...:::FOR YOUR SUGGESTIONS "epostaadresi@yahoo.com" MUSTAFA ÖZKAYA:::...
 

 RETURN TO MAINPAGE / ANASAYFAYA DÖN  

28 Şubat ve 'postmodern'in açılımı

February 28 2007 at 4:47 AM
No score for this post

By NİHAL B. KARACA  (Login perspektif)
Forum Owner

 

28 Şubat ve 'postmodern'in açılımı
NİHAL B. KARACA
28/02/2007


Bugün 28 Şubat, neşe dolmuyor insan. Çünkü hatırlıyorsun, aradan geçen zaman geçmiş diye, mutlak butlanla zail olmuyor yaşananlar. Hatırlıyorsun, göç yolları ülkemizin hava sahasından geçen yaban kazlarının sırtındaki kenenin bile İslamcılardan bilinir olduğu o günleri.

Hatırlıyorsun çünkü Fadime Şahin'i. Çatal ille de sol elde olmalı diye tutturan ve insana gönül rahatlığı ile yemek bile yedirmeyen 'modern müktesebatın' sinsi sinsi geri çekilip, kızlarının namusunu her şeyden çok önemseyen bir hassasiyetin ferah feza kaşınabildiğini... 'Yetişkin insan, tercih yapabilen ve tercihlerindeki sorumluluğu üstlenebilendir' şeklindeki liberal teorilerin de, 'bir kadının kendi rızasıyla ilişkiye girmesi neden kandırılmak ya da kullanılmak olsun?' şeklindeki modern ön kabullerin de 'her nasılsa' kayıplara karıştığını. Bir darbe planlanırken her türden duyarlılığın, 'milli, manevi, ailevi ve hatta Türk kadınının mümtaz ve kutsal konumuna ilişkin duygusal yatırımların bile' sömürüldüğünü, sömürebileceğini... Hakeza 'Aydınlık için bir dakika karanlık' eylemine çanak, tencere ve tava tutanların bir projenin nesnesi haline getirilişini. Susurluk kazasıyla ortaya çıkan 'temiz siyaset' kampanyasının bir noktada kırılıp koalisyonun 'İslamcı' kanadına dönük yoğun bir nefrete dönüştürülmesini. Hatırlıyorsun, anlaşılabilir bir kitle psikolojisinin psikolojik harp teknikleri ile başka bir niyete evrilişini... Mantık dışılığın zaferini. Fadime Şahin, Müslüm Gündüz, Susurluk ve 1 Dk. Karanlık lütfen kampanyasının ortak bileşenini...

Duygusal yatırımları sömürmek ya da toplumsal tepkilerin mecraını değiştirmek, onları ele gelir, işe yarar pozisyonlara tahvil etmek, tam da 28 Şubat'ın niteleyeni olarak kodlanmış 'postmodern' ekine yaraşan şeylerdi.

Bir başka postmodern durum da darbenin mağduru olan mütedeyyin kesimin içinden gelen darbeye anlam atfetme çabasıydı. Demokratik ufkumuz genişlemiş, eskiden katledilmesi gerektiğini düşündüğümüz (!) kimselerle el sıkışır olmuştuk bu 'darbe ' sayesinde. Yalan değil, '28 Şubat'tan çok şey öğrendiğimiz doğruydu, fakat 'hikmetler' faslında değil 'ayın karanlık yüzü' bâbında ele alınması gereken şeylerdi bunlar.

Demokrasinin 'demokrasi' adına intihar etmeye zorlanabileceğini öğrendik 28 Şubat sayesinde. İçinden 'İslam' geçen trenlerin hiçbir gerekçe gösterilmeden durdurabileceğini, her türden tahmil ve tahliyeye maruz bırakılabileceklerini öğrendik. İnsan ömrünün 'aktarmalı' bir yolculuk için fazla kısa olduğunu, bundan sonra üzerinde çeşitli nedenlerle mutabık kalınmış 'AB' logosu taşıyan trenlere bilet almamız gerektiğini öğrendik. Batı tipi modernleşme ile bir sorunumuz olduğunu uykuya yatırmayı öğrendik. Mütedeyyin bir aileden gelenler, 'beynin yıkanmış' şeklindeki modern-ithama maruz kalmamak için liberal yalanlar uydurmaları gerektiğini öğrendi, kişisel tarihini bir 'özgür seçimler ve marjinallikler tarihi' olarak yeniden yazıp Müslümanlığını 'marjinal ama zararsız bir seçim' kategorisine uygun olarak yeniden kodlamayı. Sözümüzün geçmesi için mutlak surette zengin olmak gerektiğini ve bu nedenle 'serbest girişim' ile ilgili özgürlük talebini 'başörtüsünün özgür olması' talebinden daha yüksek sesle dillendirmeyi öğrendik. Müslümanlığımızın süregiden seküler yaşam sistemi içinde bazı şeylere 'itiraz etme' yükümlülüğü getirdiğini unutmayı öğrendik; Müslüman isek ve hele bir de başörtülüysek ya da eşimiz filan başörtülüyse, hep özgürlükten bahsetmek gerektiğini, liberal hurafelere 'sonuna kadar' teslim olmamız gerektiğini öğrendik. Meşruiyet prangasıyla eğilen boynumuza, neye benzediğini unutmaya başladığımız bir 'demokrasi açlığı' ile guruldayan midemiz eşlik etti, seslere kulak tıkamayı öğrendik.

İlköğretim sekiz yıla çıkarılırken yetişkinler olarak hepimiz 28 Şubat'ın rahle-i tedrisinden geçmiş olduk. Akla ziyan, bünyeye zarar bir tedrisat.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=506566


 
Scoring_Disabled_MsgRespond to this message   
Find more forums on MediaCreate your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2009 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  
Zargan İngilizce Sözlük
...:::::::::::::::[ P E R S P E C T I V E P O L I T I C S F O R U M ]:::::::::::::::... Locations of visitors to this page