1)NAMAZ YASAKLARI NELERDİR? TÜRKÇE NAMAZ İLE İLİŞKİSİ NEDİR?
4/43-Ey iman edenler!Sarhoşken,ne söylediğinizi bilinceye kadar,cünüpken de... boy abdesti alıncaya kadar namaza yaklaşmayın.
Bu ayet bize namaz yasaklarını bildirmektedir.Bir insan yukarda belirtilen iki halin birisinde bulunursa namaz yasağı kapsamındadır.Yani namaz kılması değil kılmaması istenmektedir.Buna göre namaz yasak kapsamı iki tanedir.
1)Cünüp olma hali,
2)Sarhoş olma hali.
Her iki halde insana mahsusutur.İnsan yaşamı süresince bu hallerden birin içinde olabilir.Eğer bu hallerden biri insanda varsa namaz kılması değil kılmaması istenmektedir.Çünkü o insan yasak kapsamı içindedir.Ancak insan sürekli olarak yasak kapsamı içinde kalamaz,kalmaz.Bu hallerden çıkma yolları belirlenmiştir.
A)CÜNÜP OLMA HALİ VE NAMAZ YASAĞINDAN ÇIKMA KOŞULU:
Cünüplük;erkekler için cinsel organdan spermaların atılmasıdır.Bu atılma bir başka insanla cinsel ilişki sırasında atılabileceği gibi cinsel ilişki olmadan mastürbasyon sonucu bilinçli olarak veya rüyada bilinçsizce de olabilir.Spermaların atılması için şehvet unsuru gereklidir.Kadınlar içinde yine şehvet unsuru ile orgazm olunması yada orgazm olunmasa dahi bir başka insanla cinsel ilişki olması veya mastürbasyon sonucu iradi olarak ,yada rüyada bilinçsiz olarak sanal cinsel ilişkinin yaşanmış olması gerekir.(Kadın aybaşı kanaması ile cünüp olmaz ve namaz yasağı kapsamına girmez.Aybaşı kanaması olan bir kadın kanaması olmayan kadınlar gibidir.Namaz kılabilir)
Kısaca açıklamaya çalıştığımız bu haller ile insan cünüp olur.Yasak kapsamı içine girer.İnsanın bu yasak kapsamından çıkıp namaz kılması için a)Boy abdesti alması yani 5/6 ayetinde belirtildiği gibi iyice yıkanması gerekir.Su ile yıkanması olanaksız ise ; “Su buluncaya kadar,namaz kılmasın!Yıkanıp temizleninceye kadar namaz kılmasın!” denmiyor.Tam tersi “Namaza devam edilsin!Temizlik sanal olarak yapılsın.Hayali olarak yapılsın.Teyemmüm yapılsın ve namaza devam edilsin”deniyor. “Su bulma ve yıkanma olanakları ortaya çıkınca da gerçek temizlik yapılsın”deniyor.Yani namaz hiç bir şartta bırakılmasın.Ne cinsellik namaza engeldir ne de namaz cinselliğe engeldir.Yani namaz kılınacak diye cinsellik durdurulmasın.Cinsellik sonucu veya mastürbasyon sonucu cünüp olundu diye namaz da bırakılmasın.Zaruret halinde teyemmümle veya hayali olarak cünüplük halinden çıkıp namaz kılınabilinir.Yani namaz abdesti için normal su olsa fakat yıkanma için de su olsa fakat yıkanma olanakları olmasa dahi namaz abdesti alıp namaz kılınabilir.Sonra yıkanma olanaklarına kavuşunca gerçek yıkanma yapılarak yaşamın olağan akışı devam ettirilir.Önemli olan yaşamın olağan akışının kesilmemesidir.Bu anlatılanlara göre namaz yaşamın olağan akışını kesmez.Yaşamın olağan akışıda,cünüplük durumunda dahi, her zaman namaz kılmaya imkan tanır.
B)SARHOŞ OLMA HALİ VE YASAK KAPSAMINDAN ÇIKMA KOŞULU:
Türkçe namaz kılma konusundaki tartışmaların odak noktası burasıdır.
1.görüş sahipleri,4/43 ayetinde geçen, “salate ve entüm sükara” tümcesini Türkçeye çevirirken,bu tümceye “sarhoşken” anlamını yüklemektedirler. Sarhoşluk halini de alkollü içecek alınmasının veya uyuşturucu alınmasının sonucunda insanda beliren biyolojik ve psikolojik hale özgülemektedirler.
Öncelikle sarhoşluk halinin nasıl bir hal olduğunu tespit etmek gerek.Bu tespiti yine Kur’an içindeki ayetlerden öğrenmek olasıdır.Sarhoşluk halinin tespitini Kur’an’ı vahyeden irade yapmıştır.Ve bu tespitini çeşitli ayetlerde ortaya koymuştur.
50/19-Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi.İşte bu senin kaçıp durduğun şeydir.
22/1-Ey insanlar!Rabbinizden korkun.Çünkü kıyamet saatinin zelzelesi gerçekten çok büyük birşeydir.
22/2-Onu göreceğiniz gün,her emzikli kadın,emzirdiğinden vazgeçer ve her gebe kadın taşıdığını düşürür.Sen o gün insanları sarhoşlar halinde görürsün;oysaki onlar sarhoş değillerdir,ama Allah’ın azabı çok şiddetlidir.
4/43-Ey iman edenler! sarhoşken,ne söylediğinizi bilinceye kadar... .namaza yaklaşmayınız.
Ölüm anında insandaki psikolojik durum,ölüm sarhoşluğu olarak tanımlanmaktadır.Ölüm anında insan net olarak düşünemez.Davranışlarıda bu düşünce bozukluğuna/kapalılığına bağlı olarak mantıklı değildir.
Kıyamet günü insan çok korkmuştur.Bu korkuya bağlı olarak düşünceleri net ve açık değildir.Korku düşünceyi bulanıklaştırmıştır.Net düşünemez.Düşünce bozukluğu ve davranış bozukluğu gösterirler.Bu durum sarhoşluk hali olarak belirtilmektedir.
Namaz yasağını belirten kelimede sarhoşluk halidir.Sarhoşluk hali ne söylediğini bilememe halidir.İnsan ne söylediğini biliyor ise,ağzından çıkanı kulağı duyuyor ve ağzından çıkanın ne anlama geldiğini bilebiliyor ise sarhoş değildir.
Ölüm anında,kıyamet zamanında veya uyuşturucu almış iken insan sarhoştur.Çünkü bahsedilen bu hallerde insanın aklı örtülüdür,düşünce bozukluğu vardır ve buna bağlı olarak da davranışlar kuralsızdır.Bir insan eğriyi doğrudan ayıramıyor ise düşünce bozukluğu içerisindedir,sarhoştur.Ayrım gücü yoksa bu insan sarhoştur.
Demek ki sarhoşluk hali,aklın örtülmesi,düşüncenin bozulması ve buna bağlı olarak da davranışların kuralsızlaşması halidir.
Bu hal insanda sadece alkollü sıvıları veya toz uyuşturucuları almakla oluşmaz.Başka nedenlerle de ,örneğin korku hali nedeniyle de düşünce bozukluğu olabilir.Aşırı tutku nedeniylede düşünce bozukluğu olabilir.
Sarhoş olma hali sadece alkol ve uyuşturucuya bağlanırsa bazı sorular cevapsız kalır.
Sarhoş olmanın ölçüsü/kıstası nedir?Bir bardak bira içip kendini dağıtan ile bir şişe rakı içip kendini kaybetmeyen iki insandan hangisine sarhoş denilecektir.Hangisi namaz kılma yasağı kapsamına sokulacaktır.İnsan şu veya bu kadar miktar alkol aldıysa elimize alkolimetre denen ve alkol ölçen aracı alıp trafik polislerinin yaptığı gibi alkol derecesi mi ölçülecektir? “Şu birim alkol derecesinden aşağısı sarhoş değil,şu birimden yukarısı sarhoştur!” mu denilecektir?Ve belli birimin üstündekilere, “Sen namaz yasağı kapsamındasın!”mı denilecektir?Belli derecenin üstünde alkol almış olanların tekrar namaz kılmaları için ne kadar ayılma süresi tespit edilecektir?
