...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Davutoğlu Faktörü

March 7 2006 at 1:17 AM
No score for this post

By Ahmet Taşgetiren  (Login perspektif)
Forum Owner

 

 
Davutoğlu Faktörü
20/02/2006 - 03:54

Ahmet Taşgetiren
Bana göre Davutoğlu'nun danışmanlığı, Ak Parti Hükümetinin "Türkiye Yararına" yaptığı en iyi işlerden biridir. Ben şahsen, onun orada bulunuyor oluşunu, belirleyicilikteki sınırlılığına ve daha ötede her şeye rağmen içimi rahatlatan bir vakıa olarak değerlendiriyorum.
Ak Parti iktidarında Türk dış politikası nasıl belirlenecek?
Bu soru, herhalde, Ak Parti iktidarı ile ilgili soruların en can alıcısı olmalıydı.
Bu soru, bu kadronun Türkiye'yi alıp nereye götüreceği ile ilgiliydi.
Bir rivayete göre RP iktidarının başını D-8 tasarımı yemişti. Amerika RP'yi Türkiye'nin dünyadaki yerini değiştirmek istediği için düşman bellemiş ve tüm ağırlığını o iktidarın sona erdirilmesinden yana koymuştu.

RP ikliminde yetişmiş ama "değişim" söylemiyle gelmiş bir kadronun dış politikası nasıl olacaktı?

Tayyip Erdoğan yola Washington gezisi ile çıkmıştı, AB duraklarında dolaşmıştı, İsrail'le iyi ilişkileri öngörüyordu ama... Acaba yüreklerinin derinliklerinde gene de bir başka heves olabilir miydi?

Bu noktada Amerika'nın Avrupa'nın, İsrail'in karar merkezleri tartışıp durdu. Belki de, "Bunlarda o eski damar kopmaz" yargısı hiç değişmedi. O yüzden de, "Bunları korkutmak, susta durdurmak, sürekli tehdit etmek ve 'eski hallere dönerseniz...' yollu bir Demokles kılıcını başları üzerinde tutmak gerekir" diye düşündüler.
Tabii, Ak Parti iktidarı, bu dünya güçlerinin nabzını önemsemekle birlikte, bütün politikasını bu yapıya angaje edemezdi. Türkiye bir Ortadoğu ve İslam ülkesiydi, burada yaşıyordu ve burada olan biten, onu en hayati biçimde ilgilendiriyordu.
Bir başka şey daha:

Ortadoğu'da olan biten şeylerde, bütün "köprü olma" iddialarına rağmen, Türkiye'nin çıkarları ile ABD'nin, Avrupa'nın ve İsrail'in çıkarlarının üstüste oturduğu söylenemezdi, aksine, zaman zaman (belki çok zaman) birbiri ile çatışması söz konusu idi.

Hele Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOKAP) gibi operasyonlar içinde ne ile ne kadar bütünleşebilirdiniz?

Ancak farkları, dostlukları, düşmanlıkları, komşulukları, kültür beraberliklerini, ayrılıklarını, hesapları - kitapları.... süzmek ve bunun içinden "Türkiye'nin çıkarı"nı çıkarmak, bu, başlı başına bir duyarlılık gerektiriyordu.

Amerika Türkiye'den gönüllü teslimiyet isteyebilirdi.
Avrupa Birliği, Türkiye'nin AB'ye girme arzusunu bir teslimiyete dönüştürmek isteyebilirdi.
Ve İsrail, Amerika'daki etkisini, Türkiye'nin bölge politikalarını yamultmak için kullanabilirdi.
Bu konuda daha pek çok şey söylenebilir ki, bunlar, Ak Parti açısından dış politikayı, iç politikadan çok daha duyarlı hale getiriyor, hatta bir noktada -meşruiyyet tartışmaları sebebiyle- dış politikayı, iç politikanın belirleyicisi durumuna sokuyordu.
***
Dışişleri Bakanlığı Türkiye'de öteden beri özel bir dünya gibi tasavvur edilirdi.
Ak Parti dünyası ile ilişkileri çok da sıcak olmayan bir özel dünya...
Hatta belki de, kimi çevreler, Dışişleri camiasını, Ak Parti'nin politikalarını frenleyecek bir misyon içinde görmekteydiler. Ak Parti tek başına iktidar olmuştu ve bu dünyaya kendi duyarlılıklarını taşıyabilecek miydi, can alıcı soru bu idi.
***

İşte Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu faktörü burada özel bir önem kazandı.

Benim daha önceki yazılarımda "Devlet adamlarının başucu kitabı olması"nı dilediğim "Stratejik Derinlik Türkiye'nin Uluslararası Konumu" isimli bir eserin sahibi idi.

Stratejik Derinlik kitabını okursanız görürsünüz:

O, Türkiye sevdalısı bir adamdı.
Gençti.
Siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, tarih, medeniyet tarihi, sosyoloji birikimi vardı.
Analiz yeteneği, sentez yeteneği vardı. Bu özellikleriyle;
Reel politikayı da bilirdi, bir toplumun idealleri olması gerektiğinin de farkındaydı.
Diplomasinin sahip olunan güçle alakası bulunduğu gerçeğini ihmal etmezdi. Yani diplomasinin arkasına koyacağınız güç kadar belirleyici olabileceğinizi bilen bir insandı.
Türkiye'nin imkanlarını ve zorluklarını okumaktaydı.
Gelecek yılların projeksiyonları içinde, Türkiye'nin çok daha güçlü bir devlet haline gelebilmesinin şartları üzerinde kafa yormuştu.

Evet, hayatında İslam'ın derin belirleyiciliği de vardı. Babası Mehmet amcayı tanırım; pirüpak bir insandı (Allah rahmet etsin) ve Ahmet Davutoğlu işte o Mehmet Amcanın tertemiz Anadolu çocuğu idi.

Bu niteliğiyle, Türkiye'nin ve İslam dünyasının kayıp yıllarının muhasebesini yapmaktaydı.
İslam dünyasının zaaflarının, bu coğrafyadaki her ülkeyi nasıl etkilediğinin bilincindeydi.
Maceralara açılmayacak kadar ayağı yere basan bir akıl insanı idi.
Osmanlı - Türkiye Cumhuriyeti ekseninin nasıl evrildiğinin değerlendirmesini yapmıştı.
Düşüncelerini çok farklı platformlarda dile getirmiş, bir tür test edilmesine fırsat vermişti.
Mesela, Harb Akademileri Komutanlığı'nda özel sunumlara davet edilmiş, düşüncelerini kurmaylar önünde eleştiriye açmıştı.

Ahmet Davutoğlu'nun "Türkiye sevdası"ndan kimsenin şüphesi olmamalıydı.

Eveeet...

Bütün bunlardan sonra, gelelim Ahmet Davutoğlu'nun manşetlere çıkarılıp nokta hedef haline getirilmesine...

Hürriyet gazetesi bunu bir süredir yapıyor.
Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni, onu, kimi zaman sanki esrarengiz bir komplocuyu ifşa ediyormuş gibi imalarla, kimi zaman açıktan hedef yapıyor.

Ona dün, eski Hürriyetçi Fatih Altaylı da katılmış bulunuyor.

Bu saldırılar, genellikle Türk dış politikası ile Amerika - İsrail ekseni arasında açı farkı doğduğu dönemlerde ortaya çıkıyor.
Belli ki bu dönemler, Türkiye'nin ABD - İsrail ekseninden bağımsız inisiyatifler alındığı dönemler...
Hamas kadrosunun Türkiye'ye gelişinde de aynı olgu yaşandı.
Acaba bu oyunu kim oynadı???
Hangi oyun?
Neden oyun?
Kim için oyun?

ABD'ye sormadan, AB'ye sormadan ve hele İsrail'e sormadan, bütün bu dünyanın üzerine "terörist" damgası vurduğu bir gruba meşruiyyet vermek ve Türkiye'ye davet etmek... İşte bu, olmamalıydı.

Niye? Çünkü bundan Amerika hoşlanmazdı, Avrupa hoşlanmazdı, en önemlisi İsrail hoşlanmazdı. Ya sonra, 24 Nisan'da Amerika'daki Yahudi lobisi Ermenilerle işbirliği yapar da, bilmem ne yaparlarsa... Halimiz dumandı.
Bu işin arkasında hep o vardı!!!
O! Yani Davutoğlu...
Türkiye'yi macereya sürükleyen adam o idi!

Ve "Filistin Elçisi davetin mimarına teşekkür yemeği vermekteydi"

Bakın şu işe! Ödül sıcağı sıcağına gelmişti.

Evet, bunlar Davutoğlu'na yönelik nokta atışlardı.

Davutoğlu, bir merkezden gelen operasyonla ayıklanmak isteniyordu.

Hamas ekibinin ziyareti iyi organize edildi mi, ziyareti sahiplenme konusunda yaşanan kafa karışıklığı, Amarika - İsrail - AB arasında sıkışma tedirginliği.... bunlar yaşanmalı mı idi, bu tartışılabilir.
Ama, şurada burnunun ucunda, dün yaşanmış bir seçimin ürettiği sonuçlar, Hamas gerçeği, Filistin - İsrail gerilimi, bunun tüm bölgeye muhtemel yansımaları vs... bütün bunların Türkiye'yi ilgilendirmediği, bunun sonuçlarından Türkiye'nin etkilenmeyeceğini söylemek herhalde abes olacaktır.
Öyleyse...
Neden bu şamata?
Bu şamata, Türkiye'nin - Ak Parti iktidarının- kökten gelen genlerle Filistin yanında yer almasının önlenmesi ve Amerika - İsrail ekseninde rol üstlenmeye zorlanması için...

Ve Türkiye'nin atağını Ahmet Davutoğlu'nun "kişisel duyarlılığı"na indirgeyerek, onu da "İslamcı hüviyet"le vurarak işi bitirmek...

Diyorum ki, bunu ABD - İsrail eksenindeki medya, düşünce kuruluşu vs. yapabilir?

Hürriyet'e ne oluyor, Sabah'ın yeni Genel Yayın Müdürüne ne oluyor?

Hükümet içinde bir kaynak, "Hamas kadrosu Ankara'da söylediklerini Rusya'da söyleseydi Putin Hamas'ı yumuşattı" diye yorumlanırdı" demiş. İş bizde olunca böyle oluyorsa bu, Ak Parti hükümetine yönelik sonu bir türlü gelmeyen kuşatmanın gereği oluyor.

Bana göre Davutoğlu'nun danışmanlığı, Ak Parti hükümetinin "Türkiye yararına" yaptığı en iyi işlerden biridir. Ben şahsen, onun orada bulunuyor oluşunu, belirleyicilikteki sınırlılığına ve daha ötede her şeye rağmen içimi rahatlatan bir vakıa olarak değerlendiriyorum.

http://www.dunyabulteni.net/yazi_detay.php?id=467&yazar=137

 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page