YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

REGAİP YANİ BAĞBOZUMU ŞENLİĞİ

September 18 2001 at 2:18 AM
gak  (no login)
from IP address 212.252.3.136

Pagan inançların tevhidçi islam dininde kalıntılarının yaşmasına en güzel örnek Kandillerdir.

Regaip de bunşarın en belirgin olanlarından...Tanrı dionysos bilidiği gibi
Temmuz-dumuzi
Demeter
Osiris
gibi
değşik yörelerde çeşitlenmiş olark ortaya çıkmıştır..

Şarap ve üzümün tanrısı
dionysos un
bir soyludan doğan
ölen ve dirilen
ama fakir
olan niteliklerini

dah önce isa nın yendiden dirilişi ve musanın sepetiyle ilişkilendirmiştik

öykü kısaca şöyle, biraz dikkat eden Sümerden de önceye dayanan bu öyküden gereken bağlantıyı kurar:

Dionysoso Zeus un gayrımeşru çocuğudur
hera annesini ona hamileyken öldürünce
zeus onu baldırında saklar ve
günü gelince de
baldırından doğurur

ama onu
ortaya çıkaramaz
bir sepet koyup
ırmağa bırakır

ırmak sepeti sürükler
ve ormanın içinde
başta
Pan
ve diğer
satyr ve nympha lar tarafından bulunan dionsos
burada büyür..

Dio-nysos
iki kez doğan demektir
ve doğrudan doğanın animize edilmesi ile ortaya çıkan bir tanrıdır..

Kış geldiğinde
ölür
ve yeniden dirilir
ergen olur
çoğalır

işte
bağbozumu şenlikleri de
Dionisisa tapımının
ürün alma bayramıdır..

Dionisa
bayramları ise
şöyle kutlanır..

Rahip ve rahibeler
satyr ve nymphalar
Kapı kapı gezeler ve
ilahiler okurlar
her kapıdan
o yılki ürüne ait birşeyşer alırlar
sonra dionisos un ölüm-dirilme ergenleşme
üreme yada ürünü derme
kutlamasında

Bir rahip dionysos kılığına girer ve dansetmeye başlar
köyün
meydanında çeşitli ilahiler eşliğinde dionysos bereketini simgeleyen yansılamalar yapılır ve bu yansılamalar
içinde dionysos ölür..

Sonra rahip ve rahiblerce toplanan
mahsül bir kazana koyulur
ve pişirilir
(tahıl lapası)
ve Ölü dionysos a yedirilir
ve dionysos
dirilir..


Dionisia bayramları
3 tanedir
1- dionysos un ölümü 21 aralık
2-Dionysos un Dirilişi 21 mart
3-Dionysos un üremesi


İslamda olmadığı halde
Regaip kandilinin
yani
Peygamberin ana rahmine düşüşü
yani bir anlamda döllenmenin simgelendiği
ve kutsandığı
kutsal gece
aslen
dionisos tapımının
isim değiştirmiş halinden başka birşey değildir..

Ne kuranda
nede
peygamber in hayatı ile ilgili rivayetlerde
böyle bir saçmalık yoktur...

Bir insanın
ne zaman ana rahmine düştüğünü
ancak
bu süreci takib eden doktorlar hesaplayabiliyorlar..

Peygamberin
ane ile babasını ilgilendiren bu durumu
müslüman tarihçilerin nasıl tesbit ettikleri de başka bir mechuldür..

Aslen herşey ayan beyan ortadadır...


BUna en güzel örnek ise
karaman
da REGAİP
Kutlamallarının nasıl yapıldığıdır..


 
 Respond to this message   
AuthorReply
gak
(no login)
212.252.3.136

Karaman da REgaip haftası

September 18 2001, 2:21 AM 

REGAİP GECESİ TÖRENLERİ




Recep ayının ilk perşembesinden bir veya on gün evvel şehrin özellikle erkek çocuklarında, büyük bir telaş görülürdü. Kendilerine göre, küçük tef, kaval gibi saz aletleri-ni sağlamaya uğraşırlardı. Bazıları da, çeşitli renklerle boyanmış kağıtlardan, muhtelif modellerde yapılan, attar ve bakkallarda satılan, Şivlili denilen fenerleri babalarına satın aldırtırlardı. Akşam vaktinin gelmesini heyecanla bekleyen çocuklar, akşam yemeğini yer yemez, sağlayabildiği saz aleti veya şivlili fenerleri ile hemen sokağa fırlarlardı. Her semtin çocukları bir gurup oluştururlar, davul, tef veya kavalı olanlar, bu saz aletleri ile, olmayanlar da maniler söyleyerek ve ellerindeki şivlili fenerleri ile, gelişi güzel, bir hay-huy ve curcuna havası içinde, sokak aralarında dolaşırlar ve mahalle meydanında eğlenirlerdi. Bu arada guruplar, coplar ve değneklerle, diğer semt guruplarını baskına uğratmaya ve dövüşmeye giderlerdi.



Dövüş, kavga başlar, birbirlerinin saz aletlerini, fenerlerini kapmaya ve kırmaya uğraşırlardı. Tabidir ki bu arada, cop ve değnekle yaralananlar da eksik olmazdı. Bu suretle perşembe gününün akşamına kadar, bazı akşamlar sakin ve neşeli, bazı akşamlar da dövüşlü, kavgalı ve feryatlı eğlenceler devam ederdi., Şivlili fenerlerine dair de şöyle bir tekerleme söylerlerdi:



Şivlili şivlili şişirmiş

Ergen oğlu pişirmiş

İki çörek, bir börek

Bize armağan gerek,



Bu tip kavgalı ve dövüşlü eğlenceleri tertip edenler, mahallenin haylaz ve haşarı çocuklarıdır.



Diğer taraftan, uslu, ağırbaşlı kız ve erkek çocuklar da, mahallerinde elverişli veya izin veren bir komşunun avlusuna, bir duvar dibine DEDE yaparlardı. Bu dede; kerpiçten, üçgen şeklinde, kaidesi 50-60 cam., boyu da 70-80 cam. kadar, piramidimsi, küçük bir yapıdır. Bu yapın her yanı, çocuklar tarafından uzun bir zamandan beri biriktirilmekte olan, renkli porselen tabak ve renkli petrol lambaları kırığı yapıştırmak suretiyle süslenmiştir. Bu porselen ve cam parçaları, çocuklar arasında, cıncık adıyla anılır. Dedenin yapılmasına çocukların dışında, dede yapılan evin veya komşuların yetişkin genç kızları da yardım ederler.



Her akşam sonu, çocuklardan bir veya birkaçının beraberinde getirdiği fener mumları, dedenin üzerine veya kenarlarına dikilerek yakılır. Şivlili fenerleri sağlayabilenlerin renkli şivlili fenerleri de bir yere asılarak, dedenin etrafı ışıklandırılmış olurdu.



Çocuklar dedenin etrafına, yarım ay biçiminde sıralanarak otururlar ve dedeye, özel, acaib tekerlemelerini, koşmalarını hep bir ağızdan söyleyerek coşar, adeta cezbeye gelirlerdi.



Bu tekerlemelerden derleyebildiğimiz bir kaç tanesi aşağıdadır:



Bir kavurga kavurdum

Dam başında savurdum

Emmim oğluna duyurdum

Emmim oğlu Musaaaacıııık

Elleri kolları kısaaaaacıııık

Aşşa çarşı çamur ooolmuuuuş

Baklavalar hamur ooolmuuuuş

Şamkapı’ya gavur geeelmiiiiş

Eşşeğimin kuyruğunu kamçı mı sandın?

Kamçı mı sandın?

Kamçıyı tanlar, bir gelin ağlar

Lailahe illallah

Hasebi nesebi Celil Allah

Şeyhin oğlu Fevzullah

Feyzullah’ı napmalı?

Damdan dama atmaaaallıııı



Bu son örnekten daha birkaç tane vardır. Her tekerleme başlangıcında, eşeğin dış azalarından birisi dile getirilir.



Bununla beraber, eski söylentilere göre; H.334’de ölen ve Şeyh Şibili adı ile meşhur olan, büyük mutasavvıf Ebu Bekir Muhammed Şibili bir gece uykuda iken, rüyasında Hz.Muhammed’in Recep ayında ana rahmine düştüğünü beyan eden bir sır alır. Hemen uyanarak sevinçle kalkar, elbisesini giyip zaviyesinden dışarı çıkarak, civardaki komşu evlere birer birer uğrayıp, “şibili” diye seslenerek, rüyasını evlerdeki kişilere anlatır. Ev sahipleri de, bu iyi haberin müjdeleyicisi Şeyhe memnuniyetlerinin bir ifadesi olarak, münasip yiyecekler vermişlerdir.



