...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Kıbrıs hamlesi ve demokrasimiz

December 13 2006 at 2:15 AM
No score for this post

By MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE  (Login perspektif)
Forum Owner

 

Kıbrıs hamlesi ve demokrasimiz
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
12/12/2006


Tamirci, arabasını tamire getiren cerraha soruyor: "Aslında benzer işleri yapıyoruz; ama siz neden daha çok kazanıyorsunuz?" Cerrahın cevabı ikna edici: "Arabayı çalışırken tamir etmeyi denersen, aradaki farkı anlarsın."

Siyaset üzerine konuşmak ile siyaset yapmak arasında da böyle bir fark var. Siyasetçi, kucağında bulduğu sorunu çözmekle görevli. Dipdiri, canlı bir sorun ortada dolaşıyor; teşhisi koymak ve neşteri doğru yere atmak zorunda. Çözemese bile, mutlaka müdahil olmak, harekete geçmek durumunda. Zamanla yarışmak, zamanlamayı doğru yapmak gerekiyor. Bazen zamanında verilmiş yanlış karar; zamanında verilememiş doğru bir karardan daha fazla işe yarayabilir; zira, hiç olmazsa bir karar vermiş ve eyleme geçmiş olmak bile büyük anlamlar taşıyabilir.

Hükümetin Kıbrıs hamlesi, doğruluğu veya yanlışlığından önce zamanlaması ile tartışılmalı. Hamle, taktik bir hamle. 14 Aralık'ta açıklanacak AB'nin nihaî raporunu hedefliyor. AB'den gelen "limanları açın" baskısına karşı hükümet, bir veya iki limanı Rumlara açmayı, karşılığında da Magosa Limanı ile Ercan Havaalanı üzerindeki izalosyonun kaldırılmasını talep etti. Hamlenin, sonuca endeksli stratejik bir hamle olmadığı, Türkiye üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedeflediği anlaşılıyor. Başarılı mı? İlk intiba, kapatılacak sekiz faslın hiç olmazsa artmayacağının anlaşılması hamlenin doğru olduğunu gösteriyor. Nihaî değerlendirmeyi 14 Aralık'ta yapmak daha doğru. Annan Planı, Ada'da iki tarafça oylanırken ayağa kalkanlar, ortaya çıkan sonucu hatırlamalı.

Hükümetin inisiyatifinde gelişen bu diplomatik hamleden, devletin zirvesini karşı karşıya getiren bir devlet sorunu çıktı. Genelkurmay Başkanı'nın: "Bize sorulsaydı, cevabımız hükümetin yaptığının tam tersi olurdu." sözü ile, Cumhurbaşkanı'nın kendisine bilgi verilmediğini ısrarla tekrarlaması, tartışmanın aynı devletin fonksiyonel işbölümü yapan kurumları arasında değil, farklı devletler arasında geçtiği izlenimi uyandırıyor. Genel kanının aksine "devletin zirvesinde kavga" görüntüsü bir zaafa değil, üstünlüğe de yol açabilir. Üstünlük, siyasetin ve demokrasinin faziletinden kaynaklanıyor. Türkiye, Yunan lobisinin AB üyelerini yakın markajı ile köşeye sıkıştırılıyor. Böyle bir ulusal çıkar kavgasını bir askerî yönetimin eliyle verseydik ne olurdu? Ya evet ya da hayır diyecektiniz. Masaya oturduğunuz zaman yetkili ve sorumlu olarak nihaî kararı verecektiniz. Muhayyel bir tarih hakemliği dışında, hesap vereceğiniz kimse yok. Halkın oyu ile iktidara gelmiş olan hükümet, kuşatmayı yarmak için hamle yapıyor. Kendisini iktidara getiren halka hesap vermek zorunda. Karşı tarafın kendisi de aynı mercie hesap verdiği için, bunun anlamını çok iyi biliyor. Türkiye demokrasisini geliştirerek AB'nin kapısından girecek. Genelkurmay ayağa kalktığı zaman, Türkiye'nin demokrasisi ile Yunan tezgâhı olan bir diplomatik sorun arasında seçim yapmak zorunda olan bir AB çıkıyor karşımıza. Türkiye masaya kendi demokrasisini sürüyor. Kıbrıs sorunu yüzünden zayıflayan, kan kaybeden bir demokrasi. Sorumlu kim? AB değil mi? Diplomatik entrikalarla, Yunan çıkarlarına teslim olarak Türkiye'nin demokrasisine darbeler vuran bir AB, aynada kendisini nasıl görecek?

Araba çalışıyor, hatta yoluna devam ediyor ve siz parça değiştiriyorsunuz.

Rasyonel bir siyasetin, ulusal çıkarları koruma yeteneği olan bir diplomasinin vücut bulacağı, demokratik siyaset dışında bir alternatif yok.

Türkiye, devlet iktidarı içine yerleşmiş korkular yüzünden yönetilemeyen bir ülkeye dönüştü. Halkın oyuyla iktidara gelenleri etkisiz ve yetkisiz bırakmak, devleti korumanın çaresi olarak görüldü. Son 46 yıl zarfında, 8 yıllık ANAP dönemi dışında, iktidar olabilen hükümet çıkmadı. AK Parti hükümeti de, uzun yılların sonunda gelmiş bir tek parti yönetimi olarak kurumsal sınırları zorluyor. Türkiye, sadece halka hesap verebilen hükümetlerle kazanıyor.

Hükümetin Kıbrıs hamlesi, AB bünyesinde ve Türkiye içinde yol açacağı karşılıklar inceden inceye hesaplanmış başarılı bir taktik hamle gibi görünüyor. Bu hamle tek başına, demokrasimizin en önemli stratejik üstünlüğümüz olduğunu gösteriyor.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=470156


 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2010 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page