Adamlar bir yüzyıldır çok zekice bir pazarlama uygulaması ile Tower Bridge, Buckingham Palace, Shakespeare vs. vs. gibi markalar yarattılar, bizde nasıl Sony, Renault, Clear, Pepsi gibi markalara yöneliyorsak kurs kitabında da illaki belli landmarklar olsun istiyoruz.
Çok sinsi bir İngiliz oyunu, kurs kitabı belki ingilizce öğretemiyor ama dip bucak ne kadar ingiliz markası varsa onu öğretiyor. Belkide o yüzden Türkiyede basılan içinde Blue Mosque, Bosphorus Bridge, Shish Kabab gibi yerel renkler olan kurs kitapları tutmuyor. Ne denli iyi niyetli de olsalar bir çok arkadaş marka oyununa geliyor.
Adam harbi emperyalist olduğundan işi biliyor sen Aya Sofyayı bir türlü satamıyorsun neden çünkü ziyarete gelen her turistin üzerine güya kaval, topaç, katpostal veye limonata satıcısı diye bir sürü
kendini bilmez adamın saldırmasına göz yumuyorsun. İşte o zaman sen St.Sophia ile değil oradaki satıcı kılıklı serserilerle marka olursun.Bardağı zorbalıkla € 10.- satılan limonata,
€ 50.- satılan Istanbul Rehberi € 1.- e satılan topaç hiç iyi bir propaganda olarak geri
gelmiyor.
Sahi kentin o bölümünde güvenlik kameraları yokmu?
This message has been edited by ingilizceCi on Mar 1, 2006 9:00 PM
|
|