alternatiFORUM | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | TÜRÜK YURT

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

 


  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Hz Ayse?

April 19 2001 at 12:42 AM
Haci  (no login)

 
Hz Muhammed'in genc karisi Ayse'nin yasamini bilen var mi?

 
 Respond to this message   
AuthorReply
Atakuş
(no login)

Biz biliyoruzda sana ne?

April 19 2001, 2:21 AM 

Haci biz biliyoruz bize gerekli. Ama sen ateistsin sana ne neden ilgileniyorsun. Kendi haline bak biraz da.

Gönül dolusu selamlar.

 
 
Haci
(no login)

MERAKLI BIR ATEIST SORUYOR, IYI NIYETLE..

April 19 2001, 3:10 AM 

Sevgili Atakus;

Bana ne garaziniz var?

Oteden beri merak eder dururum...
Biliyorsaniz, bir seyler yazin lutfen..
Kotu bir niyetim yok.
Bendeki merak.. sadece.

Selamlar

Haci

 
 
Atakuş
(no login)

Hah, hah, haaaaaa

April 19 2001, 3:31 AM 

Haci az daha beni masumiyetine inandıracaktın.

Gönül dolusu selamlar.

 
 
HACI
(no login)

Ne kadar kotu kalplisin !

April 19 2001, 3:35 AM 

Ayip, ayip..
Sana hic yakismiyor..

Ben hala ciddiyim..

Istesem, baska kaynaklardan bulurum..

Daha da olmazsa Haci Ali'ye sorarim..

keh keh keh..

 
 
Atakuş
(no login)

Bundan sonra zor cevap alırsın ondanda,

April 19 2001, 3:59 AM 

Evet kötü kalpliyim değilmi? Doğrusunu Allah biliyor. Kaynaklardan okuman daha iyi. Ben yanlış anlatabilirim. Ama sen doğrusunu öğren. Hem sana tembellik yakışmıyor.

Gönül dolusu selamlar.

 
 
HACI _ALI
(no login)

HZ AISE (r.a)

April 19 2001, 5:28 AM 

HACI

Bize cok sayida HADIS-I SERIF'lerin gelisin cok yardimi olmustur!...Ornek Kadinlardan birisidir!...

Selam,Sevgi ve Dua Ile..

 
 
akc
(no login)

Hz Ayşe'nin yaşı

April 19 2001, 9:17 PM 

Bu konuda bir yazı okumuştum.
Netteki adresi: http://www.moslem.org/bbs/messages/983.htm
Fakat bu adres te şu anda NOT FOUND görünüyor.

Okuduğum vakit şu notları tutmuşum:

Ayesha was much older at the time of her marriage.

Her sending off (her nikah) happened either before or during the year of Migration whereas the laws in the Quran concerning marriage and divorce were revealed long after the Migration. It was customary among Arabs of that era getting engaged or finalizing a proposal before marriage just like getting engaged in our time.

Muhammed was made Messenger at 40.
He migrated from Makkah at 53.

His daughter, Fatima, was born nearly 5 years older than Ayesha. Fatima was born when the Quraish were building Kaaba.

The Messenger was then 35 years old.

Fatima died at the age of 30, in 11 A.H. According to Abdullah Bin Alhasan she died at 30. According to Kalbi, she died at 35.

(Alhasan remarks,
'Ask me about MY mother, and ask Kalbi about HIS mother.')

One finds many accounts about Fatima's age at the time of her death. For example, one quotes it as 24; another estimates it at a little over 18. But it appears that the correct estimate is that she was about 30, and that she had been born about 5 years before the Revelation.

Ayesha was born 5 years after Fatima. The Messenger was then 40. It was the year of Revelation.

Ayesha was 10 or 11 years old when she was engaged to Muhammad.

How many years did the Messenger stay in Makkah after the Revelation?

There are varied accounts.
One of these states that when the Revelation descended upon him, he was 43 years old. He stayed at Makkah 10 more years. Thus, it is generally accepted that he stayed there 13 more years.

Taking this into account, one finds that Ayesha was 13 years old during the Migration.

The above details explain that Ayesha was 15 at the time of her marriage if her birthyear is not included. But if it is included, she would be 16.

According to another account, she was 17.
According to still another, she was 19.

------------------

Bir de şu gerçek var:

O zamanlar henüz takvim yoktu.
Muhammed'in, FİL YILI nda doğduğu söylenir, örneğin.
Yemen valisinin Mekke'ye saldırdığı yıl.
Bu durum, insanların yaşını bilmeyi güçleştiriyor.
Aylar değil, yıllar karışıyor.

------------------

Ne dersin Haci?
Barış ile.

 
 
fazıl
(no login)

AYŞE KİMDİR?

April 19 2001, 9:47 PM 

HAKKINDAKİ DEDİKODULAR NEDENİYLE İFTİRAYA MARUZ KALAN FAKAT AYETLE AKLANDIĞI İLERİ SÜRÜLEN, POLİTİKANIN TAM ORTASINDAKİ PEYGAMBER EŞİ KİMDİR?

24/11)O ifki/yalan haberi getirenler,içinizden bir gruptur.Onu sizin için şer sanmayıniAksine o,sizin için bir hayırdır.Onlardan her kişiye o günahtan kazandığı vardır.Onların,günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.
24/12)Onu işittiğinizde,erkek ve kadın müminlerin birbirleri için iyi zanda bulunup, “bu apaçık bir iftiradır”demeleri gerekmez miydi?
24/13)Ona dört tanık getirselerdi ya!Mademki,tanıkları getiremediler,o halde Allah katında tümü yalancıdır.
24/14)Eğer dünya ve ahirette Allah’ın lütfu üzerinizde olmasaydı,içine daldığınız o yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
24/15)O zaman siz ,onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyodunuz ve ağızlarınızla,hakkında hiç bir bilginiz olmayan şeyi söylüyor,üstelik bunu önemsiz sanıyordunuz.Oysaki Allah katında 0,çok büyük bir günahtı.
24/16)Onu duyduğunuzda, “bu konuda söz söylememiz bize yakışmaz;haşa,bu büyük bir iftiradır”demeniz gerekmez miydi?
24/17)Eğer iman sahipleri iseniz,Allah sizi böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz hususunda uyarıyor.
24/18)Allah size ayetleri iyice açıklıyor.Allah Alim’dir,Hakim’dir.

AYETLERİN HADİS DİNİNE GÖRE YORUMU VE AYŞE’YE YAPILAN İFTİRALAR:

Hz.Peygamber zaman zaman sefere çıkarken eşlerinden birini de beraberlerinde götürüyorlardı.Benu Mustalik gazvesinde eşleri Aişe onlara refakat etmişti.Savaş dönüşü,kervan bir yerde konaklamış,herkes ihtiyacını göemek üzere etrafa dağılmıştı.Hz.Aişe gittiği yerde gerdanlığını kaybetniş ve onu ararken kervanı kaçırmıştı.O bineğin üzerinde bir çadır içinde yolculuk yağtığı için,yokluğu farkedilmemiş;neden sonra,kervanın gerisinde gelmekle görevli olan şahıs ile birlikte çıkagelmişti.Bu gecikme ve ve kervana yabancı bir erkekle birlikte gelmesi,fırsat kollayan kötü niyetli insanlar tarafından dedikodu konusu yapılmış,bu dedikodular zamanla Müslüman cemaat arasında yaygınlık kazanmıştı.Bu durum Hz Peygamber ve eşini oldukça üzmüş,yapılan dedikodulara neredeyse Hz Peygamber de inanmaya başlayacakken bu ayetler inmiş ve Hz.Aişe aklanmıştı.İslam tarihinde bu olay ‘İfk’(iftira) olarak bilinir.Ö.Ö/İ.G.Shf.593.29.dipnot.
Bu konuda S.A.Shf.1790,1791,1792,1793,1794,1795,1796,1797,1798,1799’a bakıldığında farklı bir şey görülmez.Aynı tespitlerin yapıldığı görülür.Şimdi S.A’in yazılarından ortaya çıkan bu tespitleri ve devamında da aklımıza takılan soruları sıralayalım.

HADİS DİNİNİN TESPİTLERİ VE SORULARIMIZ:

a)Tespit 1:Peygamber sefere çıktığında Ayşe yanındadır.Peygamber her sefere çıktığında eşlerinden birini yanına alır.
SORU:Peygamberin eşinin birini yanına alması ve günlerce diğer eşlerini erkeksiz bırakması adaletsiz olmaz mı?
SORU:Diğer üst kademe veya alt kademe komutanların ve hatta savaşa giden askerlerin günlerce süren savaşlar boyunca nefisleri kadın çekmez mi?Onlar neden eşlerinden birini yanlarında götürmüyorlar?Savaşa eşi beraber götürme ayrıcalığı sadece Peygambere özgü müdür? Askerinden ayrıcalıklı durumda bulunan peygamber olur mu?
b)Tespit 2:Bilhassa S.A’nın adı geçen eserinde ileri sürdüklerine göre,Ayşe örtülüdür.İçinde kadın taşınan tahteravanda taşınmaktadır.Etrafı tüllerle kaplı olduğu için içerisi görünmemektedir.Sanki o dönemdeki kıral eşleri gibi seyahat etmektedir.Elinde bir yelpazesi eksik.Belki o da var.Bu şekilde seyahat eden bir kadının yanında bir kaç tane kadın kölesi de olur.İhtiyaçlarını kim görecek?Erkek askerler bu şekilde lanse edilen Ayşenin ihtiyaçlarını göremez. Kadın hizmetçinin olması şarttır.
SORU:İnsanlara süs kadını,cinsel zevkleri tatmin etme aracı bir kadın olarak sunulan ve anlatılan Ayşe nasıl olmuştur da Camel Vakası olarak bilinen savaşta ,Ali’ye karşı savaş meydanına devesinin üzerinde dalmıştır?Devesini savaş meydanına sürmüştür?
c)Tespit3:Ayşe küçüktür.Henüz olgunlaşmamıştır.Yaptığı işlerin sonucunu idrak edememektedir.Anlatım sanki Ayşenin hata yapmaya meyilli bir yapıya sahip olduğunun tespitini yapıyor.Bunu da Ayşenin yaşının küçüklüğünden kaynaklandığına bağlıyor. Boynundaki gerdanlığın düşürülmesi ve kervana katılmada geç kalma gibi hatalar Ayşenin yaşının küçük oluşundan kaynaklanıyor.
SORU:Hadi Peygamber akıl edemedi Savaşa giden o kadar insanın içinda bir tane aklı başında bir insan Ayşe denilen küçücük bir kadının eşyalarını kaybedeceğini,kervanın hareketi sırasında yiteceğini belkide bu yolla karşı tarafa esir olacağını akıl edemedi mi?Peygamber bunları düşünemedi mi?
d)Tespit 4:Ayşe yabancı bir memlekette ,ordu istirahat halinde iken yalnız başına tuvalet ihtiyacını görmek üzere ordunun konakladığı yerden hayli uzağa gidiyor.O kadar uzağa gidiyor ki ordu tekrar harekete başladığında sesleri duyamıyor.Oysa aynı Ayşe kendi memleketi olan Medinede güvenlikli bir ortamda tuvalet ihtiyacını gidermek için dışarı çıkarken yanına kadın alıyor.
SORU :Ayşe ne yaptığını bilmeyen aptal bir kadın mı?
e)Tespit 5:Ayşe tuvalet ihtiyacını giderirken gerdanlık düşüyor.Oysa gerek savaşta gerek normal yaşamda diğer kadınların gerdanlıkları düşmüyor.Gerdanlığın düşmesi için Ayşe ne yapmış olabilir?
SORU:Ayetin yorumunda Ayşenin masum olduğu ne kadar savunulursa savunulsun ortaya şöyle bir soru çıkıyor ve insanların böyle düşünmeleri sağlanıyor.Ayşe tuvalet için ordudan ayrıldığında gerdanlığını bir başkasıyla oynaşırken mi düşürdü?Hem ordudan çok uzaklaşması hem de gerdanlığını düşürmesi Ayşenin gayrimeşru bir iş yaptığına karine değil mi?
f)Tespit 6:Ordunun artçısı ile Ayşe aynı devede,Ayşe artçının önünde yani deyim yerindeyse kucağında olarak orduya geliyorlar.(Sanki zamanımızda motorsikletin üzerinde artçı ve önünde Ayşe gibi.)
SORU:Ayşe için hadislere dayanarak böyle bir imaj yaratılırsa Ayşe hakkında kötü düşünmemek mümkün mü?
g)Tespit 7:Peygamber yayılan dedikodular karşısında şaşırıp kalıyor.Toplumu yönetemez bir hale düşüyor.Peygamber hadislerle zavallı bir lider gibi anlatılıyor.Sağa sola akıl danışıyor.
h)Tespit 8:Ayşe günlerce ağlıyor hasta oluyor.
i)Tespit 9:Ayşenin suçsuz olduğu vahiyle kanıtlanıyor.
SORU:Herkes Ayşe değil ki.Başka suçsuzlar suçsuz olduklarını nasıl kanıtlasın.?Hem suçsuzluk nasıl kanıtlanır?Suçluluk kanıtlanır.Bir insanın suçluluğu kanıtlanamazsa o suçsuz sayılır.SUÇSUZLUK KANITLANMAZ.
j)Tespit 10:Ayşe diğer kadınlardan üstün olduğu için kendisinin hakkında vahiy gelmiştir.
SORU:Ayşe diğer kadınlardan neden üstündür?
S.A’e göre hadis dayanaklı CEVAP:Çünkü;1)Peygamber yalnız Ayşeyi kız olarak almıştır.2)Ayşenin anne ve babası hicret etmiştir.3)Cebrail aleyhisselam,Hurayrede Ayşenin kılığında Muhammede görünmüş ve Muhammedin kendisi ile evlenmesini istemiştir.Yani Cebrail Ayşe kılığında Muhammede kur yapmıştır.4)Ayşe ile Muhammed aynı banyo kabında yıkanmıştır. 5)Muhammed Ayşe ile seks yaparken ve Ayşenin üstünde iken Cebrail Muhammede vahiy indirmiştir.6)Muhammed Ayşe ile Şevval ayında nikahlanmıştır.Ve o ayda zifaf olmuştur. 7)Muhammed Ayşenin göğsü üzerinde vefat etmiştir.8)Allah gökten Ayşenin suçsuz olduğuna ilişkin vahiy indirmiştir.9)Muhammed Ayşenin odasına defnedilmiştir.Bu sayılanlar Ayşeyi üstün kılmaktadır.Bunları da Ayşe kendisi hadislerle anlatmaktadır.Yukarda anlatılan tüm saçmalıklar da yirminci yüzyıla S.A.Shf.1799’da taşınmaktadır.

SONUÇ VE DİYECEKLERİMİZ

Yukardaki tespitler bizim değildir.Ancak bu tespitlere inanan ve insanların inanması için çaba sarfeden bir tabaka var.Biz örnek olması için bu tabakanın içerisinde en demokrat ve aydın olanın eserini seçtik.
Yukardaki tespitler çok sayıda soruyu beraberinde getirir.Bu sorulara cevap vermek gerek.Cevabı yine tespit sahipleri vermeli.Ancak tespit sahipleri cevap vermek yerine kendisi gibi düşünmeyenleri anında damgalamak yolunu seçiyorlar.Yada bu tespitlere inanmak önkoşulunu dinin ön koşulu gibi sunuyorlar.Böyle oluncada Muhammed küçük düşürülüyor, Ayşe küçük düşürülüyor ve iftiralara maruz kalıyorlar.Ayşe ve Muhammedi yücelteceğiz diye yerden yere vuruyorlar.Bu işi bilinçli veya bilinçsiz yapıp yapmadıklarını ise Allah bilir.
Örneğin yukardaki tespitlerde ve yorumlarda Ayşe resmen kaçamak yapan bir lider eşi konumuna düşürülmüştür.Üstelik bu durum Ayşeye hadis anlattırılarak yapılmaktadır.Yani Ayşe kendi durumu ile ilgili olarak kendine tanık tutuluyor.Ayşe de öldüğü için tabi sorularımıza cevap veremez.Neticede Ayşeye atılan iftira Ayşenin manevi hatırasında iz olarak kalmaktadır.Halk arasında bir söz vardır; “Çamuru at izi kalır!”diye.Yapılan budur.Ayşeye ve Muhammede iftira atılmaktadır.
Yukardaki satırları okuyan, Ayşenin hafif meşrep bir kadın olduğuna inanıyor.İnanmayanın ise aklında bir soru işareti kalıyor.Bu kadar işi yapan,ordudan çok uzaklara kadar giden,mutad olanın dışında gerdanlığını kumlarda kaybeden sonrada artçının kucağında vede herkesin gözü önünde orduya gelen bir kadın için hafifmeşreb denmezde ne denir?Bu işleri yapan kadın hakkında dedikodu çıkmaz mı?Hele savunma olarak Ayşenin üstün olduğu ve üstünlüğünde S.A/Shf.1789 da sayılanlar olarak gösterilmesi Muhammede ve Ayşeye yapılan iftira ve alaya almanın boyutlarının nasıl had safhada olduğunu gösteriyor.
Yani yukardaki hadis nakilcileri ve bu hadislere dayanarak görüş sergileyenler resmen ve gözümüzün içine baka baka inandığımız İslam dini ve İslam Dininin Peygamberleri ve Muhammed dönemindeki saygın insanlarla alay ediyorlar.Muhammedi aptal bir Peygamber, etrafındaki inanan insanlardan ve eşlerinden biri olan saygın insan Ayşe’yi de kaçamak yapan cahil bir kadın olarak lanse ediyorlar.İnançlı olduğunu iddia eden milyonlarca insanda bu masallara ağızları açık inanıyorlar.
Neden?
Çünkü;Kur’an’ın 96/1 vd ayetlerindeki ilk emri yerine getirmiyorlarda ondan.Bu nedenlede din alanı cahillerin,art niyetlilerin tekeline bırakılıyor.Bırakılınca da şu anda mevcut durum oluşuyor.Mevcut durumdan hoşnut olanlar aynı sistem yaşamaya devam etsinler.Memnun olmayanlar ise hiç olmazsa Kur’an’ın yukardaki ilk emrini yerine getirsinler. Ya da sussunlar.

AYETLERİN BİZE GÖRE YORUMU VE SAYGIN,ÖRNEK İNSAN, ÖRNEK İSLAM KADINI:AYŞE

İSLAM KADININA ÖRNEK OLAN AYŞE KİMDİR?

Ayşe okuması yazması olan bir kadındır.Zeki ve güzeldir.Küçük yaşta Muhammede nikahlanmıştır.Muhammedin ocağında yetişmiş ve terbiye görmüştür. Muhammedin eğitiminden geçmiştir.Nasıl Ali de Muhammedin eğitiminden geçmiş örnek bir İslam erkeği ise Ayşe de İslam Dini eğitimini küçük yaştan itibaren aldığı için örnek İslam kadınıdır.Ali gibi Ayşe de ayetleri ve yorumlarını çok iyi ve isabetli olarak bilmektedir.Diğer bilgisiz erkek ve kadınlara ayetleri ve yorumlarını anlatarak onların da eğitilmelerini ve İslamı anlamalarını sağlama çalışmaları yapmıştır.
Zamanımıza kadar gelen yazılı eseri yoktur.Çünkü Muhammed, kendisinin ölümünden sonra inanan insanların rivayetlerle nakillerle hadis yazmalarını yasaklamıştı.Ayşede bu yasağa uymuş ve rivayete ,nakile dayalı yazılı bir eser vermemiştir.Tıpkı Ali’nin ve diğer inanan insanların da yazılı eser oluşturmadıkları gibi.Hadis rivayet etmedikleri gibi.
Ayşe ayetleri çok iyi ve doğru olarak anladığı ve yorumladığı için ayetlerin kadınlara ne gibi haklar verdiğini de çok iyi idrak etmişti.Zaten o dönemdeki İslam düşüncesini benimsemiş kadınların çoğu kendilerine ne gibi haklar verildiğinin bilincindeydiler.Örneğin hakkını almak için Muhammed ile çekişen onu Allah’a şikayet eden kadın Havle Binti Saleme,hakkında ayet le düzenleme yapılan bir başka kadın;Zeynep ,sadece bir kaçıdır.Kadınlar erkek egemen düzenden bunaldıkları için, haklar için Muhammed ile birlikte ve Muhammed saflarında,ezilenlerle ,kölelerle ,cariyelerle brlikte omuz omıza mücadele etmişlerdi. Muhammedin İslam Dini hareketi ve tarihi aynı zamanda kadınların ve yoksulların, cariyelerin, kölelerin yeni bir düzen kurma hareketidir.Zaten ezilenler arasında bu birlik oluştuğu için tarih sahnesinde İslam düşüncesi bir devlet olarak var olmuştur.Muhammed döneminde kadınlar yaşamın her alanında erkekle beraberdiler.Örneğin,Ehlibeyt komününde Peygamber eşlerinden bazıları yemek pişirirken,Ayşe farklı bir alanda yeteneklerini sergileme imkanı bulmuştu.
Ayşe Muhammedin yanıbaşında 2.adam olma statüsüne gözünü dikmişti.Daha doğrusu şartlar Ayşeyi 2.adamlığa doğru itmiştir.Kendisi Muhammedin her zaman yanıbaşında olduğu için politikanın içindeydi.Devlet işlerinde yetkinleşmişti.Savaşlara dahi gönüllü olarak Muhammed ile birlikte gidiyordu.Kendisini savaştan veya politikadan geri tutmaya erkeklerin gücü yetmiyordu.Çünkü ayetleri yorumlaması nedeniyle hangi haklara sahip olduğunu biliyor ve haklarını sonuna kadar kullanıyordu.Ayrıca kadınların da desteği arkasındaydı.Nitekim haklarını mücadele ederek almış olan kadınlar Ayşenin geri plana atılmasına razı olmazlardı.Zaten iyi bir asker sevk ve idare bilgisi de vardı.Bu nedenle savaşlara Muhammed ile birlikte gidiyordu.O dönem başka kadınlar da savaşa erkeklerle birlikte gidiyorlardı.
Neden?
Çünkü ,gün evde oturup erkeğin savaştan dönmesini bekleyecek gün değildi.Gün ölüm kalım günü idi.Var olma yok olma mücadelesi veriliyordu.Tıpkı kurtuluş savaşı mücadelesinde Anadolu kadınının verdiği mücadelenin bir benzeri mücadele 1400 yıl önce Arabistan çöllerinde veriliyordu.Bir tarafta Muhammedin liderliğindeki ezilen yoksullar,ezilen kadınlar,erkek köleler,kadın cariyeler,okumuş yazmış aydınlar, kısaca İslam düşüncesi ve dini yani aydınlık.Diğer tarafta ise şirk cephesi ve karanlık.Tarihsel hesplaşmalarını yapıyorlardı.İşte böylesi bir ortamda ne Ayşe ne diğer kadınlar savaştan geri duramazlardı.Zaten durmadılar da.Kadınlar,erkekleri ile beraber savaştılar.Öldüler, öldürdüler.
Bu nedenlerle ve bu ortam dolayısıyla Ayşe, her zaman Muhammedin omuz başında oldu.Yine aynı amaç için mücadele eden bie başka örnek insan Ali’de her zaman Muhammedin omuz başında oldu.
Ali’de ayetleri yorumlaması ve hele savaşlardaki cesareti ile İslam toplumu arasında kısa sürede efsaneleşti.Böylece Muhammedin hemen yanıbaşı olma statüsünü temsil eden 2.adamlık için iki insan doğal olarak ortaya çıktı;Ayşe ve Ali.Toplumsal süreç bu iki insanı 2.adamlık statüsüne çıkardı.
Erkekler ,kadınların her alanda kendileri ile birlikte olmasına ilk önce ses çıkarmadılar.Hatta birlikte mücadele hoşlarına bile gitti.Ama İslamiyet düşüncesi ve birlikte mücadele ile erkek egemen toplumda erkeğin egemenliği yıkıldı yerine ortak egemenliğe dayalı bir toplum oluştu.Bu toplumda her şey adil ve İslam kurallarına göreydi.İslam kuralları da baskı ve zulmü yasaklıyordu.Böylece erkek, hür kadınını dövemez,kölesine zulmedemez,yoksulun hakkını çalamaz oldu.İnsanlar birbirine karşı nazik oldular.Hatta yoldaki bir taşı bile başkalarını rahatsız etmesin diye yoldan kaldıran nitelikte olan insanlardan yepyeni bir toplum oluştu.Mescitlerde sorunlar özgürce ve doğrudan katılımla tartışıldı.Kararlar alındı.Kararlar ortak olarak uygulandı.Ancak bu toplumun oluşmasında zararlı çıkan taraf erkekler oldu.Düzenlemeler erkeklerin aleyhine oldu. oldu.Kadın insan olarak görüldü miras verildi.Kadın insan olarak görüldü evlenirken kendisine mehir verildi.Oysa eski düzendeki erkek ,İslam toplumunundakinden çok çok fazla haklara sahipti.
Erkeklerden, gerçekten inananlar ve ayetleri layıkıyla yorumlayanlar yeni düzene ayak uydurdular.Kendi haklarından gönüllü olarak vazgeçtiler.Mü’min insan olma yolunu seçtiler.Eski geleneklerin etkisinden kendini kurtaramayanlar ise isteklerini içlerinde tuttular.Fırsatını bulduklarında yeniden eski düzeni kurmak için beklediler.Çünkü İslam toplumunun baskısı bunların arzularını tatmin etmelerine fırsat vermedi.Yine İslam toplumunun zoruyla müslüman olanlar da menfaatlari gereği, bir müddet konan İslam kurallarına boyun eğer göründüler.Ama ilk fırsatta bu düzeni sarsmak için fırsat kollayarak.
Hür erkeklerin büyük bölümü ise,kölelerin,cariyelerin,yoksulların ve hür kadınların kendileriyle eşit konumlara gelmelerini anlayamadılar,içlerine sindiremediler.Bu nedenle kadınların geri plana çekilmesini savundular.Bu isteklerini açıkça dillendirmediler.Dolaylı olarak başka şeylerle kamufle ederek yaptılar.Çünkü karşılarında Muhammed ve Muhammede inanan az bir grup erkek ve kadın vardı.Bunlar azdılar ama Ehlibeyt komünü üyeleri olmaları nedeniyle örgütlü,inançlı,kararlı ve bu nedenle çok güçlüydüler.Bu insanlar,inanan bir gruptu.Militan bir gruptu ve profesyoneldiler.
Ancak kadınların çok ileri haklar almaları ehlibeyt içinde olan erkekleri dahi rahatsız ediyordu.Hatta zaman zaman erkek olması nedeniyle Muhammed dahi yeni düzende kadınların statüsünün bu derece ileri düzeye ulaşmasından rahatsızlık duymuştur.Ancak ayetleri hatırlayınca Allah’a yönelip tövbe etmiştir. Ayetle konan İslam kuralları Muhammedi dahi bağlayan kurallardı.Muhammed dahi ayetleri değiştiremezdi.Ayetler kendisini ikaz eden nitelikte olsa bile.Nitekim Kur’an içerisinde Muhammedi ikaz eden o kadar çok ayet var ki.Muhammed bunları aynen ,değiştirmeden görevi gereği tebliğ etmiştir.
Hadis dayanaklarına dayanarak,Hadis Dininin varsayımlarından ,Ayşenin örtülü olduğu iddiası tümden yalandır.Ne Ayşe ne de diğer örnek İslam kadınları örtülü değillerdi.Kendi Arap geleneğine göre giyiniyorlardı.İslamiyet, Arapların kadınlarına yeni bir giyim tarzı getirmemiştir.İslamiyet Arapların erkeklerine de yeni bir giyim tarzı getirmemiştir.Araplar İslamiyetten öncede sonrada aynı geleneksel giyim tarzına sahiptiler.Bu nedenle Ayşenin örtülü olduğu iddiası yalandır.
Ayşe diğer kadınlar gibi mescide gidiyor,erkeklerle aynı mekanda bulunuyor,onlarla birlikte tartışıyor,karar alınırken nlarla birlikte oylamaya katılıyor ve yine alınan kararları da erkeklerle beraber uyguluyordu.Savaşa da erkeklerle ve Muhammedin yanıbaşında katılıyordu.Bir taraftanda kendisi okuma yazma bildiği ve ayetleri yorumlama yeteneğine sahip olduğu için İslam toplumunu kadın erkek demeden eğitiyordu.Ali ile 2.Adamlık konusunda zaman zaman karşı karşıya gelmelerine rağmen Ayşe, İslam toplumunun oluşmasında emeği geçenlerin başında gelmekteydi.Daha doğrusu her iskisi de 2.adamlık statüsünde idiler.
Muhammedin ölümü ile Ebubekir,Ömer ve Osman yaş,aşiret reisi olma gibi özelliklerle güçlü durumda bulundukları için 2.adam statüsünü Ali ve Ayşeye kaptırmadılar.Bu üçü ölünce de Ali ve Ayşe karşı karşıya geldiler.Camel olayında iki ordu savaştı.Ordunun birinin başında Ali ,diğerinin başında Ayşe vardı.

AYETLERİN YORUMUNA GİRİŞ

Ayşe olayının ve 24/11 vd maddelerinin yorumuna girmeden önce 24/1,4 ve 6 ayetlerini incelemek istiyoruz.Çünkü bu ayetler inceleyeceğimiz olaya uygulanabilecek olan genel ilkeler koymaktadır.

24/1)Bir suredir,indirdik onu;farz kıldık onu...Ve içinde açık-seçik ayetler indirdik ki,düşünüp ders alabilesiniz..

24 numaralı Nur suresi incelendiğinde o zamana kadar Araplar arasında geçerli olan hukuk kurallarının,gelenek ve göreneklerin değiştirildiği görülür.Bu sure aynı zamanda hem Arapların o dönem ,içinde bulundukları sosyal durumu bize bildirir hem de Muhammed döneminde hangi konularda köklü değişiklikler yapıldığını gösterir.Birinci ayet bu surenin tamamının FARZ olduğunu söylemektedir.Farz demek uyulması mutlak şart olan kural demektir.Farz kurala uyup uymama konusunda insanların taktir yetkisi yoktur.İnsanlar tartışmasız bu kurala itaat edeceklerdir.Zaten biraz öncede belirtildiği gibi, 24 üncü sure Arapların yaşamında köklü değişiklikler getiren kurallar içermektedir.
Kur’an’ın diğer ayetlerinde olduğu gibi bu ayetlerin de açık ve seçik olduğu belirtiliyor.Öyleyse insanlar neden ayetleri anlamıyorlar?
Birinci neden ;tercümelerde hatalar var.
İkinci neden, insanlar kendi öznel düşüncelerine ayetleri uydurmaya çalışıyorlar.Yani ayetler karşısında objektif olamıyorlar.Ayetleri objektif olarak okumuyorlar.Bu nedenle de ayetin ne dediğini anlamıyorlar.Kendi düşüncelerine ayetten destek bulmaya çalışıyorlar.
Üçüncü ve en önemli neden;insanlar okumuyorlar.
Bu nedenlerden dolayı da manevi alanlarını tamamen başkalarına terkediyorlar.Giderekte manevi alanı sanki korkulacak bir alan gibi görmeye başlıyorlar. “Aman bu işlerle fazla uğraşma!Aman fazla derinlere dalma!”gibi uyarıların altında ,bilinmeyen manevi alandan korkma duygusu vardır.Oysa herşey bilinir oldukça güzeldir.İslamiyet Dini de, manevi alan da, Allah da,Muhammed de ve dolayısıyla Ayşe de..
Kur’an ve ayetleri neden herkesin anlaması için açık seçik?Cevap ayette var;düşünüp ders alabilesiniz..diye

NORMAL İSPAT KURALI-AĞIRLAŞTIRILMIŞ İSPAT KURALI

24/4)İffetli kadınlara İFTİRA ATIPDA DÖRT TANIK GETİRMEYENLERE gelince,onlara hemen seksen vuruş vurun. Ve onların tanıklıklarını ebediyyen kabul etmeyin.Onlar fıska batmışların ta kendileridir.
24/5)Bu suçtan sonra tövbe edip iyi hal sergileyenler müstesna.Şu bir gerçekki,Allah Gafurdur,Rahimdir.

Bu ayette iffetli olan bir kadına atılan bir suç vardır.Suç isnadı vardır.
Birine suç işlemesi halinde suç isnadı yapılması normaldir.Aksi halde toplum içerisinde suçlular dolaşır.Bir insan suç işlemişsse yani yasaklanmış bir eylemi yapmışsa onun bu eylemini görenlerin güçleri varsa anında müdahale etmeleri gerekir.Ona suç isnadında bulunmaları gerekir.İslami kurallar ve insanlık kuralları bunu gerektirir.Suç işlendiğini bildiği ve gördüğü halde “Neme lazım”diyerek sıvışmak İslam Dinine(görüşüne) uygun bir davranış değildir.Bu nedenle kendine , “İslam Dinine sahibim diyen her insan suç işlendiğinde ve bu suçu gördüğünde suçluyu korumamalı tam tersi yetkili mercilere suçluyu ihbar edip şahitlik görevini yapmalıdır. Kendine suç isnadı yapılanda yargılanmalıdır.Yargılanma ve aklanma yolu bir hak olarak kullanılmalıdır.
Bu ayette iffetsiz değil, iffetli kadınlara atılan suç isnadından bahsedilmektedir. Demekki toplumda iki çeşit kadın vardır.Birinci grup kadın zaten iffetsiz davranışları alışkanlık haline getirmiştir.Açık olarak toplum tarafından onun iffetsiz yaşadığı bilinmektedir.Bu kadın hakkında iffetsiz yaşıyor veya iffetsiz davranışlarını gördüm diye suç isnadında bulunmak suç teşkil etmez.(Ancak bizim görüşümüze göre suç teşkil edebilmeli.Kadınları iffetli ve iffetsiz diye ayırmak belki 1400 yıl önceki Arap toplumunda olan bir olguydu.Ama artık günümüzde ki insanlar olgunlaşmıştır.İslami ve insanlık değerlerini benimsemiştir.Benimseyenlerin sayısı artmaktadır.Bir davranış suç olarak oluşturuluyorsa suçu işleyenin satatüsü ancak ceza vermede ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olabilir.Bu açıdan iffete aykırı bir suçu ister iffetli isterse iffetsiz kadın işlesin aralarında fark ancak cezaya yönelik olmalıdır.) Ayet iffetli olan kadına atılan suç isnadından bahsetmektedir.Mademki ayet kadına iffetli olmak veya olmamak şeklinde iffet sıfatını yapıştırmış,demekki isnat edilen suçun niteliği toplumun ahlak anlayışının ihlaline yöneliktir.
İffetli kadına suç isnadı yapılınca yani onun iffetsiz olduğu iddia edilince veya iffetsiz bir eylem yaptığı iddia edilince veya bu kadın hakkında gıyabında konuşurken onun iffetsiz olduğu ileri sürülünce ne yapılmak gerekir?
Genel İslami kurallar gereğince yapılması gereken şu ilkeye uygun davranmaktır:HERKES İDDİASINI İSPATLA MÜKELLEFTİR!Bu kural bütün suçlar için geçerli olan normal ispat kuralıdır.
Bu genel ilke uyarınca iffetli veya o zamana kadar iffetli olarak görünen bir kadına da iffetsiz olduğu hakkında bir suç isnat edilince suç isnadında bulunan kişinin yapacağı şey bütün suçlar için uygulanan genel ispat kuralı gereğince İDDİASINI İSPAT ETMEKTİR.Ancak söz konusu iffetli bir kadına iffetsiz olduğu hakkında suç isnadı olunca bu genel ispat kuralı yetmez!
İffetsizlik suçu isnadında bulunan iddiasını nasıl ispat edecektir?
Ayet iddianın nasıl ispat edileceğini de belirtiyor;İDDİA SAHİBİ DÖRT TANIK GETİRECEKTİR!İşte biz,bu dört tanıkla ispatlama kuralına ağırlaştırılmış ispat kuralı diyoruz.
İffetli kadına suç isnat edipte dört tanık getiremeyenler iddialarını ispat edememişler demektir.Birine ispat edemiyeceğin suç isnadında bulunduğun zaman bu isnat başka bir suça dönüşür.Bu suçun adı suç tasniidir.Yani BAŞKASI HAKKINDA SUÇ UYDURMADIR.Halk arasında bu suçun adı İFTİRAdır.
İffetli kadınların iffetine yönelik iftira suçu İslam toplumunda ağır bir ceza ile karşılanmıştır.Bu ceza seksen vuruş ve tanıklıktan mahrumiyettir.Tanıklıktan mahrumiyet toplum içerisinde güvenilirliğin kaybedilmesi anlamına gelir.Günümüz toplumunda kamu haklarından mahrumiyet cezası ile aynı sonuçları doğurmaktadır.Kamu haklarından mahrumiyet cezası almış bir insan da toplum nezdinde güvenilirliği olmayan insan demektir.
24/5 ayeti ise iftira suçunun cezasından kurtulma yollarını anlatmaktadır.

TANIKSIZ ZİNA İSNADI VE İSPATI

24/6)Kendi eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka tanıkları olmayanların herbirinin tanıklığı,kendisinin kesinlikle doğru sözlülerden olduğu hususunda Allah’a yeminden ibaret dört kez tanıklık ikrarıdır.
24/8)İtham edilen eşin,itham eden kocanın kesinlikle yalancılardan olduğuna ilişkin,Allah adına dört kez yemin şeklindeki tanıklığı,ondan cezayı düşürür.

24/6,7,8,9,10 ayetleri özel bir suça ilişkindir.24/4 ayeti genel anlamda iftira ve dedikodu suçlarında uygulanacak yöntemi anlatırken,24/6vd ayetleri özel bir suç olan eşine zina isnadında bulunma ve ispatı yollarını anlatmaktadır.Normal prosedür eşine zina isnadında bulunan kocanın isnat ettiği suçu dört tanıkla ispat etmesidir.Dört tanıkla ispat edemiyor ise bu defa dört tanık yerine ikame olarak Allah adına dört defa yemin etmesi gerekir.Yani Allah’ı tanık olarak göstermesi gerekir.Çünkü Allah kadına isnat edilen suçun gerçekte mevcut olup olmadığını en iyi görendir,bilendir.Eğer kadın suçun mevcut olamadığını aynı yöntemle yani Allah’ı şahit tutarak ispatlarsa kendisine ceza verilmez.Varsa yalancının suçunun cezası Allah’a havale edilir.
24/4 ,6,7,8,9,10 ayetleri kadını koruyan ayetlerdir.Zamanımızdan 1400 yıl önce kadınlara iftira atmak veya zina isnadında bulunmak her erkeğin harcı değildi.Her kadının harcı değildi.Dedikodu etmek dahi mümkün değildi. “Falanca kadın kanaatime göre hafifmeşrep!” diyemezdiniz.Dedikodu edemezdiniz.Sizden hemen dört tanıkla iddianızı ispatlamanız istenirdi.İspatlayamayıp “Benim görüşüm böyle,kanaatime göre”diyemezdiniz.Birine” İffetsiz yaşam sürüyor veya hareketi iffete aykırı!”dediğiniz anda ispatla yükümlüydünüz.İsnadın o kadının yüzüne karşı veya arkasından yapılmış olması sonucu değiştirmezdi.Zaten yüzüne karşı yapılırsa suç isnat edilen kadın sizden iddianızı ispatlamanızı isterdi.İsnat gıyapta yapılmışsa inanlardan biri idianızı ispatlamanızı isterdi.Veya dedikodu isnat edilen kadının kulağına kadar gelmişse kadın dedikoduyu ve kendisi hakkında suç isnadında bulunanın iddiasını ispatlamasını isterdi.İftira ve dedikodu ile kadınları yıpratmak ezmek zulmetmak mümkün değildi.
Bir kadın hakkında suç oluşturacak bir eylemi görenler ya dava açacaklar ve dört tanıkla ispatlayacaklar ya da susacaklardı.Dedikodu ile kadınların iffetine dolaylı yoldan tecavüz mümkün değildi.Kadın bu açılardan koruma altındaydı. Zamanımızdaki mevcut ceza kanunlarında bile kadınları koruyan böyle ilerici hükümler yoktur.
Hele 24/6 vd.maddelerinde düzenlenen zina isnadına ne demeli?Bir koca kendi eşine zina isnadında bulunuyor ve ispatlıyamıyor.Dört şahit getiremiyor.Allah adına dört defa yemin ediyor.Ancak kadın da Allah adına dört defa zinanın olmadığına yemin edince cezadan kurtuluyor.Böylece kadın İslam toplumunda ezilen horlanan ,kaderi erkeğin eline terkedilmiş,kişiliksiz bir varlık olarak değil insan olarak algılanmış ve değer verilmiştir.Kendisi hakkında da koruyucu kurallar konmuştur.
İslamiyetin 1400 yıl önceki kurallarıdır bunlar.Kadın o dönemde koruyucu kuralların altında idi.Erkekler ve geleneksel toplum yeni bir toplum olan İslam toplumunda bu kurallardan dolayı kadını kolay kolay ezemiyorlardı.O dönemin inanan inanmayan insanları İslam toplumunun kurallarının bunlar olduğunu biliyorlardı.Kadınları erkekleri,köleleri cariyeleri kadınlarla ilgili bu kuralların olduğunu biliyorlardı.Bu nedenlerle kimse kadınlara yan gözle bakamıyor ve ispatlayamayacağı suç isnadında bulunamıyordu.Kimse dedikodu yapamıyordu.
Bu kuralları Ayşe’de biliyordu Ali’de.Ebubekir’de biliyordu Ömer’de.Zeynep’te biliyordu azatlı köle Zeyd’de.Bilemeyenlerede o dönemin inanan insanları ve Ehlibeyt komününün inançli profesyonel militanları süreki olarak öğretiyorlardı.Öğretenlerin başında da Ayşe geliyordu.Ayşe hukuk tolumunu savunuyor ve hukukun toplumda kök salması için var gücüyle çalışıyordu.Çünkü hukuk toplumda kök salmazsa kadınlar İslamiyet dönemi öncesinin kötü koşullarına döndürülebilirlerdi.Kadının koruyucu kalkanı olan kurallar etkisizleştirilirse kadın eskiden olduğu gibi yine ikinci sınıf varlık olarak kalırdı.Bu nedenle Ayşenin mücadelesi hem İslamiyetin var olma mücadelesi hem de kadının var olma mücadelesiydi.

AYŞE İLE İLGİLİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN AYETLERİN BİZE GÖRE YORUMU NEDİR?

24/11 ve takibeden ayetlerden anladığımız kadarıyla İslam toplumu içerisinde Muhammede ve eşi Ayşeye yönelik bir dedikodu rüzgarı esiyor.Her ne kadar ayette Ayşenin adı geçmiyorsada biz de dedikodunun gelenekselliği savunanlar gibi Ayşe aleyhine yapıldığını varsayacağız.
Günümüz toplumlarında da devlet başkanları hakkında ve eşleri hakkında halk arasında dedikodu yapılmaktadır.Bunlardan bazıları ispatlanmakta bazıları ise dedikodu olarak kalmaktadır.Günümüzde ABD devlet başkanı hakkında ve Türkiyede Süleyman Demirel ve eşi hakkında sayısız dedikodular ve iddilar yazılmış çizilmiştir.Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve aile üyeleri hakkındaki iddialar,yine eski Cumhurbaşkanlarından Cevdet Sunay hakkındaki iddialar da çok sayıdadır.Halk arasında devlet başkanları ve eşleri hakkında bazı iddilarda bulunulması her toplumda vardır.
Muhammed döneminde ise,Muhammedin devlet başkanı ve Peygamber olması nedeniyle kendisi hakkında dedikodu yapmak olanaksızdı.Çünkü her söylediği kanundu.Olayları her çözmesi yargı kararıydı.Ancak Muhammedin eşlerinden Ayşe de ayetleri çok iyi biliyor ve yorumluyordu.Üstelik ayetlerin gereklerini yerine de getiriyordu.Haklarını kullanıyordu.Mescitteki tartışmalı toplantılara katılıyor,diğer kadınlar gibi askerle beraber savaşa çıkıyor ve askeri sevk ve idare ediyordu.
İslamiyetin ilk dönemlerinde kadınların erkeklerle beraber hayatın her alanında beraber olmaları zorunluluktu.Çünkü ortada var olma veya yok olma mücadelesi veriliyordu.Zamanla kadınların her alanda olmaları yani iktidarı erkeklerle eşit olarak paylaşmaları geleneksel şekilde düşünmeye ve yaşamaya alışmış olan erkeklerin işine gelmedi.Erkeklerden mü’min olmayanlar ama müslüman olanları kadınların iktidardan el çekmeleri taraftarıydı.Kadınların ise bilinçli,okur yazar olanlarının sayısı azdı.İslamiyetin mücadele bayrağı kadın erkek,köle,cariye ve ezilen yoksulların müşterek elinde yükseliyordu . Kadınların kendi özel mücadele bayraklarını tutan bir avuç okumuş aydın kadındı.Bu kadınların başında da Ayşe geliyordu.Kendileri adına mücadelelerinde bayrağı Ayşe taşıyordu.Ayşeye atılan iftira kadın mücadelesinin önünü kesmek ve kadınları iktidardan uzaklaştırmak hareketinin bir parçasıdır.
O dönemde,ortada bir dedikodu dolaşmaktadır.Kadın hareketinin lideri olan Ayşenin iffetsiz bir eylemde bulunduğuna dair.Bu dedikodu nedeniyle Ehlibeyt komünü ve İslam toplumu yönetim sistemi tehdit altındadır.Çünkü şimdiye kadar Muhammedin liderliğindeki Ehlibeyt komünü ve İslam toplumu Mü’min olmayı savunuyorlardı.Mü’min olmak saygın kişi olmaktır.Ahlaklı ve kurallara uygun yaşamaktır.Başkasının ırzına ,namusuna göz dikmemektir. Başkasının aleyhine dedikodu etmemektir.Kuralları Kur’an’da belirtilen hukuk düzeni içinde ve hukukun üstünlüğüne inanarak yaşamaktır.İşte bu ilkeleri savunanların başındaki liderlerinden biri Ayşe iffetsiz bir eylemde bulunmuş olursa bu eylem diğerlerinin savunduğu sistemi zedelemez mi?O zaman İslam olanların teorileri pratiklerine uymaz.Öyleyseİslam toplumunu hazmedemeyenlerin Ayşe hakkında dedikodu çıkartmakta ve bu dedikoduyu körüklemekte sayısız menfaati vardır.İslamı benimsemeyenler Ayşe dedikodusunu alıp İslam aleyhine ustaca kullanmışlardır.
İslam toplumu yapılan yoğun dedikodu kampanyası nedeniyle zaafa uğrama durumuyla karşı karşıya kalmıştı.Bu nedenle topluma ayetle müdahale olmuştur.Yoksa Kur’an’da, Ayşenin veya bir başkasının cinselliği için hiç bir zaman ayetle düzenleme yapılmamıştır.Ne zaman ki toplumun birliği,dirliği tehlikeye girmiş,toplumd zaafiyrt belirtileri başlamış,o zaman ayetle müdahale olmuştur.
Ayşeye ilişkin dedikodu o kadar ekili olarak yayılmıştır ki toplumun çözülme ihtimali ortaya çıkmıştır.Bu ihtimalin ortaya çıkması şer olarak nitelenmeye başlanmıştı.İnanan insanlar umutsuzluğa düşmüşler bu şerrin,belanın nereden nasıl geldiğini ve nasıl bertaraf edileceğini düşünürken ayet teşhisini koymuştur; “Onu sizin için şer sanmayın.Aksine o,sizin için bir hayırdır.” Burada yine evrensel bir kural gündeme getirilmiştir.Her şerde bir hayır gizli olabilir.Ancak şerden ibret ve dersler çıkaranlar için.Şerrin nedenlerini,nasıllarını araştıran bir toplum için.
24/11 ayeti bu kuralı hatırlattıktan sonra şer olan dedikodudan nasıl ders çıkarılacağını açık ve somut olarak anlatıyor.

MÜ’MİN İNSAN NE YAPMALIDIR?

Ayşe veya bir başka iffetli kadın aleyhine bir dedikodu işitince mü’minim diyen erkek ve kadın ne yapmalıdır?

“24/12-Onu işittiğinizde,erkek ve kadın mü’minlerin birbiri için iyi zanda bulunup,bu apaçık bir iftiradır! demeleri gerekmez miydi?”

Ayet bize göre varsayımsal olarak şöyle demektedir;“Yani hem mü’minim diyorsun hemde senin gibi mü’min olan biri aleyhine dedikodu sana aktarılınca susuyorsun!Veya susmakla dedikoduyu onaylıyorsun.Oysa mü’minler birbirine kardeş değilmi?Evet.Kardeşin aleyhine dedikodu yapılıyor ve sen susuyorsun!Bu Yanlış bir tavırdır.Doğru davranış hemen ve anında dedikodu yapana müdahale etmek ve mü’min kardeşin lehine konuşarak iyi zanda bulunmaktır.Dedikoducuya karşıda;”Senin konuştukların apaçık iftiradır!”diyerek onu susturmak şeklinde olmalıdır.Dedikoducu hala Ayşe hakkında iftiraları sürdürüyorsa (günümüz toplumunda da bir başka Ayşe)ona 24/4 ayetindeki evrensel ispat kuralı hatırlatılacaktır.Bu kural gereğince suç isnadında bulunan isnat ettiği suçu dört tanıkla ispat etmelidir.”Bunu anlatılanları o dönemde yaşayan mü’minler bilmektedirler.Ve günlük hayatlarında uygulmaktadırlar veya uygulamaları gerekir.Bilmelerine rağmen neden dedikoduya karşı sessiz kalıyorlar.Sessiz kalmak mü’mine yakışan bir davranış değildir. Demekki bu kural hala mü’min toplum tarafından yeterince anlaşılamamış.İşte bu kuralın anlaşılması ve uygulanmasını sağlamak için Ayşe hakkındaki dedikodu çıkarılması da isabet olmuştur.Böylece Mü’minler 24/4 ayetinde geçen DÖRT TANIKLA İSPATLAMA kuralını iyice idrak edecekler ve kendi yaşamlarında uygulayacaklardır.Bu açıdan şer zannedilen toplumun dedikoduyla sarsılması irdelenir ve doğruya kılavuzlanırsa hayırda olabilir.
24/14 de yine evrensel bir kural hatırlatılıyor.İnsanlara doğru davranış kuralları bildirildiği halde çoğu zaman bu kurallardan sapmaktadırlar.İşte şimdi Ayşe meselesinde de doğru davranış kuralı dört tanık kuralını işletmek iken bunu becerememişler ve dedikoduya tutsak olmuşlardır.Neredeyse dedikodular nedeniyle toplumdaki düzen bozulacaktır.Eğer olaya Allah müdahale edip doğru kuralları hatırlatmasaydı bu kaos ve yaygara içerisinde düzen, yerini düzensizliğe bırakacaktı. İnsanlar birbirinin boğazına sarılacaktı.Böylece bir azapla karşılaşacaklardı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ İSPAT KURALI EVRENSELDİR

24/15 ayetinde de dedikodu suçunun Allah katında ne kadar önemsendiği belirtiliyor.İnsanlar hakkında hiç bir bilgileri olmayan şey hakkında konuşuyor ve yakıştırmalar yapıyorlar.Yaptıkları dedikoduyu önemsiz bir şey yapıyorlarmış ve günahı yokmuş zannediyorlar.Oysa dedikodu toplumun genel ahlak değerlerini törpüleyerek yok eder.insanın dört tanıkla ispatlayamayacağı bir meseleyi başkasına anlatmaması gerek.Herkes iddiasını ispatlayacak durumda olmalıdır.Bu ispatlama illada mahkemede olmaz.İnsan bir başkası hakkında beyanda bulunuyorsa hele başkasının aleyhine konuşuyorsa her konuştuğunu ispat edebilecek durumda olmalıdır. “Ben filancanın yalancısıyım.Komşudan duydum.”gibi gerekçelerle bir başkası aleyhine konuşmak Allah katında büyük günahtır.Başkası aleyhine iffetsizlik isnadında bulunmak için sadece gözle görmek ve kulakla duymakta yetmez.Ayrıca buna ek olarak dört tanığında gözle görmesi ve kulakları ile duymaları gerekir.Biz bu kurala normal ispat kuralını ağırlaştırdığı için AĞIRLAŞTIRILMIŞ İSPAT KURALI diyoruz.
Erkeğin bir başka kadınla iffetsiz ilişki sürdüğünü ispatlamak normal ispat kuralına bağlanmış iken ,kadının bir başka erkekle iffetsiz ilişki kurduğunun ispatı ağırlaştırılmış ispat kuralına bağlanmıştır.Bu kural da kadınların Kur’an tarafından ne kadar büyük bir koruma altına alındığını gösteriyor.
İşte Allah tarafından çok önemsenen iffetsizlik isnadında bulunma dedikodusunu, o dönemde yaşayan İslam toplumu sanki önemsiz bir şeymiş gibi birbirine iletiyorlardı.Oysa Allah bu suça, önemsediğini göstermek için ağırlaştırılmış ispat kuralını bağlamıştır.Ağırlaştırılmış ispat kuralı adam öldürmede dahi yoktur.Yani iffetsizlik dedikodusu suçu adam öldürme suçundan da önemlidir.Bu suç alışkanlık yapar ve toplumun düzeninin bozulmasına yol açar.Ağaca giren kurt gibi toplumu içinden çürütür.
24/16 ayeti yine mü’min insanların dedikoduyu duyduklarında ne yapmalarını ,ne demelerini açıkça belirtiyor.
24/17 ayeti bütün bu anlatılanlara uymaları konusunda Muhammed dönemindeki toplumu uyarıyor ve ayetlerini açıklıyor.Uyarı ve açıklamalarına uymalarını da “Eğer iman sahipleri iseniz” diyerek bu kuralları uygulamayanların inançlı olamıyacakları dolaylı olarak vurgulanıyor.
24/18 ayeti ise ayetlerin açık olduğunu bir kez daha vurguluyor.Gerçekten de görebilenler,okuduğunu anlayabilenler için ayetler çok açıktır. Ancak ayetlere, ön yargı ile yaklaşanlar,hadislerle ayetleri bulandırmaya uğraşanlar için ayetler açık değildir.Birincisinde ön yargılar ikincisinde hadisler ayetlerin üzerinini peçelemiştir.Anlaşılmasını,idrak edilmesini örtmüştür.

24/11 vd. AYETLERİ AYŞEYİ AKLAYAN AYETLER MİDİR?

Hayır bu ayetler Ayşe’yi aklayan ayetler değildir.Ayşe bu ayetler gelince aklanmamıştır.Ayşe zaten suç işlememiştir ki aklansın.Toplumun Ayşe aleyhine dedikodu yapmaları ,Ayşeyi o zaman da kirletememiştir bu zaman da bizim nezdimizde kirletmemiştir.Ayşe örnek ve önder bir islam kadını olarak yaşamış ve mücadele etmiştir.Yaşamı da kadınlara örnektir.Yaşamında kirin zerresi yoktur.Ayetler gelmeseydi dahi yaşamı tertemizdi.
Bu ayetler o dönemde yaşayan kadın-erkek bütün mü’minleri ikaz eden uyaran ve eğitilmelerini sağlayan ayetlerdir.Bu uyarı ayetlerinin muhatabları Muhammed de dahil tüm mü’minlerdir.


 
 
Haci
(no login)

Hz Ayse Uzerine.. Kac Yil Yasadi ve Nerede Oldu Acaba...

April 19 2001, 9:56 PM 

Evet, AKC'nin bulgularina meydan okumak zor. En erken tahmin Aysenin 6 yasinda nisanlandigi ve 9 yasinda gerdege girdigidir.. Oysa bu kolaylikla 9 ve 12 olabilir.. 12 yasinda bir kiz adet gormeye baslayabilir ve cinsel olugunluga ulasma yolundadir.. Ben Turkiye'de bile, daha adet gormeye baslamadan evlendirilen kizlarin oldugunu duydum.. Eskiden tabi.. cok eskiden.. yani 50-60 yil once..
Ben asklinda bu soruyu sorarken, Ayse'nin peygamberle kac yasinda evlendigini tartismak icin degil, Ayse'nin Muhammed'den sonra nasil bir yasam surdugunu ve kac yasinda oldugunu falan ogrenmek istemistim.. Bir ard niyetim yoktu yani.. Belki bazilariniz yanlis anladi veya ben kendimi yeterince belirtemedim..
Tesekkurler akc.. Bir de Ayse'nin sonunu yazarsan cok memnun olacam.
Selamlar
Haci

 
 
HACI _ALI
(no login)

HACIIIIII !....

April 19 2001, 11:39 PM 

HACIIIIII !....

Yaziyi buraya getirisinde ki niyetinin bu oldugu belli idi!... Sen kasitli burada ISLAM'a saldirman sana ne kazandirir?... Sen'den cok akilli oldugunu iddia edenlerin hic birisi bir yere gidememis!... hatta isimleri dahi yok!... Sende onlarin taifesine dahil oluyorsun haber vereyim... Once Hz Peygamber efendimiz (s.a.v) Ilk evlligini hz hatice Annemizle yapmis ve onunla tam 27 sene (Hz Hatice annemiz oluceye dek onunla yasamis) ve baksa bir evlilik yapmamisitir!...

Yani 52 yasina gelince yaptigi evliklilerin hikmetini
senin anlaman icin konuyu butun detaylariyla anlaman gerek!... Bu senin icin mumkun degil!..Cunku senin isine gelmez!... Peygamberler halkasinin son haklasini sahibi olan bu kisi senin benim idi bir insan degildi!...Yani O kainatta son gelen bir PEYGAMBER'i idi!...Ancak bu konuyu akc cok iyi bilir!... Evet Peygamberler her ne kadar insan ise'de onlarin kendinelerine mahsus ozellikleri oldugunu sana anlatmak pek kolay degil!... Belki sana bunu akc anlatirsa anlarsin!... Sana bir sureden ornek vermeden gecmeyecegim : DIKKTLE IZLE!...

9-TEVBE:

1- Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:

2- Bundan böyle yeryüzünde dört ay daha istediğiniz gibi gezip dolaşın. Şunu da bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah kâfirleri mutlaka perişan edecektir.

Sen aklinla bu buyuk peygamberle alayami kalkarsin?...
Sasarim senin bu haline!.... ;( ALLAH (C.C) seni ISLAH ede...

Selam,Sevgi ve Dua Ile..

 
 
HACI
(no login)

ALLAH MUSLUMANLARI VE ATEISTLERI SENIN SERRINDEN KORUSUN..

April 20 2001, 12:03 AM 

Haci Ali;
Senin icin bir tek temennim var.

Allah akil fikir versin..
Allah iz'an versin..
Allah anlayis versin..

Cok mu oldu? Ben bir tek dedim ama, uc temenni cikmis agzimdan..

Yahu ne kotu kalpli, dusuncesiz, anlayissiz bir adamsin..
Ben bundan daha acik nasil yazabilirim Ayse hakkinda bazi ayrintilari bilmek istedigimi?.. Ben daha nasil gosterebilirim iyi niyetimi?.. Eger kotuluk yapacak olsam, senin gibi kivirmam.. Geciririm.. sonuna kadar. Anlarsin iyilik mi yaptigimi, kotuluk mu? Supheye yer birakmam..

Sana bir temenni daha.

Allah esine sabir versin, hala seninle yasiyorsa..

 
 
dilemma
(no login)

Hz. Aise

April 20 2001, 8:14 PM 

Hz. Aise, Ebu Bekir`in kizidir. Annesi Ümmü Ruman binti Amir`dir. Hz Aise "Siddika" lakabiyla meshurdur. "Ümmü-ül-Mü`minin” ve “Ümmü Abdullah” künyeleriyle bilinir. Bazi tahminlere göre hicretten sekiz sene önce 614`te Mekke-i mükerreme`de dogdu. Hz. Aise`nin dogum tarihi hakkinda cok cesitli rivayetler vardir. Yukarida verilen rakam, diger tarihi olaylarla karsilastirildiginda inandirici olmamaktadir. Bircok Islam aliminin ileri sürdügü, Hz. Aise`nin evlendiginde 9 yasinda oldugu yolundaki iddialar, Hz. Aise`nin peygamberle evlendiginde okur yazar ve son derece akl-i selim bir hanim oldugu gercegi göz önüne alindiginda tutarsiz ve zayif kalmaktadirlar. Nitekim Hz. Aise evlendikten kisa bir süre sonra oglu Abdullah`i(Abdullah ne yazik ki yasamamistir) dünyaya getirmistir. Dokuz yasinda bir cocugun, cocuk dünyaya getirmesi nasil aciklanabilir? Ayrica, Hz. Aise sanildigi gibi güzelligi ile degil; kivrak zekasi, olgunlugu, güclü hafizasi ve hazir cevapligi ile peygamberin kalbini kazanmistir.

Hz. Aise Fikih ilminin kurucularindandir. Kadinlara ait dini hükümlerin cogu Aise kaynaklidir. Yasadigi devrin belli basli alimlerinden ve fukaha-i seb`a dan gösterilir. Hz. Peygamberin elinde yetismekle birlikte, bircok konuda onunla fikir alis verislerinde bulundugu olmustur. Peygamberin onun hakkinda “Senin beni sevindirdigin gibi, ben seni sevindiremedim.” dedigi bildirilir. Peygamber efendimiz, hanimlari arasinda yalnizca Hz. Aise ile hicbir zorlayici sebep olmaksizin, yalnizca kendi rizasi ve tercihi ile evlenmistir. O´na karsi besledigi derin muhabbet ve gösterdigi ilgi, son nefesini de O´nun dizlerinde vermesini, O`nun kollari ve yasli bakislari arasinda ahirete intikal etmesini saglamistir. Peygamberimiz, Mescid-i Nebinin yaninda, Hz. Aise`nin odasinda vefat etmis ve oraya gömülmüstür. Aise, peygamberin kabri yaninda kendisi icin ayrilan yeri, Hz. Ömer`in ölümü üzerine ona devretmistir. Kendisi 677 yilinda Medine`de vefat etmis ve Cennetü`l Baki Kabristanina defnedilmistir.


“Aise, Cennette de benim zevcemdir.”
Hz. Muhammed

Resulullah`a en cok kimi seviyorsunuz? diye sorulunca; “Aise`yi!” buyurdu. Erkeklerden kimi seviyorsunuz? denilince; “Aise`nin babasini” diye cevap verdi.


 
 
HACI
(no login)

SICAK BIR ASK HIKAYESI..

April 20 2001, 9:56 PM 

Tesekkurler Dilemma;
Bir kac musluman bozuntusu tarafindan kabaca terslendikten sonra senden bu sicak iletiyi ve aradigim bilgileri almam beni mutehassis etti..
Iletinin iceriginden Muhammed ile Ayse'nin birbirlerine asik bir cift olduklari sonucunu cikarmamaya olanak yok... Kimbilir, bu beraberligin yasandigi kisa ama, tatli ask oykusu, her ikisinin de paylastigi ne kadar cok degerli anilarla suslenmistir..
Ozellikle Muhammed'in, Ayse'nin odasinda ve belki de kollarinda olmesi oykuye oldukca ilginc bir romantisizm katiyor..
Aralarinda benim de oldugum bir cok kisinin belki de sorumsuzca elestirdigi bir evliligi, ask, sevgi ve saygi duygularini da icerdigini ihsas ederek, kibar bir sekilde nakledebildigin icin seni tebrik ederim..

Haci

 
 
Atakuş
(no login)

Hacı tam bir sosyopat gibi davranıyorsun.

April 21 2001, 12:16 AM 

Şimdide aşk hikayesi için timsah gözyaşları,

Hem bizlere müslüman bozuntusu diyorsun. elindeki cetvelle ölçtün herhalde, hem de Allah'tan bize akıl fikir vermesini diliyorsun.

Ben merak ediyorum. Bizim inandığımız Allah'tan mı istiyorsun bu dileğinin olmasını yoksa senin inanmadığın Allah'tan mı?

Ben de İnandığım Alemlerin Rabbi olan Allah'tan sana ve senin gibilere hidayet ihsan etmesini ve sizi doğru yola iletmesini diliyorum.

Gönül dolusu selamlar.

 
 
Haci
(no login)

HACI'YA GORE ASK, ATAKUSA GORE SEHVET..

April 21 2001, 12:40 AM 

Sevgili Atakus;
Simdi de sosyopat olduk..
Size de yaranilmiyor ki..
Benim adima Allah'a yalvarip duruyorsun ve bana hidayet bagislamasini istiyorsun..
Belki de dualarin tuttu... Hic dusundun mu?
Ben dogru yola dondum.. keh keh keh....
Hem sen ne anlarsin askdan, ask hikayelerinden.. Kur'andan dogru durust anlamiyorsun.. Muhammedin Ayse'ye duydugu aski nasil anlayacaksin!!! Hele Ayse'nin Muhammed'e duydugu sevgiyi, aski, hic...
Aslinda cesitli kaynaklar acikca Ayse'nin Muhammed'e asik oldugunu gosteriyor.. Kur'an bile....
Anlamadigin ve belli ki tadmadigin duygulardan hic bahsetme..
Belki sen de digerleri gibi onun ask degil, sehvet olduguna inaniyorsun.. kimbilir?..
Ben eski dusundugum gibi dusunmuyorum artik.. Muhammed'in Ayse'ye asik olduguna inaniyorum.. Ayse'nin de Muhammed'e..
Sizlerin ise birer musluman bozuntusu oldugunda hic kuskum yok.. Elimde tonla delil bile var... Eski yazilariniz.. keh keh keh....
Umarim kirli cikilarin ortaya cikmasini istemezsiniz..

Selamlar;
Haci

 
 
Atakuş
(no login)

Çok hızlısın,

April 21 2001, 12:53 AM 

Eğer aşk'ı anlasa idin Allah'a inanır ona ve resulüne bu iftiraları atmazdın.

Hodri Meydan benim mazim temiz. Dün söylediklerimin bu günde sahibiyim. Ben kimseye sen dahil küfür etmem küfür üzre olmaktan Allah'a sığınırım.

Kafalarda soru işareti bırakmaya çalışma. Elinde olanı koy ortaya.

Gönül dolusu selamlar.


 
 
Haci
(no login)

HIZLIYIMDIR...

April 21 2001, 1:12 AM 

Sevgili Atakus..

Kimsenin kirli camasirlari ile ilgilenmem.. Senin de Gak'in ortaya koydugu gibi, tonla kirlin var gibi ama, beni ilgilendirmez. Ben saka olarak bahsetmistim. Seni ve kimseyi mahcup etmek istemem.. Saibe altinda kalmaman icin olmadiklarini kabul edelim..
Ama bazi tarihsel gercekleri, muslumanliga kuvvetle inananlarin yeterince degerlendirebildigini sanmiyorum... Bazi konularda tutucu oluyorlar, nedense. Anlayabiliyorum aslinda. Cunku bazan sorun seksualiteye dokuluyor. Muhammed'in, karilarinin ve digerlerin cinselligi ile ilgileniyor. Aslinda onlar Kur'anda bile geciyor.... Boyle zamanlarda muslumanlardan hayir gelmiyor. Hristiyanlar ise, tumuyle guvenilmez.. Cunku onlar konuyu suistimal ediyor.. Ortada ateistlerden baska tarafsiz kalmiyor. Ister begen, ister begenme.. Bize muhtac tarih.. hatta sizler.. Dinsel olaylara degisik ve ateist bir acidan bakmak gerekiyor..
Ben de arada bir oyle davraniyorum...
Evet, tekrarliyorum, buradan bir ask hikayesi gibi duruyor.
Selamlar

 
 
hegel
(no login)

masum bir aşk hikayesi...???

April 21 2001, 1:27 AM 

50 küsur yaşında bir erkek le 9 yaşlarındaki(hadi 12 olsun ,ne farkedecekse) bir ilişkiyi romeo ve julyet hikayesi yaptınız ya,helal olsun.Bu konuyu tartışmanın ben doğru bir şekil olduğunu sanmıyorum.Eğer Muhammed aleyhine bir kanaat oluşturmaksa amaç,biraz belden aşağı vurmak olur ayıptır,ve inanan insanların duygularını rencide etmek olur.Eğer bunda bir hikmet,bir güzellik,olumluluk,doğrulanma amaçlanıyorsa büyük hata yapılır!.Akıllı olmak gerek akıllı!!!
Daha 'lolita' bile olmayan yaştaki bir kız çocuğuna yan gözle bir baksın herhangi bir 50 küsur yaşındaki insan dünyanın medeni ülkelerinde,hatta ülkemizde bile nasıl tepki alır..
Bunun tartışmasının yapılması yanlıştır.
O zamanki gelenek ve görenekler bu tür evlilikleri onaylıyormuş.Muhammedden öncede bu tür evlilikler oluyormuş ki Muhammed de bu tür bir evliliği yapmakta bir beis görmemiş ve ebubekirde yine kızını vermekte bir sakınca görmemiş ve yine toplum bunu tuhaf karşılamamış.Demekki o dönemde bu tip evlilikler normalmiş.Hiç bir kaynakta hadiste,Muhammedin düşmanları olan kureyşlilerin bu olayı bahane ederek Muhammede saldırdıklarını,aleyhine propaganda yaptıklarını okumadım. Ve herhalde bu normal karşılandığı içindir ki Kuranda bu konuda hiçbir ayet yoktur bildiğim kadarıyla.Gerdanlıkla ilgili ayet varken,bunla ilgiliş ayet olmamasıda bunun toplum tarafından normal kabul edildiğininde delilidir diye düşünüyorum.
Ama zaman değişir,herşey değişir.
Zamanımızda ve insanlığın ulaştığı bu süreçte ve günümüz anlayış ve bilgileriyle kimse abes aşk hikayeleri uydurmasın.

 
 
Haci
(no login)

Biraz Daha Anlayis Goster.. veya Genc Sevgili Bul...

April 21 2001, 1:45 AM 

Sevgili Hegel;
Senin de askdan hic anlamadigin belli oluyor..
Yahu, bu ask oyunu bundan 1400 yil once oynanmis. Belki de insanligin ilk ask oykusu.. Yas o kadar onemli mi? Abartiyorsun bu isi.. Gunumuzde bile yasaniyor bu tur asklar... inan bana.. Kimse Ayse'nin yasinin 12 oldugunu bilmiyorki, 14 de olabilir, 15 de, hatta 19'da... O cagda bir yas bile cok farkeder... Sana bir sir vereyim.. Aman kimse duymasin.. Ben Turkiye'de daha kanamaya baslamadan evlendirilen kizlarin varligini biliyorum demistim ya.. O kizlardan biri benim anne annemdir.. Yasli bir adamla evlendirilmistir.. Dedemi hic bilmem.. Ben dogmadan cok once olmustur..
Sosyal olgulari yasandiklari cagin anlayisi icinde degerlendirmek gerekir. Asklari da..
Aslinda sen oyle degerlendirmissin ama, nedense Ayse'ye gelip takiliyorsun.. Ben artik takilmiyorum..
Selamlar
Haci

 
 
 
< Previous Page 1 2 3 4 5 Next >
  Respond to this message   
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  
Create your own forum at Network54
 Copyright © 1999-2014 Network54. All rights reserved.   Terms of Use   Privacy Statement  

TÜRÜK YURT | kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2012

rss