Geçtiğimiz hafta başında Kocaeli Lisesi'nde iki Eğitim-Sen üyesi öğretmenin dersten çıkartılıp bıçaklanması, ardından Gazi Lisesi'nde bir öğrenci velisinin benzer bir şekilde yaralanması ile sonuçlanan saldırıların ardından yaşanan gelişmeler Kocaeli'nin gündemine yerleşmiştir.
Gerek ilimizde, gerek farklı illerde benzerleri sıkça yaşanan bu olaylar bir gerçeği tekrar gözler önüne sermiştir: Eğitim sistemi tümden çözülmüştür. Okullar uyuşturucu ticaretinin gözde pazarları haline gelmiştir. Öğrencilerden haraç kesme olayları yaygınlaşmıştır. Okullarda suç çeteleri kol gezmektedir. Siyasi iktidarın eğitim kurumlarındaki gerici, tarikatçı, ırkçı kadrolaşması bu kirlenmeyi beslemektedir. Eğitim hakkı para ile alınıp satılabilen bir meta haline getirilmiştir. Doğrusu eğitim sistemi her yönüyle kirlenmiş, kirletilmiştir.
Türkiye Komünist Partisi, diğer tüm alanlarda olduğu gibi eğitim sistemindeki çürümeye, kirlenmeye, yozlaşmaya ve sömürüye karşı mücadele eden bir siyasi partidir.
TKP, eşit ve parasız bir eğitim için mücadele vermektedir.
TKP, okullarda gericiliğin, piyasacılığın, zorbalığın hakim olmasına karşı aydınlanmacı, ilerici ve bilimsel eğitim için mücadele eden bir partidir.
Bu açıdan TKP eğitim sisteminde de taraftır.
TKP, bu çürümenin faturasını yüklenmek zorunda kalan eğitimcinin, öğrencinin, velinin tarafıdır.
Her şeyin parayla alınıp satıldığı bir düzende eğitim sisteminin bu hale gelmesi elbette şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olan bu tabloda birinci derecede sorumluluğu olan yetkililerin günlerdir yerel basına verdiği demeçlerdir. Özellikle Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Hayrettin Gürsoy yaptığı açıklamalarla görevinin sınırlarını aşmıştır. Gürsoy, yapması gerekenleri bir kenara bırakıp partimize saldırmaktadır.
Bir ilin Milli Eğitim Müdürü, bir siyasi partinin çalışmalarından ve siyaset yapmasından tedirgin olduğunu hangi görev sorumluluğu ile ifade edebilmektedir? İl Milli Eğitim Müdürü'nün bizim bilmediğimiz böyle bir yetkisi ve görev tarifi mi vardır? İl Milli Eğitim Müdürü bir siyasi partiyi "aşırı uç" olarak niteleyebilme cüretini nereden almaktadır?
Güpegündüz lise basıp ilerici öğretmenlerin hayatlarına müdahale edilirken, faşist örgütlenmeler açıktan çalışmalar yapıp okullarda lise öğrencilerinden "reisler" çıkarırken, tarikatlar özel okullarını ve devlet liselerini şeriatçı örgütlenmenin "kaleleri" olarak adlandırırken, her türlü çeteleşme ayyuka çıkmışken, okullarda uyuşturucu kullanımı herkesin bilgisi dahilindeyken, kayıt sırasında ve sonrasında hiçbir dayanağı olmadan ailelerden çuval dolusu para kesilirken tedirgin olmayacaksınız, tüm bunlara seyirci kalacaksınız, ama okullarda yurtsever, ilerici, aydınlanmacı, bu kimlikleri ile birlikte sorgulayan, düşünen ve üreten öğrencilerin ve eğitimcilerin varlığından tedirgin olacak, buna karşı önlem alacak ve karalama kampanyaları başlatacaksınız.
Bu en hafif deyimiyle taraf olmaktır.
Kocaeli'nde eğitim böylesi bir anlayışa teslim edilemez. Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü bu yüzden derhal istifa etmelidir.
Türkiye Komünist Partisi ülkenin dörtbir yanında olduğu gibi Kocaeli'nde de siyaset yapmaya ve örgütlenmeye, fabrikaları, okulları, hastaneleri, bir bütün olarak memleketi satanlara karşı mücadele etmeye devam edecek.
Bundan elbette birileri tedirginlik duyacak. Bundan tedirginlik duyanlar bu çarpık düzenden, çürümeden, paranın saltanatından çıkarı olanlardır.
Bilinmelidir ki TKP, bu çarpık düzenin de bundan çıkarı olanların da karşısındadır.
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ
Kocaeli İl Örgütü
(Kubi'nin meyhanesi karşısına denk gelen aradan çıkılınca hemen karşıda; yani kopkolay gözetim altında...)
*+*+*+*
7 Aralık 2005 Çarşamba
Kocaeli İl Eğitim Müdürü Hayrettin Gürsoy, "liselere siyaset sokmayacağız, liselerde Türkiye Komünist Partisi örgütleniyor" demiş. Öğrendiğimize göre, Gürsoy'u rahatsız eden, Yurtsever Cephe'nin çalışmalarıymış. Gürsoy'un "siyaset sokmam" dediği Kocaeli liselerine uyuşturucu giriyor, Eğitim-Sen'li öğretmenleri bıçaklayan çeteler giriyor, veli döven kabadayılar giriyor. Yani "siyaset yasak", diğer her şey serbest!
LİSELERE SİYASET GİRER Mİ?
Yurtsever Cephe yaklaşık bir aydır günlük açıklamalarıyla halkımızla buluşuyor. Bu açıklamalar her gün on binlerce çoğaltılıyor. Duvar gazetesi haline getiriliyor. Fabrikalarda, işyerlerinde, okullarda, hastanelerde, emekçi mahallelerinde tartışma toplantıları düzenleniyor. Bu toplantılar sonrasında her gün Yurtsever Cephe saflarına yeni dostlar katılıyor.
Doğal olarak liselerde de benzer çalışmalar sürüyor. Yurtsever Cephe, liselerde öğretmenler, veliler ve öğrenciler arasında örgütleniyor. Çünkü liselerde gençlerimize gerici bir müfredat dayatılıyor. Çünkü ders kitaplarında NATO'nun bir savunma örgütü olduğu yalanı yer alıyor. Çünkü Avrupa Birlikçilik liselere kadar girmiş durumda. Çünkü Amerikancı ideoloji liselerde güç kazanıyor. Çünkü uyuşturucu tacirlerinin hedef kitlesini liseliler oluşturuyor. Çünkü faşistler, dinci gericiler eğitim müdürlüklerinin yardımıyla liselerde öğrenciler üzerinde baskı kuruyorlar. Çünkü eğitimin paralı hale getirilmesi liselileri de ilgilendiriyor.
Peki bütün bunlara Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Hayrettin Gürsoy ne diyor? Gürsoy diyor ki, "liselerde TKP örgütleniyor. Liselere siyaset sokmayacağız".
Liselere uyuşturucu giriyor, liselere imam hatip tartışması giriyor, liselere türban tartışması giriyor, liselere yasadışı bağış giriyor, liselere öğretmenlere bıçakla saldıran çeteler giriyor ama liselere siyaset giremiyor!
İstedikleri liselere siyaset girmemesi değil. İstedikleri yalnızca Amerikancılığın, gericiliğin, Avrupa Birlikçiliğin girmesi. Siyasetten anladıkları bu. Liseleri kendi çiftliklerine döndürecekler, milyonlarca gencin geleceğiyle oynayacaklar! Bunu yapacaklar ki, kimse "memleketi pazarlıyorum" diye övünerek dolanan başbakanlarından hesap sormasın.
Kocaeli İl Eğitim Müdürü Hayrettin Gürsoy'a önerimiz: Siz Kocaeli il sınırlarındaki bütün okullardan uyuşturucuyu, emperyalist ideoloji ve kültürü, bağış adı altında alınan haracı, gerici ve faşist örgütlenmeleri uzak tutun, biz de Yurtsever Cephe olarak Kocaeli'ndeki liselerde faaliyet göstermeyelim. Yok bunu beceremeyecekseniz, kusura bakmayın. Yurtsever öğretmenler, veliler, öğrenciler okulları işbirlikçilere, vatan hainlerine, gericilere bırakmayacak.
- Halk, gereken tavri koymaktadir...
Öğretmenlerimiz yalnız değil
28 Kasım günü İzmit Lisesi'nde iki öğretmenimize saldırıda bulunulmuştur. Bu saldırılar, düzenin karanlık yönünü her gün olduğu gibi bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Çünkü bu yaşananlar, 26 Kasım'da Ankara'da haklarını isteyen öğretmenlerimize yapılan saldırıların birer yansımasıdır. Bu memleketin iktidarı, geleceğin yaratıcısı öğretmenlerine, haklarını istediklerinde kolluk kuvvetleriyle karşılık vermekte, savunma yaparken de "Onlar öğretmen değildi" demektedir.
Bunun anlamı açıktır. Bu düzen, ilerici öğretmen istememektedir. Çünkü öğrencilerinin ufkunu açan, öğrencilerini aydınlatan, düşünmelerini, tartışmalarını sağlayan öğretmenler bu düzene zararlıdır. Dolayısıyla, düzenin Ankara'da bulunanları öğretmen olarak görmek istememesi doğaldır.
Yapılan saldırıların en önemli ortak noktası, memleketin geleceğine uzatılmış karanlık eldir. Bu el, bizzat düzenin kendisi tarafından bütün kollarına dağıtılmıştır. Bunun sonucunda hakkını arayan öğretmenlerimize, geleceğimizin düzenin ellerinde olduğunu kabul etmeleri konusunda baskı yapılmakta, baskıyı kabullenmeyenlere fiziksel şiddet uygulanmaktadır.
Fakat öğretmenlerimiz kendilerini yalnız hissetmemelidirler. Bu memleketin ilerici, yurtsever öğrencileri, öğretmenlerinin yanındadır. Yurtseverler, geleceklerine sahip çıkmaktan asla ödün vermeyeceklerdir!
Yurtsever Cephe Kocaeli Lise İnisiyatifi
*+*+*
Yeni yasa tasarısı yetmez, önerimiz hükümetin kafasındakini açıkça söylemesidir
Devlet okulları kapansın!
