...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Yalnızlaştırma ve pısırıklaştırma politikası

February 18 2006 at 4:30 PM
No score for this post

  (Login perspektif)
Forum Owner


Response to Derin kışkırtma

 

Mustafa ÖZCAN

Yalnızlaştırma ve pısırıklaştırma politikası



Sanki bir kısım Türk medyası HAMAS ziyareti karşısında İsrail’in naşir-i efkârı gibiydiler. Ziyareti gölgelemek için ellerinden geleni yaptılar. İsrail’in tepkilerinin hükümet nezdinde onlarınki kadar etkili olduğunu sanmıyorum. HAMAS temsilcilerinin, Arap ülkeleri haricinde ilk ziyaret ettikleri yabancı ülkenin Türkiye olması onlara göre artı değil, eksi ve getiri değil bir götürü. Halbuki, Çin medyası tam tersini düşünüyor. Bizim medyamız ziyareti bir felâket ve ‘İsrail bize günümüzü gösterir, bunun hesabını sorar’ edasıyla verirken Çin medyası ziyarete tam tersi bir şekilde yaklaşıyor. Acaba, Çin medyası mı bizi temsil ediyor yoksa Türk medyası mı? Veya Türk medyası ne oranda Türk medyası ne oranda ecnebilerin naşiri efkârı?

Çin Uluslararası Radyosu, Hamas Siyasî Büro Başkanı Halid Meşal’in Ankara ziyaretiyle ilgili yayımladığı yorumda, ‘’Türkiye ve Rusya’nın, Ortadoğu’daki söz hakkını güçlendirmek istediklerini’’ ileri sürmüştür. Türk medyasına ve kimi çevrelere göre, HAMAS’ın Ankara ziyareti erken yapılmış bir ziyarettir. Henüz HAMAS temsil makamında değildir ve hükümeti dahi teşkil etmemiştir. Dolayısıyla acelenin gereği yoktu! Bu, Tayyip Erdoğan’a, yaptığını, yaptırmamaktır. AKP, seçimleri kazandıktan sonra Tayyip Erdoğan herhangi bir sıfatı bulunmadan bizzat Bush tarafından kabul edildiği gibi dünyayı da turlamıştır. Onunkisi meşru da HAMAS’ınki niye gayri meşru olsun? Yoksa HAMAS sandıktan çıkmadı mı? Yasaklar ve sınırlamalar sizin koyduklarınız, bunları Allah mı koydu? Ferai Tınç gibiler bu minvalde yazmışlar ve meselenin geçmişini unutmuşlar. Demirel de HAMAS temsilcilerinin kabulünün erken bir kabul olduğunu söylüyor. Onun zaviyesinden öyle de görünebilir.

***

Bununla birlikte, hükümet ziyaretin biraz ani gerçekleştiğini söylüyor. Öyle ya da böyle insiyatif almak kendisine güvenen ülkelerin ve hükümetlerin harcı ve yaklaşımıdır. Pısırıklar ise başkalarının ağzından ne çıkacağına bakar. Ona göre hareket eder ve kendisini tanzim eder. Bunun sonucu da ilişkileri üçüncü tarafların ipoteği altına girer. Yabancı ülkelerin eksenine hapsolursunuz. Sonunda varlığınızı da kaybedersiniz. Hitler döneminde toplulukların refleksiyle ilgili anlatılan ibretamiz bir hikaye vardır. Hitler’in takımı, önce sosyalistlerin üzerine yürür ve onları tasfiye eder. Ardından sıra başkalarına gelir. En sonunda sıra Katoliklere gelmiştir. Ama arkada yardıma koşacak topluluk kalmamıştır. Artık onlar da makus kaderleriyle karşı karşıyadırlar. Teker teker yemek yalnızlaştırma politikasıdır. ABD çoktandır bu politikayı Suriye ve İran’a karşı uyguluyor. Bizden de bu politikalara alet olmamızı istiyor. Şimdi de yalnızlaştırma politikasını HAMAS’a teşmil ettiler bizi de buna ortak etmek istiyorlar. İsrail politikasını bize dayatmak istiyorlar.

İsrail Başbakanlık Sözcüsü Raanan Gissin, Hamas heyetinin ziyaretine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, ‘’Ziyaret, iki ülke ilişkilerinde derin yara açacak büyük bir hata. Biz, Abdullah Öcalan ile bir araya gelsek siz ne hissedersiniz?’’ deme gafletinde bulunmuştur. Bu tek kelime ile densizliktir. ABD ve AB’nin bu ziyarete tepkisinin mahiyeti tam belli olmasa da Aslı Aydıntaşbaş daha önce yazdıklarına benzer bir şekilde kendinden menkul AB kaynaklarının (Her kimse? Sarı çizmeli Mehmet Ağa!) buna tepki gösterdiğini ve Brüksel eksenli olması gereken Ankara’nın Kahire gibi tek başına hareket ettiğinden yakındıklarını yazmıştır! Demek ki Türkiye’de Brüksel’in temsilciliğini de artık kahraman Türk basını deruhte ediyor!

***

Kimilerine göre, İsrail ve ardından uluslararası topluluk HAMAS’a üç veya dört şart dayatıyor. Bunlardan birisi, İsrail’i nihaî ve şartsız olarak tanımak. Burada da seçilmiş HAMAS’a 5 milyonluk bir kitlenin iradesinin dayatılması var. Halbuki HAMAS daha geniş ve 1.5 milyarlık bir kitlenin uzantısıdır. Bir de onlara sordunuz mu, İsrail’i tanıyor musunuz diye? Olayların kronolojisine baktığınız zaman ilk saldıran ve toprak işgal eden İsrail. Fetih ve HAMAS’ınki en fazla bir mukabele veya uluslararası haklar çerçevesinde işgalcileri topraklarından kovma çabası. Quartat neden İsrail’e, ‘önce sen 1967 topraklarından çekil HAMAS’ı ikna etmek bize düşer’ demiyor?

Türkiye elbette bağımsız bir ülkedir ve İsrail’in uydusu değildir ve öyle de kalacaktır.

18.02.2006

E-Posta: mustafaozcan@yeniasya.com.tr

http://www.yeniasya.com.tr/2006/02/18/yazarlar/mozcan.htm

 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page