Acaba Regaib Kandili sebebi ile çocukların, şivlili fenerleri ile dolaşarak ve “Şivlili şivlili şişirmiş” mısrası ile başlayan manileri söyleyip, yaptıkları bu eğlencelerin kökü Şeyh Şibili”ye mi dayanıyor? Şeyh Şibili de kendinin alacalı kağıtlarla muhafaza edilebildiği feneri ile ve “şibili, şibili” diye gezmesinin bir anısı ve her yıl aynı günlerde bu büyük müjdenin bir ihyası mıdır? Şivlili denilen kağıt fenerin adı da, Şibli feneri iken zamanla Şivlili olarak mı tahrife uğramış? Bunu kesin olarak tespit imkanını bulamadık.



Recep ayının bir özelliği de, mum yakma adetidir. Bu ayın ilk perşembe günü yaklaştığında, çarşıdaki attar ve bakkal dükkanlarının önü irili ufaklı ve bazen de renkli fener mumları ile doludur.



Her aile reisi mali durumuna göre, bir kaç düzine mum alır, evine götürürdü. Bu mumlardan birkaç tanesini de, evin çocukları, dedenin başında yakarlardı.



Perşembe günü ikindi namazından sonra, her cami ve mescidin kapısı önüne, imamın oğlu veya bir komşu çocuğu., bir boş kalbur veya sele koyarak, etraftan gelecek ha-yır mumlarını beklerler. Artık her ailenin bir sepet veya seleye koyarak, elleri kınalı kız ve erkek çocukları vasıtasıyla gönderdikleri mumlar, bu çocuklar vasıtasıyla her cami önündeki selelere birkaç tane olmak üzere konulurdu. Bu suretle camilerin aydınlatmada kullanacağı mumlar da sağlanmış olurdu.



RECEP GECESİ TÖRENLERİ



Recep Ayı’nın ilk perşembesinin Regaip Kandili olduğu malumdur. Regaip Kandili, yalnız Karaman’da özel bir törenle kutlanır. Bu törenin sebebi de şehirdeki Darul Huffaz (Hafızlık Okulları)’da Kuran’ın tamamını ezberleyip, icazetname almaya hak kazanmış hafızların diploma almaları için yapılan tören ve ziyafetlerin, senenin o günlerinde yapılmasındandır.



Recep Ayı’nın ilk perşembesinden bir gün evvel, şehrin tellalı, çarşının uygun semtlerinde:



---ALLAH’Ü AZİM’Ü-Ş ŞAN BU AYLARA-, BU GÜNLERE YİNE ERİŞTİRMEK NASİP VE MÜYESSER EYLESİN. AMİN; PADİŞAH ALEM PENAN EFENDİMİZİN ATINI EŞKİN, KILICINI KESKİN, DÜŞMANINI MÜNHEZİM EYLESİN. AMİN. HÜCCAC-I MÜSLİMİNE VE ASAKİR-İ İSLAMİYEYE BERREN, HARREN SELAMETLER İHSAN BUYURSUN. AMİN. YARINKİ PERŞEMBE GÜNÜ SABAH NAMAZINDAN SONRA, SAAT ..........DA .............CAMİİ ŞERİFTE RECEB-İ ŞERİF DUASI VARDIR. DUADAN GAFİL OLMAYALIM.



tertibindeki ilan ve uyarısını yaptıktan sonra, o perşembe günü, hafızlık izni verilecek olan hafız adaylarının evlerine de varılarak, yukardaki ilanı, her hafız ailesi evi önünde tekrarlayarak, töreni duyururdu. Bu sevinçli olay, hafız çıkacak olan ailenin fertlerini büyük bir sevinçe boğardı. Sevinçlerinden doğan aşırı bir cömertlikle, dellala bağış ve hediyeler verirlerdi.



Perşembe günü yapılacak olan tören, Karaman’ın en büyük camilerinden Dikbasan veya Araboğlu camilerinden birisinde olup; hafızlık mezuniyeti alacak hafızların aileleri arasında, en zengin olanının, bal veya şeker şerbeti masraflarını üzerine almasıyla yapılırdı. Cami seçme işi de, masrafları yapın ailenin hakkıdır. Bazı yıllarda, cami seçme işi, aileler arasında tartışma ve küsüşmelere de sebep olmuştur.



Bir gün evvelinden, camiye büyük kazanlar getirilerek hazırlanır, sabahleyin de, erkenden şerbeti hazırlayacak aile, şekeri veya balı ezerlerdi. Eski yıllarda bal, pek çok ve ucuz olurdu. Çokça da, bu masrafı üzerine alan ailenin kendi arılarının ürünü olurdu.



Bir taraftan da, bir hafta veya on gün evvelinden beri hafız aileleri, evlerinde hummalı bir hazırlık sürdürülürdü. Hısım, akraba konu-komşu toplanırlar, mutlu bir görünüm içinde, şen, şakrak, ziyafet hazırlıkları ile meşgul olurlardı.



Hafızlık ziyafetlerinde, genel olarak, pişmaniye hazırlanırdı. Pişmaniye ustaları gelir, saf sade yağından meyane kavrulur, şeker ezilir, kıvama getirilirdi. Bir uçtan da, hazırlanacak pişmaniyeleri kotarmak için, konu-komşu, evlerinden irili ufaklı bakır siniler getirilir, hazırlanan pişmaniyeler, üç-beş veya daha fazla sinilere konulurdu. Aile gönül yönünden de zengin ise, sinilere konucak pişmaniyenin yarı katı arasına; dövülmüş ceviz de konularak, bu tür pişmaniye sinileri basılırdı. Bu basma işi, pişmaniye konulan sininin üzerine, diğer bir boş sini kapatılır, üzerine birisi çıkar, ayakları ile hafif hafif, çiğnemek suretiyle, ceviz ile pişmaniye sıkıştırılmış olur, sonra da pişmaniye baklava biçimi kesilirdi. Bu tür hazırlanan pişmaniyeler çok nefis olurdu. Bu arada da pişmaniye ile birlikte, çeşitli yemekler de hazırlanarak, evde ziyafetler verilirdi.



Perşembe günü, sabah namazından sonra, camide dua vakti gelinceye kadar, münasip bir hoca tarafından vaaz yapılır, vakit gelince, yaşlı hafızlar mihrabın karşısında yer alarak, kısa kısa aşırlar okurlar. Vücuh okuyan Kurra varsa, onlar da okuyacakları aşrı, Vücuh üzre okurlardı.



Evlerinde olanlar veya başka camilerde sabah namazlarını kılanlar da, yavaş yavaş bu camiye toplanmaya başlarlardı.



Bu arada, üzerlerinde yeni diktirilmiş, ilmiye kisvesi LATA (pardösü) ve fesleri üzerine ilk defa sarılmış, beyaz sarıklı hafız adayları ile, bu hafız adaylarına sağdıçlık edecek olan, bir iki yıl evvel hafızlık izni almış sağdıçları ve bu sağdıçların koltukları altında, süslü bir bohça olduğu halde camiye gelirler ve aşır okuyan hafızların kalktıkları yerlere, her hafızın sağdıcı, bohça içinde getirdikleri, kadife çakma veya Bursa işi, keçe üzerine, renkli ipeklerden motif işlemeli namaz seccadelerini sererler, körpe hafızlar da bu serilen seccadeler üzerine diz çökerek otururlardı. Bu seccadelerin, kendine göre bir usul ve tertiple ve gayet zarif bir eda ile serilmesi vardır ki; hocalar seccadeyi serecek olan sağdıçlara, bir kaç gün evvelinden bu hususu gösterirler ve öğretirlerdi.





 
 Respond to this message   
hiç
(no login)
212.156.126.229

gak bunu biryerden kopyalamışsın fakat başı sonu tam mıydı?

September 18 2001, 4:44 AM 

eski sayfalardan olmalı
o sayfalar da ne güzel sohbetler vardı
"bir damla sirke bir küp balı bozar" denilmiştir
Bu forumda da küfürcü sirkeler sohbetleri bozdu
eski tad yok artık
eski tad yok

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
212.252.3.137

bilgisayar kitlendi

September 18 2001, 12:29 PM 

ASlen ikinci yazıyı
karaman ile ilgili bir yerden kopyaladım
ama fatal eror olunca
wor e yapıştırdığım yazı dışında
adresi yitiridm
epeyi geçt, ve uyukluyordum

tekrar ulaşınca
buraya yapıştıracağım

yani ikinci yazı bana ait değil
ama yazanların eline sağlık



history den
tekrar buldum

adres
http://www.karamanweb.com/karaman/dinitor.htm

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.2.9.44

KEFERDEN NE BEKLENIR!...

September 19 2001, 1:07 AM 

LEN AMCIK KARGA!...

SENIN GIBI IBNEDEN BASKA NE BEKLENIR!... SIKIK KEFERE!... OROSPU COCUGU!...SEN ANCAK XX BILIR ONU KUTLARSIN GOTOS!... HASIKKTIRRR GOTOS PIS KEFERERE!... HADI BAKIMMMM ANCA GIDERSIN YURURUUU!...

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
212.252.3.136

Dionysos un dostları

September 19 2001, 2:49 AM 

Bu kült bugün
Kendini açıkça
Hristiyanlıkta ifade eder

Dinysos
21 aralıkta ölür ve
Tutulan oruç
ve yakarışlarla
yeniden dirilir...

Kuşkusuz
anadoluda İslam yayılmaya başladıüğında
ne dionysoso vardır
nede
törenleri

büyük dionisia bayramının hırelleze e
denk gelişi
islamın dionizos u kendine adapte etmesi ile ortay çıkmaz...

Dionysosu yaşatan başka bir din
İslama sokulduğu için
bu gerçekleşir..

O din de
elbette hristiyanlıktır..

Yoksa aklıbaşında bir müslüman
nasıl olur da peygamberinin
anne ve babasının
peygambere neden olan
döllenmeyi yaptıkları günü
tahayyül edebilir

BU düpedüz pagan bir sapıklıktır..

Kandil ise
içine daldırılan
anlamındadır
Candela
kökünden
latincedir
iskandil de
aynı köktendir...

Batı dilllerinde
MUM
anlamına gelir

Şem'a dan
ve
çerağ dan
farklıdır...

Şimdi düşünelim
İyi hoş da
buna ne demeye kandil deniyor?

Regaip ana rahmine malum zatın düşmesi ise,
Mum söndüyle bir ilgisi mi var yoksa?



 
 Respond to this message   
gak
(no login)
212.252.3.136

:)

September 19 2001, 1:55 PM 

İslamın içindeki tüm pagan unsurlar bölgede daha önce varolan dinlerden sonradan aktarılmıştır. İlginç olan şudur ki bu aktarımlar mekkedeki putataparların eski dinlerinden islama aktardıklarını geçmiştir.

Bunun en büyük nedeni İslam devletinin giderek islamın doğduğu topraklardan çok uzaklarda bir erk olarak başarılı olmasıdır.

ERk her zaman kendi işine bakar
dolayısı ile
inanç koruyuculuğuna soyunmaz.

KOruyor gibi yaptığı kendi erkidir.

BU nedenle
islamda
olmayan
Aşure
Kandiller
Adak adama
çaput bağlama
mum dikme
berzah elami
Mehdi inancı

gibi
hristiyanlık aracılığı ile
o güne kadar taşınmış pagan ögelere
sesini çıkarmamıştır.

Niye çıkarsın
bu onun işine gelmiştir...

Tek bir allaha inanmak yerine
başka enstrümanları araya sokmak
erk in
işini kolaylaştırmıştır.

Çünkü o enstrümanları kontrol etmek de erkin yetkisindedir.

Nerde bir evliya varsa
ERK onu
kendine karşı olmadığı sürece desteklemiştir.

Ama bünyesine almamıştır
çünkü hristiyan geleneğin başına bela olan ruhban deneyimini bilmektedir...

Bir rtuhban olsun
ama
erk olmasın
diyerek

bu pagan kalıntılardan yararlanmıştır...

Aşure diniysos u dirilten tahıl lapasıdır..
dervişlerin üstlerine oturduğu post Dionysos un postudur(keçi ayaklı dionysos)
Tarikatlardaki Dem
Hristiyanlıktaki şarap
Dionysos un kanı yani şarap tanrısının ruhudur
Felsefde ORPHEUs çu
gelenek
diye geçen pekçokşey
özellikle Anadolu islamında
birebir yaşar...

Hacca gidip
sehabenin mezarları başlarında dua edenleri
görevliler şöyle uyarır
-kabeye dönüp dua edin!

bence de!

 
 Respond to this message   
Current Topic - REGAİP YANİ BAĞBOZUMU ŞENLİĞİ
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss