SELAMUN ALEYKUM
Once soze IMAN'dan baslasak ve bunda samimi olup olmama ne hepimizce malum dimi?...
IMAN'in bize Bilirkisinin izah sekli ;
İman, Peygambe'rin Allah tarafından getirdiği şeylere kalben tasdik şartıyla inanmak, ona gönül bağlamak ve sûret-i kat'iyyede kabul etmektir. Bunu dille de itiraf, imanın rüknü değil şartıdır.
İslam, Peygamber'in getirmiş olduğu dîni kabul etmekle ona boyun eğmektir. Bu taktirde din, Allah tarafından vahiy vasıtasıyla tayin edilmiş İlâhî bir kanundur. O kanunu, kalben tasdik etmek iman, zâhirde de inandığı için boyun eğmek İslam olur. Dînî vâzı'ı, var edeni, Allah Teâlâ; asıl menşei, vahiy; mazharı ise nübüvvettir. Bu itibarla İmam Birgivî, itikadî meselelere bağlı olanı, din ve millet; zâhirî amele bağlı meseleleri de şeriat olarak beyan etmiştir. Her nasıl olursa olsun, iman, islam ve din kelimelerinin tarifi farklı da olsa, mana itibarıyla birdir.
İman, islam, din ve şeriat kelimeleri, bazen eş anlamlarda bazan da ayrı ayrı manalarda kullanılmıştır. Gözü şaşı olan insanlar, dînin hakîkatini bilmedikleri için, dînin sadece tarifini dahi nazar-ı itibara almadan, İlâhî kanun olan din ile vaz'î olan kanunu denk tutmuştur. Halbuki iş tam aksinedir. Yani beşer tarafından vaz'î ve tayin edilen kanunlar, nizamlar, ilmî ve sun'î müesseseler, din değildir. Çünkü bunlardan hiç birisi, insanı yaratılışının hakîkatinden haberdar edemez. Halbuki meşhur tariflerde din, insanı yaratılışının hakikatinden haberdar eden İlâhi bir kanundur. İş böyle olunca din, Allah Teâla tarafından tesbit ve tayin olduğu için, insana maddi ve manevi saadet yollarını tarif eder. Binaenaleyh din, kendisi bizzat insanı hayra sevk eder. İnsan kandi istek ve arzusuyla, cüz'î iradesini harcayarak dînin emr ve yasaklarıyla duygulanırsa, tayyibe hayatının şerefine nail olur.
Samimi olan ve olmayanin taktiri sizlere kaliyor!...
Selam Sevgi ve Dua Ile..