YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

ŞEFAAT(2) NEDEN HADİS DEĞİL?NEDEN KURAN?

September 28 2001 at 1:38 PM
  (no login)
from IP address 195.175.229.16

ÖZET OLARAK, DÜNYA GÖRÜŞÜMÜZ NEDİR?

NEDEN HADİS DEĞİL? NEDEN KUR’AN?

Çalışmalarımızda hadisleri delil olarak göstermedik.Sadece Kur’an ayetlerini delil olarak gösterdik.Çünkü yüzlerce yıldan beri ve zamanımızda yapılan yanlış bir çalışma yöntemi var.Yüzlerce yıldan beri uygulanan bu yönteme göre; “Bir düşüncenin doğruluğu ve eğriliği hakkında görüş bildirmek için hadis göstermek gerek.Söz konusu hüküm hadis ile desteklenmiyorsa yanlış,destekleniyorsa, doğrudur!”şeklindedir.Bizce bu yol yanlıştır. Yanlış düşünme ve muhakeme etme yoludur.

Diğer taraftan; “Tefsirler ve hadisler olmayınca,inkar edilince ayetler anlaşılamaz!Dinin kuralları anlaşılamaz!Oruç,namaz vs. gibi ibadet şekillerinin nasıl olacağı anlaşılamaz!Bu ibadetlerin nasıl olacağı Kur’an’da yoktur.Muhammedin sözleri(hadis) ve uygulamaları(sünnet) ile dinin kuralları bilinir hale gelmiştir!”şeklindeki düşünce tarzı da hadislerin varlığı için ileri sürülen düşüncelerdir.Bizce bu düşünce tarzı da yanlıştır.Ortada Kur’an dururken başka insan elinin ürünü kaynaklara müracaat etmek doğru değildir.Eğer gerekseydi zaten Muhammed yaşarken kendisi kuralları yazılı hale getirirdi.

Yazılarımızda Muhammed’i Muhammed olarak andık.Adının başına veya sonuna onu çok çok yüceltici “Hazret,S.A..” gibi eklemeler koymadık.Nitekim aynı şeyi Allah’ın adının başına veya sonuna da koymadık.Çünkü uygulamada Allah ve Muhammed’in adının başına Hz.veya başka yabancı kelimeler konarak sanki insanlardan çok uzaklardaki varlıklardan bahsediliyormuş gibi bir durum yaratılıyor.Zaten Hazreti demek sayın demektir.Birine sayın demek isteniyorsa bunu adının başına farsça hazreti kelimesini ekleyerek söylemek mümkündür.Biz Allah’ın ve adını andığımız insanların başına sayın kelimesi eklenerek onların saygınlık kazanacağına inanmıyoruz.Tam tersi isimlerini olduğu gibi anarak onlara karşı samimiyetimizi ve yakın olduğumuzu belirtiyoruz.

Biz bir düşüncenin doğruluğu veya eğriliği hakkında hüküm verirken hadislere dayanmıyoruz.Çünkü Muhammedin veya bir başka Peygamberin söylediği veya yaptığı iddia edilen şeyler ne kadar sahih olsada zamanımıza kadar değiştirilmeden geldiği şüphelidir.Hatta Muhammedden sonra gelen siyasiler,şartlar gerektirdiği için ve kendi menfaatleri için hadis ürettirerek ve Muhammede bu yolla iftiralarda bulunarak siyasi otoritelerinin ideolojik temellerini oluşturmuşlardır.Diğer taraftan, Muhammedin, yaşarken, vahiy ürünü olarak toplumuna sunduğu Kur’an’ı ise çok kutsallaştırarak ve O’na dokunmayı dahi kurallara bağlayarak okunmasını ve anlaşılmasını bu yolla engellemişlerdir.Kur’an’ın okunmasını ve anlaşılmasını kendilerinin kontrolündeki bir grup ruhban sınıfa vermişler ve halkın ancak bu ruhban sınıfın anladığı şekilde Kur’an’ı anlamasını ve yaşamını bu sınıfın fetvaları ile düzenlemesini sağlamışlardır.Ayrıca, “Kur’an’ın anlaşılamayacağını,çok derin manalarla yüklü olduğunu ,bir harfin dahi yetmiş bin manası olduğunu” topluma sunmuşlardır.Kur’an bu şekilde anlaşılamaz durumda olunca da haliyle ortaya Kur’anı anlama yeteneğine ve ehliyetine sahip bir sınıfın çıkması kaçınılmaz olmuştur.Böylece Kur’an bu sınıfın tekeline verilmiştir. Bu sınıfı oluşturanlar da,sınıfsal menfaatleri gereği, Kur’an yerine hadis üretmekle ve bu yolla toplumun ve siyasi otoritenin ihtiyaçlarını giderme yolunu seçmişlerdir.Kur’an’ı bu sınıf tefsir etmiş ve görüşlerini uydurulan hadislerle destekleyerek din(dünya görüşü) kuralları oluşturmuşlardır.Bu kurallar öylesine ayrıntılı olarak oluşturulmuştur ki insanların tüm yaşamları dakikası dakikasına kurallara bağlanmıştır.Hareketlerinin her safhası için bir kural icat edilmiş ve giderek insanlar psikolojik olarak hasta haline getirilmiştir.Toplum hasta ve korkak insanlardan oluşturulunca bunları yönetmek daha kolay olmuştur.

Şu anda dahi insanların çok büyük bölümü psikolojik yönden hastadır. Kendilerini cinlerin,şeytanların ,kötü ruhların tehdidi altında görmektedir.Bu tehditten kurtulmak için de cincilere,muskalara,yazılı kağıtlara,taşlara,şıhlara,astroloji uzmanlarına müracaat etmektedirler.

Bu nedenlerle çalışmalarımızda hadisleri kullanmadık.Hadisleri kaldırıp olması gereken yere, tarihin müzesindeki tozlu raflarına koyduk.
(devam edecek)

 
 Respond to this message   
Current Topic - ŞEFAAT(2) NEDEN HADİS DEĞİL?NEDEN KURAN?
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss