YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Size alışamadım! Gırgırcınız var, yadsıyıcınız var; aranızdan çıkıp gideyim bari! Kusura bakmayın! B

September 13 2000 at 11:03 PM
  (no login)
from IP address 212.252.1.184

Ben melamet neş’esiyle coştum harabat oldum
Ar ve namus şisesini taşa çaldım kime ne
Gah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Gah inerim kend’özüme incelerim kendimi
Gah açarım birçok kitap ders okurum Hakk için
Gah içerim rakı-şarab dem çekerim ışk için
Ham sofular haram demiş bu ışkın badesine
Cennet-Cehennem kaygum yok kalenderim kime ne
Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu
Sofular secde eder vecd ile gönüllerine
Ene medinetül ilim Ali Babuha
Kul laeseliküm aleyhi ecren illelmeveddet fiylkurba
Katledildim, ağulandım, kerbelada ser verdim
Dar’a çıktım, tenden geçtim; duyunçsuzdan bana ne
Bendesiyim Mürteza’nın Mustafa’nın aşkıyla
Pirim Hünkar Bekdaş Veli, yol bilmezden bana ne
İki göz burnu görmezse, kulak nükte sezmezse
Dil+dudak ikrar gütmezse Hak Kelamdan ona ne
İdris nebinin sırrıyım, Eyyub’un çilesiyim
İsa doğup göğe ağdım gerçek tümdür görene
Şu c’ismimi hiçe saydım, insanlığa kurban oldum
Hak yoluna canım koydum, Hak bilmezden bana ne
Ben İnsanın sırrıyım, insan da benim sırrım
Duyan duydu, bilen bildi; bu Ene’l Hak diyene
Sırrullahım enbiyaya, evliyaya talibim
Hem matlubum, hem talibim anlam birdir bilene
Süleyman’ın dili ile tüm mahlukla söyleştim
Topladım yedi anlamı canlar için birledim
Açarım gönül evini çağırırım canlara
Gelen gelir, ürken kaçar; ham ervahtan bana ne
Kalender Arif’im daldı anlamlar denizine
Saçtı Cem’e dürr-i gevher kim delerse kendine

 
 Respond to this message   
AuthorReply

(no login)
212.252.1.184

B'nin ardında bir kasıt yok. GÖNLÜNÜZ DİLEDİĞİNİZ GİBİ OLSUN!

September 13 2000, 11:20 PM 

Bişeyler daha yazılmıştı ama çıkmamış; B çıkmış.
Olsun! Hiç kasıt yok!
Yanlış anlamayın diye yazıyorum: Besmele B ile başlar.
Ali KerremAllahüVechehu dedi ki: "Ben ancak B'nin noktasıyım!"
Aşk olsun!

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
195.214.170.100

biz mi

September 13 2000, 11:20 PM 

hem katılıp
hem dışında hissetmek

kötü şeyler alıştırmışlar olmasınlar sana

:)

nerede acaba

burası burası
katılanları var
sizi bizi yok

bir savunusu yok
bir iddası yok
bir amacı yok
elbet her kapının olduğu gibi buranın da bir iti var
bendeniz efendim
hörmetler
yazılar silinmez
site hiçbir ticari siyasi dini doktrine hizmet etmez
eh
herkesin derdi bir platformda tartışmak değil elbet
beğenmeyen olacaktır

kimilerine göre hala sizi bizi olacaktır
ama bir de saams ımız var
artık

bak ne güzel başlıklar açmış
şimdi o başlıklara bir sürü mesaj yazılacak

kendi gittiğini sansa bile
hem aramızda olacak


acaba o mu gittiği yanılsaması yaşayacak
yoksa biz mi hep burada olduğu


sevgiyle





 
 Respond to this message   
cagasan
(no login)
212.57.28.210

şimdi olmadı saams

September 13 2000, 11:21 PM 

bizler aynı sıkıntıyı yaşadık
hatta fazlasını bile
küfür de yedik
hakarete uğradık
açık-kapalı tehditlere de maruz kaldık
kafir de olduk
bundan onceki turk.netin
din forumunda
sansürden bile nasibimizi aldık
burada bulunan dostlarla
o zamanlar birbirimize giriyorduk
kemik sesleri geliyordu klavyemizden
hırlaşmamız duyuluyordu speakerlardan
ama alıştık, kaynaştık
ve buradayız
orası benim ve gibilerin ilk göz ağrısıydı
oradan buraya gelen dostlara soruyorum
orası mı cennetti,
burada mı cennetteyiz
cevaplasınlar
sense hemen darılıp gidiyorsun
seni üzecek pek fazla yazıda göremedim
yoksa yapın gereği alınganmısın
daha dur hele seni yeni yeni
anlamaya tanımaya çalışıyorum
hemen darılma fırsat ver bize/lere
bak ne güzel bahsediyorsun
aşıktan, veyselden mevlanadan, nesimiden
anca anlıyorum dilinden
bizler devamlı yazmaya çalışıyoruz,
yoruluyoruz sen daha yorulmadan gidyorum diyorsun
oysa bir günün sanahında baktım ki hayretle
saams diye biri gecenin 03:28 den sabahın 08:30 kadar
üşenmemiş tam 5 saat boyunca her sayfaya yazılar yazmış
seviniştim o zaman
gelgelelim şimdi
hevesim kursağımdamı kalacak
ne denir senin yaptığına ha ne denir
sen söyle
bekliyorum

sevgiler

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
195.214.170.100

gırgırrrrrrrrrrrrrrrr

September 13 2000, 11:31 PM 

Hevesi geçti denir...

***************
-hangi ateşe
üfleyince söner?
-hangisi üfledikçe tutuşur?


tüh yaw
tüp bitti
dur
mutfaktaki ile değiştireyim
de
banyo yapiim...

Püffff püfffffff
:)))))


melankoli ile aşk farklıdır

püff püffff


biri ilaçla tedavi edilir
püffffff

biri
cananla

püfffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff




:)

gırgırcı geldi hanıııııııııııım


sevgiyle

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
195.214.170.100

hoşçakal

September 13 2000, 11:33 PM 

Hoşçakal saams
arada sırada kendine uğramayı unutma
hep burada olacaksın inan bana




sevgiyle

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Herkes kendi zannınca tanıyıp bildi Beni, anlayamadı hiç kimse içimdeki esrarımı!

September 13 2000, 11:53 PM 

Hakk’ın Ulu Evi, haremi vârı Gönüldür
Fazl-u Şerefi, Defter-i Esrârı Gönüldür
Aç Can Gözünü Râh-i Azím’e nazar eyle
Çün İlm-i Hâfí tekke-i envârı Gönüldür
Bir Mürşíd-i Kâmil’den oku Ders-i Hakîkí
Âgâh olasın Sırr-ı İlim Şârı Gönüldür
Tâ Bezm-i Elest’den beri, her bir Dem-i Vüslât
Âriflere Hakk Menzili Dídar-ı Gönüldür
Sen Hâne-i Kalbinde Gözet Nûr-i İlâhi
Aşk Ehli’ne Feyz’i Veren’in Yâri Gönüldür
Anda taleb et bulmağa, Gencí-í Aşk’ı
Ol Dâr-i Şifá Bâb-ı Anahtar Gönüldür.

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Gerçek Yolu Uludur, ancak onlar ayrıldılar, ...

September 14 2000, 12:07 AM 

Gerçek Yolu Uludur, ancak onlar ayrıldılar, kaçarak patika yollara sapıp uzaklaşıp dağlara, çöllere, bataklıklara, dikenliklere, uçurumlara düştüler.
İnsanların güzel sözlerle, güzel davranışlarla örnekleşenleri bırakıp gittiler. Ve münkirler her zaman ve hep inkarcılık ettiler.
Bak nice hastalar ne olursa olsun diye yaşam sürerken, nice sağlıklı insan gibi insan hiç yoktan göçüp gittiler.
Dünyanın devranını gördüm ki, herşey değişken, ne üzüntüdür ve ne de sevinçtir kalıcılığıyla süren.
Dünya kendini isteyene ancak üzüntü ve sıkıntı verir.
Dünya kendini inkar edene de karamsarlık verir.
Nice egemenler, egemenlik köşklerini kurdular yeryüzüne, ancak ne kaldı geride egemenlik süren.
Dava güdenlerden de, davalarından da bir şey kalmadı, kargaşadan başka ne kaldı?
İnsanlar, dünya malıyla zenginliklere büyükbir hırsla ulaşmağa çalışıyorlar, kendi hayallerince mutluluk ve zevklerini yaşamak için, halbuki, oysa, zevkleri ve mutlulukları kederler ve üzüntülerle yoğrulmuştur.
Zenginliğin dünyaya da, dünyadan sonrasına da yararsızlığını gördüğüm gibi, inançsızlıktan sonra en büyük kötülüğün yoksulluk olduğunu da gördüm.
Sakının cehaletle kardeşlik olmuşla arkadaşlıktan, çünki nice hikmet sahibinin yok oluşuna, nice cahillerle kardeşlik gütmesi neden olmuştur.

Bir dosta verdiğim sözü inkar etmek içimden geçse bile, bırakmaz nefsime öz saygım, ve utancım vardır ki, beni bu uygunsuz işi yapmaktan alıkoyar.

Şahsın kişiliği, birlikte yürüdüğünün kişiliğiyle ölçülür.
Bir şeyin başka şeylerde aranması gibi.
Kalp kalple buluştuğunda, mutlaka biri diğerine yön verir. Yoksa buluşma olmaz.

Ve sevgi
Ve kardeşlik değişti
Ve doğruluk azaldı
Ve umut yok oldu

Ve zaman bizi öyle bir dosta teslim etti ki, zorluğu, çetinliği pekçok ve gönül hatırı hiç yok

UluTanrı’ya duyulan sevgi
Saf ve karşılıksızdır
Kötülükler ve çatışmalar üstüne kurulu sevginin sonu insanların kardeşliği olamaz

Birçoklarına vefakarca karşılıkta bulundum. Ne ki görmedim vefakarlığımın karşılığını
Sürdürürlerdi görünce beni, sevgilerini
Ve her ayrılmamızda ise kesintiye uğratırlardı.
Onlara gereksinmediğimde dost olurlar
Zorda kaldığım zaman da sanki düşman
İstemeden ayrıldığımda ardımdan konuşurlar
Ve ayrılmamdan dolayı beni fazlasıyla suçlandırırlar
Bırak, anma bana onları, vefasızdırlar
Sözleri seher yeli gibidir
İşlerinin ne yana döneceği hiç belli olmaz
Birdenbire kolayca kırıverirler kalbini
Ve çaba harcamadan yarasının iyileşmesini bekleyen kimse, yara üstüne yara açar da besbeter olur.
Aklını kullanamayanlar ortamında bir kimse, doğruyu söylese de önemsenmez söyledikleri ve hatta kötü söz etmiş gibi bile düşünülür.
İyi niyetle kötü niyeti ve ard niyeti ayırd edemeyenlerin ortamından ayrıl ki, ne tepişmeye ne ısırılmaya ve ne de pislenmeğe uğramayasın.

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Súret-i Ádem’den Göründüm Amma, Ne İnsânım ki Ben bu insândan İçeri

September 14 2000, 12:16 AM 

Súret-i Ádem’den Göründüm Amma
Ne İnsânım ki Ben bu insândan İçeri
Benim Esrárımdan Her Nutk-i İllã
Tercemánım Tercümândan İçeri

Bülbülün Goncası’yım, Gülşeniyim Ben
Sádıkların Aşk-ı Fermãnıyım Ben
Ehl-i Díller Sırrı, Sultanıyım Ben
Ne Pünhãnım ki Bu Pünhãndan İçeri

Gerçi, Sûret İsmim Ben-i Âdem’dir
Maâní-i Siyret’te Bahr-i Âzam’dır
Hükm-ü Kãf’dan Kãf’a TekîHâtem’dir
Suleymánim Suleymán’dan İçeri

Ahsen-í Takvím’de Nikâb Büründüm
Bir Nükte’den Hâsıl Oldum Arındım
CanGözüyle Görenler’e Göründüm
Ne Seyrânım ki, Bu Seyrândan İçeri

Hâkîkât Gencí’nin Şâh-i Nûr’deyim
Ne Deryã’da, Gök’te, Ne de Yer’deyim
Mekân Tutmaz, Kanıtlanmaz Sırdayım
LâMekân’ım, lâMekân’dan İçeri

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Serserí gezme ey díl yabanda, Her ne arar isen, sendedir sende

September 14 2000, 12:22 AM 

Serserí gezme ey díl yabanda
Her ne arar isen, sendedir sende
Súrette gerçi bir kuru tensin
Maâní’de cansın Kasr-ı Beden’de

Eyâ! Sen sanma kim senden bu Güftãr-ı Dihãn söyler
Veyá terkîb olan unsur veya Lâhm-i Zebãn söyler
__________________________________________

Cemâlin Vasfın Ey Diber eğerçe Ten’de Can Söyler
Leb’in Esrárını Aşkın ve lâkin rãyegân söyler
Ki Nutkun Emr-i Hakk’tır, Men&#256;ref Sırrın áyân söyler

Eyâ! Sen sanma kim, senden bu güftár-ı dehán söyler
Veyá terkîb olan unsur veyá lâhm-i Zebãn söyler
Yüzünden istifâ sırrın bilenler Ey Kaddi Bâlâ
Onlardır Mekteb-í İrfân içinde âlim-ü âlâ
Ne bilsün Ders-i Hüsnünden Senin Ferísí veya Mellâ

Seni ol sana bildirmek murádın kasd edüp Mevlâ
Anásırdan giyip bir don yüzünden terceman söyler
_______________________________

Hakîkât Cümle Eşyâdan Hùdâ herdem áyân söyler
Tut Kulağın Kamu Savt’e İşit, Sanma ki Nihân söyler
&#258;nâ álet olan diller Ene’lHakk’kı hemán söyler

Eyâ, Sen sanma kim senden bu güftãr-ı dehãn söyler
Veyâ terkîb olan unsur veyâ lâhm-i zebân söyler

Seni Ol Zãtine mir’át edüp tarfundurur eşyâ
Senin Nûrunla meclâ’dır meràyâ esfel-ü âlâ
Zuhúrun Mazhãr-ı Tam’dır, Vücûdun Nüsha-i Kübrã

Seni ol Sana Bildirmek Murãdın Kasd edüp Mevlã
Anasırdan giyip bir Don Yüzünden Tercemân söyler
_________________________________

Hakíkat Zat-i Mevlâ’dan Kamu Eşyâ áyân söyler
İşit Sem’-i Basîretle, sakın sanma nihân söyler
Kıyâmet Anlayup Hakk’la Ene’lHakk’kı hemãn söyler

Eyâ, Sen sanma kim senden bu güftãr-ı dehân söyler
Veyâ terkib olan unsur veyâ lâhm-i zebãn söyler

Sana Ermek İçin Dünyá dün ü gün devr eder eşyâ
Seni Mir’ât edinmiştir mezãhir esfel-ü ãlã
Vücûdun Mazhar-ı Tam’dır, Cemâlin Âyet-i Kübrã

Seni ol Sana Bildirmek Murãdın kasd edüp Mevlâ
Ánãsırdan giyip bir don Yüzünden Tercümân söyler

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Sekahüm sırrını söyleme sakın, Sakla kulum beni saklayım seni

September 14 2000, 12:34 AM 

Sekahüm sırrını söyleme sakın
Sakla kulum beni saklayım seni
Gevher-i Zatimi açma sen sakın
Sakla Kulum beni saklayım seni

Elde, ayağında, dilde, gözünde
Hakk’ını tanıyıp her bir sözünde
Canından içeri kendi özünde
Sakla kulum beni saklayım seni

Bilen bilmez, diyen bilmez bu hâli
Bildiğin hepsini deme sözün misali
Âşıklar sakladı buldu kemâli
Sakla kulum beni saklayım seni

Dizilmiş katara erenler, pírler
Hakk’ın Emri ile Hakk’a giderler
Hakíkât Sırrı’nı Söyleme derler
Sakla kulum beni saklayım seni

Genc Abdal’ım Hakk’ı sakla sen sende
Hakk seni saklasın Can ile Tende
Hakk buyurdu “Ben sendeyim sen Bende”
Sakla kulum beni saklayım seni

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Yüzbin matah gelir satılmak için

September 14 2000, 12:39 AM 

Yüzbin matah gelir satılmak için
Dükkânlar kurulmuş Şâra vardın mı?
Müşteri anda var artırmak için
Mürşíd huzurunda Dâr’a vardın mı?

Mürşid’in önünde olursan teslím
Hakk Senden ayrılmaz Sendedir Kadím
Nefsin Nemrud senin, Rûhun İbrâhim
O Halíl ile Nâr’a vardın mı?

Erenler Yoluna Doğru Gelirsen,
Hayr Himmet Olur, Alabilirsen ,
Gerçekler Dârı’na durabilirsen
Medet, Mürüvvet deyip Pír’e vardın mı?

Pír’in Söylediği Hakk’ın Sözü’dür
Yine Sende Bakan Kendi Gözü’dür
Kimini Sâf eder, kimini azıtır
Sôfí! Bin cân ile yâre vardın mı?

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

Gelmeden dedin hakkımda kem deyu , Doğmadan dedin asidir insan deyu!

September 14 2000, 1:46 AM 

"Ya İlahi, eğer ki sual etsen bana Yanıtım budur o anda hemen sana Ben bana zulm eyledim de ettim günah Neyledim, ne ettim Sana Ey Padişah Gelmeden dedin hakkımda kem deyu Doğmadan dedin asidir insan deyu
Sen ezelde beni asi yazasın
Doldurasın Aleme avazesin
Ben mi düzdüm beni, Sen düzdün beni
Pür ayıp içinde niçin getirdin Ey Gani
Gözüm açıp gördüğüm zindan içi
Nefs ü heva, pür dolu Şeytan içi
Habs içinde ölmeyeyim diye aç
Mısmıl u murdar, yedim ki birkaç
Nesne eksildi mi mülkünden Senin
Geçti mi Ya hükmüm Ya hükmünden Senin
Rızkını yeyip Seni aç mı kodum
Ya yeyip, öynünü muhtac mı kodum
Kıl gibi köprü gerersin geç deyu
Sen gel de tuzağımdan seç deyu
kıl gibi köprüden insan mı geçer
Ya düşer, ya dayanır ve yahut uçar
kulların köprü yaparlar hayr için
Hayr budur ki, geçenleri seyr için
Ta ki, temeli muhkem ola onun
Ki geçenler öğrene doğru yolun
Sen terazi korsun hevaset tartmağa
Kast edersin hem, beni oda atmağa
Terazi ona gerek ki, bakkal ola
Ya da bezirgan, tüccar veya attar ola
Çün, günahlar murdarların murdarıdır
Hazretinden yararlanmazlar kazancıdır
Sen gerek ki, lütf ile onu örtesin
Pes ne hacet, murdar açıp tartasın
Hem Sen gözle ki, ben hoş yanam
Umulmaz ki bu Senden, Ey Rabb-el Enam
Sen Basirsin çok iyi bilirsin halimi
Ne gerek ki tartasın işleğimi
Geçmedi mi intikamın öldürüp
Çürütüp gözüme toprak doldurup
Hiç Yunus'tan değdi mi Sana ziyan
Sen bilirsin aşikare vu nihan
Bir avuç toprağa bunca kıyl ü kaal
Neye gerek Ey Kerim ü ZülCelal

 
 Respond to this message   
cagasan
(no login)
212.57.28.210

hadi bakalım saams,

September 14 2000, 12:08 AM 


ayrılıktan dilim dilim bir yürek isterim
özlemin acısını söylemek isterim
kimse kaynağından uzak kalan,
odur kavuşma gününü arayan
ben her toplantıda ağlar oldum
iyilerle kötülerle yakınlık kurar oldum
her kişi kanısınca bana dost oldu
oysa içimin gizini arayan olmadı
gizim çığlığımdan uzak değildir
ancak o ışık göz ve kulak değildir
gövde candan can gövdeden gizli değil
oysa canı görmede kimse yetkili değil

"mevlana"

haydi bakalım bu öyle bir defa okumayla anlaşılmaz
enaz iki kere okunmalı

sevgiler

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
195.214.170.5

:)

September 14 2000, 12:31 AM 


Perde kurdum bezm-i irfane safa göstermeğe
Şem a yaktım suret-i ibret-nüma göstermeğe

İtibar etsün şüunat-ı zemanı seyr iden
Yoktur istidad-ı fıtrat bir daha göstermeğe

benliği terk et eğer insan olam dersen çalış
Guşe i mahviyyet içre i'tila göstermeğe

 
 Respond to this message   
cagasan
(no login)
212.57.28.210

perdeciye

September 14 2000, 1:10 AM 

(başlık için perdeci beni bağışlasın)

iki farklı insan, benzer iki dörtlük

biri ömer hayyamdan(1044-1123/1135)

bizde çocuktuk, birşeyler öğrendik
bildiklerimizle övündük, eğlendik
şu oldu bu oldu da ne oldu, sonra?
bir bulut gibi geldik, yel gibi gittik.

diğeri mevlana (1207-1273)

bir zaman çocuktuk öğrendik okuduk,
bir zaman dost yüzü görür mutlu olurduk
dinle nereye varmış serüvenimiz,
bulut gibi geldik, yel gibi uçtuk

ya böyle işte

sevgiler...

 
 Respond to this message   
gakkkkkkkkk
(no login)
195.214.170.38

hırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr...............oldu olacak ifşaa et bari

September 14 2000, 2:08 AM 

Bir zıll-i hayâldir kim hayâl içre hayâl oynar
Ne ten oynar, ne cân oynar, melâl-i bimeyâl oynar

Verâ-yı perdeden söyler, hurûfu, gece-gündüz,
Ne hurşidden menazildir, ne encüm, ne hilâl oynar

Gör ol hengame-i ibret ne yazmış levhine seyret,
Çekil vahdet gözünden bak eyâ gaafil ne hâl oynar!

Dil ol bir nükteyi yârla bu meydân-ı hakikatte,
Bu bir resm-i hayaldir, ehline amma kemâl oynar.

Ne ağla başına, gülme, ne gör görme, bilip bilme,
Ana vü mâderinden geç bu fasılda ne el oynar!

Bu esrârı âref remzi, hayali perdeden geçmiş,
Bulursa ehlini ma'na meali bin meâl oynar.

Sana senden yakub şem'i görün sacid hayâl görme
Yâkub perde-i Dârâ'yı felek efser zevâl oynar



not:perdeci Muhsin Ertuğrulun lakabıdır. Darülbedai dergisinde bu isimle makaleler yazmıştır. Perde çekmişmidir bilmem, sen hayali de bari de Muhsin beye ayıp olmasın..........

 
 Respond to this message   

(no login)
212.252.1.184

UluTanrı hiçbirşeyi oyun ve eğlence için yaratmamıştır.

September 16 2000, 2:30 AM 

Oyun ve eğlence dileseydi, bulurdu, yaratırdı Kendi içinde enva-i türlüsünü!

Site'nizi epey zenginleştirdik.

Beğenenler, beğenmeyenler, sevenler, gücenenler...

Şöyle bir 40 & 50 gün ayrılalım aranızdan,
biriktirin sözlerinizi, sonra gelip bakarız belki durumunuza


sevgiyle,
esenlikle,
hoşça kalın

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
195.214.170.42

eh işte olacağı buydu

September 16 2000, 2:58 AM 

anlamadığını eleştirmek diye buna derler

cehalet kötü şey

hem tasavvuftan dem vuruyorum
hem böyle
cümleler
kuruyorum

ey maşallah

anlama çabası da yok ki

kesip yapıştırarak
bu iş olmaz


yazdığını bilmezsen
yazılanı da anlayamazsın

kendikendime konuşuyorum

kendimi anlamadan
başkasını anlamaya kalkıyorum


ben
15 yılımı verdim
hala biraz kalın geliyor
eh üzülmeyeyim bari
benim gibi olanlara bakıp avunayım.....


nefs(ego) nun tatminini
maneviat diye sunayım

ve
herkesin yediğini sanayım

kimsin sen?
ben
bir şem'a yım


püffffffff
püfffffffffffffffffff

söndü
gitti

ışık söner
suret kaybolur




sevgiyle

 
 Respond to this message   
rope
(no login)
213.153.175.62

Böyle idi noktanın fikri

August 4 2001, 5:33 PM 

Şimdi daha mı iyi?

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.161

Evet Rope, Beterin beteri varmış, o günlerin değeri bilinmemiş

August 5 2001, 12:54 PM 

Bakalım bu küfür belaları nasıl def edilecek

Eskileri güncelleyerek mi


Sevgiyle

 
 Respond to this message   
rope
(Login rope)
195.214.150.236

Yöntemimi beğenmiş olmalısın.

August 6 2001, 12:33 PM 

Yoksa birsürü sayfayı günceller miydin.
Hayırlısı....

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.123.3

Ya bu deveyi güdeceğiz, ya bu deveyi güdeceğiz, başka çaremiz yok

August 6 2001, 1:59 PM 

Biraz daha kollektif çabalar gerekiyor
Ve o potansiyel de var burada

Deliler cesaretli olur fakat akıllıyı delirtmemek gerek

Herşey düzelecektir

Sevgiyle, esenlikle, güzellikle

 
 Respond to this message   
Current Topic - Size alışamadım! Gırgırcınız var, yadsıyıcınız var; aranızdan çıkıp gideyim bari! Kusura bakmayın! B
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2010

rss