YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

hatice ve ...

June 9 2001 at 11:46 PM
OutSider  (no login)
from IP address 212.252.3.137

muhammed 25 yasindayken 40 yasindaki hatice ile evlenir,
peygamberlige daha 15 sene vardir.

hatice kimdir?

ticaretle ugrasir
bu nedenle zengindir.

o zamanki arap toplumu gibi bir toplumda,
tuhaf bir durum.

ticarete nasil atildigi,
nasil basarili oldugu,
ailesinin maddi durumu
ve
ne is yaptigi hakkindaki bilgiler
yok denecek kadar az.

o toplumda bir kadin,
-bugunun terimleriyle-
ithalat-ihracat isleriyle ugrasabilecek firsati nasil elde etmis olabilir?

olasidir ki,
ailesi
zengin, elit ve aydindi,
zamanin araplarindan farkliydi.

ilk vahiy geldiginde peygamberin korkularini gidermeyi hatice ustlenir.
dogal,
cunku karisidir;
ama
onu kendi amcasi varaka bin nevfele goturur,
ve bu adam bir hiristiyandir.

yani,
haticenin ailesinde en az bir hiristiyan vardir.
bu tarihce bilineni,
bu adam ailede sadece bir tane midir?

hatice ve muhammed ondan -ve varsa digerlerinden- neler dinlemistir?
haticenin muhammedin peygamber olduguna inanmadan onceki dini nedir?

muhammed o 15 sene icinde haticeyle ve haticenin ailesiyle,
ozel olarak hiristiyanlik ve yahudilik,
genel olarak din hakkinda neler konusmustur?

ilk inanandir hatice.
muhammed, en azindan es yonunden sansli bir adamdir,
cunku
bu durum her erkege nasip olan bir nimet degildir,
gandhi gibi nadir insanlar bu kadar sanslidir.

hatice,
haticenin amcasi varaka
ve hiristiyanlik
ve 15 sene,
ama oncesi de var bunun.

abdulmuttalip allah'a inanan bir adamdir
-fil olayindaki tavri-
putlara saygi gosterse de bu
kabile gayretiyle
veya
mekke'nin ticari cikarlari nedeniyledir.

zemzemin yerini bulmak icin kazi yaparken
bu serefe yalniz basina konmasini istemeyenler tarafindan taciz edilir,
ve tanri'dan kendisine 10 ogul vermesini diler:
kabilesinin nufus ve nufuz bakimindan guclulerine karsi icinde bir ukde kalmistir.

ogullarindan birine abdullah adini koyar;
-ne geregi varsa-
araplar allah demeyi biliyorlardi,
abdullah bile diyebiliyorlardi.

abdullahin yetim ogluna muhammed der;
nadir bir isimdir,
elestirilir,
ama o,
onun yerde ve gokte ovulmesini istiyorum
-muhammed := ovulen, ovulmus-
diyerek kendini hakli gosterir.

muhammedle bizzat ilgilenir:
onu hangi meclislerde bulundurdugu,
kimlerle gorusturdugu,
ona neler ogrettigi
detaylariyla kayitli degil;
tek bilinen
onsuz sofraya oturmadigi
ve
onun buyuk bir adam olacagina inanci;
ama kesin olan
bir ari kolonisinde kralice olmasi planlanan siradan bir ariya gosterilen ihtimam gibi ona ozen gosterdigi.

abdulmuttalibin olumunden sonra muhammedin bakimini ebu talip ustlenir
-ebu lehep degil!?-
ve ayni ihtimam devam eder.

ve haticeyle evlenir,
kimi isterse evlenebilecegi halde.

olaylar komplo kurmustur,
olaylar halka halka baglanmistir.

peygamberligini ilan etmesinden az bir zaman once
ukaz carsisinda,
kuss bin saide denen bir adam
bir hatip
belig bir hutbe irad eder
-nutuk soyler-
ve o nutkunda insanlara
//**allah katindan bir din vardir ki o din sizin bu dininizden daha hayirlidir,
ve onun bir peygamberi vardir ki golgesi ustunuze dusmustur**//
der.

adam aptaldir?
ona malum olmustur?

muhammed yillar sonra bu nutkun sozunu eder,
ebu bekir ben oradaydim der ve nutku aktarir,
o da ilk inananlardandir,
magara arkadasidir.

kurani cogaltip dagitan osman da ilk inananlardandir.

cildirtan tesadufler?!

abdulmuttalip - allah demeyi bilir, allaha inanir
hatice - hakkinda bilgi yok
kuss bin saide - ona hanif derler
varaka - hiristiyan, haticenin amcasi, ailede tek mi?
ebubekir - hemen inanan, sanki hep bekliyormus gibi
bunlar sahne onundekiler;
arkada kimler var?

bir detay daha var:
muhammet cocuklugunda coldeki bir aileye gonderilir,
bir sut anneye
arapcanin en fasih oldugu yere.

mizansen tamamdir,
sahne hazirdir,
siradan bir ari kralice ari yapilmistir.

perde!

 
 Respond to this message   
AuthorReply

(no login)
195.87.47.233

Bir Seneryonun Degerlendirmesi

June 10 2001, 3:04 AM 

Seneryomuzun Yazarı Haticenin Sosyalliğini
o zamanki arap toplumu gibi bir toplumda,
tuhaf bir durum. olarak nitelendiriyor.
oysa seneryonun gercekçiliği realiteyle olan uyumuna baglı
Haticenin Sosyalliği ise hiç te tuhaf degil... Cunku Arap Toplumunda Kadın Her Sınıflı Toplumda oldugu gibi hem sosyalitede onemli yerlerde hem de alt sınıflarda ezilmekte... Garip olan Ne Senaristimiz filmin diğer karakterlerini de tanımıyor anlasılan Mesela Dogal bir Sosyalliğe sahip olan Hind'i... Islam ordusuna ve ozellikle Hamzaya karşı Musrikleri orgutleyen o yuksek burjuvazinin sımarık hanımefendisini yani...

hatice ve muhammed ondan -ve varsa digerlerinden- neler dinlemistir?
haticenin muhammedin peygamber olduguna inanmadan onceki dini nedir?
Diyor Senaristimiz ama bir mantık hatasına dusuyor aynı zamanda...
Seneryoyu gerceklerle uyumlu olarak kurgulkamak istemeyen senaristimiz Varakadan dinlenilen sozlerin tarihsel kayıtlarda varoldugunu gormezlikten gelmektedir.
Peki Neder Kabaca Varaka;
Der ki Sen Müjdemiz İncilimiz Evangelion'da isaret edilen Son Peygambersin...
Bunu Dışında soylediği ya da ogrettiği bir sey yok Muhammede Varakanın... Adam Yaslı zaten olumune yakın...

muhammed o 15 sene icinde haticeyle ve haticenin ailesiyle,
ozel olarak hiristiyanlik ve yahudilik,
genel olarak din hakkinda neler konusmustur? diyen
Senaristimiz Once Haticenin ailesini hristiyan ve yahudi klubune cevirdi... Sonra da Seneryosunun tutarsılığının altında yatan gercegi belirtmiştir...
Bence Senerastimiz Bu Sorulara biat kendisi delilleriyle cevap vermelidir...

Bugun Tum Tarihler belirtmektedir ki Muhammed Vahiyle Baglantısı olmayan ummi yani Vahiy kaynaklarından beslenmemiş bir toplumdan cıkmıştır... Hiç Bir Tarih te Gostermemektedir ki Haticenin ailesi Hristiyandır... Bunu ortaya atanlar gercekten filmi yanlış cekiyorlar...


Peki Senaristimi o kadatr komploculuguna ne demeli Aman Allahım Muhammed Haticeyle evlenmesinden Ebu Taliptin veliliğine kadar hersey bu kurguda Muhammed için hazırlanmış...

Ama Bu Kurgusuna Kuvvet Senaristimiz Sunu Unutur İnciLİ okumaz Tevratı Okumaz... Haniflik denilen monoteizmin inanclarını ya bilmez ya da bilmezlikten gelir...

Nedir bilinmezlikten gelinen seyler...
mesela Hem Tevrat Hem incildeki Mesih Beklentisi...
Ve Donemin Yahudilerinin Mesih Beklentisi...
Ve Donemin Nasranilerinin O Peygamber Tesellici beklentisi...
Ve Donemin Haniflerinin (Kus Bin Saide gibi )İbrahimin İsmailinden gelecek Bir Resul beklentisi...

Tabi Sanıyoruz ki Senaristimie Gore Butun bu birbirine karşıt yuzlerce yıllık akımlar ortaklasa bir komplo kurmuşlardır...
Sonra Komplolarıyla yıllarca savasmışlardır...
Bu Film Absurd olmaya baslar...
Seyirciler Sacmalığından sıkılır ve salonu bosaltırlar
Ve Senaristlerimiz bir daha ki mizansenleri için oryantalist labarotuvarlarına geri donerler...


Ne Dersiniz! Bu Perdelerin arkalarında kim var



 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

muhayyer

June 10 2001, 4:51 AM 

okur hindi surer sahneye,
hind ebu sufyasiz dusunulemez,
ve hindin ticaretle ugrastigi kayitlarda yoktur;
sadece akrabalari oldurulen bir kadinin
cigirtkanligidir onunkisi,
-damlardaki zilgit sesi gibi,
bizim dogu ve guney dogulu kadinlar gibi-
bu da onun sosyal hayatin icinde oldugunu gostermez.

ama hatice muhammedden once de haticedir,
ve
baska bir adamin adi kayitlara gecmemistir;
ve
muhammed evlenmeden once de
hatice icin calismistir;
yani,
muhammed onun icin calismazdan once de
o ticari hayatin icindedir.

okur varakanin sozlerini nakleder,
senaristi anlamazliktan gelir,
-ya da dupeduz anlamaz,
yine de gunahini almayalim-
senarist 15 sene der,
tarihe gecen sozleri degildir kasti,
-gerci onu da bilir-
15 sene boyunca neler dinlemistir BASKA acaba?
ama baska demez,
okurun anlayisina birakir;
-o bir sure seyi demez,
okurun anlayisina birakir
ve
hatalarindan biri de budur.-
ve bunu,
haticenin muhammedi derhal amcasina goturmesiyle baglantili olarak soyler.

haticenin dinini
okur da bilmemektedir,
haklidir,
bilemez,
cunku sanki bu konuda bilimesi gereken seylerin ustu
ortulmus gibidir.

ve de
insan her zaman ihtiyar degildir,
-varaka baglaminda-
ihtiyar biri olmasinin da
aslinda konuyla ilgisi yoktur;
cunku ondan gures tutmasi istenmemektedir,
sadece onun
-ve varsa digerlerinin-
ne bildigi,
neler anlattigi
ve
muhammedi ne kadar etkliledigi
merak edilmektedir.

taharet maksadiyla kicini
-af buyrun-
nasil bir tasla sildigini bile yazan tarihciler
yani siyerciler
haticenin ailesinin ahvalinden soz etmezler.

senarist haticenin ailesi tumden hiristiyandir demez,
okur boyle dedigi izlenimi verir,
-sanki demediklerine cevap vererek cevap verdigini dusundurmek ister-
senarist,
varakanin
hemen gidilecek bir yerde oldugunun altini cizer,
ve sorar,
haticenin ailesinde baska hiristiyan var miydi?
en azindan varaka ile ilk kez mi konusuyordu
vahiy geldiginde.

bu bilgiler de tarihte yoktur,
sanki bunlar da ortulmustur.

senarist buraya ekler:
peygamberi golgeleyen bulut gibi abuk bir oge goz ardi edilirse
-ki bu cok abzurddur,
onu izleyen
ona golge yapan bir bulut
mekkelilerin gozunden kaciyor;
ve demiyorlar ki,
biz burada kizarirken,
adami bulut golgeliyor,
adam secilmis kisi olmali-
bahira rahip
adami hemen tanir,
nereden tanir?
nasil tanir?
onun haberini ona kim(ler) verir?

bir ari kralice yapilacaksa onu butun kovan bilir.

okur sasirtmaca yapar:
aslinda
tum tarihler soyler ki,
-zaten biraz asagida kendisi de soyler-
orada yahudiler ve hiristiyanlar vardi,
varaka da hiristiyandi,
ve muhammed sama ve yemene gitmisti
ve demisti ki,
islam yemenidir.

ve:
muhammed habesistana hicret edecekleri oraya gonderirken
kralin onlari kabul edeceginden
neredeyse adi gibi emindir (tevriye?).

ve hanif denen insanlar
haniflik bilgisini
-ve kim bilir daha baska neleri-
nesilden nesile aktariyorlardi.

araplar
allahumme
ve
allah
demeyi nereden ogrendiler?

elohim --: allahumme --: allah

--:okur sasirtmaca yapar:
dan
buraya kadar kadar olan kisim
orada vahiy denen seyin etkisi baglaminda serd edilmistir,
biz aciklayalim da
dileyen yine isine geldigi gibi anlasin:--

tarih surekliliktir,
surectir,
ve
her olayin oncesiyle baglantisi vardir,

okur gaybi taslamistir,
ama
senarist incili ve tevrati cok iyi bilir
incil ve tevrattan bir cok yeri ezbere okur
kuraninsa hemen hemen yarisini,
bu nedenle,
bu sitede reklami yapilan konkordansa
ya da baska herhangi bir indekse
ihtiyac duymadan
her uc kitapta da
neyin nerede oldugunu bilir
ve
aradigi yeri aninda bulur.

gerci
sadece bu uc kitabi da degil,
ama konu da bu degil.

okur
//Vahiy kaynaklarından beslenmemiş bir toplumdan cıkmıştır//
dedikten uc paragraf sonra
haniflerden
mesih bekleyenlerden soz eder.

ve senarist bir tek oryantalistin kitabini bile okumamistir,
hukum vermez,
sadece dusunur
dusundurmek ister.

duymak istemediklerini duymaktan cekinen her okur
veya seyirci
salondan ayrilabilir,
kapi surada.

cunku gordugum kadariyla,
burasi insanlarin sadece personal remark
ya da hakaret degil,
alenen kufur edebilmelerine bile izin veren
cok sesli,
demokratik,
harika bir site.

OutSider
kurucuya
moderasyona gerek duymayan moderatore
sukran
ve
saygilarini sunar,
elestirmen okura da
sevgilerini.

ote yandan,
duymak isteyenler de
oyunumuza katilabilir.

bakmak,
gormek,
serbesttir;
malimiz
muhayyerdir.

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.72

devam...

June 10 2001, 4:38 PM 

eee

 
 Respond to this message   
hegel
(no login)
213.153.175.62

ilginç

June 11 2001, 1:34 AM 

gerçekten gak ın söylediği gibi hatice dönemi hakkında bilinenler çok az..Ve oldukça önemli bir dönem bu..Neden diye düşünmeden edemiyor insan..
Haaa bu arada İran seçimlerinde mollalar yine bozguna uğramış diyorlar.Doğrumu....! heheheheh

 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.71.33

Hmm...

June 11 2001, 2:14 AM 

OutSider acaba bu yazısında incil ve tevrat'tan etkilenen bir Kuran'dan mı bahsetmek istiyor pek açık değil.

Ancak Kuran, incil ve tevrat ile en az %80 oranında çelişir. Bu konuyu nasıl açıklayacağız.

Hanif denilen İbrahim'in dininin yazılı bazı kaynakları olduğunu mu iddia ediyor yoksa?

Hadislerde anlatılan buluttu bilmem neydi geyikleri konusunda hem fikiriz OutSider ile ama Kuran'ı incil ve tevrat kaynaklı gösteriyorsa karşılaştırmalı olarak bir daha okumasını tavsiye ederim.

Tevrat ve İncil teolojik gariplikler kitabıdır. Bu gariplikleri hadis külliyatında da bulmak mümkündür. Ama Kuran'ın İncil ve Tevrat'ın kopyası olduğu iddia ediliyorsa bu insanfsızlıktır.

Selametle

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
217.80.84.38

islam öncesi ve ilk islam devirlerinde kadinin durumu

June 11 2001, 4:01 AM 

baslik sahibi dostumuzun islam`dan önce ve ilk islam devirlerinde kadinlarin durumlari hakkinda fazla malumata sahip olmadigi izlenimini edindim.

Arabistan`da hüküm süren ve Kur-an`la birlikte ortadan kaldirilan kiz cocuklariyla ilgili barbar adet gezgin araplarin sefaletleri, yiyeceklerin kitligi ve miktarlarinin belirsizliginden dolayi ortaya cikmistir. Bu cirkin adet akraba kanini dökmekten kacinmak gibi sacma sapan bir gelenegin devreye girmesiyle diri diri gömmek gibi copk daha zalim bir durum halini almistir.

Islam öncesi ve ilk Islam devirlerindeki kadinin durumu incelendiginde günümüz islam dünyasindaki kadindan cok daha özgür ve saygin oldugunu fark ederiz. Islamiyetten önceki devirlerde nesil, kadinlar tarafindan sürdürülüyor, yani anaerkil bir nizam hüküm sürüyordu. Toplumda ic güvey sistemi esasti, yani kadin kocasini kendi cadirina aliyordu. Istedigi zaman kocasini bosayabildiginden cocuklari ona aitti. Kadin kabilesinin bir üyesiydi...

Denetim kocanin degil, kadinin erkek akrabalarindaydi. Ailenin basi baba degil, annenin erkek kardesiydi... Bu durum herhangi bir anlasmazlik durumunda kadinin akrabalari tarafindan kocasina karsi desteklenmesini sagliyordu.

Bu adetler Islam`in dogumundan sonraki iki yüz yil boyunca devam etti. Peygamber efendimizin ilk evliligi de bu tip bir evliliktir.

Ebu`l Ferec`in Kitabul egani adli eserinde yer alan bazi öyküler müsrik araplarin kadinlarina gösterdikleri yakinligi gözler önüne serer.

Yine, Avs. B. Harise`nin kizi Buhaysa`nin öyküsü de putperestlik devrine aittir.

Ünlü bir Arap kabile reisi olan Haris b. Avf, Avs. B. Harise`nin kizlarindan birisini istemeye gider. Avs önce misafirini hos karsilar fakat ziyaretin sebebini ögrenince ona sertce yolu gösterir. Karisi Avs`a bu kadar kisa sürede yolladigi adamin kim oldugunu sorar. Onun görücü olarak gelmis en ünlü arap kabile resi olan Haris b. Avf oldugunu isitince kocasina bu kabaligindan dolayi cok öfkelenir ve derhal onun arkasindan gidip, özürdileyerek kendisine danisilmadigini söylemesini ister. Avs Taliplinin ardindan gider ve karisinin mesajini ileterek ondan özürdiler.

Avs Avf`in teklifini önce büyük kizina ileterek fikrini sorar. Büyük kiz kendisini resise layik bulmaz ve birgün reisin kendisini bosayabilecegini söyleyerek teklifi reddeder. Avs ikinci kizina gider. Ikinci kiz da benzer bir yanit verince, en kücük kizina sorar. En kücük kiz olan Buhaysa “ben güzel yüzlü, becerikli, selvi boylu ve asilim. Beni bosarsa Allah onun belasini verir” diyerek teklifi kabul eder.

Buhaysa dügünden sonra evine gitmeden Avf`i yanina yaklastirmaz. Yola koyulurlar... Evlerine geldiklerinde Buhaysa adet oldugu üzere deve ve inekten olusan bir ziyafet ister. Istegi derhal yerine getirilir. Fakat Buhaysa Avf`i yine yanina yaklastirmaz ve “Araplar birbirleriyle savasirken karinla eglenmenin zamani mi? Git kabileleri uzlastir. Sonra halkina dön” diye kocasina son direktifini verir.

Harise onun bu emrini de yerine getirir ve savasan kabileleri baristirir. Ücbin deve miktari diyet ödeyerek halkinin sevinc gösterileri arasinda yuvasina döner... Karisi onu sevincle karsilar ve mutlu bir hayat sürerler...

Bedevi kadinlari yalnizca koca seciminde bagimsiz degillerdi, ayni zamanda evli erkeklerle evlenmeyi reddeder ve uygun bulmadiklarinda kocalarini rahatlikla terkederlerdi. Islam`in ilk devirlerinde bu özgürlük hüküm sürmeye devam etti. Örnegin Sair Hansa`nin oglu olan Abbas b. Mirdas Islam`in aleyhinde konustugu icin karisi tarafindan terk edilmistir. Ebu Davut`un karisi Ümmü Habdar kocasini müsrifliginden dolayi defalarca uyardiktan sonra karsilik görmeyince ondan ayrilmistir.

Soylu kadin Ümmü Abdulmüttalip, Selma binti Emir, özgürlügünü elinde tutma sarti ile evlenmis ve umdugunu bulamadigi icin kocasini terk etmistir. Selam`nin hikayesi oldukca aciklidir. Kocasi Uhayha Selma`nin halkina saldiri düzenlemeyi planlar. Kaldede beraberlerken yanindaki oglu emir`i öyle bir baglar ki, bebek Emir sabaha kadar aglar ve Uhayha`yi uyutmaz. Sabah ipleri cözer Selma. Nihayetinde iplerden kurtulabilen kücük Emir derin bir uykuya dalar ve böylece bütün gece uyanik kalan Uhayha`da dayanamayarak uyuyakalir. Selma kalenin burcuna bagladigi iple asagi inerek halkini uyarir. Saldiri gerceklersir ama beklendigi icin cok kan dökülmez. Halki ona “Mutadeliye” lakabini takar.

Ayse b. Yahya`nin nisanlisi oturdugu yer olan Hicaz`i terkedip onunla Basra`ya gelmedikce evlenmeyi reddetigi söylenir.

Talha ve Ümmü Gülsüm`ün kizlari Ebu Bekir`in torunu, güzelligi ile meshur Ayse`nin durumu ise cok daha ilginctir. Birgün kocasi Miskin el Darimi`nin bir kasidesinde söyle dedigini isitir:

Benim atesimle komsumun atesi bir
Fakat yemek benden önce ona düser

Ayse bu nükteli söze söyle karsilik verir:

“Öyle saniyorum ki komsun oturup yemegini pisiriyor ve atesle oynuyor. Sonra onu alip yiyor. Sen ise köpek gibi paylasiyorsun O doyunca süphesiz sen yiyorsun. Gercekten yemek önce ona düsüyor”

Ayse yüzünü örtmesini isteyen kocasina söyle cikisir:

“Allah`u Teala beni güzellik mührü ile mühürledi. Bu yüzden erkeklerin onu görüp, Allah`in nimetlerini hatirlamalarini istiyorum. Yüzümü örtmeyecegim. Gercekte bende kimse bir kusur bulamaz.”

Kocasi bu cevabi kabul edemez ve onunla bütün iliskilerini keser. Savastan zaferle dönene kadar barismaz. Fakat Ayse bu savasi kazanir ve yüzünü örtmez.

Peygamber cagi savasci kadinlarla doludur. Kab Ümmü Habib`in kizi Nuseybe bunlardan biridir. Yemame`de dövüsmüs ve yaralanmistir. Uhut savasinda bir elini kaybetmistir. Akaba`de ise cok cesitli kahramanliklar gösterir. Yermük`te Utbe`nin kizi Hint, Ümmü muaviye gibi kadinlar kahramanca savasmislardir.

Bütün bunlar, kadinlari kafese kapatan yobaz zihniyetin tecellisi, yani yaklasik Hicri 3. asirdan sonraki devirlere kadar müslüman kadinin bagimsiz ve hür oldugunu göstermektedir. Bazi kaynaklarda kadinlarin sabah namazini Allah resulu ile birlikte kildiklari yer alir. Yine bir baska rivayette Hz. Ömer, namaza gitmek isteyen kadinlari neden engellemedigine yönelik bir soruyu, “ Peygamberin,’Allah`in kullarini Ona ibadet edilen yerlere girmekten alikoymayin’ sözünü hic isitmediniz mi?” seklinde cevaplar.

Varaka`ya gelince:

Tarihsel kayitlarda Peygamberimizin Varaka ile herhangi bir sohbetini rastlanmaz. Varaka, ilk olarak vahiy sonrasi Hz. Hatice`nin bilgi icin bas vurdugu bir mercii olarak karsimiza cikar. Nitekim benzer inanci, yani araplara yakin bir zamanda bir peygamber gönderilecegi inancini Rahip Bahira da tasiyordu.Bu inanc ise eski bir manastirdaki el yazmalardan birinden kaynak aliyordu. Bu el yazmasi eser büyük bir ihtimalle Tevrat`ti...

En dogrusunu Allah bilir.



 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

ve

June 11 2001, 6:25 AM 

gorus bildiren forumdaslar
sagolun.

ayni sirayla.


dogan forumdas:

devami var
tabii ki,
sadece
insanlar fikirlerini yazmali
ve -varsa- eksik veya yanlis yerleri isaretlemeliler,
cunku,
bir insan -ben- her seyi bilemez.


hegel forumdas:

OutSider
gak degildir,
forumdan haberdar olali en fazla iki hafta olmustur,
fakat
hem onun yazilarini da ilgiyle okumakta,
hem de -tesaduf, tesaduf!- yazma tarzi onu andirmakta,
ve daha da ilginci ipleri ayni cikmaktadir;
muhtemelen o da OutSider gibi
0 822 2618500 no.dan baglanmaktadir,
ve -istanbulda yasiyorsa- anadolu yakasinda oturmaktadir.


baris forumdas:

//OutSider bu yazısında incil ve tevrat'tan etkilenen bir Kuran'dan//
cok daha fazlasindan soz etmek istiyor,
fakat elde yeterli tarihi bilginin olmayisi
onu
kesin bir hukme varmaktan alikoyuyor.

o dusunuyor.

%80 oraninin nasil elde edildigini bilmiyor,
aslinda
boyle bir sayinin nasil elde edilebilecegine dair bir fikri de yok,
ancak,
kuran ve bible
-hikayeler bakimindan her zaman ortusmezler
birinde olanin oburunde olmamasi gibi
ornegin,
suleymanin I. krallar 3:16-28de anlatilan hikmet ve hukmu kuranda bulunmaz;
suleymanin 38:34te anlatilan denenmesi/fitnesi
-ki zaten bunun ne anlama geldigini bilen muslumana henuz rastlamadim-
ahdi atikte bulunmaz.
-musterek hikayelerin icerikleri bakimindan her zaman ortusmezler
yine, birinde anlatilan hikayenin bir ogesinin digerinde bulunmamasi gibi
ornegin,
ahdi atike gore yusuf gunesli ayli yildizli ruyadan baska bir ruya daha gormustur
kuran fazladan yakubun kor oldugunu ve yusufun gomlegiyle gozunun acildigini aktarir.
-hikayelerin ortustukleri yerlerde de kimi zaman farkliliklar/celiskiler gosterirler
kuranda yusuf ruyasini once babasina anlatir
ve babasi ruyani kardeslerine anlatma diye onu tembihler;
ahdi atikte ruyalarini once kardeslerine anlatir
ve
kardesleri basimiza kral mi olacaksin diyerek onu azarlarlar
yakup da
-kuranda da gecen ruyasi uzerine-
sana secde mi edecegiz der
ruyani kardeslerine anlatma gibi bir sey demez.

OutSider
kuran sadece tevrat ve incilden kopyadir demez,
cunku o zamanin sartlarini bilir;
eski ve yeni ahitin tum kitaplarinin
ve hatta
onlara alinmayan apokrifal kitaplarin
ve talmudik kitaplarin
ve efsanelerin
o zamanin ve mekanin
yahudi ve hiristiyanlarinda bulunmasinin
neredeyse imkansiz oldugunu
dusunur.

ama
-ornegin-
maide 31
ile
aralarinda herhangi bir nedensellik iliskisi kuramadigi
maide 32
-ki bu ayet //bu nedenle// diye baslar-
hakkinda epey bir sure dusunup,
arastirip
bu ayetlerin paralellerinin
-cok alakasiz bir sekilde-
31in talmudik bir kitapta
-jonathan ben uzziahin targumunda-
32nin de
apokrifal bir kitapta
-mishnah sanhedrinde,
tefsir sadedinde-
bulundugunu ogrenince
kelimenin tam anlamiyla
carpilir,
afallar
ve
gozlerini haticeye ve onun ailesine cevirir;
cunku
en yakinda
ve
15 sene boyunca
etrafta o ve ailesi vardir.

bir de
kuranda bulunmayanlara bakar;
cunku bir seylerin var olmasi bir seylere isaret edebilecegi gibi
bir seylerin olmamasi da bir seylere isarete edebilir,
-ebilir.

ornegin,
uzak uygarliklarin
-cermenler, iskandinavlar gibi-
mitolojilerinden neden bahis yoktur orada?
onlara neden ima yoktur?
onlarin peygamberlerinin adi neden yoktur?
onlarin ahvali neden zikredilmez?

neden
kuranda zikredilen her isim ya da olay
o zamanin yahudi veya hiristiyanlari tarafindan da
-gerek kitaplarda yazili oldugu icin
gerekse halk masali ya da efsane oldugu icin-
bilinir?

yuz yil olu kalan adami -esegiyle birlikte- bilirler,
dunyanin uclarina yolculuk yapan adami bilirler,
magara yaranini bilirler,
musanin bir gencle olan yolculugunu bilirler,
yecuc-mecucu bilirler,
yasindeki sehir halkini bilirler
...
ama budayi bilmezler!
konficyusu bilmezler!
attilayi bilmezler!

ve
onlar bilmedigi icin
peygamber de bilmez,
kuranda da gecmez.



dilemma forumdas:

OutSider
verdiginiz bilgiler icin tesekkur eder,
elinize saglik.

ancak
bir dilegi vardir:
habesistana giden gocmenleri geri almasi icin gonderilen
amr ibnulasin
krala
onlara kadinlar hakkindaki goruslerini sor
demesi uzerine
ebu talibin oglu caferin
verdigi cevabi
ve buna mukabil
ibnulasin
yorumunu da
lutfeder misiniz?

ki
araplarin kadinlar hakkindaki goruslerini ilk agizdan ogrenelim.

varaka ile muhammedin neler konustugu
daha dogrusu konusup konusmadigi
tarihte kayitli degildir:
-bunu ben de diyorum-
ama
15 sene diyorum,
15 sene boyunca
ne muhabbetler gectigi kayitli degildir diyorum,
ve
bu da kuskularimi artiriyor.

adam tarih sahnesine
sadece
muhammede
korkma, sen de isa gibi peygambersin
seni da o namus-u emin ziyaret etmistir
demek icin cikiyor,
mu?

hepsi bu mu?

mukabil ve mahsus saygiyla.

 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.73.189

Ben tevrat ve incil ve talmudu dinleyerek 15 sene geçirsem

June 11 2001, 12:14 PM 

Kuran'ı yazamazdım...

Çünkü Kuran ve diğer iki kitap arasında büyük farkların söz konusu olduğu durumlar var. Tevratın peygamberleri peygamberleri sırasında putperestlik yapmış ya da yapanlara yardım ve yataklık etmişler örneğin : Harun buzağıyı yapmış. Kuran, buzağıyı yapanın sanırım SAMİRİ diye birisi olduğunu söyler.

Bu basit örnek bile kuran ve tevrat'ın kopya olmadığını gösterir. Tevrat yazarı ırkçıdır. Kuran yazarı araplara da kızar. İsrailoğullarına da... vb.vb.

Tevrat yazarları detaycı ve detaylarında çelişiktir. Kuran detayı değil kıssanın hisse alınması gereken kısımlarını anlatır.

Örneğin NUH kavmi konusunda tevrat olayı tüm dünyaya yayarak abartmıştır. Oysa kuran sadece NUH KAVMİ der...

Elbette %80 i ölçme sonucu elde etmedim. Subjektif bir rakam ancak tevratı ezbere bilse bile muhammedin (ya da herhangi birinin), kuran yazamıyacağı ortada. Tevrat'ı ezbere bilen birisi tevrata benzeyen bişey yazmalı. O da en az tevrat kadar tutarsız ve çelişkili olurdu...

Ayrıca pagan ve polyteistik incil'den de monoteistik Kuran'ın ortaya çıkması anlamlı değil.

Kuran'da diğer milletlerin peygamberlerinden söz edilmediği konusunda haklı mısın bilemem. Ancak Allah, elçi gönderilmeden bir kavme eziyet etmenin adaletsizlik olduğunu söylüyor. Ama hangi kavimlere hangi elçilerin gittiği belli değil... Belki de alınacak tüm insanlık dersleri bu kavmin zaten tanıdığı/ismini duyduğu elçiler vasıtasıyla verilmiş olabilir.

Doğrusunu Allah bilir...

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.85

farzedelim ki.

June 11 2001, 4:31 PM 

OutSider yukarida yazdiklarin okundu
hic bu sekilde dusunmedim di
cok ilginc geldi

..ve devam eee
derken
yazdigin senaryoyu bitirmen kastedildi

ama
madem birseyler bekliyorsun
demeye calisayim
once sunu bilki
dogan sizlerin bilgisi karsisinda
cok zaman eziliyor
bocaliyor
bazen apisip kaliyor

boyle zamanda imanina sarilip
"herseyin dogrusunu sen bilin ya rabbim" diyor
dogruyu ogrenmeye ugrasiyor
bazen ogrenene kadar cok yoruluyor
ogrenemedigi zamanda
aklinin yetersizligini kabul etsede
imanina sinir koymuyor

yoksa forumda
yazilan yazilarin bir cok yerinde
bilgisi yetersiz kaliyor
haddini bildigi icinde
size karsi gelmiyo cunki bilmiyo
bildigi zamanlarda forumda cok uzatmadan
en kisa yoldan soyluyor

alternatiforumda aldigim bilgi ve keyf ise cok
hemde kocaman


cogunuzu seviyorum
samimi buluyorum
sende yeni olmana ragmen kisa zamanda olsa bunlardan birisin

madem ki dogan'in fikirlerini de istiyorsun
gelelim diyeceklerime;

ortada bitmis bir senaryonun acik kalan taraflari var
geri gidip acik kalan yerlerin dolduruldugunu goruyorum
ama baslikta dedigim gibi "farzedelim ki"
yukarda yazdiklarinin hepsi dogru
ve
dogan bu dediklerini dogru kabul ederek dusundugu zaman
bu kadar uzun soluklu bir senaryonun oyuncularini
..ki hz muhammedin dogumundan once baslasin
ve
oldukten sonra dahi hic bir taviz ve fire vermeksizin
mukemmel bir sekilde oynansin ve devam etsin

gaye ne?
butun plan mekkede tek tanrili haniflerin
hz muhammed ile maddi ve manevi hakimiyeti ele gecirmesi
ve hukmetmesi
senin dedigin gibi 'kralice ari' yapmak

sonucu ise bugun bizler hepimiz biliyoruz
ama onlar bilmiyordu
ve bilinmez bir son icin
o nasil bir gucki hic biri taviz vermiyor
en fazlasi dayanamayanlar hicret ediyor
baski ve iskenceler siddetli bi bicimde devam ederken
bu arada vahyin uzun sure durdugu donemler yasaniyor
mesela bu vahiysiz donemlerde ara vermeler senaryoyu ve hedeflenen sonucu uzatiyor
oysa daha cok vahiy ile kisaltmak icin ugrasmak gerekir
zira umutsuzluga dahi dusuyorlar
senaryoda herseyi bilen cekirdek kadro
ise plan geregi omurleri yetiyor
neden 2. bi alternatif yok
mesela hz muhammedin ya yari yolda oleydi
hz hatice evlenmeden olebilirdi
hz ali veya hz ebu bekir vs..

yok yok dogan pes ediyor
bu mukemmel senaryo
olsa olsa allahin duzeni ve planidir
tipki firavuna kendi sarayinda yetistirttigi hz musa gibi
kuyudan cikarttirdigi esir hz yusufu yuceltmesi vs.. gibi
buda bu senaryolarin bir baska mukemmel sekli

88- Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir."

allah acaba senaristlere
bu var olan aleminin veya kainatin icindeki ayetlerinden biri olan su dunyadaki olaylarin bir benzerini de
iste meydan
iste kuran
madem ki hz muhammed basardi
bulun figuranlarinizi
siz de bi oynayiverin bakalim mi diyor...


sevgi ile


 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.85

baslik yanlis olmus.. "farzedelim ki dogru..." olcakti

June 11 2001, 4:58 PM 

yanlis anlasilmasin diye

 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

sadece iki kaynakli degil

June 11 2001, 10:55 PM 

baris forumdas,
//Ben tevrat ve incil ve talmudu dinleyerek 15 sene geçirsem Kuran'ı yazamazdım... //
der,
haklidir,
yazamazdi;
cunku
onu kimse boyle bir is icin hazirlamadi.

kralice olacak ari diyorum,
-misal veriyorum-
diger arilar gibi dogar,
sadece beslenmesi farklidir.

dede, amca, es, dost ve hanifler.
haniflere dikkat etmek lazimdir,
kuss ibni saidenin kehanetine dikkat etmek lazimdir
ki
adam kehanette mi bulunuyordu,
yoksa
planin aciklanmasinin yakin oldugunu bildirerek
toplumu psikolojik olarak mi hazirlamaya calisiyordu?

yoksa,
adam aptaldi da
ona malum mu oluyordu?

ve
onu dinleyenler arasinda
muhammed ve ebubekir oldugu icin
onun hutbesi bugune kadar gelir;
ya baska haniflerin
onlarin bulunmadigi zamanlarda ve yerlerde yaptiklari hitabeler?

kuss da tarihe sadece
peygamber-olacak-olan
ve
peygamber-olacak-olanin-en-yakin-arkadasi-olacak-olan
iki kisinin bulundugu bir yerde
soyledigi tek nutukla tarihe gecer;
bu kadar mi yani?

bir de sunu goz onune almak lazimdir:
tarih
-daha cok-
muvaffaklarin tarihidir;
basarisiz denemelerin tarihteki yeri en fazla bir cumledir.

muhammed basarisiz olsaydi,
kussu kimse bilmeyecekti;
boyle
baska
bilinmeyen kahinler var miydi acaba?
acaba?

ve hanifler
bagimsiz
birbirlerinden habersiz,
surada burada
tek tuk rastlanan insanlar miydi
yoksa
-buraya kisa bir cumle sigmaz
uzun bir cumle parantezi acmak gerek-
(umberto eco, foucault sarkaci)
-ya da misal vermek-
takimadalar.

elbette ki muhammed de
bos
kafasi basmayan
agzi laf yapmayan
bir adam degildi;
arapcayi iyi ogrensin diye de onu cole gondermislerdi.

bir de,
tevrattan ya da incilden direk kopya
demiyorum,
tek kaynak yahudi-hiristiyan kaynaklaridir demiyorum;
-demediklerim elestirilmezse daha zevkli olur-
onlar ve onlarin disinda kalan kaynaklardan
ve
araplarin da bildigi
halk masallarindan, efsanelerden ozumsenmis
arapca olarak yeniden ifade edilmis
olabilir
-abilir
diyorum.

kalem suresi,
inis tertibine gore ikinci sure,
ayet 15
//**daha oncekilerin masallari der**//
!!!!????
diyen de
zamanin aydinlarindan biridir,
-belki velid ibn mugiredir-
oncekilerin efsanelerini bilen biri.

merhaba demeden daha,
bu itham
veya vakiyi nakil
de neyin nesi?

alak bir,
kalem iki;
dileyen bu iki sureyi sirayla okusun
daha bir masal, bir efsane anlatilmamis ki!

yoksa
o arada
bu ayetteki ithama medar olacak bir suru seyler mi anlatti onlara muhammed
da
bunlar kayitlara kuran olarak gecmedi?

bir kac olasilik var:

1. ya arada kuran gibi bazi seyler de gecti,
ki onlar araplarin zaten oteden beri bildigi seylerdi,
ama eldeki kurana alinmadi
fakat
araplarin daha en bastaki *ayet-gibi*leri efsane olarak tanimlamalari oylece kaldi
ki
daha sonra eldeki gibi tertiplendiginde
-tertip degistiginden-
zaten kimsenin fark etmesine
imkan yoktu.

2. ya da sonradan gelecek ayetlerdeki
bildik hikaye ve efsanelere karsi
onceden tedbir aliniyordu;
-bakin, dedi iste
ama ben zaten onun boyle diyecegini daha once demistim-

3. ya da bir sonraki ikinci ayette
17 de
baslayacak hikaye icin zemin hazirliyordu;
ki
bu onlarca bildik bir hikaye olmaliydi,
cunku bugun okununca
hic de ilginc bir hikaye degildir
la fontaine hikayelerinden bile, daha esasli ders cikar;
kuranin bir cok yerinde oldugu gibi,
orada da onemli olan icerik degil,
belagat, fesahat, cezalet vs gibi
edebi unsurlardir;
-ama bu ayri bir konudur-
dileyen, kendi okur,
felsefi derinligi kendisi kiyaslar.

-sunu da atlamayayim ki,
kafaya takan,
ilahi kaynakli olduguna yurekten inanan okur
o hikayeden normandiya cikarmasini bile istihrac edebilir,
cunku
gorunuste
benzer bir cok yan vardir.-

tekrar soyleyeyim ki,
tevrat-incil etkisi,
arap-yahudi-hiristiyan halk masallari ve efsaneleri etkisi
haniflerin aktardiklari etkiler
birlikte dusunulmelidir.

esas fikir
muhammedin
sahne onunde
once
hanif-gibi olan abdulmuttalip ve ebutalip
sahne arkasinda
adi tarihe gecmememis baska hanifler tarafindan,
sonra hatice ve ailesi tarafindan
peygamberlige veya mesihlige
hazirlanmis olup olmayacagini
tartismaya acmaktir.

yoksa
kuranin tevrat ve incilden aynen kopya oldugunu iddia etmek degildir.

cunku kuranin kaynaklari
cok degisik olabilir
-abilir;
cunku mekke yollarin kesistigi bir yerdedir.
sumer, misir, babil;
uzaktan uzaga hind, ama cok bariz degil
cunku kelimler arap hanceresine gore sekillenerek
epey degismistir

ibrahim : brahman?

istiva eden shiva midir yoksa?
istiva shiva
dan arapcalastirilmistir
ve sonra da kokeni unutuldugundan
veya baska bir arapca kokene atfedildiginden
mi
allahin nasil istiva ettigini kimse bilmemektedir?

ve:
ilk muslumanlari sabii sandiklari rivayet edilir.
sabiiler? : sebe? : thebes?
(sin sad farkliligini cok onemli gormuyorum)

hikayesi anlatilan sebeli kadin ve kavmi
gunese tapar,
-kuran yorumculari ona yemenli derler
velikovkski ona misirli kralice hatshepsut der-
araplar arasinda adi abdussems olanlar vardir,
fakat unutmamali ki,
din muhammedle bir evrim daha gecirerek
yaraticiyi gunesten de oteye itmistir.

//**islam yemenidir**/

ornegin
rahman : ra-amon? : amon-ra?
rab : ra?

shiva
yokedici ve yaratici guc,
danseder,
dansiyla evren titrer
ve varlik bu tiresimlerle devam eder.
//**rahman arsi istiva etmistir**//
: ra-amon arsin uzerine titresimler salar?
-ars baska bir zaman-

"cok calismam gerek anne, cok!"
-iz.

dogan forumdas:

guzel soylersiniz,
iki tarafi kesen bir bicaktir bu senaryo,
iki olasiligi da dislamaz,
en onemli eksigim de
somut bilgidir.

yaptigim da
sadece
sherlock holmes
liktir;
ipuclari aramak,
onlari birlestirmek,baska bir resim gormeye calismaktir.

herkese mahsus saygiyla.

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
217.80.84.97

sherlock holmes

June 12 2001, 1:21 AM 

Galiba Islam tarihine ilk defa denize atlar gibi acemice girmissiniz. Ip uclariniz cok daginik, aforizmalariniz kopuk kopuk... Islam dünyasi Bati gibi hisarlarla kusatmamistir kendisini. Bu diyarlarda mabetlere bezirganlar da sokulur. Muhammed mukaddes mesaleyi uzun ve cetin inisiyasyonlardan sonra tutusturmustur ümmetinin eline. Cesed-i bi ruhlar elbette kiymetini bilemiyecek ve onu sadece cayda cira oynamak icin kullanacaklar.

Bayim, sizinkisi sokakta hazine bulan adamin süpheleri... Irfana tepeden bakmayi birakin... islam irfanini, yani Kur-an`i hazir bir elbise gibi köse basindaki magazadan tedarik edebileceginizi saniyorsunuz. Nedir bu Allah askina

suraya bakin:


"
3. ya da bir sonraki ikinci ayette
17 de
baslayacak hikaye icin zemin hazirliyordu;
ki
bu onlarca bildik bir hikaye olmaliydi,
cunku bugun okununca
hic de ilginc bir hikaye degildir
la fontaine hikayelerinden bile, daha esasli ders cikar;"

peki sizin su dösendiklerinizden ne cikar? Cevap vereyim: sifir...

Yürüyen bir manyetofon, bir mask görüyorum karsimda sizi okurken. Bir sürü aparti, cimbizlama, havada asili balonlar...


Bence istikameti gösteren tabelalara dikkat ediniz...

hayatimda duydugum en komik iddia:


"baris forumdas,
//Ben tevrat ve incil ve talmudu dinleyerek 15 sene geçirsem Kuran'ı yazamazdım... //
der,
haklidir,
yazamazdi;
cunku
onu kimse boyle bir is icin hazirlamadi"

Tarihi kayitlar Peygamberimizin Ebu Talib`in kizi Fatiha ile birbirlerini sevdiklerini ancak Ebu Talib`in bu evlilige engel oldugunu yazar. Peygamberlige hazirladigi yegenine kizini neden vermesin Ebu Talip? Bunu bir kenara koyalim, Ebu Talip kendi eliyle yetistirip, peygamber ettigi zata neden biat etmez? Kim yetistirmis size göre bir karar verin.
Varaka tevrati ne kadar biliyordu ki Kur-an gibi bir kitabi yazacak kadar yüklü bir egitimi peygambere bahsedebilsin? Ya Muttalip? Hicbir kopya aslindan daha mükemmel olamaz beyefendi! Kur-an ic tutarligi ve muhtesem uslubu ile eski ahiti de, yeni ahiti de gölgede birakir.

Yine hicbir dahi ordan burdan duydugu,kulaktan dolma
efsanelerle Kur-an gibi harikulade bir eseri ortaya cikaramaz. Kereste parcalariyla saray insa edilebilir mi? Muhammed gibi kendi öz amcasinin dahi damatliga layik görmedigi, bir öksüzü, garip bir deve cobanini kim peygamberlik icin özel ihtisasa tabi tutar? Böyle bir egitimden gecen biri nasil olurda ummi kalir?Bir insanin böyle bir
tahminde bulunabilmesi icin ne olmasi lazimdir?


Onu secen ve egiten fermanlarina hicbir faninin yan cizemiyecegi kadir-i mutlakti. Siz komediye devam edin...

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

RAHMAN ile AMONRA ya cok guldum...

June 12 2001, 1:27 AM 

Amin-Amen-Amon 'u mantikli bulmustum ama

Rahmet kokunden gelen Amon-ra cok komikti hakkaten.

Sagolasin.

Sebe kralicesinin misir kralicesi olabilmesi kuvvetle muhtemel. Thebes de mantikli olabilir.

Bir de iddia cok enteresan yani :

HRISTIYANLIK, HINDUISM, vb. bir suru PUTPEREST, PAGAN dinleri birlestirince tanrilarin sayisi artacagina nedense teke dusmus. Cok enteresan.

SHIVA isim iken ISTIVA neden fiil ayrica?
http://www.charm.net/~nayak/shiva.html
http://www.indiantemples.com/abode.html

Ayrica neden incil tevrat ve kuran arasindaki ufak gibi gorunen ancak teolojik anlamda onem tasiyan farklar hakkinda konusmuyoruz... Harun-Samiri gibi.

 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

cok oyunculu

June 12 2001, 4:19 AM 

dilemma forumdas:

onceki bir dilegimi yerine getirmemissiniz,
olsun
OutSider kalendermesreptir,
kimseye gonul koymaz;
-gerci rope forumdas aryik bir InSider olmam gerektigi soyluyor
ve ona katiliyorum,
ama boyle basladik madem
boyle devam etsin.-

//Tarihi kayitlar Peygamberimizin ...//
seklinde baslayan paragrafa kadar da bir sey soylememissiniz,
-itham disinda-

//hazirladigi yegenine kizini neden vermesin//
gibi bir sorunun cok basit cevabi var
ve bunu daha once de yazdim:
hatice.
senaryoda onun onemli bir yeri var.

//peygamber ettigi zata neden biat etmez//
gibi bir sorunun cevabi daha da basit:
fidani agac oluncaya kadar ezdirmemek.
mekkeli soyle dusunur:
ebu talip onu koruyorsa bu onun yegeni oldugu icindir,
akrabaliktir,
-cunku onlar akrabaliga deger veren bir toplumdur-
yoksa
yegeninin dinine girdigi icin degil,
ebu talip bizdendir.

cok stratejik.

ve varaka,
//Varaka tevrati ne kadar biliyordu ki//
sanki okunmuyor yazilanlar,
sanki sadece varaka deyip
duruyorum;
yahu
futbol maci gibi en cok seyircili macta bile 22 kisi oynar.

//kendi öz amcasinin dahi damatliga layik görmedigi/
kiziyla evlendirmemekle
damatliga layik gormemek
ayni sey degildir.

//Kur-an gibi harikulade bir eseri//
kuranin nesi harikuladedir
bilir misiniz?

bilmez veya bildiginizi karsilastirmak isterseniz,
o zamanin araplarina sorunuz;
deyiniz ki,
siz icerikten mi etkilendiniz?
bulursaniz,
icerikten etkilenmis olan birinin sozunu naklediniz.

onlar kuranin biciminden etkilenmislerdi.
kuranin harika olan tarafi
belagatidir,
bildikleri siire benzemeyen siirselligidir,
muzikalitesidir.

bakin
muddessirdeki adam ne der:
//**bu suregelen veya tesirli bir sihirdir**//
-yu'ser her iki anlama da gelebilir-
adam demez ki
vay be! bilmedigim neler ogrendim!?
adam benzer bicimde soyleyemedigi icin aciz kalmistir
kuran
onceden bilinmeyen bir bicimle, tarzla onlari ilk etapta carpmistir.

icerik degildir onlari carpan,
imrulkaysin kizkardesine
kardesinin siirlerini kabe duvarindan indirten
veya
//**fasda' bima tu'mer**//
ayetini duyan araba secde ettiren
icerik degildir;
nitekim adam da oyle der zaten,
//ben bu sozdeki belagata secde ettim//

//kuran indikten sonra dilimi yuttum //
diyen de bir sairdir
-sanirim daha iyi bilirsiniz-

ve muhammed
fasih arapca ogrensin diye
cocuklugunda cole gonderilmistir;
ve yine yazdim ki;
elbette ki muhammed de
bos
kafasi basmayan
agzi laf yapmayan
bir adam degildi;
muvaffak oldugu icin de tarihi yazildi.

ummiligin
okur-yazar olmayan
demek olduguna da
fazla guvenmeyin;
bence,
-haddim olmayarak-
siz biraz kuran okuyun;
hic olmazsa benim okudugum kadar.

mahsus saygiyla.



baris forumdas:

yuzunuz hep gulsun.

arapca bilmedigimi
ve
rahmanin
rahmet kokuyle ilgili oldugunun cahili oldugumu
dusunuyorsaniz,
oyle dusunmeyin derim;
cunku,
bilirim.

dillerin gelisimi
ve
karsilstirmasi
hakkinda yazacak cok seyim de vardir,
fakat konu bu degildir.

size baslangic olarak sedece
walter porzigin
turkceye
"dil denen mucize"
adiyla cevrilen
"das wunder der sprache"sini okumanizi onerecegim;
ilgilenirseniz
ayni meyandaki eserleri kendinizin bulacagina inaniyorum.

size oradan bir ornek verecegim
-turkce de verebilirdim,
ancak
turkce oksuz ve yetim bir dildir,
ne uzmani vardir
ne otoritesi
ne de bilimsel bir etimoloji sozlugu-

hängematte,
hamak demektir,
saf almancadir,
goren
bu kelimenin almanca oldugundan kuskulanmaz;
anlami da
"asili hasir"
dir.

ne var ki
bu kelime almanca degildir!
yabanci bir kelimenin almanca yorumudur.
ingilizcesi hammock olan bu kelime
hollandali denizciler tarafindan
hamaq
seklinde almanyaya getirilmistir;
ve almanlar bunu kendilerine mal etmislerdir.

diger bir ornek de
meerkatze
dir
"deniz kedisi" demektir,
bu da almanca degil, almanca yorumlanmis bir kelimedir,
cunku bu kelimenin de asli
hintce
markata := maymun
dur
ve kuzey almanyali denizciler onu
mar-katte := bataklik kedisi
seklinde yorumlamislardir,
guney almanyada da meer kelimesi golu degil
okyanusu ifade ettiginden,
guneyliler bu kelimeyi kendi kaliplarina sokarak
meerkatze
haline getirmislerdir.

-yukaridaki bilgiler
turk dil kurumunun
1995 yili baskili
617 nolu kitabin
150-51. sayfalarindadir-

turkce cok yakin bir ornegi de
hala bazi gunumuz yazarlarinin
-huseyin hilmi isik izdaslarinin-
istanbulu
islam-bol
seklinde yazmasidir;
dusunun ki,
kelime istanbul alindigi gun bu hale sokulsaydi ve devam etseydi
siz, size
islam-bol: istan polis? : konstatin polis?
yazan birine de guluyor olacaktiniz;
ve
islam ve bol kelimelerinden yola cikarak
muslumanlarin ve islamin bol oldugu bir sehir anlaminda konmustur diyecektiniz.

hala guluyor musunuz
bilmiyorum,
ama guluyorsaniz,
dillerle ilgili epey kitap okumaniz gerektir
-haddim olmayarak-

shiva ile istiva arsindaki iliski icin de
kucuk bir parca arapca bilgisi vermem gerek,
ancak bu kucuk bilginin ardinda buyuk bilgi bulunmalidir;
sadece sunu soyleyeyim ki,
istiva kelimesindeki
t harfi kelimeye dahil degildir,
ziyade harfidir.

son cumlenizle ilgili olarak da,
sanki amacimi surekli kenara itiyormus gibisiniz.

kuran ile ahdi atik ve cedit arasinda
bir suru fark vardir,
ancak ben
aynen kopyadir
demiyorum ki,
dedigim baska bir sey
sizin yazdiginizla da cok ilgili degil.
fakat yine de isterseniz baska bir thread aciniz,
ahdi atik ve cedit ile kuran arasindaki farklililarla ilgili
gorusunuzu aktariniz
yazisalim.

mahsus saygiyla.

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
217.80.84.21

saharlock holmes bunaltti, hadi biraz da agatha cristi takilalim...

June 13 2001, 12:21 AM 

Oldu olacak Amine ve Abdullah`i da Ebu talip öldürdü diyelim de filme biraz aktion gelsin...

Sorunuza cevap vermedim. Cünkü verilecek bir cevap yok... Cünkü öyle bir konusma yok.

Var diye israr edip delil falan sunmaya kalkmayin. Size üstteki yazida kimin ne dedigi anlatilmadi. Kimin ne yaptigi anlatildi. Yani tarih sunuldu. Söz konusu olan yasanilmis olaylar, rivayetler degil...


Kur-an`i okuyun. Kur-an`i okumamis veya okudugunuzu sanmissiniz. Kur-an üstünkörü okunmakla anlasilabilecek bir kitap degildir. Ayetlerin üzerinde tefekkür sarttir.

Kur-an´daki icerik diger kutsal kitaplarin hicbirinde mevcut degildir. Bircok konu yenidir ve araplar tarafindan bilinmemektedir.

Hz. Muhammed güzel konusmayi ögrensin diye degil, emzirilmek üzere gönderilmistir. Arabistan`da yaygin bir gelenekti bu. Cocuk ölüm oranlari salgin hastaliklar sebebiyle cok yüksekti. Ayrica Hz. muhammed sadece sekiz yasina kadar cölde kalmisti. Bu yasa kadar edinilen dil bilgisi Kur-an`i yazabilmek icin yeterli olamaz...

Dil bilgisi konusunda verdiginiz bilgiler ise tam bir parodi.. Hängematte iki sözcügün bir araya getirilmesi ile olusturulmustur. Hängematte hamak ise, Fußmatte nedir sayin outsider?.. Hängen asmak demektir, Matte ise hasir, minder, paspas gibi anlamlara gelir. Almancada bu tip sözcükler coktur; hängebahn(asma demiryolu), hängebrücke(asma köprü), hängelampe(asma lamba) gibi...

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

Bilgi duzeltmesi..

June 13 2001, 2:34 AM 

Main Entry: 1ham.mock
Pronunciation: 'ha-m&k
Function: noun
Etymology: Spanish hamaca, from Taino
Date: 1555
: a swinging couch or bed usually made of netting or canvas and slung by cords from supports at each end


http://www.yourdictionary.com

30/22 Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun ayetlerindendir (belge/delil/mucize). Bilenler için bunda işaretler vardır.

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

Istanbul Istanbul...

June 13 2001, 2:43 AM 

Istanbul

A Greek word meaning "into the city": eis tein polein. A city that sits within the two continents of Europe and Asia, and a city of many names:

Byzantion (Byzantium in Latin)
Deutera Roma
Nea Roma
Constantinople
Dersaadet
Deraliye
Istanbul
The story has it that the Byzantines never referred to the city by the name "Istanbul," but rather simply as "The City." Therefore, when they wanted to go "into the City," they went "eis tein polein." Hence, the name we know today.


pseudo-etymology of Islam-bol = full of Islam.





 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

OutSider, shiva, vb. hikayelerini buradan ya da benzeri bir yerden almisa benziyon

June 13 2001, 3:09 AM 


http://www.vnn.org/editorials/ET0001/ET25-5336.html

Bu adamin anlattikarl iyi hos. Epey bi zorlamis yani araplari hintli yapmak icin. Kendisi bizim artc gibi hint fashisti olsa gerek

Ama anlamadigim bisey nasil oluyor da hinduizm gibi primitif, putperest ve spritualist bir dinden islam gibi monoteist, akilci bir din ciktigi... Ustelik iddialar incil ve tevrat 'tan da etkilenildigi yonunde.

Bence butun bu dinleri birlestirsen ortaya bi halt cikmaz. Ciksa ciksa hadis kulliyati cikar.

Yaw bi de adam taptigi putlari anlatmamis mi. Sanki inandigi dinin en ufak bi mantikli yani varmis gibi

Hepsi birbirinden garip.

 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

ben ne kastederim ...

June 13 2001, 4:28 AM 

dilemma forumdaş:

esas konuyu ıskalayarak,
filme biraz aksiyon kattığınız için seyirciler
ve
senarist
size minnettardır.

ayrıca sizin agatha christie'yi
okumaya ihtiyaç duymadığınızı
ve hatta
okumadığınızı
düşünüyorum,
yoksa
başka bir threadde
hercule poirot
demiştim zaten
ama siz aradaki ilişkiyi de bilmezsiniz.

sadede gelelim:

//Cünkü öyle bir konusma yok.//
yanlış cümledir, doğrusu
*öyle bir konuşmayı bulamadım*
dır.
çünkü, var.

//Söz konusu olan yasanilmis olaylar, rivayetler degil...//
yani, aktardığınız yaşanılmış olayalar rivayet değil,
siz oradaydınız?
bizzat tanıkdınız?

//Kur-an´daki icerik diger kutsal kitaplarin hicbirinde mevcut degildir.//
hiç birinde?
ne diyeyim,
otorite sizsiniz,
sizden daha iyi mi bileceğim?

yine de klavyeye hakim olamıyorum;
karşılaştırınız:
-sadece bir örnek-
//**yeryüzüne salih kullarım varis olacaktır**// enbiya 105
//**fakat halimler dünyayı miras alacaklar**// mezmurlar 37:11
//**çünkü onun mübarek kıldığı adamlar yeri miras alacak**// mezmurlar 37:22
//**salihler yeri miras alır**// mezmurlar 37:29

kitabı mukaddes
aynı mezmurda
üç kez söylerken
kuran bir kez söylüyor,
özetliyor.

//Dil bilgisi konusunda verdiginiz bilgiler ise tam bir parodi.//
anlamıyorsunuz, değil mi?
okumuyorsunuz da.
1. bilgilerin kaynağını tam olarak verdim.
2. adam, yani yazar
hangematte
hamaq kelimesinin almanca yorumlanışıdır
diyor,
almanlar hamak için bu kelimeyi uydurmadılar,
hamak kelimesini kendilerine göre değiştirip, yorumlayıp
bu kelimeyi yarattılar
diyor,
ve
verdiğiniz diğer örnekleri bu kategoriden saymıyor;
ah, unuttum
siz bu konuda da otoritesiniz
prof. walter porzig'den bile.

size hayatta başarılar dilerim.

mahsus saygıyla.

bir not:
bu yazıda yaptığım gibi,
personal remark yapmaktan nefret ediyorum,
ama
-bir hadisi hafifçe değiştirirsem-
//rakibe silahıyla karşılık veriniz//

yapmamak için de
yapanları kabili hitap saymamak hakimane bir seçim olacak.




barış forumdaş:

neyi düzeltiyorsunuz?
başka bilgi verirken
düzeltme yerine
ek bilgi demeniz daha doğru olur.

orada
hamakın etimolojisini yapmadım,
sadece
porzig'in anlatımıyla
hamaq'ın almanyaya nasıl geldiğini
ve almanların onu yorumlayarak
nasıl kendi dillerinden bir kelimeye benzettiklerini
anlattım.

bununla da
rahman: ra-amon?: amon-ra?
gibi bir çıkarımın
basitçe
arapların amon-ra'yı
kendi dillerindeki rahmet köküyle yorumlamış olmalarının
o kadar da akıldan uzak
ve komik bir şey
olmayacağını göstermeye çalıştım.

islambol için de aynı şeyi yaptım,
yine ilgisiz bir yöne çekimişsiniz konuyu.

bir daha söyleyeyim ki,
o yazıda etimoloji yapmadım,
yapsaydım,
âlâsını yapardım.

ek bir bilgi de ben vereyim;
ek bilgi,
yani düzeltme değil,
istanbulun fethedilmesine teşvik ettiği söylenen bir hadiste
oranın adı
kustantiniyye
diye geçer,
konstantin şehri.

islambol diyen de ben değilim,
ve o örneğin amacı da istanbulun etimolojisini yapmak değildır,
ve verdiğiniz sözlük linki de uzun zamandır linklerimin arasındadır.

üstelik konu bunlar değil.

sürekli demediğim şeyleri bana yapıştıracak,
kastemediğim şeylere mi cevap vereceksiniz?

demagoji ve polemikin maksadını karşılamadığını düşünen ve
kendisine cerbeze/muğalata kelimelerini önerdiğim kişi
siz miydiniz?

ayrıca,
dediğiniz linki de ilk kez yazınızda gördüm,
üstelik tıklamaya da gerek görmedim.

olasıkla,
hiduizmi bilmiyorsunuz,
ki ona primitif diyebiliyorsunuz,
nette bulduklarınızla yetiniyorsunuz -ayıplamıyorum-
başlangıç olarak size iki kitap önereyim,
devamını nasıl olsa kendiniz bulursunuz:
cemil meriç, bir dünyanın eşiğinde.
joseph cambell, the masks of god.

kitap okumaya çalışın
-haddim olmayarak-

mahsus saygıyla.

 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.74.9

Hinduizm'i detayıyla bilmediğim doğru...

June 13 2001, 7:24 AM 

Ancak, bir dine primitif diyebilmem için o dini çok iyi bilmem gerekmiyor. Dünyadaki tüm dinleri ise bilebilmeme ne zamanım ne de merakım var.

Bir dinin gelişmişliğini İSLAM'a yakınlığıyla ölçüyorum. Bu benim mezurom. İSLAM'a en uzak dinler ise putperestlik içeren, pagan ve polytheist dinler.

Hinduizm de bunlardan bir tanesi.

Bu güne kadar gelebilmesinin hint halkının saflığına, ezilmişliğine, ülkenin coğrafi konumuna, yakındaki "müslüman"ların oluğturduğu negatif örneğe, vb. bağlı olduğunu düşünüyorum.

Aramızda hindu birisi var mı bilemiyorum ama şahsen ben çok az olan bilgimle hinduizmi tartışmak istemiyorum.

Aramızda hindu var ise eğer ve inandığı şeyleri tebliğ ederse öğrenir, gereken fikir teatisini de yaparım.

Selametle.

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
217.80.84.115

biz hintten degil, belki hint bizden etkilendi...

June 14 2001, 3:51 AM 

hint düsüncesinin ilk fatihinin harzemli bir türk oldugunu unutmayalim. El biruni`den bahsediyorum...Yeni bir din ve yeni bir dil sunmus el biruni hinde. Babür, ekber, dara sükuh vs...

Hintte siirle dua, felsefe ile din, inkarla iman kucak kucagadir. Hangi hinduizm`den bahsedecegiz, hangi dilden? Her bölgede ayri bir dil konusulur. Ufak tefek lehceler bir yana yirmi yedi dil konusulur bu ülkede. Kuzeydekilerin en eskisi bin yaslarindadir, güneydeki iki bin... En eskisi sanskritce. Sanskritce tanri`nin dilidir hintliye göre. Brahman ve sairler bu dili konusurlar. aydinlarin dilidir.

Brahman ile Ibrahim`i voltaire`de karistirmis. Bilgisiyle degil, tipki sizin gibi sezisleriyle. Hint gelenek ve göreneklerinin karmasaligini dile getirebilmek icin üstad, 17. yy. da hintlileri Hiristiyanliga cekebilmek amaciyla misyonerlerin yazdigi "Azur vedam" adli esere sarilir. oysa azur vedam papalarin budalaliklarina tepki olarak yazilmistir.

Hindin kutsal kitaplari ayni zamanda birer edebi eserdir. Hintli de vahiy kaynakli olduklarini iddia etmez zaten. Hintli panteisttir. Israilogullari ile münasebetleri cok gec tarihlere rastlar. israilogullari Mezopotamya sinirlarini asamazlar. Tevrat`ta eski asya yoktur. Ibraniler ve hintliler birbirlerinden habersizdirler. Musa`nin kavmi yehova`nin cocugudur, eskilerle ilgilenmez. Bu durumda Peygamberimizin hinduizm`den etkilendigini söylemek mümkün degil. Buna ragmen Islam tasavvufu reddetmez. Kur-an`da nesfi terbiye tavsiye edilir.


Hint düsüncesinin teozofiyi damgalamasi, bütün dinlerin zamanla gelisen tek bir din oldugu, hristiyanliktan önce baska hiristiyanliklar oldugu inancinin yayginlasmasini saglar. Buna ragmen neden hintli hala trimurti, yani üc büyük tanriya iman eder, anlamak zor tabi.

 
 Respond to this message   
emre
(no login)
62.248.36.2

Untitled

June 14 2001, 1:15 PM 

Sevgili dilemma elbette peygamber efendimizin hinduismden etkilenmesi mümkün değil.Zaten o sadece Allah'tan aldığı ayetleri insanlara iletiyordu.Ve bu ayetler yani kuran'ın hint dinleriyle yakından uzaktan bir ilgisi yoktur,tam tersine bir çok konuda taban tabana zıttır.Ama Hz Muhammed'in vefatından sonra tasavvufun islama girdiğini görüyoruz.Zaten benim açtığım tartışmada tasavvufun islamla ters düşen yanlarını görmüşsündür,burda bunları bir daha uzun uzun yazacak değilim.Peygamber efendimizin hayatıyla ilgili bir çok rivayetin gerçek olmadığını da burda belirtmek isterim.Bazı uydurma hadisler o kadar saçmalamıştır ki neredeyse peygamber efendimizin hint fakirleri gibi ruhban hayatı yaşadığını ve dünya nimetlerinden elini eteğini çektiğini iddia etmişlerdir.Ama Kuran ayetlerini okursan Rabbimiz bunu yasaklamıştır ve geçmiş peygamberlerin hayatını da yine Kuran'dan okursan maddi konfor içinde de yaşadıklarını görürsün(özellikle davut ve süleyman peygamberler).Yani islamda kesinlikle fakirism ve ruhbanlık yoktur.dediğim gibi derviş kelimesi bile hint dinlerinden islama sokuşturulmuştur.Nefsin terbiyesi işine gelince burada uzakdoğu öğretilerindeki gibi nefisi öldürmek veya nefse eziyet etmek yoktur.Rabbimiz bunu kesinlikle bize yasaklamıştır.Haram nimetler dışında bize yasaklanan bir şey yoktur.

 
 Respond to this message   
dilemma
(no login)
217.80.84.103

ilginc benzerlikler

June 15 2001, 3:42 AM 

Konu basligi ile alakasi yok ama, hazir konu hinde gelmisken dayanamadim...



Acaba Hinduizm`den Hiristiyanliga sadece mistisizm mi intikal etmistir? Görünüse bakilirsa hayir.

Trimurti: üc büyük Tanri; Brahma, visnu ve siva.. Trinity: üc büyük Tanri; Rab, Isa ve kutsal ruh..

Gelelim diger benzerliklere.

Bir hintlinin diliyle üc büyük Tanri`nin tasviri söyle:

„Altin dagda bir lotus var, bagrinda Tanrisal ücgen. Varliklarin baslangici ve kaynagi O. Bu ücgenden lingam yükselir, lingam, yani hayat agaci. Bu agacin üc kabugu vardir: Ilki Brahma, ortadaki Visnu ve icteki Siva. Tanrilar agactan ayrildilar, ücgende Siva`nin bekcilik yaptigi sap kaldi“

Brahma

En büyük Tanri. Kendisine yalvarilan Tanri. O görünen günesin arkasindaki manevi yaraticidir. Baslangictaki saf varlik, belirsiz, sekilsiz dünyayi onun düsüncesi yaratti.

Manu kanunlarinda Brahma söyle gecer:

„Önce karanlik vardi. Hicbirsey görülmüyor, sezilmiyor ve kavranmiyordu. Kendinden varolan rab evreni aydinlatti. Varligindan varliklari fiskirtti Brahma.“

Varligindan varliklari fiskirtan Tanri modelini sadece tasavvufta görmek mümkündür. Kur-an`da böyle bir ifadeye rastlanmaz.

Brahma evlidir. Yani burada Yunan mitolojisi devreye giriyor. Karisi Sarsvati`yi bazen kasifi oldugu sanskritce ile yazilmis bir kitabi okurken, diger eli ile de kocasina cicek uzatirken bulursunuz, bazen de lotüse kurulup vina calarken.

Gecelim...

Visnu ile Siva sahneye cikinca Brahma kösesine cekiliyor. Cünkü o ilk bakire, döl yatagidir. Evren yaratilmistir ve artik ona ihtiyac kalmamistir...

Visnu

Kainata isleyen isik. En cok sevilen Tanri. Visnu cesitli sekillere (avatar) girerek insanlara yardim eder. Manu`nun gemisine klavuzluk eden ejder balik visnu`dur. Manu`nun hikayesi bizdeki nuh tufanina benzer. Manu gemisini Visnu`nun boynuzuna oturtarak insanlari, hayvan ve bitkileri sel baskinindan kurtarir.

Visnu`nun en ilginc avatar`si ise insan suretindeki Krisna`dir. Krisna babasizdir. Dayisi hükümdardir. Dayisina bir kahin yegeni tarafindan öldürülecegini söyler. Krisna`yi bir coban kiziyla degistirerek kurtarirlar.

Krisna cok yaramaz. Tam bir super man. Arabalari deviriyor, ejderhalarla güresiyor. Tanri`lara meydan okuyarak cobanlari kendisine imana cagiriyor. Krisna cobanlara „neden indra`ya adaklar adiyorsunuz? Diye seslenir ve daga cikararak „ben dagim bana sunun aramaganlarinizi!“ diye ciglik atar. Indra öfkelenir ve dagi sel basar. Krisna yedi gün yedi gece dagi kollari üstünde tutarak cobanlarin hayatini kurtarir.

Bir baska gün Yamuna irmaginda coban kizlarini yikanirken görür. Bizim muzip delikanli kizlarin elbiselerini toplayarak yakinlardaki bir agaca tirmanir. Elbiselerini bulamayan kizlar baslarlar Krisna`ya yalvarmaya. Krisna,„ yagma yok kizlar.. der, teker teker gelip önümde el pence divan duracaksiniz“ . Neyse ki ileri gitmez J

Dayisinin serrinden de milyonlarca insani kurtaran bu capkin ve ucari Tanri`yi Isa`nin ilk modeli sayan yazarlar olmustur. Isa ile örtüsmeyen yönleri coktur halbuki. Isa ne kadar mistik ise Visnu o kadar aktiftir. Yine de, Tevratla incilin bu eski Dravit Tanrisindan etkilendiklerini gösteren deliller coktur.

Visnu`yu yeni bir din kurucusu, peygamber olarak sunanlar da coktur. Visnu`nun Isa ile örtüsen baska bir özelligi ise hintlilerin onun yeniden dünyaya gelecegine olan inanclaridir. Visnu, Kalkin adi ile yakinda, at basli bir dev suretinde yeniden tecelli edecek ve onun belirisiyle birlikte hersey düzelecek, dünya huzur ve sukuna erecektir.

Siva

Mutlulugun da , izdirabin da kaynagi Siva. Boyuna dans eden cilekes bir Tanri. Siva devamli zikirle mesgul. Risileri ziyaret gittiginde gösterdigi mucizeler hindlilerin indinde itibar kazanmasina ve iman etmelerine sebep olur. Risileri dogru yola cagiran Siva, lanetle karsilanir. Üzerine bir kaplan salarlar risiler. Visnu kaplanin derisini yüzerek bir ipek sal gibi omuzlarina atar. Risiler korkunc bir yilan gönderirler, hazret celenk yapip boynuna asar kobra yilanini. Sonra her zamanki gibi dans etmeye baslar. Gök kapilari acilir, tanrilar eslik ederler Siva`ya. Risiler iman ederek Siva`nin ayaklarina kapanirlar. Siva bazen yakici ve yikici, kimi zaman ise müsfik ve teselli vericidir. Ona teselli edici, yani ahdi cedidi`in dili ile kutsal ruh denebilir mi bilemiyorum ama, Siva`nin da evli olusunu ve bazi mitolojik hikayeleri bir kenara koyarsak benzemedikleri söylenemez.

Misyonerleri cazip karsilastirmalara sürükleyen bu ücüzlülük cok eski inanclarin hünerli bir düzenlenisi. Gercekte böyle bir teslisin olmadigi, Brahma`nin soyut bir varlik olusu ve diger iki Tanri`nin sürekli bir catisma icinde oluslari ile aciklanabilir. Hiristiyanliga sizan mistik variasyonlar, Yunanin Hindden beslenmesinin sonuclaridir. Islam`da ise bunlardan hicbirinin esamesine rastlanmaz...


Saygilar

 
 Respond to this message   
rope
(no login)
213.153.175.62

Tadı

September 22 2001, 6:00 PM 

Hala damağımızdadır.

 
 Respond to this message   
Anonymous
(no login)
208.236.45.63

Untitled

October 3 2001, 3:57 AM 

cok ilginc bir konu
guncelleyelim de okumayanlar okusun

 
 Respond to this message   
rope
(no login)
213.153.175.62

InSider bilir..

October 3 2001, 2:34 PM 

O dönemde,
Kaç filozof veya aydın veya düşünür
Peygamber olduğu iddiasıyla,
Ortaya çıkmıştı?

Öyle ya,
Meydanlarda nutuk çekenler,
Son peygamberin yakında ortaya çıkacağını müjdeleyip duruyorlardı.

 
 Respond to this message   

(no login)
195.175.229.230

peçeyi aralayalım!

October 3 2001, 3:58 PM 

Sayın OutSider,

Yukardaki yazınızda Muhammed döneminin üstünü örten kalın örtüyü birazcık araladınız.Neden nasıl niçin sorularını yönelttiniz.Örtünün altına ışık girmesini sağladınız.

Doğrusu ben de sıraladığınız soruların yanıtlarını merak ediyorum.Umarım sorular örtünün biraz daha çekilmesiyle yanıt bulur.

Taktirlerimi sunarım.Doğru iz üzerinde olduğunuz hakkında içimde bir his var.Devam edin lütfen.

Selamlar.

 
 Respond to this message   
Current Topic - hatice ve ...
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss