11/113-Sakın zulmedenlere dayanmayın,sonra size ateş dokunur.Sizin Allahtan başka dostlarınız yoktur.Sonra size yardım edilmez.
Bu ayette dostun kim olacağı tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde belirtiliyor.Dost kim olabilir?Allahtan başka dost yoktur!işte cevap.Peki Allahtan başka yada onunla beraber Peygamberlerin ruhları,evliyalar,yatırlar, dedeler, dost olamaz mı?İşte cevap:Sizin Allahtan başka dostlarınız yoktur!
13/16-De ki; “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?”
Deki; “Allahtır!”
O halde;O’ndan başkA kendilerine dahi bir yarar ve zarar veremeyen veliler mi edindiniz?
De ki; “Körle gören,yahut karanlıkla aydınlık bir olur mu?”
Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar mı buldular da ikisinin yaratması onlara benzer mi göründü.
De ki; “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.O tektir,kahreden(her şeye üstün gelen)dir.
(16. ayette müşriklere gökleri ve yeri kimin yarattığı sorulmakta ve Hz Peygambere Allahın yararattığı demesi emredilmektedir.Esasen onlar,gökleri ve yeri Allahın yarattığını kabul ve itiraf ediyorlardı.Zaten müşrik kelimesindende anlaşıldığı üzere Kur’an’ın ilk muhataplarının,kainatı Allahın yarattığına inandıkları,fakat O’nun yanında başka şeyleri de tanrılaştırıp onlardan yardım bekledikleri anlaşılmaktadır.Onlara göre insan doğrudan doğruya Allaha ibadet edecek nitelikte değildir.İnsan bu tanrılara tapar,bu tanrılarda insan ile Allah arasında,yardımcı olurlar,onun kulluğunu Allaha sunarlar.
İşte bu ayette değil başkasına,kendi kendilerine dahi bir yarar ve zarar vermekten aciz şeylere tapmanın anlamsızlığı vurgulanmaktadır.Körle gören,karanlıkla aydınlık bir değildir.Kör,körü körüne atalarını taklideden müşrik,gören ise taklitten kurtulup ilim ve tevhidin aydınlığına çıkan mümindir.Karanlıklar cehalet,hurafat karanlıklarıdır.Aydınlık da iman ve ilim aydınlığıdır.İman ve ilim ile insan,cehalet ve hurafat karanlıklarından kurtulur,doğru yolu bulur,ışıkta yürür.
Tanrı olanın bir şey yaratması gerek.Şimdi Allaha ortak koşulan putlar acaba Allahın yarattığı gibi bir şey mi yarattılar?Yoksa Allah yaratırken bunlar O’na yardım mı ettiler ki tanrılıkta Allaha ortak olsunlar.?Hayır her şeyi Allah yaratmıştır.Her şeyi yaratan Allah süresi dolan varlıkları mahveder.Yaradan da yok edende O’dur.Öyleyse bu uydurma tanrılara tapmanın anlamı nedir? S.A.Shf:1369)
39/38-Andolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan elbette “Allah!” derler.De ki; “O hlde Allahtan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü,şimdi Allah bana bir zarar vermek istese,onlar O’nun vereceği zararı kaldırabilirler mi?De ki; “Allah bana yeter.Tevekkül edenler O’na tevekkül ederler”
Gerek 13/16 gerekse 39/38 ayetlerinde bir tespit vardır.Bu tespit şudur: Muhammedin ve İslam olan yandaşlarının dışındakiler göklerin ve yerin Rabbinin ,yaratıcısının Allah olduğunu biliyorlar.Bu konuda bir sorun yok.O zamanda şimdide kime sorsanız göklerin ve yerin yaratıcısının şu tanrı,şu melek,şu ruh,şu ermiş ,şu evliya,şu taş şu ağaç değil Allah olduğunu söyleyecektir.Peki tartışma nereden çıkıyor?Tartışma ve anlaşmazlık;O halde O’ndan başka kendilerine dahi bir yarar ve zarar veremeyen veliler mi edindiniz? tespitinden çıkıyor.Yani tartışma S.A’nın dediği ve yorumladığı gibi tanrılık meselesi değildir.1400 yıl önce yaşamış olan Araplarda 21 inci yüzyılda yaşayan Türklerde ve diğer müslümanım diyen Uluslardan insanlarda,Allah dışında bir ilah ileri sürmüyorlar.Hiç kimse demiyor ki “Muhammed Tanrıdır!” Denilen şudur;1400 yıl önceki Araplar; “Bunlar bizim velilerimizdir” diyorlar,21inci yüzyılda Türkler; “Bunlar bizim velilerimizdir ve şefaatçilerimizdir!” diyorlar.Çok sayıda veli ve şefaatçi sıralıyorlar.
1400 yıl önce Muhammedin konuşturulması Kur’an aracılığıyla günümüze şöyle geliyor:Körle gören,karanlıkla aydınlık,hiç bir olur mu? Ne demek bu?Birbirine zıt,bir arada bulunması olanaksız iki şey yani Allahın veliliği ile başka şeylerin veliliği,hiç bir arada olur mu?Böyle bir şeyin olmasının mümkün olmadığı belirtiliyor.
Daha sonra son nokta konuyor.her şeyin yaratıcısının Allah olduğu ve tek olduğu,veli,evliya vs gibi sıfatlarla dahi olsa kimseyi kendine ortak veya hatırlı tayin etmediği belirtiliyor.
Bir kez daha yineliyelim.Yukardaki ilgili ayetlerde bahsedilen tanrılık meselesi değildir.Velilik meselesidir.Veliliğide Allah kendi dışındakilere vermemiş.1400 yıl önceki Araplarda şimdi yaşayan uluslarda kendilerine yarar yada zararı dokunamayacak şeyleri kendilerine veli olarak kabul etmişlerdir. Örneğin bu edinilen velileri şöyle sıralayabiliriz;Peygamberin ruhu,mezarı,veli,evliya mezarları,şeyhler,tarikat liderleri canlı veya mezarları,mezhep imamlarının ruhları,ağaçlar,mağaralar,taşlar,topraklar...Oysa bunların hiç birinin kendilerine dahi ne yararı ne zararı dokunur.Bu nedenle veli olamazlar.İnsanların tek ve gerçek velisi Allahtır.
(Devam edecek)