...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Türkiye Ukrayna gibi olmaz

February 22 2006 at 6:59 PM
No score for this post

By Hasan Hüseyin Kemal  (Login perspektif)
Forum Owner


Response to ABD-Rus çekişmesi

 

Hasan Hüseyin KEMAL

Türkiye Ukrayna gibi olmaz

Dünden devam

Rusya’da dış siyasetin jeostratejiden

jeoekonomiye dönmeye başladığı söyleniyor. Yani Rusya enerji kaynaklarını bir silâh olarak kullanma

yoluna mı gidiyor?

Enerji faktörü, Rusya’nın dış politikasında önemli bir yere sahiptir. Rusya bu silahını kullanarak, kendisinden yüz çeviren ülkeleri cezalandırma yoluna gitmektedir. Rusya’nın gaz fiyatını artırma yolunda gittiği ülkeler arasında yine Rusya’dan yüzünü çeviren Moldova, Gürcistan ve Baltık ülkeleri bulunmaktadır. Bu ülkelere karşı fiyat artışının, enerji kaynaklarının fiyatlarının artışının yanı sıra, söz konusu ülkelerin Rusya karşıtı politikası da önemli rol oynamıştır. Moldova, Rusya’yı Dinyester Yanı sorununun çözülmesi sürecinden çıkarmaya çalışması, Moldova’daki seçimlerde Rus gözlemcilerinin tutuklanması, GUAM çerçevesinde Rusya karşıtı politika izlemesi ve BDT coğrafyasında rejimlerin değişmesi gerektiğini açıklaması, Rusya ile ilişkilerin bozulması için yeterli sebeplerdir. Gürcistan’ın Rus askerî üslerini tahliye ettirmesi, NATO’ya üyelik çalışmaları, Çeçen savaşçılarını desteklemesi, Rusya’yı emperyalizm ile suçlaması gibi hususlar ise, Rusya ile Gürcistan’ı karşı karşıya getirmektedir. Baltık ülkelerinin Rusya’dan SSCB dolayısıyla özür dilemesini, toprak ve tazminat talep etmesi, buradaki etnik Rusların haklarının kısıtlanması ve genel olarak Rusya karşıtı bir havanın estirilmesi Rusya ile ilişkileri gerginleştirmektedir.

Peki Polonya?

Polonya’da Rus diplomatların çocuklarına yapılan saldırılar, Polonya’nın Ukrayna’daki turuncu devrimi desteklemesi, Beyaz Rusya’yı da Batı’ya kazandırma çabaları içerisinde olması, Rusya ile ilişkileri olumsuz etkilemektedir. Bütün bu hususlar, Rusya’nın dış politikasını yeniden gözden geçirmeye itmektedir. Enerji faktörü de artık Rus dış politikasının bir aracı olduğundan, Rusya kendisine karşı olumsuz tavır takınan ülkelere gaz fiyatlarını artırmaktadır.

Yine de Rusya’nın bu ülkelere uyguladığı fiyat politikası uluslararası fiyatlardan düşük

görünüyor...

Evet. Zira, Rusya’nın önceden kendisine SSCB, Varşova Paktı, Slav Birliği gibi faktörlerden dolayı bazı ülkelere enerji kaynaklarını uluslararası fiyatların altından vermiştir. Bu ülkelerin Moskova’dan yüzlerini çevirmelerinin ardından ise Rusya, politikasını değiştirmeye başlamıştır. Bununla birlikte Rusya’nın sadık dostu Beyaz Rusya için ise fiyat artışı gibi bir tehlike arz etmemektedir. Ancak, bunun bu ülkeye pahalıya mal olacağını söylemek gerekmektedir. Rusya, Beyaz Rusya’ya birleşme konusunda baskı yapmaktadır.

Jeostratejik silâhın terk edilmesiyle Rusya

açısından Ermenistan’ın öneminin azalacağı da

söyleniyor... Buna katılıyor musunuz?

