> > GENİŞ AÇI
> >
> >
> > HİKMET BİLA
> >
> >
> > Aramıza Hoş Geldiniz
> >
> >
> > Ama keşke gelmeseydiniz... Sevgili Amerikalılar, sevgili Avrupalılar...
> >
> > ''Bugüne kadar bu ülkede güvenlik içinde ve el bebek-gül bebek
> yaşıyorduk.
> > Artık biz de diğerleri gibi olduk.''
> >
> > Bu sözler Washington Post yazarı Mark Fischer 'a ait. ''Diğerleri gibi
> > olmak'' ne demek? Örneğin Türkiye gibi olmak mı? Planlı, silahlı, dış
> > destekli büyük bir terörist saldırının hedefi olmak mı? Ne zaman nereden
> > geleceği, kimi, nasıl vuracağı belli olmayan saldırıların korkusuyla
> > yaşamak mı? İnsanların cayır cayır yakıldığı bir ülkenin vatandaşı olmak
> > mı? Göğüslerinde on santimlik kurşun delikleriyle bir aylık ölü
> bebeklerin
> > resimlerini gören insanların psikolojisiyle yaşamak mı?
> >
> > Türkiye'de köyler, mezralar, binalar yakılıp yıkılırken siz ''güven
> içinde
> > el bebek-gül bebek'' tiniz. Hatta, Türkiye'de olup bitenin terör değil,
> > kurtuluş savaşı, insan hakları mücadelesi olduğunu söyleyecek kadar da
> > kördünüz.
> >
> > Ama şimdi siz de anladınız.
> >
> > Artık siz de bizdensiniz.
> >
> > Aramıza hoş geldiniz...
> >
> > Siz, ''terörist devlet'' ilan ettiğiniz ülkelerle komşu değildiniz.
> > Düşmanlarınız Suriye'de, Irak'ta, İran'da barındırılmıyor, eğitilmiyor,
> > Yunanistan tarafından desteklenmiyordu. Akıl hocaları, para kaynakları
> > Almanya'da, Fransa'da, Belçika'da, Hollanda'da korunup kollanmıyor,
> > liderlerine İtalya'da villalar verilmiyordu. NATO'dan müttefikleriniz
> olan
> > bu ülkelerin liderleri ve sözcüleri, teröre arka çıkan konuşmalar
> > yapmıyor, haklı ve yaralı olduğunuz halde sizi suçlamıyordu. Ülkenize
> > birbiri ardına heyetler gönderilmiyor, ülkenizin bir bölümü ile ayrı bir
> > devletmiş gibi ''diplomatik'' ilişkiler kurulmuyordu.
> >
> > Ama terör geldi, sizi de buldu.
> >
> > Artık siz de bizdensiniz.
> >
> > Aramıza hoş geldiniz.
> >
> > Ne o? Yanlış mı duyuyorum yoksa? ''Ulusal değerler'', ''Amerikan
> ulusu'',
> > ''vatanseverlik'', ''birlik ve beraberlik içinde olma'', ''ulusal
> > dayanışma'' gibi sözler geliyor kulağıma. Bu değerler küreselleşme ile
> yok
> > olmamış mıydı? Bu değerleri savunanlara dinozor denmiyor muydu? ''Ulusal
> > devlet'' bitmemiş miydi? ''Vatan, millet, Sakarya'' edebiyatı ölmemiş
> > miydi?
> >
> > Şimdi siz de öğrendiniz.
> >
> > Acıda da küreselleştiniz.
> >
> > Aramıza hoş geldiniz.
> >
> > Avrupa'da da panik başlamış. En küçük bir ihbarda binalar boşaltılıyor,
> > liderler saklanıyor, halk korku içinde yaşıyormuş. Fransız gazeteleri,
> > ''Terorizmde en kötüsü oldu'' diye yazıyormuş. Terorizmin ''daha iyisi''
> > de vardı değil mi sevgili Fransızlar? Örneğin Mavi Çarşı... O, küçük bir
> > binaydı. 102 değil 5 katlıydı. Sadece 13 kişi ölmüştü. Önemsiz bir şeydi
> > işte... Değil mi, değil mi?
> >
> > Dün duyduğum bir söz de bana hiç yabancı gelmedi: ''Bu saldırıyı
> yapanları
> > izlemek, yakalamak ve yok etmek için gerekli bütün kaynakları
> > kullanmalıyız.'' Buna ''sıcak takip'' mi deniyordu yoksa?.. Kulağıma bir
> > laf daha çalındı: ''Bazı devletlerin desteği olmadan bu terör örgütleri
> > etkili olamaz.'' Günaydın...
> >
> > Gerçi siz güçlüsünüz. Yapanı bulur, yok edersiniz. NATO'yu toplar,
> 5'inci
> > maddeyi harekete geçirir, Birleşmiş Milletler'i sürükler, bilmem kaçıncı
> > maddeyi yürürlüğe sokar, istediğiniz yeri de yerle bir edersiniz.
> >
> > Zaten öyle yapacaksınız. Görünen o... Belli ki, ittifaklar kuracak,
> > orduları seferber edeceksiniz. Hatta, bu olayı fırsat bilip uluslararası
> > düzene yeni dengeler de getireceksiniz.
> >
> > Ama New York'ta yaşananları hiç silemeyeceksiniz. İkiz kulelerin
> yıkılışı
> > gözlerinizden, feryat eden o masum insanların çığlıkları
> kulaklarınızdan,
> > yanık et kokuları burnunuzdan gitmeyecek.
> >
> > Çok acı oldu ama öğrendiniz.
> >
> > Aramıza hoş geldiniz.
> >
|