Bize göre Kur’an sarhoş kişiyi çok net bir şekilde belirtmektedir.50/19 ayetinde “..ve caet sekretül mevti..” tümcesi ile sarhoşluk hali kısmen belirtilirken,ölmekte olan kişideki akletme,eğriyi doğrudan ayırma yeteneğinin kaybedilmesi olarak ölüm sarhoşluğu tanımlanmıştır.4/432 ayetindeki,”..salate ve entüm sükara..”tümcesi de aynı kökten gelmektedir. Örtme,kapatma, durgunlaştırma,içki saiki ile sarhoş olma, gibi anlamların hepsinde düşüncenin örtülmesi ve buna bağlı olarak kuralsız davranışlar vardır.
İnsandaki bu hal hukuki deyimiyle,temyiz kudretinin yok olması halidir.
Bir insan akıl hastalığı nedeniyle de temyiz kudretinden yoksun olabilir.Sürekli sarhoş olabilir.Bu kişide namaz yasağı kapsamındadır.Çünkü ne söylediğini bilemeyecek durumdadır.
Aşırı yaşlılık nedeniyle insan beyindeki kireçlenme nedeniyle ne söylediğini bilemeyecek duruma gelebilir.Temyiz kudretini,ayırma yeteneğini yitirebilir.Bu insanda yaşlılık nedeniyle sarhoştur.Namaz yasağı kapsamındadır.
Bir insan yaptığı işin hukuki neticelerini bilemeyecek durumda ise sarhoştur.Bu insanın yaptığı hukuki işlemler batıldır.Sonuç doğurmaz.Borçlanmışsa borcu geçerli değildir.Yaptığı işin neticelerini idrak edemeyen insanda da ceza ehliyeti yoktur.Yani o insan sarhoştur.Aklı kapalıdır.Yapıp ettiklerinin farkında değildir.Bu insana işlediği suç nedeniyle ceza verilmez.Hukuki ve cezai sorumluluk ancak mümeyyiz ve farik olmak koşuluyla vardır.Yani doğruyu eğriyi ayırt edebilme ve söylediklerinin veya yaptıklarının ne anlama geldiğinin bilincinde olmak demektir.
Bunun gibi insan ne söylediğini bilemeyecek durumda ise tekrar eski hale dönünceye kadar yani ne söylediğini bilinceye kadar namaz yasağı kapsamındadır. “NE SÖYLEDİĞİNİ BİLİNCEYE KADAR”sınırdır.İnsan bu sınırın beri tarafında ise yani ne söylediğini biliyorsa namaz yasağı kapsamında değildir.Namazını kılmalıdır.İsterse tonlarca alkol içsin.Ama insan bu sınırın öte tarafında ise yani ne söylediğini bilemiyorsa isterse hiç alkol almasın namaz kılma yasağı kapsamındadır.Sarhoştur.Ne söylediğini bilinceye,idrak edinceye kadar namaza yaklaşmasın!
2)İNSANI, NE SÖYLEDİĞİNİ BİLEMEYECEK DURUMA GETİREREK ,NAMAZ DIŞINA HANGİ HALLER İTER?
A)Alkol,uyuşturucunun her türlüsü.
B)Ateşli hastalık haline yakalanma.
C)Psikolojik hastalıklar
D)Aşırı yaşlılık hali
E)Aşırı korku ve endişe
F)Aşırı tutku hali
E)Kendi anadili dışında bir dil ile namaz kılma.
3)KENDİ ANA DİLİ DIŞINDA BİR DİL İLE NAMAZ KILAN İNSAN, NAMAZ YASAĞI KAPSAMINDADIR, SARHOŞTUR.
Normal yaşamda aklı başında insan,pazarda,alış verişte yaptığı işin neticelerini bilemeden,anlayamadan alış verişte bulunmaz.Ne aldığını ne sattığını bilmeden ticaret yapmaz.Yaparsa ya dolandırılmıştır ya da müzayaka altındadır.Yani bilgisizdir de başkası onun bilgisizliğinden saflığından istifade etmiştir.
Arapça namaz kılan Arap olmayan veya Arapça bilmeyen, bir insan da ne söylediğini ne yaptığını bilemeyecek durumdadır.Allahtan ne istediğini,Allaha’a neden eğilip kalktığını bilemeyecek durumdadır.Bu nedenle aklı kapalıdır.Düşünceleri sapmıştır.Davranışlarıda buna bağlı olarak kuralsızdır.Bu insan sarhoştur.Namaz yasağı kapsamı içindedir.Ne söylediğini bilinceye kadarda sarhoş kalacaktır.Namaza yaklaşmaması gerekir.Bu insan namaz kılarken temyiz kudretine sahip değildir.Yaptığı işin neticelerinin neler olacağının idraki içinde değildir.Çünkü ağzından çıkanı duyan kulağının algıları beynine gittiğinde ,beyin ve akıl bu duyulanların ne anlama geldiğini bilememektedir.Beyin uyuşmuştur.Akıl örtülüdür.Düşünce bozuktur.Bu nedenle kalp yani duyma hissetme duyuları körelmiştir.Histeki bozukluk nedeniylede davranışlar iyice bozuktur,kuralsızdır.
Bu nedenle, Arapça namaz kılan ve Arap olmayan,Arapçada bilmeyen insanların hepsi namaz yasağı kapsamı içindedir.Sarhoştur.
Bu insanlar için Kur’an şöyle diyor;
107/4-Vay haline o namaz kılanların ki,
107/5-Namazlarından gaflet içindedir onlar/gösteriş yaparlar,
107/6-Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
4/43-Ey iman edenler! Sarhoşken NE SÖYLEDİĞİNİZİ BİLİNCEYE KADAR.. NAMAZA YAKLAŞMAYIN!
Muhammed döneminde namaz kılan Araplar sarhoş değillerdi.Arap Arapça namaz kılarken,kendi ana dili ile namaz kılarken namaz yasağı kapsamında değildi.Muhammed döneminde veya şimdi ,Arap, namazını Arapça değilde Türkçe,çince ,İngilizce kılmaya kalksa namaz yasağı kapsamında olur.Sarhoş olur.
Kur’an’ Arapça vahyedilmiştir.Arapça dilinin dışında Türkçe veya İngilizce vahyedilmemiştir.Sebebi Muhammed dönemindeki Arap toplumu anlasın somut olaylara anladığını uygulasın diye.Kur’an bizzat uygulamalara ve somut olayların çözümüne yönelik bir kurallar bütünüdür.Arapça dışında Türkçe olarak vahyedilseydi.Araplar Kur’anı Türkçe okusalardı,Muhammed döneminde kaç kişi anlardı?Muhammedi ciddiye alırlar mıydı?Ömer,Osman Ebubekir ve daha nice okumuş yazmış aşiret reisi saygın insan Muhammedi ciddiye alır mıydı?Şimdi dahi zamanımızda Arap,İngiliz,Çin veya Rus vatandaşına bilmediği bir dil olan Türkçe olarak, iyilik ve güzellik tavsiye eden kurallar okunsa,kaç kişi bizi ciddiye alır?Türkçe olarak ve Türk toplumunun sorunlarını çözmeye yönelik hazırlanmış kurallar bütününü Türkçe olarak yabancı insanlara sunmak ve onlardan bu kurallara uymalarını beklemek iddiasında olan insanlara normal insanlar gözüyle bakılır mı?Bu insanlara sarhoş denmezde ne denir?
4)TÜRKÇE NAMAZ KONUSUNDA SON SÖZÜMÜZ
42/2-Yoksa onların,dindenAllah’ın izin vermediği şeyi kendileri için yasalaştıran ortakları mı var?
61/7-İslama çağrılıp durduğu halde,yalanlar düzerek Allah’a iftira edenden daha zalim kim vardır?Allah zulme bulaşmış kişiler topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.
61/8-İstiyorlar ki, ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürsünler. Ama ,Allah,küfre batanlar hoş görmeseler de nurunu tamamlayacaktır.
7/185-Göklerin ve yerin melakutuna,Allah’ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı;ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi?Peki,bu Kur’an’dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?
2/170-Onlara, “Allahın indirdiğine uyun!”dendiğinde; “Hayır!Biz ,atalarımızı üzerinde bulunduğumuz şeye uyarız.”derler.Peki,ataları bir şeye akıl erdiremiyor,doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!..”