...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

Okullardaki Şiddet Vakaları

January 25 2007 at 1:47 AM
No score for this post

By Atilla Yusuf Alan  (Login perspektif)
Forum Owner

 

Okullardaki Şiddet Vakaları

 

http://people.a2000.nl/aalan/yeni/siddet.html

 

Okullardaki eğitim, ailevi terbiye ve arkadaş çevresindeki faziletlerle takviye edilmediği an, çocukların ve gençlerin dostları çete üyeleri, barınakları da ıslah evleri veya hapishaneler olur.

 

Bugün ABD'de, okullara hergün yaklaşık 200 bin silahın getirildiği tahmin edilmektedir. Her yarım saatte bir öğrencinin vurularak öldürülmesi ise bu tahmini destekleyen ibretli bir gerçektir. Diğer ülkelerde de benzer problemler mevcuttur. Peki eğitim yuvalarının büyük bir kısmının savaş alanı haline gelmesini pedagog ve sosyologlar nasıl yorumlamaktadır?

 

Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'nde eğitim profesörü olan Alex Molnar ve aile terapisti Barbara Lindquist'e (1995: 50) göre bu "şeytan tüyü", şu sebeplerden kaynaklanmaktadır:

 

1. Sefalet: Sanayileşmiş ülkeler arasında en yüksek çocuk sefaleti nizbeti ABD'dedir.

 

2. Aile ortamından kopukluk: Uyuşturucu bağımlısı ve tacize temayüllü ebeveynleriyle geçinemeyen çocuklar, çareyi çetelere sığınmakta bulmaktadırlar.

 

3. Çocuklara yapılan tacizler: İstatistiklere göre, çocuk katilleri ve mütecavizlerin çoğu kendi anne ve babalarıdır.

 

4. ªiddet ihtiva eden kültür: Medyadan siyasete kadar toplumu şekillendiren bütün unsurlar, gerilim ve şiddete prim vermektedir.

 

5. Materyalist kültür: Haktan ziyade güç, faziletten ziyade menfaat ve benliğin ağır bastığı bir kültürde insanların ruh sağlıklarının bozulmaması mümkün değildir.

 

6. Baskı ve olumsuz rekabet: Anne ve babalar çocukları için yaptıkları şeylerin karşılığını istemektedir. Bu baskı altında yetişen çocuklar da hayatı hep cidal olarak görmekte, hırstan ve olumsuz rekabetten kurtulamamakta ve çoğu zaman yaşadıkları ümitsizliklerle antisosyal davranışlar sergilemektedir.

 

Mermilerin uçuştuğu

Kardeşlerimin öldürüldüğü

Caddelerde ve kırlarda

Koşup saklanalım

 

ABD'de yaşayan çıcukların dillerinde artık bu şarkılar da vardır. Şiddet ortamında yetişen çocuklar, geleceğe ümütle bakmak yerine, arkalarını kollamak zorundadır. Bunlar psikolojik yetimler, şiddet ve isyanın yavrularıdır. Kendilerini beslemeyen eli ısırmaktadırlar (Brendtro ve Long, 1995: 52).

 

David Levy ve Luretta Bender'in tespitlerine göre, sağlıklı bir karakter gelişiminin gerçekleşmediği yetimhanelerde sevgiden mahrum kalmış, şefkate susamış kişilikler ortaya çıkmakta ve değerler benliklere mal edilememektedir. Antisosyal davramışların en önemli sebeplerinden biri de budur. Günümüzde, belki yetimhaneler tarihe karışmıştır, ancak yetişkinlerden kopuk bir çocuk ordusu vardır. Boşanma, taciz, sefalet, uyuşturucu gibi sebepler yüzünden tam bir keşmekeş ortamında yaşayan yetişkinler, çocuklarına gereken şefkati gösterememekte, onlara yeteri kadar vakit ayıramamakta ve sağlıklı bir karaktere sahip olabilmeleri için onlara yardım edememektedirler. Ailelerin bu ihmalini telafi etmek için okullar yetersiz kalmakta, hapishaneler bu vazifeyi görmeye çalışmaktadır.

 

 

Şiddet Vakalarına Karşı Ne Tür Tedbirler Alınıyor?

ABD'deki çoğu eyalet, okullardaki şiddet hadiselerini önlemek için özel projeler geliştirmiştir. Mesela Chicago'da 120'den fazla polis okullarla illgilenmektedir. Ayrıca gönüllü velilerden oluşan bir grup da okullarda nöbetçilik yapmaktadır. Bu okullarda alınan diğer tedbirle ise şu şekildedir:

1. Koridorlar ve yemekhanede 24 saat aktif güvenlik kameraları (Bu kameralar sayesinde çete kavgalarının sayısında önemli bir düşüş olmuştur).

 

2. Dürüstlük, fedakarlık gibi değerlerin ve ulvi kavramların müzakere edildiği karakter eğitimi programları.

 

3. Akranlarla yapılan müzakereler (aynı yaşlardaki öğrenciler, aralarındaki ihtilafları diyalog kurarak gidermeye çalışmaktadır).

 

4. Küçük problemleri büyümeden çözmek için hazırlanan "öğrenim merkezleri".

 

5. Erkek öğrencilerin terbiyesi için erkek öğretmenler ve polis memurlarından oluşan özel kurs grupları. (Muhtemelen kızlara nazaran şiddete daha çok eğilimde oldukları için).

 

6. Çocukların haysiyet sahibi olmaları, geçmişleri ve kültürleriyle iftihar etmeleri ve başkalarına saygılı olmaları için düzenlenen faaliyetler.

 

7. Çocukları disipline alıştırmak için alınan tedbirler (giyim, temizlik ve tertibe dikkat etmek vs.)

 

8. Bıçak ve tabanca gibi silahlara karşı metal dedektörler.

 

Peki bu tedbirler ne kadar tesirli olmaktadır? Websteri'in (1993) yaptığı bir araştırmaya göre, bu programların çoğu, uzun vadeli çözümler getirmekten uzaktır. Sadece okul yetkilileri ve politikacılar için siyasi bir perde fonksiyonları vardır.

 

Bu programların gerçekçi olmamasının bir sebebi de dayanışma ve işbirliği içinde bir tahsil hayatından ziyade, rekabetçi ve ferdi öğrenimi vurgulamasıdır. Halbuki tesanüdün ecnebisi olan öğrenciler, okul arkadaşlarına da yabancılaşırlar. Şiddetin önemli bir kaynağı da bu tür bir yabancılaşmadır. Bu yüzden münazara türü çalışmalara yeni bir çehre kazandırılmalıdır. Muhalif fikirleri savunan taraflar, sentez ve uzlaşmanın da yollarını aramalı, hakkın hatırı için nefsin hatırını kırmasını öğrenmelidirler. Müşterek öğrenim başarıyı ve motivasyonu artırır, kritikler yaparak düşünmeyi ve farklı perspektiflerden yaklaşımlar yapmayı geliştirir. Bu tür istidatları gelişen öğrenciler, ihtilaflarka yüzyüze geldikleri zaman, siyah-beyaz mantığını kullanmak, yani "ben haklıyım, sen haksızsın" demek yerine, muhatabı anlamak, müsamaha ve mutabakat yolunu tercih ederler.

 

Tabii bu tür faziletlerin kalıcı olmsı hiç de kolay değildir. ABD'de sigara içilmesini azaltmak için 30 yıl, içkili araba kullanımına bir çözüm bulmak için ise 20 yıl çalışılmıştır. Okullardaki disiplini sağlamak için dokuz eyaletin dayağa izin vermesi, bu konuda ellerinden gelen herşeyi yapmakta olduklarının bir alemetidir (Dill ve Haberman, 1995: 69).

 

Aslında dayak, metal dedektörler, kameralar ve kuru bilgiler taassubu, ırkçılığı, nefreti, suçu ve şiddeti önleyemez. Zeka, teknoloji ve servet de yetersizdir. Hırs, bencillik ve anarşinin önüne, ancak ulvi hisleri inkişaf ettirerek, fazilet üzerinde tahşidat yapılar geçilebilir. Okulları kale haline geirmek çözüm değidir. Öğretmenler, idareciler, veliler, müstahdemler ve diğer personel birer fazilet timsali olursa, öğrenciler de benimseyecek modeller bulmuş olurlar. Talebeler hayatlarında hiç görmedikleri faziletleri temsil edemezler.

 

Her öğrencinin alakaya ihtiyacı vardır. Sadece "iyi" öğrenciler değil, mesele çıkaranlar da dinlenilmelidir. Boşvermek kolaydır. Defterden silmek kolaydır. Hayat ucuz olduğu zaman vurdumduymazlık kolaydır. Cezalandırmak da zor değildir. Güz olan bir şey varsa o da imandan kaynaklanan bir ümit ve şevkle ruhi terbiyede sabır ve sebat göstermektir. Duvarlar değil, köprüler inşa etmektir (Curwin, 1995: 75).

 

 

Kaynaklar:

Brendtro, L. ve N. Long (1995). "Breaking the Cycly of Conflict", Educational Leadership. February.

Curwin, R. L. (1995). "A Humane Approach to Reducing Violence in Schools", Educational Leadership. February.

 

Dill, V. S. ve M. Haberman (1995). "Building a Gentler School", Educational Leadership. February.

 

Karen, R. (1994). Becoming Attached. New York: Warner Books.

 

Lindquist, B. (1995) "Children Learn What They Live", Educational Leadership. February.

 

Webster, D. (1993). "The Unconvincing Case for School-Based Conflict Resolution Programs for Adolescents", Health Affairs 12, 4: 126:140.

http://www.egitim.aku.edu.tr/ayalan7.doc


 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page