4/103-..namaz müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.
Ayette de görüldüğü namaz farzdır.
Farz demek yapılması zorunlu olan demektir.Yapılması insanın iradesine ve taktirine bırakılmamıştır.
Çeşitli maazaretler veya gerekçeler ileri sürerek namaz kılmaktan geri durulamaz.
Namaz=dua faaliyeti veya namaz=yaşamdaki yaptığımız iyilikler gibi maazeretlerle namazdan geri durulamaz.Ancak bir kez daha belirtelim ki bizim Kur’an’dan tespit ettiğimiz namaz ile uygulamada yapılan namaz birbirinden taban tabana farklıdır.
İnsanların bir başka insanların namaz kılmalarına veya kılmamalarına müdahalesi söz konusu olmamalıdır.Kimse bir diğerine “Namaz kıl!”da diyemez, “Namaz kılma!”da diyemez.Namaz insan ile Allah arasında bir dialoğ aracıdır.Üçüncü kişileri ilgilendirmez.Ancak “Namaz kıl veya kılma!”demek ayrı konudur,namazın nasıl kılınması gerektiğini inceleyip araştırmak ayrı konulardır.Hiçbir insana ,yeryüzündekilerin namazlarını denetleme yetkisi verilmemiştir.Allah’ın yeryüzünde namaz denetleyicisi,namaz bekçisine ihtiyacı yoktur.
(Devam edecek)
7)3 VAKİT NAMAZ KILINMAZSA NE OLUR?
Namaz kılmak demek Allah ile dialoğa geçmek demektir.Allah ile konuşmak ,O’na rüku ve secdede söz vermek demektir.Kıyamda ise Allah’tan isteklerde bulunmak demektir.Namaz bu şekilde anlaşılmalıdır.Bu şekildeki namaz farzdır.Kur’an yapılmasını emretmektedir.Ancak 11/114 ayetinde asgari olarak belirlenen namaz vakti farz değildir.Yani namaz kılmak farzdır ama hangi vakitlerde yani günde kaç defa kılınacağını belirten ayetler farz bildirmiyorlar.Sadece insana öneride bulunuyorlar.Namaz kılınacaktır.Kaç vakit ve hangi vakitlerde?Cevabı veriliyor:asgari 3 vakit ve 24 saatlik zamanı yukarda belirtildiği gibi 3 parçaya ayıracaksın ve har parçada 2 rekaat namaz kılacaksın.Asgari olarak tavsiye edilen bu zaman dilimlerinde. Namaz vakti tavsiyedir.Namazın asgari üç vakit olduğu dahi farz değildir.Tavsiyedir.
İnsan bu üç vakitte namaz kılamadı ne olur?Hiçbir şey olmaz.Bu insanın yapması gereken 2 vakit namaz kılmaktır.İster sabah -öğleden sonra, isterse sabah- akçam veya öğleden sonra- akşam vakitlerinde namaz kılmalısır.
.2 Vakitte namaz kılamadı.İşleri çok.İnsan ne yapsın?Sorun değil.Namazı yine terketmesin.O vakit müsait olduğu bir zaman kılsın.1 vakit kılsın.İşleri çok yoğun bu gün namaz kılamadı ne olacak?O zaman ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi ister 3 vakit,ister 2 vakit ister 1 vakit namazını kılsın.İsterse çok daha fazla kılsın.Bu konuda karar vermek ve uygulamak tamamen insanın kendisine bırakılmıştır.Müsait olduğu zaman istediği rekaat kadar namaz kılsın.Ama önerilen asgari 3 vakit ve her vakitte de 2 rekaat.
8)NAMAZIN KAZASI OLUR MU?
Namazın kazası olmaz.Kaza demek telafi etme demektir.Geriye çevirme demektir.
Bazan başkasına yapılan olumsuz bir davranışın kazası,geriye çevirmesi olabilir.Bir dostun kalbi bilerek veya bilmeyerek tarafımızdan kırılmışsa özür dileyerek veya başka yollarla tekrar dostluğu kazanılabilir.Yada olumsuz bir davranış sonucu bir başkasına maddi zarar verilmişse bu maddi zarar telafi edilerek(kaza edilerek) eski hale getirilebilir.Hırsız çaldıklarını iade ederek (kaz yapar)Ama adam öldürmenim kazası(telafisi )olmaz
Namaz Allah ile yapılan dialoğdur.İstekte bulunmadır,söz vermedir.Kazası olmaz.Telafisi olmaz.
9)NAMAZ,İNSANA SEVAP KAZANDIRIR MI?
İnsan namaz kılamadı,ne olur?Hiçbir şey olmaz.Çünkü namaz kılmakla sevap kazanılmaz.Namaz kılmakla sadece Allah ile dialoğ artar.Namazın fonksiyonu,işlevi Allah ile dialoğ kurmaktır.Namaz insana sevap sağlamaz.Namaz kılmamak da insana günah sağlamaz.Bu olay tıpkı günlük yaşamda arkadaşların aranması gibidir.Arkadaşını dostunu ararsan dialoğunuz artar.Aramazsan veya seyrek ararsan arkadaşlığınız giderek azalır.Arkadaşının dostluğundan,bilgisinden yol göstermesinden istifade edemezsin.Giderek Arkadaşın senden uzaklaşır,sende arkadaşından.Namaz da Allah ile insanın dostluğunu artırır.Namaz kılmazsan ,Allah’a ihtiyacın yok demektir.Sen kendi başının çaresine bakacaksın demektir.Ayrıca namaz kılmamak suretiyle Allah’tan yardım talebinde bulunmamakla insan kendine yeterli olduğunu zannetmektedir.Bu halde de Allah insana neden yardım etsin,yol göstersin?Allah’a karşı büyüklük taslayan bu insana Allah yardım etmez. “Ne halin varsa gör!”diyerek giderek bu insan hakkında kesin yargıda bulunur.Bu insanı “iflah olmazlar”kategorisine sokarak,mühürler.
10)SEVAP NASIL KAZANILIR?
1.Sevap kazanma yolu:Sevap namazda rüku halindeyken Allah’a verilen sözün yerine getirilmesiyle kazanılır.Rükuda Allah’a şöyle söz veriliyordu: “Allahım!Beni olumsuz davranışlarda bulunma olanağına sahip iken,bu davranışlarda bulunmaktan geri tut.Ben de olumsuz davranışlarda bulunmayacağım.Kuralsız davranışlarda bulunmayacağım.Beni tutkularıma yenik duruma düşürme.Bu gibi zor anlarımda da sen yardımcım ol!Beni kuralsızlıktan çekip çıkart!”Bu şekilde söz verilipte eğer kuralsız davranma olanağı ortaya çıktığında insan kuralsız davranışta bulunmuyorsa,kuralsızlığı elinin tersiyle itiyor ve Allah’a eğiliyorsa (rüku ediyorsa)kendisine kesin sevap var!
2.Sevap kazanma yolu:İkinci sevap kazanma yolu da secde halindeyken Allah’a verilen sözün uygulanmasıyla,hayata geçirilmesiyle kazanılır.Allah’a karşı secde halinde iken şöyle söz veriliyordu: “Allahım!Seni ilah olarak tanıyor,kabul ediyor ve sana secde ediyorum.Senden başkasını ilah olarak tanımıyorum.Bu nedenle sadece senden yardım talep ediyor ve sana hamd ediyorum.Beni kurallı davranmaya yönelt.Olumlu işler yapmaya yönelt.Olumlu davranışlara yönelt.Pozitif işler ve davranışlar yapmaya kılavuzla.Her konuda olduğu gibi sana teslim oluyor ve inanıyorum.Tek güvendiğim sensin.Ben de olumlu davranışlar göstereceğime,kurallı yaşayacağıma dair sana söz veriyor ve söz verdiğimi senin önünde secde ederek figür olarak da gösteriyorum.”
3.Kıyamda iken sevap kazanılmaz:Kıyam halinde Allah’a söz verilmez.Allahtan yardım talep edilir.Teşekkür edilir.Bu nedenle kıyamın uygulaması yoktur.Kıyam Allahtan istekleri ve teşekkürü içerir.
11)DİNDE REFORM OLUR MU?
Bu görüşler karşısında denilecektir ki;"1400 yıldan beri süre gelen uygulamalarımız yanlış mıdır?Veya eski köye yeni adetler mi gelmektedir?Dinde reform mu yapılmak istenmektedir?"Hayır bunların hiç biri değil.Önce şunu iyice bilmek gerek:İSLAM DİNİNDE REFORM OLMAZ.Yapılan ve yapılması gereken şey,İslam dinini Kur'an'a dönerek ve onun kılavuzluğunda yeniden öğrenme ,anlama ve uygulamadır.Hareket reform hareketi değildir.Hareket Kur'an ışığında İslama dönüş hareketidir.1400 yıldır uyutulan insanların uyanış hareketidir.İslam Dinini Kur'andan öğrenme hareketidirİnsanların yanlış kıldıkları namazlarını eleştirmek ve irdelemek Muhammedin de tavrıdır.Muhammedin de sünnetine en uygun tavırdır.Çünkü Muhammed de içinde bulunduğu toplumu 107 inci surede anlatıldığı gibi öncelikle yanlış uyguladıkları namazları nedeniyle eleştirmiştir.Onların namazlarında gaflet içinde oldukları belirtilmiştir.Muhammedin toplumu bu gafletinden uyanmış ancak Muhammedin ölümünü müteakip tekrar gaflete dalmıştır.
12)ATALAR,DEDELER,NİNELER NAMAZI YANLIŞ MI KILDI?
(2/170) (5/104) (7/28,70,71,173) (10/78) (31/21) (23/66 vd.) (34/43) (37/69,70) (43/22,23,24) 26/74) (28/36) (11/62,87,109) (14/10) (33/67) vd ayetleri okunduğu zaman görüleceği üzere ,ya atalar dedeler namazı yanlış kıldılarsa?Yanlış bir yol üzerinde oldularsa?
13)TESBİH VE HAMD EYLEMİ İLE NAMAZ BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALIDIR
Namazla ilişkili olarak, (50/40) (20/130) (30/17,18) (52/48,49) ve başka ayetlerde de belirtilen "Tesbih"ve"Hamd" eylemi ile namaz kılma eylemi birbirine karıştırlmamalıdır.Karıştırılırsa ortaya sadece 5 vakit namaz kılma değil 24 saat kesintisiz namaz kılma eylemi çıkar.Bu uygulama şüphesiz Kur'an aters bir uygulama olur.
Tesbih eylemi Hadis dini mensuplarının namazlarından sonra belli sayıda Allahın adının tekrarlanmesı değildir.Ya da arzu edilen bir işin olması içinAllah'ın adının belli sayıda tekrarlanması değildir.
Tesbih ve hamd eylemi, insan ve tüm canlı cansız tüm varlıkların 24 saat kesintisiz yaptığı eylemdir.Var oluş kurallarına göre yaptıkları eylemlerdir.Nefes almak,kalbin kesintisiz çalışması,elektronların atom çekirdeği etrafında dönmesi,ayın dünya etrafında,dünyanında güneş etrafında dönmesi tesbih faaliyetleridir.Ağaçların büyümesi,çiçek açması,meyveye durması tesbih faaliyetidir.Denizin dalgalar halinde sahile vurması tesbihtir.Allahın kurallarına uymadır.Tüm varlıklar bu şekilde Allah'ı tesbih eder .Yani Allah'ın kurallarına uyarak yaşamlarını ve var oluşlarını devam ettirirler.
Hamd ise varlığın Rabbine teşekkürüdür.Canlı kalması nedeniyle yaratanına şükranıdır.Hamd yaşam,canlılık nedeniyle Rabbe yapılır.
Tesbih ve hamd eylemini varlıkların büyük kısmı bilinçsizce yaratılışları gereğini yerine getiriler.Hatta akıllı varlıklardan insanların vücutlarının çalışması da büyük ölçüde bilinçsiz bir tesbihtir.Ancak insanlar bilinçli olarak da Allah'a hamd ederler.Kendilerine yaşam verdiği için hamd ederler.Yaratılış kanunlarına uygun davranışlar göstererek de, bilinçli olarak daAllah'ı tesbih ederler.
14)NAMAZ VAKİTLERİ İLE RUHBAN SINIFININ OLUŞMASI ARASINDA İLİŞKİ VAR MIDIR?
Namaz ;vakitleri,şekli,ne okunacağı ve hangi dilden namaz kılınacağı,nasıl bir ruh hali içerisinde kılınacağı ve nasıl bir ruh hali içerisinde bulunulacağı Kur'an tarafından belirlenmiştir.Yukarda söylediğimiz anlamda tesbih ve hamd namazda da vardır.Ama namazın özü kıyam,rüku ve secdedir.Her tesbih ve hamd namaz olmadığı gibi her kıyam da namaz değildir.Öyle olsa idi her hazırol durumunda durmak namaz diye düşünülürdü.
Namazların 5 vakit olarak olarak kabul edilmesi ve vakitlerin de milimetrik olarak tespit edilip bu tespitin minarelerden ilan edilmesi ruhban sınıfın mevcudiyetine yol açar.Kaldı ki toplu namazlarda resmi vakitli oldukları için toplu olarak icra edilirler.Resmi ve milimetrik vakitli olmasalar toplu olarak icra edilemezler.Toplu namaz kılabilmek için namazların resmi ve milimetrik vakitli olması gerek. Toplu ve milimetrik vakitli namazları yönetecek,yönlendirecek görevliler sınıfına ihtiyaç vardır.Bu sınıf ruhban sınıftır.Milimetrik vakitli toplu namazlar ruhban sınıfın varlık nedenidir.İş sahasıdır.İnsanlar milimetrik vakitli toplu namaz kılmazlarsa bu sınıf aç kalır.Bu sınıfada ihtiyaç olmaz.Bu sınıf ortadan kalkar.İşte aç kalmamak için ve menfaat ilişkisi nedeniyle ruhban sınıf resmi ve milimetrik vakitli toplu namazları var güçleriyle savunurlar.
Oysa Allah Kur'an'da toplu namazı değil,ferdi namazı kural olarak koymuştur.Milimetrik vakitli namazı değil vakitleri günün iki ucu ve gece olan 3 vakit namazı asgari olarak önermiştir.Kur'an'da insanın çalışması ve olağan yaşamasını aksatmaması istenmiş, yaşamını engellemeyecek şekilde bir namaz düzenlemesi ve vakit düzenleme yöntemi ortaya konmuştur.İnsan namaz kılacağı zaman konusunda büyük ölçüde özgür bırakılmıştır.
(Devam edecek)