YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

islam ve tasavvuf

May 25 2001 at 1:44 PM
emre  (no login)
from IP address 62.248.36.2

merhabalar.bence tasavvuf bir çok yönüyle islama taban tabana zıt bir felsefedir.ve kaynağının uzakdoğu mistizmi olduğundan kuşkum yok.şimdi bu zıtlıkları madde madde sayacak olursak
1-Kuran'da insanların dünya nimetlerinden bol bol yararlanılması istenir, haram kılınanların dışındaki nimetlerin insanların hizmetine sunulduğu belirtilir.sufiler ise dünya nimetlerine karşı mesafelidir ve iğrelti olarak görürler.hatta bazıları bunu cennet nimetlerini bile küçümsemeye ve istememeye kadar götürürler.
2-Kuran'da maddi zenginlik fakirlikten üstün tutulur ve manevi refahın yanında insanların maddi refahı da hedeflenir.buna karşılk sufiler Kuran'ın tam tersine fakirliği zenginliğe üstün tutarlar.Kuran'da davut ve süleyman peygamberlerin maddi refah dolu yaşamları övgüyle bahsedilirken sufiler buna karşılık bazı uydurma hadisleri örnek göstererek sefilliği överler.
3-Kuran'da insanın hem bu dünya da hem de öbür dünya da iyiliği,sağlığı ve mutluluğu hedeflenir.Kuran'a göre bu kurtulmuşlar hem bu dünyada hem diğerinde üzülmeyecekler,galip gelecekler günahkarlar ise hem bu dünyada hem de ahiret de ızdırap ve sıkıntı içerisinde olacaklardır.ama sufilere göre insan tekamül için dünyaya gelmiştir.onun için bu dünyada sıkıntı çekenler olgunlaşacak ve sıkıntı çekmeyenler olgunlaşamıyacağından ziyanda olacaktır.
4-kuran insanın hem ibadetlerinde hem de yaşantısının bütün alanlarında rahatını ve konforunu hedefler ve kolaylığı emreder.buna karşılık sufiler tekamüle inandıkları için zorluğu seçerler.halbuki kuran'da Allah'ın kulları için kolaylığı istediği buna karşılk şeytanın insanların zorluk çekmesini istediği açık bir şekilde belirtilir.
5-Kuran'da ruh ve beden birbirinin tamamlayacısıdır.ama sufiler aşırı bir ruhçu anlayışla insanın aslında ruhtan ibaret olduğunu iddia etmekte ve bazıları bu işi iyice ileri götürerek ahiret yaşantısının sadece ruhla olacağını dahi söyleyebilmektedir.halbuki Kuran'a göre ruh ve beden bir araya gelince insan diridir ve ahiret yaşantısı da kesinlikle ruh ve beden birlikteliğinde olacaktır.
6-kuran'da ruhbanlık yasaktır.tasavvufta ise ise tarikat şeyhleri vardır ve bazı tarikatlarca bu şeyhlerin insanüstü özelliklerin olduğuna inanılır.hatta bu ruhban sınıfından vazgeçtim tasavvufta tüm insanların ruhban olunmasına,ruhani bir yaşamın benimsenmesine çalışılır.
7-Kuran'da insanların baştan hatayı işlemiyenlerin yani sürekli imanlı olanların günahdan sakınanların daha üstün olduğu vurgulanılır.buna karşılık tasavvufta günah işleyip bunun neticesinde çeşitli belalara maruz kalan ve sonradan tövbe edenlerin acı çektiklerinden dolayı üstün olduğuna inanılır.halbuki kuranda baştan günahtan sakınarak doğru yol üzerinde olanların üstün olduğu açıkça belirtilir.
8-Kuran'da reenkarnasyon yoktur ama bazı sufiler reenkarnasyona inanmakta veya açık kapı bırakmaktadır.
9-Kuran'da ölülerin bizi duyamıyacağı ,duysalar bile cevap veremiyecekleri belirtilir.buna karşılık bazı sufiler ruh çağırma seansları düzenlenmekte ve ruhlarla iletişim içine girdiklerini sanmaktadırlar.ama Kuran'da bunun olamıyacağı belirtilmiş ancak cinlerin insanları saptırmak amacıyla insanla iletişim içine girebileceği belirtilmiştir.
10-sufiler Kuran'daki zikiri uzakdoğu meditasyonları şekline çevirmiştir.ve meditasyon deneyimlerinde yaşadıkları evrenle bir olma duygusunu Allah'la bir olmak olarak algılamaktadırlar ve Allah'la bir olup bütünlük içine girdiklerini sanmaktadırlar.halbuki islamda yani gerçek islam da asla böyle bir şey yoktur.yani vahdeti vücud yoktur.
11-bazı sufilere göre evren Allah'tır.fakat Kuran'a göre evren Allah'ın yarattığı bir varlıktan başka bir şey değildir.
şimdilik bu kadar bu konudaki görüşlerinizi bekliyorum .teşekkürler




 
 Respond to this message   
AuthorReply
HACI
(no login)
152.163.195.181

TASAVVUF HER TURLU INANISLA BAGDASIR...

May 25 2001, 3:48 PM 

Cok guzel yazmissin Emre Kardes ama, sen iki farkli kavrami karsilastiriyorsun.. Biri din, digeri ruhsallik, mistisizm..
Her ne kadar Kur'an dunya nimetlerinden yararlanin diyor ama, yaranmakla yukumlusunuz, yararlanmaya mecbursunuz demiyor.. Ruhdan anladiginiz anlamda bahsetmiyor belki ama, inanmanizi yasaklamiyor. Gunah isleyip, sonunda gercegi gorenler makbul tutulabilir sufizmde ama, Kur'an bunun aksini iddia etmiyor. Ayni seyleri digerlerini de icine alacak sekilde genisletebiliriz.. Kur'an bende yazilanlardan baska sey ogrenmeyin, yapmayin, denemeyin, dusunmeyin demiyor ki.... guzel kardesim.. Sufizim ozel olarak yasaklanmamis ki.. Bir din olsaydi hakliydin.. Ama bir gorus acisi.. Yasama bakis sekli, hatta yasam sekli bu tasavvuf dedigimiz ruhsallik... Ama oylesine benign ve insancil bir yasam sekli ki, her turlu insansal etkinlige mudahale eden Islam'la bile bagdasmamasi icin hic bir neden goremiyorum.. Sufizm bence her dinle, hatta dinsizlikle bile, bagdasmali..
Selamlar
Haci

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 25 2001, 4:07 PM 

sevgili haci
Kuran kesinlikle günah işleyip de sonrdan tövbe edenin en baştan Allah'tan korkarak o günahtan hep uzak kalmışın gerisinde tutuyor.bu konuda ayetler var.ama bu demek değildir ki tövbe edenin günahı bağışlanmıyacak tam tersine bağışlanacağı söyleniyor.ama sufismde hata yapıp ta sonradan tövbe edenin daha üstün olduğu söyleniyor ama Kuran'da bu tam tersidir.ama bunun dışında tövbe eden kişi yapacağı güzel davranışlarla ,işleyeceği hayırlarla çok üstün bir konuma gelebilir o başka bir şey.benim demek istediğim günah işlemenin insana hiç bir şekilde avantaj sağlıyamayacağının tam tersine insana zarardan başka bir şey getirmeyeceğinin Kuran'da belirtilmiş olmasıdır.
diğer konuya gelince eğer tasavvuf adına inanılan veya yapılan şeyler islama tamamen tersse o ters kısımlarını Kuran yasaklar.dünya nimetlerine sırt çevirmek ,kendine zulmetmek(ve diğer canlılara tabii),ruhbanlık kesinlikle yasaklanmıştır.bir kere Kuran'da sebepsiz yere insanların yakın akrabalarıyla ilişkisini kesmek yasaktır.ama görüyoruz ki bazı sufiler kendisini yalnızlığa vererek anne ve babasıyla dahi ilişkisini kesmektedir.

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.60.175

Bir ateistten emreye din dersi bravo,

May 27 2001, 3:48 AM 

Sevgili emre,
nick'ini neden emre olarak seçtin,Yunus Emreyi çağrıştırıyor ama malesef.

Haci nin söylediklerine ilave olarak;
"Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz biz sizi helak eder yerine günah işleyen ancak tövbe eden bir kavim getirirdik" meailindeki ayeti yokmu kabul ediyorsunuz.

İnsan nefsi ile kaimdir. Nefiste günah işlemeye meyillidir. Eğer insan hiç günah işlemeyecek olsaydı ki bu mümkün değildir. Melek olurdu. İnsan olma özelliği ortadan kalkardı.

Zenginlik konusuna gelince yanlış algılamışsın. İslam zenginliği bütün insanlığın refahı için istemektedir. Tasavvufta buna karşı değildir. İnsanın zengin olabilmesi dünya nimetlerini sadece kendi şahsında toplaması anlamına geldiğine göre bunun islama uygun tarafı olamaz. Eğer elindeki imkanı diğerleri ile paylaşır stokçuluğa ve birktirme yoluna gitmezsen nasıl zengin olunabilirki.
Sufiler de ellerindeki imkanı diğerleriyle paylaşmayı öngördüklerinden zengin olma kavramına karşı çıkmışlardır.Yani stokçuluk ve biriktirme yapmamışlardır.
HZ Ebubekir İslamdan önce Mekkenin en zenginlerinden olmasına ragmen vefatında Beyt-ül Mal'e ait olan deve ve hizmetçisini bile geri iade ederek hiç bir şeyi olmadan vefat etmiştir.
Mal ve mülk eğer diğer insanlara faydalı olabiliyorsa gereklidir.

Bir şey hakkında fikir yürütürken önce bilgi sahibi olunmalı.

Tasavvufu bilmeden ruh çağırıyorlar gibi söylemlerde bulunmak çok yanlıştır. Bir topluluğun arasına katılmadan onlar gibi yaşamadan onlar gibi düşünmeden bu tür yaklaşımlarda bulunmak sadece su-i zan dır.

En azından Mevlevilerin Şeb-i Aruz Törenlerini izlemişsindir. Ben orada ruh çağırıldığını göremedim. Şayet çağırdılarsa bile gelen ruha rastlamadım. Nereden çıkarıyorsunuz bunları anlamak mümkün değil.

Gönül dolusu selamlar.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 27 2001, 12:40 PM 

sevgili atakuş
birincisi benim adım emre olduğu için bu niki yazdım.ikincisi cahil ve bilgisiz olan sensin.o söylediğin ayet değil hadistir.bunu bile karıştırıyorsun çok yazık.bildiğin üzere hadisler yanlış veya uydurma olabilir ama güvenilir olan ayetlerdir.ve senin söyledeiğin de uydurma hadisten başka birşey değildir.Kuran ayetlerine gelince eğer günah işlemezseniz sizi yok ederiz demez.tam tersine günahkar olursanız sizi yokederiz der.zaten yok edilen kavimleri okursan hep işlenen günah sonucu olduğunu görürsün.bu örnek bile tasavvufun islama nasıl ters düştüğüne iyi örnektir.sakın bir daha hadisle ayeti karıştırma
ikinci konuya gelince artık haci de bana hak verdi ve benim gibi düşünüyor biraz zahmet edip bilim köşesine bakarsan bunu görürsün.üçüncüsü yani ruh çağırma işine gelince dikkat edersen bazı sufiler dedim hepsi çağırır veya inanır demedim.ruh çağıran ve celse düzenleyen sufilerin kitaplarını bile okudum bu konu da da yanlışsın yani.
son konuya gelince sufilerin büyük çoğunluğu zenginliğe komfora ve rahata karşıdır.böyle bir yaşamın tekamülü durduğuna ve kötü olduğuna inanırlar.ama nakşibendi tarikatı gibi bazı istisna sufiler vardır.nakşibendiler tıpkı Kuranda olduğu gibi zenginliği överler.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

cevabımın devamı

May 27 2001, 4:37 PM 

sevgili atakuş islamda tefecilik ve haram yollarla servet kazanma tabii ki haramdır.ama pek çok helal yolla zengin olunabilir.zaten biraz Kuran okuduysan hz süleyman peygamberin tüm zamanların en zengin insanı olduğunu görürsün.keza davut peygamber ve peygamber efendimiz hz. Muhammed de helal zenginliğe iyi örneklerdir.paylaşma konusuna gelince islam savurganlık ve cimrilik arasında orta yolu benimsememizi ister.elimizdekini saçıp savurmayı paylaşmak için olsa dahi yasaklar.tabii sen tasavvufu benimsemiş biri olarak helal yoldan zengin olunamıyacağı gibi bir safsata oluşturmuşsun hayalinde.hayır islam kesinlikle zenginlik dinidir.bu toplum refahı olduğu gibi bireyin de refahıdır ve kesinlikle Kuran servet biriktirme miktarında bir kısıtlama getirmez.Kuran yalnızca insanın stokculuk yapmasını yasaklar.yoksa servet biriktirmesini veya zenginleşmesini değil.ama biriktirilen servetin zekatının verilmesini,cimrilik yapılmamasını ve yatırım yaparak hem toplumun hem de kendisinin refahının artmasını ister.

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.251

Para, Mal, Servet Kıymettir ve İnsanların hakkı ve emeği vardır

May 27 2001, 7:58 PM 

Zenginler en çok günahkarlık ve vebal üzerindedir
Zenginliği övenlerin Piri Muyaviye'dir
Özallar da "Zenginleri sevenler"dendir.
Nakşibendiler de zenginliğe önem veriyorlar ve kendi kendilerini tevillerle haklı çıkarmağa çalışmıyorlar mı


43(63.):5 - Siz haddi aşan bir kavim oldunuz diye Kur'an'ı size göndermekten vaz mı geçelim?
43(63.):6 - Biz öncekilere de nice peygamberler göndermiştik.
43(63.):7 - Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı. EHYM

45(65.):27 - Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Kıyâmetin kapacağı gün var ya, işte o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşecekler.
45(65.):28 - O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağırılır, onlara: "Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.
45(65.):29 - İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarnızı hep kaydediyorduk." (denir).
45(65.):30 - İman edip iyi işler yapanlara gelince; Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur.
45(65.):31 - Ama kâfirlere gelince; onlara da denilir ki; "Size âyetlerim okunmadı mı? Siz büyüklük tasladınız ve günah işleyen bir kavim oldunuz değil mi?
45(65.):32 - Allah'ın vaadi gerçektir. "O kıyâmetin geleceğinde şüphe yoktur." denildiğinde "Kıyamet nedir bilmiyoruz." Yalnız bir zandan ibârettir sanıyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz.
45(65.):33 - Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi. EHYM

47(99.):36 - Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.
47(99.):37 - Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
47(99.):38 - İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar. EHYM

7(39.):153. Günahlar işlendikten sonra tövbe ile iman edenlere gelince, o tövbe imandan sonra Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
7(39.):154. Öfke, Musa'yı rahat bırakınca, levhaları aldı. Onlardaki yazıda, yalnız Rableri karşısında ürperenler için bir rahmet ve bir kılavuz vardı.
7(39.):155. Musa, bizimle buluşma vakti için toplumundan yetmiş adam seçti. Şiddetli sarsıntı onları yakalayınca Musa şöyle dedi: "Rabbim, dileseydin, onları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıkları yüzünden biz helak mı edeceksin? Bu iş senin imtihanından başka birşey değildir. Onunla dilediğini şaşırtır, dilediğine yol gösterirsin. Sen bizim Veli'mizsin. O halde affet bizi, acı bize. Sen affedenlerin en hayırlısısın."
7(39.):156. "Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette. Dönüp dolaşıp sana geldik." Buyurdu ki: "Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu; sakınıp korunanlara, zekatı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım." YNÖM

7(39.):164. İçlerinden bir topluluk şöyle dedi: "Allah'ın helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azaplandıracağı bir topluma ne diye öğüt verip duruyorsunuz? Dediler ki: "Rabbinize karşı bir mazeret olsun diye ve bir de korunup sakınırlar ümidiyle."
7(39.):165. Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulme sapanları, yoldan çıkmalarından ötürü, acı bir azapla yakalayıverdik.
7(39.):166. Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelenip başka aşırılıklar yapmaya başladılar, onlara şöyle dedik: "Aşağılık, maskara maymunlar olun!"
7(39.):167. Rabbin, kıyamet gününe kadar, kendilerine azabın en kötüsünü yapacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Senin Rabbin cezayı vermede çok süratli davranır; ama çok affedici, çok merhametlidir de.
7(39.):168. Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere böldük. İçlerinde barışsever iyiler vardı ama böyle olmayan aşağılıklar da vardı. Belki dönerler ümidiyle onları güzelliklerle de kötülüklerle de imtihana çektik.
7(39.):169. Arkalarından, yerlerini alan halefler geldi. Bunlar, Kitap'a varis olmuşlardı. Şu basit dünyanın geçici menffatini esas alıyorlar ve şöyle diyorlardı: "Biz zaten bağışlanacağız!" Kendilerine, bir menfaat daha gelse onu da alıyorlardı. Bunlardan, Allah hakkında, gerçek dışında birşey söylememelerine ilişkin Kitap misakı alınmamış mıydı? O Kitap'ın içindekileri okuyup incelemediler mi? Ahiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz? YNÖM

25(42.):18. Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, Zikir'i/Kur'an'ı unuttular ve helake giden bir topluluk oldular."
25(42.):19. İşte haklarında söz söyledikleriniz de sizi yalanladılar. Artık ne azabı savabilirsiniz ne de yardımcı olabilirsiniz. Zulmedenlere zorlu bir azap tattıracağız.
25(42.):20. Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı. Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Rabbin herşeyi göstermektedir. YNÖM

26(47.):198. Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,
26(47.):199. O onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.
26(47.):200. Biz onu günahkarların kalplerine işte böyle yolladık.
26(47.):201. Acıklı azabı görünceye değin ona inanmazlar.
26(47.):202. O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olamayacaklar.
26(47.):203. O zaman şöyle derler: "Acaba bize süre verilir mi?"
26(47.):204. Bizim azabımızı acele mi istiyorlar?
26(47.):205. Görmüş gibi bil ki, biz onlar yıllarca nimetlendirsek de,
26(47.):206. Sonra, tehdit edildikleri şey onlara ulaşsa,
26(47.):207. O yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.
26(47.):208. Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helak etmemişizdir.
26(47.):209. Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz. YNÖM

28(49.):75.Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar hakkın Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır.
28(49.):76.Şu da bir gerçek ki Karun, Musa kavmindendi. Onlara karşı şımarıklık/azgınlık yaptı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını taşımak, kuvvetli bir grubu bile zorluyordu. Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma, çünkü Allah, şımaranları sevmez."
28(49.):77."Allah'ın sana verdikleri içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah'ın lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."
28(49.):78.O dedi: "Bu servet bana, bendeki bir ilim sayesinde verildi." Peki o bilmedi mi ki Allah, önceki nesiller içinden ondan kuvvetçe daha zorlu, sayıca daha çok olanları bile helak etmiştir. Günahlarının ne olduğu, günahkarlardan sorulmaz. YNÖM

17(50.):9.Şüpheniz olmasın ki bu Kur'an en kalıcı, en doğru olana kılavuzlar ve müminlere şu yolda müjde verir: Hayra ve barışa yönelik işler yapanlar için büyük birn ödül vardır.
17(50.):10.Ahirete inanmayanlar var ya, onlar için biz korkunç bir azap hazırlamışızdır.
17(50.):11.İnsan, hayra davet eder gibi şerri çağırıyor/insan, hayra duasıyla şerri davet ediyor. İnsan çok acelecidir.
17(50.):12.Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet yaptık; sonra gecenin ayetini silip gündüzün ayetini gösterici yaptık ki, Rabbimizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz herşeyi ayrıntılı bir biçimde açıkladık.
17(50.):13.Her insanın uğursuzluk kuşunu onun boynuna takmışızdır. Kıyamet günü kendisine, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız:
17(50.):14."Oku kitabını! Bugün sana hesap sorucu olarak öz benliğin yeter."
17(50.):15.Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkar, bir başka günahkarın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz.
17(50.):16.Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış ele başlarına emirler yönetiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke aleyhine hüküm hak olur; biz de oranın altını üstüne getiririz.
17(50.):17.Nuh'tan sonra da nice kuşakları helek ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı ve görücü olarak Rabbin yeter.
17(50.):18.Peşin isteyene dünyada peşin veririz: dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona kınanmış ve kovulmuş olarak.
17(50.):19.Kim de ahireti ister ve inanmış olarak ona yaraşır bir gayretle çalışırsa, böylelerinin gayretleri teşekkürle karşılanır.
17(50.):20.Rabbinin lütfundan nimetlerle hepsine uzanırız: Onlara da bunlara da Rabbinin lütfu kimse tarafından engellenemez/kısıtlanamaz.
17(50.):21.Bak nasıl, kimini kimine üstün kıldık. Ama ahiret, dereceler bakımından elbette daha büyük lütuflandırma bakımından daha yücedir. YNÖM

10(51.):11.Allah, insanlara şerri, onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi, ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Ama biz, bize kavuşmayı ummayanları kendi azgınlıkları içinde körü körüne bocalamaya bırakırız.
10(51.):12.İnsana zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır. Ama sıkıntısını çözdüğümüzde, kendisine dokunan bir zorluk yüzünden bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider.Haksızlığa/aşırılığa sapanlara, yapmakta oldukları, işte böyle süslü gösterilmiştir.
10(51.):13.Andolsun ki biz sizden önceki kuşakları, zulmettikleri ve resulleri kendilerine açık kanıtlar getirdiği halde inanmadıkları için, helak ettik.Günaha batanlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.
10(51.):14.Sonra onların ardından yeryüzünde sizi halefler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim.
10(51.):15.Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle derler: "Bundan başka bir Kur'an getir yahut bunu değiştir."De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim."
10(51.):16.De ki. "Allah dileseydi, onu size okumazdım, onu size bildirmezdi de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"
10(51.):17.Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut onun ayetlerini yalanlayan kişiden daha zalim kim var? Şu bir gerçek ki, şuçlular iflah etmezler. YNÖM

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.251

Zenginliği övenlerin Piri Muaviye'dir

May 27 2001, 8:00 PM 



 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 28 2001, 12:15 PM 

tekrar merhabalar.öncelikle yanımda Kuran olmadığı ve internet kafede olduğum için Kuran'ın zenginliği öven ve fakirliği onun aşağısında gösteren sayısız ayeti başka bir gün yazacağım.ama aklımda kaldığı kadarıyla kimseye faydası olamayan bir köleyle ,zengin olan ve etrafına faydalı işler yapan efendinin bir olamıyacağı,burada efendi olanın üstün olduğu ayet,cennetliklere dünyadada bolluk ve geçimlik verileceğini ve galip geleceğini söyleyen ayetler,günahkarların ise hem dünyada hem de ahirette sıkıntı ve ızdırap içinde olacağının bildiren ayetler,insanların hem ahirette hem de dünyada iyiliği istemesi gerektiğini belirten ayetler,davut ve süleyman peygamberlerin eşi görülmemiş maddi zenginlikleri ve bunlardan övgüyle söz edilmesi,peygamber efendimizin fakirken Rabbimiz tarafından zengin edildiğinin bildirildiği ayetler,keza diğer pek çok peygamberinde galip getirildiği ve manevi zenginliğin yanısıra maddi refahında kendilerine verildiğinin belirtildiği ayetler,,insanlarının Allah'tan bol bol geçimlik ve nimet istemesi gerektiğini bildiren ayetler,kolaylık zenginlik ve refahın Allah'ın buna karşılık sıkıntı ve fakirliği insanlar için şeytanın istediğini belirten ayetler,eğer insanlar iman etseydi her yerden sular ve nimetler fışkırtılacağını ve o kentin refaha kavuşturulacağına belirten ayetler,rabbimizin zengin bizlerin ise fakir olduğumuzun dolayısıyla zenginliğin üstün olduğunun bildirildiği ayetler ve benzeri sayısız ayet.dediğim gibi bunları ileride ayet ayet yazacağım şimdilik aklımdakileri yazdım.Kuran her zaman maddi zenginliği tıpkı manevi zenginlikte olduğu gibi över.zaten Kuran aklın,bilimin,zenginliğin,sevginin kısacası medeniyetin hedeflendiği bir kitaptır.söylediğiniz ayetlere gelince o ayetlerde dünya nimetlerinin tutsağı olmanın ve ahireti unutmanın insanlara getirdiği felaketler anlatılıyor.ve dikkat edilirse yanlızca bu dünyayı isteyenlerin cehenneme gideceği.kim bu dünyayı isterse ahirette varacağı yer ateştir ayetini yazmışsınız ama bu ayetin devamında ama her kimse hem dünya hem de ahiret nimetlerini isterse işte en makbulu budur ve böylesini cennete koyacağız der.lütfen işinize gelen yerleri cımbızla çekerek yazmayın.zenginliği öven Allah'dır ve dolayısıyla O'nun gönderdiği peygamberlerdir ve kutsal kitabımızdır.yoksa adını verdiğiniz kişi değil.ne yani özal sanatı ve ibadeti öven sözlerde söylemiştir yanlış mıdır bu.ama size teşşekkür ederim.siz benim tezimi doğruladığınız ve islam dünyasında tasavvuf yoluyla sefilliğn ve fakirizmin nasıl benimsendiğini gözler önüne serdiniz.bir kez daha söylüyorum Allah'ın yarattığı bu alemi küçümsemek,zenginliği kötülemek ancak şeytanın yoludur.ne yazak ki bu yol mistisizm yoluyla islama sokulmuştur.Kuran'ın dediği gibi Allah kullarının kolaylığını ister şeytan ise zorluğu.Allah bizden dünya ve ahiret arasında denge kurmamızı ve ikisini de ihmal etmeden birlikte yürütmemizi istiyor.aslında bunu bile söylememe gerek yok Kuran okuyanların gayet kolayca görmesi gerekir ki dünya yaşantısı ahiretten tamamen ayrı bir parça değildir.kim bu dünyasını cennete çevirir etrafındakilere de iyilik ve hayır yaparsa ahirette daha güzeli kendisini beklemektedir.cennetlikler hem bu dünyada hem de ahirette güzellik içerisinde yaşayacaktır.buna karşılık günahkarların cezası daha bu dünyadayken başlayacak belki tövbe ederler diye ızdırab bu dünyada tattırılmaya başlanır ve sapkın yollarında devam ederlerse de ahirette daha kötüsünün kendilerini beklediği belirtilir.

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
144.137.88.6

Zenginlik.

May 29 2001, 8:31 AM 

Emre kardesim,

Cok bos konusuyorsun.
Tasavvuf la ugrasanlarin zenginligi red ettikleri yok.

Yanliz,mal ve mulk un gercek sahibinin Allah oldugunun farkindalar.Kendi "hic' liklerinin farkindalar.Ve en onemlisi nefslerinin isteklerine karsi koyacak gucteler.

Allah hepimize nasip etsin.

Bu kainatta karinca kadar hukmumuz yok,zengin olsak veya fakir olsak ilahi duzeyde ne fark eder.

Sen hic duymadinmi:Kefenin cebi yok derler.

Islam bize bu dunya nimetlerinden faydalanin der,calismanin ve ogrenmenin ne kadar onemli oldugunu Hz Muhammed(SAV) in hadislerinden biliyoruz. ama,diger taraftan da "bu dunyada cok kisa bir sure kalacaksiniz,bu kisa sureyi olumu tattiktan sonraki ebedi hayata hazirlanin,burasi size bir imtihan,vaktinizi hirs,para,pul,sohret gibi seylerle harcayip da gerekli calismalari yapmazsaniz,cezasini kendiniz cekeceksiniz" de der.

Adamin biri otuermus hesaplamis,bu dunyadaki yetmis senelik bir yasam,ahiret yasami ile oranla 8 saniye falan tutuyor, yani ufak su dokmek gibi birsey.

Sen tuvalette iken cebin dolu olsa yada bos olsa ne fark eder?

Biliyorsun ki cebindeki tuvaletten cikinca artik gecmeyecek.

Resmin tamamini gormen umudu ile......

selamlar.






 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.162

"fakr u fahr"

May 29 2001, 8:46 AM 

"Fakirlik övüncümdür!" H

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 29 2001, 2:06 PM 

sevgili ali burda boş konuşan sensin.tasavvufla uğraşanların büyük çoğunluğu zenginliği rededer.öncelikle bunu bilmelisin.ama istisna sufiler olduğunu söyledim ve örnek olarak da nakşibendileri gösterdim.onlar zenginlik taraftarıdır dedim.
ikincisi ben resmin tamamını görüyorum,ama tamamını göremeyen yani dünya ahiret dengesini ve bütünlüğünü anlayamanlar maalesef islam dünyasını mahvetmiştir.yani ben resmin tamamını gördüğüm için göremeyenleri uyarmaktayım.
tasavvufun özü fakirismdir dervişlikdir.bu iki kavramda hind dinlerinden islama sokuşturulmuştur.orada da kendilerine sefilliği veren,işkence eden hindu dervişleri görürsün.bütün bu sapkın felsefe işte tasavvuf adı altında islama sokulmuştur.ama dediğim gibi bazı sufi tarikatları Kuran'ın kaidelerine tamamen uyarlar ve bu sapkınlıklardan uzak dururlar.ama yine de tasavvufun özü maalesef islam dışı felsefedir.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 29 2001, 2:44 PM 

KURAN'IN ZENGİNLİĞİ ÜSTÜN TUTAN AYETLERİNE BİR KAÇ ÖRNEK
- Bizi,doğru yola yönelt.nimet verdiklerinin yoluna ilet.(fatiha 5-6)
- onlara yoksulluk ve düşkünlük damgası vuruldu.Allah'ın gazabına uğradılar.(bakara 60)
-onlardan kimileri de "rabbimiz,bize dünyada da,ahirette de en hayırlısını,en güzelini ver,bizi ateşin azabından koru"der.işte bunlar kazandıkları şeylerden paylarını alırlar.(bakara)
-şeytan sizi kötülüğe çağırır,fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder.Allah ise bolluk vericidir.Allah'ın ihsanı boldur,her şeyi O bilir.dilediğine Allah zenginlik ve bolluk verir.şüphesiz ki böyleleri büyük bir hayra ermiştir.aklı erenler bundan ibret alırlar(bakara)
-Allah'da onlara dünya nimetlerini ve ahretin güzelim mükafatını verdi.Allah iyi iş yapanları sever.(al-i imran 143.)
-de ki "Allah'ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?"yine de ki "bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir.ahirette ise yalnız onlarındır".ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız.(araf süresi 32.ayet)
-ey inananlar!Allah'a ortak koşanlar pis insanlardır.bu yıldan sonra onları mescid-i haram'a yaklaştırmayın,yoksulluktan çekinirseniz bilin ki Allah,yakında sizi bol nimetleriyle zengin edecektir.Allah bilendir,hüküm ve hikmet sahibidir.(tövbe suresi 28. ayet)
-O Allah ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır.(bakara 29)
-ey insanlar!yeryüzünde bulunan rızıklardan helal ve hoş olarak yiyin(bakara 167)
-Allah seni öksüz bulup barındırmadı mı?yine seni şaşırmış bulup da doğru yola iletmedi mi?seni yoksul bulup zengin etmedi mi?(duha suresi 5-7.)
-süleyman dua etti"ya Rabbim,beni bağışla.bana bundan sonra kimsenin erişemiyeceği saltanat ver.şüphesiz bütün muradları ihsan eden sensin."(sad süresi 35. ayet)
bunların dışında zenginliğin fakirlikten üstün olduğunu belirten sayısız ayet var Kuran'da . onlarıda ileride yazmaya devam edeceğim.teşekkürler ve sevgiler.

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.90.192

Bu ne saldırganlık emre,

May 31 2001, 3:43 AM 

Sebe suresi;

34. Ayet;Biz hiç bir beldeye bir uyarıcı göndermemişizdirki, o beldenin refah sahipleri, "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri inkarcılarız " dememiş olsunlar.

35.Ayet;Bir de "Biz MAlca ve evlatça sizden fazlayız, biz azap olunmayız"dediler.

36.Ayet;De ki:"Hiç şüphesiz Rabbim dilediğine rızkı genişletir, dilediğine daraltır.Lakin insanların çoğu bilmezler.

37.Ayet;Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan mallarınız ve çocuklarınız değildir. Ancak iman edip de yararlı iş görenler bize yaklaşır. İşte onlar yok mu? Yaptıklarına karşılık onlara iki kat mükafat vardır. ve onlar cennetin yüksek makamlarında emniyet içinde olacaklardır.

38.Ayet;Bizim ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için koşanlar ise, azap içinde izhar edileceklerdir.

39.Ayet; De ki;"Gerçekten Rabbim kullarından dilediğine rızkı yayar;dilediğine kısar. Hayır namına ne verirseniz onun karşılğını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Yukarıdaki ayetlerin anlamlarını nasıl yorumluyorsun.

Zengin efendi fakir köleden hayırlıdır demişsin yukarıdaki ayette öyle demiyor ama.

Biz zengin düşmanı değiliz. Yanlızca mal zenginliğinin ayetinde işaret ettiği gibi Allah tarafından verileceğine inandığımızdandır ki; Zengin olacağız diye üstümüzü başımızı yırtmıyoruz.

Tasavvufla ilgili olanların fakirliğinin sana ne zararı var bırak öyle kalsınlar hem daha iyi ya sen daha zengin olma fırsatı bulursun ve internet kafeden kurtulur evine bilgisayar alırsın.

Eğer Zengin insanlar zekatını tam olarak verseler idi dünyada aç ve fakir insan kalmazdı.

Gak'ın da senin gibi düşündüğünü yazmışsın bizim referansımız gak değil Kuran ve islam gak ben ateistim diyor. Yani senin düşüncelerini gak paylaşıyor diye kabul mü etmeliyiz diyorsun. Sonra bunu telaffuz etme hakkı gak'a ait, müsade ette gak ifade etsin seninle aynı düşündüğünü.
Yukarıdaki düzeltmen içinde teşekkür ederim karıştırmışım.

Gönül dolusu selamlar.

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.90.192

Bu ne saldırganlık emre,

May 31 2001, 3:46 AM 

Sebe suresi;

34. Ayet;Biz hiç bir beldeye bir uyarıcı göndermemişizdirki, o beldenin refah sahipleri, "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri inkarcılarız " dememiş olsunlar.

35.Ayet;Bir de "Biz MAlca ve evlatça sizden fazlayız, biz azap olunmayız"dediler.

36.Ayet;De ki:"Hiç şüphesiz Rabbim dilediğine rızkı genişletir, dilediğine daraltır.Lakin insanların çoğu bilmezler.

37.Ayet;Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan mallarınız ve çocuklarınız değildir. Ancak iman edip de yararlı iş görenler bize yaklaşır. İşte onlar yok mu? Yaptıklarına karşılık onlara iki kat mükafat vardır. ve onlar cennetin yüksek makamlarında emniyet içinde olacaklardır.

38.Ayet;Bizim ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için koşanlar ise, azap içinde izhar edileceklerdir.

39.Ayet; De ki;"Gerçekten Rabbim kullarından dilediğine rızkı yayar;dilediğine kısar. Hayır namına ne verirseniz onun karşılğını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Yukarıdaki ayetlerin anlamlarını nasıl yorumluyorsun.

Zengin efendi fakir köleden hayırlıdır demişsin yukarıdaki ayette öyle demiyor ama.

Biz zengin düşmanı değiliz. Yanlızca mal zenginliğinin ayetinde işaret ettiği gibi Allah tarafından verileceğine inandığımızdandır ki; Zengin olacağız diye üstümüzü başımızı yırtmıyoruz.

Tasavvufla ilgili olanların fakirliğinin sana ne zararı var bırak öyle kalsınlar hem daha iyi ya sen daha zengin olma fırsatı bulursun ve internet kafeden kurtulur evine bilgisayar alırsın.

Eğer Zengin insanlar zekatını tam olarak verseler idi dünyada aç ve fakir insan kalmazdı.

Gak'ın da senin gibi düşündüğünü yazmışsın bizim referansımız gak değil Kuran ve islam gak ben ateistim diyor. Yani senin düşüncelerini gak paylaşıyor diye kabul mü etmeliyiz diyorsun. Sonra bunu telaffuz etme hakkı gak'a ait, müsade ette gak ifade etsin seninle aynı düşündüğünü.
Yukarıdaki düzeltmen içinde teşekkür ederim karıştırmışım.

Gönül dolusu selamlar.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

May 31 2001, 2:50 PM 

sevgili atakuş
herhalde daha evvelden yazdığım zenginliği öven Kuran ayetlerini okumuşssundur.bunlar bazı örneklerdi ve daha sayısız zenginliği fakirliğe üstün tutan Kuran ayeti mevcut.bunları da ileri de yazacağım.hiç kimseye faydası dokunamayan bir köleyle,etrafına hayır işleyen efendinin bir olamıyacağını,zengin efendinin üstün olduğunu açıkça belirten ayeti de bulup yazacağım hiç merak etme.ama şimdilik yukarılarda yazdığım ayetleri okuyabilirsin.sadece bu örnekler bile fazlasıyla Kuran'ın zenginliği üstün tuttuğunu ispatlamaya yeterde artar bile.
senin verdiğin ayet örneklerine gelince ,bu ayetlerin hiçbirinde zenginliğin kötü fakirliğin iyi olduğu vurgulanmamakta.burda insanların ahireti ve Rablerini unutmaları ve sadece bu dünyayı düşünmelerinden dolayı düştükleri durum anlatılıyor ve dünya ile ahiret arasında denge kurmamız isteniyor.elbette yalnızca bu dünyayı isteyenlerin halinin hayırlı olmıyacağı ama ikisini de isteyenlerin en üstün olduğu belirtiliyor.galiba yukarda yazdığım ayetleri okumamışsın
hacının benle aynı düşündüğünü konuyu sen açtığın için söyledim.yoksa referans olsun diye değil.
son olarak islam adına sefilliğin övülmesine ve İslam aleminin bu batağın içinden kurtulamamalarına asla sessiz kalamam.burda benim değil bütün müslümanların ve tüm insanlığın zengin olması benim arzum.ben zengin olmuşum kardeşlerim şeytanın istediği gibi sefillik ve ızdırap içerisinde yaşamış ne fayda.tüm müslümanlar zenginlik ve refah için çalışmalı,gelişmiş bir medeniyet kurmalıdır.Rabbimizin bizden istediği kesinlikle budur.Kuran'ı baştan sona bu gözle oku lütfen.yok buna yapmayan vaktin yoksa daha evvelden yukarıda yazdığım ayetleri oku lütfen.bunların devamını da ileride yazacağım.teşekkürler...

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

ZENGİNLİĞİ FAKİRLİKTEN ÜSTÜN TUTAN AYETLERE BİR ÖRNEK DAHA.

June 2 2001, 6:23 PM 

"Allah,hiçbir şeye gücü yetmeyen,başkasının malı olmuş bir köle ile ,katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan bir kimseyi örnek verir.bunlar hiç bir olurlar mı?(Nahl 75)
evet burdada kimseye faydası dokunmayan fakir bir kimseyle etrafına hayır işleyen ve zekat veren zengin bir kimse kıyaslanıyor ve zenginlik üstün tutuluyor.

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
203.54.111.52

Emrecigim guzel kardesim,

June 2 2001, 7:04 PM 

Bak kendi agzinla soyluyorsun,burada "hayir isleyen zenginden" bahis ediliyor, yani bir kisitlama soz konusu.Her zenginden degil.dunyada
Hz Muhammed(SAV) in bir hadisi var, guclu olun , Allah gucluleri sever diyor.Guclululeri Allah neden sever, gucsuzleri korusun diye.Adam dovsun diye degil.
Zenginlik te oyle,Allahin verdigi nimetleri yerken veya harcarken , fakirleri dusunmemek bile gunahtir.

Hz Muhammed(sav) ve Hazreti Hatice musrikler onlari ambargoya tuttuklari zaman Hz Muhammed(sav) tum servetini harcadi.Sonra da Agac kabuklari yedi.

Sana bir olay daha anlatayim,birgun (galiba Hz. Ebu Bekir idi) Hz Muhammed i ziyarete gider,Hz Muhammed i oturdugu yerden namaz kilarken gorur.Hayrola hastamisin diye sorar. Hz Muhammed acliktan ayaga kalkmaya halim yok der.Bu kadar insan acken benim agzimdan yemek gecmiyor diye cevap verir.

Yukarida yazdim,her uc saniyede bir kisi dunyada acliktan oluyor,adresi de vereyim: www.thehungersite.com git de bak.

Sen kalkmis muslumanlar zengin olsun diyorsun.Iki ay evvel ben Birlesik Arap Emirliklerinde idim,zengin ne demek herifler super zengin,denizin ortasinda bir otel var Dubai de ust katinin gunlugu 10 000 dolar,bir seyhin kizkardesi uc ayligina kiralamis hafta sonlari kalmak icin.Sudan da da acliktan oluyorlar.

Muslumanlik bu degildir.

Dunyada her uc saniyede 1 kisi acliktan oluyor,zengin ulkedeki ciftciler fiyat dusmesin diye bugdayi,fasulyayi,tereyagini denize dokuyor.

Allah dunyada herkesin rizkini dogarken vermistir.Fakat ac gozluler baskalarinin rizkini yiyip boylece onlarin acliktan olmesine sebeb olur.Sistem boyle isliyor,sen yarim saat dus alirken diger tarafta
insanlar icme suyunu bulamiyor.Kanaat Islam in meziyetlerinden biridir.Ama kalmadi artik,herkes kose donucu oldu.Turkiye nin bugunku durumu cabuk zengin olmak isteyenlerin yuzunden.

Lutfen Allahi,Islami bari bu islere karistirmayin.

selamlar.


 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 2 2001, 7:28 PM 

sevgili ali
Tekrar ediyorum Kuran ayetleri insanların zengin olmasını,kalkınmasını ve bunun için çabalamasını ister.ondan sonra da zekatını vermesini ve diğer yardımları muhtaçlara yapmasını ister.zaten zekat vermek islamın ibadetlerinden biri değil mi?bu ibadeti yerine getirebilmek için öncelikle zengin olmak gerekir.Kuran'ı tekrar tekrar oku istersen istenilen budur,kesinlikle sefillik veya sıkıntı içinde yaşamak değil.zenginlik içinde yaşayıp da zekatını vermeyen müslümanları örnek vermişsin bu onların ayıbı,vermeliler.ama zekat ve sadakadan anlaşılan kesinlikle elinde ne varsa verip kendini de fakir kılmak değildir.Kuran ayetleri başkasına yardım amacıyla da olsa aşırı harcamayı ve fakirleşmeyi yasaklar.çünkü Kuran fakirliği kötülüğün kaynağı olarak görür ve onunla mücadele edilmesini ister.burada yanlış olan sensin ve asıl sen be sefillik felsefesine yani tasavvufa islam etiketini yapıştırmamalısın.tasavvuf ve fakirism, islam dışı ,hint dinleri kökenli bir felsefedir.islam zenginlik ve rahatlık dinidir sefillik ve ızdırap değil.yani asıl bu islam dışı felsefe islamla birlikte anılmamalıdır.
verdiğin bir örnekte savaş durumu var bu durumda tabii ki varlıklılar varını yoğunu milleti ve vatanı için harcayacaktır.ama o savaş durumudur ve özel bir durumdur.bunun dışında o hadis ve rivayetlere fazla güvenme ve Kuran'a sarıl orda gerçeği göreceksin.orda insanların hint fakirleri gibi değil tersine nimetler içerisinde ve refah içerisinde yaşanmasının istendiğini göreceksin.lütfen hala islam dışı felsefeleri islam adına savunma ve sefilliği övme.Allah'ın adını da bu felsefeyle birlikte anma.

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.166

"İslam'ın Özü Tasavvuf"tur Ve "Tasavvuf Bilgisi Olgunlaştırır"

June 3 2001, 10:55 AM 

Tasavvufa çatanlar bilgisizliklerinden bunu yapıyorlar
Çünkü söyleyenler işin aslını bilemez
İşin aslını bilenler de asla ikrarsızlara demez
İkrar İman ile, İman ikrar iledir

Ne bulursanız anlamağa çalışmanız yararınızadır ve sonuçta yıllarca kendi kendinize öğrenmek ve her gün daha derinden anlayışa kavuşabilmek çabasında olmalısınız

 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
24.147.185.127

ISLAM'IN GERI KALMASINDA TASAVVUF BIR NEDEN MIDIR, YOKSA BIR SONUC MU?

June 3 2001, 5:08 PM 

Islam disi felsefelerin Islam'a girmesi yeni degildir. Bu konuda Felsefe bolumunde bir tartisma olmustu.. Alman Islam basligi altinda. Ben dis etkenlerin Islam'a penetre olduguna inaniyorum. Bu her dinde boyle olmustur ve olmalidir.. Tabii bizim muthis muslumanlarin hic biri bu iddialari kabul etmedi ama, gerceklere de goz yummaya olanak yoktur.. Islam, kosullara uyarak, az cok degismektedir.. Belki bu degisiklik fazla degildir ama kumulatiftir... birikir.. Turk'leri ele alin. Turk'ler Araplarin gavur dedigi musluman bir ulkedir. Cunku Islam'i kendilerine adapte etmislerdir.. Musluman ulkeler arasinda namaz kilarken, ellerin nerede tutulacagi konusunda bile dogru durust bir fikir birligi yoktur. Kimi musluman ulkelerde erkekler ellerini kalpleri uzerinde birlestirirler. Sanirim Cecenler.. Mevlut okuma yalniz Turk'lerle, Arnavutlarin uyguladigi ve dini kabul edilen bir etkinliktir.. Karilarini dort adim arkasinda yuruten musluman koca Turkiye'de kaybolmustur ama, ilginc olarak Amerika'da sag ve selamettedir.. Bizzat gormusumdur.. Muslumanligin pratik uygulamasinda musluman ulkeler arasinda irili ufakli farklar vardir.
Tasavvuf ise cok farkli bir kavramdir.. Bu konuda ilginc bir tartisma acilmistir. Emreye gore tasavvuf Islam'a sonradan giren bir dusunce seklidir. Noktaya gore ise "İslam'ın Özü Tasavvuf"tur Ve "Tasavvuf Bilgisi Olgunlaştırır"... Bu dusunce sekillerinin ikisi birden dogru olamaz. Ya yalniz biri dogrudur, ya da ikisi birden yanlistir.. Ben sahsen Emre'ye katiliyorum bu konuda.. yani Islam'da tasavvufun olmadigina inaniyorum.. Islam aslinda sapina kadar materyelist bir dindir.. Muthis materyelistik bir din.. Bu yonden, Hristiyanlik dahil, bir cok dinden, farklidir.. Ama ne ilginc bir kaderi vardir Islam'in. Hemen hemen yalin materyelistik olmasina ragmen, kendini materyelist olarak kabul etmeyen hristiyanlik kadar bile materyelist bir din olarak pratik edilememektedir.. Islamik ekonomi, hristiyan ulkelerinde uygulanan kapitalist ekonomi ile uyusmamaktadir.. Ekonominin Islam'a gore bir tanimi vardir ve sadece bu yaklasim, Islam'da tasavvufun olmamasi gerektigini gostermektedir.. Islam, dunya nimetlerine cok deger veren bir dindir.. Bunu kim reddedebilir.. Acin okuyun Kur'ani.. Islam'in temeli tasavvuf degil, sosyalizme benzer bir materyelizmdir.. Faizin olmamasi, zekat verme, fakiri koruma ve digerleri, tasavvufdan tumuyle ayri, materyelistik yaklasimlardir. Sosyalizm materyelistik felsefelerden biridir.. Sosyalizm, bir tur kapitalizmdir... Devlet kapitalzmidir sosyalizm... Goruyorsunuz, Islam kapitalist bir dindir. Peki neden bu hallere dusmustur. Cunku fakirligin neden oldugu gerilige bir kulp takilmasi gerekmektedir.. Fakir insan malda gozu olmadigini soyler. Fakirlesmekte olan Islam'a tasavvuf girmis ve ona fakirligin o kadar kotu bir sey olmadigini asilamistir.. Tasavvuf kotu bir sey olmayabilir ama, insan dogasina aykiridir ve Islam'a da penetre olmustur.. Her dine infiltre edebiir tasavvuf.. Daha once de degindigim gibi bir din degil, dunya gorusudur. Islam ise bir yasam seklidir ve bazi durumlarda tasavvuf ile de bagdasmamasi icin bir neden yoktur.. Ozellikle fakir muslumanlarin tutunacagi bir umut dalidir tasavvuf.. Fakirin ruhsal gidasidir..
Zengin olmanin ne mahzuru vardir? Islam'da hic bir mahzuru olmadigi gibi, zengin olmak cesaretlendirilir. Zengin olmayan ve gelecekte bir tur zenginlik vadetmeyen hic bir din ve inanis gelisemez, yayilamaz.. Cagimizda yalniz ote dunya vadederek dinler tutunamaz artik. Insanlar ote dunyaya inanirlar ama, yine de bu dunyadaki varliklardan yararlanmak isterler.. Asagidaki sozlerin unlu bir muslumana ait oldugu soylenir.. Kimin oldugu su anda aklima gelmedi.. Hz. Muhammed'e ait olabilir mi?

Bu dunyada hic olmeyecekmis gibi yasa ama, yarin olecekmis gibi de dua et..

Bunyesinde bu kavrami barindiran ve, mala, mulke, cinsellige, kolelige, bazi ekonomik ilkelere atiflarda bulunan bir dinin ozunde tasavvuf olamaz..

Ama tasavvuf tehlikeli midir? Islam'i yanlis yone dogru itmis midir? Burasi tartisilabilir. Bence Islam tasavvufu sectigi icin geri kalmamistir, fakirlestigi icin tasavvufu secmistir.. Secmek zorunda birakilmistir.... Bir turlu uyum mekanizmasidir, tasavvuf. Zenginlikten daha guzel ne olabilir! Zenginligi yerenin aklindan suphe ederim.. Onlar ancak, bazi musluman spiritisler gibi, kendilerini tasavvufa adamis saskinlardir..
Zenginlik doneminde Islam tasavvuf pratik etmis midir? Hem nasil oluyor da Islam, ortaya ciktigi ilk bir kac yuz yil icinde, bileginin gucuyle Bati'ya yayiliyor ve Ispanya iclerine kadar ilerliyor. Tasavvufla bu is basarilabilir mi?

Tasavvuf Islam'la bagdasmaz. Ben Emre'ye katiliyorum. Ama yine de tasavvuf hakkinda kotu seyler soyleyemiyorum. Tasavvuf, fakir gonlunun spirituel gidasi gibi duruyor.. Fakiri ayakta tutabiliyor. Onun gelecege umutla, guvenle bakmasina yardim ediyor. Hepsi o kadar. Yoksa cag disi bir kavram tasavvuf.. Fakirlik olmasa tasavvuf da olmaz. Bu yonden bakinca tasavvufun gidasinin fakirlik oldugu anlasiliyor.. Fakirligin gidasinin tasavvuf oldugu gibi.. Bu iki durum birbirlerine cok muhtac..
Selamlar
Haci..

 
 Respond to this message   
Anonymous
(no login)
212.156.126.214

Tasavvuf bir toplumsallık için gerekli koşuldur; anlamadan/bilmeden katılamazsınız

June 3 2001, 7:53 PM 

Tasavvuf bir toplumsallık için gerekli koşuldur; anlamadan/bilmeden özgür/insancıl toplumsallığa katılamazsınız, aralarına tam olarak almazlar .:)
Ve içlerinde olmayı özlettiren/özlediğiniz toplumsallık içine katılabilmek için, kabul görmek için Tasavvufu öğrenmeniz gerekir ve Tasavvuf disiplinlidir, her bakımdan kurallıdır o nedenle öncelikle talip olmanız ve talipliğe uygun görülmeniz, bunun için ikrar vermeniz, Rehber seçmeniz ve Basiretle gerçekleri gerçekten özümseyerek inanınızı/imanınızı yükseltmeniz gerekir.
gak ve haci islam'ı materyalizm ile, ateizmle bağdaştırmağa çabalıyorlar. gak sayesinde haci da espriyi anlayıp işi ucundan yakaladı. kökeni sünni olan düşüncelerin sonucu da su'ni'dir. Bu sürecin su'niliği, akıldışılığı yüzünden gak, haci, turan dursun, Tasavvuftan uzak olduklarından gelişen akıllarına ve düşünsellik düzeylerine göre şimdi o övdükleri sünniliğe aşama yaptıramadıkları ve/veya sünnilik içinde dinlerinde aşama yapamadıkları ve hatta sünnilik içinde yapılanları hazmedemedikleri/özümseyemedikleri için dinsizleşmişlerdir ve ateist olup materyalizmi savunmaktadırlar. Bu materyalizm içinde haci zenginliği ve kapitalizmi, gak da sosyalizmi bile savunabilirler ve hatta bazıları da kendi bireyselliklerini savunup herşeye karşı bile olabilirler gak, haci, emre ve daha başkaları acaba hangi ortak payda altında birbirlerini Tasavvuf'a karşı islam konusunda haklı çıkaracaklardır?
İslam'ın özü maneviyattır ve maneviyatın özü Tasavvuf'tur. Ve fakat İslam Peygamberi abasının üstünde kuru yerde yatarken ve kurumuş ekmeği sirkeye batırmış yerken ve Fatıma'nın ve Ali'nin de yaşantıları belliyken, Parayı, malı, zenginliği, serveti, insanlara egemenliği/ hükmetmeyi, gösterişli yaşamı ve taklitçiliği İslam adına savunanlar acaba sonradan türeme düşüncelerin ardılları değiller midir? Ve tasavvufsuz İslam'da gelişen Vahhabi, Hümeyni, Talibani, Hizbullahi vb Şeriatçı yobazlıklarla ve edimleriyle düşünsel düzeylerde nasıl başedilebilinir.
Bu son manzara çok ilginç görünüyor gözüme gerçekten de; çünkü sizleri birleştiren ortak yönleri, iskeletlerinizi/DNA'larınızı görüyorum. Çok ilginçsiniz ve birbirlerinizin evrimleşmiş türevlerisiniz.

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.214

.'lık en güzeli

June 3 2001, 7:58 PM 

Arada bir .'lığımızı unutsak bile .'lıktan asla cayamayız

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.32.124

Untitled

June 3 2001, 8:18 PM 

Birincisi peygamber efendimizin,kuru yerde yatması,kuru ekmeği sirkeye batırarak yemesi bunların hepsi rivayetlerdir.Kuran'da asla bunu anlatan bir örnek göremezsiniz.Kuran'da tam tersine peygamberlerin manevi refah dolu yaşamlarının yanısıra maddi refah dolu yaşamları da anlatılır ve bundan övgüyle bahsedilir.ama hadislere bakacak olursanız genelde Kuran'ın tam tersine sefilliği övdüğünü göreceksiniz.hatta o kadar saçmalar ki bazı rivayetler ve uydurma hadisler neredeyse peygamber efendimiz Hz Muhammed'in ilkel bir mağara adamı gibi medeniyet dışı yaşadığını bile iddia eder.ama bunlar uydurma rivayetlerden başka bir şey değildir.Kuran ayetleri bütün bu medeniyet dışı uydurma hadisleri yalanlar.
ikincisi ,İslam maneviyat dini demişsiniz.evet bu dediğiniz kesinlikle doğrudur.ama siz maneviyattan neyi anlıyorsunuz?sefillik ve ruhbanlığı mı?hayır sefillik ve ruhbanlık maneviyat değildir.maneviyat Allah'a ve gönderdiği kitaplara inanmak,ahirete inanmak,Allah'ın emirlerine uymak ve iyi bir insan olmaktır.yoksa ruhbanların anladığı anlamda sefillik içerisinde yaşamak değildir.unutmayın ki maddi zenginlik manevi zenginliğin yani maneviyatın düşmanı veya karşıtı değil tersine tamamlayıcısı ve dostudur.bu yüzden Kuran insanlardan dünya nimetlerinden yararlanmsaını,kolaylığı ve güzelliği seçmesini istemiştir.bu yüzden Allah Kuran'da müminlere cennette sefilliği ve ızdırabı değil zenginliği ve kolaylığı müjdelemiştir.yoksa sefillik ve ızdırap maneviyat demek olsaydı o zaman cehennem en güzel yurt cennet de en kötü yurt olmalıydı.ama sizde iyi biliyorsunuz ki iyi ve Allah'a yakın olanlar cennette,kötüler ise cehennemdedir.yani gerçek maneviyat maddi zenginliğin karşısında değil tersine yanındadır.insanların acı içerisinde yaşaması değil tersine güzellikler içersinde yaşaması ahlaki ve insalcıldır.bunu kavrayamıyan Allah'ın bize gönderdiği dini ve koyduğu yasaları hiç anlayamamış demektir.

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.234

"İslam ve Tasavvuf" dedin "İslam ve Zenginlik" deseydin ya

June 3 2001, 8:56 PM 

Zenginlik utançtır, çünkü zenginlerin vicdanı katıdır. İslam'ın Özü gelir dağılımındaki dengesizlik ve karşıtlık, birbirinin aleyhine yaşamak ve bir çok bakımdan zenginliğe karşıttır.
Ni'metler ayrı, Nimetlerden yararlanmak ayrı, ama zenginleşmeyi ve zenginleri savunmak ayrıdır.

Emre
"İslam ve Zenginlik" diye bir sayfa açsan iyi olacak

Zengin Parayı/serveti, zenginliği herşeyden önce sever ve önemser

 
 Respond to this message   
.
(no login)
212.156.126.234

Bazılarının zenginliği/varsıllığı, bazılarının fakirliği/yoksulluğu

June 3 2001, 9:05 PM 

Birbirlerinin varlığına karşın değildir değil mi Emre?

Gönlün rahat etsin ki
değildir, değildir

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
61.9.189.49

Yaw Bir Dakika

June 4 2001, 6:12 AM 

Burada hepimizin unuttugu birsey var.

KURAN NE DIYOR?

Kulillâhümme mâlikel mülki tü’til mülke men teşâü ve tenziul mülke mimmen teşâü ve tuızzü men teşâü ve tüzillü men teşâü biyedikel hayr inneke alâ külli şey’in kadiyr. Tûlicülleyle fin nehâri ve tûlicünnehâre filleyli ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy ve terzuku men teşâü biğayri hisâb.

Manasi:

Mülkün sâhibi olan Allâh’ım, mülkünü istediğine verirsin, istediğinden de alırsın, kimi istersen şânını yükseltir, kimi istersen de zelîl edersin, hayır senin yedindedir. Şüphesiz gücün her şey’e yeter. Geceyi gündüze geçirir, gündüzü geceye sokarsın; ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkartırsın. Dilediğine hesapsız rızk ihsan eylersin.


MULKUN GERCEK SAHIBI ALLAHTIR.biz sadece bize verileni (nasil bir yonetmen bir apartmani yonetiyorsa)yonetiriz.

Bence ben zenginim,bu para benim,bu mulk benim demek bile Allahin malina ortak olma yonunden "sirk" olur.

Tabii benim fikrim bu eger yanlis ise yanlisimdan dolayi Allaha siginirim.

4/131 Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ýndýr. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah'tan sakýnmanýzý tavsiye ettik. Ýnkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ýndýr. Vekil olarak Allah yeter.

4/134 Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanýn ve ahiretin nimeti Allah'ýn katýndadýr. Allah iþitir ve görür.

Bu ayetler varken elinizi vicdaniniza koyun,ona gore karar verin.

selamlar.




 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 4 2001, 3:44 PM 

tekrar selamlar.öncelikle nokta kardeşime cevap vererek başlıyorum.sen öncelikle haram yolla zengin olmayı ve başkalarını ezmeyi kastediyorsun.islam bunu kesinlikle yasaklar.bunun için faiz yemek,kumar oynamak,hırsızlık,tefecilik ve benzeri şeyler yasaklanmıştır .ben size ne zaman haram yollarla zengin olunsa da olur dedim?yazılarımı okursanız helal yollardan zengin olmaktan bahsettim her zaman ve örnek olarak da peygamber efendimiz hz Muhammed'i,davut peygamberi ve tüm zamanların en zengin insanı süleyman peygamberi gösterdim.bunlar hep helal zenginliğe en iyi örneklerdir.daha bir çok kral ve zengin peygamber ismi de sayabilirim burada.sevgili nokta kardeşimiz tasavvuf felsefesinin etkisiyle zenginlerin kalbi katı olur ve mala taparlar demiş.bu safsataya inanıyorsa eğer yukarıda örnek verdiğim peygamberlere de bu hakareti etmiş olur ve büyük bir hata yapmış olur.hayır zenginlik insanın kalbini katılaştırmaz tam tersine fakirlik insanı yoldan çıkarır.zaten bakın yoksul bölgelere ve memleketlere hırsızlık,adam öldürme,hayat kadınlığı,cehalet ,hastalıklar ve kargaşalar hep buralardadır.tekrar ediyorum islam fakirlikle mücadeleye çağırır insanlara.çalışmasını çabalamasını ve güçlü olmasını öğütler.önce çalışıp kendini ve yakın çevreni kalkındırıcan ve sonra da diğer muhtaçların yardımına koşucan.yukarılarda çeşitli ayetler yazdım,Allah insanların refaha ulaşması için bol bol çalışmasını istiyor ve zenginliğin fakirlikten üstün olduğunu açıkça belirtiyor.
gelelim sevgili Ali kardeşime.onun verdiği ayet örneklerinde malın ve mülkün asıl sahibinin Allah olduğu belirtiliyor.ama diğer bir çok ayette de Allah'ın bu malı mülkü insanlar için yarattığı,insanların bu nimetlere ulaşması için çabalaması gerektiği yazıyor.lütfen ali kardeş işine geldiği yerleri yazıp diğerlerini görmemezlikten gelme.tüm Kuran'ı tekrar tekrar oku bütün bu güzellikler biz kullanalım diye yaratıldı.bizim bu mallara sahip çıkmasıyla bu mülkün gerçek sahibinin Allah olması arasında bir çelişki yoktur.bu ayetlerde anlatılmak istenen sahip olduğumuz zenginlikleri ve güzellikleri yaratanın Allah olduğu ve isterse bunları bizden geri alabileceğidir.yoksa ne onlar benimdir yararlanmayın diyor ne de sefil yaşayın diyiyor.tersine zengin olmak ve kalkınmak,dünyayı imar etmek için bol bol çalışın diye emrediyor.zaten cennetin sahibi de Allah'dır.ama ordaki bütün nimetleri bizim için yaratmıştır tıpkı dünyada olduğu gibi öyle değil mi?
sonuç olarak tekrar tekrar aynı şeyi söylüyorum.yukarlarda yazdığım ayette dediği gibi,şeytan bizim tembel ,fakir ve sıkıntı içinde olmamızı,buna karşılık da Allah bizim zengin,çalışkan ve kolaylık içinde olmamızın ister.yani şeytan işi olan fakirliktir,yani fakirliği benimsemek ve üstün tutmaktır.Rabbimizin isteği ise zenginlik kolaylık ve mutluluğumuzdur.Bu ayetlerden bazılarını yukarlarda DAHA EVVELDEN YAZMIŞTIM,DAHA SAYISIZ BÖYLE AYET VAR.ve yine tekrar ediyorum tasavvuf ve fakirism islam dışı,hint dinlerinden gelme felsefelerdir.derviş kelimesi bile hintçeden dilimize giren tamamen islam dışı bir kavramdır..lütfen hala bu ilkel felsefeleri islam adına savunmayalım.teşekkürler.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 4 2001, 4:25 PM 

-şeytan sizi kötülüğe çağırır,fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder.Allah ise bolluk vericidir.Allah'ın ihsanı boldur,o her şeyi bilir.Dilediğine Allah zennginlik ve bolluk verir.şüphesiz ki böyleleri büyük bir hayra ermişlerdir(bakara)
yukarılarda bunun gibi bir çok ayet yazdım.ileri de daha da yazacağım.Allah'ın kullarından çalışkan ve zengin olmalarını istediği çok açık ,bunu tartışmak bile yersiz.çünkü ayetler çok açık.bu konuda tersini iddia etmeyin çünkü Kuran ayetleri sizi yalanlar.bir de ben tasavvufu eleştirirken bu zenginlik ve fakirlik konusunun dışında 10 madde daha saydım.yani tasavvufu islam dışı yapan sadece bu konu değil daha bir çok konu yazdım.bilginize .... teşekkürler

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
61.9.189.105

Pekiyi oyle olsun

June 6 2001, 4:41 AM 

Sevgili Emre,


Sen bildigin gibi davran,baska ne diyebilirim ki.

Birkac kisi burada seni ikaz etmeye calisti.

Tasavvufla ugrasanlar,vay Emre bizim hakkimizda niye boyle dusunuyor diye seninle tartismaya girmezler.Sana senin ilminden fazlasini soylemezler.Sen istedigini soyle....

Yine onlar seni severler.

cunki:

Yaratilani severler
yaratandan oturu

(Yunus Emre)

Gercekleeri kendin arayip bulman lazim.

Sen yine de kendin bilirsin,Allah ileride kismet eder de ilmini cogaltirsa , sonradan pisman olacagin seyleri buraya yazma,buradaki yazilar silinmiyor.

selamlar.


 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.192

gecmiste yazdiklari ile tehtit edilme...

June 6 2001, 10:58 AM 

insan hata yapar
insani
yapabilcegi hatalar
veya
ilerde pismanlik duyabilecegi seyler ile
tehtitvari uyarilar
yakisiksiz oluyor
yoksa bu forumlarda yazilan
silinmiyor diye
gidip gecmisteki yazilari mi ortaya cikaracaksiniz

anlasiliyor ki kullarin affetmedigi bazi seyler var
peki ya allahin affetmedigi birsey varmi?

 
 Respond to this message   
salvoatis
(no login)
195.142.236.254

Zengin olmamayı tercih ederim.

June 6 2001, 2:05 PM 

Herkesin aynı anda zengin olması diye birşey olamayacağından, zenginin zenginliğinin fakirin
fakirliğinden kaynaklanmasından, zenginin zenginleşmesinin fakirin daha fakirleşmesi demek olduğundan, zenginliğin insan eşitliğini bozan bir husus olmasından ve Özalın da zenginleri sevmesinden dolayı asgari yaşam koşullarından fazlasını istememim haksızlık olacağını ve bu uzun cümleyi nasıl bitireceğimi düşünerek saygılar sunarım.

 
 Respond to this message   
a
(no login)
212.156.91.252

gerçekten güzeldi,

June 7 2001, 2:56 AM 

Sevgili solvatis,
gerçekten güzel bir solvo atıştı, tam onikiden.Bırakın insanlar fakir olma özgürlüğünü kullansınlar.

Sevgili emre,
Zengin nedir?
Fakir nedir?
Tasavvuf Nedir?

Sevgili haci yukarıdaki mesajına istinaden soramak istiyorum? Hoca Ahmet Yesevi'yi hiç duydunmu? Anadolu nasıl Türkleşti? Hoca Ahmet Yesvinin Alperenler diye tarif ettiği talebeleri Anadoluda nasıl bir çalışma yaptı?

Bunları nasıl anladığını anlat tartışmaya sonra devam edelim hataya düşmeyelim.

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.91.252

Yukarıdaki mesaj bana ait nick'imi tam yazmamışım,

June 7 2001, 4:44 AM 

ÖZür dilerim.

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
61.9.189.153

Dogan Kardesim,

June 7 2001, 8:53 AM 

Amacim tehdit degil.Eger oyle anlasildi ise ozur dilerim.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 7 2001, 12:53 PM 

sevgili ali cevaba senden başlamak istiyorum.özürünü kabul ediyorum.ama madem pişmanlıktan sözü açtın,tasavvufun ve fakirismin hint felsefelerinden kaynaklandığını ya araştırarak bu dünya da ya da en kötü ihtimalle ahiret yaşantında öğreneceksin.o zaman pişman olması gerekenin kim olduğunu ve yanlış yolda olanın kim olduğunu anlıyacaksın.ben siz sevgili din kardeşlerimi uyarmayı insanlık görevi bildiğimden bunları yazıyorum.yoksa siz bildiğiniz o ilkel felsefelerde yürümeye devam edin.ama bunu yaparken Kuran'ın ve Allah'ı anmayın lütfen çünkü tekrar tekrar söylediğim gibi Kuran tasavvuf gibi islam dışı felsefeleri tamamıyla yalanlar.yukarlarda verdiğim bir kaç örneği gördün.
şimdi zenginlik konusuna dönecek olursak Kuran başkasının fakirleşmesi üzerine kurulu zenginleşme yollarını yasaklamıştır dedik.İslam bireyin zenginleşirken çevresini de kalkındırmasını hedefler.zaten bize Kuran'ın gösterdiği helal yollardan zenginleşirsek bizim zenginleşmemiz çevremizi fakirleştirmeyeceği gibi tam tersine çevremizin refahının daha da artmasına neden olacaktır.Rabbimizin bizden istediği çalışkan,zengin ve güçlü olma gibi erdemleri yerine getirebilirsek işte o zaman tam anlamıyla müslüman olabiliriz.yoksa uzakdoğu kökenli sefil öğretilerin peşinden giderek değil.
bu arada daha evvelden fakirliğin insanı yoldan çıkarıcı bir unsur olduğunu,hırsızlığın,cinayetin,fuhuşun,cehaletin,hastalıkların, iç karışıklıkların en çok bu bölgelerde görüldüğünü yazmıştım.şimdi bu sefilliğin zararlarına bir iki madde daha ekleyeceğim.yapılan son açıklamalarda hristiyan misyonerlerin azerbeycan'ın fakir bölgelerinde hakimiyet kuduğu ve son 2 yıl içinde 3000 azeri aileyi islamdan hristiyanlığa çevirdiğini söylüyor.bu ailelerin fakirliğinden yararlanan misyonerler onlara maddi yardımlarda bulunuyor ve hristiyanlık safına çekiyorlar.tabii burda fakirliğin neden olduğu cehalet ve islamı doğru bilmeme de bu hristiyanlaşma da etken.ya gördünüz mü sevgili dostlarım sefillik insanı sadece yoldan çıkarmakla kalmıyor,günümüzde bir de İslam'dan çıkarak hristiyan olmaya da neden oluyor.biz böyle sefillik içerisinde onlar da yani diğer dinden olanlar da zenginlik içerisinde oldukça böyle her konuda onların oyuncağı oluveriyoruz.Ama güçlü,çalışkan,zengin ve bilgili olan hristiyan alemi değil de İslam alemi olsaydı tam tersine bugün biz onları müslümanlaştırıyor olacaktık ve dünyanın en çok inananına sahip dini İslam olacaktı.Bazen düşünüyorum acaba bu sefil öğretilerin İslama hala egemen olmasında dış güçlerinde parmağı var mı diye?

 
 Respond to this message   
CİHANGİR
(no login)
213.243.30.66

EMRE BEY'E CEVABEN

June 8 2001, 12:46 AM 

Merhaba sevgili Emre

KUR’AN-I KERİM’E taban tabana zıt olduğunu iddia ettiğin tasavvuf ile ne kadar ilgilendiğini ve araştırdığını bilmiyorum ama söylediklerin biraz izafi bakış açısıyla yazılmış gibi geliyor bana. Biraz daha evrensel olman lazım gelmez mi sence de???!!
Şimdi biraz iddiaların hakkında konuşalım.

1) Elbeteki dünya nimetlerinden yararlanmak gerektiği Kur’an-ı Kerim’de belirtilir ama bu senin de belirttiğin gibi haram kılınanlar dışında ve gerektiği kadar olmalıdır Örnek vermek gerekirse, yaşamak için yemek ve yemek için yaşamak arasındaki farkı düşünmeni tavsiye ederim. Kısacası Kur’an-ı Kerim nimetlerin insanlar için olduğunu belirtmenin yanında onlara mesafeli olmayı bilmeyi de belirtir. J Senin de belirttiğin gibi zaten İslam Tasavufu da aynı şeyi söyler. Sufiler maddesel zevkten arınmak ve ona hakimiyet sağlamak için yaşantılarında maddeye uzak durmuşlardır. Sürekli egosal kişiliklerini törpüleyerek yüksek benliklerine ulaşmaya çalışırlar. Zıtlı bunun neresinde??
2) Ali İmran 14. Ayet : ‘Kadınlara , oğullara, altın ve gümüşten oluşturulmuş yığınlara, salma atlara davarlara ve ekinlere tutkunlukların sevgisi, insanlar için süslenip püslenmiştir. Tüm bunlar geçici-iğreti hayatın nimetidir. Allah’a gelince, varılacak yerin en güzeli onun yanındadır.’ Sevgili Emre, bu mu maddiyatı övmek bu mu sefahatı fakirlikten üstün tutmak?
3) Elbette ki iyilik, sağlık ve mutluluk hedeflenen şeylerdir yaşanılması çok güzeldir ancak insanın tekamül içinde olduğunu Kur’an hiçbir zaman inkar etmez. Ayrıca tekamül eden sadece insan değil içinde bulunan bütün biliçlerle birlikte bu dünyadır aynı zamanda. Dolayısıyla da Kur’an-ı Kerim ile tasavvuf bu konuda da çelişmez. Rum 20. Ayet: ‘O’nun ayetlerinden biri de sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra siz bir insan türü oldunuz, her tarafa yayılıyorsunuz.’
Vakıa 61. Ayet: ‘Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız.’
4) Kur’an da dolaylı ifadeler vardır. Allah elbette ki kolaylaştırır, zorlaştırmaz. Fakat kolaylaştırmayla kastedilen herkesin başıboş yaşaması ve Allah’ın ayetlerine uymadan yersel yaşantıya bağlanması değildir elbette. Amaç tekamül ederek evrenselleşmek olduğuna göre bu da zorluklar olmadan olmaz. Negatifin olmadığı yerde, zorluğun ve bazen acının olmadığı yerde tekamül ve evrimleşme olmaz. Kur’an da daima sınandığımızı ifade eder. Ankebut 2. Ayet : ‘İnsanlar inandık demeleriyle kendi hallerine bırakılacaklarını ve imtihana çekilmeyeceklerini mi zannettiler.’ Gördüğün gibi burada da zıtlık yok sevgili Emre.

DEVAM EDECEK...

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 8 2001, 12:19 PM 

Sevgili Cihangir.
Birincisi sufismi bir çok sufiden daha iyi ve derinden tanıyorum.Hem sadece İslam sufismini değil hristiyan ve yahudi tasavvufunu da ve bunlara kaynak teşkil eden uzakdoğu öğretilerini de çok iyi inceledim bu konuda endişe etme.
Herhalde yukarlarda yazdığım Kuran ayetlerini okumadın.Bu yazdığım gibi daha sayısız ayet zenginliği fakirliğe üstün tutuyor.Lütfen zahmet edip yukarda yazdığım ayetleri ve anlattıklarımı oku.Ama dilersen bunları aşağıda bir daha yazayım farketmez.Kuran kesinlikle bir lokma bir hırka felsefesini benimsemez ve sefilliği övmez.Sadece yaşantımızı sürdürecek kadar dünyadan yararlanmak ilkel hint felsefelerinden dinimize sokuşturulmuş öğretilerdir.Kuran bunu kesinlikle tasvip etmez.Kuran bu dünyanın önemini de vurgular,çalışmamız,zengin ve güçlü olmamız gerektiğini sürekli vurgular.yine söylüyorum Peygamber Efendimiz Hz Muhammed,Davut Peygamber ve tüm zamanların en zengin insanı Süleyman peygamber bu maddi zenginliği yaşamadaize en iyi örneklerdir.O maddeye uzak durma insanın Tanrı olduğunu sanan ve tanrısal güçlerini geliştirmesi gerektiğini savunan ilkel felsefelerden tasavvuf adı altında dinimize sokuşturulmuştur.Bunları yukarlarda yazdım zahmet edip oku lütfen.Derviş kelimesi bile Hintçe den islama sokuşturulmuş İslam dışı bir kavramdır.
verdiğin ayet örneğinde dünya nimetlerinin cennet nimetlerinin yanında değersiz ve geçici olduğu belirtiliyor ve kim yalnızca dünyayı isterde sonunun hüsran olduğu belirtiliyor.Ama Kuran'ın tamamını okursan kim hem dünyayı hem de ahireti isterse en üstününü bu olduğu belirtiliyor.Lütfen işine geldiği yerleri cımbızla çekip alarak yazma.Sadece yukarda verdiğim ayet örnekleri bile Kuran'ın maddi zenginliği üstün tuttuğu ve ruhbanlığı yasakladığını ispatlamaya yeterde artar bile.
Evrim ve tekamül konusuna gelince hayır Kuran'da kesinlikle böyle bir şey yoktur.Allah aşamalı olarak yarattığını belirtiyor yoksa acı çektirerek tekamül ettirdiğini değil.Örneğin evrenimizde aşamalı olarak yaratılmıştır ama yoktan var edilmiştir yoksa bu sizin anladığınız anlamda tekamül değildir.İnsanın yaratılış aşamalarından kastedilen ani değişimlerdir.Örneğin kemiğe et giydirilmesi,bir alak haline getirilme vesaire.Yoksa acı çekerek bir hayvanın insana dönüşmesi kastedilmiyor burada.Diğer verdiğin örnekte insanın Ahirette yeniden yaratılmasıdır.Yoksa başka bir mahlukata dönüşmemiz değildir.Tabii ki cennetlikler şimdikenden daha güzel bir bedene sahip olacak ama buna karşılık cehennemlikler daha kötü bir bedende yaratılacak,yani burda anlatılan tekamül değil yeniden var edilmektir.
Kuran acıyı insanlara uyarıcı olsun diye ve de imtihan vesileyisiyle verir.Yoksa olgunlaşıp tekamül etsin diye.Eğer öyle olsaydı en çok günah işyenler ve de en çok acı çekenler karda olurdu.Buna karşılık Rabbinin emirlerine uyarak mutlu ve rafah dolu hayat sürenlerde zararda olurdu.Hayır bu Kuran dışı bir öğretidir.Kuran tam tersine kurtulmuşların bu dünyada da refah,mutluluk ve kolaylık içinde yaşayacağını buna karşılık günahkarların daha bu dünyada ızdırap,sıkıntı ve zorluk içinde yaşayacakları belirtilir.Ahirette de bu durum böyle devam edecektir.Kuran' göre sefillik,ızdırap ve zorluk şeytanın yoludur.Buna karşılık zenginlik,kolaylık ve mutluluk Rabbimizin yoludur.Dediğim gibi tekamül için dünyaya gelme safsatası uzakdoğu öğretilerinden diğer dinlere girmiştir.Bu ilkel öğreti her dine kendini adepte etmeyi başarmıştır.Örneğin hristiyanlık daki ruhbanlık,yahudilikteki Kabbala öğretisi ve maalesef dinimize girmiş olan tasavvuf.Yukarda yazdığım ayet örneklerini ve açıklamalarımı oku lütfen sevgili cihangir.Teşekkürler...

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.93

Ali Basaraner

June 8 2001, 3:30 PM 

yanlis anlamisim
bende ozur diler

sevgi ile

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.91.138

emre bana cevap verme lütfunda bulunmamış.

June 14 2001, 3:50 AM 

YA mesajımı okumadı yada cevap vermeyecek.

Gönül dolusu selamlar.

 
 Respond to this message   
EMRE
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 14 2001, 12:46 PM 

Sevgili atakuş zenginliğin ve fakirliğin ne olup olmadığını şimdi burda sözlük anlamlarıyla mı açıklama mı istersin,yoksa tasavvufi anlamda mı açıklamamı istersin.
Merak etme bu konuları ve tasavvufun ne olup olmadığını gayet iyi biliyorum.Hem sadece islam tasavvufunu değil,hristiyan tasavvufunu ve yahudi tasavvufu olan kabalayı da çok iyi biliyorum ve derin bilgilerim var.Hatta bunların ötesinde tasavvufun en saf şekli olan uzakdoğu öğretilerini de .....
tasavvufi terimleri o kadar iyi biliyorum ki bazı sufilerden bile iyiyim bu konuda.bir örnek istermisin örneğin BEREKET nedir?Ama bu bereketin sözlük anlamını sormuyorum tasavvuf öğretisindeki anlamı ve yerini soruyorum(İslam tasavvufundaki tabii).Hadi bir tasavvuf uzmanı bunu hemen yanıtlasın,yanıtlayan çıkmazsa ben yanıtlayacağım...

 
 Respond to this message   
Atakuş
(no login)
212.156.91.65

Soruya soru ile karşılık.

June 17 2001, 3:43 AM 

Bu en kolay yoldur. Soruya soru ile karşılık vermek.

Tasavvufu çok iyi bildiğin ortada. O kadar çok biliyorsunki o derin denizde boğulmak üzeresin.

İnsan ömrü ne kadardır? hiç düşündün mü?

Bana bereketi soruyorsun, tebareke nedir?

Teorik her zaman pratikle birebir örtüşmez.

Takıldığın zenginlik konusuna gelince kastedilen zenginlik nedir? Dünya malı mı? Evlatça çoklukmu? Yoksa amel çokluğumu?

Bütün dünya senin olsa bir insanın kalbini kırdın ise bu zenginliğin sana faydası nedir?

Afrikada insanlar aç uyurken, aç ölürken burada dünyanın en zengin ülkesinde olsan ne yazar.

Aşağılık kompleksinden kurtulmanı tavsiye ederim. Müslüman insanlar zengin olup zenginlikleri ile diğer insanlara örnek olmak yerine Kuran ahlakı ile ahlaklanıp iyi örnekler ortaya koyarak dünya insanlığına örnek olabilir ancak. İşte asıl zenginlik budur. İman ve ahlak zenginliği. Bu zenginliği bizde istiyoruz.

Sonra ben tasavvuf uzmanı değilim. Böyle bir ifadem olmadı. Ben sadece tasavvufu seven biriyim. Beni ilgilendirende sadece islam tasavvufudur.

Gönül dolusu selamlar.



 
 Respond to this message   

(no login)
203.54.111.59

Sevgili Atakus

June 17 2001, 1:24 PM 

Bravo, Emreye bundan guzel cevap verilemezdi, ne demisler anlayana saz.....

Eger yukaridaki E-Mailime adresini bildirirsen hazirladigim bir CD yi sana gondermek istiyorum.Begenecegini umarim.

selamlar.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 17 2001, 3:10 PM 

Sevgili atakuş zenginlikten ne kasteddiğimi artık anlamış olmalısınız.Afrikadaki açlar meselesine gelince ,senin zengin olman onların açlığını arttırmaz tersine onlara yardımcı olarak sıkıntılarını azaltabilirsin.Öncelikle çalışıp çabalayarak ülkemizi ve milletimizi kalkındırmalıyız.Ülkemizde fakirliği tamamen ortadan kaldırabilirsek ondan sonra diğer ülkedeki fakirlere de yardıma başlamalıyız.Kuran'ın bizden istediği budur yani fakirlikle mücadele etmek,zengin ve güçlü olmak.bu maddi refaha sadece mal mülk çokluğu değil,bilgi yönünden güçlü olmak,tıpta ilimde ve sanatta ileri gitmek hepsi girer.Tekrar tekrar söylüyorum islamın bizden istediği budur yoksa ilkel öğretilerdeki sefillik değil...
Hemen manevi zenginlik konusuna girecek olurasak,tabii ki manevi zenginlik önce gelir.Ama manevi zenginlikle maddi zenginlik birbirinin zıddı değil tersine tamamlayacısıdır.hırsızlık,cinayet,fuhuş,cehalet,hastalıklar ve kargaşalar genellikle hep fakir bölgelerde görülür.Buna karşılık zengin bölge ve ülkelerde bu tür kötülüklerin azaldığını görürsün.Zaten maddi refahın manevi refahın tamalayıcısı olmasının başka güzel ispatı da ahiret yaşantısıdır.Sizin de bildiğiniz gibi iyiler cennet de maddi zenginliği de yaşamakta buna karşılık kötüler cehennemde sefilliği ve ızdırabı tatmaktadır.Yani Rabbimiz iyi kullarının her konuda üstün olmasını ister.Yalnız maneviyatta değil her konuda.Bunu tekrar tekrar söylüyorum Kuran'ı tasavvuf öğretisinin etkisi altında kalmadan açın tarafsız bir gözle okuyun.Dediklerimi net bir şekilde göreceksiniz.Sevgili atakuş bunun ne kompleksle ne de dünya düşkünlüğüyle bir ilgisi var.Ben sadece Kuran'ın açıkça bizden istediğini söylüyorum.....selam ve sevgiler.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

BEREKET

June 22 2001, 1:21 PM 

Evet sevgili arkadaşlar bereketin islam tasavvufundaki anlamını,ne olduğunu açıklayarak sözümüzde durmuş olalım.
Bereket sufilerce "yaşam enerjisi"ne verilen addır.Bir çok sufizm teriminde olduğu gibi yine hindistan etkisi söz konusudur.Hint dinlerindeki "kundalini" terimini "bereket" adı altında islam tasavvufuna sokmuşlardır.Bereket yani yaşam enerjisinin vücudun bütün organlarında var olduğuna ve vücudu dolaştığına inanırlar.Eğer bu yaşam enerjisinin hareketinin kesilmesi ve tıkanma söz konusu olursa hastalıkların doğacağına inanılır.Bu yüzden sufi üstadları bereket enerjisinin sağlıklı akımını sağlıyacak bazı teknikler geliştirmişlerdir.Bunların başında nefes teknikleri gelmektedir.Bu teknikler daha çok pakistanlı ve hindistanlı sufilerce bilinmekte ve uygulanmaktadır.Sufi üstadlarına göre sağlıklı ve uzun bir ömür için bu enerji harekete geçirilmelidir.Ama bunu yaparken dikkatli olunmalıdır.çünkü tasavvuf uzmanlarının belirttiğine göre enerji kanalları dıştan içe doğru kademe kademe açılmalıdır.Aksi halinde örneğin direkt olarak iç organlardaki kanallar açılırsa bu büyük bir acıya ve zarara neden olabilmektedir.Şimdi bu enerjinin bilimsel değeri nedir,var mıdır yok mudur bunu araştırmak bilimadamlarının görevidir.Benim bu konuyu açmamdaki neden tasavvufun hint kökenli oluşunun delillerinden birini daha sunmaktı..selamlar.

 
 Respond to this message   
gak
(no login)
212.252.3.137

hımmmmmm

June 22 2001, 11:26 PM 

BUnlar maddeye ilişkin bilgilerdir
insanlık
bunu bir eğitim olarak paylaşmaya hazır değildir..

Kundalini doğrudan uyanırsa
cinsel haz takıntılı insanlar ortaya çıkar
emre biliyor ama söylemiyor galiba



tasavvuf
şirktir

bu yeter

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

GÜNCELLEME

July 2 2001, 12:33 PM 

Yine konu tasavvuftan açılmışkan,güncelleyelim ...

 
 Respond to this message   
Current Topic - islam ve tasavvuf
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss