KERVAN-Şiirler 42
NE YERDEN KÂRUBÂN-Î GAM... 3/3
(6)
Feyizler bahşeden Ravzanda ol dem,âh’dan kaldım,
Yanan âşıkların gördüm, utandım, vâh’dan kaldım,
Senin sâyende sultânım, vefâsız câh’dan kaldım,
‘’Görünce rehzen-î gamzın, sülûk-î râh’dan kaldım,
Ne evsat hâletin buldum, ne pîr-î kâmil oldum ben.’’
(6)
Yâ Rasûlallah,
Senin bir cennet bahçesi olan nûr ve feyizler bahşeden Ravzanda
Pervâneler gibi dönüşen âşıklarını görünce, kendi gafletimden utandım.
Dilim tutuldu. Bende ne inilti kaldı ne de âh... Bu sâyede gönlümden bütün
Faydasız emelleri attım.
‘’Senin büyüleyici gözlerinin, tecellî cilvelerini görünce, her şeyimi
unuttum. Hayranlık ve kararsızlığım arttı. Kendi noksanlığımdan ne bir hâl
sahibi olabildim, ne de sana lâyık olgun bir insan..’’
(7)
Ezel bezminde maksûdum budur; ben âşığım nûr’a,
Cemâlinle müşerref kıl, bu hasret, kalmasın sûr’a,
Zaîf bir ümmetin Nûrî, uzat himmet elin Pîr’a,
‘’Gam-î sevdâ elinden ben de şaştım Es’ad’a zîrâ,
Ne Mecnûn gibi lâ ya’kîl, ne de bir âkıl oldum ben.’’
(7)
Bütün maksadım ve dâimâ iştiyâk duyduğum yegâne şey; Senin
Nûruna kavuşmaktır. Cemâlini lutfet de bu hasret, kıyâmete kadar sürmesin.
Zayıf bir ümmetinden olan Nûrî, bu hususta himmet elinin erişmesini beklemektedir.
‘’Bendeniz Es’ad, sevdâ gamları elinden şaşılacak haldedir. Ne
Mecnûn gibiyim, ne de aklımla bu sırları kavrayabilmek durumundayım...’’
Nuri BAŞ
---------------------------------------------------------------------------------
Vezni : Arûz = Mefâîlün – Mefâîlün – Mefâîlün – Mefâîlün
|