem.... Haberiniz ola.. Acimayacam.. Haci ihtar etmedi demeyin..
Bir ip ucu daha vereyim.. Freud'un neden bir sahtekar oldugu hakkinda ........

Bilgi birikir.. Bilimsel bilgi yani.. Cok uzun zaman alir bazi bilgilerin birikmesi.. Darwin evrimi tanimladigi zaman (ki evrim lafini etmemistir Darwin, Origin of species terimini kullanmistir) bu konuda oldukca yaygin bilgi birikimi vardi.. Mantikli bir kuram gelistirebilirdi Darwin. Zemin hazirdi..
Freud sarlatani ise, eserlerini ve arastirmalarini yapmaya basladigi zaman, insan psikolojisinde bilgi birikimi diye bir sey yoktu.. Dostoyevski gibi bazi yazarlarin etkisi ile kendi dusuncelerini gelistirmistir. Freud'un uydurmaktan baska caresi yoktu.. Cunku insan psikolojisinin gecmisi yoktu, o konuda bilgi birikimi yoktu.. keh keh keh..

Bak altina imzami atiyorum..



Sevgili Gak.
Sondan bir onceki yazina yanittir..
Ben dikkat edersen, insan psikolojisi hakkinda fazla bir yorumda bulunmadim. Sadece Freud'u reddettim. Her cagdas doktor O'nu reddeder. O'nu sevseler bile. Bu konuda bir onceki iletime bakarsan ne dusundugumu anlarsin..
Ben insan psikolojinin kendisinden degil de, o psikolojinin temellerinde bahsettim.. Neye dayandigini.. Bir materyelist ve ateist bilim adami olarak da kesin olarak gorebilecegim, deneyebilecegim, degistirebilecegim bir seye dayandiracagimi tahmin etmissindir. Onlari sinapslara dayandirdim.. Yani sinaptik degisiklikler, bazilarinda azalma, digerlerinde kuvvetlenme gibi durumlar, ogrenmeden, kosullanmadan ve her turlu insan psikolojisinden sorumludur.. Efendim, maalesef bunlar benim fikirlerim degildir. Keske olsaydi.. Karsiniza cikip, kendimi savunurdum.. Tabii bu iddialari yine savunacam ama, baskasini savunmak zorunda kalacam bu keresinde..
Ef'eeeeeeemmmmmm

Eric R. Kandel
James H. Schwartz ve
Thomas M. Jessell'in editorlugunu yaptigi bir kitap vardir.
"Essentials of Neural Science and Behavior" baslikli..
Appleton & Lange tarafindan basilip dagitilmistir. Bende 1995 edisyonu vardir. Bu kitabin 690'inci sayfasindan excerpt veriyorum.. (bir pasaj yani) Ingilizce yazacam.. Sen ve cogunuz ne yazildigini anlarsiniz...

The demonstration that learning is accompanied by changes in the effectiveness of neural connections has revised our view of the relationship between social and biological processes in the shaping of behavior. There used to be a tendency in medicine and
psychiatry to think that biological and social determinants of behavior act on separate
levels of the mind. For example, it was customary to classify psychiatric illnesses into two
major categories: organic and functional. Organic mental illnesses included the dementias, such as Alzherimer's disease, and the toxic psychoses, such as those that follow the chronic use of alcohol. Functional mental illnesses included the various
depressive syndromes, the schizophrenias, and the neurotic illnesses.....

This distinction dated to the nineteenth century, when neurupathologists examined the brains of patients coming to autopsy and found gross and readily demonstrable distortions in the architecture of the brain in some psychiatric diseases but not in others. Diseases that produce anatomical evidence of brain lesions were classified organic, those lacking
these features were called functional....

The experiments reviewed in this chapter show that this distinction is long outdated. Everyday events -sensory stimulation, deprivation, and learning- can cause an effective weakening of synaptic connections in some circumstances and a strengthening of
connections in others. We no longer think that certain diseases (organic diseases) affect mentation by producing biological changes in the brain while other diseases (functional diseases) do not.. The basis of contemporary neural science is that all mental processes are biological and any alteration in those processes is organic........


Daha devam edip gidiyor.. Ama ben bu kadarini aldim.. Isteyen orijunal kaynagini bulur ve okumasina devam eder..

Konu uzerinde polemik yapmak istemiyorum. Bilim sayfasinda bilimsel kalmak zorunda hissediyorum kendimi. Konuyu bilimsel olarak tartisabiliriz..

 
 
gak
(no login)

tartışmanın bilimselliği

June 11 2003, 1:24 AM 

yöntemsel mi?


gak freud u mutlaklaştırmaz
ama
sanırım
psikolojinin
psikanaliz
bulgusunun
bugün psikiyatrinin en önemli
tanı
aracı oluşu
nun sürecinden sevgili haci bek bi haber




britanika
ansiklopedisinde
yazanlar blimsellik ise
eywallah

biz bir üniversitenin bildirsini sunduk

freud çarpıcı bir çıkış için
kimi kavramlaştırmalarının adlandırmalarında
çok akıllıca davranmıştır


freud bir veridir
tarihte kalmıştır

ama bu psikanalizin
giderek
psikolojiden psikiyatri
alanına
girmişliğini görmezden gelmeyi sağlamaz

freudun
bulguları
darwin in kilerden
daha çok yatsınmamıştır

her bilimsel öngörünün çocukluk
dönemi vardır


mesele bundan ibaretttir


psikanaliz
psikiyatri anabilim dallarında
uygulanmıyor
dersin

bana program gösterirsin
olur biter
haciciğim

sen hangi okuldan mezunsan ordan ver

ben de başka yerden

hadi bakalım
kolay gelsin bilimselliğin


 
 
HACI
(no login)

Re: tartışmanın bilimselliği

June 11 2003, 1:26 AM 

Sevgili Gak;
Bu iletini gec gordum.. Freud hakkinda konusmak istemem. Sebebini felsefe bolumunde aciklamaya calistim.. Psikanaliz diye bir sacmalik yoktur. Yani Freud'un tanimladigi sekliyle..

Bir Turk Atasozu..

Uzuntu paylasmakla azalir,
Sevinc paylasmakla cogalir.. veya

Paylasilan uzuntu azalir,
Paylasilan sevinc ise cogalir....

Bunlar Freud'dan bile once soylenmis sozlerdir.
Bilimsel bir temele dayanmazlar belki ama, dogrudurlar..

Freud'u bosver.. Degmez..

Psikanaliz telkindir.. Kim daha iyi telkin edebiliyorsa..

Bu arada sinapslara ne oluyor?.. Yalniz Allah bilir.. Keh keh keh.. Telkin de ayri bir konu. Uzerinde bir arastirma yapmaliyim..

Selamlar
Haci..



 
 
HACI
(no login)

Freud bir cingozdur.. Hic kuskusuz..

June 11 2003, 11:22 AM 

Sevgili Gak;
Bu iletini gec gordum.. Freud hakkinda konusmak istemem. Sebebini felsefe bolumunde aciklamaya calistim.. Psikanaliz diye bir sacmalik yoktur. Yani Freud'un tanimladigi sekliyle..

Bir Turk Atasozu..

Uzuntu paylasmakla azalir,
Sevinc paylasmakla cogalir.. veya

Paylasilan uzuntu azalir,
Paylasilan sevinc ise cogalir....

Bunlar Freud'dan bile once soylenmis sozlerdir.
Bilimsel bir temele dayanmazlar belki ama, dogrudurlar..

Freud'u bosver.. Degmez..

Psikanaliz telkindir.. Kim daha iyi telkin edebiliyorsa..

Bu arada sinapslara ne oluyor?.. Yalniz Allah bilir.. Keh keh keh.. Telkin de ayri bir konu. Uzerinde bir arastirma yapmaliyim..

Selamlar
Haci..


 
 
.
(no login)

.

June 11 2003, 11:23 AM 

Freud Adler'den çaldı ve Onu sattı
Adler ToplumsalPsikoloji kurdu ancak Freud Kapitalizmin bireyselliğine, soyut bencilliğe uygun olduğundan Onu zararsız görüp ünlenişine izin verdiler

Böylece Modern psikanaliz ve Erick From ve benzerleri türedi
Freud'u çimleyip türettiler
Ve çoooook ünlü ettiler
O sahtekardır
Ve opportunist/fırsatçı çıkarcı

Freud psikoloji felsefesi hiç bir sorunu çözemez

 
 
mnemosyne
(no login)

ben zaten her acının tiryakisi olmuşum

June 11 2003, 11:25 AM 

Az önce, Felsefe Forumu'nda, Hacı'nın Freud üzerine yaptığı bir girizgâha rastladım, hiç üzerime vazife değilken. Meraklı, bilgiye ve öğrenmeye aç bir kişi olmamdan olsa gerek ki, bazı sorular belirdi kafamda. Hazır Hacı buradayken sorup öğrenmek istiyorum; ondan yapacağım iki küçük alıntı eşliğinde.

1. "Odip kompleks saçmalığı..." demiş Hacı. Soruyorum:
- Odip de kim?
- Yunan Mitolojisi'nde bir Oidipus vardı yanlış hatırlamıyorsam, onunla ilişkisi ne boyutta?
- Anladığım kadarıyla, Freud'un bununla ilgili bir çalışması var. Var mı? Varsa ne anlatıyor Freud?
- Freud'un bu olası çalışmasındaki "saçmalık" ne? Bu çalışma neden saçma?

2. "Psikiyatri ve psikoloji uzun yıllar Freud'a güvendi. 1960'li yıllardan sonra durum hızla değişmeye başladı," demiş Hacı. Yine soruyorum. Öğrenmeliyim. Emin olmalıyım.
- Lacan'ın, çalışmalarına temel aldığı, kendi düşüncesini kurarken yola çıktığı kişi kimdir?
- Lacan'ın en önemli eserleri sayılan "Écrits" 1966'da, "Les Quatre Concepts Fondamentaux de la Psychanalyse" 1973'de basılmıştır. Bu bilgilere Hacı'dan yukarıya alıntıladığım cümleyi de eklersek

1973<1966<1960

sonucuna ulaşılabilir mi?

3. Özel bir soru: Merakıma bir nebze de olsa melhem olacak mitoloji ve matematik kitapları hangileridir?

sevgiyle,
çekirge mnemosyne

 
 
HACI
(no login)

OEDIPUS KOMPLEKSI...

June 11 2003, 11:27 AM 

Sevgili Mnemonisine;

Ilginc sorular sormussun;
Odip pek dogru degil.. Dogrusu Oedipus.. Eski bir Yunan mitolojisi.. Once onunla baslayim, sonra diger sorularini yanitlarim....

Eski Yunan mitolojisi ile ilgili Oedipus kompleksi.. Efendim, oykunun asli su.....

Thebes krali Laius'un kahinleri krala oglu tarafindan oldurulecegini soylediler.. Lauis buna inanamadi... Neyse, Laius'un karisi Jacosta , hamile kaldi ve bir oglan cocugu dogurdu... Laius, cocugunun ayak bileklerinden tutarak, Citheron dagina karsi tuttu.. Ayak bilekleri birlestigi icin bu cocua Oedipus ismi verildi ( Oedipus eski Yunanca buyuk ayak demektir). Ancak bu kehanetten dolayi, cocuk daga birakildi. Bir coban cocuga acidi ve yanina aldi. Daha sonra cocuk, Corinth krali Polybus ve karisi tarafindan yetistirildi..
Oedipus, buyurken Delfi'yi ziyaret etti ve kaderini ogrendi.. Babasini ogrenip, annesi ile evlenecegi kehanetini ogrenir ogrenmez, Corinth'i bir daha donmemek uzere terketti... Sanirim kendisini adapte eden anne ve babanin, gercek ebeveynleri olmadigini bilmiyordu..
Oedipus, Thebes'de seyahat etmeye basladi.. Bir gun, Laius (kendi oz babasi) ile karsilasti.. Laius, Oedipusu'u tahrik etti ve aralarinda cikan duello, Laius'un olumu ile sonlandi..
Oediopus, yoluna devam etti... Bir sure sonra sfinks (Sphinx) ile karsilasti.. Sfinks, yoldan gecenlere bir bilmece soruyor ve bilmeyenleri olduruyordu.. Oedipus bilmeceyi cozdu... Bunun uzerine Sphinx intihar etti...... Thebes krailligina hak kazanan Oedipus, kralin dul karisi ile evlenme hakkina kavustu ve onunla evlendi.. Bu dul kadin aslinda annesi Jacosta idi.. Bu evlilikten dort cocuklari oldu.. (Eteocles, Polyneices, Antigone ve Ismene)... Daha sonra gercek anlasilinca, Jacosta intihar etti.
Oedipus'un sonu kesin olarak belli degil. Bir mito gore, kendini kor ettirdi gurbete gitti, digerine gore ise intihar etti..

devam edecek....

 
 
HACI
(no login)

FREUD'UN OEDIPUS KOMPLEKSI SACMA BIR ACIKLAMADIR..

June 11 2003, 11:28 AM 

Mnemonisine'in sorusunu yanitlayalim.. Soru su..
----------------------------------------------------
1. "Odip kompleks saçmalığı..." demiş Hacı. Soruyorum:
- Odip de kim?
- Yunan Mitolojisi'nde bir Oidipus vardı yanlış hatırlamıyorsam, onunla ilişkisi ne boyutta?
- Anladığım kadarıyla, Freud'un bununla ilgili bir çalışması var. Var mı? Varsa ne anlatıyor Freud?
- Freud'un bu olası çalışmasındaki "saçmalık" ne? Bu çalışma neden saçma?
--------------------------------------
Oedipus kompleksini acikladim.. Oedipus'un annesi ile evlenmesi ve hatta ondan dort cocuk sahibi olmasi...

1899'yilinda Frued "Ruyalarin Yorumu" adli bir kitap yayinladi.. Ilk defa o kitapta bu Oedipus kompleksini dunya prikiyatri literaturune takdim etti.. Sonuc buyuk bir basari idi.. Freud daha sonra bu basarisini cocuklarin egitiminde ve gelismesinde tekrarladi.. Cok daha basarili oldu..
Frued'a gore 3-5 yasindaki cocuklar cok duyarlidir. Anne ve babalarindan gelecek yakinliga veya kabaliga gore karakterleri ve hatta cinsellikleri sekillenir.. Freud'a gore bu cocukluk donemi sorunsuz bir sekilde yasanirsa, psikolojik yasam ilerde cok daha saglikli olur.. (Aslinda bu gozlem cok dogrudur ve bir hipotezdir, cesitli kuramlarla aciklanabilir, Freud disindaki) Freud'a gore bu yasta cocuklar karsi cinsdeki ebeveyne yakinlik duyarlar.. Erkek cocuk babasini kiskanir (Oedipus kompleksi), kiz cocugu ise annesini kiskanir ki bu da Elektra kompleksi olarak bilinir..
Freud bu iddialarini her hangi bir bilimsel arastirmaya dayandirmamistir. Cunku boyle bilimsel arastirmalar yoktur. Kendisinden baska bu konuyu derinlemesine arastiran ve hayal gucu yuksek, sahtekarlar yoktur.. Insan psikolojisi ile ilgilenenler bu isi bilmediklerini itiraf etmektedirler. Simdikiler bile bu konuda tam olarak bilgili degildirler. Konu hala tartismalidir. Tartismali olmayan tarafi, Frueud'un bu konuda gercek bilimsel bilgilerle donanmamis olmasidir.. Bu kavrami Freud yaratmistir.. Kendi subjektif goruslerini aciklamak icin. Freud bir soruna aciklik getirmistir. Kendine gore, bilimsel yontemleri izlemeden ve uydurarak. Olmayan bir seyi ileri surmustur. Oedipis'un oykusu muthis bir trajedidir ve yuzyillarca insanlari etkilemistir.. Freud bu trajediyi kendi dusuncelerini desteklemek amaciyla kotuye kullanmistir.. Muthis bir sahtekardir Freud.. Freud'un hipotez ve kuramlari cagdas psikolojinin acimasiz bilimsel yontemleri ile derinlemesine incelenmis ve tumuyle yanlis olduklari anlasilmistir. Freud her konuda yanlisdir.. Freud bir yalancidir.. muthis bir sahtekardir.. Freud'un en buyuk yarari bazi psikolojik sorunlari yuzeye cikarmis olmasidir. O sorunlari aciklamak icin teoriler ortaya koymustur.

Freud hakkinda kotu seyler soylemek istemiyorum.. Yanlis anlasilabilir.. Cunku Freud Hitler'e karsi cikan, muthis entel ve zeki ve ateist olan bir Yahudi'dir.. Hitler'in Viyenaya girisinden bir sure once Bati'ya kacmistir. Kristalnacht'da Freud'un kitaplari yakilan kitaplarin basinda yer almistir.. Hitler'le ayni kategoride gorunmek istemem. Hitler o kitaplari dogru olabilecekleri icin yaktirmistir. Ben is o kitaplari bilimsel olmadiklari icin elestiriyorum. Ama yakma ne demek.. Zevkle okuyorum.. Bir roman gibi..
Anlatabildim insallah Freud'un Oedipus kompleksi ve diger kuramlarinin neden sacma olduklarini...
Bu konuda yazmaya devam edecem..
Bu bolumun ilk iletisinden de anlayacaginiz uzere, benim insan psikolojine ve hastaliklarina olan yaklasimim tumuyle materyalistdir. Ben bunlarin kokeninde organik nedenlerin oduguna inaniyorum. Sinaptik plastisite bu iddiamin temelini ve anatomik substratini olusturuyor.
Ayrica bir kere daha tekrar ediyorum. Butun dunyaya karsi.. Psikiyatrik hastaliklarin tedavisi yoktur.. Hemen hic bir psikiyatrik hastalik (minor depresyon ve diger bir kac cok hafif ve normala yakin durumlar haric) tumuyle iyilestirilemezler.. Yasam boyu tedavi edilmeleri gerekir.. Hipertansiyon gibi, diyabet gibi, kalp hastaliklari gibi..
Homoseksualite'nin organik bir nedeni vardir. Normal bir durum olmadigini her akli basinda insan anlayabilir.. Sol eli kullanmak gibi.. Neden bazi insanlar solakdirlar.. Beyindeki konusma ile ilgili merkezleri sag hemisferde olan insanlarin yuzde ellisi solakdir.. Yani solaklik icin bile anatomik bir alt yapi vardir.. Depresyon icin de vardir.. Nevroz icin de vardir. Sizofreni icin de vardir. Emin, olun, homoseksualite icin de olmalidir.. Butun bu hastaliklarin tedavisi vardir, solaklik ve homosekrualite haric.. Bir ilaci verirsin, butun belirtileri bazan tumuyle yok edersin, hastaligi en ufak bir sekilde etkilemeden.. Ilaci keser kesmez belirtiler geri teper.. Her psikiyatrik ve norolojik hastaligin ilacla tedavisi mumkun olmayabilir.. Solaklik gibi..

Sonuc olarak sunu tekrarlamaliyim ki...
Frued'un oedipus kompleksi kurami, bazi psikololojik durumlarin aciklanmasinda tumuyle yetersiz ve sacma bir aciklamadir.. Ama cok zariftir.. Yalan da olsa, aydinlar nedense bu konuyu tekrar tekrar okumaktan buyuk bir zevk almaktadirlar.. Mnemonisine bunlardan biri olmasin.. Sorry Mnem.. seni dus kirikligina ugrattiysam...

Haci....



 
 
HACI
(no login)

PSIKOLOJI BILIM DALI HIZLA ILERLEMEKTEDIR..

June 11 2003, 11:30 AM 

Mnemonisine'in son iki sorusu...
Bu konuda yapilan calismalar ne kadar yeni ise o kadar degerlidir, tabii bu calismalar gercekten bilimsel iseler..
Noroloji, norofizyoloji ve noropatoloji hizla ilerlemektedir.. Ozellikle norofizyoloji bize psikiyatrik hastaliklarin temelinin organik oldugunu hic kuskuya yer vermeyecek sekilde kanitlamaktadir. Bazi ilaclarin -ki etki mekanizmalari bilinmektedir- psikiyatrik hastaliklarin tedavisinde basarili olmasi, bu hastaliklarin organik kokenli olduklarinin diger bir kanitidir.. Psikanaliz, sinaptik iliskilerin olusmasi ve mevcutlarin kuvvetlenmesini saglayan bir yontem olabilir ama, fazla degeri yoktur.. Hafif depresyonlarda ve sinirlilikte, fobilerde falan yarari olabilir ama major depresyonlarda, manik depresif psikozlarda, sizofrenilerde, tek basina tumuyle yararsiz bir atilimdir.. Ilaclara eslik ederse cok daha basarilidir...
Bazi depresyonlarin tedavisinde elektrosoka bas vurulmaktadir. Elektrosok son zamanlarda yeniden itibar kazanmaya baslamistir. Bu da psikiyatrik hastaliklarin sinaptik dogasini destekler. Belki de elektrosok, defektif sinapslarin tamirini saglamaktadir.. Kimbilir?

Ozel soruna gelince..
Hemen git.. buyuk bir kitap dukkanini ziyaret et.. Oradan istedigini sec.. Turkiye'de mevcut yayinlardan hemen hic haberdar olmadigim icin, sana bu konuda yardim edebilecegimi sanmiyorum.. Ama Ingilizce referans kitabi istiyorsan, durum baska.. Sana bir iki tavsiyede bulunabilirim..

Selamlar, basarilar..

Haci

 
 
sibosh
(no login)

Re: PSIKIYATRIK HASTALIKLARIN NEDENI UZERINE...

June 11 2003, 11:33 AM 

Ben 1 saattir bu konuyu okuyup anlamaya calistim isin icinden cikamadim kusura bakmayin Simdi genel bir summary yapacagim yanlis algiladigim yerler varsa beni uyarin konuyu dagitmak degil niyetim.

Birincisi Haci psikolojik hastaliklarin organik oldugnu gerisini palavra oldugunu ve Freudun bir.k olamadigi kabul etmedigini soylemis.
sonrada
bir ingilizce yazi gondermis
"Gercekte, bikmadan ve coklukla daglar gibi yeni malzemelerle kendi urettigi esas fikirlere karsi olmasina ragmen Freud 20. yuzyilin akil bahcesinde en guclu figuru olmaya devam etmektedir."
demis yani Freud'un buyuklugunu kabul ediyor
Peki anlayamadim
GAK
da ona

"insanligin gelismesinde ve psikolojik hastaliklarin anlasilmasi uzerine ilgili bilinc alti catismalarin onemsenmesi ve kisiliklerin gelistirilmesinde onemli olan ilk bulgulari Freud yapmistir." yazisini gonderdiginde Nicin yukardaki yazidan bir alinti yapti?

Anlayamadim ayni dili farklimi konusuyorlar acaba?

Ayrica Haci bence bu text leri birdaha okusun
cunki onun fikri olmayan tercumeleri bizleri yanlis noktalara goturebilir.

19 yuzyilda yapilan arastirmaya gore
davranislar biyolojik ve sosyal arayislar sonucunda ortaya cikmaktadir.

Psychiatric illness
1.organic
2.functionel
olarak ikiye ayrilmistir.

Beynin mimari yapisinda bulunan bozukluklarda bulunan organic yapinn yanisira bulunan diger ozelliklere ad bulunamadiginda fonksiyonel olarak adlandirilmistir.
islem organik degildir haci bey.....
bence siz bu arastirmayi derinlestirin
Hem eric R. Kendel filan okuyorsunuz hemde psiko analist de telkin diyecek kadar acemisiniz Sasirdim dogrusu

Bu arada ben 2 yildir psiko analist olmak icin caba veriyorum daha uzman olmam icin onumde 4 yillik bir arastirma donemim olacak bu is telkin denecek kadar basit degildir......

Saygilarimla

 
 
HACI
(no login)

Bence Tartisma Konusuna Aciklik Getirmeye Gerek Yok...

June 11 2003, 11:34 AM 

Sevgili Sibosh

Korkarim butun iletileri basindan itibaren teker teker okumaniz gerekiyor.. Tartisma acik bir forumda yapiliyor ve dusunceler seffaf.. Kimin neyi ve neden savundugunu herkes degerlendirebilir.. Bazi cumleleri, ifadeleri "out of context" almayin.. Iletilerin tumunu degerlendirmeye calisin.. Konuya yeterince hakim olmadiginiz anlasiliyor.

Selamlar
Haci

 
 
Current Topic - PSIKIYATRIK HASTALIKLARIN NEDENI UZERINE...  Respond to this message   
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  
Create your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2014 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  

TÜRÜK YURT | kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2012

rss