...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Türk-Rus Dostluğu Konjonktürel Olmamalı

February 21 2006 at 1:21 AM
No score for this post

By Dr. İhsan ÇOMAK  (Login perspektif)
Forum Owner


Response to Rusya’nın Sorunları, Rusya’nın Çözümleri

 
Türk-Rus Dostluğu Konjonktürel Olmamalı
Ihsan Çomak

Ruslar ve Türkler tarih boyunca pekçok defa savaşmış iki millet. Ancak bu savaşlar nedense hem Rusya’da, hem de Türkiye’de öyle anlatılır ki, iki ülke tarih boyunca sadece savaşmış, hiç barış dönemi olmamış diye düşünürsünüz.. Gerçek elbette ki öyle değil, her komşu devlet gibi Ruslar ve Türkler tarih boyunca savaşmışlar da, barışmışlar da. Bu satırların yazarı, doktorasını Moskova’da işte bu hiç de nadir olmayan barış dönemlerinden biri üzerine, Rusya’nın 1897-1909 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğünü korumayı (paraçalamayı değil!) dış politikasının ana hedefi haline getirdiği, Osmanlı Sultanı Abdülhamit’in ise her fırsatta Rusya ile ilişkilerini iyileştirmek istediği bir dönem üzerine yapmıştır.

1475’de başlayan ve 530 yılı bulan komşuluk ilişkilerimiz boyunca 23 yıl savaşmış, 507 yıl barış içinde yaşamışız. Sizce gerçekten 530 yılda 23 yıl savaş çok mu? Daha dün diyebileceğimiz kadar yakın bir tarihte Moskova’ya kadar bütün Rus topraklarını işgal eden Almanya ile Rusya’nın arası öylesine iyidir ki, bu savaş döneminden kimse pek bahsetmez bile.

Bu 530 yılın 23 yılı dışında, sürekli ticari ilişkilerimiz olmuş, Rus tüccarlardan kürk, ekmek, gaz yağı almış, buğday ve kumaş gibi ürünler satmışızdır. Şimdilerde Türkiye’ye doğru olan gelin akışı, o zamanlarda Osmanlı’dan Rusya’ya doğru yaşanmış ve pekçok Rus, Türk kızlarıyla evlenmiştir. Hatta savaş sırasında iki cephe arasında savaşa birkaç günlüğüne ara verildiği dönemlerde, askerler birbirleriyle ticaret yapmışlardır. Şavaş sırasında esir alınan Rus askerlerinden savaş sonrası ülkelerine dönmek istemeyenler olmuştur.

Her komşu millet birbiriyle savaşmıştır ve bu savaşlar tarihte yerini almalıdır. Bütün dünyada komşular arası düşmanlıklar milliyetçilik için malzeme olarak kullanılır. Çevrede her an saldırmayı bekleyen düşman milletlerin, tarihsel düşmanların olması, milleti bir ölçüde birarada tutar, devlet etrafında kenetler. Türkiye ve Rusya’da da yakın geçmişimizde bu böyle olmuştur. Savaşları tarihe gömmek yerine milli duyguları körüklemek için kullanmak gibi yanlış bir söylem benimsenmiştir. Oysa çoğu zaman milli menfaat komşuya düşmanlık beslemekte değil, komşuyla siyasi ve ekonomik alanda iyi ilişkiler kurmaktan geçer. Bir İngiliz devlet adamının sözü bu bağlamda anlamlıdır: “İngiltere’nin geleneksel dostları ve geleneksel düşmanları yoktur. İngiltere’nin menfaatleri vardır.”

Günümüzde Türkiye ve Rusya’nın menfaatleri elbette ki, iyi ilişkiler kurmaktan geçmektedir. Siyasi dayanışma bölgesel sorunların çözümünde işimizi kolaylaştırırken, karşılıklı ticaret hacminin artması her iki tarafında birincil arzusudur. İki devlet yetkilileri biraraya gelerek, çok yakın ilişkiler kurmakta ve samimi pozlar vermektedir. Büyük çaplı projeler gerçekleştirilmekte, yenileri için hazırlık yapılmaktadır. Ancak Türk-Rus dostluğu denince anlaşılması ve ulaşılması gerekenler bunlar mıdır?

1997-2003 yılları arasında tam 7 yıl Rusya’da kaldım. Rusya’nın her yerinde Türk mallarının satıldığı, her yerde Türk inşaat firmalarının yaptığı görkemli binaların yükseldiği, Türk hamanının, Türk kahvesinin, Türk sahillerinin moda olmaya başladığı yıllardı. Türkler, turizm amaçlı gelen Ruslarla komuşalarını daha iyi tanımaya başlarlarken, Kızıl Ordu Korosu “Oynama Şıkıdım”ı söylüyordu. Soğuğu ile tanınan Sibirya, mavi akımın yakında açılacak olmasıyla evimize sıcaklık getirecekti. Ne Çeçenistan, ne de Kürtler artık aramızda sorun değildi. Böyle bir ortamda bile Türk-Rus dostluğunun istenen seviyeye geldiğinden söz edemiyorduk.

Üniversitede, üzerinde Türk malı deri mont ve ayağında Türk malı ayakkabı olan görevli size kayıt konusunda zorluk çıkarabiliyordu. Daha geçen yaz Antalya’da tatil yapmış bir insan “Neden doktora için Rusya’ya geldin, başka ülkelere de gidebilirdin” diye sorabiliyordu. Ya da bir kafede Türk kahvesini yudumlayan bir Rus, yan masadaki Türklere sert bakışlar atabiliyordu. Demek ki, dostluk ticaretle, turizmle başlıyor ama istenen seviyeye gelmede bunlar yeterli değil. Zihinlerde aşılması gereken bariyerler, yıkılması gereken duvarlar, kırılması gereken önyargılar var. İyi siyasi ilişkiler, artan ticaret ve turizm sadece uygun zemin hazırlıyor. Zihinsel dönüşüm ve bunu takip edecek yakınlaşma ayrı bir gayret gerektiriyor.

Okula başladığı ilk günlerden itibaren, komşusu hakkında şartlandırılan gençler, daha yüz yüze gelmeden birbirleri hakkında olumsuz düşünmeye başlıyorlar. Yüz yüze geldiklerinde ise herkes önyargılarını yenecek olgunluğa sahip olamıyor. Moskova’da bir arkadaşım bana bir kitap göstermişti. Petersburg bölgesinde okullara tarih yardımcı kitabı olarak tavsiye edilen bu kitapta, Osmanlı yeniçerisi bir elinde pala, diğer elinde kesik bir Rus’un başını tutarken tasvir ediliyordu. Bizdeki ders kitaplarında da Rus imajının olumsuz verilmediği söylenemez. Öyleyse ilk adımı ders kitaplarını ve eğitimi gözden geçirerek atmalıyız.

Bu Dostluk Mevsimlik Yağmurları Andırıyor

Günümüz dünyasında, Soğuk Savaş sonrası liderler birbileriyle daha sıcak, samimi ilişkiler kurabiliyor, kol kola girerek birbirleriyle şakalaşabiliyorlar. Sn. Erdoğan ve Sn. Putin de birlikteliklerinde bu tür samimi pozları sık sık veriyorlar. Bu güzel bir durum. Benzer samimi davranışları Başkan Putin, İtalya Başbakanı Berlusconi, yada Almanya eski Başbakanı Shcröder ile bir araya geldiğinde de sergiliyorlar. Böyle de olması lazım. Ancak bu durum beraberinde herşeyin iyi ve yolunda olduğu iluzyonunu doğuruyor. Türk-Rus ilişkilerinde birgün Sn. Erdoğan ve Sn. Putin iktidardan ayrıldıklarında onların yerine gelecek liderlerin de aynı samimi yaklaşımı devam ettirebileceklerinin ise garantisi yok.

Oysa, örneğin Rusya-Almanya ilişkilerinde liderler değişse bile, ilişkinin seviyesinin aynı kalacağında hiç şüphe yok. Çünkü Rus-Alman yakınlığı ticaret, turizm ya da uluslararası ilişkilerin zorlaması ile oluşmuş konjonktürel bir yakınlık değil. Derin tarihsel ve kültürel boyutları var. Meşhur Rusya Çariçesi II. Katerina’nın bir Rus değil, Alman olduğunu, 1917 devrimini yapan ekibin Almanlar tarafından finanse edildiğini, şu an Rusya’da çok iyi Almanca bilen bir devlet başkanının, Almanya’da ise çok iyi Rusça bilen bir Başbakan’ın iktidarda olduğunu söylememiz bu durumu izahta yeterli olacaktır.

Türk-Rus yakınlaşmasından söz edebilsek bile, arzu edilen anlamda Türk-Rus dostluğundan söz etmek için daha erken. Örneğin, henüz Türk ve Rus tarihçiler iki ülkenin tarihi meselelerini tartışmak için biraraya gelmedi. Ortak tarih kitapları yazılmadı. Ders kitapları gözden geçirilmedi. Din adamlarımız karşılıklı diyalog içine girmediler henüz. Sivil toplum kuruluşları istenen seviyede işbirliğini yakalayamadılar. Ya da, ekranlarımızı Holywood filmleri doldururken, Rus sinemasının son dönemdeki önemli filmlerini Türk seyircisi seyretmedi. Rus seyircisi ise Türk sinemasını hala her yıl tekrar tekrar gösterilen Çalıkuşu günlerindeki gibi zannediyor. Çağdaş romancılarımızı henüz hiç tanımıyoruz. Henüz Türk kadını mutfağında borş, Rus kadını ise imam bayıldı pişirmeye başlamadı. Oysa Fransız jülyeni her iki mutfağa da girdi. Henüz saz çalan bir Rus’a veya balalayka çalan bir Türk’e rastlanmadı. Oysa etkileşim belli bir seviyeye geldiğinde bu tarz olayları çok normal karşılayacağız.

Moskova’da geçirdiğim yıllarda düşündüğüm Türk-Rus dostluğu hiç de bugünkü geldiğimiz durum gibi değildi.. Kalıcı dostluk mevsimlik değil, uzun vadeli projelerin hayata geçirilmesi sonunda gerçekleşecektir. Bugün bizi önemli ölçüde yakınlaştıran ekonomik ve siyasi konjonktürün, yarın uzaklaştırabileceğini de hesaba katmalıyız.

USG
30 Kasım 2005

Dr. İhsan ÇOMAK
http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?id=184&type=5

 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Response TitleAuthor and Date
Rusya’nın Orta Asya PolitikasıBy Dr. İhsan ÇOMAK on Feb 21
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page