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimin özelleştirmesi sürecinde ciddi bir adım niteliği taşıyan yeni bir yasa tasarısı hazırladı. 18.10.2005 tarihinde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan "Özel Okullar Yasa Tasarısı"; özel okullarda öğrenim gören öğrenciler için, belirlenen ücretlerin yarısını geçmemek kaydıyla ücretlerin bir kısmının devletçe karşılanması, devlet okullarının yararlandığı doğalgaz, elektrik, su tarifelerinden özel okulların da yararlanması, çocuğunu özel okula gönderen veliye vergi indirimi yapılması ve düşük faizli kredi verilmesi, bu okulların reklam ve ilan verebilmesi için valilikten izin alınması şartının ortadan kaldırılması gibi bir dizi düzenlemeyi içeriyor. Bir de unutmadan bu yasayla birlikte özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sendika kuramayacakları ve sendikaya üye olamayacakları hükmü ortadan kaldırılacak.
Söz konusu tasarının yasalaşması ise eğitim alanında zaten varolan eşitsizlikler daha da derinleşecek, İslamcı sermayenin kontrolündeki özel okullara kaynak aktarılacak ve eğitim gibi hayati öneme sahip bir meselenin akıbeti piyasa kurallarının insafına bırakılacak.
Özel okulların teşvik edilmesinin temel gerekçesi olarak sunulan devlet okullarının hem verilen eğitimin içeriği hem de fiziki koşullar açısından yetersiz kaldığı savının gerçek anlamı bu uygulamayla neyin hedeflendiğini de ortaya koyuyor. Amaç aslında kamusal bir hizmet olan ve herkese eşit ve parasız bir biçimde sunulması gereken eğitimin tümüyle ticari bir faaliyet olarak algılanmasının önünü açmaktır. Ortada eğitimin tamamen piyasaya teslim edilmesine dönük bir çaba var. Hükümetin devlet okullarından şikâyet ediyor olması bunun en belirgin işaretidir. Şu okullar da olmasa maarifi ne güzel idare edecekler. Hükümet devlet okullarına çok sınırlı bir kaynak ayırmakta, bunun sonucunda ortaya çıkan sıkıntıları bertaraf etmek içinse velileri göreve çağırmaktadır.
Yasa tasarısı hakkında görüş beyanında bulunan özel okul sahipleri ise tasarının olumlu bir adım olduğunu ifade ediyorlar. Ancak her zamanki gibi yetersiz buluyorlar.
Patron sınıfının gözünü doyurmak mümkün olmadığı için buna çok şaşırmamak gerekiyor. Patronlar özel okullarla ilgili olarak daha fazla adım atılmasını istiyorlar. Bu temenniler aynı zamanda sözü geçen tasarının sadece bir hazırlık aşamasının ürünü olduğunu, eğitimi ticarileştirmeye dönük yeni uygulamaları da beraberinde getireceğinin sinyallerini veriyor.
Eğitimde özelleştirmenin tek ayağı özel eğitim kurumlarının açılması ve yaygınlaştırılması değil elbette. Devlet okullarında toplanan, liselerde "eğitime katkı payı", üniversitelerde "harç" olarak adlandırılan paralar, bütçeden eğitime ayrılan payın düşüklüğü, eğitim emekçilerinin sahip olduğu ekonomik ve sosyal hakların gaspı gibi gelişmeler de özelleştirme başlığında ele alınması gereken konular.
*+*+*
‘Bu bile özel öğretim kurumlarını, bu sektörü ihya eder…'
23 Kasım 2005 tarihinde Milliyet gazetesinin web sitesinde yayınlanan bir haber Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in görev anlayışını ortaya koyuyor. Başlığı "Bakan Çelik: Devlet özel okul vergisinden vazgeçerse yüzde 300 kâr eder" olan haberde Çelik'in söylediklerini yorumsuz aktarıyoruz:
"Maliye Bakanı'na, Bakanlar Kurulu'nda bir hesap yaptım. Dedim ki, (gelin şu 29 trilyon liradan vazgeçelim. KDV de gelir vergisi de kurumlar vergisi de almayalım. Bundan vazgeçelim). Vazgeçsek ne olur? Türkiye'deki özel öğretim kurumları yüzde 50 kapasite ile çalışıyor ve 260 bin öğrencimiz var. Bu kapasitenin yüzde 100'e çıktığını varsayın. Böylece devlet okuluna giden, bütün masrafları devlet tarafından karşılanan, üstlenen 260 bin öğrenci daha özel okullara gidecek. Diyelim ki bizim bu iyimser hesabımız tutmadı. En kötü ihtimalle yüzde 20'lik bir geçiş oldu. Yüzde 20'lik artış, 52 bin yeni öğrenci demektir. Bu da 70 küsur milyon dolar demektir. O da 85, 90 trilyon lira eder. Her halükarda devlet bu 29 trilyon liradan vazgeçtiği zaman yüzde 300 karı olur. Yani özel okullar desteklenirse her yıl 90 milyon YTL kazanırız."
"Üniversite öğretimine kredi veriyoruz da niçin bunu orta öğretime, ilk öğretime vermeyelim? Çocuğunu özel ilköğretim okulunda okutmak isteyen bir babaya, biz çok çok ucuz şartlarda niçin kredi vermeyelim? Biz Kredi Yurtlar Kurumu bünyesinde katrilyonlar düzeyinde kredi ödüyoruz. Bunun yüzde 10'unu, yüzde 15'ini ilk ve orta öğretime kaydırırsanız, bu bile özel öğretim kurumlarını, bu sektörü ihya eder. Bence sektörün bugüne kadar hiç dillendirmediği, telaffuz etmediği, hiç üzerinde durmadığı en önemli konulardan birisi bu. Bir baba bilse ki (ben sıfır faizle kredi alıyorum ve benim çocuğum okuldan mezun olduktan şu kadar zaman sonra ödeyeceğim bunu)... Buna hangi baba yanaşmaz? Çocuğunu 24 kişilik sınıfta, 20 kişilik sınıfta, son derece gelişmiş, modern bir ortamda okutmak için bu şekilde borçlanmaktan hangi veli kaçınır?"
Bu özgürlük başka hangi ülkede var Allah aşkına; tarihimi sistematik manipule ederek beni yalanlara bogacaksın; hergün hergün medyafonik maskelerle dinime söveceksin; her fırsatta namusuma ahlakım degerlerime ırzıma tasaddide bulunacaksın; ahlaksızlıkla ünlenen hizmetçilerini subaşlarına yerleştireceksin; herşeyimi yagmalayıp ekmegimi yiyeceksin ve aşagıladıgın halk seni domuz gibi besleyecek (her ay sana "meslek dersleri ögretmeni" imişsin gibi) aylık bile ödeyecek... Oooh, ne aala memleket!... Orwellian çiftligi, altın çagını yaşıyor!..
- Yaa Allah aşkına oldu olacak bir de açık ad ver bari; kim bu yerli SOROS?
- Meslek dersleri ögretmeni kimlikli sahtekar misyoner Bülent Özcan.
- Vay be!.. Yabancı gelmedi!..Bu kirli eleman, Kocaeli'deki ünlü Ana Katili Narko G.Ö.T. Tanıyoruz...da bu kadarını öngöremezdik yani...ìbne ìt'e bak, becerdigi haltlara bak sen!
¤#¤#¤#¤#¤
¤#¤#¤#¤#¤
Halklar arasına kin/nifak/fitne tohumları saçan polit-orrospular, çoluk çocuklarıyla birlikte kendi gözyaşlarına doyamasınlar/Tetikçi Provokatör GÖTOS'ların gözleri kör olsun/Kendi kanlarını içsinler! U$A&U$rael&RU$ Faşistlerine tapanlar'ın Allah bin türlü belasını versin!
- Dilerim! Ìnsanlıga hıyanet eden sadistlerin sonları, yanmış yılandan daha acılı/parçalanmış çakaldan beter dehşetli olsun!
- Ezilen halkların ekmeginden çalarak kurdukları servet-saltanat, son lokmaları ola/zulümleri, zevallerini hızlandıra!
- Amin!
- Mason NWO (Jew World Order) projelerine kiralanmış alçaklar, döktükleri kanda bogulacaklar, inşallah! Hizbullah lideri Nasrallah, "Zalimlere karşı saflarımız yeni Deniz'lere her zaman açıktır" dedi. "1960'larda İsrail'e karşı savaşmak için Filistin'e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir, Deniz Gezmiş". Nasrallah, "Artık yeni Deniz'ler istiyoruz. Zalimlere karşı saflarımız her zaman açıktır yeni Denizler'e. Deniz, Filistin ve Lübnan halkının kalbinde her zaman yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, Deniz'lerin bıraktığı ortak düşmana karşı savaşım ile dayanışma bilinci artık yok gibi. Emperyalizme karşı savaşımızda, devrimciler de sorumluluk almalı ve Filistin ile Lübnan halkımızın kalbinde yeniden Deniz'leşmeliler" dedi. Sosyalist hareketin kendilerine büyük moral sağladığını anlatan Nasrallah, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez'e de övgüler yağdırarak, "Birçok Müslüman devletin yapamadığını Chavez yaptı ve Israel Büyükelçisi'ni çekti. Ayrıca direnişimize desteklerini iletti ve bu bizim için büyük moral kaynağı oldu" diye konuştu. "Ne yazık ki, Denizler’in bıraktığı dayanışma bilinci-ahlakı; ortak düşmana karşı ortak savaşım ile kardeşlik gelenegi artık yok gibi. Biz isterdik ki, Lübnan’da sosyalist kardeşlerimizle emperyalizme ve siyonizme karşı omuz omuza savaşalım. Latin Amerika önderlerini ve halklarını selamlıyoruz. Amerikan haydutlarına karşı kahramanca direndiler ve bize moral oldular. Ezilen halklara yol gösteriyorlar. Gidin, gezin sokaklarımızı..! Göreceksiniz ki halkımız Chavez’i, Ernesto Che Guevera’yı bağrına basmış. Her evde mutlaka Che ya da Chavez posteri görebilirsiniz. Bizimle birlikte kardeşlik ve özgürlük için savaşmak isteyen sosyalist dostlarımıza diyoruz ki, “Din afyondur” diye gelecekseniz hiç gelmeyin. Biz bu tespiti kabul etmiyoruz. İşte en büyük kanıtı sokaklarımızda, yan yana dalgalanan Chavez, Che, Sadr, Hamaney afişleri. Bu liderler, birlikte selamlıyorlar halkımızı. Biz sizin inançlarınıza; siz de bizim inançlarımıza saygı gösterdikten sonra, yenemeyeceğimiz emperyalist güç yoktur!" http://www.nodo50.org/carlosmarx/spip/article.php3?id_article=238
+-+
Misyoner Özcan TOS'un Internet üzerinden propaganda resimleri çizip sattıgı/taptıgı JyllandSioni-Posten/Jerusalem Post ve ona paralel eniklerden Shalom sodom MURDOGs vbg medyası, gerçek soykırım fotograflarını saklıyorlar/saklayamadıklarını manipule ediyorlar! Ciddi ciddi çalışıyorlar! Örnegin, Kocaeli'de resim ögretmeni geçinen ahlaksız ìbne Özcan TOS, Israel lobbilerinden/sinagoglardan ısmarlanan propaganda yayınlarına bu gerçek Holocaust barbarlıgını "desen" olarak çizmez; düşünemez bile:Misyoner Özcan TOS'un taptıgı Sionist beyin yıkama medyası, Yahudi piçlerinin tecavüz suçlarını konu etmez; Özcan TOS, bu tecavüzleri eleştirmez. Tersine, öfkelenir! Uyuşturucu hap gönderilerinin bedelini hak etmek için, katliamları ve tecavüzleri eleştirenlere-kınayanlara-duyuran namuslu insanlara da saldırır: http://www.youtube.com/watch?v=CLf4bQDMi7w&feature=related
+-+
Misyoner Özcan TOS gibi "contractor" alçaklardan her ülkede, bol sayıda var. Bir kısmı gönüllü (tıpkı gönüllü orrospuluk gibi bir olay), bir kısmı da resmen, Neo-Con ve Mo$$ad tarafından "recruite" ediliyorlar; aylıga baglanıyorlar; kan döküldügü oranda, ödül ve hatta madalya alıyorlar.. Özcan TOS, Internet üzerinden karikaturize/desenler çizerek, sadist arkadaşlarına teknik metod öneriyor/yol gösteriyor... Muhammed peygamberi terörist köpek olarak çiziyor; böylece uyuşturucu parası kazanıyor. Halbuki terörist kendileridir; köpeklik ise en alçak anlamıyla bunların gerçek ruhsal karakterleridir... Bu "convert Jew" elemanlar, savunmasız sivillere/özellikle "Allah" diyen-tekbir getiren müslüman kadınlara/kızlara tecavüz ediyorlar.. En başarılı(!) hizmetleri(!!!) bu... Bebeklerin bedenlerini, ebeveynlerinin gözü önünde parçalıyorlar; tankların altına atıyorlar:
Yaralıları tanklarla çigniyorlar; bu tankın paletlerinin altında çocuklar var(dı):
Yanılmadınız; burada koaliSiyonal askerler, bir çocugun bacagını baldırdan koparmagı başarmış(!!!) durumdalar:
Paletler altında kalan bir çocugun kafası kopup bir yana savrulurken gövdesi öte yanda toprakla yogruldu gitti:
Tank paletinden sıçrayan insan beyni:
Tank paletinden sıçrayan insan parçaları:
Ancak yalnızca bir kız şans(!)lıydı; yakınları onu tanıyabilecek kadar az(!!!) parçalanmıştı:
Bu bebek katilleri/bu tecavüz sürüsü, kendilerini alkışlayanları/provokatör tetikçi elemanları besliyor. Özcan TOS gibi misyonerler, kanlı kemik kaptıkları sürece, ne yazık ki, polit-orrospuluk da bir meslek gibi sürecek; daha ileri giderek, halkla alay edercesine, Özcan TOS benzeri memurlar emekli aylıgına baglanacaklardır... En ilginci de, Özcan TOS'un emekli aylıgını, hizmet ettigi Israel yerine mazlum Türk halkı ödeyecektir; pes vallahi! Fakat, Hatice'ye degil neticeye bak; elbette ve elbette, gün ola harman döne, yani birgün, temiz süt emmiş birileri de ortaya çıkarak; Özcan TOS benzeri kiralık ajan ahlaksızların burnundan fitil fitil getirecektir/onu kullanan pézevenk Ìlyas EMÌR'leri de üstüne ekleyeceklerdir. Kimsenin zerre kadar kuşkusu olmasın! Yeryüzunde zulüm varoldukça/sömürü varoldukça, direnen kahramanlar da var olacaktır! Mazlum insanlık, koyun gibi güdülmek için yaratılmadı! Özcan TOS gibi lagım fareleri, hesap günü gelip kapılarına dayandıgında, hiçbir delige sıgmagı başaramayacaklardır! Öyle bir Yeni Dünya Düzeni (JWO) oluşturdular ki, mazlum halkların genç evlatları, alanlarda yargısız infaz edilip yakılırken ne Birleşmiş Uluslar bunun hesabını sorabiliyor, ne de beyni yıkanmış sürülerin gündeminde sorgulanabiliyor: Bu böyle gitmez; her karanlıgın bir sabahı ve herşeyin bir yarını var; her zulmün sonunda bir şafaga ulaşılır! Müslümanlar, toptan domuz sürüsü yerine konulamazlar!
Zulmeden barbarlar, sonunda agır bir bedel ödemege de hazır olmalılar; ister bu canavarlıgı uygulayanın adı Bush olsun ister onun agababası ikiayaklı çakal ister baykuş olsun!
Madem ki bu dünyayı bir cangıl'a çevirdiler, ürününü de görmeliler; bu insan maskeli hayvanlar; asla unutmasınlar, kan/yalan/talan üstüne kurdukları bu ormanda her domuza uygun bir kazık da mutlaka bulunacaktır!
+-+
Az sabır! Ya Allah, Bismillah! Zulmedenin zevali tez ola; inşallah! Dediginiz gibi; gün ola harman döne, yani birgün, temiz süt emmiş birileri de ortaya çıkarak; Özcan TOS benzeri kiralık ajan ahlaksızların burnundan fitil fitil getirecektir/onu kullanan pézevenk Ìlyas EMÌR'leri de üstüne ekleyeceklerdir. Kimsenin zerre kadar kuşkusu olmasın! http://mazlumderkocaeli.blogcu.com/3115467/
+-+
http://www.welatparez.com/tr/dep/forum/index.php?t=msg&goto=47833msg_47833 http://www.defteral.com/defter/yaz.php?uyeadi=guneysanat
Birgün, gözükara birileri öne çıkacaktır! Helal süt emmiş insanlar ortaya çıkarak; Özcan TOS benzeri kiralık narkomanların son nefesini arkadan çıkardıgına tanık olacaktır/onu kullanan dönmeh-yahudi pézevenk Ìlyas EMÌR'ler de aynı çöplügü boylayacaklar! Ìnşallah!
Bu insanlık düşmanı alçaklar, kan ve gözyaşına doymuyorlar; çünkü bundan çıkar saglıyorlar; fakat, bu Gay Misyonerlerin bókyeme bayramları, bir noktada herkese ibret dramatik bitecektir; insanlık tarihine bakarsak!
Misyonerler ve her türden keneler, ettiklerinin hesabını elbette verecekler
VURUN MAZLUM HALKLAR VURUN, HESAP GÜNÜDÜR!
"Humanizm/sivilizasyon/uygarlık" dedikleri neredesin?! Ìnsanı yüceltecek olan kültürel birikim, etki'ni şimdi göstermeyeceksen, ne zaman göstereceksin; somut bir ses ver artık eey toplumsal duyunç! Humanity/Civilization, where are you?! Please! Don't forget The MASSACRE CHECHNYA!
Yalnızca bir ya da birkaç ülkeyle sınırlı degil bu zulüm; Chechenia, Afghanistan, Balkan, Iraq, Palestine ile sınırlı kalmıyor... Örnegin India gibi Asya ülkelerideki bölgesel kıyımlara tanık oluyoruz; bakınız Gujrat Massacre eyaletine; nerede anti-emperyalist müslüman varsa ona karşı, ultra sadistik bir kasaplık yürütülüyor: Massacre of Innocent muslims by the hand of BJP's terrorist govt in Indian Gujraat
Yeniden ve yeniden, mezbahalaşan cografyalar; Genocide in Chechnya
Elbette; Zulme karşı direniş de var, şükür, Chechen resistanceAbout This Video Music: Ali Dimaev "Chechnya" "And what is wrong... Added: May 08, 2007 "And what is wrong with you that you fight not in the Cause of Allah,and for those weak, ill-treated and oppressed among men, women, and children, whose cry is: "Our Lord! Rescue us from this town whose people are oppressors; and raise for us from You one who will protect, and raise for us from You one who will help." Holy Qur´an 4-75
+-+
Bir insanı köle yapabilirsiniz, eyy sioni-sadist-gen'i bozuklar sizi; hatta, binlerce insana daha kıyabilirsiniz; üstüne üstlük, resmi tarihi kendi yalanlarınız dogrultusunda yazdırabilirsiniz, nasıl ki HITLER'i&SADDAM'ı&ARAFAT'ları&Olof PALME'leri&Che GUEVARA'ları siz öldürtüp sonradan "yok, öldürülen bizlerdik; temizledigimiz HITLER bize Holocaust uyguladı; olmayan gazlarla yok etti bizi, Çalışma Kamplarında bize iş egitimi verirken milyonlarca yahudiyi kibrit kutusuna koyup sabuna çevirdi; bizi zeytinyagı yaptı, yok ayçiçegi yagı yaptı; Ìkinci Dünya Savaşından önce tüm Batı'da toplam belki üç milyonduk, 6 milyonumuzu HITLER'in iskeleti bir ossurukta öldürdü, ondan öncesinde Almanya'da 1 milyon bile degilken öldürüle öldürüle (toplama çıkarma hilesine dikkat-!!!-) savaştan sonra kendine Yahudi diyenlerimiz olarak sadece Avrupa'da iktidarda 9-10 milyon kaldık; dahası sayısız sahte pasaportlumuz hırsızımız arananımız azılımız ipi kopardı dünyaya yayıldık; yani öldürülmüştük de basit matematige boşverin; bu üç katı fazlasıyla üreyenler, Alman-Irak-Afgan-Balkan-Chechen-Filistin vbg hazinelerini yagmalayıp dünya bankalarının tamamını ele geçirenler fare deliginden mi çıktı; Israil nasıl yasasız temelsiz resmen terörizmle kuruldu; hiç sormayın" deyip dünyanın beyni yıkanan bölümüyle alay ettiginiz gibi.. . Yıllardır, siyon megafonu medyanın da orrospulugu sayesinde dünya, gerçekte kıyıma ugrayanlara degil, iligimizi emen zalimlere, yahudilere, işbirlikçi pézevenklerine, masonlara fasonlara agladı.. Kan ve gözyaşına paralel, egemenlerin borsa gelirleri arttı; özellikle Hollywood senaryoları dogrultusunda, cellatların kazancı yükseldi... Dogrusu; ancak bu kadarını başarabilirsiniz!.. Yani hiçbir zaman hiçbir halkı tümden köle yapamazsiniz ve asla böyle bir melanete/iblislige/konvertibilite pislige/nihai amaca erişemeyeceksiniz; yeter ki yeryüzünde son bir tane de olsa temiz süt emmiş namuslu insan evladı buluna!..
Leyla'lar/Setenay'lar/Rachel'ler, her utkunun adı oldu; onlar biziz/
ruhumuz onlarda kanatlanıyor artık; bizler beden'iz/
soluguyla omuzdaş, sesi kulaklarımızda meleklerimiz/
sevdamıza anlam verdiniz; umudu-onur'u siz yücelttiniz/
kanlarınızla tomurcuklandı direnç çiçeklerimiz!
Nedir bu sürüp giden soykırımlar böyle
ve nedir insanlıgın elini/dilini/gözünü baglayan?!?! Ne bu gaflet; tepkisiz yıgınlar dört bir yanımızda?!
Hayır, buna daha fazla tahammül etmek de insanlık suçlarına ortaklıktır!.. Suskun kalınamaz! Zulme karşı durmak, insanca karakterin aynası; namusunu korumak, insan olan insanın mayası; onurluluk kavgası/bu bir uyanıştır; siyonizme karşı gerçek ölüm kalım safhası/bundandir ki Filistin her yerdir artık/külliyen Ortadogu'dur/Chechenia'dır/Iran'dır/Afganistan'dır; çünkü kardeşler; bu dava hepimizin davası:
Allahüekber!
Allah, Özcan TOS gibi sadist provokatör orrospuları kahretsin! Fakat bu melun G.Ö.T.de henüz kuyrugu havada diye fazla sevinmesin; hava döndü; kısılacak ìtoglu ìt, ya; ha bugün ha yarın; hiç de öyle uzak degil:
...evet, yanıtı çok öz biçimde, burada: "Ìslam ümmeti için artık yenilgi dönemi kapanmıştır!" O kadar! Masonvari dümen'e bakma sen, zaman'a bak!
Çözümler arasından U$A&U$rael iblislerini delirten Çözüm ; Cihad!
Behey melun Yahudi dönmeh Özcan TOS, sen de bu parolaya son kez bak ve biraz dikkatle bak; bil ki, halk ayaga kalktı bir kez, sonun mutlak/alınmadık tek zerre hak/sorulmadık tek bir hesap kalmayacakSeni artık Derbent'te genelev işleten pèzevenk Çingen enişten Gürbüz KO$AT familyası da kurtaramayacak!
Döktügünüz kan, sizi bogmaga yetecek olan ve isyanımızla yogrulan/ en üstün silahlardan en başta gelenidir Ey Yahudi dönmesi ahlaksız yaratık, senin kendine saygın bile yok ki, TelAviv'deki kerhaneci babalarınbayrak dedigin bu paçavrayı WC kagıdı olarak da kullanıyorlar; yani senin terbiye anlayışın da, bokunla aynı düzeyde; başka ne anlama gelebilir ki?!..
¤#¤#¤#¤#¤
¤#¤#¤#¤#¤
KonvertYahudiProvokatörAjan Gay Misyoner Özcan TOS
Gayhatun Misyoner Özcan'ın Yardımcı rollerdeki bir diger elemanı, pézevenk eniştesi Gürbüz KO$ATBabalıgı Erzurum'lu Kerhaneci Yahudi dönmeh Cırık Cahan; hık demiş de kıçından düşmüş ìbneEv adresi olarak karakolda kayıtlı bulunan kendi bildirimi şöyle:
Gürbüz KOŞAT, Pempe evler, Körfez mahallesi, Ata ilkögretim okulu yanı, Kanarya sitesi G-Blok No. 1/2 Derbent bucagı-Kocaeli
Gittik, gördük; vaay be; gerçekten pembe... Cürete bak; reklama bak!
Gürbüz KO$AT'ın dogum günü, kapıda kazılı, kim ne amaçla yazmışsa; 25 ekim 1951
Özetle, böyle ortamlarda sapıklar rollerini oynarlar, arkalarında kullananlar da var; sürüyle, her yanda her cinsten; fakat sonuçta, herşeye karşın, Gürbüz KOŞAT'lar ürür, kervan yürür
+-+-+-+-+
- Merak edenler var! Röportaj yapmak isteyenler bu manyak misyoner G.ÖTOŞ'u nasıl bulabilirler?
- Kolay! Röportaj bile olsa bir ücret vereceksin; yanına da koruması Mehmet Ercan denilen sabıkalı sahte subay kerhaneciyi alır ve ne kadar kirli iş olursa olsun hemen gelir... Özcan TOS'a mesaj yazmak isteyenlere de bir kolaylık; (normal posta kullanmıyor; somut propaganda gereçlerini/müslümanlara hakaret içeren sahte imzalı desenlerini, içinde tişört var diyerek özellikle Bulgar kargo şirketlerine veriyor ve mason-misyonerlik materyali/gay DVD vbg hizmet ısmarlayanlarla ücret görüşmesini ise bilgisayar kanalıyla gerçekleştiriyor) e-posta adresini verelim; buyrunuz; Misyoner provokatör narkomanın e-mail adresi: ozcan_tos@hotmail.com, wuwu_wu@mynet.com, emirerdi@mynet.com, sylwer@mynet.com, metsenat@gmx.net
Kocaeli Gölcük AKV Kız Meslek Lisesi'nde ögretmenmiş gibi sahte kimlik taşıyan utanmaz misyoner Özcan TOS'un ucuz enstrumanlar pazarladıgı randevuevi adresi; Ìçmeler Hatbi Sokak No: 9 Maşukiye Bucagı-KOCAELÌ =
Misyoner domuz Özcan TOS'un özellikle akşamları takıldıgı bir ortam; Kubi'nin meyhanesidir; burada bu hayvanı kıstırıp kendi bokunu kendine yedirtmek de akla gelebilecek haaarika alternatif olanaklardandır; adres:
Cumhuriyet caddesi'nde Türkiye Komünist Partisi bürosu karşısına düşen ara sokak; yani, Fettah Öven Sokak no: 12-14
¤#¤#¤#¤#¤
¤#¤#¤#¤#¤
Dönmeh Özcan TOS, vicdanını sìxem utanmazsın Özcan TOS; sana insan diyen narko-masonry-maniak sahiplerini de sìkeyim!
Bunlardan bu piyasada çokça var; orada-burada-her yerde varlar; işte, örnegin Irak'ta sapık amerikan pìçi siyon cellatlar; yalaşıyorlar:
Kimi müslümanların kafasını parçalayarak demokrasi (!) getirdiler:
Ne kadar katliam o kadar kazanç
Kimi müslümanları da yakarak demokrasi (!) getirdiler:
- Manzara budur: ona çamur, buna çamur; çamur karakterli siyon domuzların tek yetenegidir; yani ÖzCani de aynı bokyiyen hayvan cinsidir; Gürbüz'ü de ardındaki narkomaniak sahipleri de...
- Ne demeli; bilmem ki: Gürbüz KOŞAT, Erzurum genelevindeki sermaye orrospu Hünkar'dan türeme babası belirsiz pislik, vicdanını sìkeyim Gürbüz KOŞAT; sana insan diyen sahiplerini de sìkeyim!
¤#¤#¤#¤#¤
¤#¤#¤#¤#¤
Elbette, umut insanda; umut, "vicdan" denilen erdem'e erişmiş olgunluktaki örneklerdedir.
Mazlumların umutları, bilinçli tepkisi bulunanlarda simgeleniyor! Herkes bir anda namussuz olamaz! Çürümemiş olanlar da var; alanlarda direniyorlar:
Ey islam düşmanları/insan düşmanları, Gürbüz Koşat benzeri insan suretindeki genetik deformaSiyonlar, boklu mason gôtü yalayan ìbneler, sizlerin sonununuz daha beter olsun; inşallah! Amin!
Ey islam düşmanları/insan düşmanları, Özcan Tos benzeri insan suretindeki genetik deformaSiyonlar, boklu mason sìki yalayan ìbneler, sizlerin sonununuz daha beter olsun; inşallah! Amin!
Nasrallah, "Artık yeni Deniz'ler istiyoruz. Zalimlere karşı saflarımız her zaman açıktır yeni Denizler'e. Deniz, Filistin ve Lübnan halkının kalbinde her zaman yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, Deniz'lerin bıraktığı ortak düşmana karşı savaşım ile kardeşlik artık yok. Emperyalizme karşı savaşımızda, devrimciler de sorumluluk almalı ve Filistin ile Lübnan halkımızın kalbinde yeniden Deniz'leşmeliler" dedi.
Anti-emperyalist liderlerden Hugo Chavez'e de övgülerde bulundu...
Sosyalist hareketin kendilerine büyük moral sağladığını anlatan Nasrallah, Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez'e de övgüler yağdırarak, "Birçok Müslüman devletin yapamadığını Chavez yaptı ve İsrail Büyükelçisi'ni çekti. Ayrıca direnişimize desteklerini iletti ve bu bizim için büyük moral kaynağı oldu" diye konuştu.
İsrail'in erkek, kadın ve çocuk demeden masum insanları öldürdüğünü söyleyen Nasrallah, "Temkinli davranıyoruz ve sivillere kesinlikle füze atmıyoruz. Önceden belirlediğimiz yerlere kontrollü olarak füze atıyoruz" dedi.
"İsrailli Arapları bilinçli olarak sınıra sürüyorlar. Onlar bize hedef gösteriyorlar" diyen Nasrallah, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ama biz, provokasyona ve fitneye gelmiyoruz. Savaşçılarımız kara harekâtında İsrail güçlerini bozguna uğratıyor. Ancak şunu bilsinler ki, henüz önemli silahlarımızı kullanmadık. İsrail, bizi ölümle yıldıramayacağını bildiği için altyapılarımızı yollarımızı, köprülerimizi, kadınlarımızı ve çocuklarımızı yok etmeye çalışıyor. Vatanımızın özgürlüğü dışında hiçbir çözümü kabul etmeyeceğiz."
http://www.mogulus.com/kocaeli
Even in the US (America) "Özcan TOS&Gürbüz KOŞAT couple" pointed as one of the main figures, who were been the famous Zionist Missonary hornies of the NWO (New World Order): http://zinzin.us/index.html?q=%C3%96zcan+Tos&cmd=Img
Tıkla gelsin; seni sevmeyenlere de gitsin; belki böylece yüreklerinde insanlık titreşimi devinir!
Ahmet KAYA