1967 Haziran yenilgisi sonrası ABD’ye yönelik Arap yaklaşımlarında köklü değişimler yaşandı. Bu tutum periyodik olarak işbirliği sürecinden stratejik koalisyon sürecine taşındı. Araplar ABD’yi hoşnut etmek için İsrail ile rekabete girdiler.
Bölgede ABD’nin müttefiki İsrail’in oynadığı klasik rolü çaldılar. Hertzel ve Ben Gorion bu rolü Batı’nın doğu köprüsü olarak tanımlamışlardı. Zira Araplar ellerindeki petrol, parasal, pazar, işçilik imkanları ve stratejik konumları sebebiyle Amerikan çıkarlarını İsrail’den daha iyi koruma gücüne sahipti.
Çözüm ve çözümsüzlük ABD’nin eline geçti. Büyük Ortadoğu ve Akdeniz projeleri sunuyor, başta demokrasi, insan hakları, sivil toplum, azınlıklar ve kadın konuları olmak üzere bölgenin ıslahı için çalışma tablosu belirliyor. Bütün dillerde aleni ve gizli gündem konusu oldu ABD. Yeni muhafazakarların ve Siyonist Hıristiyanlığın Amerikan yönetimine hakim olması sonrası Afganistan ve Irak’a saldırıldı. Terör gerekçesiyle Suriye’ye, BM’nin Güney Lübnan’daki Hizbullah’ın silahının alınması ve İsrail’in kuzey sınırlarının güvenliğinin sağlanması kararının uygulanması gerekçesiyle Lübnan’a, menzili İsrail kentlerine varan füzeler ve nükleer silaha sahip olması ihtimali gerekçesiyle İran’a, Darfur gerekçesiyle Sudan’a, Batı’nın ve ABD’nin taleplerine boyun eğmeden önce terörü desteklediği gerekçesiyle Libya’ya, insan hakları dosyası öne sürülerek kuzeyden, güneyden veya içeriden kuşatılması için Mısır’a yönelik tehditlerde bulunuldu. Arap rejimler, ABD’den çekinerek, halkların olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanunlarına yönelik rahatsızlıklarına karşı iktidarda kalmalarına destek olması için Washington’la koalisyon kurdular. Rejimler ABD’nin Irak hükümetinin tanınması, diplomatik temsilcilerin Irak’a gönderilmesi, terör adı altında Filistin ve Irak’taki direnişin kınanması, Arapların Filistin ve Irak’ın savunmasında, ulusal bağımsızlık ve nükleer işbirliğinde destekçisi olmasına rağmen İran’la ilişkilerin kesilmesine devam edilmesi, özelleştirmenin, pazar ekonomisine girişin, ekonomik reformlarda Dünya Bankası’na boyun eğişin sürmesi, hatta askerî üstler, ortak tatbikatlar ve savunma paktları kurulmasına izin verilmesi yönündeki bütün direktiflerini hemen hayata geçirmekte gecikmediler.
ABD onları bir yük olarak gördüğünde veya kendilerinden istenilen rolleri yerine getirdiklerinde ve oyunun kuralları değiştiğinde müttefiklerini bırakacaktır. Amerikan etkeni sadece siyasi ve ekonomik hayatla sınırlandırılamaz; aksine kültürel ve sosyal hayata da taşınmaktadır. Amerikan hayat modeli, tüketim değerleri ve eğitim programları pazar için yayılmakta. Ticaret, hukuk, siyasi bilimler İngilizce. Yiyecek, içecek, kıyafet, iskan ve şirket isimleri İngilizce. ABD’ye giriş vizesi almak, talebin fazla olması sebebiyle aylar sürüyor. ‘Mama Amerika’ gibi komedi oyunları pek az ve oğlunun adını Bush koyan vatandaşlar var. Ortada küreselleşme çağında yaşayan, bizim gibi kalkınma ve bağımsızlık sorunları olan, ancak ABD’yi tek etken değil de etkenlerden biri olarak gören başka halklar da var. Zira ulusal bağımsızlık, milli irade, bağımsız kalkınma, halkçı katılım, kendine güven ve yatırım kaynaklarının çeşitlendirilmesi gibi başka etkenler bulunmakta. Çin ve Malezya’nın kendi bağımsız deneyimleri var. ABD’den daha yüksek oranda büyüme gerçekleştirdiler. Hatta Çin tekstil ürünleri fiyat, estetik ve kalite açısından rakipsiz şekilde Amerikan pazarlarını işgal etti. Malezya para oyunlarını kontrol altına aldı ve bağımsız kalkınmasını gerçekleştirdi, Doğu ile Batı arasında dengeli politikalar izledi. Türkiye halka güvendi ve yetkilileri, Irak savaşı için koalisyon güçlerine katılması yönündeki Amerikan baskılarına karşı koyabildi. İran, ABD’nin, İsrail’in ulusal güvenliğini korumak için nükleer silahlarını alma girişimlerine yönelik bağımsız politikalarını sürdürüyor. Suriye terör suçlamalarına karşı direniyor. Lübnan halkı, topraklarından bir parçanın işgali sürerken Lübnan’ın bağımsızlığı ve halk direnişini savunarak 1519 sayılı karara karşı çıkıyor. ABD’nin iki komşu ülkesi Venezüella ve Küba darbe girişimlerine karşı halka güvenerek ABD politikalarına karşı çıkışı temsil ediyorlar. Avrupa, ABD ile koalisyon noktasında kendi bağımsızlığını korumaya çalışıyor halen. Tarihte ebedi güç yoktur.
Her güç kalkış ve düşüş, yükseliş ve çöküş kanunlarına boyun eğer. Amerikan çöküşünün belirtileri görülmeye başladı: Ekonomik çöküntü, petrol fiyatlarındaki artış, Asya, Afrika, Latin Amerika hatta Avrupa ve ABD’nin içindeki ABD karşıtı hareketler...
(Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan El İttihat gazetesi, 17 Eylül 2005)
KAHİRE ÜNİVERSİTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ BAŞKANI
26.09.2005
http://www.zaman.com.tr/?bl=yorumlar&trh=20051011&hn=213635