| Original Message |
emre (no login) Posted Sep 4, 2001 2:21 PM
Sevgili gak,evet dediğin gibi bitki gibi yerden bitirdik diyiyor.Ben bundan evrimi değil doğrudan yaratılmayı anlarım ama tabii sen tersini düşünebilirsin.yine cennet olayına dönecek olursak orası maddi mekan olduğu için yani ruhlar alemi olmadığı için bedenlenip dünyaya gelmesine gerek yok çünkü zaten bedenli sevgili gak.Çoğunluk meselesine gelirsek,bir çok mealde bir kısmınız demez birbirinize der.Birde bunun dışında cennete ilk yaratılan insanların yalnızca adem ve havva olmadığı orda bir çok insanın yaratıldığı şeklinde görüş bildirenlerde vardır.Yani cennete yaratılan bir çok insanın dünyaya indirilmesi söz konusudur bu görüşe göre.Ademin dünyada değil cennete yaratılması söz konusudur ve bu cennet bu dünyanın ve bu evrenin dışındadır sevgili gak,ama maddidir.Tevrat değiştirilmiştir,onda bazı hataların olması normaldir.Evet dediğin gibi cennet dünyada değildir,ama başka bir evrende de olsa maddi bir mekandır.yine başka bir yanlış anlamana değinmek istiyorum.hiç bir yaratılış iddiası yoktan yaratılmayı savunmaz,yoktan yaratılış bir tek evren yaratılırken vardır,ondan sonrası ise hep dönüşümdür,maddeden ve var olan malzemelerden yararlanılarak bir yaratma söz konusudur.diğer bir yanlışında birden yaratılma konusunda.Bunu daha önceden söyledim,burda kastedilen kısa sürede yaratılma değildir.Ha bu da mümkün tabii ama tam tersine çok uzun bir süreç de olabilir.birden yaratılmadan kastedilen yaratılma işleminin bitip yaratılan varlığa can verilmesi ve tarih sahnesine çıkma olayıdır.Bu bir kaç saniyede veya salisede olabileceği gibi asırlar boyuda sürebilir.Burda ne yoktan yaratılma söz konusudur ne de aniden olma zorunluluğu vardır.Arada çok büyük fark var. Senin bu toprağın veya çamurun veya başka maddelerin aşama aşama değişip canlı bir varlığa dönüşmesine tekamül adını vermene kimse bir şey demez.ama evrim teorisiyle arasındaki fark,başka bir canlıdan dönüşüp başka bir canlıya dönüşme şeklinde değilde her canlının ayrı ayrı yaratılması olayıdır.ama ortak malzemeler kullanıldığında bu biyolojik big bang de de bazı moleküler akrabalıklar olacaktır elbette.Çünkü bir çok canlının ortak bir kaynaktan yaratılması söz konusudur.Çünkü yoktan yaratılma bir tek evren yaratılırken söz konusu.
Şimdi bunların tevratın teolojisini savunmakla hiç bir ilgisi yok sevgili gak.Bir ara da sen cennet ve cehennemin maddi mekanlar olduğunu iddia etmenin kuran'ı bırakıp incil ve Tevrat'ın izinden gitmek olduğunu iddia ediyordun.Ama çok şükür kü bu ithamından vazgeçmiş gözüküyorsun.Yine aynı şekilde cin ve meleklerin birer form olduğunu iddia etmenin de kuran'a aykırı olduğunu düşünme yanlışına düşüyorsun sevgili gak.işte bu evrim konusunda da aynı yanlış anlama zincirini sürdürüyorsun.Ama ruh konusunda ve Nuh olayı konusunda tesbitlerin doğru.Herneyse konumuza dönecek olursak sen de biliyorsun ki evrimin asıl babalarının müslümanlar olduğunu söyledim.Yani sana kafandan uyduruyorsun diyen yok.Ve islam'a bu felsefenin nasıl girdiğini de anlattım(tasavvuf-ruhçu öğreti).Ruhban sınıfı meselesine gelince bu evrim felsefesi tasavvuf kaynaklı olduğundan evrimi savunan pek çok ruhban da var.Bu yolla kendi öğretisini oluşturan ve orjinal fikirlerini dünyaya yaymakta olan düşünürlerde var(yine tasavvuftan bahsediyorum elbet).Son olarak bambaşka bir varlık olma meselesine değinmek istiyorum,bu tabirden pek çok anlam çıkartabilirsin.Örneğin ahiret gününde insanların bambaşka bir insan olarak yeniden inşa edileceği belirtilir.bütün insanlar birden diriltilecek yani yeniden yaratılacaktır ve bambaşka birer yaratılışta olacaklardır der Kuran.Gördüğün gibi burda da evrimden değil,direkt yaratılmadan bahsediliyor ve yine "bambaşka bir varlık"olmaktan bahsediliyor sevgili gak.Selam ve sevgiler. |
|