Bir başbakan ağlarken...
Saçları okşanmamış çocuklar gelir aklıma. Gürleyen dalgaların yaşlandırdığı sert kayaların erimesi...
Duyguların, gururun ötesinde olduğunu gösteren sevdalıların resmi.
Kendine yaslanan hükümdarların sessizliği.
***
Bir başbakan ağlarken...
Yağmurda ıslanan çocuklar gelir aklıma.
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçen şarkılar.
Politika ateşini söndüren küçük damlalar.
Tarihin isimsiz kahramanlarını işaret eden sessiz haykırış.
Vatandaşına söylemek isteyip de söyleyemediklerini gözlerinden boşaltan heybetli kralların hüznü.
***
Bir başbakan ağlarken...
Sokak lambasının altındaki eski zaman aşıkları gelir aklıma.
Siyah beyaz sevdalar.
Yaşlanmakla, yaşamak arasındaki yüz çizgilerine tutunmuş bir insan resmi.
Masumiyetin saflarına geçmiş bir politikacı.
Yükünün bir kısmını boşaltan babalar...
***
Bir başbakan ağlarken...
Bütün hırçınlıklarını askıya almış, haylaz çocukların pişmanlığı gelir aklıma. Aldığı maaşıyla borçlarını ödeyemeyen işçilerin hüznü.
Kaderin tarifine uyan en anlamlı duvar resmi.
Sesini mendille silen, eski zaman zarafeti...
***
Ben başbakanları en çok ağlarken severim.
Çocuksu yanları ortaya çıktığı için...
Acılarını gülüşlerinde gizleyemedikleri için...
http://www.takvim.com.tr/yaz1206-3140-120.html