YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

"4 MEZHEBi BİRLESTiRSEK NE CIKAR?"

September 22 2001 at 5:48 PM
talha  (no login)
from IP address 212.253.209.57

Bir mezhebi beğenmiyerek ondan çıkmak hiç câiz olmaz. Çünki Selef-i
sâlihîni techîl etmek, beğenmemek küfr olur demişlerdir.

Şimdi, mezhebsiz kimseler ve bunların kitâblarını okuyarak
aldananlar, mezhebleri birleşdirmeli diyorlar. Dört mezhebin kolay
taraflarını seçip toplamalı, islâmiyyeti kolaylaşdırmalı diyorlar.
Kısa aklları ile, noksan bilgileri ile, bu fikri savunuyorlar.
Kitâblarına göz atılınca, tefsîr, hadîs, üsûl ve fıkh bilgilerinden
haberleri olmadığı, çürük mantıkları ve yaldızlı yazıları ile,
cehllerini ortaya koydukları hemen görülmekdedir. Çünki:

1 — Dört mezheb âlimleri "Hükm-i müleffık bâtıldır" buyuruyor.
Ya’nî,
birkaç mezhebe birlikde uyarak yapılan bir ibâdet, bu mezheblerin hiç
birinde sahîh olmadığı zemân, mezhebleri karışdırması bâtıl olur,
sahîh olmaz. Dört mezheb âlimlerinin -rahmetullahi teâlâ aleyhim
ecma’în- bu sözbirliğine uymıyan kimse, bu mezheblerin hiçbirinden
olmaz. Mezhebsiz olur. Mezhebsiz olanın işleri, islâmiyyete uygun
olmaz. Uydurma olur. Dîni oyuncak hâline getirmiş olur.

2 — Müslimânları, ibâdetleri tek bir yolda sıkışdırmak, islâm dînini
güçleşdirmek olur. Allahü teâlâ ve Onun Peygamberi -sallallahü aleyhi
ve sellem-, isteselerdi, herşeyi açık bildirirler, işler tek bir yola
uyarak yapılırdı. Fekat, Allahü teâlâ ve Onun Resûlü -sallallahü
aleyhi ve sellem- insanlara acıdıkları için, herşeyi açık
bildirmediler. Ehl-i sünnet âlimlerinin -rahmetullahi teâlâ aleyhim
ecma’în- anlayışlarına göre, çeşidli mezhebler ortaya çıkdı. Bir
kimse sıkışınca, kendi mezhebinin kolay tarafına kayar. Dahâ da
sıkışınca, başka mezhebi taklîd ederek, o işi kolayca yapar. Tek
mezheb yapılırsa, böyle kolaylık olmaz. Mezhebsizler, kolaylıkları
topladık sananlar, farkına varmadan, müslimânların işlerini
güçleşdirmiş olurlar.

3 — Bir ibâdetin bir kısmını bir mezhebe göre yaparken, diğer
kısmını, bu mezhebe göre yapmayıp, başka mezhebe göre yapmağa
kalkışmak, birinci mezheb imâmının bilgisini beğenmemek olur. Selef-i
sâlihîni -rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în- techîl etmenin küfr
olduğu yukarıda bildirilmişdi.

İbâdetleri değişdirmek istiyenler, Ehl-i sünnet âlimlerini -
rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în- tahkîr edenler, târîhde çok
görüldü. Mezheblerin kolaylıklarını seçip, dört mezhebi kaldırmalı
diyenlerin, mezheb imâmlarının kitâblarından bir sahîfeyi bile doğru
okuyup anlıyamadıkları meydândadır. Çünki, mezhebleri ve mezheb
imâmlarının yüksekliklerini anlıyabilmek için, âlim olmak lâzımdır.
Âlim olan, câhilce, ahmakca bir çığır açıp, insanları, felâkete
sürüklemez. Târîh boyunca, ortaya çıkmış olan câhillere, sapıklara
aldananlar, felâkete sürüklenmişlerdir. Bindörtyüz seneden beri her
asrda gelmiş olan ve hadîs-i şerîflerle övülmüş bulunan "Ehl-i
sünnet" âlimlerine uyanlar, se’âdete kavuşmuşlardır.

(Aşağıda reformculara verilen cevâblarda isimleri çıkarılmıştır.
Bunlar zaten mâlum kimselerdir.)

Reformcular, mezheblerin yalnız dört dâne olmasını kabûl
etmiyor; "Müslimânlar dört mezheb içinde sıkışıp kalırsa, terakkîye,
ilerlemeğe imkân olamaz. Aklı, önce din esâretinden kurtarmalıdır.
Akl, Allahın verdiği sınırsız bir ni’metdir. Dört mezhebin dışına
çıkmalı, aklı hürriyyete kavuşdurmalı" diyorlar. "İctihad kapısı
kapanmışdır diyorlar. Bu olamaz. Osmânlılar yanlış, fenâ kanûnlara
bağlı kaldılar. Dünyânın öbür ucunda hayât şartları değişdi.
Osmânlılar bunlara uymadı. Geri kaldı" diyorlar.

Cevâb: Evet, yaşamak şartları değişdi. Fen ve san’at ilerledi. Fekat,
yanlış, fenâ kanûnlar diye taş atdıkları dört mezhebin edille-i
şer'ıyyeden (Kitâb, sünnet, icma' ve kıyasdan) çıkarılmış olan
hükmleri, onları hangi buluşlardan men’ etdi? Yol yapmayın, tren
işletmeyin, gemi yapmayın, mâdenlerinizi yer altında bırakın, yâhud
bunların işletme hakkını komünistlere, kapitalistlere satın,
kâfirlerle ticâret yapmayın, makine, teknik, tayyâre, elektrik ve
radyo gâvur îcâdıdır, bunları sakın öğrenmeyin, para kazanmayın,
futbol maçlarında birbirinizi öldürün mü dedi? Hâşâ! İslâmiyyet
ahlâka, fazîlete verdiği önem kadar, san’atda, teknikde de çalışmağı
ve kâfirlerin bulduklarını da araşdırmağı, öğrenmeği önemle emr
etdiği reformcuların beğenmediği dört hak mezhebin kitâblarında
yazılıdır.

Yine Reformculardan biri, "Osmânlılara önceleri uygun gelen islâm
kanûnları son zemânlarda, kâfî gelmedi, yetersiz oldu. Çünki, Osmânlı
devleti kurulurken, arab bedevîleri gibi idi. Sonra Avrupaya
yayılarak, sosyal hayât değişdi. Kanûnlar ise, donmuş olarak kaldı"
diyor.

Cevâb: İslâmiyyetin, çadırda yaşayan bedevîlere ve onlar gibi
olanlara göre bir din olduğunu, medenî milletler için reforma muhtâc
bulunduğunu söyliyen reformcuların, islâmiyyete nasıl bir gözle
bakdıkları meydândadır. Bunlar, bir yandan "dîne hurâfeler karışmış,
ilk hâline çevirmek lâzım" derler. Bir yandan da, "dînin ilk hâli
arab çöllerinde çadırda yaşayanlar içindir" demekden çekinmezler.

Bir başkası da, "İslâm dîni, tek bir adam tarafından ortaya
konulmuşdur" diyor.

Cevâb: Reformcunun bu sözü, dînin Allah tarafından gönderildiğine
inanmadığını göstermekdedir. Vaktîle, Hollandalı Dozy (1820-1884) de
böyle söylemişdi. Dozy ve bundan duyduğunu söyleyen bizdeki reformcu,
islâmiyyeti, İngiliz parlamentosundaki birkaç yüz meb’ûsun kabûl
etdiği livâta kanûnu gibi, bozuk düşüncelerin ham meyvası gibi
sanmakdadır. İnsanların yapacağı kanûn, elbette dayanıksız olur. Bir
zemân sonra, yine yapanlar tarafından değişdirilmekdedirler.

Aynı reformcu kitâbında, "Dinde hakîkat tanınan herşeyin, her zemân
hakîkat olarak, kabûl edileceğini, bir an düşünsek bile..." diyor.

Cevâb: Dinde reformcular, dînin, sözünde durmıyan adam gibi, bir
hâlden bir hâle dönmesini mi istiyorlar. Hergün, başka bir şekl
alacak dînin, Allah tarafından gönderilmesine ne lüzûm var? Bunu
herkes yapabilir. İşlerine gelmeyince değişdirilecek bir din! İşte
reformcular, böyle din istiyorlar.

"Nass olan yerde, ictihâd yapılamaz ve açıkça bildirilen emrler,
başka ma’nâya çevrilemez, sözleri, islâmiyyetin iki temel kanûnudur.
Bunun için islâm âlimleri, bankadaki fâizlere, harâm demişlerdir.
Hâlbuki fâiz, sermâyenin gıdâsıdır. Sermâye, alışverişin, ya’nî
ticâretin dinamosudur" diyorlar.

Cevâb: Dinde reformcu, fâizi sanki medh etmekdedir. Avrupada,
Amerikada kapital sâhiblerinin, alnı terlemeden, oturduğu yerde para
kazanmasına imrenmekdedir. Hâlbuki, kapitalistlerin bu sömürücülüğü,
komünistliği doğurmuşdur. İslâmiyyet, fâizi harâm ve zekât vermeği
emr ederek, sermâye sâhiblerinin, işçileri ve çiftçileri sömürmesini
önlemiş, komünistliğe giden yolları tıkamışdır. İslâmiyyetin her
dürlü fâizi kesinlikle yasak etmesini terakkîye engel gibi göstermek,
modası geçmiş bir şikâyeti tâzelemek kadar ma’nâsızdır.
("Fâideli Bilgiler" kitâbından alınmıştır.)

İlm olmazsa, din, sıyrılıp kalkar aradan,
öyleyse, cehâlet denilen, yüz karasından,

kurtulmaya çalışmalı, başdan başa millet,
kâfi değil mi yoksa, bu son ders-i felâket?

Bu felâket dersi, neye mal oldu, düşünsen,
beynin eriyip, yaş gibi, damlardı gözünden.

Son olaylar, ne demekdir, bilsen ne demekdir:
Gelmezse eğer, kendine millet, gidecekdir.

Zîrâ, yeni bir sarsıntıya pek dayanılmaz,
zîrâ, bu sefer, uyku ölümdür uyanılmaz.

Ahlâkı düzeltip, fenne çok çalışmak lâzım,
dîne bağlı, atomla silâhlı er olmak lâzım!

Din bilgisi, harb gücü, ileri olmak gerek,
ikisidir ancak, millete huzûr verecek.

Başka sözlere, artık aldanma aç gözünü,
bu ikisi edecekdir, mahşerde ak yüzünü!


 
 Respond to this message   
Current Topic - "4 MEZHEBi BİRLESTiRSEK NE CIKAR?"
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss