YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

KUR'AN: ALLAH'IN TAHRİF EDİLMEMİŞ TEK KİTABI

January 21 2001 at 10:34 AM
HACI ALI  (no login)
from IP address 24.43.153.113

Selamun Aleykum

BILIR kisiden bize verilen bilgiler!...

KUR'AN: ALLAH'IN TAHRİF EDİLMEMİŞ TEK KİTABI

İnsanın Yaratıcı'sını, yani Allah'ı tanıması, ancak O'nun bu konuda insana bir bilgi ulaştırmasıyla mümkün olabilir. Bu bilgiye ulaşmak için—ki insan için olabilecek en önemli bilgi budur—etrafına bakan insan, üç alternatif kitapla karşılaşır. İnsanlık tarihi boyunca sadece üç tane kitap "Allah'ın Sözü" olarak ortaya çıkmış ve kabul edilmiştir. Kuşkusuz "Allah'ın Sözü"nü insanlara aktaran pek çok insan (yani peygamber) yaşamıştır, ama onların getirdikleri mesajı içeren sadece üç kitap vardır elimizde: Tevrat, İncil ve Kuran.
Şimdi sırasıyla bu üç kitabı inceleyelim.


TEVRAT

Aslında Tevrat ve İncil'i birbirinden kopuk iki ayrı kitap olarak değil de, birbirlerinin devamı olarak görmek daha doğru olur. Çünkü İncil'i kabul eden Hıristiyanların tümüne yakını, aynı zamanda Tevrat'ı da tabul etmektedirler. Bu nedenle bu iki kitap Hıristiyanlar tarafından tek bir kitap olarak kabul edilirler ve
"Kitab-ı Mukaddes" olarak adlandırılırlar. Kitab-ı Mukaddes iki temel bölümden oluşur: Eski Ahit ve Yeni Ahit.

Tevrat dediğimiz kitap, aslında Eski Ahit'tir. Daha da doğrusu, Eski Ahit'in bir bölümüdür. Eski Ahit 39 kitapçıktan oluşur. Bunların ilk beş tanesinin Hz. Musa'ya vahyedilen Tevrat olduğu kabul edilir. Diğer kitapçıkların önemli bir bölümü İsrailoğulları'nın Musa'dan sonraki tarihlerini anlatır. Hz. Davud'a verilmiş olan Zebur, "Mezmurlar" adıyla bu 39 kitaptan birini oluşturur. Bunların dışında Hz. Eyüp, Hz. Süleyman gibi peygamberlerin işlerini anlatan kitaplar ve gelecekten haber veren "kehanet" kitapları vardır.

Bu tablo da göstermektedir ki, Eski Ahit çok uzun bir tarihsel süreç içinde oluşmuş bir kitaptır. Hz. Musa zamanında vahyedildiği kabul edilen ilk beş kitaptan sonra neredeyse bin yıl boyunca Eski Ahit'in yazımı devam etmiştir. Bu kitapların birer vahiy olduklarını kabul etmek ise, öncelikle içerek açısından mümkün değildir. Zaten 39 kitabın neredeyse üçte biri tarih anlamıdır, vahiy sayılmamaktadır.

Yahudiler tarafından vahiy olarak kabul edilen kısım asıl olarak Hz. Musa'ya verildiği kabul edilen ilk beş kitaptır (Tekvin, Çıkış, Sayılar, Levililer, Tesniye). Ancak bu kitapların elimizdeki nüshaları, Hz. Musa'dan en az beş yüzyıl sonra kaleme alınmış nüshalardır. Bu uzun süreç boyunca metinlerde değişiklik ve tahrif yapıldığı ise açıkça görülmektedir. Metinlerin içinde çok bariz çelişkiler vardır. Konu ile ilgilenen araştırmacılar, bu beş kitabın, MÖ 9. yüzyılda kuzey ve güney olarak ikiye bölünen İsrail Krallığı'ndan doğan iki ayrı krallığın farklılaşan dini inançları ve din adamları arasındaki çatışmaya sahne olduğu kanatindedirler. Bir başka deyişle, bu beş kitabın bazı bölümleri "Yahwistler" olarak adlandırılan güneyli din adamları, bazı bölümleri de "Elohimciler" olarak adlandırılan kuzeyli din adamları tarafından yazılmıştır. Beşinci kitap olan Tesniye'de "Musa'nın ölümü ve gömülmesi"nin anlatılması, tahrifatın çok açık bir delilidir. Çünkü bu anlatımın Hz. Musa'ya vahyedilmiş olduğunu kabul etmek, elbette mantık dışıdır.

İNCİL

Elimizde bulunan "İncil"in, yani Yehi Ahit'in durumu, Eski Ahit'ten bile daha vahimdir. Çünkü Yeni Ahit'i oluşturan 27 kitabın hiç biri, Hz. İsa'nın elinden çıkmış, ya da ona vahyedilmiş bir söz niteliğinde değildir.İncil denilen bu kitapçıkların hepsi, bazı insanların Hz. İsa'nın hayat hikayesini anlatmak ya da onu tanıtmak için yazdıkları kitap ya da mektuplardan ibarettir. İncil'in hiç bir yerinde, doğrudan Allah'tan aktarılan bir söz yoktur.

Yeni Ahit'in 27 kitabının en önemlileri, kuşkusuz "dört İncil" olarak da adlandırılan ilk dört kitaptır. Bu kitaplar Hz. İsa'nın yaşamını ve sözlerini aktarma iddiasındadırlar. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna adlı kişiler tarafından yazıldıkları kabul edilir. Kitapların aslında kimler tarafından yazıldığı belli değildir. Hıristiyanlar Matta ve Yuhanna'nın Hz. İsa'nın havarileri, Markos ve Luka'nın da havarilerin yardımcıları olduklarına inanırlar. Ancak araştırmacıların ortak görüşü aksi yöndedir, özellikle "Yuhanna İncili" denen kitabın Hz. İsa'nın havarisi olan Yuhhanna tarafından yazıldığı kabul edilmez. Abartılı derecede usta bir Yunanca ile yazılmış olan, hatta Platon ve Aristo'dan esinlemeler içeren bu İncil'in, hiç Yunanca bilmeyen Filistinli bir balıkçı olan Yuhanna tarafından kaleme alınmış olması imkansızdır çünkü.

Aslında dört İncil'in hepsi de Yunanca yazılmışlardır ve bu durum onların Hz. İsa'ya vahyedilmiş olan "asıl İncil" olamayacaklarını gösterir. Çünkü bir Yahudi olan ve Yahudilere tebliğ yapan Hz. İsa'nın İncili'nin de İbranice ya da Yahudiler arasındaki konuşma dili olan Aramice olması gerekmektedir. Nitekim bazı Batılı
araştırmacılar Hz. İsa hayatta iken kaleme alınan ve onun sözlerinden oluşan bu tür bir "orjinal İncil" olduğunu kabul etmekte, Matta ve Luka'nın kendi İncillerini Yunanca kaleme alırlarken bu İbranice metinden"alıntılar" yaptıklarını söylemektedirler. "Kayıp İncil" (Lost Gospel) olarak anılan bu dokümanın özelliği ise, yine araştırmacıların kabulüne göre, Hz. İsa'yı bugünkü Hıristiyanların inandığı gibi "Tanrı'nın Oğlu" olarak değil, bir Yahudi peygamberi olarak göstermesidir.

Bu dört İncil'in bir başka özelliği ise, Hz. İsa'dan onyıllar sonra kaleme alınmış olmalarıdır. Hz. İsa'nın MS 30 yılı civarında vefat ettiği kabul edilir. En erken yazılmış olan Markos İncili 65-70 yıllarında, Matta ve Luka İncilleri 70-80 yıllarında, Yuhanna İncili ise 100 yılı civarında kaleme alınmıştır.Dört İncil'in bir diğer özelliği de çoğu konuda birbirleriyle çok açık bir biçimde çelişmeleridir. Çelişkiler çok belirgindirler ve tevil edilemez düzeydedirler. Hıristiyanlar bu durumu elden geldiğince göz ardı etmekte, ya da "İncil yazarlarının sahip oldukları farklı bakış açılarının Hz. İsa'yı farklı yönlerden görmemizi sağladığını" söylemektedirler. Ancak bu tevil zaten İncil'in çürütülmesi anlamına gelir; "İncil yazarlarının sahip oldukları farklı bakış açıları" işin içine karıştığına göre, ortada Allah'ın sözleri yoktur, insanların sözleri vardır.

Yeni Ahit'in bu dört İncil dışında kalan bölümleri ise yine İsa'yı tanıtmak için yazılmış mektuplardır. Çoğu, yaşamında hiç Hz. İsa'yı görmemiş, ancak onun ölümünden bir süre sonra "Hz. İsa bana çölde gözüktü" diyerek ortaya çıkmış ve Hz. İsa'nın gerçek havarileri ile şiddetli tartışmalara girişerek kendisini "İsa'nın en
doğru havarisi" saymış olan Pavlus (St. Paul) tarafından kaleme alınmışlardır.

Bu arada Yeni Ahit'e sokulmamış olan pek çok alternatif "İncil"in ya da mektubun olduğunu da belirtmek gerekir. Kısaca "Apokrifa" olarak tanımlanan bu alternatif yazılar, Kilise'nin doktrinlerine uygun olmadıkları için Yeni Ahit'e eklenmemişlerdir. Yeni Ahit'in bugünkü şeklini alması ise, 4. yüzyılın başında Roma İmparatoru Konstantin'in çağrısıyla toplanan İznik Konseyi'nin kararları ile olmuştur. İznik Konseyi'nde kararlaştırılan bir başka Hıristiyan inancı ise Hz. İsa'nın "Tanrı" sıfatına sahip sayılmasıdır. Karar oy çokluğu ile alınmış, konsey sırasında bunu reddeden ve Hz. İsa'nın normal bir insan olduğunu savunan rahipler ise "sapkın" ilan edilerek baskı altına alınmışlardır.

KURAN

Tevrat ve İncil'in üstte özetlediğimiz durumlarını bilen bir kişi, Kuran'a baktığında çok farklı bir tablo ile karşılaşır. Kuran, ne Eski Ahit'in tarih kitaplarındaki gibi bir tarih anlatımı, ne de Yeni Ahit'in "İncil" ya da mektuplarındaki gibi bir "peygamber biyografisi" içerir. İnsan yazımı olduğu izlenimi verebilecek tek bir satırı dahi yoktur, tüm Kuran tek bir bütündür ve bu bütünün hepsinin Allah'ın sözü olduğu açıkça hissedilmektedir.

Kuran Eski Ahit gibi bin yıla yakın bir süreçte yazılmamıştır. Ya da İnciller gibi kendisini getiren peygamberin ölümünden 40-50 yıl sonra kaleme alınmamıştır. Elde bulunan en eski Kuran nüshası—Musa'dan 500 yıl sonraya ait en eski Tevrat nüshasının ya da İsa'dan üç yüzyıl sonraya ait en eski İncil nüshasının aksine—peygamberimizin vefatından çok kısa bir süre sonra yazılmış olan Hz. Osman'ın mushafıdır. Kuran'ın ilk vahyedildiği günden bu yana tek harfi bile değişmeden bize ulaşmış olması, tarihsel verilerle ispatlanan açık bir gerçektir.

Kuran'ı Yeni Ahit'ten ayıran önemli bir özellik, onun peygamberimizi övmek için yazılmış bir "mersiye" olmayışıdır. Yeni Ahit sadece Hz. İsa'ya yapılmış bir övgüdür, dahası onu ilahlaştıran ifadelerle doludur. Oysa tüm Kuran'da sürekli övülen ve yüceltilen tek bir varlık vardır; Allah. Kitabın indirilişinin amacı da
insanları O'nun yoluna davet etmektir. Peygamberimizi öven ayetlerin sayısı çok sınırlıdır, hatta onu yeren ve hatalarını açığa vuran açık ifadeler vardır. Başka peygamberlerden, örneğin Hz. Musa'dan söz eden ayetlerin sayısı Hz. Muhammed'den söz eden ayetlerden fazladır. Kuran'ın bir başka özelliği, Tevrat'a ve İncil'in aksine, içinde hiç bir çelişki ve uyumsuzluk barındırmamasıdır.
Bu özellik o kadar kesindir ki, Kuran,"onlar hâlâ Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı" (Nisa, 82)diyerek bu konuda açıkça meydan okur. Hiç bir kimse tarafından cevaplanamamış olan bir başka meydan okuma şöyledir:

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)’den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın. Ama yapamazsanız -ki kesin olarak yapamayacaksınız- bu durumda kafirler için hazırlanmış ve yakıtı insanlar ile taşlar olan ateşten sakının. (Bakara, 23-24)

Kuran'ın bir başka özelliği astronomi, biyoloji gibi konulardan verdiği bilgilerin, o dönemin yetersiz bilim anlayışından ve batıl inanışlarından tümüyle farklı oluşudur. Ayetlerde tarif edilen ya da haber verilen bilimsel gerçekler, 20. yüzyıl bilimi tarafından ulaşılan bulgulara büyük bir paralellik göstermektedir.

Kuran'ın edebi yönü de son derece üstündür. Kuran indiği dönemde yaşan ve bütün sanatları birbirleri ile yarışarak güzel söz üretmek olan Arap şairleri, Kuran'ın karşısında dize gelmişler ve bu kitabın edebi harikalığını kabul etmişlerdir. Bunun yanısıra, Kuran'da çok ilginç bir matematiksel şifre sistemi vardır. Müdessir Suresi'nde dikkat çekilen 19 rakamı, Kuran'daki bazı kavramların, örneğin Besmele'nin ve Besmele'nin içindeki kelimelerin Kuran'da
tekrarlanma sayını belirler. (Bu kelimeler, şaşırtıcı biçimde, tüm Kuran'da 19 sayısının katları kadar geçerler.) Bazı kelimelerin tekrarlanma sayıları da ilginçtir. "Gün" kelimesi tüm Kuran'da 365 kez geçer. "Günler" 30 kez, "ay" 12 kez geçmektedir. "Şeytan" ve "melek" kelimeleri 88'er kez "dünya" ve "ahiret" kelimeleri 115'er kez geçer. Yaz-sıcak ve kış-soğuk kelimeri 5 er kez geçmektedir. Cezalandırma 117 kez geçer, affetmek ise bunun iki katıdır: 234. Aynı şekilde zenginlik 26, fakirlik 13 kez kullanılır.

ALLAH'IN SÖZÜ

Burada çok kısa bir biçimde özetlediğimiz tüm bu gerçekler, Kuran'ın bir insan sözü olamayacağını ispatlayan delillerdir. Kuran, Allah'ın Resulu HzMuhammed'e indirdiği vahiydir ve indiği günden itibaren hiç değişmeden bize ulaşmıştır.

Diğer iki İlahi kitap, yani Tevrat ve İncil ise tahrif olunmuş, değiştirilmiş, "insan sözü" ile karışmışlardır. Kuran'ın inmesindeki temel nedenlerden biri de zaten bu tahrifattır. Bir ayette şöyle denir:

Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara (öncekilere) açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik. (Nahl, 64)Dolayısıyla insanoğlunun kendisini yaratmış olan Allah'ın Sözü'nü bilmesinin, O'nu tanımasının yegane güvenli yolu da Kuran'a teslim olmasıdır. Allah, "gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak
indirdik, teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi" (Maide, 44) ifadesiyle bu İlahi kitabın da bir rehber olduğunu haber verir. Ancak bu rehberlik Kuran öncesi dönem için geçerlidir. Çünkü Yahudi ruhbahları tarih içinde Tevrat'ı bozmuşlardır. Kuran'ın "onlardan bir bölümü, Allah'ın sözünü
işitiyor, (iyice algılayıp) akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı" diyerek bu gerçeği haber verir. (Bakara, 75)

Bu yüzden, insanoğlunun kurtuluşunun yegane anahtarı Kuran'dır. Bir ayet Kuran'ı şöyle tanıtır:Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi. (Yunus, 57)

Kafa karistiranlara Inssalah bir aciklik getirmistir!..

Selam,Sevgi ve Dua ile...




 
 Respond to this message   
AuthorReply
gak
(no login)
213.243.0.44

ilginç

January 21 2001, 10:48 AM 

Kuran ne zaman yazılmıştır?
Eldeki en eski kuran kaç tarihlidir ve nerededir?

Kullar eliyle yazılmış
incilden

zeyd in derlediği
kuran
farklımıdır

bu konuda ihtilafa düşülen hiç bir sure yokmudur?

İslam tarihinde
osmanın mushafından başka mushaf yokmudur?

Vahiyde
hz muhammede bıraksaydık şeytan sözümüzü değiştirecekti demez mi?

yani vahiy cebrailin korumasında değil mi?

Vahiy bittikten sonra
cebrail
zeyd e de mi geldi
ki
kuran sözleri değişmesin.



İslamın vayhi
kullar eliyle
mushaf haline getirilmiştir

bu iki kez yapılmıştır
ilki yakılmıştır
niye?

Bir çelişki yok ise ilk mushaf niye yakılsın?

İslam tarihinde pekçok ayette düşülen ihtilafın zeyd eliyle giderildiği
kimi kısısmların mushafa yeterli tanık olmadığı gerekçesi ile alınmadığı
bilinmektedir

BU suretle elde edilen Osman dönemi mushafından 5 ila 10 adet çoğaltıldığı söylenir
ama
bu mushaflardan hiçbiri ortada yoktur..

BU şu anlama gelmez:"vahiy tahrif edilmiştir"
ama şu anlama da gelmez:"vahiy tahrif edilmemiştir"

Aslen Kuranda anlatılan teolojiye göre bunun bir önemi de yoktur
BUgün allahın vayhi
bir kitapta
sıralanmıştır
bu sırayı dahi kutsayan
bir anlayış sözkonusudur

içkili iken namaza yaklaşmayın, ne dediğinizi bilmezsiniz ayetinde
nesh konusu
gerekçesi olmuş ve
bugün ne dediğini bilmeden kuranı okumak
anlamaktan üstün tutulmuştur

dil
gerek ses olarak
gerek yazı olarak maddedir
böylece islam öncesi
Allah ın yanın a konan putlar gibi
Kağıt üzerindeki mürekkep işaretleri ve
seslendirme KUTSANMIŞTIR

nur suresinin tehrifinden
cihad ın teformasyonuna
gereksiz bilim dışı iddalara(evrim teorisi ile çelişme gibi) ve
ruh konusuna kadar
kuran ın beyanın dışında bir islam vardır.


Şu an eldeki mushafı değişmez
değiştirilemez
değişmemiş kabul etsek bile

İslam söylemi
bizzat
kuranı tahrif içindedir

onu tümüyle nesheden
ve kendinden başkasını
islam dışı olarak tanımlayan
ve karşılaştırıldığında
bizzat israiliyat olan
yeni bir din ortadadır

üstelik bu din
yahovacı
yorumunda bir israiliyattır

tevratın
alohimci anlayışının bile
gerisine düşmüştür..

Aslında tüm bunları tartışmak için bile
bize gereken
orjinal bir kuran dır
ben de soruyorum
nerdedir bu kuran

en eskisi nerdedir
kaç yılına aittir

bugün eldeki inciller ile
isa nın yaşadığı dönem arasında 4 yüzyıla yakın tarihsel fark vardır

İslam buna karşı kendi mushafını
peygamberin ölümünden kaç yüzyıl sonra bulabiliyor

500 yıl desek mi?


Evrim teorisinde ara türlerin olmayışını sorgulayanlar
bu ara tarihteki kuranları da sorgulasınlar

kutsal emanetlerde
deri parçalarına yazılmış ayetler ne demek
oluyor
hani hepsi yakılmıştı


kaç mushaf var
en eskisi nerde

yada şöyle diyelim

tencere dibin kara




sevgiyle

 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
24.147.185.127

KUR'ANIN TAHRIF EDILMIS OLDUGUNU GOSTEREN DELILLER YOKTUR.

January 21 2001, 3:22 PM 

Asagidaki iletimi, Balikci'nin bir mesajina yanit olarak yazmis ve isamesih.org'da yayinlamistim. Haci Ali ayni soruna hitap edince, bu forumda da yayinlamaya karar verdim. Ayrica bu iletimi cevaplayan Ebuselam'in da oldukca mantikli bir aciklamasi var. Eski kitaplarin cogaltilmalari sirasinda degisiklige ugrayabileceklerini ileri suruyor Ebuselam.. Bence de bu mumkun.. Ilginc olarak bu durum bile Kur'an icin pek soz konusu degil. Cok kucuk bir iki farkliliklar disinda, mevcut Kur'anlarin tumu birbirleri ile uyumlu.. Butun bunlarin anlami ne olabilir? Ya Kur'an cok usta, sinsi ve seytani bir sekilde degistirilmis ve bu arada eski nushalarin tumu toplanip yakilmistir, ya da boyle bir sey soz konusu degildir. Delilsiz ortaya atilan ve spekulasyondan baska bir seye dayanmayan iddialar ciddiye alinmamalidir. Eger delil varsa o deliller uzerinde tartisilmalidir.. Asagiya bu konuda yazdigim iletiyi oldugu gibi kopyaliyorum..


Sevgili Balikci Kur'anin degismis olabilecegini ihsas ediyor. Kendisi bu iddianin ilk sahibi degil. Cok sayida zindik ve munafik ateist (kusura bakma Balikci) gecmiste bu iddialarda bulunmuslardir. Turan Dursun bunlardan biridir. Bazi zindik ve munafik ateistler ise (benim gibi) Kur'anin onemli bir degisiklige ugramadan gunumuze ulastigina inanmaktadirlar..
Kur'anin sonradan bir kitap haline getirilmesinin ve degistirilmeden kopyalanmasinin bir kac nedeni vardir, bana gore.. Bu konuda bir munafik ateistin sozlerine ne kadar guvenilir bilemem..
Efendim, ben diyorum ki; Muhammed okuma yazma bilmediginden, 20 yili askin bir sure icinde biriken ve cesitli sekillerde kaydedilen ayetlerden kendisi bir kitap olusturamazdi. Buna olanak yoktu. Kendisine vahyedilen ayetleri hatirladigi bile kuskulu bence.. Cunku onlar vahiy edildikleri zaman Muhammed trans durumundaydi. Trans durumundan cikanlar trans durumundaki her seyi unuturlar. Trans durumunda iken onlari Kur'anin katiplerine dikte ettirmis olabilir ama, cikinca unutmus olmasi dogaldir bence.. Belki katipler O'na ayetleri geri okudular ve O da onlari digerleri gibi ogrendi... Muhammd bu isi tek basina basaramayacagina gore, bir yardima gereksinimi vardi ve belki de o anda kimseye guvenemedi.. ve o yuzden Kur'ani olusturmaktan kacindi.. Veya belki de aklinda Kur'ani olusturmak vardi ama, uygun bir zamanini bekliyordu.. Belki de ani olumu bunu basarmasini onledi. Muhtemelen, anidan Lobar Pnomoniden (zatureden) oldu.. Eskiden oldukca yaygin bir hastalikti lobar pnomoni ve oldurucuydu.. Bazan birkac gun, hatta bir kac saat icinde bile olumle sonlanabilirdi. Allah neden boyle bir yol secti Muhammed icin bilinmez. Belki de Allah da, Muhammed'in bu isi beceremeyecegini biliyordu !!! Ali 'de beceremedi bu isi veya mudahale etmek istemedi.. nedense..
Kur'anin hic degismediginin en onemli kaniti, O'nu ezberlemis olanlarin mevcudiyeti idi.. Kur'an ezberlenmesi cok kolay, oldukca gizemli bir kitap. Bunda hic kusku yok.. Zeyd'in sorumluluk sahibi olmasi, gorevini iyi yapmis olmasi gerektigine isaret ediyor. Kur'ani ezberinde tutanlardan bazilarinin yasiyor olmasi da, bu gorevi buyuk olcude kolaylastirmis olmalidir. Ebubekir'in bu isi neden beceremedigini anlamak zor. Sonunda Osman'in derledigi Kur'anin bile kaybolmus olmasi bence Kur'anin orijinalitesine golge dusurmemeli.. Cunku bu konuda soyleneceklerin tumu sadece spekulasyon olmadan oteye gidemez. Bir destege dayanmayan spekulasyon ise, yalan ve iftira duzeyinde kalir.. Ateistlerin ve Hristiyanlarin her turlu elestirisine ragmen, bence Kur'an onemli olcude, belki de hic, degisiklige ugramamistir. Muhammedin evindeki orijinal kayitlarin yakilmasi, arkeolojik acidan, buyuk bir kayiptir.
Incil'e gelince durum oldukca farkli.. Artik orasini da sizlerin takdirine birakiyorum. Hele Tevrata hic inanmaya olanak yok bence.. Gaak bu konuda birseyler yazmis galiba.. Seytan mi yoksa Tanri mi yazdi diyor Tevrat icin.. Insan eseri oldugu belli.. Kur'anin digerlerinden cok daha ilginc bir yapit oldugunda herkes hemfikir. Bence tartisma O'nun degisip degismedigi uzerinde odaklanmamali.. O'nun Allah'in sozleri olup olmadigi uzerinde agirlik kazanmali..
Incil ve Tevratin, hem degistigi hem de Allah'in sozleri olmadigi ileri surulebilir. Kur'anin ise belki degismedigi ama, yine de Allah'in sozleri olamayacagi iddia edilebilir.

Haci

 
 Respond to this message   
sen-antuan
(no login)
213.194.68.107

tahrif iddalarına cevap

January 21 2001, 6:30 PM 

tahrif iddalarına cevap



"Tevrat'ta ve incil'de, Muhammed'in peygamberliğine ilişkin haberlerin yer aldığı ayetler bulunduğu için, bunlar yokedilmiş ya da değiştirilmiştir. Ayetlerle birlikte gerçeği saklamak için..." "Ünlü Kur'an yorumcusu F.Razî de, kimi yerde, örneğin Yunus Suresinin 94. ayetinin yorumunda bu görüşü benimser nitelikte sözler yazıyor. (Bkz. F.Razî, e't-Tefsiru'1-Kebîr, 17/163.) Ne var ki aynı Razî, başka yerlerde de bu görüşü benimsemediğim belirtiyor, örneğin. Ali îmran Suresinin 78. ayetinin yorumunda (Arapçasından aynen çeviriyorum)
şunları yazmakta:
"2. soru: Halk arasında bunca yaygın ünü varken Tevrat'ta tahrif yapılmış olması nasıl mümkün olabilir?
Cevap: Belki de bunu yapan çok az kişidir. Bunların çevresinde tahrifle birieşilmiş olabilir; sonra da bunlar, bir kesim halka, o tahrif edilmiş biçimi şurup sunmuş olabilirler. Bu görüşe göre, bu türden bir tahrif mümkün.
Ama benim görüşüme göre ayetin yorumunda bir başka görüş daha doğru. O da şudur ,
Tevrat'taki Muhammed'in peygamberliğine ilişkin kanıt sayılacak ayetler, üzerinde durulup düşünmeye, inceleme ve yoruma muhtaç türdendir. Yahudi toplumundan ilgililer, konuya ilişkin kuşku yaratıcı sorular ve karanlık itirazlar yöneltiyorlardı. Bu da işitenlerde bulanık duygular doğurucu izlenimler oluşturuyordu. Ve yahudiler şöyle diyordu: '(Ey müslümanlar!) Bu ayetlerle Tann'nınanlatmak istediği, hiç de sizin söylediğiniz şey (Muhammed'in peygamberliği) değildir.' îste 'tahrif denirken anlatılmak istenen ve dillerde dolaşan budur. Ve bu, şuna benzer Hani zamanımızda da, Tann'nın Kitabi'ndan (Kur'an'dan) bir ayeti, herhangi bir kimse haklı olarak herhangi bir şeye kanıt diye gösterdiğinde, yanlış yolda olan kimse kalkıp ona ilişkin sorular yöneltir, kuşkular gündeme getirir ve şöyle konuşur Tann'nın bu ayetle amaçladığı, hiç de senin söylediğin değildir...' îşte Tevrat'ta sözü edilen tahrif biçimi de böyle." (F.Razî, e't-Tefsiru-1-Kebîr, 8/107-108.)
Kısacası: F.Razî'nin görüşüne göre, Kur'an'da kimi ayetlerde de geçen "tahrirle amaçlanan, bilinen anlamı değildir. Yapılan "yanlış yorum"lara, "tahrif' adı verilme. Yine Razî'nin görüşüne göre, aynı türden "tahrif', Kur'an ayetlerinden kimileri ele alınırken de kimileri tarafından yapılıyor. Çünkü kimileri, Kur'an'dan kimi ayetlere anlam verirken, "yanlış yorum"lara sapıyorlar.
Bu görüce göre şöyle denebilir:
-"Yanlış yorum", eğer "tahrir diye nitelenirse, Kur'an'dan kimi ayetlerde de "tahrif" yapıldığım kabul etmek gerekir.
Nisa Suresinin 46., Maide Suresinin 13. ve 41. ayetlerinde, yahu-dilerden kimilerin, kitaplanndan kimi sözlerinin yerini "tahrif ettikleri anlatılır. F.Razî, bu üç ayetten ilk ikisinin yorumunda da "tahrif'e

ilişkin aynı görüşîinü, yani "tahrifin "sözlerin, sözcüklerin kendileri-ni "değiştinne-bozma" anlamında olduğunu savunur. (Bkz, F. Razî, 10/1189; 11/187.) "Tahriften bir de Bakara Suresinin 75. ayetinde sö-zedilir. Razî, bu ayetin yorumunda da "tahrifin, "yanlış yorum1' anlamında olduğunu düşündüğünü belli eder. (Bkz. RazS, 3/135-136.)
"Tahrifi, "sözlerin değiştirilmesi, bozulması" anlammda alıp da -ki bilinegelen anlamı budur- "Tevrat'ta (ya da incil'de) tahrif vardır." diyen, "Tevrat'ın (ve incil'in) tahrif edildiğim" ileri süren müslüman-lar, hem gerçeği dile getirmemiş olurlar, hem de çclişkiye düşerler:
Gerçeği dile getirmemiş olurlar çünkü:
"Tevrat'ın tahrif edildiği" neden ileri sürülemez:
Yukarıda da belirtildiği-gibi "tahrif savı, "Tevrat'ta Muhammed'in peygamber olarak geleceğim anlatan ayetler vardı. Bu anlaşılmasın diye ayetler tahrif edilmiş (yani sözler bozulmuş, değiştirilmiştir)." savıyla birlikte ileri sürülegelmiştir.
Şöyle bir soru sorup karşılığım aramak, gerçeği ortaya koymaya yeter:
Tevrat "tahrif edildiyse ne zaman yapılmıştır bu?
Eğer Muhammed'den önce, Muhammed'in söz konuşu olmadığı dönemlerde olmuşsa, bunun hiçbir anlamı olamaz. Zaten bu da ileri sürülmüyor.
Eğer Muhammed'in "peygamber" olarak ortaya'çıktığı dönemde yapıldıysa, yani bu ileri sürülüyorsa bu da olamaz.
Olamaz çünkü:
l- Tevrat'ın bugünkü durumunu almaşı, Muhammed'in dönemi şöyle dursun, milattan önceki dönemlerde gerçekleşmiştir.
Lut Gölü Tomarları, bir başka adıyla Kumran Yazıdan, bu gerçeği gözler önüne seren kanıtlardan biridir
Yıl: 1947. Filistin. Eriha'nın (jericho) 12 km. güneyinde, Kumran
Yıkıntılan'nın bulunduğu bir kesim. Yıkıntılara 4, Lut Gölü'ne iki
km. uzaklıkta gölden 300 m. yükseklikte bir yer. Ve köylü bir Arap.
Kuzusunu yitirmiştir. Ararken bir mağaraya rastlar. Mağara 8 m.
uzunluğunda, 3 m. genişliğinde, 2.5-3 m. yüksekliğinde. işte burda kimi kırık, kimiyse olduğu gibi sapasağlam duran birkaç küp bulunuyordu. Içlerinde de, bezle kaplı, en üstü ziftlenmiş MEŞİN TOMARLAR. Köylü Arap nereden bilecekli ki bunlar, soluk kesecek ölçüde önemli. Bunlardan en iyi korunmuş olanlarım, bir antikacı aracılığıyla götürdü; Kudüs'leki Süryani St. Marc Manastırı Metropolidi Mar Atanas Yeşue Samuel'e sattı. Birkaç kuruş karşılığında. Tomarlar, önceleri pek ilgi gönnemişli; ama bunların ne denli önemli olduklan-nin anlaşılması uzun sürmemişti. Daha o yıl önem anlaşıldı; gereken ilgi gösterildi, izleyen yıllarda, aynı mağarada araştırmalar yapı-larak başka önemli parçalar elde edildi. Kimi buluntular da, Kumran'ın tarihini ortaya koymaya yaradı. 1974'de bulunan elyazma-lan arasında, Tevrat'ın çok önemli bir bölümünü oluşturan tŞAYA da var. Bu kopyalar, İSA'DAN ÖNCEKİ DÖNEMLERE AÎT. Bugüne değin bilinen metinlerin en eskileridir. Ve yine Tevrat bütününden Hababuk (Habakkuk). M.Ö. 6. yy .'da kaleme alınmıştır. (Bkz. S. Şişman, Lut Gölü Yazmaları, islam Tetkikleri Enstilüsü Dergisi, Yıl 1956-57, cilt: 2, cüz: l, istanbul, 1957, s.36-41.)
Lut Gölü Tomarları ve önemi üstüne, kongrelerde çeşitli bildiriler sunulmuştur. Ve özellikle şunlar dile getirilmiştir:
- Bu tomarlar Milattan Önceki zamana aittir.
- Bu tomarlar içinde bulunan Tevrat bölümlerine ait metinler, Tevrat'ın Milattan Önceki metinlerine uygunluğunu ortaya koymuştur.
XXII. Uluslararası Doğubilimciler Kongresi'nin çalışmalarında da bunun yansıtıldığı görülür. 1951 yılında istanbul Üniversitesi Hukuk ve Iklisad Fakülteleri binalarında toplanan bu kongreye sunulan to-marlara ilişkin bildirilerden Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, uzun uzun söz eder
-'Tomarların çoğunun 'M.6. TO. yy .'a ait olduğu belirtilmiştir Bir de aynen şöyle dendiği görülür:
- Tevrat'ın Grekçe'ye çevirisinden önceki şeklini ortaya koymaktadır, işte tomarların asıl değeri de buradadır, îsîamlar (müslümanlar) Tevrat'ın tahrifîlere uğradığım ileri sürdülderinden, lut. Golü Tomarian'nın in-celenmesine, bir gün onlar da katılırlar." (Bkz. Zeki Velidi Togan, XXII. Beynelmilel Müsteşrikler Kongresi'nin Mesaisi ve islam Tet-kikleri, islam Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, cilt: l, cüz: 1-4, yıl: 1953, istanbul, 1954, s.30.)
Hayrullahörs de şunları yazan
- "M.Ö. 300'e doğru da Tarihler. Ezra ve Nohemya bölümleri. Bu son tarihten sonra Eski Ahd'in (Tevrat'ın) artık şimdiki şeklinde kal-dığı,hatta
BÎR HARFÎNİN BILE DEĞİŞTÎRlLMEDîĞİ BİR• geRçektir.,." (Bkz. Hayrullah örs. Musa ve Yahudilik, istanbul, 1966, s.37.)
Tevrat, M.Ö. 300'e doğru aldığı biçimiyle hiç değişmediğine göre, Muhammed döneminde bu kitabın "tahrif edildiği" hiçbir biçimde düşünülemez.
2- Tevrat, sayılamayacak kadar çok inanırlannca okunmuş, saklanmış ve korunagelmiştir. Bir yerdeki nüshasında değişiklik yapılmış olsaydı, başka yerlerdeki nüshaları bu değişiklikten uzak kalırdı. Çünkü her yerde aynı değişikliğin yapılmış olabileceğim hiçbir akıl ve mantık kabul etmez,
Bu nedenledir ki Kur'an yorumculanndan kimileri, örneğin F.RAZÎ, şöyle demek zorunda kalmıştır
- "Sözlerin değiştirilmesi biçiminde bir tahrifin olamayacağı yolundaki görüş daha doğrudur. Çünkü TÜMÜNÜN YALAN ÜZERİN, ÜSTÜNDE DE BİRLEŞMELERİ MÜMKÜN OLMAYAN BÎR TOPLULUKÇA AKTARILAN BÎR KİTABIN SÖZLERİ DEĞİŞTİRLMİŞ OLA MAZ." (FAazî, 11/178.) |
Kaldı ki, "Tevrat tahrif edilmiştir, değiştirilmiştir." diyenlerin, | "aslı"nı da ortaya koymaları gerekir. Bunu yapamamışlardır ve hiçbir l zaman da yapamayacaklardır. Çünkü ileri sürdükleri biçimde "aslı", hiç olmamıştır, ^f
Müslümanlar "Tevrat tahrif edilmiştir" derken çelişkiye düşüyorlar:
l- Hicr Suresinin 9. ayetinin Diyanet çevirisindeki anlamı şöylE - "Doğrusu Kitab'ı (Kur'an'ı) Biz indirdik; onun koruyucusu, elbette
te Biziz." Bunu, Kur'anda "Tanrıı söylüyor, "indirdiği Kitab'ı kesinlikle koruyacağını açıklıkla söylüyor
yani kurarnda
koruyacağım" açıkça belirtiyor. Yani "Kur'an"

olması" nedeniyle "koruyacağım" açıklıyor. Demek ki bir "kitabı indirmiş olması, o kitabı korumasını" da gerektiriyor. Kur'an, Tevrat';
da 'Tam'ı'nın-indirdîğini" açıkladığına göre, "Tann"nın Tevrat'ı da
1 "koruması" gerekir. Müslümanların bir yandan "Tevrat'ın da Tann'nın indirdiği kitap olduğuna" inanıriarken, öbür yanda bu kitabın "tahrif edildigini, sözlerinin değiştirildiğim" söylemeleri bir çelişkidir. Müslümanlar şu soruya cevap veremezler
- inancınıza göre, Tevrat'ı da "Tann gökten indirmiştir". Öte yandan bu kitabın "tahrif edildigini" ileri sürüyorsunuz. Tann, kendi indirdiği kitap diye Kur'an'ı koruyor da, yine kendi indirdiği kitap olan Tevrat'ı niye korumamış?
2- Kıır'an'da, "Kur'an'ın, Tevrat'ın ve incil'in MUSADDDIKI olduğu" .açıklanır. (Bkz. Bakara: 41, 91, 97; Alu îmran: 3: Nisa: 47;
Maide: 48; Fanr: 31, Ahkaf: 30.) "Musaddık" sözcüğüne, Kur'an'dan öncs?a kitaplann "tahrif edildiklerim" ileri süren islamcılar, belki de "çelişki'ye düşmemek çabasıyla "tasdik edici" anlamının yanında bir de "doğrultucu" anlamım verirler. (Örneğin bkz. Dr. Abdullah Ayde-
, mir. Tefsirde Israiliyyat, Ankara, 1979, s.3.) Oysa "musaddık"ın tam karşılığı: "doğrulayıcıdır. Demek ki 'Kur'an, Tevrat ve incil'i "doğrultucu" değil, "onaylayıcı, doğrulayıcı" olarak kendisini tamuyor.' Müslümanlar bir yandan Kur'an'm bildirdiklerine inanıriarken, bir yandan da bu konudaki açıklamasına aldırmayıp "Tevrat (ya da incil)
tahrif edilmiştir." savında bulunurken çelişkiye düşüyorlar.



 
 Respond to this message   
sen-antuan
(no login)
213.194.68.107

KUTSAL KÎTAP : ESİN VE AÇINLAMA

January 21 2001, 6:33 PM 

KUTSAL KÎTAP : ESİN VE AÇINLAMA 1 Bible (Kitaplar) nedir?

KUTSAL KÎTAP : ESİN VE AÇINLAMA
A. C
Bible sözcüğü grekçede "kitap" sözcünün çoğulu olan "Biblia"dan gelir, diğer bir deyimle hıristiyanların Kutsal Kitaplannın tümüne verilen addır. Ufak tefek değişikliklerle Avrupa dillerinin büyük bir bölümü bu terimi kullanılır(tngilizce ve.Fransızcada "Bible", Almancada "Bibel", Felemekçede "Bijbel", ttalyancada "Bibbia" v.s.). Arapça konuşan hıristiyanlarla, dilleri- örneğin Farsçada, Urdu ve Filipin dillerinde v.s. olduğu gibi - Arapçanın etkisinde kalan diğer ülkelerdeki hıristiyanlar Kitap için "al-Kitap-al-Mukaddas" terimini kullanır. Bazı hıristiyanlar aynı anlama gelen " Yazı veya Yazılar", "Kutsal Kitap", "Biblik Yazılar" gibi başka terimler de kullanır. "Kutsal Kitap", "Kitabı Mukaddes" ve "Kutsal Yazılar" deyimleri Türkçeye de geçmiştir.
Hıristiyan kitabı farklı iki bölümden oluşur: Eski Antlaşma (Eski Ahit veya Ahdi Atik) ve Yeni Antlaşma ( Yeni Ahit veya Ahdi Cedit). Eski Antlaşma Yahudi Tevrat'ının hemen hemen aynıdır ve 46 (39) kitap içerir. Yeni Antlaşma ise 27 kitap içerir ve Hıristiyanlara özgüdür.
Kutsal Kitabın sabitelerim karıştıran müslüman bunun Kuran' dan çok farklı bir yazım olduğunu hemen sezer. Kuran tek bir sunuşla, tek bir dilde 22 yılda yazılmış bir kitaptır. Buna karşın Kutsal Kitap 1500 yıllık bir zaman dilimi
İcersinde ceşitli dillerde yazılan ve derlenen 72(65 ) kitaplık bir
bir dizidir. Bazılarının adı bile artık bilinmeyen çok sayıda esinli yazar, bu yazıların karmaşık oluşumu sürecine katkıda bulunmuştur. Kitaplar birçok tarihsel gelişmeyi yansıtmakta ve çeşitli edebi kalıp ve türleri içermektedir. Bazı kitaplar yüzyılların akışı içersinde derece derece oluşmuş ve örneğin Musa Kitaplannda olduğu gibi adı bilinmeyen bir esinli yazar tarafından nihai kalıbına dökülmüştür. Bazıları da, örneğin Aziz Paulus'un mektupları gibi, kimliği belli bir kişi tarafından özel bir nedenle yazılmıştır. Kutsal Kitapta karşılaştığımız çeşitli edebi türler ise şunlardır: Halk tarihi (Musa kitaplan), Peygamber (Elçi) mesajları (Amos ve Yeremya kitapları), Bilgelik yazılan (Eyüp, Meseller) ,înanç tanıklığı (tnciller), Öğretici mektuplar (Paulus, Petrus ve Yuhanna mektupları gibi), Üahi ve dualar (Mezmurlar) ve açınlayıcı görüler(Danyel Kitabı ve Esinleme = Apokalips ).
B. Kutsal Kitap "Kanon "u (Düsturu)
"Kanon" terimi gerçekliği kanıtlanmış olan ve Kutsal Kitaba aidiyeti kabul edilen kitap dizisini belirlemek için kullanılır. Eski Antlaşmanın 46 (39) kitap içerdiğinden sözetmem dikkatli okuyucunun gözünden kaçmamıştır. Bu ne demektir? Soruya açık bir yanıt bulmak için Milattan yüz yıllar önceki Yahudi devrine dönmek gerekir. Büyük iskender'in orduları M.Ö.333 yılı civarında Filistin'i fethedince, çok sayıda Yahudi bu bölgeden göçedip imparatorluğun diğer yörelerine yerleşmeye başladı, iskender'in halefleri devrinde, özellikle M.Ö. 175-164 yıllannda, Antiochus Epiphanes'in hükümdarlığı sırasında Yahudi kavimi ve dinine karşı sürdürülen kıyım hareketleri "Diaspora" denilen bu tarihi olaya daha da hız kazandırdı.

Cok sayıda yahudi iskederiyeye yerleşerek k:ulturlenm, dini yaşamlarım orada geliştirdiler. Zaman içersinde ibranicenin yerini grekçe aldı ve bu Yahudiler grekçe konuşmaya, yazmaya, dua etmeye başladı. M.Ö. 250 yılında iskenderiye Yahudileri Kutsal Yazılarım grekçeye çevirdiler. Geleneğe göre çeviriciler 70 kişiden oluştuğundan, bu çeviriye, latince de yetmiş anlamına gelen, Septuaginta(yani Yetmişler) adı verildi.
Bazı kitapların çevrilmiş yapıtlar olmasından şüphe edilmekte ise de, bu çeviri 46 kitap içerir. Yetmişlere dahil bazı kitaplann tbranicesi muhtemelen hiç varolmamıştır. Buna rağmen ibrani Kutsal Kitabinin Yetmişler çevirişi Yunan aleminde ve belki de Filistinde yaşayan Yahudilerin çoğunluğu tarafından kullanıldı.
Yeni Antlaşmanın hıristiyan yazarları Eski Antlaşmadan alıntılannda, bu grekçe çeviriye atıf yapmaları adet haline geldi.
Kudüs yıkılarak Mabedi yerle bir edildikten sonra, yahudi önderleri bazı dini kararlar almak üzere M.S. 100 yılma doğru, Filistinde, Jabneel (Jamnia) 'da bir araya geldiler. Bu toplantıda Kutsal Yazıları oluşturan kitaplar tek tek gözden geçirilerek 39 kitaptan oluşan bir Düstur ("Kanon") saptandı. Septuaginta'ya dahil olan, ancak yahudi bilginlerince kabul edilmeyen kitaplara "Apokrif" (şüpheli yazılar) ya da Devterokanonik ("Kanon"da ikinci sırayı alan, yani ağırlığı şüpheli) kitaplar adı verildi.
Roma tmparatorluğunun ilk hıristiyan toplulukları Septuaginta'nın içerdiği geniş kitap dizisin! kullandığı gibi, bu metin, zamanla hıristiyan Kiliselerince de kabul edildi. Bugün gerek Ortodoks Kilisesinde, gerekse Roma Katolik Kilisesinde Septuaginta'ya dayanan Eski Antlaşma 'Kanon'u

Geçerlidir 16,yyde reform taraftarları hristiyan inancının kaynaklanna dönme amacıyla Deuterokanonikleri reddederek 39 kitaplık Yahudi Kanonu'nu benimsediler. Günümüzde Protestanlar bazı deuterokanonik kitapların manevi değerini kabul etmekle birlikte, onlara genelde diğer 39 kitap kadar önem vermezler. Kutsal Kitabın protestan ve ökümenik (evrensel) çevirilerinde Deuterokanonikler genellikle Eski Antlaşmanın sonunda ayrı bir bölüm olarak yer alır.
Yeni Antlaşma konusunda ise metine ilişkin hiçbir görüş ayrılığı yoktur. Gerek Ortodokslar, gerekse Katolik ve Protestanlar Yeni Antlaşmanın 27 kitabım metin olarak aynen kabul ederler.

Kutsal Kitabın esini. - 1

C. cHıristiyan inancına göre. Kutsal Kitap Tanrı tarafından, insanoğlu bir alet gibi kullanılarak yazılmıştır, yani Kutsal Kitabın bir tanrısal bir de insani yanı vardır.
Diğer bir deyimle, hıristiyan inancında Kutsal Kitabın
insan yazarları, yazmaya teşvik eder, ıfşa etmek istediğim ve
yamızca ounu yazacaK şeKilae onlara yardımcı oıur. «
Bu noktada müslümanlar, hıristiyan görüş açısının tsiamınkinden farklı olduğunu tespit edeceklerdir. Kutsal Kitabın yazan en son kademede Tanrıdır, ancak Tanrı bu kitapları bir insan yazar aracılığı ile meydana getirir. Belirli bir zaman dilimi, kültür ve çevre içinde yaşamış olan bu insan yazarın, bilgi ve ifade olanakları ise diğer insanlarınki gibi sınırlıdır. Hıristiyanlar genelde Tanrının Kutsal Kitabı insan yazara, kelime kelimesine yazdırdığım savunmazlar. Tanrısal

mesajı kendisine has şekilde, kendi edebi kalıptan ve üslubu ile dile getirmekte onu serbest bıraktığına inanırlar. Küçük bir Hıristiyan azınlığı ise kitabın harfiyen ilham edildiğine, insan yazarın da Tanrının bildirdiklerini aynen kaleme aldığına inanır. Eski Yahudi Hahamlannın düşünüşüne benzeyen ve Kuran'ın vahiy şekli hususunda müslüman inancına da çok yaklaşan bu görüşün mantıki sonucu. Kutsal Yazılarda hiçbir yanlış sözcük bulunamıyacağıdır.
Kutsal Kitapta hiçbir sözcük hatası bulunamıyacağını savunan bu görüş, kendi kendilerine Fundamentalist (temelci.esascı) adım veren bazı çağdaş hıristiyanların öz görüşlerinin dayanak noktasıdır. Bu hıristiyanlar, hıristiyan dininin temeli addettikleri olgulara geri dönmek isterler. Bugün ise kendilerine tercihan "tncilciler "adım yakıştırmaktadırlar. Ancak, Ortodoks, Katolik ve Protestan düşünürlerinin çoğunluğu Kutsal Kitabın harfi harfine ilham edilmiş olması görüşünü reddeder. Onlara göre Kutsal Kitabın Tanrı tarafından ilham edilmesi süreci çok daha karmaşıktır.
Hıristiyanların nazannda, zımnen birbirinden farklı olarak
kabul edilen iki olgu vardır: Tanrı tarafından verilen kurtuluş
, mesaj ı^mazruf^ ne bu mesajın veniış ŞEKLİ, haberin sunulduğu
zarf bu haber tanrı tararından verilmiştir, dolayısıle tüm hristiyanlar
gercek olduguna inanir sunulus sekli ise sadece

tanrıya ait değil. Tanrının kullandığı insanı araca. Kutsal
KITABIN YAZARINA AITTIR
yetenekleri bakımından sınırlıdır, l
Katolik Kilisesinin görüşüne göre Tanrısal mesaj. Tanrının
insan yazar aracılığı île öğretmek istediklerim içerir; insan
yazar, Allahtan gelen mesajı Kendi Kulturune, Kendi şansı
uslubuna göre ve yaşadığı toplumun anlayabileceği bir şekilde
iletecektir; ama bunlar sadece şekille, mesajı taşıyan zarfla

ilgilidir Hıristiyanlar, tarihi ve edebi yöntemlerden yararlanarak Kutsal Yazı alanında yürüttükleri geniş araştırmalarda, Tann'nın yanılabilir bir insanın aracılığı ile iletmek istediği mesaj kavramım doğru bir kaide üzerine oturtmuşlardır. Tüm dünya üniversitelerinde, ilahiyat fakültelerinde. Kutsal Kitap enstitülerinde ve ruhban okullannda süregelen biblik eleştiri çalışmaları "mektubu zarftan çıkarma". Kutsal Yazıların içerdiği Tanrı mesajım meydana koyma cabası olarak nitelendirilebilir.

Esinleme (Vahiy)

D. Esinleme (Vahiy)
Müslümanlar sıksık bir insan yazara niçin ihtiyaç duyulduğunu sorarlar. Tanrı mesajım doğrudan bir peygambere ileterek onun bu mesajı aynen insanlığa ulaştırmasını sağlayamaz mıydı? O zaman Tanrının bildirmek istediğin! anlayabilmek için uzunboylu incelemelere ve tahlillere de gerek kalmazdı.
Peygamber mesajı açık seçik sunar, insanoğlu da onu kabul ederek uygulama, ya da reddetme arasında bir seçim yapmakla yetinebilirdi.
Vahiy karşısındaki bu tutum, islam'la Hıristiyanlığın bellibaşlı farklarından birini oluşturur. Müslüman için Kuran kendinden öte herhangi bir Tanrısal açınlamayı amaç edinmez. Kuran Tanrı vahy'inin kendisidir, açık, seçik ve kesin mesajıdır. Kuran, inananı, kendinden öte bir Tanrısal açınlama denemesine götürme maksadım gütmez.
Hıristiyanların Kutsal Kitaba yaklaşımı ise farklıdır. Onların
inancına eöre tam ve mükemmel açınlama bir kıtapta
egıl, bir insanda gerçekleşir. Hıristiyanlar_için. Tanrıyı

ıfşa eden,tannnın insana söylemek istediğim yaşamında ve
Böylece Kutsal Kitap Hıristiyan için daimakendınden ötebir yere işaret eder, isa'ya ve Tanrının insana söylemek istediklerine olan inancı, oluşturmayı amaçlar. Yeni Antlaşmanın yazarları insandı. Bir insan olarak onlar, aralarında yaşayan, cefa çeken, ölen ve inançlarına göre Tanrının ölüler arasından dirilttiği isa ile yaşadıklarının anlamım açıklamaya çalışıyorlardı. Bu tanıklık hıristiyan Kutsal Yazılannın özünü oluşturur.
Bu noktadan hareketle, Hıristiyanların ve Müslümanların vahiy'e yaklaşımında diğer bir farklılık görüyoruz. Hınstıyanlara göre Tanrı, insanlığa mesajım açıklamakla
Cutsal Yazıları oluşturan kitaplar ise Tanrının bu
.endıkendını açıklamasını bildirir, yorumlarlar,!
Tanrı kim olduğunu, ne tür Tanrı olduğunu, yani nitelik ve sıfatlarım açıklar, tüm kainata ve tüm insanlığa karşı tutumunu anlatır, insanlık üzerinde manevi iradesin! ve herçeyden önce kurtuluş, selamet ve bağışlama arzusunu belirtir. Bir başka deyimle, bir bütün olarak alındığında, denilebilir ki. Kutsal Kitap kendini bir Kurtarıcı olarak ortaya koyan bizzat Tanrının öyküsüdür.
tsiamda olduğu gibi, Hıristiyan inancına göre de Tanrının özü insanlığa saklı kalır. Allah'ın, öz doğası insanlarca anlaşılamıyacak kadar yüce ve büyüktür. Bunu anlamak yeteneklerim! zin çok ötesindedir. Tanrı bize kendi hakkında ne der ve ne gösterirse ancak onu bilebiliriz, insanın anlama olanağı ile sınırlı bulunan bu kısmî kendi kendini tanımlaması bile zorunlu olarak gize bürünmüştür. Bu nedenle, en özenli teolojik tanımlamaların dahi eninde sonunda yetersiz
Kalmasına tanrının özünde ne olduğunu hiçbir zaman anlatamamasına Hıristiyanlar ne şaşar ne de bundan rahatsız olur. Tanrının bir giz olduğunu söylemeleri teolojik tartışmalardan kolayca sıyrılmak için değil. Tanrının her tür insani bilinci aşan azametini, yüceliğini, derinliğini kabullenmelerindendir. Müslümanlarla Hıristiyanların, Tanrının kendilerine doğası ve etkinliği ile ilgili olarak öğrettiğine inandıkları şeyler hususunda birçok ortak nokta vardır. Konuşmayan ve etkinliği olmayan putların aksine Kutsal Kitapta Tanrı yaşayan bir Tanrı görünümündedir. Tann tarihin akışına en üst düzeyde egemen olan varlıktır, insanlığın ve tüm varolanlann yaratıcısıdır. Allah insanlık tarihinin basından beri iş basında idi, bilgesiyle, lütfü ile tarihin tüm olaylannda insanlığa eşlik etti. Tarihin yöneldiği son hedef Tanrıdır. Böylece, gerek Hıristiyanlar, gerekse Müslümanlar AIlahı yaşamlarının Yüce Efendisi olarak görürler. Peygamberlik lütfuna nail olan kimselerin aracılığı ile Tann insanlar üzerindeki manevi iradesin} ifşa etmiştir. Kişiler bir gün bu iradeye dayanarak yargılanacaklar. Böylece Hıristiyanlar Allah'ı yargıç olarak kabul ederler. Tüm bu bilgileri bir araya getiren Kutsal Kitap, Tannnın - kurtarıcı yetenekleri olmayan putların aksine - Kurtarıcı bir Tanrı olduğunu öğretir. Tanrı kurtarıcı gücünü ve iradesini belli etmek için beşer tarihine etken bir şekilde müdahale eder.
Eski Antlaşmanın ağırlık noktasını oluşturan olay Çıkıştır. Tanrı, kavmini Çıkış sayesinde tutsaklıktan kurtararak onu özgürlüğüne kavuşturdu. Tann iradesini yerine getirebilecek bir kavim durumuna getirdi. Tann'nın kurtancı kudreti, kendini yalnızca bir kez, yani sadece Yahudilerin Mısırdan kurtuluşunda belli etmedi, ama bu kurtuluş tüm çağlar için Tann'nın Sina dağında Yahudilerle yaptığı Antlaşmada simgelenen bir vaat oldu. Bu antlaşmaya göre "O, onlann

tannsı, onlardr onunun Kavmi olacaklardэ
Yeni Antlaşmada Tanrının kurtancı kudretim açınlayan isa'dır.
Hıristiyanların inancına göre isa Tanrısal Açınlamanın tamamım kendinde taşıyan kişidir. Tanrı hakkında. Tanrının kurtancı girişimleri, yeryüzünde nasıl yaşamamızı dilediği hakkında bilgi edinmek isteyen bir Hıristiyan, isa'nın şahsında neler ifşa ettiğine bakar, isa'yı daha iyi anlayabilmek için hayatım inceleriz.
Nasıl yaşamamız gerektiğini öğrenmek için öğretilerini, örnek davranışlarım inceler, araştırırız. Tanrının kurtarıcı iradesi ve gücünün kanıtlarım bulmak için, ıstırapları, ölümü, dirilişi üzerinde düşünürüz.
Yeni Antlaşmanın hıristiyan yazarları. Tanrının isa'yı yeni bir hayat için ölümden dirilterek kurtardığına ve Dirilen isa'nın Ruhunun çağlar boyunca Hıristiyanlara eşlik ederek onlara yol göstereceğine inanırlar. Böylece, beşer tarihinin temel taşı Yahudiler için Çıkış ve Sina Tepesinde aktedilen Antlaşma, Müslümanlar için Peygamber Muhammed aracılığı ile vahyedilen Kuran olduğu gibi, Hıristiyan için de Tanrının, ebedi mesajım isa'da beşerileştirilmesi (bız buna
incarnatio = tenleşme insanlaşma diyoruz) ve isayı ölümden hayata geçirmesidir. Bız buna Redemptıo= Kurtarma diyoruz. Hıristiyan inancının bu temel unsurlarım, 3. Bölümde daha da açıklığa kavuşturmaya çalışacağım .


 
 Respond to this message   
gak
(no login)
213.243.0.44

sevgili antuan

January 21 2001, 7:11 PM 

yanlış yanlış üstüne


islamın vayhinde sözü edilen ve
koruma altında bulunan kitap
müslümanların elindeki
mushaf değildir

allah katındaki
kitap tır

bu anlamda
tevrat da incil de
islamda
vahyedilen de

Kuran dır

bu kullar elideki
maddeleşmiş
yazıların
leh vi mahfuz ile birebir örtüştüğü anlamına gelmez

İsalmın vahyinde bu apaçık belirtilmiştir.

Gerek ahlak
gerekse dünyaya bakış açısından
gerek
teolojik
gerekse imana bağlı amel açısından
kimileri
zorlandığından
dinler arası düşmanlıktan

rant sağlama derdindedirler
ne Musanın döneminden bir tevrat
ne isanın döneminden bir incil
ne de muhammed döneminden bir mushaf vardır

Bir tahrifattan sözedeceksek
neden bugün
savaşların
katliamların
kıyımların
gerekçesi
aynı tanrıya farklı tapınmaktan kaynaklanmaktadır
bunu ele almalı

gerisi
ticaret erbabının işidir

allah kar açıklığı versin


sevgiyle

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.24.12

:)

January 21 2001, 7:49 PM 

çelişki çelişki üstüne
1-hz muhammedin bir kurana oluşturma talebi hiç olmamıştır.
2-kuranı oluşturma gerekçesi bizzat kuranı ezbere bilenlerin gittikçe azalmasıdır, bu ise ebubekir dönemindeki saptamadır, osman döneminde daha mı çok hafız vardır..."Ömer bana gelerek Yemame gününün şiddetli hengamında hafızların kesretle şehid olduklarını, diğer sahnelerde de hafızların aynı hale uğramalarıyle Kuran'dan bir çoğunun zayi olmasından endişe ettiğini...."

zeyd der ki"nihayet tevbe suresinin sontarafı olan Lekad caeküm resülün...ayetini Ebu Huzeymet ül Ansari de buldum ondan başkasında bulamadım...Daha Ebubekir zamanında bu ayet tek bir hafızda kalmış iken kuran tertibinin sahihliği hafızların ezbere kuran bilmelerine nasıl bağlanabilir.


3-Ebubekirin mushafında kimi yerlerde Zeyd in iki kaynaktan teyid almadıkça ayet kaydetmediği yazılıdır, bu cümlelerle süslenmiş bir aldatmacadır. Burada bahsolunan kaynak değil tanıkdır, yani bir kişi bir ayeti iki tanık ile zeyd e getirip bunu peygamberden duydum bunlar da şahittir denildiğinde bu ayet kayda geçmiştir.

4-BU mushaf ebubekirden ömere sonrada onun kızı hafzaya geçmiştir

5-Sözü edilen ve değişmediği idda edilen Osmanın mushafıdır, ebubekirin mushafı neden itibar görmemiş ve ikinci derleme yapılmıştır?

6-ilginç olan derlemeyi yine zeyd in yapmasıdır, buradaki gerekçe ise kıraat farklılığı olarak islam ulemasınca gösterilir. BUrada iki ayrı saçmalık vardır çünkü sahih hadislere göre bizzat peygamber kabileleri kendi lehçelerine göre telaffuzda serbest bırakmıştır, demek ki Osman (derdi neyse) sünnete itibar etmemiştir. Bir başka idda ise herhangi bir derlemenin değil doğrudan kopyalamanın yapılmasıdır bu daha akla yatkın bir açıklamadır ama islam tarihi bu derlemede kıraat ihtilaflarını çokca zikreder, mesela tabut ile tabuh arasındaki ihtilaf gibi...
Yine bu iddayı anlamsızlaştıran derlemecilerin derlemede itibar ettikleri başka mushafların varlığıdır. Bunlar Ubeyy ibn Ka'b ve ibn Mesud un nüshalarıdır. Yine aktarılan bilgi ibn mesud un nüshasında fatiha ve muavvezeteyni olarak geçen surelerin bulunmadığıdır çünkü bunların vahiy değil birer dua olduğu iddası bizzat ibn mesud a aittir. ibn mesud ise ashabın en eskisidir Osman ona da itibar etmez..(nedense)
İlginç olan kuranı ikinci kez derleyen komitede bulunan ubeyy( suyuti naklediyor) de iki dua nın daha ayet olarak kaydını istemiştir, bunlardaan biri Knut duasıdır.
suyuti bize aktarıyor
a)hazreti aişe dedi ki:" azab suresi 200 ayet iken bugün elde bulunna kısmından maadasınının bulunmadığını
b)Tevbe suresinin başında besmele vardı
c)ibn mesudun Kuran nüshasında 112 sur vardı Çünkü sure i felek ve nas mahfuftu
d)Ubeyy bin kaab nüshasında 116 sure vardı çünkü mushafın nihayetinde hafed ve hala sureleri bulunuyordu


Şİmdi varsayalım ki
bu tür ihtilaflar suyutinin uydurması
kabul

sahih i müslüm ne diyor:
Hz aişe ye göre sür kerabetinin izdivaca mani olan on şeklinden kurana yanlızca 5 tanesi baki kalmıştır

hadi bu da uydurma olsun(ki bence hiçbirine itibar edilemez)


peki ya
osmanın derleme gerekçesine ne demeli
oysa sahih (ben demiyorum iddam da yok) hadis olarak zikrolunan peygamberin farklı lehçede okumaya izin verişine ne demeli. Osman neden Sünnet e itibar etmemiştir.
konuyla ilgili pekçok hadisten biri buharinin ibn abbastan rivayetidir, peygamber şöyle der: Cibril bana Kuranı yalnız bir harf üzere talim etti. Cibrilden Kuranı diğer harfler üzerede okumasını mükerreren istedim. Nihayet cibril bana Kuranı yedi harf üzre talim etti...
burada harften maksat kıraat dır, yani okuma şeklidir...
talemun tılemun
aasin
yasin
hatta
atta

gibi


bizzat ömer hişamın bir sureyi kendisinden farklı okuduğunu görünce peygambere şikayet eder, hişama sure okuturulur
peygamber "Bu sure i şerife böylece vayholunmuştur "der
imam buhari de imam müslim de hazret ömerden hadisi rivayet ederler

7-Ehli sünnetin itibar ettiği hadislerde bunlar var iken, sevgili haci diyor ki Peygamber vahiy i bir kere okuyup unutuyormuş...:) haklı olabilir de öyleyse tüm sünnet sizlere ömür oluyor... Ömer peygambere Hişam için şunu söyler hadiste:" sizn taliminizden farklı okuyordu."
demek ki peygamber talim ederek öğretiyor hafızlara...Ynai önce cebrail talim ediyor peygambere sonra da peygamber hafızlara...


Gak yineliyor
burada geçerli olacak tek şey
yazılı belgedir
malesef bulunmamaktadır

bu nedenle
kuranın değişmediği
iddası geçersizdir

ama bu değiştiği
iddasını da aynı oranda geçersiz kılar

Müslümanın
başka bir dine mensup
kişilere bu anlamda üstünlük taslamak yerine
kendi teolojisini anlaması ve vayhe uygun yaşaması gerekir...

Allah
kitaplar arası rekabet değil
salih amel ve iman ister

böyle bir rekabet ise
olsa olsa
kuranı basıp satan
yayınevlerinin konusu olur


sevgiyle

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

Kur'anin Degistigine Hala Inanmiyorum...

January 22 2001, 12:30 AM 

Asagidakileri Gak soyluyor...

Gak yineliyor
burada geçerli olacak tek şey
yazılı belgedir
malesef bulunmamaktadır

bu nedenle
kuranın değişmediği
iddası geçersizdir

ama bu değiştiği
iddasını da aynı oranda geçersiz kılar


Ben de ayni seyleri soyluyorum. Kur'anin degistiginin iddia etmek delilere dayanmiyor. Hurafelere, soylentilere, iftiralara, yalanlara dayaniyor. Bu nedenle bir yalan veya yanlis olmaktan oteye gidemiyor..
Aslinda Zeyd en azindan iki kaynaktan yararlanmistir. Ilki Muhammed'den kalan yapitlar.. ikincisi hafizlardan biri.. veya bir kaci. Bir hafiz bile yetiyor bu is icin.. Zeyd neden ikinci bir tesebbuse zorlaniyor bilemem.. Ilkini kim ve neden begenmiyor. Ebubekir mi? Baskalari mi? Bu ikinci tesebbus bir duzeltme mi, yoksa daha emin olmak icin yapilan bir atilim mi? Veya baska nedenleri mi var?
1400 yil oncesi, tasvir ve tahayyul edilemeyecek kadar uzak bir gecmis.. Biz insanlarin bellegi o kadar zayif ki.. Bir kac dakika yetiyor unutmaya.. en akli basinda insan icin bile bu boyle.. Bir kac dakika.. hepsi o kadar..
1400 yil oteye gidiyorsunuz... Gunluk haberler, gazeteler yok o karanlik zamanlarda.. Gercekler yok. Insanlar dus aleminde yasiyor. En basit bir doga olayi panik yaratabiliyor butun bir ulkede.. bir sehirde.. Yorumlar yapiliyor ve o doga olayi, bazi sosyal olgularla birlestiriliyor, kagida kaleme dokuluyor. Okuma yazma bilen yuzde bir bile degil. Onlarin da ne oldugu belli degil.
Bu nedenlerden dolayi Kur'anin degistigi iddiasini delillere dayandirmalisiniz. Baska careniz yok. Elinizdeki deliller cok zayif.. Incil icin bile bu degisiklik iddialari cok saglam temellere dayanmiyor ama, Kur'an kadar emin degil Incil'in durumu..
Ben tekrar ediyorum.. Kur'anin degistini simdiye kadar kimse beni tatmin edecek sekilde kanitlayamadi.. ve bundan sonra da kanitlayabilecegini sanmiyorum.. Biri ortaya cikip da iste ilk Kur'an bu, degisiklik su diyene kadar Kur'anin degismemis olduguna inanacagim..
Selamlar,
Haci...

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
193.159.43.24

incil tahrif edilmemisse bile, yasanmamistir....

January 22 2001, 1:05 AM 

„Chiristian Beginnings“ adli kitabinin 187. sayfasinda ileri gelen din adamlarindan Dr. Morton Scott Enslin, su satirlara yer veriyor:

„Isevilik, yahudilerin yasadiklari yer olan Filistin`den, putperest milletlerin memleketlerine yayilsi. Bu yayilma, bir cok degismelere neden oldu. Iseviler, Musa`nin seriatindan uzaklastilar. Isa`nin teblig ettigi din bilgilerini, putperestlerin de kabul edebilecekleri bir hale getirdiler. Böylece tutarsiz, akil ve mantigin disinda bir din meydana geldi.

„Roma Imparatorlugunda, bir kac cesit putperest cemaat vardi. Bu cemaatler, itikat (inanc) itibariyle birbirinden cok farkliydilar. Fakat, hepsi de inanclarinda su 4 hususa yer vermislerdi:

„1. Hepsi, kurtarici bir tanriya inaniyor ve O`nun ölümünü, insanlarin günahi icin keffaret ve O`na inananlar icin kurtulus kabul ediyorlardi.
2. Hepsinde, o dine girmek icin bir giris ayini vardi. Bu ayin ile o dine kabul edilen kimsenin, kötülüklerden temizlenmis olduguna inaniyorlardi.
3. Hepsinde, tanri ile manevi olarak bütünlesmek, birlesmek inanci vardi. Bu bütünlesme, sembolik olarak, o din mensuplari tarafindan tanrinin etini yemek ve kanini icmek seklinde icra ediliyordu.
4. Hepsinde ahiret inanaci vardi ve Cennet`i isterlerdi. Rada rahat edeceklerinden emindiler.


„Encyclopedia American“ da sacrifice (kurban) kelimesi ile ilgili söyle bir izahata rastlanir:

„Eski Yunan`da gök tanrisi Olimpus adina thusiai ve sphagia denen kurban ayinleri yapilirdi. Thusiai, her zaman gündüz gerceklestirilir ve tercihen sabahleyin yapilirdi. Kurban edilen hayvanlarin belli kisimlari biftek olarak bomoi denilen tas üzerinde yakilirdi. Hayvanin geri kalan kisimlarini, yüksek bir tasin etrafinda toplanan kimseler yerdi. Ayin, müzik ve dans ile son bulurdu. Sphagia denilen kurban ayini ise gece yapilirdi. Bu ayinde, etin yakilmasi icin kullanilan tasa eschara denilirdi.“

„Yunanca olan bu ayin isimleri, Latincede sadece sacrifice kelimesiyle ifade olunurdu. Kurbanlarin yakildigi tas olan bomos ve etrafinda toplanilarak kurbanin yenildigi tas olan eschara kelimeleri icin de altars kelimesi kullanilirdi.“

Hiristiyanlik dininde icra olunanasa-i rabbani yahud da enveristiya kurban ayininde, ekmek ve sarabin konuldugu ve etrafinda cemaatin toplandigi tasa da altar denilirdi. Bu ayinde de müzik bulunur. Mukaddes olan ekmek kirilinca, kurban icra edilmis; ekmek, saraba katilip yenilince de, tanri ile manevi olarak birlesildigine inanilirdi.

Yunanlilardaki thusiai ve sphagia ayinleri ile, hiristiyanliktaki asa-i rabbani arasindaki benzerlik, ayinlerin icrasinda oldugu kadar, izahat ve amaclarindaki ortak noktalardan da anlasilmaktadir.

Isa`nin, Tanri tarafindan hiristiyanlar icin kurban edildigi ve böylece onlari, dogumla birlikte yüklendikleri bir nevi irsi günahtan azat ettigi dogrultusundaki batil inanclarin ve bu inanclar üzerine bina edilen „vaftiz“ gibi bir takim ayin ve törenlerin, Yunan ve dogu kökenli putperest dinler tarafindan hiristiyanliga intikal ettirildigi süpheye yer birakmayacak bicimde aciktir.

Dr. Morton Scott Enslin, vaftiz ve asa-i rabbani ayinleri ile hiristiyanligin (ve dolayisi ile hiristiyanlarin), Romalilar zamanindaki putperest firkalardan biri haline geldigini itiraf ederek söyle diyor: „Miladin 2. asrina dogru, hiristiyanlik, bozuk bir din haline gelmisti.“

„The Origins Of Religions“ (dinlerin asli-orjinali) isimli eserinde Lord Raglan Roma Imparatorlugu zamanindaki dini cemaatlerin ayinlerini ele almakta ve bu ayinleri, simdiki hiristiyan ayinlerinin asli olarak göstermekte ve söyle demektedir:

„Tarih öncesi devirlerde, genc bir adami kutsal kurban secmek ve O´nu bir yil boyunca imtiyazli kisi kabul ederek, her arzusunu yerine getirmek ve yil sonunda belirli bir ayin tertipleyerek o kimseyi kurban edip, etini yemek, kanini icmek gelenegi mevcuttu. Kurban edilen kimsenin etinden ve kanindan tarlalara da serpilir; böylece, topragin da bereketli olacagina inanilirdi. Kurbanlik olarak secilen kimsenin kendi kavminin dini lideri ile anlasarak, yerine baska birinin kurban edilmesi de olurdu. , yerine baska birinin kurban edilmesi de olurdu. Yerine baska bir kimse kurban edildikten sonra, asil kurban edilmesi icabeden kisi, 1 yil daha imtiyazli ve kutsal oluyor; her arzusu yerine getiriliyordu. Bulabildigi takdirde, senenin sonunda yerine yine baska biri kurban edilebiliyordu. Böylelikle, sürekli olarak kutsal sayilan ve her arzusu yerine getirilen imtiyazli kisiler zuhur etti. Bu ilk devamli kutsal kisiler, zamanla, kavimleri tarafindan „kral“ yahut „yasayan tanri“ olarak kabul edilmeye baslandilar. Bu kutsal kisilerin insanliklarinin yani bedenlerinin ayri bir sahsiyet ve ilahliklarinin da ayri bir sahsiyet oldugu kabul edildi. Bir müddet sonra kavimleri, kutsal kabul ettikleri bu kimselere tanri ya da tanrinin oglu diyerek tapinmaya basladilar.“

„Önce ayin, sonra, bu ayini izah icin mitolojik (hurafeye dayali efsanevi) hikayeler (daha dogrusu masallar) uydurulmustur. Hayali tanrilarin ölmesi veya dirilmesi ile kendilerinin kurtulacaklarina inaniyorlardi.“

„Kurtarici tanriya inanalarin ayinlerinin en mühimi, kisinin tanri ile birlestigine ve bütünlestigine inandiklari sembolik et yemem ve icki icme ayinleridir. Kurtarici tanri inanci, bir süre sonra Günes tanrisi inanciyla birlestirildi. Her bir kurtarici tanrinin kis baslangicinda dogduguna inanildi. Kis baslangici ise Julian Takvimine göre 25 Aralik`tir. Hiristiyanlar da Bizans Krali Konstantin zamaninda, Isa`yi kurtarici bir tanri yaparak; bu tarihte dogdugunu kabul ettiler. Bu geceyi, her yil milad ve noel olarak kutlamaya basladilar.(1)“

Edward Carpanter, cesitli kurtarici hikayelerine örnegin, Yunanlilarin Dioysus`u, Romalilarin Hercules`i, Perslilerin Mithra`si, Misirlilarin Amonra, Oziris ve Izis`ler, Kuzey Samilerin Baal`i, Asur ve Babillilerin Temmuz`u ile Hiristiyanlarin Isa`nin hayat hikayesi diye kabul edip, inandiklari seyler arasindaki benzerliklere dikkat cekerek su tesbitleri siralamaktadir:

„1. Hepsi de noel veya buna yakin bir günde dogmustur.
2. Hepsi de bakire annelerden dogmustur.
3. Hepsi de bir magarada veya yer altinda bir mahzende dogmustur.
4. Hepsi, insanlar icin mesakkatlere katlanmislardir.
5. Hepsi, nurlandirici, iyilestirici, kurtarici ve sefaat edici gibi isimler almislardir.
6. Hepsi, karanlik gücler tarafindan maglup edilmislerdir.
7. hepsi, Cehennem`e yahut da arz küresinin diger tarafina inmislerdir.
8. Hepsi, yeniden dirilmis ve insanlarin Cennet`e girmelerine öncülük etmislerdir.
9. Hepsi, insanlarla irtibat kuran azizler secmisler ve vaftiz ayini ile cemaat kabul eden dinler tesis etmislerdir.
10. Hepsi, kurban yemekleri yenerek anilmislardir.

Newyork Üniversitesi Tarih Profesörü Waelance Fergusun söyle diyor:

„Hiristiyanlarin yortulari, putperestlerin yortulari ile ayni tarihe rastlar. Örnegin, noel tarihi, ayni zamanda Iran ve Roma`da günes tanrisi mithra`nin dogum tarihi idi. Ayrica bu tarih, cok eskiden beri putperest dünyasinda, önemli bir yortu günüydü.“

„The Heros“ (Kahramanlar) adli kitabinda, mitoloji kahramanlari ile ilgili calismalarini toplayan Lord Raglan bu hikayelerde gördügü hadiseleri 22 madde halinde siralamis ve hangi mitoloji kahramaninin hayat hikayesinde, bu maddelerden kac tanesinin gectigini tesbit etmistir. Bu maddelerden 15 tanesinin Isa`yi anlatan bugünkü hiristiyanlik mitolojisinde de bulundugunu, maddeler halinde aciklamistir.

Meshur felsefeci ve tarihci Winwood Reude söyle diyor:

„Hiristiyan alemi, putperest alemine hakim olunca, putperest alemi de hiristiyanligi bozdu. Oziris ve Apollo masallari, isa`ya atfedildi. Yahudilerin inandiklari ve Isa`nin teblig ettigi tevhid dini, yani „bir Allah`a iman“ yerine (Barhmanizmde de bulunan) Misirlilarin ihdas ettikleri ve Eflatun tarafindan felsefeye sokulan teslis (trinity) yani üc tanri inanaci yer aldi. Bana iyi demeyin, iyi 1 tanedir; O da Allah`dir diyen bir Zat`in bizzat kendisi Allah yerine konuldu yahud 1`in 3`te 1`i denildi.“

Hiristiyanliktaki tahrifat, James Frazer`in „The golden Bough“ isimli kitabinda da yer alir ve toplum genelinde yarattigi bozukluklar irdelenir:

„Yunan ve Roma toplumu kisinin topluma, vatandasin devlete itaati üzerine kurulmustur. Devlet ulusun güvenligini, gerek bu dünyada gerek gelecek bir dünyada saglamayi en büyük görev sayardi. Cocukluktan beri bu bencil olmayan idealle yetistirilen Romalilar, hayatlarini halk hizmetine ve ortak cikarlar yoluna adamislar ve bunu yapamadiklari takdirde kendi cikarlarini ülkelerinin cikarlarina feda ederlerdi. Bütün bunlar, hayatin tek amacinin Tanriya yakinlasmak ve ruhun kurtulmasi oldugunu telkin eden Dogulu dinlerin ortaya cikisiyla önemlerini yitirdi. Bu ahlaksiz ve bencil ögretinin kacinilmaz sonucu, dindarlarin halk hizmetinden cekilip düsüncelerini kendi ruhsal gelismelerine vermeleri oldu. Dindarlar dünya hayatini, daha iyi ve sonsuz bir hayat icin bir onay yeri olarak gördüklerinden, kücümsemeye basladilar. Dünyadan el etek cekmis, cennet düsüncesinin vecd haline ulasmis aziz ve münzevi tipi, ülkesi icin ölmeye hazir yurtsever ve kahraman insan olma idealinin yerini alarak, toplumun en yüksek ideali haline geldi. Yeryüzü ülkesi, Tanrinin Ülkesi`ni gören gözlerin katinda iyice fakir ve rezil kaldi. Bu yüzden gözler bugünün hayatindan gelecekteki bir hayata cevrildi, öteki dünyaya verilen önem kadar, bu dünya önemini yitirdi. Siyasal planda genel bir cözülme görüldü. Devletin ve ailenin otoritesi azaldi: toplumun yapisi, onu olusturan parcalara ayrildi ve yeniden barbarligin icine düstü; cünkü medeniyet, vatandaslarin kendi cikarlarini ortak cikarlar ugruna feda ederek olusturduklari aktif bir yardimlasmanin sonucu olusur. Insan, ülkesini ve neslini korumaktan vazgecti. Kendilerinin ve baskalarinin ruhlarini kurtarma yolunda, kötülük kuraliyla tanidiklari maddi dünyayi birakmaya kararliydilar. Bu basit fikir bin yil sürdü. Roma hukukunun, Aristo felsefesinin, eski sanat ve edebiyatin Orta cagin sonuna dogru dirilisi, Avrupa`nin, hayat ve idarenin eski idealine, daha insanca ve makul bir dünya görüsüne dönüsünü belirtiyordu. Medeniyet yolculugunda karsilasilan uzun duraklama sona ermisti. Dogulu istila dalgasi geriye cekiliyordu. Hala da cekilmekte“


Hiristiyanlik, Dogu ve Yunan kökenli batil inanclarin etkisinde kalmis, bu etki incilin deformasyonuna kadar uzanmistir. Inanan insanlar kutsal kitaplarinin tahrifine oldugu kadar; akaidlerine sizdirilan, terakkiye ve insanin tabii istidatlarinin gelismesine engel olacak hurafelerle mücadeleye de girisememisler ve kitaplarindan uzaklastiklari, uzaklastirildiklari icin, suuru iflas ettiren, akli ve mantigi rafa kaldiran inanc silsilelerine yenik düsmüslerdir. Islam, bugün ayni tehlike ile karsi karsiyadir. Istanbul`un fethiyle birlikte Bizans kültürüyle tanisan Osmanli ulemasi, Bizansli din adamlarindan ruhbanligi devr alir. Cok gecmeden Islam`da ruhbanliga benzer bir sinif türer. Günümüzde yasanan din ve gelisen istikamet hiristiyanlikla ayni yörüngededir. Islam hizla hiristiyanlastirilmaktadir. Israliyatla birlikte Islam`a sizdirilan batil inanclar halk tarafindan, Kur-an`i hicbir dayanaklari olmadiklari halde, en saglam ve en kati sekilde uygulanmaktadirlar.

Allah, Kur-an`i hakim`de kutsal kitabin koruyucusu oldugunu ifsa ettigine göre, iman sahibinin korkmasi gereken sey kitabinin tahrifati degil, o kitabin pratige dökülmesinde karsilasabilecegi, Kur-an disi olmaktan ziyade bizzat Kur-an`la celiski icinde olabilecek uygulamalarin dini hayata hakim kilinmasi olmalidir. Peygamberin, vahyi unutabilme endisesi ile heyecanlanarak ilahi sözleri hizli bir sekilde tekrar etmeye kalkismasi üzerine Allah tarafindan, „eger biz istersek sen unutursun“ seklinde uyarilmasi, ayni zamanda mü`minler icin de verilmis cok mühim bir isaret niteligi tasir. Iman sahiplerinin bu uyaridan cikarmalari gereken ders, Kur-an`nin iceriginde tarihte vuku bulmus veya gelecekte olabilecek muhtemel bir degisikligin de, Allah`in iradesi dogrultusunda olacagina iman etmek olmalidir.

Herseye gücü yeten mutlak kudret, insani kendi iradesinde hür birakmis, iste bu yüzden de isledigi bütün islevlerden sorumlu tutmustur. Islam`dan önce gönderilen bütün dinleri tahrif ve cogu peygamberleri ise katlederek sükrünü ifa eden insanoglu, son din olan Islam`i da ayni talihsiz sonuca sürükleme gayretindedir. Bu cirkin cabalarin hesabinin ahirete birakilmasi ve „eden bulur“ tevekkülüne siginilmasi gelecek nesiller adina yapilacak en büyük duyarsizliktir. Müslümanlar,„incil degismis mi, degismemis mi?“ tartismalariyla oyalanirken, Kur-an`in benzer bir yargiyla fislenip, hiristiyan tarihinde görüldügü gibi, bir takim komisyonlarda dissection masasina yatirilmasina, sadece Kur-an`a siginilarak verilebilecek bir mücadele sayesinde engel olunabilir. Böyle bir kutsal savas sonrasinda ileri sürülebilecek tahrif iddialari, iman sahibi bir insan icin art niyetli provokasyonlardan ileri gitmez. Müslüman, su an elinde bulunan kitabina iman etmekle mükelleftir. Insan idrakinin kavrayamiyacagi bir tekamül sayesinde, bütün caglara hükmeden ve en ilkel insana oldugu kadar, millenyum cagi insaninin ihtiyaclarina da ayni mükemmellikte cevap veren bu mucize kitap, ancak ve ancak onun sahibi, yaratici ve yok edici yüce kudret tarafindan degistirilebilir. Böyle bir degisim iman sahibinin iman ve itikadinda hicbir degisiklige sebep olamaz. Incil`in tahrifatinin Kur-an`nin nuzülünün sebebi oldugunu bilerek, Kur-an`nin son kitap olduguna iliskin ayetleri dikkate alirsak, kutsal kitabin degistirilmesinin cok uzak bir ihtimal oldugunu söyleyebiliriz. Ayni yorumu Islam, yani Kur-an`nin pratikteki görünümü icin söyleyebilmek ise malesef mümkün degildir. Islam bugünkü durumuyla sapina kadar tahrif edilmistir. Bu durumun sebebi ise Kur-an`dan uzaklasmaktir.

saygilar

 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

ILGINC BULAN!..

January 22 2001, 8:31 AM 

ILGIN BULANA!…

***Kuran ne zaman yazılmıştır? Eldeki en eski kuran kaç tarihlidir ve nerededir?***

Ilk Kur’an VAHIY katipleri tarafindan cesitli seylere kayit olarak 610-611 senelerinde kayitlara alinmistir!…

*****Kullar eliyle yazılmış incilden!…****

Hangi kullar neyi Incilden yazmis?…Yoksa Mucize olarak yazili olarakmi gelmesi gerekidi?…Insanlik tarihnde boyle bir sey olmamistir!…Hayal edenlerin harcinde!..

****zeyd in derlediği kuran farklımıdır****

Zeyid-bin Sabit sahabinden olup ayni zamanda en kiymetli katiplerden birisidir!…
O’nun tek basina hazirladigi bir Kur’an YOK’tur!…Onu soyleyen YALAN soyler!…O zaman o bahis ettigin Kur’an nerede?…Bunu soyleyenler SUNNET-I SENNIYE dusmanlaridir!…Yazilarindan kendilerini burada teshir ederler!…Eger bunlar SUNNET-I SENNIEY yi assalar!…Ahhh o zaman rahatlikla KUR’AN’a el atmak icin mucadele verenledir!…Ammaaa Hic bir zaman buna muktedir olamayacaklardir

******bu konuda ihtilafa düşülen hiç bir sure yokmudur?*****

KUR’AN’da hic bir konuda ters dusen ayet YOK’tur!…Bunlari Incil ve Tevratta bulman mumkundur!…TENAKUSA dusen hic bir ayet bulmazsin KUR’AN’da!…Ama bazi kisilerin bunu soylemeleri ile hic bir seyi degistiremezler

****İslam tarihinde osmanın mushafından başka mushaf yokmudur?*****

Musaf Kur’an’inin sayfalaridir.ilk toplanmadan once ki sayfa halidir.Bunlarin ilk toplanma hareketi Hz Peygamber Efendimiz (s.a.v) Zamaninda konuslmus ve olumunden sonra Hz Eba Bekir (r.a) devam etmis
Hz Osman tarafindan tek kitap haline getirtilmistir

****Vahiyde hz muhammede bıraksaydık şeytan sözümüzü değiştirecekti demez mi?
yani vahiy cebrailin korumasında değil mi?*****

VAHIY kime gelir?…Getiren kimdir?…Hangi uyanik sana bunu soyledi?…Nereden cikmis bu vahiy?…Anlamini iyice ara!..Ogren bize burada anlat!…VAHIY koruyucusu
Oldugunu bize IZAH et!…


****Vahiy bittikten sonra cebrail zeyd e de mi geldi ki kuran sözleri değişmesin.****

Bir ateist olarak bunlar sana neden dert oldu?…Bize her konu acik olarak KUR’AN’da beyan edilmistir!…Sen hangi degisen sozden laf edersin?…Yoksa okuz altinda buzagimi arasin?…Sana acik bilir kisin bize bilgileri getirdim.Ister kabullen ister kabullenme o senin sorunun !…

***İslamın vayhi kullar eliyle mushaf haline getirilmiştir bu iki kez yapılmıştır ilki yakılmıştır niye?Bir çelişki yok ise ilk mushaf niye yakılsın?****

Demek atesit olarak senin inanman icin Islam’in vahiylerini meleklermi musaf haline getirecekti?…Oyle olsaydi bu kez neden insanlar yazmadi derdin!..:)))) Ayrica bu ikinci kez yakilista sen onalrin yanindami idin?…Yakilmasinin sebebi ACABA celiskimi idi!…Sen ORJINAL nedemek bilirimisin?…Ayrica o ellerinde kalacak olan musaf yakilmasaydi cikacak FITNE hakkinda ne kadalik bilgin var?…Bu karai alan HALIFE hic bir zaman bunun yapilmasini tek basina yapmadigini bilirmisin?…

****İslam tarihinde pekçok ayette düşülen ihtilafın zeyd eliyle giderildiği kimi kısısmların mushafa yeterli tanık olmadığı gerekçesi ile alınmadığı bilinmektedir*****

ISLAM tarihinde ihtilafi getirenler bellidir!…Tarih tum acikligi ile ortadadir!…Isin enteresan yonu ZAMAN dilimleri icinde kimlerin ne oldugu ortaya cikisidir!…Sen bir ateist olarak ancak bu kadar bilgiye sahip oladugun icin burada bilgini sergiliyorsun!…

***BU suretle elde edilen Osman dönemi mushafından 5 ila 10 adet çoğaltıldığı söylenir ama bu mushaflardan hiçbiri ortada yoktur..****

Yani bizim elimizdeki KUR’AN Hz Osmanin hazirlattigi Kur’an degilmi?…Sen kendin konunn disian cikip havanda su dovmektesin!…O bahs ettigin Kur’an o gunku Kur’an olmadigini bize ISPATLA gorelim senin cevherini???? Adetleri ne olursa olsun!..Muhum olan kopyalaridir!…

*****BU şu anlama gelmez:"vahiy tahrif edilmiştir"ama şu anlama da gelmez:"vahiy tahrif edilmemiştir"****

VAHIY ile gelen ayetler bir yandan ezberletiliken diger yandana yaziliyordu!…Bunun TAHRIFI onu kavrmaktan uzak olanda olmazmi?…O zaman Varsa bu kadar cok bilgin cikar ortaya attigin sacamaligin DOGRU oldugunu!…Bu gun iki milyara yaklasan bir insan gurubu ahkam senin kafandakiler akilli oylemi?…Ilim sahiplarinin eserleri meydandadir!…Tasima su ile degirmen donmez!…Hani hangi VAHIY tahrfi olmus?…
Bunlar ancak asilsiz bos iiddiadan ileri gidemeyecek sozlerdir!…

****Aslen Kuranda anlatılan teolojiye göre bunun bir önemi de yoktur
BUgün allahın vayhi bir kitapta sıralanmıştırbu sırayı dahi kutsayan
bir anlayış sözkonusudur*****

Senin KUR’Ani taniyip tanimaman senin sorunudur!…Oncelikle semavi dinlerin her birisi bir birinin devamidir!…Bunun en guzel orneklerini KUR’AN okuyup anlayana anlatir!…Anlamayana ne yapsin?…

Isra, 17/9-10. Dogrusu bu Kuran en dogru yola goturur ve
yararli is yapan muminlere buyuk ecir oldugunu, ahirete
inanmayanlara can yakici bir azap hazirladigimizi
mujdeler.

****içkili iken namaza yaklaşmayın, ne dediğinizi bilmezsiniz ayetinde
nesh konusu gerekçesi olmuş ve bugün ne dediğini bilmeden kuranı okumak
anlamaktan üstün tutulmuştur****

O Konular ALLAH (C.C) taktirine kalan bir seydir!…Cok bildigini iddia edenlerimi yoksa bileden anlamadan kur’an okuyanlarmi ALLAH (C.C) takvasini kazanacagi hakkinda bilgin varsa sana soyleyecek sozum yok!…Limitli bilginle her seyi biliyormusun?…Kimin ne oldugunu burada bilerekmi konusmaktasin?…Yoksa ateist olarak hukum vererekmi ahkam kesmektesin?..

***nur suresinin tehrifinden cihad ın teformasyonuna gereksiz bilim dışı iddalara(evrim teorisi ile çelişme gibi) ve ruh konusuna kadar
kuran ın beyanın dışında bir islam vardır.****

KUR’AN da bize anlatilanlar herkes kendi kafa yapisian gore algilar!…KUR’AN BILIM kitabidir!…SOSYAL yasimin KANUNU’dur!…ISLAM kisinin kafa yapisiyla ilgili olarak gelemez!…Zaten limitli bir mkitar akila sahip olan insan her seye hukum emtesi mumkun degildir!…Cunku ACIZ bir yapiya sahiptir!…Kur’an’nin disinda ISLAM OLMAZ!…O zaman tezatlarla dolu bir DIN olur!…Tezatlar icinde olan acaba kisimidir?…Yoksa ISLAM’mi?…


****Şu an eldeki mushafı değişmez değiştirilemez değişmemiş kabul etsek bile
İslam söylemi bizzat kuranı tahrif içindedir****

Once eger degismis olsa bu gun elimizde aynen Incil ve ya Tevrat gibi cok farkli 10-15 cesit KUR’AN olmasi gerekir!…Olmadigina gore?…Bu atesit kafali kisilerin HAYAL mahsulu degildir ne dir?…Eger varsa kendisine guvenen hodri meydan

Bakara, 2/23. Kulumuza indirdigimiz Kuran'dan suphe ediyorsaniz,
siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eger dogru
sozlu iseniz, Allah'tan baska, guvendiklerinizi de
yardima cagirin.


*****onu tümüyle nesheden ve kendinden başkasını islam dışı olarak tanımlayan
ve karşılaştırıldığında bizzat israiliyat olan yeni bir din ortadadır*****

Ateist olarak Yahudiligi benimsemen buyuk bir terrakki!…: ))) Ancak KUR’AN okudugunda sana gecmisteki butun Peygamberlerden kissalar anlatir!…Acaba bunun hikmeti nedir dersin?…Hepsini Isaraliayatami mal edeceksin?…Diledigin gibi dusunup konusmanda serbestsin!…Ancak ancak kendini kandirisin!…

****üstelik bu din yahovacı yorumunda bir israiliyattır****

VAHIY yoluyla gelen bu dinleri arastir bakalim nereden geliyor?…Sahibini bulman acaba sana gore mumkun olacakmi?…Mensei nerdendir?…

****tevratın alohimci anlayışının bile gerisine düşmüştür..*****

Sana bilir kisi Tevratin anlayisinin yamukluklarini anlatti!…Gerisi sana kalir!…

****Aslında tüm bunları tartışmak için bilebize gereken orjinal bir kuran dır
ben de soruyorum nerdedir bu kuran****

O gozunle gormekten aciz kaldigin KUR’AN elimizdeki YUCE KUR’AN’dir!…dunaynin nerseine gidersen git!…KUR’AN aynidir!…Yani tek bir noktasina varincaya kadar!…
ORJINAL kelimesinin anlami ne?…Baska version’I olamayan degilmi?…Senin elinde baska bir kopya olan KUR’AN varmi?…Ben de sana soryorum?…

****en eskisi nerdedir kaç yılına aittir****
Sana Tarihi yukardida verdim!…610-611 yili dir!..

****bugün eldeki inciller ile isa nın yaşadığı dönem arasında 4 yüzyıla yakın tarihsel fark vardır****

Demek ki sen bilir kisinin one gececek kadar derin bilgi sahibisin oylemi?…Bunun cevabini sana verdi!…Nedenlerini inceleyip arastirirsan rakkami gorursun…

*****İslam buna karşı kendi mushafınıpeygamberin ölümünden kaç yüzyıl sonra bulabiliyor****

Her halde cok uzun bir zaman olsa gerek dimi?…Uc Halfe sonrasini sen hesap et!…


****500 yıl desek mi?****

Diledigini soylemkte serbestsin!…Hesabini sen yapta gorelim!…


*****Evrim teorisinde ara türlerin olmayışını sorgulayanlar bu ara tarihteki kuranları da sorgulasınlar****

Evrim palavarsi dehasi olan maymunlarin torunu darwin bu teoriyi ortaya yuz otuz sene one sallamisti!…TEORI ortaya atilip labrotuarda tekrari mumkun olan bir hale geldiginde BILIM olur!…130 sene oncesinde KUR’AN’inin nesini sorulanmasini istersin?…Onu anlatta bilelim!…Nedir O????

****kutsal emanetlerde deri parçalarına yazılmış ayetler ne demek
oluyor hani hepsi yakılmıştı****

Eger senin sorgulayacagini bilselerdi senin icin saklarlari!…Bunun ne demek oldugunu o gunun sartlarinda HALIFE olan kisi ve mahiyetindeki ILIM adamlarinin bunun neden IMHA etme ihtiyacini merak edersen bir arastida bize anlat ne dersin?…Kuru laflarla tenkit olmaz!…

****kaç mushaf var en eskisi nerde****

Kitap haline getirilen Musaflarin sayisi 10 olsa ne olur 1000 olsa ne olur?…Onemli olan O gunku kitapla bu gunun kitabinin ayni olmasi degilmidir?….Bildigim kadariyla
Ilk yazili olan MEKKE ve MEDINE dedir!,,,yazilan digerleri Basra,sonralarida ISLAM ile Dunyayay yayilmistir.


****yada şöyle diyelim tencere dibin kara****

Tencerenin dibinin karaligini ancak burada okurlar taktir edercginine inanirim!…Bu onlarin yuksek degerlendirmesin kalir!….

Selam,Sevgi ve Dua ile…

 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

TEVRAT TAHRIF EDILMEMISTIR DEYENE!...!....

January 22 2001, 8:44 AM 

TEVRAT TAHRIF EDILMEMISTIR deyene!…


Yahudilerin diger milletlere karsi olan düsmanliklari, süphesiz
orijinal Tevrat'tan kaynaklanmamaktadir. Yahudilerin bozguncu
karakteri onlari mukaddes kitaplarini degistirmeye kadar
götürmüstür. Böylece Tevrat ayetlerini tahrif etmísler, dinlerini
asiri irkçi tutumlarina alet ederek amaçlarina "kutsal" bir görünüm
vermek istemislerdir Yahudi ve Hristiyanlar tarafindan kutsal
kabul edilen "Kitab-i Mukaddes" iki ana bölümden olusur: Eski
Ahit (Tevrat) ve Yeni Ahit (Incil). Bizim mevzuumuza giren
bölüm -Eski Ahit- çesitli zamanlarda kaleme alinan 39 kitaptan
meydana gelir. Bunlardan ilk bes kitaba (Tekvin - Yikis - Levililer
- Sayilar -Tesniye) "Tevrat" denmektedir. Ancak Hz.Musa (A.S.)
tarafindan yazildigi öne sürülen bu ilk bes kitap üzerinde yapilan
objektif incelemeler bu iddianin dogru olmadigini ortaya
koymustur.


TESNIYE BAB:34 AYET:5-8 S:215

Rabbin sözüne göre, Rabbin kulu
Musa orada, Moab diyarinda öldü,
Ve Moab diyarinda Beyt-peor
karsisindaki derede onu gömdü.


Hz.Musa'ya atfedilen eldeki Tevrat'tan alinan yukaridaki ayetlerde
açikça görüldügü gibi, mukaddes kitap Hz.Musa öldükten sonra
baskalari tarafindan yazilmaya devam edilmistir. Uzun zamandan
beri yapilan arastirmalar neticesinde eldeki Tevrat'in Hz.Musa'nin
Tevrati olmadigi, bu Tevrat'in Hz.Musa'nin ölümünden bes yüz
sene sonra Kenan'da veya Orisalim'de yazildigi ve pek çok
bölümünün orijinal olmaktan uzak oldugu anlasilmistir. Allah
(c.c.) tarafindan vahyedildigi kabul edilen bir kitaba insanlar
tarafindan kolayca ayetler eklenebilmesi diger bölümlerinde tahrif
edilip sapik fikirlere "Ilahi Emir" görüntüsü verildigini
göstermektedir.


Tevrat'in tahrif edilmis oldugunu gösteren,
birbirleri ile çeliskili birçok ayet vardir;
onlardan birkaçi:


TEKVIN BAB:15 AYET:
Ve Ibrahim dedi:Ya
Rabb Yehova bana ne
vereceksin?

CIKIS BAB:16 AYET: 2-3
Ve Tanri Musa'ya söyleyip
dedi:Ben Rabbim ve Ibrahim'e,
Ishak'a ve Yakub'a Kadir olan
Tanri olarak göründüm. Fakat
onlara Yehova ismimle
malum olmadim

II. SAMUEL BAB:24
AYET:1 S:329
Ve Israil'e karsi Rabbin
öfkesi yine alevlendi, ve:
Git, Israil'i ve Yahuda'yi
say diye Davud'u onlara
karsi tahrik etti.

I.TARIHLER BAB:21
AYET:1 S: 419
Ve Seytan Israil'e karsi kalkti,
Israil'i saymak için Davud'u
tahrik etti.

II. SAMUEL BAB:6
AYET:23 S:312
Ve Saulun kizi Mikalin
ölümü gününe kadar
çocugu olmadi.

II. SAMUEL BAB:21 AYET:8
S:329
Saulun kizi Mikalin Meholali
Barzillay oglu Adriele
dogurmus oldugu bes oglunu
kral aldi.

II. SAMUEL BAB:10
AYET:18 S:315
Ve Suriyeliler Israil'in
önünden kaçtilar. Ve
Davud Suriyelilerden
yediyüz araba cenkçiler
ile kirk bin atli telef etti
ve ordu basbugu Sofaki
vurdu ve orada öldü.

I.TARIHLER BAB:19
AYET:19 S: 419
Ve Suriyeliler Israil'in önünden
kaçtilar, ve DavudSuriyelilerden
yedi bin araba cenkçiler ile
kirk bin yaya asker öldürdü.
Ordu basbugu Sofaki da
öldürdü.

II. SAMUEL BAB:8
AYET:4-8 S:313
Bin yediyüz atli ve Davud
Hadarezerin sehirleri olan
Betahtan ve Berotey'dan
pek çok tunç aldi.

I.TARIHLER BAB:18
AYET:4-8 S: 418
Bin cenk arabasi yedi bin atli ve
Davud Hadarezerinsehirleri olan
ibhattan ve Kundan pek çok
tunç aldi.

SAYILAR BAB:20
AYET:27-28 S:156
Ve Musa Rabbin emrettigi
gibi yapti ve bütün kavmin
gözü önünde Hor dagina
çiktilar. Ve Musa
Harun'un esvabini çikardi
ve onlari oglu Eleazara
giydirdi ve Harun orada
dagin tepesinde öldü.

TESNIYE BAB:10 AYET:6
S:187
Ve Israil ogullari Beerot
Bene-yaakandan Moseraya göç
ettiler. Harun orda öldü ve
orada gömüldü ve oglu Eleazar
onun yerine kahinlik yapti.

I. KRALLAR BAB:7
AYET:5 S:344
Ve bir karis kalinlikta idi
ve onun kenari bir kase
kenari gibi zambak çiçegi
gibi islenmisti, iki bin
banyo ihtiva ederdi.

II.TARIHLER BAB:4 AYET:2
S: 431
Ve kalinligi bir acuç idi. Ve
kenari bir kase kenari gibi,
zambak çiçegi gibi islenmisti ve
içine üç bin banyo alirdi

II.TARIHLER BAB:22
AYET:2 S:447
Ahazya kral oldugu zaman
kirkiki yasinda idi ve
Yerusalim'de bir yil krallik etti.

II. KRALLAR BAB:8 AYET:2
S:377
Ahazya kral oldugu zaman
yirmiiki yasinda idi ve
Yerusalim'de bir yil krallik etti.

TEKVIN BAB:32
AYET:30 S:33
Ve Yakub o yerin adini
Peniel koydu çünkü:
Allah'i yüz yüze gördüm
ve canim sag kaldi dedi.

ÇIKIS BAB:33 AYET:20 S:89
Ve dedi yüzümü göremezsin
çünkü insan beni görüpte
yasayamaz.

Bu yaziyi daha once bir kez daha asmistim ancak bazi kisilerin gormeleri icin luzumlu gordum!…Inssallah bir sey anlatilmistir!…

Selam,Sevgi ve Dua ile…


 
 Respond to this message   
gak
(no login)
213.243.0.44

Kuranın değişip değişmediği

January 22 2001, 6:20 PM 

Aslında konu çok basittir
Kuranda nesh konusu
ayetler insanın toplumsal davranışları

yani bir anlamda hukuk alanıyla ilgili
yani siyasi
konulardadır

Aişeden nakledilen bir hadis
evlenilecek akraba sayısı 10 iken kuran derlendikten sonra bunun
5 e düştüğünü
söyler

Eh amca kızı yada oğluna yeşillenenler için iyi olmuştur

burada
iman sahibi
karar verecektir

bu ayet değişmişmidir
yoksa kuran bilim dışı öngörüler sunar mı?

konu bundan ibaretttir

hadise itibar eden bizzat ehli sünnettir
sehabedeb aktarılan
hadisler
kuranın değiştiğini söyler

sahabeye itibar eden de ehl isünnettir

konu bundan ibaret
Bilimsel olarak
ise
konu şudur
bugün elde
bulunan mushaf
hangi tarihli ise

o tarihin bir belgesidir
peygamber sözü olarak kabulü
zati bilim dışıdır

iman sahipleri buna inanabilirler
ama ispatlayamazlar
tersinin
ispatı da bu yönden
anlamsızdır

idda iman sahiplerinindir
ispatı da onlara düşer

ama ispatı olmayan bir kitabı eline alıp
başka dinin
kitabını
suçlayarak
kendi dinini güya savunmak
çok daha komiktir

Osmanın mushafı değişmemiş bile olsa
yine komiktir

En iyisi
kendi içindeki tutarlılık ve tutarsızlıkları açısından
kitapları ele almaktır
ama buna
ne islam uleması ne de
diğer dinlerin ulemaları yanaşmazlar

herşeyden önce ulemalık güme gider
sonra sahtekarlıklar açığa çıkar

Bu forumda bas bas bağırıyoruz
kuranda ruh yoktur
ruh cebraildir
diye
tüm ayetler taranıp çıkan sonucu aktarıyoruz
ama kimilerinin işine gelmiyor

pek yakında
toplumda da bu gerçeklikler gündeme gelecek
işte o zaman

asıl o zaman
birileri
kuranın değiştiğini idda etmeye
hadislere sarılmaya başlayacaklar
şimdilik iddaları
hadissiz kuranın anlaşılamayacağı
o
zaman bizzat kendileri
kuranda bu vardı
osman çıkardı diyecekler

Yok hala değişmediği düşüncesindeler ise
ne bir harf ne bir kelime çarpıtıyoruz
ayetleri ortaya koyuyoruz
ne oluyor


Kimileri şeriat devletinden sözediyor
hedis diyorlar
aha medine mutabakatı diyoruz
ayet diyorlar
seni vekil tay,in etmedik diyor allah
ne oluyor

değişiyor mu?

Ya kuran değişmiştir
ya da
bugün dillendirilen
allahın yolundan sapmadır

hristiyanlık ve museviliğin kitaplarına
tahrif edilmiş demek
ise
aslen
kuranda olmayan şeyleri
kurana sokma amacıyladır

bence
ne tevrat
ne de incil
kutsal kitap katagorisine
bile
girmez

birinde yalancı allah doğrucu şeytan kıssası
diğerinde doğuştan kötü ve şeytani olan insan
ikisi de olsa olsa
şeytanın kutsal kitabıdır

ama aynı şeytan
islamda da boş durmuyor
tahrifatı onaylatınca

kaburgadan
ruha
cennetin dünyada oluşundan
cehennemin arzın merkezide oluşuna kadar
her
hurafeyi islama sokabiliyor

İlk referans tarihtir
belge ister

ikinci referans bilim dışı da olsa iç tutarlılıktır

üçüncüsü akl ile çelişmezlik

dördüncüsü de bilimle çelişmezliktir

Kurtsal kitaplar
daha tarih aşamasında
güme gider

gerisiyle idare ediyoruz
işte


sevgiyle




 
 Respond to this message   
balıkçı
(no login)
212.252.1.182

"kul: la eseliküm aleyhi ecren illelmeveddete fiyl kurba"

January 22 2001, 7:44 PM 

ihanetin adresini mi arıyorsunuz ?

Sizler hepiniz kökeninize göre değil misiniz?

Aslihu neslihu!

Muhammed'in en sevdikleri sevilmeden Muhammed sevilebilir mi?

siz hep kendisini ve başkasını kandırıp aldatanlar, elbette siz de sevdiğinizi beğeniyorsunuz

"And olsun ki, gerçeği indirdik biz size, lakin siz, ekseriniz ekseri sevmiyorsunuz"

Bu ne demek acaba

Derisi ve kaburgası kalınlar, envai cinsten olsalar da

PAKSU bu konuda uzuuuuuun bir çalışma içinde olmalı

Sevgiyle
Esenlikle
Güzellikle
Huzurla
Mutlulukla
Rasgelirse
Rasgele

Şunu anlıyorum ki en güç olan tam adil olabilmektir
ve Haci da buna çok güzel örnektir; tesesüf ederim

 
 Respond to this message   
balıkçı
(no login)
212.252.1.182

teessüf ederim, ömer

January 22 2001, 7:47 PM 


 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN

January 22 2001, 9:27 PM 

*****Aslında konu çok basittir Kuranda nesh konusu ayetler insanın toplumsal davranışları yani bir anlamda hukuk alanıyla ilgili yani siyasi konulardadır****

Soz Konusu KUR’AN pek oyle basite alinacak konulari ihtiva eden kitap degildir!…
Bunu Soyleyen konu hakkinda bilgisini sergiler!….KUR’AN Sosyal yasam kanunlarini
Kisisel yasami,Fen ilimlerini,Kozmik Ilimleri ve tum BILIMlerin insanlara tanitilmasini saglayan ALLAH (C.C) Kelamidir!…

****Aişeden nakledilen bir hadis evlenilecek akraba sayısı 10 iken kuran derlendikten sonra bunun 5 e düştüğünü söyler****

BOS hadislerle hava atmak kolay!…Bu hadislerin SAHIH olanini ispatlamak buyuk bir yetenek ister!…Eger su tevtirler saglam olsa idi!..Acaba KUR’AN bu sekilde saglam kalmasi mumkunmudur?…Tabii bu akil sahipleri icindir!…

****Eh amca kızı yada oğluna yeşillenenler için iyi olmuştur burada iman sahibi
karar verecektir*****

Amca kizina sulanalarin IMAN sahibi olmadigina acaba kisilermi karar verir?…Kisi olarak nelerden sorulu oldugunu bilmesi gerekmezmi?…Gecici verilen mulkiyet
Her konuda konusma yetkisine sahip olmak demekmi?..

***bu ayet değişmişmidir yoksa kuran bilim dışı öngörüler sunar mı?****

Biadyette belirttigim gibi EHLI SUNNET dusmanlari her zaman bu gibi sorulari kafalarinda tutmayi yeg eylerler!…Ama 1421 senedir ayni yerde sayarlar!…

****konu bundan ibaretttir****

Konu kisinin kafa yapisiana gore sekil alir!..Ancak soz ILAHI Makama aittir…

***hadise itibar eden bizzat ehli sünnettir****

HADIS’ler UMMI bir kisinin soylemesi mumkun olmayan sozlerdir!…Bunlar yazili olmayan VAHIY’lerdir!…Kabul edeneder, etmeyen etmez!.O kisilerin sorunudur!…
Isin entersan yonu Hadislerin ayetlerle tam calismalaridir!…Bunlarda ISLAM DIN’inin temel taslarin sihhatini korur!..

****sehabedeb aktarılan hadisler kuranın değiştiğini söyler****

Bir atesit yukaridaki sozleri soylerse o onun icin gecerlidir!…Bunu laf olarak yazmak huner degildir!…ISPATI gerek bir konudur!..Kuru lafla hic bir sey olmaz!…

****sahabeye itibar eden de ehl isünnettir****

Sahabe ISLAM’in en mukkemmelini yasayan kisilerdir!…ISLAM hocasi Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v) refakatinde ogrenilen ISLAM nasil mukkemmel olmasin ki?….Bu haldeki insanlarin yasamlarinda bize soylenen:
“”Sahabiler gok yuzundeki yildizlar gibidir!…Bunlara sarilan selamete erer!…””
Diyen de O sevgili Peygamber (s.a.v) Efendimizdir!…Inanlar icindir!…

****konu bundan ibaret Bilimsel olarak ise konu şudur bugün elde bulunan mushaf
hangi tarihli ise o tarihin bir belgesidir peygamber sözü olarak kabulü
zati bilim dışıdır*****

Pek tabii ki bilimsel bir belgedir!…Ancak O’nu soyleyen UMMI bir insan oldugunu dusunen akil sahipleri icin onda buyuk dersller vardir!…Amaa O sozlerinde O’na ait olmadigi acikca bize anlatilir!….BILIM disi demek cok kolay!…ISPAT nerde?…Sana KUR’AN’in BILIM kitabi oldugunu sirasi geldiginde getirecegim…Peygamber sozu kabul etmeynelere Yuce Kur’an soyle der:

Necm, 53/4. Onun konusmasi ancak, bildirilen bir vahy iledir.

****iman sahipleri buna inanabilirler ama ispatlayamazlar tersinin ispatı da bu yönden anlamsızdır idda iman sahiplerinindir ispatı da onlara düşer****

IMAN eden olarak bizim kimseye bir sey ISPAT etmemize luzum YOK’tur!…IMAN ettigimiz KUR’AN bunu anlayacak akil sahipleri icin en buyuk ISPATTIR!…

****ama ispatı olmayan bir kitabı eline alıp başka dinin kitabını suçlayarak kendi dinini güya savunmak çok daha komiktir****

ISPAT meydanda!…Akil sahibi olan kisi 1421 sene oldugu gibi gelen bu ALLAH (C.C) kelamini kavrayamazsa ona ne anlatlir ne soylenir?…IMAN eden MUSLUMAN olarak
Biz KUR’AN’da bize anlatilanlara inanir ragbet gosteririz!…Yahudilik ve Hiristiyanligin TAHRIFAT’a ugradigini idda eden ben degilm!…ALLAH (C.C) Kelami Olan KUR’AN’dir!..
Komik olan acaba kimdir?…

****Osmanın mushafı değişmemiş bile olsa yine komiktir****

Hz Osman (r.a) Son halifedir!…O’nun yaptigi her sey aciktir!…Komik olan tarafida nedir?….Ateist olarak camur atmak tabii cok kolaydir!…Amaa O’nun eserini inkar cok basittir!…

****En iyisi kendi içindeki tutarlılık ve tutarsızlıkları açısından kitapları ele almaktır****

Ateist olarak tutarlilik veya tutursizligini nasil bileceksin ki?…Once ALLAH (C.C) sozu olmadigna inamadigina gore sana soz hakki kaldimi?…Tutali olsa ne yazar olmasa ne yazar?…

****ama buna ne islam uleması ne de diğer dinlerin ulemaları yanaşmazlar****

ISLAM ulamsi HOMWORK’u yapaili asirlar olmus!…Sen biraz gec kalmisa benzersin!..: ))))) Neyin ISPATIN( istersin ki?…Her seyin uzerien senijn yedi sulenin okuyup bittiremecegi kadar kitaplar yazilmis!..Daha ne istersin?…

****herşeyden önce ulemalık güme gider sonra sahtekarlıklar açığa çıkar****

Vakitin oldugunda bir REFERANS kutuphaneye gir!…ISLAM uzerine yazilmis eserlerin bir miktarina bak bakalim sana bir sey ifade edecekmi?…Kimin sahteker olup olmadigina bir arastirma yap ki sonradan karar ver!…kesin hukumlu olma!…Cunku kesin hukum sahipler her zaman YANILIR!…

****Bu forumda bas bas bağırıyoruz kuranda ruh yoktur ****

Sana bu konu hakkinda kac kez yazilar getirdim!…KUR’AN’da RUH’lar hakkinda cok az bilgi verilmektedir!…Bunu anlaman icin ISLAM’I ogrenmek gerek!…Senin RUH yoktur demenle RUH yok olmaz!…Bu senin acindan cok guzel oldugunda her sey bittecek ne guzel!…Bu ateist bilminde gecerli olabilir!…ISLAM bunun aksini anlatir!…
Ister kabul edersin ister kabul etmezsin o senin sorunudur!….Ama bizin icin soyle:

Adiyat,100/9-10. Insan, kabirlerde bulunanlarin cikarilacagi ve
kalblerde olanlarin ortaya konulacagi bir zamanin
gelecegini bilmez mi?

****ruh cebraildir diye tüm ayetler taranıp çıkan sonucu aktarıyoruz
ama kimilerinin işine gelmiyor****

Orada senin belirttigin gibi Hz Cebrail (a.s) anlatilmakta isede senin anlamanin disinda var olan bir RUH vardir!..like it or not!…Sonra bu konun arastiricinin eserlerine neden bakmak ihtiyaci duymasin ki?…Bize ayni sozleri tekrarlarsin!…
RUH senin yok demenle yokmu olacak?…

****pek yakında toplumda da bu gerçeklikler gündeme gelecek işte o zaman asıl o zaman birileri kuranın değiştiğini idda etmeye hadislere sarılmaya başlayacaklar****

Sen telefonculuk oyunu cocukken hic oynadinmi?…1421 sene zaman dilimi icinde tek bir harfi degismeden sana gelen bu kitabi sen simdi uyduruk palavarlarlami degistirmeyi dusunuyorsun?…Bosuna zahmetlere giriyosun!…Cunku senden cok akilli oldugunu zannedenler cok cok once bunu denediler!…Hic bire gidemediler!….HODRI
MEYDA!…GORELIM!…

****şimdilik iddaları hadissiz kuranın anlaşılamayacağı o zaman bizzat kendileri
kuranda bu vardı osman çıkardı diyecekler*****

Hadi yapta gorelim nasil olacak!….:))))))))

****Yok hala değişmediği düşüncesindeler ise ne bir harf ne bir kelime çarpıtıyoruz
ayetleri ortaya koyuyoruz ne oluyor*****

KUR’AN ortadadir!…Dileyen diledigini soyler!..Amaa gercekleri degistirmeye kimsenin en gucu nede akili yeter!….Cunku Soz sahibi ALLAH (C.C) dan baskasi olmaz!…

***Kimileri şeriat devletinden sözediyor hedis diyorlar aha medine mutabakatı diyoruz ayet diyorlar seni vekil tay,in etmedik diyor allah ne oluyor değişiyor mu?****

SERIAT = KUR’AN mueyyedilerine gore yasamdir!…Sana Senin insan gibi yasamin anlatiliyor!…Istersen dinlersin!…Istersen kafanin bastigi gibi hareket edersin!…Netice de yapacagin her sey sana aittir!..Bu kadar basit!…

****Ya kuran değişmiştir ya da bugün dillendirilen allahın yolundan sapmadır****

KUR’AN:
Isra, 17/82. Kuran'dan inananlara rahmet ve sifa olan seyler
indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybini artirir.

****hristiyanlık ve museviliğin kitaplarına tahrif edilmiş demek ise aslen
kuranda olmayan şeyleri kurana sokma amacıyladır****


Sen hangi bilgi ve fikirlere binaen bu sekilde hukum verebilirsin?…Ateis olanlami?…
Sinirli bir kafanlami?…Yoksa ISYAN’lami?…Bak bu konuyu bize kissa olarak BAKARA suresinda ALLAH (C.C) bize anlatir!…Kabul edip etmemk senin sorunun!…

Bakara, 2/111. "Yahudi veya hiristiyan olmayan kimse elbettte
cennete girmeyecek" dediler; bu onlarin kuruntularidir.
De ki: "Sozunuz dogru ise delillerinizi getirin".

****bence ne tevrat ne de incil kutsal kitap katagorisine bile girmez****

Simdi burada senin bence demen icin bu konular hakkinda soz sahibi olman gerekir!…Yani konu uzerinde en az MASTER yapman gerek!…Yoksa havada su dovensin!…

****birinde yalancı allah doğrucu şeytan kıssası diğerinde doğuştan kötü ve şeytani olan insan ikisi de olsa olsa şeytanın kutsal kitabıdır****

Iste bu ifadenle bize akil sahiplerinin durumunu sergiledin!…ISYAN edenelin halleri bundan daha guzel tasviri mumkun olmadigina inaniyorum…

****ama aynı şeytan islamda da boş durmuyor tahrifatı onaylatınca kaburgadan
ruha cennetin dünyada oluşundan cehennemin arzın merkezide oluşuna kadar
her hurafeyi islama sokabiliyor****

ISLAM’da hic sey karsliksiz kalmaz!…Bu ALLAH (C.C) vaididir!…Ayene ne ekersen onu bicersin misali!…OL demesiyle her seye KADIR olan ALLAH (C.C) degil kaburgandan su damlasinda yaratn degilmdir!…Bu akil sahipleri icin gecelidir!…IMAN sahipleri bunu dusunmeye zaman dahai vermezller!…Hurafeyi yarattigini zannedenler ne soyledigini neye inanadigini bilmeyenler degilmidir?….Hakli olarak karsiliklarininda hak edenler degillermi?…

****İlk referans tarihtir belge ister****

Evett!..Cok Dogru soylersin!…1421 sene bir tarih degilmidir?…REFERANS elinde!…Hala ne belgesi arasin?…: ))))))

****ikinci referans bilim dışı da olsa iç tutarlılıktır****

Sana bu konuyu pek yakinda getirecegim!…Benden degil!..Bilir kisiden!…Cunku ben cok cahi birisiyim.Sayende aratirma ile bilgimi artiriyorsun!…Tessekkur ederim..

****üçüncüsü akl ile çelişmezlik****

Atesilerin kafasinanin basmamasi cesliski teskil edermi?…edese:

Bakara, 2/6. suphe yok ki, inkar edenleri, baslarina gelecekle
uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.


Bakara,2/7. Allah onlarin kalblerini ve kulaklarini
muhurlemistir, gozlerinde de perde vardir ve buyuk azab
onlar icindir.

****dördüncüsü de bilimle çelişmezliktir****

Bilimle KUR’AN’da celizmekmi?…Onu bir aratir bakalim neler goreceksin!…Gorduklerini bize anltta bizde senden ogrenelim ne kadar bilimle celismesi varmis?….1947 yilinda insanin ana rahmininde hali tesbit edildi!…Bu 1421 sene once KUR’AN’da acikca anlatilmis oldugunu ISLAM alimlei soyluyorlar!..Ne kadar buyuk celiski degilmi?…

****Kurtsal kitaplar daha tarih aşamasında güme gider****

Kutsal kitaplar bir birinin tamalayicsi konumundadir!…eskileri her ne kadar TAHRIF olmuslarsada onlarin TAHSIS edeni ola Yuce KUR’AN bize tum ackligi ile gercekleri anltamaktadir!…Tabii akil sahipleri icin!….

***gerisiyle idare ediyoruz işte****

Idare eden senmisin ?….Yoksa idare edilenmisin?…Once onu bir dusun bakalim
Acaba on saniye sonradan haberin varmi?…yasamin garantisi varmi?…Sahibi oldugunu zannettigin gozun ,kulagin,butun azalarinin bir anda iflas etmeyecegine
Garanti verebilirmisin?…Iyi dusun bir cevap ver!…Kim idarede?…Senmisin yoksa
Mulk sahibimi?…

Selam,Sevgi ve Dua ile….

 
 Respond to this message   
balıkçı
(no login)
212.252.1.183

Bir de şu dua'nın ne olduğunu bilsek

January 22 2001, 9:44 PM 

yoksa gizli mi

Sevgiyle
Esenlikle
Mutlulukla
huzurla
rasgelirse
rasgele

şu duanızı açık etsenize

 
 Respond to this message   
gözetmen
(no login)
212.156.65.225

HACI ALİ

January 23 2001, 1:38 AM 

bu bilir kişi kimdir?
bilir kişinin bildiğini nereden biliriz ?
bilir kişi neleri bilir?
hacı ali bilir kişileri bildiğine göre o da bilir kişi midir?
evet hacı ali seni bekliyoruz.



 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

BALIKCI DUA NEDIR?...DERSIN!....

January 23 2001, 3:59 AM 

BALIKCI

Baliga cikmadan yoksa DUA etmedenmi cikarsin?....

Bir ise baslarken DUA etmedenmi baslarsin?...

Ayrilirken DUA almadanmi ayrilirsin?...

Bana bunlarimi sorarsin?...

Selam,Sevgi ve Dua ile...

 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

bu bilir kişi kimdir?

January 23 2001, 4:14 AM 

Gozetmen

***bu bilir kişi kimdir?***

Konu hakkinda IHTISAS yapmis olan kimse degilmdir?...

***bilir kişinin bildiğini nereden biliriz ?****

Konu hakkinda yaptigi IHTISAS'tan degilmi?...

****bilir kişi neleri bilir?****

Her halde IHTISASI olan konulari degilmi?..

****hacı ali bilir kişileri bildiğine göre o da bilir kişi midir?****

HAC_ALI garip'in birisidir!...Ogretim icinde arastirmalari sever!...Bilir kisilerin guzel sozlerini zaman zaman buraya tasir!...Hic bir zaman bilir kisi seviyesine cikmasi mumkun degildir!...Cunku cok CAHIL'dir!..

****evet hacı ali seni bekliyoruz.****

Sira sende GOZETMEN!...Bizde seni bekliyoruz!...

Selam,Sevgi ve Dua Ile...

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
213.243.0.41

abow

January 23 2001, 2:19 PM 

Sevgili dostumuza hemen
bildirelim
o biraz bilirkişilerine sorarak
öğrensin
Sahih i müslimin bu rivayeti sahih dir

ama kuranla çeliştiği de bir gerçektir

kuaranın bu konuda realite ile çeliştiğide bir grçektir
bunun için
beyin sahibi olmaya da gerek yoktur


gak konu ispat dışıdır
diyor
ama
sanırım
bahsigeçen organlar
yeterince kullanılmıyor
yada
tartışma ahlaksızlığına devam ediliyor

ve deniyor ki
gak ispata çalışıyormuş


yazılarım
ortadadır

islamın kitabının değişmediğini ispatlamak
iaman sahibine düşer
idda onlarındır

"her kim ki Kuranı okur da başka birine kendisine verilenden daha üstün birşey verilmiş olduğu görüşünde bulunursa Allahın büyüttüğünü küçük saymış olur" el hindi Kenz ül ummal 1, no:2350

sahih mi değilmi
sen açıklarsın

sevgiyle

 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN

January 23 2001, 3:22 PM 

****Sevgili dostumuza hemen bildirelim o biraz bilirkişilerine sorarak
öğrensin Sahih i müslimin bu rivayeti sahih dir****

Beyim!… Lafla peynir gemisi YURUMEZ!…Madem iddianda o kadar samimisin getir o yazilari gorelim…Bilir kisi ben degilim!…Bilir kisi sana bilgi verendir!..Konu uzerinde IHTISAS yapmis kisidir!…Ben CAHILIM!…Bilir kisiden bir seyler ogrenmeye calisan biriyim.O kisinin ayak tozu olamam!…Lutfen beni O kisi ile karistirma!…

****ama kuranla çeliştiği de bir gerçektir******

ACABA?…Celiskide olan kim okurlar tayin ederler!..: ))))))
Bana tek bir ayet getir BAKIMMMM!….BULMAZSINNN!…
Hic Zahmete girme!…Kuru kuru iddadan ileri gidemezsin!…
HODRI meydani ceken ben degilm!…Yuce KUR’AN’dir!…
Iste meydan CIK ortaya gorelim boyunun olcusunu!…

*****kuaranın bu konuda realite ile çeliştiğide bir grçektir
bunun için beyin sahibi olmaya da gerek yoktur******

REALITY ortada degilmi?…Ama onu gorecek goz lagzim!…Gozluk camlarinin degismesi gerek gercekleri gormek icin!….Akil sahipleri bunu bilirler!…

******gak konu ispat dışıdır diyor ama sanırım bahsigeçen organlar
yeterince kullanılmıyor yada tartışma ahlaksızlığına devam ediliyor*****

: )))))) Ispat akil sahibi icindir!….Ahlak kisinin davarnislarinin karsiligi olmuyormu?…Cevap istenince ahlksizlikmi oluyor?….

*****ve deniyor ki gak ispata çalışıyormuş*****

IDDIA’nin karsilgi acaba nedir?…1421 senelik HAK kitabi nasil oluyorda bu gun gak gibi kisiler tarafindan degistigi sayiklaniyor?…Unutma bu daha onceleride denedi!…Ama tutmadi!…Hepsi soyledi ve yok olup gitti!…Amaa Yuce KUR’AN hala ayni tazeligi ile burada!…


****yazılarım ortadadır islamın kitabının değişmediğini ispatlamak
iaman sahibine düşer idda onlarındır*****

IMAN sahibi boyle konuyu dusunmez!…O onu kabul etmeyenlerin sorunudur der!…:))) Olmayan seyi nasil ispat edersin?…

*****"her kim ki Kuranı okur da başka birine kendisine verilenden daha üstün birşey verilmiş olduğu görüşünde bulunursa Allahın büyüttüğünü küçük saymış olur" el hindi Kenz ül ummal 1, no:2350*****

Bak bunu cok sevdim!…Acaba bunu anlayarakmi yoksa yanilarakmi yazdin?…ALLAH(C.C) sozunden baska buyuk bir sey OLMAZ!…Amennea ve Saddakna!…Aldim Kabul ettim.


****sahih mi değilmi sen açıklarsın****

Benim aciklamam LUZUM yok ki!…O kendisini Acikladi!…


Selam,Sevgi ve Dua ile…

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.25.34

:)

January 24 2001, 1:10 AM 

islamın kitabının değiştiğini de değişmediğini de idda eden
müslümanlardır
kaynak da hadislerdir
onları ayıklamak elbet bilirkişilerin işidir


Yakın akraba evliliği
sonuçları ile ortadadır
Aişe hadisi
uydurulmuş olsa ne yazar
neyi değiştirir


bilirkişi
ne diyor


ama şu bir gerçektir
elimizde
osman döneminden kuran yoktur

mesel budur

gak da diyor ki
böyle bir durumda müslümanın
başka
din sahiplerine kitap afrası kesmesi saçmadır

sen kitabın ne diyor ona bak
rekabet
ticarette olur

anlamadıysan bir daha anlatırız

sevgiyle kal


 
 Respond to this message   
HACI_ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN

January 24 2001, 3:24 AM 

*****islamın kitabının değiştiğini de değişmediğini de idda eden
müslümanlardır kaynak da hadislerdir onları ayıklamak elbet bilirkişilerin işidir*****

Bu konuda nasil muslumanlar boyle bir sacma iddiada bulunabilir?…
Olsa olsa ISLAM dusmanligina soyunanlar degilmidir?…Bidayette belirttigim gibi bu karekterler her devirde var olmusladir!…Olmayada devam edeceklerdir!…Ancak sozleri ile suda imza atacaklardir!…Aynen gecmiste oldugu gibi!….Simdi basit bir soru?…Senin bir kac tane hesap defterin olsa!…Bir gun oturup bunlarin hepsini bir yere topladiginda elinde kalan bu luzumsuz olan hesaplari bildiren defterleri ne yapacaksin?…Konu bu kadar basit!…Tabii bu akil sahibi olanlara!….


****Yakın akraba evliliği sonuçları ile ortadadır Aişe hadisi uydurulmuş olsa ne yazar neyi değiştirir*****

Yakin akraba evliligini tasvip edenlerden degilim!…Ancak HADIS konusu var ise nerde?…turan dursun gencliginde esans satmak icin HADIS uydurdugunu kendi agzi ile anlatiyor!…Olsa olsa boyle bir sey olur!…: )))))


****bilirkişi ne diyor*****

Bilir kisi ne der?…En dogru bilgini soyler!…Onadan da beklen bu degilmidir?…Zamanini bosa harcayak degildir her halde!…


****ama şu bir gerçektir elimizde osman döneminden kuran yoktur****

Pekiyi!…Osman zamaninda ki Kur’an ile simdi ki KUR’AN farklimi?…
Her halife kafasina goremi KUR’an yazdirmis?…Efendi ayni KUR’AN
Degisen hic bir sey yok!…Amaa ILLA GAK oyle derse Onada sozumuz YOK!…Cunku GAK her zamn haklidir!..;))))))

***mesel budur***

Mesele KUR’an’in ayni olusudur!…1421 senelik ayni kitap!…

****gak da diyor ki böyle bir durumda müslümanın
başka din sahiplerine kitap afrası kesmesi saçmadır****

GAK haklidir!…Bu onun fikiridir!…Ancak gercekeler GAK istedigi icinde saklanamaz!…Kimsenin DIN’ini degistiremek gibi bir guc sahibi ALLAH (C.C) baska olamdigina gore!…Biz bize beyan edileni soylemeyelimmi?…Bu bazi kisilere gore sacmalik olur!…Bazilarian gorede tam tersidir!…HAKIKAT gizli kalamaz!…

****sen kitabın ne diyor ona bak rekabet ticarette olur****

Bizde bunlari o kitaptan ogrenen ve anlatanlardaniz!…Kendimizinden uydurdugumuz bir konu varmi?…Sonra bunun Ticaret nasil olur?…Benim cebime para girermi?..Girmedigine gore!…Ticaret nerede kaldi?…Hani amddi kazanc?…

****anlamadıysan bir daha anlatırız****

Anlatmana luzum kalmadi!…””ARIFE TARIF GERKEMEZ!…”” der bilir kisi!…Bilmem anlatabildimmi?…: )))))))))

Selam,Sevgi ve Dua ile…

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
210.9.95.61

buna ne dersiniz?

January 24 2001, 2:34 PM 


 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.24.21

referans

January 25 2001, 10:35 AM 

Link verilen sitede gerçekten
de
ilginç bilgiler sunuluyor
hatta diybilirim ki gak ın subjektif kanaatini
haklı çıkarak
bir eski kuran kalıntısından sözediliyor 1979 da ortaya çıkan

ama
burada refranslar bilimdışı
makalenin yazarı çiçeğe böceğe yazı yazan
bir köşe yazarı

konu nilyar sayıda insanı ilgilendiriyor
bu mikrofilimler kolayca çıklana bilir
internette yayınlanabilir

gak objektif olmak ve bu konuda ahlaklı olmak durumundadır

bahsedilen
bu konudaki tartışmaya bir referans olamaz

turan dursun sitelerinde bu tür yazıların alası var


bir keresinde
evrim
karşıtı bir haruncu

bilimsel kaynaklar göstermişti turk nette
gak
adıgeçen prof u araştırınca
üniversitede bir doçent çıktı karşısına
hami de
tersine
ırk genlerinin tek bir gene indirgenemeyeceğini savlayan bir
doçente

üstelik haruncunun bahsettiği yazı da
oun yüksek lisans yaparken
hazırladığı bir ödev çıktı...

kısac bu yazı
bir köşe yazısı ötesine geçemez

gak peşini bırakmayacak ama


sevgiyle


 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
210.9.95.69

biliyordum...

January 25 2001, 12:38 PM 

bu linki ozellikle senin icin koydum gak
zira benim kapasitem ve bilgim yetmez..
ama senin pesini birakmayacagina eminim
allah yardimcin olsun
kolay gele


sevgiyle
dogan=falqon

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN ALAH'IN TAHRIF EDILMEMIS TEK KITABI

January 25 2001, 3:50 PM 

Ankebut,29/49. Hayir; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin
gonullerinde yerlesen apacik ayetlerdir. Ayetlerimizi,
zalimlerden baska kimse, bile bile inkar etmez.

Bakar,3/50-1. "Benden once gelen Tevrat'i tasdik etmekle
beraber size yasak edilenlerin bir kismini helal kilmak
uzere, Rabbinizden size bir ayet getirdim. Allah'tan
sakinin ve bana itaat edin; cunku Allah benim de Rabbim,
sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu dogru yoldur".

Al-iImran,3/70. Ey Kitab ehli! Sizler goz gore gore Allah'in
ayetlerini nicin inkar ediyorsunuz?

Al-i Imran,3/75. Kitab ehli arasinda kantarla emanet biraksan onu
sana odeyen ve bir lira emanet etsen, tepesine
dikilmedikce onu sana odemeyen vardir. Bu, onlarin:
"Kitabsizlara karsi uzerimize bir sorumluluk yoktur"
demelerindendir. Onlar bile bile Allah'a karsi yalan
soylemektedirler.

Selam,Sevgi ve Dua Ile..

 
 Respond to this message   
balıkçı
(no login)
212.252.1.182

Gerçeği sorarsanız, Ali(KV)'nin Mushafını çok merak ediyorum, çünkü inanıyorum ki vardır..

January 25 2001, 7:37 PM 

Kesinlikle kaybolmamıştır, ama acaba nerede ve kimde?

Mutlaka birgün ortaya çıkacaktır

Yezitlikler çoğunlukça lanetlenince

Böyle inanıyorum

Sevgiyle
esenlikle
Güzellikle
Rasgelirse
Mutlulukla
Rasgele

Hayrlısı Hakk'tan
"Külli şey'in sebeba"

 
 Respond to this message   

(no login)
62.226.178.38

Yalancynyn yanynda ALLAHYN isi yoktur

January 25 2001, 11:23 PM 

Kur,aninda ,diyer din kitaplarinin basyna gelenler ,fazlasiyla gelmistir.Arkadaslar kur,anin basyna gelenlerin cogunu bu sayfalara tasydylar.

O yazylanlary bir an yalan kabul edelim,su anda kacta kac oraninda kurana uyuluyor, ortalama olarak ,bir baba yigit cykypta söylesin.Ben diyorumki
Suan en iyimser düsünceme göre Kur,ana % 70 oraninda
uyulmamaktadyr.

Varmi icinizden bir baba yigit,hayir kurana % 100
uyuluyor diyebilecek.Onuda bagysladym % 50 uyuluyor diyebilecek.

Hesap ortada,Cebrailin Hz,Muhammede tarif ettigi namazlara bakin,bir de bu gün kylynanlara.Cebrailin en az bir ayet okumak zorundasyn demesine ragmen.Bu günkü ve gecmistekilerin, Müslümanlaryn burnunun önüne sürüdükleri ayet ve dualara bakyn.

Kur,an % 70 oranynda dondurulmus,ilähi olmayan imamlarin yazdigi uydurma kur,an gerceyin yerini almystyr.

Kur,anin bozulmamis olmasy,neyi ifade ediyorki?Islämy bozmuslar adamlar.Dolayisiyle kur,anda bozulmus sayilir.

Eyer birkisi kur,ani eline alypta Nur suresi 31 inci ayetinde bas örtüsü emrediliyor diyorsa,iste bu kur,ani bal gibi bormakdyr.

BAS gecmiyor,BAS ÖRTÜSÜ gecmiyor,SAC hic gecmiyor
Ama basy örtmek zorunlu diyor sözüm burdan dysary.

Iste buna ILÄHI emirleri atip kendi kelle dogrultusunda gitmek denirki,bunun adyna Kur,ani BOZMAK
derler.

Basta HACO Ali olmak üzere bazy arkadaslar akyllarynca birseyler söylemis sayiyorlar kendilerini.
Kur,an bozulmamysmys.


Be bicareler,eyer kur,an bozulmamyssa,sizler kur,ana göre ibadet ve icraat yapiyorsaniz.Bu cöplüklerin icinde Tanry sizi niye debellendiriyorki.Niye Almanyaya bu kadar zenginlik veriyorda müslümanlara vermiyor.Hani Allah müslümanlarla beraberdi?Nerde beraber gösterin lütfen.


Dine dahi yalanin en galizini sokmussunuz,Allahyn yalancylarla isi olurmu?


Karadenizli arkadasymyn agabeyini mevlüde cagyryrlar.

Hoca mevlüde basladygyndan itibaren Laz gittikce kyzaryr.Derken sira kesik basa gelir.

Hoca barlar kesik basy okumaya:


Gövdesi yok bir acaip,bas durur
Sehit olmus,gözleri hem yas durur
Yüzünü urdu yere kyldy zary
Zary zary aglatti peygamberi


Tuttu Ali basy kaldyramady
Miskalu zerre yerden ayiramady.

Ali gibi bin dahi olur ise
Cümlesi dava ile gelir ise

Käh yürürdüm yer yüzünde at ile
Käh cykardym göge mucizat ile


Oglum ile gövdemi bir dev yedi.
ya Resulellah medet eyle dedi

Avretimi aldi gitti kuyuya
Gözlerimi kaygu koymaz uyuya


Bu kesik bas vatandas ,göge mucizat ile cikiyorda,devin kendisini yemeye gelince nedense eli ayagy baglanyyor.Dev gövdeyi yiyor adam sehit oluyor,ama yinede canli.Her türlü isleri görüyor.

Lazyn yerinde bende olsam yumarym gözümü acarym agzymy.

Simdi Hz,Ali kilycyny kusandi devi öldürmeye gidiyor.30 bin sahabe ile hem.

Simdi bu Laza gelde, oglum cikar su agyzyndaki baklayi deme.

Söl Ali sürer isi düldül aty
Ol kesikbas gider düldülden kati

Dagu tes demez yuvarlanup gecer
Sanarsyn kanady vardurda ucar

Ve kuyuya gelinir besyüz kulaclik iple inilir.ip yetmez kendilerini bosluga birakyrlar


yeddi gün yeddi gece iner idi
Kah ayagy käh basy döneridi



Bu yolculuk bilinmez gider nere

Kesuk basun her yani yara bere, deyince laz dayanamaz artik olan olur.Su sözler agzyndan dökülür.
koca Lazun.


Inananun,.......ciktugu.......re.Bu söz camide bomba tesiri yapar.Hocanin dili birbirine dolasyr.Millet sok olmustur.Kimseden tek ses yoktur.Laz
yavasca kalkar camiyi terk eder.her ihtimale karsuda pelceguzuni bir yoklar.

Uyduruk din Müslümanlary nekadar ciddi deyilmi?

Allah süründüreceyinin önce aklyny alyrmys.

Ergenekon
Kalyn saglycakla




 
 Respond to this message   
balıkçı
(no login)
212.252.1.183

Cenab-ı Allah-ü Teaalaa sevmediklerinin anlayışını Kendinden uzaklaştırır

January 26 2001, 12:04 AM 

Cenab-ı Allah-ü Teaalaa sevmediklerinin anlayışını Kendinden uzaklaştırır

Misir ekmeği yedim,

Değirmene gittim

bugday ekmeği yedim

su değirmenine de gittim
ne olusa olsun, hiçbir zaman
İnan ki hiçbir zaman ihanet edemedim

İçinizde en yoksulunuz olabilirim ama canımla, başımla çok inatçılıkla savunulacakları cesaretle savunabilirim

ayıplamayın yahu
sevginin ücreti de mi var ki

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.74.210

en eski kuran

January 26 2001, 12:54 PM 



8.yüzyıl başları
sayfanın silinip yeniden yazıldığı gözle de belli oluyor...


sevgiyle

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.74.210

doğana teşekkürler

January 26 2001, 1:07 PM 

SEvgili doğan
aylardır aradığım ve iman sahiplerine sorduğum soruyu
cevaplayarak büyük hayır işlemiştir
iman sahiplerinin ona bir teşekkür borcu var

benim üzüldüğüm

bizim ilahiyatçılarımızın uyku durumudur
resmi alıntıladığım yer artık bir akademik site

Saarland Unniversitesi saarbrücken
bu konuda
bana oldukça ağır gelen
dil
nedeniyle
özellikle
yur dışında eğitim gören arkadaşların
bu araştırmaları daha
kolay
anlayacaklarını sanıyorum

konu hakındaki
araştırma
. Gerd-Ruediger Puin: "Observations on Early Qur'an Manuscripts in San'a'". - Stefan Wild (ed.), The Qur'an As Text, Leiden/New York/Koeln (E. J. Brill) 1996

ayrıca bu fotoğrafı (mikrofilm) restorasyon sırasında çeken de
Gerd-Ruediger Puin

Bu sayfalar hala Bulunduğu yerde mi bilinmiyor
ama mikrofilimler
puin de


sevgiyle



 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.74.210

doğanın adreslediği siteye cavap

January 26 2001, 1:32 PM 

Bu makaleye cevap yazılmış
yazan kuzey amerika
islam birliği başkanı:
"January 4, 1999


Dear Sir:

Toby Lester's article on "What is the Koran?" (Online version
Jan 99) is terribly disappointing. The author made some
sensational claims about the discovery of some new Yemeni
documents on which some German scholars have been working for
several years. According to him these "tens of thousands of
fragments from close to a thousand different parchment codices
of the Koran" reveal "small but intriguing aberrations from
the standard Koranic text" and are "troublingly at odds with
the orthodox Muslim belief that the Koran as it has reached us
today is quite simply the perfect, timeless, and unchanging
Word of God."

We tried to see a single example of those "intriguing
aberrations" in his article and we found none. There are
important questions that obviously would come in the mind of
any intelligent reader of this article. Let me list these
questions:

1. How many scholars are involved in the study of these
texts? What are their names?

2. Have they published anywhere their findings? What are the
sources?

3. There are thousands of Muslim scholars of the Qur'an and
Arabic language, many of them are in Yemen, some in Germany as
well as in other European countries, were they also shown
these fragments or the copies of these fragments? What are
their opinions? Are these opinions published?

4. What kind of aberrations are found?

5. Muslim scholars of the Qur'an are aware of the differences
in the Qira'at of the Qur'an and there are many books written
on this subject.

In what way the so-called "aberrations" are different from the
variations in the Qira'at?

6. It is interesting to read that the German scholar Gerd-R.
Puin who is working on these texts himself admits, "a fifth of
the Koranic text is just incomprehensible." How can a person
who does not understand one fifth of the Qur'an be trusted
with such an important study?

Whatever is said about the Qur'an and Islam in this article
makes it very clear that the scholars who are involved in this
work are not working on these texts in an impartial and
academic manner. They have their own biases and agenda. They
have started propagating their conclusions even before
completing their research. This whole enterprise sounds very
suspicious.

Sincerely,

Dr. Muzammil H. Siddiqi
President of the Islamic Society of North America
Director of the Islamic Society of Orange County, CA."

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
62.158.240.47

kuran

January 26 2001, 3:29 PM 

safanin silinip yeniden yazildigi yargisina nasil vardiniz anliyamadim.. Her eski eserde oldugu gibi burada da mürekkep dagilmis sadece.

Silinip yeniden yazilmasi nasil bir sonuca sürüklerki insani? Kur-an sadece yazilarak saklanilmiyordu, hafizalara da isleniyordu. Bu peygamber zamanindan kalan bir aliskanlikti. Kur-an`i ezberleyen hafizlar dünyanin dört bir tarafina irsad icin gönderiliyorlardi. Peygamberimizin ölümünden sonra da bu devam ettirildi. Eger Kur-an`nin tahrifi sözkonusu olsaydi, simdi, tipki incilde oldugu gibi Kur-an`ninda türlü türlü versionlari olurdu..
Amerika`da okunanan Kur-an`la, Afrika`da okunan Kur-an arasinda hicbir fark olmamasi hicbirsey ifade etmiyormu?

Sizi anlamakta bazen cok zorlaniyorum...

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
64.12.102.167

Henuz Kur'anin Degistiginin Delili Yok Ortada...

January 26 2001, 4:41 PM 

Gaak'in isaret ettigi Kur'anin silinip yazilmasinin daha mantikli bir aciklamasi olabilir... Bu eskiden cok uygulanan bir yontemdi.. Eski dedigim, unlu ressamlara kadar.. Bir resmin uzerine ikinci bir resim yapan cok ressam vardir.. Kur'an yazma bir gorev olarak verilmis olabilir talebelere ve onlarda bu gorevlerini yapmislardir.. Kagit kitligindan silip ayni kagit uzerine yazmis olabilirler. Veya herhangi bir nedenle Kur'an yanlis yazilmis olabilir ve biri gelip duzeltmistir. Bu resimden Kur'anin degismis oldugu anlamini cikarmak bence biraz zorlama.. Ayrica bu makaleyi yazanlar bile, Kur'anlar arasindaki farkin onemli olmadigina isaret ediyorlar.. Tabii ilk firsatta Kur'anin degistigini ve bir evrime ugrayarak bu gunku seklini aldigini ileri suruyorlar ama, delil yok ortada.. Delil olmadan da bu iddilari ciddiye almaya olanak yok.. Herseye ragmen Kur'an bugun bile, gizemini koruyor.. Cok ilginc..

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN ALAH'IN TAHRIF EDILMEMIS TEK KITABI

January 26 2001, 11:31 PM 

SEVGILI HACI

Ne kadar samimi oldugun meydanda!...HELAL olsun sana!...Yigidi OLDUR!...AMA HAKKINI DA VER derler!...Iste bu senin yaptigin.Tebrik ederim.Mesele cok basit!...Tabii akil sahipleri icin!...1421 sene gibi zaman icinde zaman asmasina uygraman ne var?...Soruyorum O kisilere?...Bu zaman asamasinda ayni ozelligini bu sure icinde degistirilmemesinde hic bir HIKMET gormezlermi?...Kuru idddia ile hic bir yere varilmaz!...Varan olmusmu?...HAVANDA SU DOVER dururlar!...En guzel ornekler onumuzde!..Buyurunuz INCIL! onbes cesit versiona sahip!..Tevrat haa keza aynii durumda!..Artik bunun iddiasini yapmak akil sahiplerine dusermi sizlerin yuksek taktirine kaliyor!...

Sela,Sevgi ve Dua ile...

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.75.56

:)

January 29 2001, 11:56 AM 

Gak ın yazıları
bellidir
gak
afra kesme üstüne yazı yazmıştır
kuranın değiştiğini falan kanıtlama derdi yok

ne olduğunu araştıryor
herhangi bir önyargıyı
kanıtlamaya çalışmıyor..

Şimdi devam edelim:

Arkeometri
çok özel bir alandır
kimya ve tarihin birleştiği
ve bize geçmişe ait kalıntılardan
tarihsel bilgi çıkarma amacındadır..

labaratuarda incelenme
ve bir sonuca varma süreci de değildir.
Mesela
bezir isi
zamk ı arabi
şap
ile yapılan mürekkep
osmnalının son yüzyıllarında kullanılmıştır

eğer terkibinde
bu malzemeler bulunan bir yazma
kağıt olarak
10. yy a tarihlenyor ise
bu sadece kağıdın eskiliğini gösterir.

mürekkebin terkibi
nedeniyle
10 yy a atfedilemez

arkeometrinin
eylem alanı bu nedenle çok geniştir
bu uzmanlar
eğer
metinler üzerinde çalışıyorlar ise
yazılacak tüm zeminleri bilmek durumundadırlar.

ahşap deri
kağıt
yapraklar..vb

yüzlerce kağıt türü
yüzklerce deri tabaklama şekli vardır

meşe tanenleri ile tabaklanmış bir derinin
arap yarımadasına ait bir belgede
bulunması
olasılık dışıdır


konu bir inceleme alanıdır
bizim ilahiyatçılarımızın
bu bulgudan
bi haber olmaları da
olanak dışı görünüyor..

Ama bir çekince var
ya o metinler farklı ise

işte o zaman
ilahiyat profunun tezleri de güme gidecek
ruhbanın kimi konulardaki afrası da

ama belki de gitmeyecek
belki bu
islam
için en büyk kanıt olacak

bu metinlerin
ilk incelemelerinde
ortaya çıkan
şey
belki de peygamber döneminden kaldıkları..

hırkaısna yüz süren müslüman kardeşler için
bu derece önemsiz ele alınışı
hatta hiçbir heyecan duyulmayışı
önemlidir.

palimpsest denilen şey
eski parşömenin yıkanıp tekrar
kullanılmasıdır
Puin in iddası
alttaki metnin de
ayet ayraçları taşımasıdır...

Buralarda kaç kez yineledim
dedim ki
neden
iman sahipleri
antroploji yada
arkeoloji ye
göstermiyorlar

iş böyle olunca
tek refransa bağlı kalıyoruz

puin mikrofilimleri çekmese
konu
zaten örtbas edilecek

bunun en önemli göstergesi
Yemen in bu konuda
İslam dünyasına hiç bir bilgi vermemesidir..

KOnu puin tarfından açıklanıyor..

Belli ki
bu konuda kendilerini yetkin görmüyorlar
hem arkeometrik
hem de
arap yazı tarihine ilişkin uzmanlıkları yok..

Olsa idi zaten
puin in
o restorasyon çalışmasında işi olmazdı
....

Aslen şu anda yapılacak tek şey
islam ilahiyatının bu tarihsel bulguya sahip çıkmsıdır..

Kuranın elimizdekinden farklı çıkması ise
iman rantçılarını rhatsız etmeli
iman sahiplerini değil..

Değişmiş olsa ne olacak
değişmiş olanı savunmak adına
söylenenler
üzücüdür

bu bir fırsattır
ki
islam dünyası en eski
kutsal yazmalarını bulmuştur
belki de değişmediğini kanıtlayacaktır...

Ama her iki durumdada
allahın vahyi
kesinleşecektir

bundan mı korkuluyor
ben dahi büyük heyecan dudum şu resmi görünce
iman sahipleri
neden tepkisiz anlamıyorum..

Bir taraf ali kuranı diyecek
diğeri kuran değişmedi diyecek

yaw aha işte
en eskisi diyoruz

bundan sonraki aşama
bir hayırseverin Puinin bu araştırmasını
türkçeye çevirmesine kaldı
ve tabiki ilgili tüm dillere

iddaları bilelim
sonra bu mushaf ortya çıkarılsın
islam alimleri de incelesi
tartışma o zaman başlar...

İman sahibi dostlar
ne ilginç

mesela adam
makale sahibine cavap yazıyor

kardeşim
sen asıl
yemen e yaz da
dünyaya açıklama yapsınlar..

O kurana belki peygamberin
eli değdi
belki alttaki yazı başka metin

bizi puin e mahkum edenlere yazıklar olsun
dyelim
1972
2001
arası
bu gerçeği gizleyenler
ile
bunu açığa çıkaranlar
sözkonusudur

ya bilinip saklanan birşey var ortada
ya da bilgisizlik nedeni ile ne olduğu anlaşılamayan birşey


sevgili ali
şöyle düşünebilir
eğer kendi elinde
böyle bir kuran olsa
bunu bilimin hizmetine sokmak için
çaba gösterirmiydi göstermezmiydi

yine de ben müslümanlar için şunu dileyeyim
inşallah değişmemiştir
dekuran iman sahiplerinin boynuna asılıp kalmaz


sevgiyle

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

ATEIST KUR'AN YORUMU....

February 25 2001, 12:33 AM 

Kur'an degismis midir? Genel bir inanisa gore degismemistir. Muslumanlar buna boyle inaniyor. Hristiyanlara gore ise, degismistir. Ellerinde delil olmadan Kur'anin degistigini ileri suruyorlar. Tabii onlar daha zengin ve guclu olduklarindan, dedikleri deduk oluyor. Ama delil yok ortada... Incilin en azindan dort edisyonu var.. Kendileri de kabul ediyor Hristiyanlarin. Ama bu durum Kur'anda yok ve bu durumu kiskaniyorlar.. Simdiye kadar basarili olamadilar.. Bakin Gaak ne diyor bu konuda.. Aslinda O da objektif olmaya calisiyor tabii ama... sunlari soyluyor..
---------------------------
puin mikrofilimleri çekmese
konu
zaten örtbas edilecek

bunun en önemli göstergesi
Yemen in bu konuda
İslam dünyasına hiç bir bilgi vermemesidir..
---------------------------------

Aslinda bu durumun nedeni Arap dunyasinin Bati'ya olan guvensizligidir. Araplar Bati'ya inanmiyor. Cunku Bati'nin kendilerine onyargi ile yaklastigini biliyor. Onlarin hic bir arastirmasina, yayinina inanmiyor. Bu nedenle de onlarla isbirligi yapmiyor. Biliyorlar ki, saglayacaklari kolayliklar, ifsa edecekleri deliller, ilerde kendileri aleyhine kullanilacak... Bati bunu her zaman yapmistir ve yapacaktir ilerde.. Bati kendi icinde de boyledir. Turin kefeninde oldugu gibi.. Ben bir Batili gibi dusunurum pek cok konuda ama, din konusunda ben bile Bati'ya guvenmem. Nedenine gelince, en akli basinda, mukemmel diyecegim bir Batili bilim adaminin, Isa konusu acilinca, O Tanri'dir demesi, beni saskina ceviriyor. Buna nasil inaniyorlar bilemem. Dolayisiyla din konularinda Batililarin ve Islam'in tarafsiz olabilecegine inanmiyorum.. Bu durum icin bir cozum yolu buldum... Ne garip.. Acaba diyorum, ateistler mi bu konu ile ugrassinlar ve arabuluculuk yapsinlar.. Turk ve musluman asilli ateistler, Bati ve hristiyan asilli ateistler ile bir araya gelsinler ve delilleri incelesinler... Oldukca ilginc bir durum cikardi ortaya sanirim.. Aslinda ben, bizim muslumanlarin Bati'ya degil ateistlere daha cok guvenecegine inaniyorum. Ornegin, Gaak ve Haci'yi bizim tarafi temsil etmek uzere secsinler.. Ilginc olurdu degil mi?
Neyse, bu vesile ile su duruma deginmek istiyorum... Bence Kur'an degismistir, degismemistir diye kavga edecegimize, Kur'andan nasil yararlanabilecegimiz uzerinde fikir birligi yapmamiz gerekiyor.. Ne yapabilir ve Kur'andan halkimiz ve Islam dunyasi icin yarar saglayabiliriz? Bu mumkun mu? Ben su anda mumkun olduguna inanamiyorum. Cunku her onune gelen farkli bir Kur'an tefsiri ile sansasyon yaratiyor ve servet yapmaya calisiyor... Bu durum bir menfaat catismasina donustu... Kur'an uzerinde para kazanmak.. Allah'in sozlerini dirhem dirhem satip, servet yapmak. Bu dogru mu? Acaba ben de mi Kur'ani tefsir etsem... Gaak'la birlikte.. Elmali yerine, ornegin Haci-Gaaaak Tefsiri... Veya Gaaak-Ha.... yorumu...
Saka bir yana, Islam'i soyuyor her onune gelen.. ve biz ateistler kadar durust degil bu sarlatanlar...
Selamlar...
Haci....

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.43.153.113

KUR'AN

February 28 2001, 11:25 PM 

SEVGILI HACIM

Gulecegim cikti vala!..Su sozlerin bazilarini tabii ki FITIK eder!...

Selam,Sevgi ve Dua Ile...

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

Nerde bu hristiyan ateistler yahu?

March 1 2001, 12:57 AM 

Sevgili Haci Ali;
Seni guldurdugume memnun oldum.. Simdi gelelim isin ciddi yonune...
Sen Gaak'la benim muslumanlarla hristiyanlar arasindaki tartismalarin moderatorlugunu yapmamiza, bir tur arabuluculuk gorevi ustlenmemize ne diyorsun? Gaak ve Haci iki musluman ateist olarak, iki hristiyan ateistle bir araya gelip, muslumanlarla hristiyanlar arasindaki tartismalar icin moderatorluk yapabilirler mi?
Simdi butun sorun, iki hristiyan ateist bulmakta...

keh keh keh

Haci

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.43.153.113

KURBAN!...

March 1 2001, 9:00 AM 

SEVGILI HACIM,

Inaniyorum ki bu yapilan tartismalar MUSLUMAN olan kardeslerimiz acisindan ben dahil bilmedigimiz bir cok konuda bizlere faide saglmaktadir!...GAK ve SEN ortaya attiginiz bir cok konular sahsen beni arastirmaya sevk etmektdir.Her ne kadar zaman zaman kanimiz kaynasada su bir gercek ki KARLI cikan bizler olmaktayiz!...Benim cok sevdigim bikmadan buyuk bir zevk ile arastirmaya zorlanmami sizlerle paylasiyorum.
Atilan tezlerin bir cogu yamukta olsa neticede bilgimizin artigina inaniyorum.Bilhassa sana ve GAK 'a TESSEKKUR ederim.HAVANDA su dovenler olmasa zaman kaybimiz olmaz!...Amaa Her alayin bir kandiralisi oluyor!...Ne yaparsin!...balikci adi ile bir cok isim kullanan kisi gibi!...

Selam,Sevgi ve Dua Ile..

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
62.29.64.228

müsebbibler

March 1 2001, 11:12 AM 

Konunun ilk gündeme gelişi
sevgili doğan ın verdiği adrestir
gak
içeriği sunmuştur

ama konuyu
gerçekten
bize bir bilgi olarak sunan
dilemma
kardeşimizdir

bu forumun
ilahiyat fakültelerinin cesaret edemediği bir konuda
çok önemli noktalara ulaşmasında
bu dostlarımızın hakkı ödenemez

hem doğan a
hem dilemma ya
kendi adıma teşekkür ediyorum

bilginin mülkiyeti olmaz
herkes için bir nimettir

inananlar için
daha fazla mı bilemem
ama benim için
akıl yürütme dışında
ilk kez bir bilgiye dönüşme durumu vardır

bu bana herzaman heyecan verir..

KOnu hakkında Puin meselesi daha ortaya çıkmadan
kimi
öngörülerim vardı
ama
somut birşeyler yoktu

burada önemli olan nokta
daha doğrusu
iman sahiplerine anlatamadığım nokta
bu öngörülerimin kaynağının da
elimizdeki
kuran olduğuydu..

Kuran değişmemiştir
değişmeyecektir
tek harfine zarar gelmez
gibi
çıkarsamaların
vahiyin kendisinde olmadığı
ve kuranın vazettiği dünyanın bir sınav yeri oluşu ile
bağdaşmadığı ortadaydı..

Bundan bir yıl önce herhangi bir islami forumda
Kuranda
kelimlerdeki farklı yazılışlarını gündeme getirseydiniz
yine
benzer tepkiler alırdınız. Ve islam düşmanı ilan edilirdiniz.

Haci ali
beni sevindirmiştir
bu yaklaşımı
beni olduğu kadar belki onu da şaşırtyor olabilir..

Şu çok önemli
gerçek
korkulacak
çekinilecek birşey değil
ve insan için
bunun tanımı da belli..

Varlık dünyasındaki
herşeyi yatsımak
bilimi yatsımak
tarihi yatsımak
bizzat
allahın yarttığı
ayetlerini
de okumamak anlamına geliyor

efendim yanlış diyebilirsiniz
ama
okumadan
bir ayetin yanlış tefsir edilip edilmediği sözkonusu olmaz.

Puin çok şanslı
çünkü
herkesin ulaşamadığı bir ayeti anlamaya
yada analize çalışıyor...

İslam göre
allahın peygambere vahyettiği
değişmez
ama onu
kağıda geçirirken
yada başka bir yere kopyalarken
kulların
kusurları olmaz
allah bunu engeller demek
islamın dünya ve ahiret
sunumuna terstir..

Tapınılan Allahtır
onun vayhinin
kullar eliyle
kağıda geçirilmş
kısmı değil

bu çok önemli
...
saygı
ihtimam
elbet olacak
ama kutsama
tevhide aykırı...

Ama islam
bir şekilde hristiyanlaştırılmış
isa nın kutsanmasına rekabet gibi
adeta peygamberin vahiy dışı sözleri vahiy
kadar değerli sayılmış
ne farkı kalıyor o zaman
isa yı tanrı saymaktan

Hristiyanlar yeminlerini kitaba el basıp yaparlar
var mı islamda bu
yok
ama kitap
öylesi kutsanmış ki
mana sı
bir kenara konulmuş
şekli öne çıkmış
ne farkı var o zaman
islamın tevhidinin

Peygamberin resminin yapılmaması
niye?
madde olan hiçbirşey
kutsal sayılamsın diye
değil mi?

hadi peygamberin hırkasını şuyunu buyunu geçelim
allahın vayhini
allah
öğüt diye yollamış
okuyup amel edilsin diye

okunup amel edilmediği sürece kudsiyeti mi olur?
okunup amel edilmediği sürece kağt parçalarına yazılmış
bir yazıdan öte birşey değildir.
Yani madde dir..
Onu manaya taşıyan
müslümanın amelidir...

Yoksa islam göre tüm kainat
zaten kurandır
Fabrikalardan denize dökülen atıklarla
bu emanete yapılan saygısızlığı bırakıp
bir kağıt tomarını
kutsamanın amacı da aslen bellidir.

Yaradılan herşey allahın ayeti ise
insanlık
önce kendini okumalı
hem de doğru okumalı

her doğan çocuk yeni bir ademdir
masum
günahsız
saf

asıl neleri tarif ettiğimizi
anlamanın zamanıdır

bu noktada
iman sahibi ile
ateist arasında
bir fark da yok

dürüst
kavgasız
hakça
bir dünya

böyle olmazsa
iman shaiplerinin ahireti de
güme gidiyor zaten

herkes aynı şeyi isterken
inanç farklılıklarının
iman saibi olmak ile olmamanın
kavgaların
savaşların
nedeni olmasına
oturup şaşmak gerek


barış ve esenlik içinde bir dünyanın
hiçbizaman olamayacağı
fikrinde olan iman sahiplerine de şaşıyorum
allah
insana güvenmese idi
şeytana mühlet vermezdi...



sevgiyle




 
 Respond to this message   
selahaddin
(no login)
212.29.64.150

selam

July 15 2001, 3:29 PM 

Arkadaşlar ne kadar değiştiği ile ilgili en ufak bir bilgi vermiyorsunuz aradığımız şeyin bu olması gerekmezmi. ÖRENK OLARAK ŞU AYET BÖYLE İKEN ŞU ŞEKLE DÖNÜŞMÜŞ DİYE BİR İDDİA.
Bence Kuran'ın 1400 sene önceki işlevselliği ile bugünkü fonksiyonu aynı değil.Dolayısı ilede bugün ifade ettiği mesaj önemli
Bugün tarihi bir vakıa ve diğer kitaplarla birlikte yaratıcının insanoğluna peygamberler aracılığıyla vahyettiğinin vede insanlığa kendinin ve ahiret gününün varlığı ile ilgili verdiği mesajların kanıtı

 
 Respond to this message   
abdullahyalnız
(no login)
212.29.64.150

BÜYÜK GAF

July 15 2001, 6:35 PM 

MUSHAFIN DEĞİŞTİRİLME OLASILIĞINA İLİŞKİN OLARAK
BANA GÖRE EN ÖNEMLİ SÖYLEDİĞİ NOKTA KORUNAN MUSHAFIN ALLH KATINDA Kİ OLDUĞUNU SÖYLEMESİDİR.BU BANA ÇOK KOMİK GELDİ AÇIKCASI.
AYETLERİN ASIL ANLAM VE SÖYLEM ŞEKLİ ALLAH KATINDA OLDUĞU BİR GERÇEKTİR.ELİMİZDEKİ MUSHAF İSE İNSANLARIN ANLAYACAĞI BİR DİL VE ANLAMDA YZILMIŞTIR.HATTA PEYGAMBERE BİLE AYETLERİN ARAPÇA OLARAK GELDİĞİ KESİN DEĞİLDİR.BÜYÜK BİR İHTİMALLE ALLHIN DİLİNİN BİR TERCÜMESİDİR.DOLAYISIYLA HZ. MUHAMMEDİ BİR MÜTERCİM OLARAK KABUL EDEBİLİRİZ.LAKİN ALLAH'IN MUSHAFINI KENDİ KATINDA SAKLAMASININ HİÇ BİR ANLAMI OLAMAZ.ÇÜNKÜ KORUNMAYA İLİŞKİN AYET BİZE HİTAP EDİYOR.DOLAYISIYLA KORUNMA BİZİMLE İLGİLİ BİR GERÇEKTİR.

ŞU ANA KADAR TAHRİFİN HER HANGİ BİR DELİLİNE RASLANAMADI VE RASLANAMAYACAK.DEİŞTİRMEYE YÖNELİK ÇEŞİTLİ BİR TAKIM GİRİŞİMLER OLU ŞÜPHESİZ AMA BU ÇABALARIN BAŞARISIZLIĞI MÜSLÜMANLARIN GAYRETİNDEN DOLAYI DEĞİL ALLAH'IN BİR HİKMETİNDENDİR.
SELAMETLE.......

 
 Respond to this message   
Current Topic - KUR'AN: ALLAH'IN TAHRİF EDİLMEMİŞ TEK KİTABI
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss