Son gunlerde Kurt milliyetciliginin, PKK ve DTH tarafindan ayrimci bir ideoloji olarak, bolucu islevle kullanilmasi ve siddete gerekce yapilmasi, Turkiye’de tansiyonu yukseltiyor ve karsi milliyetcilik akimlarini tahrik ediyor. Ne yazik ki, her iki milliyetcilik akimi da, siddet-baski cizgisinde birbirini destekleyen bir sarmal icinde yukseliyor.
Oysa, her milliyetcilik ideolojisinin, kan bagina, yani irkciliga dayali bir bicimde, kendi irkindan olmayanlari reddeden, siddet-baski cizgisinde gelismesi bir zorunluluk degildir. Her iki milliyetcilik akimi da, kendi kimligi icinde, oteki kimliklere saygili ve kendi irkindan, milletinden olmayanlarla uyum icinde yasayabilir. Sosyolojik terminolojide buna demokratik milliyetcilik deniliyor.
Bu sosyolojik kavramin, her tur milliyetcilik icin gecerli oldugunu vurgularken, bu konuda Turkiye’nin onde gelen sosyologlarindan Emre Kongar’in saptamalarina (Cumhuriyet, 3 Eylul 2005) demokrasi, hosgoru, kardeslik kavramlari temelinde sagduyu sahibi herkesin dikkatini cekmek istiyorum;
“Turkiye Cumhuriyeti vatandaslari, bu topraklarda birbirlerini girtlaklamadan, uyum icinde yasayabilirler. Nitekim, tarihsel olarak birlikte baris icinde yasanan donemlerin cok uzun surdugu gorulmektedir.
Cok kisa ifade etmek gerekirse, Kurt, Ermeni, Rum, Amerikan ve Avrupa milliyetcilikleri, Turk milliyetciligini koruklemektedir.
Peki, Turk ve Kurt milliyetciliginin siddet/baski iceren yaklasimlarin tuzagina dusmemesi icin ne yapilmali? Saniyorum, burada devreye sokmamiz gereken kavram; ‘yurtseverlik’tir.
Vatan ve millet sevgisini, kan ve irk iliskisine baglamadan, baska irklari, milletleri ve dinleri asagilamadan, uzerinde yasanan topraklari sevmenin, korumanin ve yuceltmenin adi ‘yurtseverlik’tir.
Turkiye, kendine yonelik saldirilara karsi en guzel ve en etkin yaniti, butun oteki millet, irk ve devletlerle iliskilerinde, esitlik ve adalet esasina dayali bir yurtseverce davranis icinde verebilir.
Yurtseverlik, kan ve irk bagini degil, Turkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cikarlarini on plana alir.
Yurtseverlik, insanlarimizi Turk, Kurt, Rum, Ermeni, Gurcu, Laz, Alevi, Sunni olarak degil, Turkiye Cumhuriyeti vatandaslari olarak gorur ve aralarinda ayrim yapmaz.
Yurtseverlik, ABD ve AB’ne, Turk dusmani ya da dostu olarak degil, Turkiye Cumhuriyeti’nin cikarlari baglaminda, esitlik ve sosyal adalet ilkeleri cercevesinde bakar.
Saniyorum, Mustafa Kemal Ataturk’un, kurdugu Cumhuriyetin temeline koydugu unlu ilkesi ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’, tam bu bunalim donemi icin soylenmis bir ozdeyistir.”
Sosyolog Emre Kongar’in cozumlemelerine kucuk bir ilavede bulunmak istiyorum; Turkler ve Kurtler, bu topraklarda yaklasik olarak bin yildan beri hep birlikte kardes gibi yasiyor. Evet, arada bir ufak tefek anlasmazliklar cikiyor ya da cikariliyor, ama butun bunlara ragmen, ne kadar guzel ki dusmanliklar kalici olmuyor. Tek tek insanlar, tek tek aileler, cogu zaman o toplu cilginliklarin arizalarini gidermenin yolunu buluyor, sonunda her zaman sevgi, baris, hosgoru ve “birlikte yasama iradesi” kazaniyor.
Son gunlerde yayginlasan siddet hareketleriyle PKK’nin yeni bir strateji pesinde oldugu anlasiliyor. Siddet dalgasini butun Turkiye’ye yaymak, bunu yaparken de Turk ve Kurt yurttaslarin birbirine dusmesini saglayacak tahriklerde bulunmak. Ancak bu defa farkli. Cunku buyuk bir cogunluk, gunumuzde silah ve siddetin hicbir sorunu cozmediginin, refah ve huzurun AB surecinde Turkiye’nin demokratiklesmesinde oldugunun bilincinde.
Ister Turkluk, ister Kurtluk duygusuyla olsun, Turkiye’de etnik catismayi koruklemek, Turkiye’ye buyuk zarar verecektir. Turkiye’nin ve dunyanin evrimine soyle bir bakacak olursak; catismaci ideolojiler cagin gerisinde kalirken, rasyonel, uzlasmaci, muzakereci, pratik, cogulcu gorusler gelisiyor. Dunyada etnik milliyetciligin marjinallestigi toplumlarda; buyuk kitlelerin ve kitle kuruluslarinin, ayni zamanda aydinlarin buyuk cogunlugunun o toplumlarda eski catismaci kulturleri astiklari ve bu sekilde dogasi itibariyle catismaci olan etnik milliyetciligin toplumdan tecrit edildigi gorulecektir.
200 yildir surdurdugu cagdas uygarlik hedeflerine ulasmada en onemli adimini atan ve AB uyeligi surecinde muzakereleri baslatma basarisini gosteren Turkiye’de, bugun tum aydin ve siyasetcilerden beklenen, Turkiye Cumhuriyeti vatandasi olarak demokratik/cagdas milliyetcilige ve yurtseverlige destek verildigini, etnik ayrimciligi ve siddeti temel alan tum gruplarin karsisinda olundugunu yuksek sesle haykirmaktir.
Serhat Ararat
Arastirmaci Yazar
serhatararat@hotmail.com
|