YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

"MESAJ" nedir?

July 1 2001 at 2:51 PM
Ali Basaraner  (no login)
from IP address 203.54.111.219

. Binaenaleyh Mesaj'ın -bazı kişisel işgüzarlıklar dışta tutulursa- Kur'an'ın orijinalinin çevirisi değil, The Final Testament'in Türkçe kopyası olduğunu katiyetle söyleyebiliriz. O halde, Mesaj'ın dil ve üslûb açısından 'okunabilirlik', anlam ve yorum açısından ise 'güvenilirlik' değeri taşımadığını farkedecek düzeydeki okurların, her halukârda yarı-sâdık bir müridle muhatab olduklarını unutmamaları gerekir.

İmdi, aralarında karbon kağıdı bulunan iki çevirinin seviye ve üslûbuna delâlet eden bazı örnekleri sırasıyla inceleyelim:

- Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi? (93: 7; astray)

Cenab-ı Hakk'ın Peygamber Efendimize (s.a) hitabını bu şekle büründürmenin, esasen dil bilmezlikle bir alâkası yoktur; gerçek neden bilgisizlik değil, edebsizliktir.

- Rabbi, bir zamanlar İbrahim'i birtakım kelimelerle sınamış; o da onlara eklemişti. (2: 124. yani: "İbrahim yanlış eklemede bulunmuştu.")

Ayetin aslında geçen etemme (tamamlamak) fiilini, eklemek diye Türkçeleştirmek, eklemede bulunmanın ta kendisidir ve hem tahrif, hem iftiradır! (Kendi peygamberi bile bu kadarını yapmamış: he fulfilled them)

- Şok. Hem de ne şok! Şoke edenin niteliği sana bildirildi mi? (101: 1-3; The Shocker. What a shocker! Do you have any idea what the Shocker is?)

Deterjan reklamlarına yaraşır ifadeler, hiç utanmadan/sıkılmadan Kur'an'a reva görülmüş... (Mesaj, böylesi televoleci hafifliklerle dolu.)

- Kuşkusuz gece kalkıp meditasyonda bulunmak çok daha etkili... (73: 6; the meditation at night)

Ne dersiniz, tam da "Allah'a hamdolsun iyi ki Amerika'da yaşıyorum" diyen dekadanlara göre değil mi?

- Kanyon halkına yazıklar olsun! (85: 4; the people of the canyon)

Anlamı için Teksas-Tommiks kitaplarına müracaat ediniz!

- Bir de ileri geçen öncü elitler vardır. (56: 10; the elite of the elite)

Söze gerek var mı?

- Kimin de tartıları ağır gelirse, onun da anası uçurumdur. (101: 8-9)

Yani: "Nasıl çevireceğimi ben de bilemedim; nasıl anlarsanız anlayın!" (İngilizcesi hiç değilse anlamlı: his destiny is lowly)

- Allah bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz (4: 40); Kim bir atom ağırlığı iyilikte [veya kötülükte] bulunursa onu görür. (99: 7-8; atom's weight)

Bir kelime oyunu da benden: mesaj değil, masaj!

- Onlar Allah'ın lütfunu tekelleştiremezler. (57: 29; they have not monopolized)

Türkçesi: "not only Quran, but only Rashad!"

- Onlar hem cinlerdendir, hem halktandır. (114: 6; be they of jinns, or the people)

Çeviri şu sırayı izlemiş olmalı: Komut 1: Metindeki bütün "en-nâs" sözcüklerini bul, "people" ile değiştir; Komut 2: Metindeki bütün "people" sözcüklerini bul, "halk" ile değiştir! (Biri kendisine 'people'ın, sadece 'halk' anlamına gelmediğini söylemeli.)

- Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. (91. 14; slaughtered her)

Acaba nasıl etsek de mütercime develerin boğazlanamayacağını anlatsak! Yoksa Reşad Halife de mütercime hakkını helâl etmeyecek!

- O, alev sahibi bir ateşe girecektir. (111: 3; the blazing Hell)

Siz hiç Türkçe'de "alev sahibi bir ateş" dendiğini duydunuz mu?

- Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. (105: 4; hard stones)

Peki "çamurdan sertleşmiş taşlar" dendiğini?

- Kim Rabbinin mesajından yüz çevirirse onu zorlu ve yokuşlu bir cezaya süreriz. (72: 17; He well direct him)

Hiç "zorlu ve yokuşlu bir ceza" denir mi? Peki "süreriz" de nereden çıkmış? (Abdulmuttalib'i Ebu Muttalib'e dönüştürmesi hadi önemli değil; bari burada yesluku fiilini nesluku'ya, he'yi de we'ye dönüştürmeseydi.)

- Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? (2: 28. how can you disbelieve in God)

Mütercim'e, "Hani siz, müşrikler Allah'ı inkâr etmiyorlardı diyordunuz? Bu bir çelişki değil mi?" diye sorsak, acaba bize şöyle mi cevap verir: "Ne bileyim, o kadar hızlı kopyaladım ki ne yazdığımı ben de bilmiyorum! İsterseniz çöpe atabilirsiniz."

Biz de zaten örnekleri oradan topluyoruz. Bu sırada kalemimiz kirlendiyse tek nedeni bu!

Gerek Reşad Halife'nin The Final Testament adlı çevirisini, gerekse kopyası olan Mesaj'ı -tıpkı Kadıyanîler tarafından yapılan çeviriler gibi- farklı kılan bir cihet var: "kendi halklarına sadakatsizlik!" Çünkü 19'cuların merkezi Amerika'da, Kadıyanîlerin merkezi İngiltere'de. (Bu işler hep böyledir ve nedense hiç istisnası yoktur!)

İddiaları kendi halklarının inançların zayıtlatmaya ma'tufken; aynı iddialar, topraklarında merkezlerinin kurulmasına izin veren ülkelere güç kazandırmaktan başka bir işe yaramıyor; izin de zaten bu amaç gözetilerek veriliyor.

Eleştirisiyle meşgul olduğumuz Mesaj'ın bir de nev-i şahsına münhasır söylemi var: 19 Mucizesi! Mucidi kim? Kabbalacılar! Bizdeki Hurufiliğin vulgarize edilmiş versiyonu olan bu ebced oyununun ne denli keyfî işlemlerle organize edildiğini erbâbı gayet iyi bilir. Sayılar yanlış, sayımlar yanlış, çıkarımlar yanlış, çünkü usûl ü erkan yanlış... (Bırakalım, pösteki saymaktan hoşlananlar kendi aralarında bu oyunu oynamayı sürdürsünler.)

Bir de popüler bilim kitaplarından ve bilimkurgu romanlarından devşirilme bilgilerle desteklenen bilimcilikleri var bunların. XIX. yüzyıl pozitivizminin safdil bayilerince pazarlanan bu bilimcilik, bir tek işe yarıyor: demagoji (sözcük anlamı: halk avcılığı).

Batılılar icad ve keşiflerini doğa üzerinde yaptıkları halde, bunların keşifleri kutsal kitaplarla sınırlıdır. Doğabilimleri alanında ciddiye alınabilecek hiçbir bilimsel becerileri yoktur; ya ilahiyatçıdırlar, ya amatör bilimseverlerdirler; ya da öğretmen veya mühendis, vs. Fakat kesinlikle bilimadamı değillerdir. Sözgelimi Reşad Halife ile Edib Yüksel'in ya da birkaç genç takipçisinin bilgisayar kullanıcısı olmaktan öte marifetleri nedir? Böyle bir marifetleri olsaydı/olabilseydi, şu tür yorumlar yaparlar mıydı?

- (Düvenin) bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun. (2. 73; Biyokimyacılar, düvenin dokusundaki DNA'ları yaşlı dokulara transfer ederek onları gençleştirmeyi başararak bu ayetin anlattığı mucizevi olayı günümüzde bilimsel yöntemlerle gerçekleştirmişlerdir.)

Benim gözlerim yaşardı; ya sizin?

- Sure başlarında 14 (7x2) ayrı harf kombizenları olup onların sayısal (ebced) değerlerinin toplamı Muhammed peygamberin izleyicilerine verilmiş olan 1709 kamerî [miladi 2280] yılı verir (s. 223); Kur'an, Dünyanın Sonunun tarihini verir. İsa'nın doğum tarihi, bu hesabı doğrulayıp destekleyen işaretlerden birisidir. Dünyanın, İsa'nın doğumundan 2280 (19x120) yıl sonra son bulacağını Kur'an ayetlerinin işaretiyle öğrenmiş bulunuyoruz. (s. 420; krş. s. 265, 433)

Bilimden anladıkları işte böyle şeyler; tam da liseli çocuklara verilecek seminerlerde kullanılacak cinsten parlak ve fakat içi boş yorumlar! Gencin biri, "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" diye sorsa, verecekleri cevap şu: "İnanmıyorsan, o tarihe kadar yaşa da gör!"

- Sakar nedir bilir misin? Ne bırakır, ne de yüklenir (tam ve mükemmel), halklar için (evrensel) bir göstergedir/ekrandır. Üzerinde ondokuz vardır. (74: 27-30; krş. 85: 22)

Gençler, mütercim abilerinin levha ile levvaha sözcüklerinin aynı kökten geldikleri şeklinde yanlış bir varsayımdan hareket ettiğini (s. 517); bu nedenle muhayyilesinde bir ekran (monitör) canlandırıp kendisiyle birlikte başkalarını da bu ekranın üzerinde 19 mucizesinin görüntülendiği iddiasına körükörüne inandırmaya çalıştığını nereden bilsinler? (Bakınız benim formülüm daha insaflıca: "İnanmıyorsanız, sözlüklere bakınız!")

- Yavrularım bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. (12: 67-68; Yakup, kalabalık bir grubun görevlilerin dikkatini çekeceğini ve sorunlar çıkarabileceğini düşünmüş olabilir. Yumurtaları ayrı sepetlere koymak istatiksel bir sigorta sağlayabilir.)

Sanırım siz de benim gibi, şu irfan ile benzetmedeki şu letafet karşısında gaşyolup mütercime 'aferin sana' demekten kendinizi alamamış olmalısınız. (Bir de istatistiksel diyebilse!?)

Popüler faaliyetler, halka ulaşmak için abartılardan, içi boş da olsa parlak ve alımlı sloganlardan, insanların zaaflarına hitap eden ilgi çekici kavram ve iddialardan yararlanırlar. Pazarlayıcıları, tıpkı bir kez kullanılıp atılmak için üretilen kağıt bardaklar gibi ucuz ve basit ürünleri tercih ederler; ne yazık ki netice de alırlar.

Bu yüzden bir görülürler, bir kaybolurlar.

Oysa dinlerini ciddiye alan insanlar, ufûl eden şeylere iltifat etmezler!

-Dr. Reşad Halife'nin Tocson Mescidindeki ofisinde 1989 yılının son aylarında Türkçe çeviriye başladım. Reşad bir kompüterin başında İngilizce çevirisinin ikinci ve üçüncü basımları için düzeltmeler yaparken, ben başka bir kompüterin başında Kur'an'ı Türkçe'ye çevirmeye çalışıyordum. Çeviriyi üç ay içinde bitirip yayımlayacaktık. (s. 10)

Verdiğimiz örneklerden de anlaşılacağı üzere, Edib Yüksel -iddia ettiği gibi- Kur'an'ın orijinalini değil, Reşad Halife'nin The Final Testament adlı İngilizce çevirisini Türkçe'ye çeviriyordu. (Kur'an'ın üç ayda başka bir dile çevrilebileceğine inanacak bir tek akl-ı selim sahibi gösterilebilir mi?)

Reşad Halife Ocak 1990'da öldürülünce, çeviri kısa bir süre kesintiye uğradı; birkaç ay sonra (1990'ın ortalarında) da bitti. Fakat basıma hazır hale gelmesi için 9 sene geçmesi gerekti.

Artık sözde-peygamber hayatta değildi ve ikinci adam ilk sıraya yükselmişti.




 
 Respond to this message   
AuthorReply
hakikat güneşi
(no login)
213.194.68.219

Untitled

July 1 2001, 3:09 PM 

SEVGİLİ ALİ KARDEŞİM COK İYİ BİR NOKTAYA DEĞİNMİŞSİN


BİDE REŞAT HALİFEYE İTAF ETTİKLERİ AYETLERİ YAZSAYDIN


EVET EDİP YÜKSEL VE TAYFASİ DAHA ÖNCEDE SORMUŞTUM (

OZAMAN BİZİM FIKRIMIZ YOK DİYE KIVIRMIŞTINIZ )

TEVBE SURESİNİN SON 2 AYETİNİ CIKARTMIŞTINIZ 19

SAÇMALIĞINA UYMADIĞI İÇİN BAŞKA AYETLERİDE CIKARTMAYI

DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ ?????????

 
 Respond to this message   
merakli
(no login)
24.42.159.102

Untitled

July 2 2001, 2:58 PM 

Ben bilgileri kisitli biri olarak tartismalari
anlayabildigim olcude okumaya calisiyorum.

Tartismacilarin birbirlerine saygi gostermelerini
savunuyorum.

Benim gorusum:Olmak yada olmamak.Anlamasi cok zor
ben de anlayamiyorum ve hicbir aciklamada da
bulunamiyorum sadece sizin gibi degerli tartismacilari
okuyup anlamaya calisma asamasindayim onda bile
zorluk cekiyorum kendimi yetistirmeye calisiyorum.
Konuyla ciddi sekilde ilgilenen tartismacilara
tesekkuru borc bilirim.

Biraz konuya nese kataraktan tartismacilari ilimli
sevgi ortamina cekme amacli izninizle bir saka yapmak
istiyorum.Ben butun sorunlarin sevgi icinde cozulecegi
ve yaratilisin kaynaginin da sevgi olduguna inanan biri
olarak.

OLMAK YADA OLMAMAK ISTE BUTUN SORUN BU!VAR DA YOK
YOK DA YOK O ZAMAN SORUN DA YOK:)))))

 
 Respond to this message   
REMOUZ
(no login)
212.156.169.166

Hadisci ve mezhepci arkadaslar

July 2 2001, 3:20 PM 

Hadisci ve mezhepci arkadaslar

Allah in bizlere apacik olarak göndermis oldugu Yüce Kurani birakip unutup baska kaynaklar ariyorsunuz.Allah in acikca yasakladigi mezheplere bölünüyorsunuz.Kurani kütüphanelerinizde odanizin duvarlarinda tozlanmaya birakip Hadis kitablarinin pesinde kosuyorsunuz.Allah in Göndermis oldugu Kurana göre yasayip yalniz Kuran hükümlerini tatbik eden müslümanlari sahtekarlikla sucluyorsunuz.
Edip yüksel Kurandan iki tane ayet cıkariyormus.Sizlerin fiziksel olarak kuranlarinizda duran ama kafanizda inkar ettiginiz ayetlerin sayisi iki nin kac kati oldugunun farkindamisiniz.O ayetlerden aklima gelenlerden bazilarini sizlere yaziyorum:

"Insanlardan oyleleri vardir ki, Allah yolunda bilgisizce saptirmak ve o yolu oyalanma araci yapmak icin HADIS eglencesini satin alirlar. Iste boylelerine rezil edici bir azap vardir" (Lokman,31:6)

"Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH'tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar? !" (Casiye,45:6)

"ALLAH'tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma." (Enam,6:114)

"Onların tarihinde, bilinç sahipleri için bir ders vardır. Bu, uydurma bir hadis değil;fakat kendisinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin detaylı açıklaması ve inananlar için bir hidayet ve Rahmettir."(Yusuf,12:111)

"Yoksa cahillik dönemindeki hükümleri mi arıyorlar? Bilgiye dayanan kesin inanç sahipleri için ALLAH'tan daha güzel hüküm veren olabilir mi?"(maide,5:50)

"Deki: Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız.Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ancak ve ancak ALLAH'ın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır."(Enam,6:57)

"De ki: "Üstünüzden veya ayaklarınızın altından size bir azap göndermeğe, yahut sizleri mezheplere bölüp birbirinizin kötülüğünü tattırmağa O'nun gücü yeter." Bak, anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl da açıklıyoruz."(Enam,6:65)

"Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum için ayetleri detaylı olarak açıklamış bulunuyoruz."(Enam,6:97)

"İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; çünkü onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir."(Enam,6:153)

"Bilgiyle detaylandırdığımız,*[11] inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik."(Araf,7:52)

"Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir"(Rum,30:32)

"Biz bu Kuran'da, insanlara, her türlü örneği verdik ki öğüt alsınlar."(Zümer,39:27)

"Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var. "(Ali İmran,3:105)

"Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir"(Enam,6:159)

"Sizin bu toplumunuz bir tek toplumdur. Ben sizin Rabbinizim beni sayın.Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...
Belli bir süreye kadar onları şaşkınlıkları içinde bırak.Sanıyorlar mı ki, kendilerine bağışladığımız paralar ve çocuklar ile,Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller."(müminin,23:52-56)







 
 Respond to this message   
Current Topic - "MESAJ" nedir?
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss