...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

OKULLARDA ŞİDDET NEDEN TIRMANIYOR?

January 25 2007 at 2:12 AM
No score for this post

By TV8  (Login perspektif)
Forum Owner

 
OKULLARDA ŞİDDET NEDEN TIRMANIYOR?

       Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, son 3-4 aydır 15-17 yaş arasında genellikle ''çeteleşme ve uyuşturucunun'' öne çıktığı liseli suçlarında bir tırmanış olduğunun görüldüğünü belirterek, ''Lise dönemi, 3 bölüme ayrılan ergenliğin ikinci ve en ağır dönemidir'' dedi.

     

     Verimli, okullardaki şiddet olaylarının tırmanmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, şiddetin, en genel tanımıyla ani, patlayan, dehşet uyandıran, beklenmeyen ve hukuksal yaptırımları olan bir davranış olduğunu, dayak, işkence, yaralama, öldürme, darp, taciz, küfür, kötü söz, aşağılama gibi her türlü davranışın şiddet olduğunu söyledi.

     Son 3-4 aydır 15-17 yaş dönemi arasını kapsayan lise öğrencileri arasında, özellikle çeteleşme ve uyuşturucunun öne çıktığı liseli suçlarında bir tırmanış olduğunun görüldüğüne işaret eden Verimli, bunlar arasında özellikle grup kavgaları ve yaralamaların dikkati çektiğini söyledi.

     -''RİSK ALMA DAVRANIŞI''-

     Verimli, ergenlik dönemiyle ilgili şu bilgileri verdi:

     ''Lise dönemi, 3 bölüme ayrılan ergenliğin ikinci ve en ağır dönemidir. Bu dönem, salgılanan hormonlar nedeniyle gençlerin daha gergin, daha tutarsız, daha dürtüsel ve risk almaya daha yatkın oldukları bir dönem. Ergenliğin en sıkıntılı yaşandığı, komplekslerin en ağır yaşandığı ve içsel çatışma oluşturdukları dönem. Aynı zamanda yaptığımız araştırmalar bu dönemin tüm madde kullanımının yüzde 40'ının başladığı dönem olduğunu da gösteriyor. 2005 yılının verilerine göre, 14-25 yaş arası gençlerde madde kullanım oranı yüzde 12'dir. Burada en çok dikkati çekmek istediğim ise risk alma davranışının en çok yaşandığı dönem olması. Risk almak, sonunun ne olacağını bilmediğin bir şeye 'evet' demektir. Kaybedecek bir şeyi olmayanlar daha sık risk alırlar. Yani şiddete meyilli ya da bizzat şiddete adı karışmış gençlerin bu dönemde kaybedecek fazla şeyleri olmadığını söyleyebiliriz. Yani gelecekleri, aileleri, yaşamları onların gözünde değersizleşmiştir. Onları kaybetmeyi göze alarak riske 'evet' derler. Burada karmaşık bir altyapı vardır ve çıplak gözle görmek çok zordur. Genellikle bu dönem ağır depresyon ve anksiyeteli bozukluklarla paralel sürmektedir.''

     -''DİZİLERİN GENÇLERİ ŞİDDETE YÖNELTTİĞİ ANLAMINA GELMEZ''-

     Verimli, anksiyeteli bozukluklar, depresyon, madde kullanımı ve 2. dönem ergenliğin yapısının 16'lı yaşlardaki bir genci çok ağır bir bunalıma ve baskıya maruz bıraktığını, bu baskıyı atlatmak maksadıyla ani, patlayan ve acı veren davranışlara yönelttiğinin açık olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

     ''Genç, içindeki dayanılmaz çatışmayı bu şekilde ifade etmektedir. Bu ifade edişte görülen davranış kalıpları, bir televizyon dizisini çağrıştırabilir. Ama bu, o dizinin gençleri şiddete yönelttiği anlamına gelmez. Dizide izlenen davranış kalıbı ve söylemler taklit edilebilir. Ama gencin ilk etapta kişilik bozukluklarının, madde kullanımının ya da doğuştan gelen dikkat eksikliği ve hiperaktivitesinin, öğrenme bozukluklarının, depresyonunun, takıntı ve korkularının önüne geçilebilseydi, ikinci etap zaten yaşanmayacaktı. Kendini ya bir çetenin içinde, ya da bireysel anlamda şiddet davranışının içinde olan biri haline getirmeyecekti.''

     Verimli, burada ailenin tutumu ve eğitimsizliği, Türk eğitim sistemi, ülkenin ekonomik yetersizliği ve gençler için oluşturulması gereken sanat ve spor merkezlerinin azlığı, medyada şiddet içerikli yayınlar yapılmasının tabii ki olayın bir boyutunu oluşturduğunu, ancak liselilerin şiddete bulaşmasının daha kompleks ve daha derin bir konu olduğunu vurgulayarak, şu öneride bulundu:

     ''Önerim; ilkokul birinci sınıftan başlayarak sürekli hale getirilecek olan ruh sağlığı taramalarıdır. Psikolojik görüşmeler ve seminerler devamlılık arz etmelidir. Daha 7 yaşından başlayarak yapılacak kişilik eğitimi ile 17 yaşın temeli atılır. Bu kişilik eğitimleri ile daha çok küçükken empati kurmayı ve bir başkasının yerine kendilerini koymayı öğrenirler. Bu da bir başka kişiye acı vermemeyi öğretir. Ben, ortalama eğitim seviyesi erkeklerde 4, kadınlarda 2 yıl olan halkımızdan çocukları için hiçbir şey beklemiyorum. Görev; sağlam bir ruh sağlığı politikasının ve uygulayıcılarınındır. Ücretsiz ve sürekli uygulamalar gerekmektedir. Geçici çözümlerle politika yapılmaz. Gençlere risk ve şiddet karşısında 'hayır' diyebilecekleri ortamı ve altyapıyı sağlamak şarttır.''

Kaynak: tv8

http://www.tv8.com.tr/scripts/news/detail.asp?NewsID=58931&page=detail&type=news

 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2010 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page