"Ehline helaldir, naehle haram"
Kültür, sohbet ve gelenek yaşamboyu süren bir öğreti gerekiyor.
1) İçki'de sizin için fayda ve zararlar vardır, fakat zararı faydasından çoktur
2) İçkiliyken ne dediğinizi bilene değin salat etmeyin
3) İçki'den uzak durun, o Şeytan'ın oyun aracısıdır
gibi anlamlar olmalı
arama yapmak gerekir
Ehil olmayanlar içkiden uzak durmalıdırlar
Nahl-67- Hurma agaclarinin meyvalarindan, uzumlerden icki yaparsiniz, guzel bir rizk elde edersiniz. Suphe yokki bunda da dusunen topluluga ibret vardir'
And the fruits of the palm and the vine, from which you derive intoxicants and wholesome food. Surely in this there is a sign for men of understanding......
Sevgili Oguz..
Sanirim soruna bir aciklik getirebilirim..
Herseyden once o ayetin Turkce yorumu yanlis bence.. Ingilizcesi daha aslina uygun gibi geliyor...
Dikkat edersen..
"And the fruits of the palm and the vine, from which you derive intoxicants and wholesome food"
derken, bence, ayni kaynaktan hem zararli (intoxicant) hem de yararli (wholesome) gida elde edersin demek isteniyor..
Ayetin devamina bakarsan, bunun boyle olmasi gerekir..
Bu durum insan anlayisinin gosterisidir gibi bir anlami var..
Surely in this there is a sign for men of understanding......
Turkce yorumu hic uygun degil bence.. ve Kur'an bu ayette, icki icmeyi tavsiye etmiyor. Hatta elestiriyor ve kotu yapiyor.. Insan akli iyiyi ve kotuyu birbirinden ayirmali demek istiyor..
Her seyin iyi ve kotu olmak uzere iki tarafi var deniyor.... Aslinda guzel bir siir ve ilginc bir ayet..
Kur'an öğütlerle doludur.
Allah'ın Emr'i Sözsüzdür; "Yaratmak ve Emr etmek O'nun Hakk'ıdır/Gerçeğidir; Güneş, Ay ve Yıldızlar (bile) Hükmüne boyun eğmiştir."
HacıAli, Gak'a sataşma/hakaret etme, sen ve senin gibiler Yüce Allah'ın mutemedleri misiniz?
Aklın çok olsaydı daha derin düşünebilir ve daha özü anlayabilirdin !
Edeb ya hu
haddini bil
Gak Konuyla ilgili iletini Konunun uzmanı bir Doktor arkadasıma yolladım ve fikir istedim.
Bana cevaben yolladıgı maili buraya alıntılıyorum.
Mailin Sahibi Erzurum Devlet Hastanesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Baskanı Dr. Ali İhsan Gulec
Sevgili Bulent;
konuya ,yani tibba yabanci
birilerine kolayca yutturulabilecegi umulan bir
argumandir bu!
Oncelikle belirteyim ki gunumuz insanlarinin bir
kisminin en cok yaptiklari seylerden birisi"sapla
samani biribirine karistirmak" ve boylece insanlarin
-ozelliklede ilgili konunun uzmani olmayanlarin-kafa
larini karistirmaktir.
"Alkol",bir grub kimyevi maddenin ortak ismi olup bu
gruba dahil onlarca bilesik mevcuttur.Bunlarin
herbirinin vucud uzerine etkileri,kimyevi ozellikleri,
insan vucudunda ugradiklari degisimler farkli
farklidir.ilave olarak,her birey uzerinde
gosterdikleri
etkiler de farkli olup cok genis bir yelpaze cizer.
ayrica,disaridan alinan hazir alkolden farkli olarak
insan vucududa bazi besinleri isleyip donusume
ugratirken kendisi de alkol sinifina giren urunler
aciga cikarabilir.
Detaylarina girmeden anabasliklar halinde belirttigim
bu bilgileri arzu edersen detaylandiririm,ancak,cok
teknik bir yazi olacagi icin yararli olur mu bilmem!
Bu arkadasa su dort soru sorulabilir:
1-3 kilo elma yiyen biri sarhos olur mu?
2-Karacigeri ile ilgili bazi ozel problemleri olan
bazi kisiler;ornek olarak et yediklerinde sarhosluk
benzeri hal yasarlar.Ayni sekilde diabetik problemi
olan bazi kisilerde oyle.Et ve seker ozu itibariyla
haram degilken o halde haram mi olur?
3-Hangi alkol turlerinin merkezi sinir sistemine ,ne
tur etkileri bulunur?
4-kimi insan bir bardak,kimisi dort sise ile sarhos
olur ve bu tamamen vucudun alkolu isleme gucu ile
alakalidir?oyleyse,her insanin haram esigi farkli
midir?
son olarak,Allah bir inek kurban et dediginde insanlar
neden hep yokusa surerler......
selamlar,
ali ihsan
>
Müslümanlar su üstüne düsmüs bir gazel,sorunlar1da öyle.
April 6 2001, 11:26 PM
Gag,1n icki konusuna, bir kösesindende ben deyiniyim.
Kur.andaki yasag1 herkes biliyor.Hz.Muhammet demiski ,demis ise eger,bir seyin cogu haramsa az1da haramd1r.
Hac1 Bektasi veli derrki,bir yere bir damla sarap dökülse,orda ot bitse,o otu koyun yese, o koyunun eti
müslümana haramdir.
Burda ,Haci Bektas1 Veli,Hac1 Ali gibi insafsiz bana göre.Birazda icki icenleri düsünmek laz1m deyilmi?
Eeeee,o öyle demiste bakal1m bizim cokbilmis mezhep
bilgelerimiz ne demisler?
Nerde ise ,tümünün karari ayn1.S1k1 durun hele .Bomba patliyor.
Sarab1n damlas1 haram,ama diyer tüm ickiler ,
Türk Rak1s1
Amerikan Wiskisi
Rus Votgas1
Yunan Uzisi
Alman Likörü
Ve daha Türkiyede vede dünyada nekadar icki var ise hepsi sahhosluk derecesine varmiyincaya kadden,tümü
serbesttir.Hoppalaaaaaaa Ali senin imamlar1n agz1 ne söyliy?
Imza Haci Alilerinh peslerine gittigi din adamlari.Vede HAMZALAR.
Haci Ali tüm ickilere karsi,onun imamlar1 yaln1z saraba düsman.
Gelde simdi bu ise nerenle gülersen gül.
Ali bu konuya bir acikl1k getir.Imamlar1n serbest sen yasak diyorsun.Senmi dogrusun yoksa onlarm1?
Ingilizce tercumede o sekilde bir dusunce ile Ayet yumusatilmaya calisilmis olabilir. Turkce cevirilerde de benzeri yumusatmalari gormekteyiz. Kuran'in Turkce tercumeleri, Ingilizce tercumelerinden daha dogrudur. Cunku Turkler, Islam'a Ingilizlerden daha yakin ve konuya daha vakiftirlar.
Turkce ceviri dogru olan ceviridir nedenini az sonra anlatmaya calisacagim. Once Ayetlere bakalim;
Nahl-67 'Hurma ağaçlarının meyvalarından, üzümlerden içki yaparsınız, güzel bir rızk elde edersiniz, şüphe yok ki bunda da düşünen topluluğa ibret vardır.'
Maide-90 'Ey inananlar, içki, kumar, tapınmak için dikilmiş taşlar, fal için kullanılan oklar, şüphe yokki şeytan işi olan pisliklerdir. Bunlardan kaçınınki saadete eresiniz.'
Goruldugu gibi birbirine zit iki Ayet var ortada. Bu Ayet'lerin ilk ineni Nahl-67'dir, Mekke doneminde Islamin zayif oldugu gunlerde, etrafa sirin gozukmek icin inmis bir Ayettir. Maide-90 ise Medine donemine yani Islamın guclenip kuvvetlendigi doneme aittir.
Islam zayif oldugu Mekke doneminde pek fazla kural yasak koyamamistir, fakat guclendigi Medine doneminde yasaklar pespese gelir, ve boylece pek cok celiskili Ayet ortaya cikar. Fikihcilarin bu durumun ustesinden nasil geldigi sorulacak olursa, onuda ayri bir konu olarak yeri geldiginde bu sayfalarda anlatmaya calisiriz.
Sevgili Oguz..
Evet, arada cok onemli anlam farki var. Hangisinin gercegi yansittigini ben bilemem.. Arapca aslina donmemiz gerekiyor ve o zaman da Paksu'ya ihtiyacimiz var.. Belki ayni ayetin arapca aslinin latin harflerle yazilis seklini bilen vardir.. Bende Arap harfleri ile yazilmis sekli var ve maalesef artik Arap alfabesi ile yazilmis metinleri okuyamiyorum. Bir zamanlar once Kur'an kursuna gitmis oldugum halde. (Aman bu hususu kimseye soyleme.. Ateist Haci bir zamanlar once (cocuklugunda) Kur'an kursuna gitmis diye alaya alirlar).
Evet, en temizi o. Bu konuyu kesin bir karara baglamak icin oyle yapmaliyiz. Belki sen o kaynaga ulasabilirsin..
Benim Ingilizce kaynak Dawood'un Kur'anidir. Dawood'un kim oldugunu daha once bu forumda yazmistim.. Irakli bir otor.. Londraya bursla gidip, orada yerlesiyor ve bir matba aciyor.. Arapca yayinlari Ingilizceye cevirip yayinliyor. Bu yuzden bana Ingilizcesi daha dogru gibi geliyor. Ayrica, Ingilizce, yapi ve gramer olarak, Arapca'ya, Turkcenin Arapcaya olan yakinligindan cok daha yakin.. Ama yine de emin degilim.. Aradaki anlam farki cok fazla ve birinden birinin yanlis olmasi gerekiyor. Ikisi birden dogru olamaz..
Selamlar.
"Nahl-67'dir, Mekke doneminde Islamin zayif oldugu gunlerde, etrafa sirin gozukmek icin inmis bir Ayettir."
öyle değil
Dinimi eleştiren bari bilgili olsa
"Gerçeğimle indirdik
Gerçeğimle indi
Göndermedik and olsun ki
Uyarıcı, korkutucu, Muştucu olmaktan başka bir görevle seni"
lütfen saçmalamayın
Paksu ne yapsın
Hepsinden önce bir olay var, ibretler vardır,
"Ümmetin faziletlisi" gibi hikayeleri vardır
Bilgi sahibi olmadan yorumluyorsunuz
Ne diyelim
Rasgele
Yahu Balikci..
Sen durumu hic anlamamissin.. Biz Oguz'la yorum isini konusuyoruz. Turkce ve Ingilizce yorumlari cok farkli.. Evet, Oguz kendi savini savunmak icin biraz eklemis ama, esas konu ayetin nasil indigi degil. Ayette ne dedigi.. Oguz'a gore ve Turkce tercumesi de O'nu destekliyor, icki ok'leniyor. Dawood'un tercumesi ise ayete cok farkli bir acidan bakiyor ve ickiyi kotuluyor.. Yukardaki tartismalara bakarsan durumu sen de anlarsin... Bizi Tavukcu mu sandin... keh keh keh... Once oku bakiiiiimmmmmm.. OKU.. keh keh keh
Elimde Kuran'in Arapcasinin Latin harfleri ile okunusunu iceren bir meal var, istersen ve konuya isik tutacaksa bu Ayetleri o sekilde yazarim. Ben Arapca bilmedigimden benim icin bir sey ifade etmiyor.
Bu yazismalardan sonra elimde bulunan 3 adet mealede baktim ve ayni anlamlari buldum.
öncelikle bu sorunun muhatabı içki içen inananlar olmalı
yoksa
"bekara karı boşamak kolaydır"
yada
"ağaç düşen ağaçtan düşenin halinden anlar"
değil mi
ondan sonraki muhatap sıralaması da
içki içmeyen inanalar
içen/içmeyen inanamayanlar şeklinde olabailir.
konuya geçmeden önce bir eserden aktarma yağacağım
eser ibni sinanın hayatı
çok genç yaşında tıbdaki ünü her yere yayılır.
böyle gençlik amanlarında gündüz hastahanede akşama
kadar hastalarla ve hastalıklarla ilgilendikten sonra
akşam çok az uyuyup (2-3 saat bazande uyumadan sabah kadar)
genein geç vaktinden sabah gün ışıyana kadar tıb konusunda çalışmalar yapıyormuş.bu çalışmalarda uyanık kalabilmek
içinşarap içermiş.sabah namaz vakti olunca da abdestini alıp
namazını kılarmış.birkaç kez yarısı şarap dolu bardağı
çalışma masasında, kendisi sabah namazında iken babasına
yakalnamış ve böyle namaz kıldığından babası tarafından
azarlanmış.buna rağmen bu şekilde birkaç yıl geçirmiş
konuya dönersek kuranda içki yasağı;
bakara-219
- Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.
maide-90
- Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.
buralarda içki içmeyeceksin diye
kesin emir yok tavsiye var.tavsiyeye uyarsın uymazsın
kuranda ideal bir müslümanın
yapması yapmması gereken birçok tavsiyeler var.
söyleyin Allaşkına hangimiz bu tanımlara giren
ideal bir müslümanız.
nereden bakarsan bak nereye el atarsan at
hep eksiklerimiz ihmallerimiz var.
bizler kuranda tanımlanmış ideal müslüman olma gayreti
içinde yaşamalıyız.
bizler insan olarak istediğimiz kadar kötü olalım veya olmaya çalışalım
hiçbir zaman ŞEYTAN olamayız.
ve aynı şekilde istediğimiz kadar iyi olmaya çalışalım
iyi olmak için ne yaparsak yapalım
hiçbir zaman MELEK olamayız.hep bu ikisi arasındaki
bir değer oluruz.
bu nedenle içkili biri eğer kendinde ise
(azıda çoğu kadar günah olsa da)
bırakın o halde iken kuran okumak istiyorsa okusun
namaz kılmak istiyorsa namazını kılsın
bir insan şarhoş iken bir camiye yada hayır kurumuna
hatırı sayılır miktarda para yardımı yapmak istese
ben şahsen bu halinle yardım yapamazsın diyebilecek
bu parayı kabul etmeyecek birini tanımıyorum.
adamın parasını almaya gelince alıyorsunuzda
içtiği halde kendinde olan , ister ibadet maksatlı ister öğrenme maksatlı birine bunu niye engelliyorsunuz.
Oguz,
Ingilizcesi cok dogru.. kelimesi kelimesine.. Bende bir Osmanlica sozluk var. Butun kelimeleri bulamadim ama, Ingilizce kalibina cok uyuyor..
Biz o ayeti uydurmusuz. Birileri yanlis cevirmis, digerleri ondan kopyalamis. Aslina hic sadik degil..
Ben ayrica incelemeye devam edecem...
Sen kendine güven sevgili Haci, çok doğru diyorsun
April 7 2001, 3:50 AM
"Biz o ayeti uydurmusuz. Birileri yanlis cevirmis, digerleri ondan kopyalamis. Aslina hic sadik degil."
Evet
Ne yazık ki
senin deyiminle "ahlaksızlık" ediliyor
Tanrı Sözü
deyip
kendi sözlerini yamıyorlar
bizimkiler asla dürüst değil
Bu bakımdan "Meal" toplamaktan bıktım
Allah'tan korkmuyorlar
ve aslında
Allah'ı sevmiyorlar
Çünkü doğru çevirmiyorlar
ve sadık değiller
"Biz kitabda gerçeği apaçık açıkladıktan sonra, örtüp gizleyenler var ya
İşte onlara Allah lanet eder, lanet edebilecekler de"
Oguz bak ben ne yaptim.. Asagida ayeti Ingilizce, Arapca ve Turkce olarak yazdim.. Bazi kelimelerin anlamini buldum.. Tumunu bulamadim. O zaman cok daha kolay olurdu....
And the fruits of the palm and the vine, from which you derive intoxicants and wholesome food...
Ve min semaratin nehiyli vel a'nabi tettehizune minhü sekerav ve rizkan hasena....
Hurma agaclarinin meyvalarindan, uzumlerden icki yaparsiniz, guzel bir rizk elde edersiniz.....
min= den, dan, beri
minku= ondan
Semar= meyvalar
Nehy= yasak etme?
Sekeret=sarhosluk
Sekerav= sarhosluk olabilir
risk= yiyecek
hasene= iyi, guzel, hos..
Bu kelimelerin arapca metne yerlestirince, Ingilizceye cok yakin bir metin olusuyor. Bu da Ingilizcesinin gercek ceviri oldugunu kanitliyor.. Bizim saskinlar hatali tercume etmisler.. Dawood'un cevirisi cok guzel.. Yahu bizimkiler uydurmuslar walla.. keh keh keh...
'Ve min semerat in nahîl i vel e'nâb i tettehızûne minhü sekeran VE rızkan hasena'
Semerat: meyvalar
Nahîl: hurma
E'nab: üzüm
Min sekerat i vel e'nab i: Hurma ve üzümden
Tettehızûne: ittihaz edersiniz; elde edersiniz
Sekeran: alkollü içkiler
Rızkan hasena: güzel yiyecekler
Minhü: ki ondan (Yinelenmiş; Türkçe çeviride ona gerek yok.)
'Hurma ve üzümden de alkollü içki VE güzel yiyecekler elde edersiniz.'
(1)
"Meyva" sözcüğü gereksiz. Çünkü "hurma ve üzüm" zaten "hurma ve üzümün MEYVALARI" demek. Üzümün başka nesi var; üzümün başka resinden elde edilebilir o elde edilenler?
(2)
VE bağlacının işlevi önemli: GÜZEL nitelemesinin "yiyecekler"i kapsamasını sağlıyor; "alkollü içkiler"i dışlıyor.
Yani,
"yiyecekler" güzel;
ama "alkollü içkiler" güzel değil.
Sonuç olarak, alkollü içkiler Kur'an'ın hiç bir yerinde onaylanmadığı gibi, burada da onaylanmıyor.
NESİH yok çünkü neshedilecek bir onay yok; çelişkili hiç bir söylem yok.
Tabii ki dogru her zaman kim olursa olsun insanlari rahatisiz eder!... dimi GAK!... Yaw sana satasmayacagimda kime satacagim soylerimisin bana burada?... Ala Ala!... Sana cevap vermekte simdi suc oldu!....
Oguz efendi!... Haci sana cok nefis acikmalama getirdi!...Ayrica Sevgili Caganasan kardesimde!...
Sakin haa!... balikci ile akc nin sozlerini gale alma!... Onlar her zaman GAK gibi serhosturlar!... Genelde balikci ve akc ne konustuklarini bile bilmezler!... Malum kafa zikim dolu olunca ne beklersin!...
Ama ben sana benim elimdeki Kur'an'dan nakil yapayim eyi oku!...
Nahl,16/67. Hurma agaclarinin meyvelerinden ve uzumlerden
serbet, sira ve guzel rizik elde edersiniz. Dusunen
millet icin bunda ibret vardir.
Hasta akc onu kafasina gore tefsir eder!... Cunku iki kelime Arapca bildigi icin kendisini ULMA zanneder zavvallim!... Hatta kizarsa sana Turkce ibadette ettirir bu gerzek!... Aman dikkatli ol!...
Hacı Ali dostumuza göre SEKERAT yalnızca "serbet, sira" imiş. Yüce Allah'ın sınırlamadığı SEKERAT türlerini yalnızca ikiye indirgeyip Kur'an'da değişiklik yapma sorumsuzluğuna işte bir örnek daha. Güzel kardeşim, pekmez niye yok bu listede? Pekmez üzümden lede edilmez mi?
Şu anda yanımda bulunan Kur'an çevirilerine baktım. Hepsine göre SEKERAT = İÇKİ ya da SARHOŞ EDİCİ RIZIK. Buyurun.
'...hem İÇKİ hem de güzel gıdalar...) (Elmalılı)
'...hem İÇKİ ve hem de güzel rızık...' (Bursevî)
'...sarhoş edici bir İÇECEK ve güzel bir rızık...' (Y N Öztürk)
'...hem SARHOŞ EDİCİ ve hem de güzel bir RIZIK...' (E Yüksel)
skr
sekar-
baygınlık
uyuşma
sarhoşluk
aptallık
kendini bilmeme
durumu ve
buna neden olan maddeler özellikle içecekler
hmr
hımar-şarap
şarab-çoklukla meyvelerden elde edilen her türlü( yararlı zararlı) her türlü içecek
kuranda üç söyleyiş de
hem olumlu hem olumsuz anlamında kullanılmıştır
ayetin geçtiğ yer
zahirde olumsuz gibi görünenin aslen
olumlu
olumlu gibi görünenin ise olumsuz olabileceği üzerine bir örneklemedir sadece
Bu kapsamda
zahmet
ve acı nın
mükafatına da işaret edilir
bir anlamda
doğada karşıtlıkların bulunuşdaki hikmet
anlatılır
Ayet burada sekar ı
olumsuzlmaktadır
onu rızk ile karşılaştırmaktadır...
Alkollü içki zorlamadır
burada uyuşukluk veren, akli kayba neden olan, hayatı hissetmeyi engelleyen hertürlü
içki anlaşılmalı
konu bütünlüğü
66 ila 70 arasındadır
burası
sadece bir örneklemedir
islami bir hükmü barındırmaz
aslen pis olarak bilinen hayvan işkembesi ve kan ile
bu bünyede ortaya çıkan
ve yararlı olan süt örneği ile
müşriklerin
yaptığı
zulumün sonunun hayır olacağına işaret edilir
keza
hurmalardan ve üzümlerden
sarhoş da olursunuz
beslenmenizde de kullanırsınız
son örnek
balarısıdır
aslen insan için
korunulması gereken
ve soktuğu zaman zehirleyen
yani bünyesinde zehir bulunan
arı
bal gibi bir şifalı
ürün üretir
tüm örnekler
son örnekle
kapsanmıştır
acı
çile
olumsuzluk
içinde olumluluğu barındırır
ve mümünlere
verilen öğüt de
başkalarının gözünde
kendi konumları olumsuz da olsa
bşkaları onların gözünde olumsuz da olsa
yaşadıkları acılar
çektikleri çileler
bu dünyada olmasa bile
ahirette onlara
boğazlarından tatlı tatlı geçen(aslen pislik ve kandan olduğu halde)
güzel bir rızk(uyuşukluk ve kendini bilmemeye de sebebiyet verdiği halde)
şifalı bir yiyecek( çok büyük çilelerle ve belki de başkalarının dışllayıp sakınacağı biri olarak yaşayarak)
evet onlara geri dönecektir..
BUrada içkinin
ne olduğu içilsin mi içilmesin mi
yararlı mı zararalı mı
bunlar anlatılmaz
bir hüküm yoktur
hüküm
müminlerin sabırlı olmalarıdır
emek vermeleridir
sure
1 - Allah'ın emri geldi, sakın onu acele edip istemeyiniz.
emri ile başlar
ve
127 - (Ey Peygamber!) Sabret! Sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı üzülme! Kurdukları tuzaklardan telaş edip sıkıntıya düşme!
(Yürüyüşe çıkmadan önce bir not daha düşeyim, dedim.)
Kur'an'a göre içki yasak çünkü 'Şeytan İÇKİ ve kumarı kullanıp, sizin aranıza kin ve düşmanlık sokmak ister; sizi namazdan ve Allah'ı anmaktan alıkoymak ister.'
(5:90)
Anlaşılıyor ki kötü olan, içkinin kendisi değil; kötü olan, şeytanın İÇKİ ile insanlara ne yaptığı.
İnsanlar içki masasına otururken bir birinin canı, balıdır. Ama biraz içince hoşgörü gider; diklenme gelir. Kızgınlık içinde silahlar çekilir. Kan dökülür. İşte kötü olan, bu.
O halde, insanların arasına KİN VE DÜŞMALIK sokan her şey kötüdür. Örneğin, parti toplantısında şöyle bağıran politikacılar var:
'Ey müslümanlar! Bu dininizi, bu KİNİNİZİ sakın bırakmayın!'
Şeytanın ortağıdır bu tür bir politikacı. Onun dini kullanıyor olması ve böylece iyi müslüman sanılması gerçeği değiştirmez.
Sarhoştur. Bu naneyi sürekli yemektedir: ayyaştır.
Şeklî İslamı değil de gerçek İslamı benimsemiş olanlar içkiye takmazlar. İnsanlar arasına KİN VE DÜŞMANLIK sokulmasına ve böylece şeytanla işbirliği yapılmasına itiraz ederler.
Din kurallar1n1n tümünü Tanri koymussa Ilähi dindir.
April 7 2001, 3:13 PM
Bilim ve teknik sayesinde,Isläm daha ,daha iyi anlas1lmaya baslanm1st1r.
Birde,pek cok din adam1n1n Kur,anla, kedi ile ferenin oyununu oynadigi meydana cikm1st1r.
Kedi fare oyununda cok kere kedi kazan1rken,Kur,an din adamlar1 oyunundada 1400 yildir kaybeden kur,an olmustur.Ama artik Kur,an yavas yavas güclenmekte ag1rl1g1n1 önemli sekilde hissettirmeye baslam1stir.
Art1k zaman Kur,an lehine cal1smaktad1r.
Su ayet gün begün, güc kazanmaktadir.Tanri hic kimseyi ortak kabul etmez,olmak istiyenlerede gecit vermez.
Isläm dinine Tanr1dan gayr1 hic kimse kural koyamaz
konulmussa,ki konmus ,veya konuyorsa,o din indirilen deyil,uydurulan din olur.
Bizim inandigimiz DIN kurallar1n1n tümünü Tanr1n1n koydugu dindir.
Kur,an ickiye yasak demistir.Peygamber,cogu haram olan seyin, az1da haramdir dedigi söylenmektedir.
Sarap haric,diyer tüm ickilere sarhosluk derecesine kadar icme müsaadesi veren genelde Emevi saltanati ve odevrin din adamlar1d1r.
Allah yasak diyor,din adamlar1ysa serbest.
Buyurun burdan yak1n.
Ve cok bilmis Haci Alilerde o din adamlar1n1n pesine
gidiyorlar.
Oncelikle bu konuda bir polemik yaratmak istemedigimi soylemeliyim. Kuran tercumeleri hakkinda bu forumda gercek bilgilere sahip biri oldugunu sanmiyorum. Buna bende dahilim, fakat konu hakkinda soylenecek bir kac sozu de soylemeden gecemeyecegim.
Kuran'i tercume edebilmek icin modern Arapca bilgisi yetmez, yetersiz kalir. Iyi derecede Klasik Arapca bilmek gerekir ki bu bilgide yeterli olmayabilir. Orjinal'e yakin en eski Kuranlar Kufi veya Kufi-masif alfabe ile yazilmistir ki bu alfabe noktasizdir. Sonraki donemlerde noktali alfabe gelistirilmis ve modern Arapca'ya da yansimistir. Noktali alfabeyi okumayi bilenler, klasik Kufi alfabesini okumakta son derece zorluk cekerler hatta bir cok yerini okuyamazlar.
Bugunku resmi Kuran da bir bakima tercumedir. Bu en eski Kopyalardan modern Arapca'ya cevrilmistir. Bu anlattiklarimiz bir kenara, bir dilin eski kullanisi ile yeni kullanisi arasindaki zorluk hepinizin malumudur. 100 yil onceki Turkce'yi tam olarak hangimiz anlayabiliyoruz? Su anda okudugum bir kitap var, adi 'Kanli Sirt Gunlugu' Canakkale savunmasinda carpismis Mehmed Fasih adindaki bir tegmen'in gunlugu. Gunumuz Turkce'sine ceviren yazar oldukca zorlanmis ve hatta bazi cumle ve kelimeleri '?' isareti ile gecmis. 1915'lerin Turkce'sinde bu kadar zorlaniliyorsa, 1400 yil oncesinin Arapca'sinda ne kadar zorlanilacagini siz dusunun.
Yukarida AKC dostumuz 'sekeran' kelimesini 'alkollu icecekler' diye cevirmeye calismis, peki Muhammed doneminde 'alkol' nedir biliniyormuydu? Yani boyle bir soz soylenmis olabilirmi? Olsa olsa 'sarhosluk veren' falan gibi bir anlam verilebilirdi.
Gecmis yazilarimda ve genel olarak savundugum dusuncelerde, Kuran'in gerek derlenisi sirasinda gerekse tercumelerinde tahrif edildigini hep soylemisimdir. Cunku elimizde orjinal nushalar yok, hatta Osman doneminde derlenmis Kuran'lar bile mevcut degil, en eski Kuran'lar bile kopyalarin kopyasidir. Bu nedenle tercume yapanlarin da; ''nasil olsa benden once de tahrif edilmistir, benim de ayni seyi yapmam Kuran'i benim tahrif ettigim anlamina gelmez, arada kaynar gideriz'' mantigini dusunemezleri?
Iste bu baglamda Haci-Ali'nin verdigi tercume hemen gozumuzun onune geliyor;
Nahl,16/67. Hurma agaclarinin meyvelerinden ve uzumlerden
serbet, sira ve guzel rizik elde edersiniz. Dusunen
millet icin bunda ibret vardir.
Evet anlatmaya calistigimiz mantik cercevesinde, Kuran'i ve Islami kurtarmaya soyunmus Y.Nuri Ozturk'un tercumesi, hemen bu vesile ile onumuze cikariliyor.
Amacim Sadece Kendimce Inandigim Dogrulari Savunmak
April 7 2001, 5:06 PM
Evet, Oguz, yazdiklarinin coguna katiliyorum. Ama sorun yazdiklarin degil.. Basit bir
ayetin Turkce, Arapca ve Ingilizce ifadesi.. Ne demek istedigi.. Hangi dilin orijinal Arapca
ayeti aslina daha sadik belirttigi.. Konuyu saptirmayalim.. Ben bir dil uzmani degilim ama bu
durumda dil uzmani olmaya gerek yok. Mantikli bir insan bir kac kelimenin karsiligini biliyorsa, bu sorunu cozmekte hic bir guclukle karsilasmamalidir.
Cunku yazilar ucmaz, sozler ucar.. Yazilar
duruyor.. durduklari yerde.. Daha da ilginci, ayette nokta ve virgule bile gerek yok. Simdi yine Ingilizce ve Arapca metne donelim..
----------------------------------------------------
And the fruits of the palm and the vine, from which you derive intoxicants and wholesome food...
Ve min semaratin nehiyli vel a'nabi tettehizune minhü sekerav ve rizkan hasena....
-----------------------------------------------------
Bu metinler nerdeyse kelime kelime birbirine uyuyor.. Ingilizcede bir virgul var.. Arapcasinda yok. Ama, arada "ve" var.. Ingilizcedeki and.. Bence butun sir bu "ve" kelimesinde.. "ve" iki onemli kavrami birbirinden ayiriyor.. onlar Arapca'da sunlar
tteehimune minhu sekerav
rizkan hasena
Bu iki kavram arasinda "ve" girerek onlari, iki ayri teritoride tutuyor.. Biri kotu, digeri iyi.. Ilkinde ayni meyvalardan zehirli, zararli bir madde elde ediyorsun, ikincisinde yararli bir gida..
Ustelik bu anlamin cikarilmasini bir sonraki cumle garantiliyor..
Surely in this there is a sign for men of understanding......
Emin ol ki "bunda" insanlarin anlamasi icin bir isaret var deniyor..
Yani insanlar ayni seyden iyi yi de algilayabilirler, kotuyu de veya iyi ve kotunun kaynagi birdir, aynidir deniyor.. Nasil davranacagi insanlara kalmis deniyor.
Ben bu durumu oldukca ilginc buldum.. Turkcesi hic bir zaman bu ayetin hakkini veremiyor. Ingilizcesi ise onu cok daha iyi degerlendiriyor.
Amacim polemik yapmak degil. Kimseyi desteklemek veya yermek de degil. Bundan 1400 yil once yazilmis siirimsi bir yapitin gercek degerini vermeye calismak. Bunda basarili olup olmadigimi bilemem ama, bana dogruyum gibi geliyor..
Selamlar..
***Oncelikle bu konuda bir polemik yaratmak istemedigimi soylemeliyim. Kuran tercumeleri hakkinda bu forumda gercek bilgilere sahip biri oldugunu sanmiyorum. Buna bende dahilim, fakat konu hakkinda soylenecek bir kac sozu de soylemeden gecemeyecegim.*****
Aramizda Arapca bilem alim ve ulamlar var!…Ben bunlarin en cahillerinden birisiyim.Ancak eminim sana saglam mesnetlerden cevap verecek kisiler olabilir!…
****Kuran'i tercume edebilmek icin modern Arapca bilgisi yetmez, yetersiz kalir. Iyi derecede Klasik Arapca bilmek gerekir ki bu bilgide yeterli olmayabilir. Orjinal'e yakin en eski Kuranlar Kufi veya Kufi-masif alfabe ile yazilmistir ki bu alfabe noktasizdir. Sonraki donemlerde noktali alfabe gelistirilmis ve modern Arapca'ya da yansimistir. Noktali alfabeyi okumayi bilenler, klasik Kufi alfabesini okumakta son derece zorluk cekerler hatta bir cok yerini okuyamazlar.****
Tercume ile meali karistirma!…Modern Arapcayi sen cikardin!…Kim modern Arapca yazmis?…Tabii ki Arapca lisani ile KUR’AN Arapcasi farklidir!…Hos geldinnn!…Yahu efendi sen neden bahis edersin!…Hangi orjinalinden!…Yoksa Incillemi karistiriyorsun!…KUR’AN’I sen yenidinemi yaziyorsun yoksa?…Hem Arapca bilgim yok dersin!…Hemde bize laf salatasi yaparsin!…Okumakta zorluk ceken acaba kim!… Bunlari sana kim anlatti?..
****Bugunku resmi Kuran da bir bakima tercumedir. Bu en eski Kopyalardan modern Arapca'ya cevrilmistir. Bu anlattiklarimiz bir kenara, bir dilin eski kullanisi ile yeni kullanisi arasindaki zorluk hepinizin malumudur. 100 yil onceki Turkce'yi tam olarak hangimiz anlayabiliyoruz? Su anda okudugum bir kitap var, adi 'Kanli Sirt Gunlugu' Canakkale savunmasinda carpismis Mehmed Fasih adindaki bir tegmen'in gunlugu. Gunumuz Turkce'sine ceviren yazar oldukca zorlanmis ve hatta bazi cumle ve kelimeleri '?' isareti ile gecmis. 1915'lerin Turkce'sinde bu kadar zorlaniliyorsa, 1400 yil oncesinin Arapca'sinda ne kadar zorlanilacagini siz dusunun.****
KUR’AN iki sekilde sana sunulur!…Birisi MEAL’dir!…Cok Az oz olarak senin anlayacagin sekilde sana anlatilir!…Ikincisi ise TEFSIR’dir!…Tercume degildir!…Modern Arapcadan ceviren sensin!… Cunku boyle bir olay yoktur.Sen turkce ile Arapcayi curucuna ettin yaw!… Bak cok farkli konulari karistirma!…KUR’AN Orjinaldir!…ALLAH (C.C) Sozleri ebediyete kadar olacak sekilde iafedelidir!…Senin IMAN sahibi olmadigin gibi
ISLAM dinine bilmeyerekte olsa hakaret ettiginin farkinda bile degilsin!…
****Yukarida AKC dostumuz 'sekeran' kelimesini 'alkollu icecekler' diye cevirmeye calismis, peki Muhammed doneminde 'alkol' nedir biliniyormuydu? Yani boyle bir soz soylenmis olabilirmi? Olsa olsa 'sarhosluk veren' falan gibi bir anlam verilebilirdi.***
Akc dostun boyuk ulamadir!… O nederse o dogrudur!… bildigi iki Arapca ile her zaman ferman verir!… Kizririsan sana Turkce namaz bile kildirir!…
****Gecmis yazilarimda ve genel olarak savundugum dusuncelerde, Kuran'in gerek derlenisi sirasinda gerekse tercumelerinde tahrif edildigini hep soylemisimdir. Cunku elimizde orjinal nushalar yok, hatta Osman doneminde derlenmis Kuran'lar bile mevcut degil, en eski Kuran'lar bile kopyalarin kopyasidir. Bu nedenle tercume yapanlarin da; ''nasil olsa benden once de tahrif edilmistir, benim de ayni seyi
yapmam Kuran'i benim tahrif ettigim anlamina gelmez, arada kaynar gideriz'' mantigini dusunemezleri?****
Be adam!…Once Musluman degilsin!..Arapcan yok!…Hangi bilginle bize SACMALAYIP Yuce KUR’AN hakkinda TAHRIF’ten bahis edersin a ZURNA!… Nasil elinde orjinaller yok!…Osmanli devrinde ve her devirde KUR’AN derlenseydi senin INCILI’ine donerdi!…Hosgeldin!…Yaw sen hakiki KAFIR birisisin!…ULAN oglum her tefsir yazarinin eserleri meydandadir!..Ne tahrifinden bahis edersin ki!…
*****Iste bu baglamda Haci-Ali'nin verdigi tercume hemen gozumuzun onune geliyor;
Nahl,16/67. Hurma agaclarinin meyvelerinden ve uzumlerden
serbet, sira ve guzel rizik elde edersiniz. Dusunen
millet icin bunda ibret vardir.
Evet anlatmaya calistigimiz mantik cercevesinde, Kuran'i ve Islami kurtarmaya soyunmus Y.Nuri Ozturk'un tercumesi, hemen bu vesile ile onumuze cikariliyor.****
KUR’AN’I ve ISLAM’I kurtarmaya kimse soyunmus degil AVANAK!…Ayrica bu benim getirdigim meal y n ozturk’e ait degildir!…Bak bilmiyorsan kulturun artsin kim KUR’AN ve ISLAM’I koruyor OGREN!…
Hicr, 15/9. Dogrusu Kitap'i Biz indirdik, onun koruyucusu
elbette Biziz.
Hosbulduk... Yazdiklarina cevap gelecek ama hemen simdi degil... Sana inandigin dinin ne oldugunu da ogretecegiz... Yeterki seviye korunsun... Buraya yazi yazarken her turlu insan ile mucadele edecegimizi bilerek geldik.(ki bu site de yazi yazmayi hic dusunmuyordum, ama bir yaziya cevap verme geregi hissettigimden basladim...) Bizi taniyanlar tabiki var, ve ilk defa bu site de yazmiyoruz. Su anda yazmaya uygun bir ortamim yok... Bir baska site ye (din ile alakasi yok) yazi vermek zorundayim. Isim bittiginde cok gec olmaz ise cevap gelecek... Olmaz ise yarin gelecek... Tekrar hos bulduk....
Sevgili Gak.
Bira MO 5000 yilinin ickisidir.. Firavunlar devrinde bira vardi ve Misir halki, bugunku Almanlar ve Amerikalilar gibi, bira ile sarhos oluyorlardi. Sarabin gecmisini bilemiyorum. Biraya yakindir veya daha da oncedir belki.....
Muhammed doneminde sarap ve bira vardi.. Bira tabii cok daha ust duzeyde bir icki idi ve Arabistanda olmayabilirdi.... Sarabi yapmak ise cok kolaydi. Bira olducka zordu...
Muhammed zamaninda sarabin kafa buldurucu etkisi cok iyi biliniyordu. Aslinda O'ndan cok onceleri biliniyordu.. Surekli olarak seyahat eden ve Irak'a kimbilir kac kere giden Muhammed'in, alkolun etkisini cok iyi bildigine eminim..
Bu alkol hakkindaki sacmaliklari ben anlayamiyorum. Gercekten cok sayida alkol vardir ama, insanlari ilgilendiren temel olarak iki alkol turu vardir. Metil alkol, etil alkol. Metil alkol zehirdir.. Etil alkol ise oldukca yararli bir kimyasal maddedir. Bir de izopropil alkol vardir ve ben ofisde temizlik icin kullandiririm.. Her yararli kimyasal madde gibi, etil alkolun de azi yararli, cogu zararlidir...
Selamlar...
Bazı arkadaşların tepkisini anlamakta güçlük çekiyorum. Nasılki haci sıkışınca küfertmeyi tecih ediyorsa bazı arkadaşlarımda hoşlarına gitmeyen bir şey duyunca başlıyorlar hakarete,
Gak bir soru sormuş, samimi olup olmadığını ancak kendi bilir. Ama samiyetinden kuşku duyulmasının sebebi kendisini ateist olarak tanımlıyan gak'ın bu soruyu sormasından kaynaklanıyor. Ben kuşku duymadım çünkü toplumda müslüman olduğunu iddia eden ve gak'ın ortaya koyduğu örneği yaşan bir çok insan var.
Neden şöyle düşünmüyoruz. Belki televizyonlarda ve çeşitli ortamlarda defalarca tartışılmış olmasına ragmen bu konunun halen tam olarak anlaşılamamış olması sebebiyle konuya dikkat çekmek istiyor olamaz mı?
Üstelik ilk mesajda bahse konu olan kişiye içki içmenin islam dinine aykırı olduğunu bizzat kendisi belirtmemiş mi?
Bu bir anlayış meselesidir. Ateist olduğunu iddia eden gak içkinin islam öğretisine aykırı olduğunu biliyor (içki içip içmediğini bilmiyorum ama) Kendini müslüman olarak tanımlayan bir insan da içkiyi elma alkolü ile eşdeğer olarak tanımlayabiliyor.
Bence gak'ın dikkat çekmeye çalıştığı hakikat insanların inandıkları gibi yaşamadıklarıdır.
Şimdi bazıları diyecekki atakuş aldığı ateizm dersleri sayesinde ateist olan gak'tan etkilendi ve onun çizgisine kaymaya başladı. Aklın yolu birdir. Ben Müslümanım, ancak müslümanların inandıkları gibi yaşamadıklarından en az onun kadar ben de şikayetçiyim. Eğer bizler müslüman gibi yaşayıp iyi örnekler ortaya koysak bu gün haci gibilerin söyleyecek sözü olmazdı.
Son söz, Kuran'da içkinin haram olduğunun belirtilmesinden dolayı hayatım boyunca içkiyi ağzıma almadım. Eğer kuran suyu da yasaklasaydı ömrüm boyunca su içmezdim. Bütün bitkilerin % sekseni sudur. Bitki yer su içmezdim. Önemli olan Kuran'ın ifadesidir. Kuran'da Haram olarak ismi zikredilen her şeyden müslüman uzak durmalıdır. Azlık ve çokluk kavramı neticeyi değiştirmez.
Sevgili haci benim de bildiğim
bira
şaraptan evveldir
ve bulunduğu yer de sanırım anadolu dur..
Sevgili atakuş
yazılarımdan birinde
içki
kullandığımı yazdım
Ve ben çok iyi biliyorum ki bu tür
keyif almanın altında kendini güçsüz hissetme vardır..
Bunu açıkça ifade ederim..
Bu nedenle içkiyi de
kullananı da
pek kendime yakın hissetmem
ama haram gibi bir kavramım yoktur
evimde
de
özellikle şarap bulundururum
çünkü tadını çok severim
ve bugüne kadar da
şarapla çakırkeyif bile
olduğumu hatırlamıyorum..
Ne zaman içerim
belki ayda bir
belki 6 ayda bir
belki yılda
değişir
benim için içki bir taddan ibaret
hani
bazan bi baklava çeker ki insanın ağzı
onun gibi..
Diğer içkiler
mesela rakı da öyle
tadı önemli
wiski denilen şeyi nasıl içerler bilmem
ama evimde bulunduruyorum
çünkü yabancı konuklarım olabiliyor..
bir rappor vereyim size:)
5 kırmızı
1 beyaz şarabım var
1/2 küçük şişe rakım
1/2 wiski
açılmamış bir yabancı votka
balkan köylerinden birinde yapılmış erik rakısı
6 şişe maden suyu
1 lt süt
1 fanta
lipton poşet birkaçtane kaldı
nesgayfe
türk kahvesi
turşu suyu
Kimse şaraplara sulanmasın
gerisini ihtiyacı olana verebilirim
asıl derdim ise sigara
bu aralar 3 paket oldu
fazla yaşamam
şurada en fazla 70 80 sene daha ömrüm var
Oncelikle belirtmeliyimki, Universite egitimimi Filoloji uzerine tamamladim. Bu nedenle Structures of Languages, Semantics ve Linguistics konusunda epeyce bilgim vardir. Dil konusunda birseyleri yaziyorsam, bir bildigim oldugundandir.
Bak simdi Haciali, tercume bir lisan'dan bir baska lisan'a ceviridir. Meal ise anlam,mana demektir.Ceviri yapmanin kurali ise, okudugunun manasini iyi anlayacaksin ki diger lisana hatali cevirmeyesin. Yani ceviri ile meal birbiriyle içiçedir. Birbirlerinden ayri dusunulemez, diger degisle mealini bilmiyorsan tercume yapamazsin. Farkli olan Tefsir'dir, cunku yorum yapar ne demek istedigini acıklar. TDK sozlugunde Tefsir icin aynen soyle soylenir: Kuran'ın surelerini aciklayarak, gorusler ileri surme ve bunlari yazma, yorumlama.
Islam dunyasına ait resmi bir Kuran vardir, ve bu Kuran bugunun Arapca'sina cevrilmistir. Bu Kuran dunyanin her tarafinda aynidir. Tercumeler farklilik gosterir. Cevirmen nasil anladiysa o sekilde cevirmistir ve ceviriler bu resmi Kuran'dan yapilmaktadir. Biz ne dedik klasik Arapca doneminde kaleme alinmis kuranlar eski Arap alfabesi ile yazilmistir ve bu alfabeyi ancak o alfabe uzerinde uzman olanlar okuyup anlayabilir. Modern Arapca bilenler kismen anlasada yazim farkindan, dilin eskiliginden dolayi tam olarak anlayamazlar. Bu sadece Arapca icin boyle degildir, eski bir tarihi olan butun dillerde ayni sorunlar yasanir. Biz de buna binaen Turkce'den bir ornek verdik. (Aslinda elimde Hicri 2-3 yuzyillara ait Kufi Kuran el yazma sayfalarinin resimleri var. Arapca bilenlerin rahatca okuyup okuyamadiklarini anlamak icin buraya kopyalamak isterdim ama sayfayi sisireceginden kopyalamiyorum.)
Simdi senin yazdigin su cumleye bakalim 'Be adam!…Once Musluman degilsin!..Arapcan yok!…' ne kadar sade ve anlamli bir cumle!!!
Peki sen kendin soylemiyormusun Arapca bilmedigini? O zaman sen Musluman olmuyormusun? Ve hani Islamin evrenselligi?
Aslinda bilmeden haklisin, bu sorularin cevabi yine Kuran'da var hemen bakalim;
Şura-7 'Ey Muhammed! Şehirlerin anası olan Mekke ve etrafında bulunanlara gelecek tehlikeleri haber vermen için hakkında hiç şüphe bulunmayan, Arapça okunan bir kitabı sana vahyettim. İnsanların bir kısmı Cennete, bir kısmıda çılgın alevli Cehenneme gider.'
Enam-92 'Bu indirdiğimiz kendinden öncekileri doğrulayan şehirlerin anası olan Mekke halkını ve çevresindekileri uyaran mübarek Kitap'tır. Ahirete inananlar namazlarını daima kılarak
bu kitaba inanırlar.'
Goruldugu gibi Kuran Mekke ve civarina inmis, Arapca bir kitapmis ve Arapca okunurmus. Yani simdi sen Mekke ve civarindan olmadigin icin senin Muslumanligin bile gecersiz.
Okuyacaksin Haciali, okuyacaksinki ogrenesin. Bilmeden ortaya cikip maval atmayacaksin.
Haciali oncelikle orjinal bir Kuran yoktur bunu bil. Inceleyelim;
Muhammed'e Vahiy yoluyla inen Ayet'ler donemin Vahiy katipleri tarafindan, Lihaf (taslar), Rika (bir cesit kagit), Ektaf(kemikler) ve Usub (agaclar) gibi maddeler uzerine yazilarak ve hafizlar tarafindan ezberlenerek korunmaya calisilmisti. Bu kaynaklar ilk defa Ebubekir doneminde tek bir cilt halinde bir araya getirildi ve diger kaynaklar saklandi. Osman doneminde ise yeniden bir derleme yoluna gidildi ve Ebubekir doneminde derlenmis olan Kuran ve Muhammed'den kalan yazilar dort cilt altinda (veya daha fazla) yeniden derlendi. Derleme tamamlandiktan sonra, Ebubekir donemi derlemesi olan Kuran ve Ayetlerin yazili oldugu tum orjinal yazilar YAKILARAK imha edildi. Osman doneminde derlenmis dort adet (3 veya 5 de olabilir tam sayi belli degil) Kuran'i orjinal kabul etsek bile, bugun Osman doneminde yazilmis bu Kuran'lar dunyanin hicbir yerinde bulunamamaktadir. Yani diger degisle mevcut en eski Kuran'lar bile kopyalarin kopyasidir. Peki simdi Mevcut resmi Kuran'in orjinal oldugunu iddia edebilecekmisin?
Tahrif konusu uzun bir konu, derlenirken, kopyalanirken, yorumlanirken pek cok degisiklikler olmustur ve hala olmaktadir. Arap alfabesinde noktalama cok onemlidir, bir nokta hatasi anlam degistirir. Matbaa'nin olmadigi, el yazilari ile cogaltilma yapildigi bu donemlerde boylesi hatalarin gerceklesmedigini, durustce kim savunabilir?
Hicr-9- 'Suphe yokki Kuran'i biz indirdik. Onun koruyucusuda suphesiz biziz' Tamam boyle soylenir soyleniyor da, tahrif edildigi her ortamda soylenen, Tevrat ve Incıl Allah'in kitaplari degilmidir? Peki onlari neden koruyamadi? Cunku kitaplarin korumasini hep insanlar ustlenmistir. İnsanlarin da Koruma isini nasil yaptiklari acikca ortadadir. Orjinalleri yakarken de koruma isini gerceklestiriyorlardi... Onceki kitaplar insanlar tarafindan nasil korunduysa, Kuran'i da aynen o sekilde korunmustur...
Son sozu eski bir Arap atasozuyle yapip, noktayi koyalim;
''Allah'a guven ama, deveni saglam kaziga bagla...''
Yargıç değilim hele savcı hiç değilim, edebiyatçı olmadığı ise gayet iyi biliyorum. Teknik adamların edebiyata kafası çalışmaz derler ama sosyal bilimlerle fen bilimleri herzaman içiçedir. Bu kadar traş yeter.
Önce haci'ya cevap, ben sizi hiçbir zaman yargılamadım ve yargılamam. Sadece kendi ifadeni tekrarlıyorum. Bir forum sayfasında rastladım. Turk net'ten aldığın davete icabet ederken söylediğin bir söz. Rahatça küfredebileceğini ifade ediyordun. En son ne zaman kürrettiğine gelince doğrusu hatırlamıyorum. Ergenekon-1 benim için söylemiş ama asıl sende ilerleme var. Sağlıcakla kal.Hep böyle kal. Hepimiz insanız insana insanca davranmak yaraşır.
Ergenekon-1 Sevgili kardeşim, sıkça karşılaşmadığımız için ve yazdıklarımı bana olan kızgınlığından ötürü pek dikkatli okumadığından beni dikkatli incelememişsin. Zaman zaman gak ve diğer ateist arkadaşlarında fikirlerine katıldığım olmasına rağmen ben kendimi her zaman müslüman olarak ifade ettim. Ölçümünde her zaman Kuran,Sünnet,İcma-i Ümmet doğrultusunda koyduğumu ifade etmiştim. Bu konudada ifademden farkı manalar çıkarılmamalıdır. Kuran Temel Ölçü ve Mihenk'tir, Onun Yorumlanması ve hayata tatbiki Sünnet ve hadistir. Onunda günümüze uyarlaması İcma ve kıyastır. Benim olaylar karşısındaki değerlendirme ölçüm hep böyle olmuştur. Farklı bir ifadememi rasladında bu şekilde bir söylemde bulundun anlayamadım.
Sevgili gak,
Bakıyorum farklı nick kullanmaya başladın diğer sayfada da farklı bir insanla muhatap olduğumu sandım. Çok değişken bir yapın var. Uzun süre aynı yerde aynı biçimde ve aynı görüntüde olamadığına kanaat getirmeye başladım. Ben senden açıklama istemedimki. İçki içen içer kendine eder 12 büyük günahtan birini işler. Kendi bileceği iş. Günah kendinin günahı. Ama dinden çıkmaz vesselam.
Senin nerden mezun olman bana bir sey ifade etmez!... Fidolji okuman her seyi bilmen degildir!… Unutma!.. Cok bilen cok yanilir!… Konu ISLAM olursa!… Cunku sen MUSLUMA degisin!...! Sadece bir MISYONERSIN!... Karsinda saf koylu goruyorsan cariklari ters giyersin!... Haberin ola!...
KUR'AN senin soyledigin gibi sadece Araplara sumul bir din olsaydi orada kalir ve uyumesi imaknsiz olurdu!...Bu sozler ALLAH (C.C) sozleridir!… Uydurma soz degil!…Biraz daha bilinclen!... Amaaa ISLAM karsinda senden cok akilli gecinenlerin hepsi YOK oldu!... Isimleri bile YOK!...Bak Yuce KUR'AN senin gibilere ne der!...
Ahzab,33/40. Muhammed icinizden herhangi bir adamin babasi
degil, Allah'in elcisi ve peygamberlerin sonuncusudur.
Allah her seyi bilendir.
Sebe,34/28. Biz seni butun insanlara ancak mujdeci ve uyarici
olarak gondermisizdir; fakat insanlarin cogu bilmez.
****Haciali oncelikle orjinal bir Kuran yoktur bunu bil. Inceleyelim;Muhammed'e Vahiy yoluyla inen Ayet'ler donemin Vahiy katipleri tarafindan, Lihaf (taslar), Rika (bir cesit kagit), Ektaf(kemikler) ve Usub (agaclar) gibi maddeler uzerine yazilarak ve hafizlar tarafindan ezberlenerek korunmaya calisilmisti.****
MISYONER efendi!…. O devir geregi bunlar yapildi!…Ve KUR’AN Korundu!…
****Bu kaynaklar ilk defa Ebubekir doneminde tek bir cilt halinde bir araya getirildi ve diger kaynaklar saklandi. Osman doneminde ise yeniden bir derleme yoluna gidildi ve Ebubekir doneminde derlenmis olan Kuran ve Muhammed'den kalan yazilar dort cilt altinda (veya daha fazla) yeniden derlendi. Derleme tamamlandiktan sonra, Ebubekir donemi derlemesi olan Kuran ve Ayetlerin yazili oldugu tum orjinal yazilar YAKILARAK imha edildi.***
Bak burada yanlisin var!… Yakilislar ilk yazilan lar idi!..Yani yeni bir MUSAF haline gelince o eskileri acaba senin icin saklamalari gerekiyordu?….;)
****Osman doneminde derlenmis dort adet (3 veya 5 de olabilir tam sayi belli degil) Kuran'i orjinal kabul etsek bile, bugun Osman doneminde yazilmis bu Kuran'lar dunyanin hicbir yerinde bulunamamaktadir. Yani diger degisle mevcut en eski Kuran'lar bile kopyalarin kopyasidir. Peki simdi Mevcut resmi Kuran'in orjinal oldugunu iddia edebilecekmisin?****
Hz Osman zamaninda ilk kitap haline getirildi!…Sayilari belli!… Sen bilmiyorsun!…
Simdi o gun yazilan KUR’AN’lar o gunun sadece kopyasidir!…Sen hangi olmayan mevcut KUR’AN’dan bahis edersin!… Isine boyle geldigi icin degilmi?… OGLUM!…
Dunya Bir TEK KUR’AN vardir!…Senin elindeki INCIL gibi 15 kopyasi yoktur!… Bunu aksini iddia eden ancak senin gibilerdir!…
****Tevrat ve Incıl Allah'in kitaplari degilmidir? Peki onlari neden koruyamadi?****
Eger insanlar onu koruyabilseydi her halde baska peygamberler gelmezdi!…
Israiloglullarinin azginligini BAKARA suresi cok guzel anlatiyor!….Hz Isa (a.s) sadece inanan 11 kisi degilmiydi!…Ayrica ilk Incil ne zaman yazilmisti?…Yahudi ve Hiristiyan din alimleri uc kurusluk dunya menfaatlari icin ALLAH (C.C) emirlerini degistirmedilermi?…Bak sana sadece bir kac ayet ne der :
Al-iimran, 3/64. De ki: "Ey Kitab ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek,
O'na bir seyi es kosmamak, Allah'a birakip birbirimizi
rab olarak benimsememek uzere, bizimle sizin aranizda
musterek bir soze gelin". Eger yuz cevirirlerse: "Bizim
musluman oldugumuza sahid olun" deyin.
3/65. Ey Kitab ehli! Ibrahim hakkinda nicin
tartisiyorsunuz? Tevrat da, Incil de suphesiz ondan sonra
indirilmistir. Akletmiyor musunuz?
3/66. Siz, hadi bilginiz olan sey uzerinde
tartisanlarsiniz. Ama bilginiz olmayan sey hakkinda nicin
tartisirsiniz. Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
3/67. Ibrahim, yahudi de, hiristiyan da degildi, ama
dogruya yonelen bir muslimdi; puta tapanlardan degildi.
3/68. Dogrusu Ibrahim'e en yakin olanlar, ona uyanlar, bu
peygamber ve inananlardir. Allah inananlarin dostudur.
3/69. Kitab ehlinden bir takimi sizi sapitmak isterler;
oysa kendilerini saptirirlar da farkina varmazlar.
3/70. Ey Kitab ehli! Sizler goz gore gore Allah'in
ayetlerini nicin inkar ediyorsunuz?
3/71. Ey Kitab ehli! Nicin hakki batila karistiriyor ve
bile bile hakki gizliyorsunuz? *
3/72-3. Kitab ehlinden bir takimi soyle dedi: "Inananlara
indirilene gunun basinda inanin, sonunda inkar edin ki,
belki donerler ve dininize uyanlardan baskasina
inanmayin". De ki: "Dogru yol Allah'in yoludur". Ve yine
baskasina da verildigine veya Rabbinizin katinda
Muslumanlarin karsi delil getirip sizi alt edecegine
inanmayin" derler. De ki: "Dogrusu bol nimet Allah'in
elindedir, onu diledigine verir. Allah'in fazli her seyi
kaplar, O her seyi bilir".
3/74. "Rahmetini diledigine tahsis eder, Allah buyuk, bol
nimet sahibidir".
3/75. Kitab ehli arasinda kantarla emanet biraksan onu
sana odeyen ve bir lira emanet etsen, tepesine
dikilmedikce onu sana odemeyen vardir. Bu, onlarin:
"Kitabsizlara karsi uzerimize bir sorumluluk yoktur"
demelerindendir. Onlar bile bile Allah'a karsi yalan
soylemektedirler.
Eger senin dedigin gibi olsaydi bu gun senin Incilin gibi bir kitap olmazmiydi?…
Hadi bakimmm biraz daha incelmeye!… Ayetler 1421 sene oncesini kadar taze olmasi mumkun olabilirmiydi?… Akil sahipleri icin bu sozlerde hikmetlerini anlatiyor!…
Sevgili Haci-Ali senin bu kadar bilgili, bu kadar guclu fikirlerin oldugunu bilmiyordum. Bilseydim yazmazdim. Ama sende ayip ettin, attigim butun palavralari satir satir ortaya cikarip beni mahcup ettin, utandirdin. Oysa anlasilmasin, fark edilmesin diye, ne kadar da ugrasmistim...
Bundan sonra senden SIK SIK yazmani, bizi aydinlatmani rica ediyorum, bu engin ve derin fikirlerden insanlari mahrum etmeye hakkin yok.
OGUZ!... ALAY edecek adam ariyorsan baban sana cok yakin!... Eger Olmayan aklinla bunu dusunuyorsan!...
Senin gibi SIVRI ZEKA sahipleri KUR'AN'inin Orjinal olmadigini iddiasi Havanda su dovmeye benzer!... Eveett!.. KUR’AN Kainaata SUMUL’dur!…Sana bunun ilgli bir kac ornek AYET daha!…O ince kafan alirsa tabii!…
Al-iimran, 3/138. Bu Kuran, insanlara bir aciklama, sakinanlara yol
gosterme ve bir oguttur.
Nur, 4/174. Ey Insanlar! Rabbiniz'den size acik bir delil
geldi, size apacik bir nur, Kuran indirdik
Rum, 30/58. And olsun ki bu Kuran'da insanlar icin her turlu
misali vermisizdir. Bununla beraber, eger sen onlara bir
mucize getirmis olsan, inkar edenler: "Siz ancak batil
seyler ortaya atanlarsiniz" derler.
Ibrahim, 14/52. Bu Kuran, onunla uyarilsinlar ve tek bir Tanri
bulundugunu bilsinler ve akil sahipleri ogut alsinlar
diye insanlara teblig edilmistir
ben yabancı misafirlerime kendi yaptığım şaraplardan veririm.
fermantasyon kısmı biraz zahmetli oluyor.
hava almaması lazım.
nekadar uğraşsakta bi miktar partikül kalıyor.
sevgili gak kardeşim,
bu sorunumu nasıl çözerim. ingiliz misafirlerime mahcup oluyorum.
gak şu sendeki balkan köylerinden birinde yapılmış erik rakısını bana yolla sana iyi kalite kuru et yollayım bosna sancak derneğindeki bir arakadaşım bosnadan getirtmiş valla bira ile cok iyi gider
"Ayetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlar,işte
onlar cehennemliklerdir." (HACC/51)
"İnkar edenler,ceza saati kendilerine ansızın gelene
veya gecesi olmayan günün azabı çatana kadar Kur'an'dan
şüphe etmekte devam ederler" (HACC/55)
İçki adı altında birçok konuyu gündeme getirmişsiniz.
Nesh,Rızk en önemli iki tanesi.
Rızk,helal ve haram olmak üzere iki türlüdür.Mesela,
üzümden sirkede,meyva suyuda yapıp içersin(helal rızk)
Şarapta yaparsın içemezsin(haram rızk).Sığır ve koyun
eti yersin(helal rızk),domuz eti yiyemezsin(haram rızk)
Sadece perşembe akşamları içmiyorlar.
Galiba her zaman haram ama,
Perşembe günleri günah.
Bir de canım çekti kiii!
Bu akşam içiyim anasını satıyım....
Şerefe...