Bu görüşe katılmıyorum. Ermenistan diğer eski SSCB cumhuriyetleri arasında Rusya’nın en yakın müttefikidir. Rusya ile Ermenistan arasındaki ilişkiler üzerinde çalışan uzmanlar, ‘Ermenistan da aynen Gürcistan veya Moldova gibi Rusya’ya yüz çevirebilir mi?’ sorusuna Ermenistan’ın böyle bir lükse sahip olmadığı cevabını vermektedir. Ermenistan, Kafkasya bölgesinde Rusya’nın ilişkilerinin iyi olduğu neredeyse tek ülke konumundadır. Yine Ermenistan, Rus üslerinin bulunduğu ve bu üslerin tahliyesini istemediği tek ülkedir. Hatta tam tersine Ermenistan bu üslerin güçlendirilmesini talep etmektedir. Rus askerî üslerinin varlığı, neredeyse bütün komşularıyla arası kötü olan Ermenistan için güvenliğin garantisidir. Diğer taraftan Rusya’nın da Kafkasya’da bir dayanağa ihtiyacı vardır. Ermenistan’ın Atom istasyonu ve bütün elektrik sektörü başta olmak üzere bütün stratejik müesseseleri Rusya’nın elindedir. Rusya açısından Ermenistan’ın önemi azalmayacağı gibi, Ermenistan’ın da Rusya’dan uzaklaşması çok zor görülmektedir.

Rusya’nın enerji kaynaklarını bir silâh gibi

kullanması önümüzdeki dönemde Türkmenistan gibi Türki cumhuriyetlerin de dahil olduğu bölgesel

bir birlikteliği getirir mi?

Şunu dikkatlerden kaçırmamız gerekmektedir. Rusya’nın kendisine “başkaldıran cumhuriyetlere” karşı gaz konusunda uyguladığı bu baskı politikasının, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın desteği olmaksızın gerçekleştiremez. Gazprom, 2005 yılında Orta Asya gazının, Özbekistan ve Kazakistan üzerinden geçişi için, ilgili taraflarla bazı anlaşmalara imza atmıştır. Buna göre, artık hiç bir ülke, Moskova’yı devre dışı bırakarak söz konusu ülkelerden ucuz gaz satın alamayacaktır. Bütün bu hususlar, Rusya’nın en azından enerji bakımından BDT coğrafyasına tekrar hâkim olmasını sağlayacaktır. Burada bir birlik varsa da bu birliğin başında Rusya var.

Bunun yanında Rusya’ya alternatif olarak

Türkmenistan ile Trans-Hazar Doğalgaz anlaşmasını imzalaması Türkiye açısından bir

rahatlama getirir mi?

Rusya’ya alternatif olan her proje Türkiye için bir rahatlatma getirir. Ve bu sadece Rusya olduğu için değil. Herhangi bir ülkeye bağımlılık doğru değildir.

Amerika burada Rusyanın etkisinden uzak

Trans-Hazar boru hattını tercih etmez mi? Amerika’nın Türki cumhuriyetlerdeki gaz politikası

nasıldır?

Bildiğiniz gibi Amerika Ukrayna krizinde Rusya karşıtı açıklamalar yapmıştır. Zaten yukarıda da belirttiğim gibi, ABD ile Rusya arasındaki mücadelenin ki, böyle bir gizli mücadelenin olduğunu düşünüyoru. Ana sebebi BDT coğrafyası ve bu coğrafyadaki enerji kaynaklarıdır. BDT, renkli devrimleri destekleyerek Batı yanlısı liderlerin gelmesini sağlamaktadır. Böylece bu ülkeler Rusya’dan uzaklaşmakta ve ABD’nin bölgedeki enerji kaynaklarını kontrolü altına alması kolaylaşacaktır. Nitekim 2006 yılında Rusya ile Batı arasında BDT coğrafyası için verilen gizli mücadelenin artması beklenmektedir. Zira, ABD’nin 2006 yılına yönelik açıkladığı dış politikasının öncelikleri arasında eski Sovyet cumhuriyetleri yer almaktadır. Batı, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliklerini desteklerken, Özbekistan, Türkmenistan ve Beyaz Rusya’dan demokratik reformların gerçekleştirilmesini istemektedir. Moskova ise, Ukrayna, Gürcistan ve Moldova’yı bazı baskı araçlarını da kullanarak geri kazanmaya çalışacak, Azerbaycan ile Kırgızistan gibi seçim yapmayan ülkelerin kendinden yana karar almalarını isteyecek, Özbekistan ve Beyaz Rusya ile ise ilişkileri daha fazla geliştirmeye çabalayacaktır. Böylece Batı ile Rusya’nın çıkarlarının yeniden çarpışacağını söyleyebiliriz.

Rusya neden İKÖ’ye üye olmak istemektedir?

İKÖ’ye üyelik konusunda Rusya’nın isteklerinin ana sebeplerini şöyle sıralayabiliriz. Rusya içindeki ikinci en büyük nüfus İslâm nüfusudur. Tarihî geçmiş de Rusya’nın İslâm ülkeleriyle ilişkisini mecbur kılıyor. Tabiî ki ekonomik ve siyasî sebepler de vardır. Petrol bunlardan biridir. Terörizm ile ilgili ortak çalışma yapma istediği de sebeplerden biridir. Yine Rusya ülkeler arasındaki ilişkilerini bir şekilde dengede tutmak istiyor. Hem Batı’ya hem Doğu’ya yöneliyor. Rusya önem kazanan İslâm ülkeleriyle Batı arasında bir köprü görevi görmek istemektedir.

Yani Türkiye’nin rolünün çalmak istiyor...

(gülüyoruz)

Gerçekten de her iki ülke de batı ile doğu arasında bir köprü olma isteğine sahipler. Hem Rusya’nın hem de Türkiye’nin doğuda ve batıda toprakları mevcuttur. Nitekim, ne Doğu, bunları doğulu, ne de Batı, bunları batılı kabul etmektedir. Bunun yanında iki ülkenin aynı dönemde imparatorluk kurup aynı dönemde imparatorluklarının yıkılması gibi tarihî benzerlikleri de vardır. Her iki ülkede Avrasya ülkesi olmasının yanısıra, Avrasya’da liderliğe de soyunmaktadırlar. Dolayısıyla çıkarlarının çakışması normaldir.

Peki Rusya’nın İKÖ üyesi olmasına nasıl

bakılıyor?

Pakistan Rusya’nın İKÖ’ye katılmasına, Hindistan da katılmak ister diye karşı çıkmıştır ancak Türkiye’nin Rusya’dan bazı taahhütler almasıyla Türkiye Rusya’nın İKÖ’de gözlemci üyesi statüsünü almasını desteklemiştir. Kıbrıs, AB desteklemesi ve PKK terör örgütü olarak kabul edilmesi konusunda Türkiye Rusya ile anlaşmıştır.

Komünizmle uzun süre yönetilmiş bir ülke

nasıl İKÖ’ye üye olmak istiyor?

Anti demokratik tutumlar olsa da Rusya’da din özgürlüğünün son yıllarda yaşandığını görmemiz lâzım. Bu özgürlük bütün dinler için geçerlidir.

İKÖ üyesi bir Rusya’nın önünde Çeçenistan

meselesi problem oluşturmaz mı?

Rusya İKÖ ülkeleriyle sıkı bir işbirliğine gitmek isteyecek ancak İKÖ üyelerine Çeçenler eylemcilerini desteklememesi konusunda kendi politikasını kabul ettirmeye çalışacaktır. Rusya, Amerika’yla çatışan İslâm ülkelerini kendi safına çekmeye çalışıyor. Amerika Rusya’nın arka bahçesi olan ülkeleriyle ilişkileri geliştirirken, Rusya da Amerika’nın kara listeye aldığı ülkeleri desteklemektedir. İran ve Suriye de bu ülkelerin başlıcalarıdır. Nitekim uluslararası arenada bu iki ülkeye ambargo uygulanmasına karşı çıkan ülkelerin başında Rusya gelmektedir. Amerika’nın BDT politikasına misilleme olmasının yanı sıra, Rusya bu ülkelerle ekonomik ilişkilere de sahip ve bu ilişkilerini kaybetmek istememektedir.

Mavi akım isabetli karardır diyenler var sizce

öyle mi?

Türkiye, Rusya’dan iki yoldan gaz ihraç etmektedir. Türkiye, 2005 yılında yaklaşık 26 milyar metreküp civarında gaz tüketti. Bunun % 65’ini Rusya’dan aldı, yaklaşık yarısını da Batı Hattı’ndan aldı. Bir ülkeye bu kadar büyük oranda bağımlılığı doğru bulmuyorum. Her durumda alternatif bir boru hattının olması şarttır.

Rusya ilerde boru hattını kapatabilir veya gaz fiyatını Türkiye’ye karşı bir silâh olarak

kullanabilir mi?

Rusya ile Türkiye arasındaki enerji konusundaki işbirliği, uzun yıllar boyunca devam etmektedir. Günümüze kadar büyük sorunların yaşandığını söyleyemeyiz. Rusya’nın Türkiye'ye, Ukrayna’ya veya diğer eski SSCB cumhuriyetlerine davrandığı gibi davranabileceğini de düşünmüyorum. Zira, Türkiye AB’ye üyelik sürecindedir, NATO üyesidir. Rusya’nın bunu değiştirme niyeti yoktur. Dolayısıyla Rusya’nın Türkiye’ye karşı en azından herhangi bir siyasî anlaşmazlık durumunda gazı keseceğini düşünmüyorum. Ancak tabiî âfetler gibi sorunlar Rus gazının Türkiye’ye gönderilmesine engel olabilir. Bu konu tekrar tek bir kaynağa bağlı olmanın ne kadar zararlı olduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin Rusya’dan başka alternatifi var

mıdır?

Türkiye, Rusya’dan başka İran’dan gaz almaktadır. Ancak Türkiye’nin İran’dan satın aldığı gazın fiyatı da Rusya’dan alınan gazın fiyatına yakın bir fiyattır. Rusya’dan alınan fiyatın yüksek olması, İran’ın da fiyatı artırmasına sebep olmaktadır. Diğer taraftan Türkiye hem Rusya’dan, hem de İran’dan aldığı gazı bu iki ülkenin izni olmadan üçüncü ülkelere satamıyor. Bu da Türkiye açısından olumsuz bir husustur.

Türkiye’nin Rusya ve Avrupa arasında bir enerji köprüsü olma isteği projelendirilmiş ve Türkiye bunu teklif etmiştir. Peki bu ne kadar

gerçekçidir?

Rusya son yaşadığı Ukrayna kriziyle Avrupa’ya transfer ettiği enerji koridorunda alternatif projelere gidecektir. Nitekim Almanya ile imzaladığı anlaşma bu yöndedir. Rusya bunun yanında Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya açılmak istemektedir. Bunun yanında Mavi Akım projesinin Avrupa’ya kadar uzatılması söz konusudur. Türkiye’nin bu konuyu değerlendirmesi gerekiyor.

Peki Rusya alternatif geliştirdiği enerji

hatlarından birini mi seçer?

Bence Rusya ithal edeceği gazları alternatif boru hatlarına dağıtır. Sadece birini kullanmaz. Rusya Avrupa’yla ilişkileri iyi giden bir Türkiye’yi Ukrayna’ya alternatif bir geçiş yolu olarak düşünebilir.

Ukrayna’nın Avrupa’ya giden gazın vanalarını kapatmasıyla Türkiye Avrupa açısından

değer kazanmış mıdır?

Aslında evet. Türkiye Batı için önemli bir ülke olmuştur. Ukrayna’nın Avrupa ve Rusya politikası arasında gidip gelmesi AB’yi tedirgin ettiği için Türkiye’yi diğer ülkelere göre daha güvenilir kılmaktadır. Bunun için Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerinden bir enerji koridoru için Rusya ile anlaşma yapması muhtemeldir...

Avrupa, Rusya’ya alternatif olarak Orta Doğu gazının Türkiye üzerinden AB’ye transferine

nasıl bakar?

Ortadoğu’nun kaotik yapısı bu ilişkilere geçit vermiyor diye düşünüyorum. İran’ın nükleer enerji elde etmek için yaptığı çalışmaların tartışma meydana getirdiği bir ortamda bu pek mümkün görünmüyor. Avrupa’nın Rusya’ya bağımlılığı da bundan kaynaklanıyor...

–Son–

Hasan Hüseyin KEMAL

23.01.2006

http://www.yeniasya.com.tr/2006/01/23/roportaj/default.htm

 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page