-özelde bir kaç yazıya atıf,
genelde de kendi başına bir yazıdır.-
kuran 5 sayar,
tevrat 10.
yenilir yutulur cezalar değildir:
sular kana döner,
ortalığı kurbağa istila eder,
ya da haşere,
veya çekirgeler
ve tufan.
bütün bunlara rağmen,
//**yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.**//
duralım ve düşünelim:
cezalar sadece firavunun sarayında zuhur ediyorsa,
kısa süreliyse
musanın büyücü olduğunu düşünmeleri doğaldır.
ve tabii ki,
//yeterince gelişmiş bir teknoloji büyüden ayırt edilmez.//
ancak
gerek tevratın
gerekse kuranın anlatımı
olayın dar alan cezaları olmadığına işaret eder,
//**rab musaya dedi:
haruna söyle:
değneğini al
ve elini
mısırın suları üzerine,
ırmakları üzerine,
havuzları üzerine,
ve bütün su birikintileri üzerine uzat da
kan olsunlar;
ve bütün mısır diyarında
gerek ağaç kaplarda,
gerek taş kaplarda
kan olacak.**//
**bütün mucizeleri niye harunun yaptığı
ayrı bir konu.**
belli olan şu ki,
firavun ve mısırlılar
bunları musanın yaptığına ikna olmuyor,
art arda gelen
ve görünüşte insan takatının üstündeki
cezalara rağmen
diretiyorlar.
velikovsky
ages in chaos
ve
worlds in collision
-haceri esvedin bir meteorit olduğunu yazdığı kitap-
da
fonda
bu soruna da bir açıklama arıyor.
[
ona göre,
musanın mucize ya da ilahi ceza dediği şeyler
aslında
tam o sıradaki
global bir felaket
ve
bu felaketin doğal sonuçlarıydı.
yer
o felaketle sarsılmış,
korkunç depremler olmuş,
insanlar
yerin içindeki muazzam hareketlerin korkunç seslerini duymuşlardır.
ibrani efsanelerinde
sina dağının 10 kez
korkunç gürültüyle
yerinden sarsıldığı geçer.
efsane
//**lo tirzah
lo tin'af
lo tignov
...**//
emirlerinin sadece israilliler tarafından değil,
bütün yeryüzü sakinlerince duyulduğunu da söyler.
]
anlaşılan bunlar
içten ve derinden gelen seslerin
yakın sözlerle yorumlanmasıydı:
-tabiat taklidi - onomatop-
sadece bunlar mı?
detayları merak eden kitapları okur.
http://www.amazon.com/
http://www.barnesandnobles.com
-belki internette de özeti bulunabilir-
burada sadece
jehowah ya da yahweh
hakkındaki bir kaç tüyosunu kaydedeceğim.
-benim gibi
büyük deprem yaşayanlar
yazının fonunda
derinden gelen
o meşum gürültülü sesi hatırlasınlar.-
[
çinin büyük kanun yapıcısı
imparator yahou (veya yaou veya yau)
huruçla senkron kozmik katastrofla çağdaştır,
asıl adı fang-heun'dur,
tufanın ardından ona yaou denmiştir.
jo, jove (j=i)
jupiterdir,
felaketin jupiterle de bir ilgisi vardır.
indonezyada
şöyle bir yemin vardır:
göğe bir ok atılır
ve herkes
"ju ju huwe"
diye bağırır.
meksikada
yao ya da yaotl savaş tanrısıdır.
]
-artık jehovah kelimesinin
neden kutsal ve
neden söylenemez
olduğunu "biliyorsunuz."-
velikovsky'yi kim referans alır?
hiç belli olmaz,
forumu bir karıştırın,
belki bir mağribi de siz bulursunuz.
velikovsky bir şarlatan mı?
-bence-
kendince mantıklı olan şeyleri yazmıştır,
üzerinde araştırdığı,
epeyce düşündüğü şeyleri;
şarlatanlık olsun diye başlamamıştır yani.
kimi zaman
tezine uymayan yerleri kırpmış,
ya da
kitaba almamıştır,
-suppressed evidence.-
şarlatansa bile
bilerek şarlatan değildir,
ne de olsa
hiç kimse
sırf şarlatanlık olsun diye
ages in chaos
ve
worlds in collision
gibi
kitaplar yazmaya ...
pardon,
pardon,
tam burada
aklıma hans von aiberg geldi.
yukarıdaki paragrafı geri alıyorum.
---
yahudi
ya hu (ya huve=ey o, "be adam")
hey!
hay!
-(göğüsten itibaren, dille değil,
nasıl yapıldığını merak eden,
zakiranı dinlesin.)-
yaoe yaoa yaoa yaoe yaoe yaoe yaoe yaoa yaoa yaoe yaoe yaoe