sevgili hacı hristiyanlıkmı kolay yoo aslında en zor din hristiyanlık kolaymı öyle herkesi sevmek can düşmanın bile olsa afedebilmek keh keh keh ( bu gülüş hacı gülüşüdür )
neyse yazının tamamını aşağı paste ediyorum
SEVECEKSİN Aziz Augustinus Hıristiyanlara Yuhanna'nın Birinci Mektubunu açıklıyor
KİTAP ÜSTÜNE
Augustinus Kuzey Afrika'da yaşamış ünlü bir episkopostu. 396 ile 430 yılları arasmda, Akdeniz kıyılarında bulunan Hippone'da episkoposluk yaptı. Yaşamı boyunca Hıristiyanlara Kutsal Kitabı açıklamaya çalıştı. Augustinus halka hitap etmesin! bilen biriydi. Episkoposluk koltuğuna oturarak, ayakta duran büyük bir kalabalığa hitap ederdi. Her yıl olduğu gibi 407 yılmda da Paskalya arifesinde yeni vaftizler yapılacaktı. Hıristiyanlar Paskalya Haftasında her gün kilisede beyazlara bürünmüş yeni vaftiz olacaklarla birlikte toplanırlardı. Augustinus onlara Yuhanna'nın Birinci Mektubu'nu açıklamaya karar verdi. Bu mektup Tanrı'nın çocukları olarak duyduğumuz mutluluktan söz ediyor. Mektup Tanrı'ya olan sevgimizi göstermek için kardeşlerimizi sevmemiz gerektiğini söylüyor. Paskalya Haftasi'nda ilk kez halka hitap ederken Augustinus şöyle diyordu: "Yuhanna mektubunda birçok şeyden söz ediyor. Mektup Tanrı'ya olan sevgimizi göstermek için kardeşlerimizi sevmemiz gerektiğini söylüyor.
Paskalya Haftasi'nda ilk kez halka hitap ederken Augustinus şöyle diyordu: "Yuhanna mektubunda birçok şeyden söz ediyor, ama özellikle sevgiden. Yüreklerinde sevgi bulunanlar bu mektubun açıklamasını büyük bir zevkle dinleyecektir. Açıklamalarım onlara ateşe atılan yağ gibi gelecektir. Beni dinleyen kişinin yüreğinde sevgi bulunmuyorsa sözlerim o kişiyi de ateşleyecektir".
Bu kitapçık, Augustinus'un havari Yuhanna'nın Mektubu üzerine yaptığı üç vaazından alınan alıntılardan oluşmuştur. Daha iyi anlaşabilmesi için Mektup'tan alınıp Augustinus tarafından açıklanan bölümler italik yazılmıştır.
Paskalya günü vaazı
TANRIYI SEVMEK İÇİN KARDEŞLERİMİZİ SEVMELİYİZ
TANRI BİZE BÎR BUYRUK VERDİ: KARDEŞİNİ SEVECEKSİN
Tanrı 'nın buyruklarım yerine getirirsek onu sevdiğimiz! biliriz (2,3).
Hangi buyrukları?
"Tanrı'yı tanıyorum" deyip de onun buyruklarım yerine getirmeyen, yalancının biridir ve kendisinde gerçek yoktur" (2,4)
Dikkatle dinleyelim! Hala "Hangi buyrukları?" diye soruyorsan, Yuhanna sana şöyle yanıt veriyor:
"Tanrı 'mn sözünü yerine getiren kişi onu kusursuz şekilde sevendir" (2,5).
incil'i aç ve oku! Orada şu buyruğu bulacaksın: "Size yeni bir buyruk veriyorum: birbirinizi şevin" (Yuhanna 13,34).
Tanrı 'mn sözünü tutanın içinde ise Tanrı sevgisi yetkinliğe ulaşmıştır (2,5).
GERÇEKTEN SEVEBİLMEK İÇİN DÜŞMANLARIMIZI BİLE SEVELİM
Ne zaman gerçek anlamda sevmiş oluruz? Düşmanlarımızı kardeşlerimiz gibi sevmeyi başardığımızda gerçek anlamda sevmiş oluruz. Gerçekte onların vücutlarım sevmemeliyiz. Birinin vücut sağlığı amacıyla dua etmek, iyi bir şeydir. Vücudu hasta olsa bile ruhu sağlıklı ve diri olmalı! Arkadaşının yaşamasını mı istiyorsun? Çok iyi. Düşmanın öldüğü için memnun musun? Çok kötü.
Arkadaşının yaşamasını istiyorsun, ama ne biliyorsun belki yaşamasının ona bir yararı yoktur. Düşmanın öldüğü için memnunsun, ama ne biliyorsun belki ölmesi onun yararına olmuştur. Kimin için yaşamak iyidir ya da kötüdür, bunu bilemeyiz. Ancak Tanrı'da yaşam bir iyiliktir, buna kuşku yok. Düşmanlarım şev, onları kardeşlerin olarak bil. Seninle tek bir yürek olmaları için düşmanlarım şev.
îşte bu şekilde sevmişti, isa haçta çivili haldeyken bile, "Baba, bu insanları bağışla çünkü ne yaptıklarım bilmiyorlar" (Luka 23,34) demişti. Oysa îsa, "Baba, onlara uzun ömürler ver! Beni öldürüyorlar, ama ben onların yaşamasını istiyorum!" demedi. Peki öyleyse ne dedi? "Bu insanları bağışla, ne yaptıklarım bilmiyorlar" dedi. Böylelikle sevgi dolu yakarışıyla ve herşeye kadir gücüyle düşmanlarının ruhlarım ebedi ölümden kurtarıyordu. Orada hazır bulunanların çoğu îsa'ya inandı. Tanrı da Mesih'i öldürdükleri için onları mahkum etmedi. Önce İsa'nın kanım dökerek öldürdüler, sonra îsa'ya inanarak onun kanım içtiler.
Tanrı sözünü tutanın içinde ise Tanrı sevgisi gerçekten yetkinliğe ulaşmıştır (2,5).
Göklerdeki Babanız nasıl mükemmelse siz de mükemmel olunuz (Matta 5,8) sözleriyle îsa düşmanlarım tam olarak şeviniz demek istedi.
"Mesih'e bağlıyım" diyen kişi İsa'nın yürüdüğü yolda yürümelidir (2,6).
Kardeşlerim, peki ama nasıl? Yuhanna burada ne açıklamak istiyor? îsa gibi suyun üzerinde mi yürümemizi istiyor? Hiç de değil! Bize, "îyilik yolunda yürüyün" diyor- Hangi yoldan? Bunu biraz önce belirttim, îsa haça çivilenmiş haliyle bile sevgi yolundan sapmamıştı. "Baba, onları bağışla, ne yaptıklarım bilmiyorlar". Kısacası düşmanın için hayır dua edersen isa'nın yolunda yürümüş olursun.
GERÇEK BİR HIRİSTİYAN OLMAK İÇÎN VAFTİZ OLMAK YETERLİ DEĞİLDİR AYRICA BÜTÜN İNSANLARI DA SEVMELİSİN
"Işıkta olduğunu..." söyleyen... Yuhanna burada gerçekte ne düşündüğünü söylüyor. Işıkta olduğunu söyleyip de kare/esinden nefret eden hala karanlık içindedir (2,9). Kardeşlerim daha ne kadar zaman size bunu tekrar edip duracağım. Düşmanlarınız! seviyor musunuz? Hiç olmazsa onlardan nefret etmeyin, çünkü bu sizin için daha kötü olur. Yalnızca kardeşleriniz! severseniz henüz mükemmel değilsiniz demektir; ama kardeşlerinizden de nefret ediyorsanız, o zaman insan sayılmazsınız. Herkes kendi yüreğinin içine bakmalı. Kardeşin sana ağır bir hakarette mi bulundu? Bunun için sakın ondan nefret etme. Kardeşinden nefret eden "Ben ışıkta yürüyorum" diyemez. Ayrıca "Ben Mesih'in yolunda yürüyorum" da diyemez.
"Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıklar içindedir ".
Varsayalım ki bir putperest Hıristiyan oluyor. Dikkatiniz! çekerim! Putperestken karanlıklar içindeydi; ama şimdi Hıristiyan oldu. Tanrı'ya şükredelim! Herkes mutlu. Bu adama Pavlus'un, "Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi ışıksınız" (Efesliler 5,8) sözlerin! tekrarlayıp duruyoruz. Bu adam daha önce putlara tapıyordu. Şimdi ise kendisini yaratan Tanrı'ya tapıyor. Daha önce kendi yaptığı şeylere tapıyordu. Şimdi ise kendisini yaratan Tanrı'ya tapıyor. Değişti. Bunun için Tanrı'ya şükredelim. Tüm Hıristiyanlar sevinç içindeler. Neden? Çünkü bu adam şimdi Baba'ya, OğuPa ve Kutsal Ruh'a tapıyor. Putlardan ve kötü ruhlardan nefret ediyor. Bununla birlikte Yuhanna yine de, bu adam için kaygılanıyor. Herkes sevinç içinde, ama Yuhanna tam rahat değil. Kardeşlerim bir anne yüreğinden gelen bu kaygıya kulak verelim. Annemiz bizim için kaygılanıyor, herkes memnun olsa bile. Burada annemiz, sevgidir. Bu sözleri dile getirirken Yuhanna'nın yüreği sevgiyle doluydu. Yuhanna kaygılı. Neden? Çünkü bizler için kaygılanıyor. Oysa ötekiler mutlu. Korkuyor. Peki ama neden? Çünkü "Işıktayım" ya da "Hıristiyanım" diyen ve kardeşinden nefret eden kimse karanlıktadır. Bunun boşuna açıklamaya çalışmayalım. Bu adam gerçekten aydınlık içindeyse sevindim, karanlık içindeyse üzülelim. 5
Paskalya Pazartesi vaazı
TANRI SEVGİSİ VE DÜNYA SEVGİSÎ ÜSTÜNE
DÜNYAYI SEVEN BÎRÎNİN YÜREĞİNE TANRI SEVGÎSİ GİREMEZ
Dünyayı seviyorsak Tanrı'yı nasıl sevebiliriz? îçimize Tanrı sevgisi yerleşsin diye. Tanrı yüreklerimizi hazırlar, îki tür sevgi vardır: Dünya sevgisi ve Tanrı sevgisi. İçinde dünya sevgisi bulunan bir yüreğe Tanrı sevgisi giremez. Yüreğimizden dünya sevgisin! silip atalım! Yerine Tanrı sevgisi gelip yerleşsin! Dünyayı seviyordun, artık sevme. Yüreğin dünyayı ve dünya ile ilgili şeyleri sevmediği takdirde boş kalacaktır. Boş olunca da onu Tanrı sevgisi ile doldurabilirsin. Tanrı sevgisi böylece artık sende yerleşmeye başlamış oluyor. Tanrı sevgisinden hiçbir kötülük çıkamaz. Sizleri temiz kılmak isteyen Tanrı sözlerini dinleyin. Tanrı için insan yüreği bir tarla gibidir. Tanrı bu tarlada ne bulmaktadır? Tanrı bu alanda ormana rastlarsa bu alanı tarıma elverişli hale getirir. Temizlenmiş bir tarla bulursa, oraya bir ağaç yani sevgi diker. Evet, Tanrı'nin sökmek istediği bir orman var. Peki bu orman nedir? Bu orman dünya sevgisidir. Ormanı şokenin sözlerine kulak verin: "Dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmeyin. Dünyayı sevenin içinde Allah Babanın sevgisi yoktur" (2,15).
Şu sözleri duymuş olacaksınız: Bir kimse dünyayı severse onda Allah Baba'nın sevgisi olamaz. Kardeşlerim sakın içinizden bu ne saçma şey diye düşünmeyin. Çünkü bunu söyleyen Tanrı'nın kendisidir. Kutsal Ruh havarinin ağzmdan konuştu. Bu sözler kesinlikle doğrudur. Bir kimse dünyayı severse onda Allah Baba 'nin sevgisi olamaz.
Allah'ın Oğlu ile birlikte mirasa konmak amacıyla Baba'nın sevgisinin sende olmasını istiyor musun? Öyleyse dünyayı sevme! Kötü dünya sevgisini kendinden uzaklaştırır, o zaman Tanrı sevgisi yüreğini dolduracaktır. Sen bir kapsın, ne yazık ki bu kap hala dolu. Sende olanı dok ki, sende olmayanı alabilesin.
VAFTÎZ OLANLARIN İÇİNDE TANRI SEVGÎSİNİN DERÎN KÖKLERİ BULUNMALI
Evet, kardeşlerimiz, şimdi suda ve Kutsal Ruh'ta ikinci kez doğmuş oldular. Bizler de yıllar önce suda ve Kutsal Ruh'ta ikinci kez doğmuştuk. Dünyayı sevmeyelim, bizim için iyi olan budur. Dünyayı sevmeye devam edersek Vaftiz ve Efkaristiya sırrı bizi kurtaracak güç olmaktan çıkıp bizi mahkum etmeye çalışacaktır.
Tanrı sevgisinin kökterinin içimizde bulunması. Tanrı'yi gerçekten sevmemiz bizi kurtaracak olan güçtür. Dıştan Hıristiyanlar gibi yaşamak yetmez. Bu biçimde yaşamak iyidir, kutsaldır ama kökü yoksa bir anlamı olabilir mi? Kesilen bir dal ateşe atılmıyor mu?
Hıristiyanlar gibi yaşamaya bak, köküne de bağlı kal. Koparılıp atılmamak için derin köklere sahip olmak gerekir. Bu köklere Tanrı sevgisinde kalarak sahip olunabilir. Havari Pavlus bize şöyle diyor: "Tanrı sevgisinde iyice kök salınız" (Efes.3,17).
Dünya nimetlerinin sık ormanında Tanrı sevgisinin sende kök salması nasıl mümkün olacaktır? Ormanı yok edin! Ekeceğiniz tohumlar çok iyi olacaktır. Tarlada hiçbir şey onları boğamayacaktır. Yuhanna'nın sözlerim açıklığa kavuşturan sözler şunlardır: Dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmeyin, dünyayı sevenin içinde Allah Baba 'mn sevgisi yoktur (2,15).
GEÇİCİ ŞEYLERİ SEVMEYELİM
Evet, dünyadaki şeylerin tümü, bedenin tutkuları, görülen şeylerin tutkuları, yaşamda gösterişli görünme isteği, bu üç şey de Baba'dan değil dünyadandır: Dünya da kötü duygular da geçip gitmektedir. Oysa Tanrı 'mn isteğim yerine getiren sonsuza dek yaşar (2,16-17). "Tann'nın yarattığı şeyleri neden sevmeyecek misim?" diye sorabilirsin. Hangisin! tercih edersin, söyle ana? Geçici şeyleri sevmek mi istiyorsun, o zaman sen de onlarla birlikte geçip gideceksin. Geçici dünyayı sevmeyi bırakıp sonsuza dek Tanrı'yla birlikte yaşayabilirsin. Geçici şeylerin akarsuyu bizi sürükleyebilir, ancak Rab Mesih İsa akarsu kıyısındaki bir ağaç gibidir. İsa bir beden aldı, öldü sonra da ölüler arasmdan dirildi ve göğe çıktı.
îsa orada ırmağın kıyısında dikilmiş bir ağaç gibi durmak istiyor. Sel tarafından sürüklendiğinde ağaca tütün. Dünya sevgisi sürüklemeye başladığında Mesih'e tutunalım.
İSA YERYÜZÜNE BİZLERİ ÖLÜMDEN KURTARMAK İÇİN GELDİ
Bunu bir benzetme yaparak anlatalım. Tutukevinde iki kişinin bulunduğunu varsayalım. Bu kişilerden biri tutuklu öteki ise onu ziyarete gelmiş biri olsun. Bu iki kişinin durumları arasında çok büyük bir fark vardır. Arkadaşım tutukevinde ziyarete gitmek isteyen kişi bunun için tutukevine gitmek zorunda. Görünüşte her ikisi de tutukevindeymiş gibi görünürler, oysa durumları farklıdır.
Biri mahkum olduğu için ordadır, öteki ise arkadaşım ziyaret için oradadır. Dıştan bakan bizler için ikisi , de tutukevindedir. Ölümlü yaşamımızda günah bizleri tutsak kılıyordu, îsa bizleri sevdiği için dünyamıza geldi. Bizleri tutukevinden kurtarmak amacıyla geldi, îsa bizleri mahkum etmeye gelmedi. Kanım bizler için döktü, kurtarmalık ödeyerek bizi özgürlüğe kavuşturdu. Kötü yazgımızı umuda dönüştürdü. Hala ölümlü bir beden taşıyoruz ama sonu gelmeyecek bir başka yaşamımız olacak. Bundan eminiz.
Kayığımız denizin dalgaları ile sallanıyor ne var ki kıyıya çapamızı atmış durumdayız; işte bu çapa bizim umudumuzdur (îbraniler6,19).
YARADANI YARATIKLARINA TERCIH ETMEYELİM
îşte onun içindir ki dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmememiz gerekiyor. Dünyada temel üç tutku vardır: Bedenin tutkuları, görülen şeylerin tutkuları, yaşamda gösterişli görünme isteği. Şöyle bir düşünceye kapılabilirsiniz: "Dünyadaki her şeyi yani yeri, göğü, denizi, güneşi, ayı, yıldızları ve göklerdeki her şeyi Tanrı yarattı". Denizlerde ne vardır? Yüzen her şey. Ya dünyada? Dünyada hayvanlar, ağaçlar, kuşlar vardır. Bütün bu varlıklar dünyadadır ve tüm bunları Tanrı yarattı- O zaman: "Tanrı'nın yarattıklarım neden sevmeyecek misim?" diye sorabilirsiniz.
Tanrı'nm Ruhu sizinle birlikte olursa o zaman neyin iyi olduğunu anlayabilirsiniz.
Yaratıklara çok bağlanırsan o zaman Yaradan'ı terkedebilirsin. Yazık sana-özaman! Yaratıklara baktığında onları güzel bulabilirsin. Ama unutma ki onları yaratan daha da güzeldir.
Sevgili kardeşlerim, kulağınızı açın ve beni dinleyin! Benzetmeler sizi aydınlatabilir. Kötülük Ruhu gelip de kulağınıza "Mutluluğunuzu Tanrı'nın yarattığı yaratıklarda arayın, bu sizin iyiliğinizdir" demesin. Aşırı içki içerek kötü duruma düşen ve kendilerini yaratan Tanrı'yı unutan insanlara rastlıyoruz.
Yaratıklardan ölçülü bir şekilde yararlanmalıyız. Yaratıklara tutkuyla bağlananlar sonradan Tann'yı unuturlar. Havari bu gibi insanlar için şöyle diyor: "Yaradan'dan çok yaratıklara tapındılar, ona hizmet ettiler. Tanrı çağlar boyunca yüceltilsin!" (Romalılar 1,25). Tanrı bu şeyleri sevmemizi yasaklamıyor, ama onlara çok bağlanmamızı ve mutluluğumuzu onlarda aramamızı yasaklıyor. Bu yaratıkları Yaradan'ı sevmek amacıyla sevebilir ve onlar hakkında iyi şeyler diyebiliriz.
KÖTÜ TUTKULARDAN NASIL KURTULÜNUR
insanı kötüye doğru sürükleyen üç şey vardır: Bedenin tutkuları, görülen şeylerin tutkuları, yaşamda gösterişli görünme isteği (2. l (^.Kötülük Ruhu îsa'yı da bu üç biçimde ayartmaya çalışmıştı. îsa'ya: "Tanrı'nın Oğluysan, söyle de şu taşlar ekmek olsun" (Matta 4,3) diyerek onu bedenin tutkularıyla ayartmak istedi.
îsa açtı, çünkü kırk gün boyunca bir şey yememişti. isa Ayartıcı'ya ne dedi? Kendi savaşçılarım nasıl savaşa hazırlıyor öğrenin. İsa'nın ne dediğini dinleyin: "însan yalnız ekmek değil ama Tanrı'nın ağzından çıkan her bir sözle yaşar" (Matta 4,4). Bunun üzerine Ayartıcı îsa'yı yemden ayartmaya kalktı. Bir mucize gösterebilirse görebildiği her şeye sahip olabileceğim söyledi. îsa'ya:
"Kendini aşağı at" dedi. Gerçekten de Kutsal Kitap'ta şöyle yazıyor:
"Tanrı senin için meleklerine buyruk verecek, onlar da ayağın yere çarpmasın diye, seni elleri üzerinde taşıyacaklar" (Matta 4,6). îsa Kötü Ruh'a direnerek, mucize yapmadı. Mucize yapmış olsaydı, ona itaat etmiş gibi görünecek ya da merakım gidermiş olacaktı. 9
isa hiç kuşkusuz istediği zaman, hastalara şifa vermek amacıyla mucizeler yaptı; çünkü kendisi Tanrı'ydı. O sıra mucize yapmış olsaydı, belki de şöyle düşünecektik: "Olağanüstü birşeyler göstermek istedi". Oysa İsa insanların böyle düşünmesin! istemedi. isa'nın verdiği yanıta bak ve sen de ayartıldığında öyle davran:
"Benden uzaklaş Kötülük Ruhu". Gerçekten de Kutsal Kitap'ta şöyle yazıyor: "Tanrı'nı sınamayacaksın" (Matta 4,10 ve 8). Bu şu anlama geliyor: "Bunu yaparsan Tanrı'yı sınamış olurum". Sen de aynı şeyi söyleyesin diye îsa böyle söyledi. Düşmanın seninle alay ederek sana: "Sen de erkek misin? Gerçekten Hıristiyan mısın? Yaşamın boyunca bir tek mucize gerçekleştirdin mi? Dua ederek ölüleri dirilttin mi? Ateşi yükselenlerin ateşini düşürdün mü? îyi biri olsaydın mutlaka bir mucize yapardm". Ayartıci'nın bu gibi sorularına şöyle karşılık ver: "Kutsal Kitap'ta şöyle yazıyor: "Tanrın olan Rabbi sınamayacaksın."
Öyleyse ben de Tanrı'yı sınamayacağım. Hem bir mucize gösterirsem, bu benim Tanrı'nın bir dostu olduğumu gösterir mi? Ya da mucize gösteremezsem, bu benim Tanrı'nın dostu olmadiğımı mı gösterir? Hiç de değil." îsa şöyle diyor: "Adlarınızın gökte yazılmış olduğuna sevinin" (Luka 10,20). Kötülük Ruhu isa'yı gösterişli görünme isteğiyle de ayartmak istedi. Nasıl mı? isa'yı yüksek bir dağın tepesine çıkararak ona: "Yere kapanıp bana taparsan bütün bunları sana vereceğim" (Matta 4,4) dedi. Kötülük Ruhu, evrenin kralına dünya krallığım sunmak istedi! Göğün ve yerin yaradanı îsa Kötülük Ruhunu ayakları altında ezdi. Böylece îsa ona karşı zafer kazandı. Bu pek öyle şaşılacak değil, îsa Kötülük Ruhüna ne söylemişti? Sen de Kötülük Ruhu'na aynı karşılığı ver.
Kutsal Kitap'ta şöyle yazıyor: "Tanrın Rabbe tapacak yalnız ona kulluk edeceksin" (Matta 4,10). Tanrı'nın sözlerim bağlılıkla yerine getirirsen dünya seni kendisine çekemez. Dünya seni kendiisihe çekemezse, o zaman ne bedenin tutkuları, ne görülen şeylerin tutkuları, ne de yaşamda gösterişli olma arzusu sana egemen olabilir, îşte o zaman Tanrı sevgisi yüreğine girebilecek, sen de Tann'yı seveceksin. Dünya sevgisi yüreğini kaplamışsa Tanrı sevgisine orada yer yoktur. Yüreğinizde daha çok Tanrı sevgisini tutmaya çalışın.
10
TANRIYI SEVERSEK HEP ONUNLA BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ
Tanrı daima yaşar, öyleyse, siz de onunla birlikte hep yaşayacaksınız. Çünkü bizler sevdiğimiz şeye benzeriz. Dünyayı seversen dünya gibi olursun. Tanrı'yı seversen... Ne diyeyim? Bir tanrıya mı benzeyeceğiz? Kendimden böyle bir şeyi söylemeye yetkim yok.
Kutsal Kitabı açalım: "Ben, sizler tanrılarsınız, çok yüce Tanrı'nın oğullarısınız diyorum (Mezmur 81/82,6)". Öyleyse, çok yüce Tanrı'nın oğulları ve tanrıları olmak istiyorsan, dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmemelisiniz. Dünyayı seven birinin içinde Allah Baba'nın sevgisi yoktur. Gerçekten de dünyada: Bedenin tutkuları, görülen şeylerin tutkuları, yaşamda gösterişli olma arzusu vardır. Bütün bunlar Allah Baba'dan değil, dünyadan yani kısacası dünyayı seven insanlardan geliyor. Dünya da, dünyanın tutkuları da geçip gidiyor. Oysa Tanrı'nın isteğim yerme getiren Tanrı'nın kendisi gibi sonsuza dek yaşayacaktır (2,15-17).
11
Büyük Perşembe Vaazı
HIRİSTİYANLAR İNSANLARI SEVMELERÎYLE BAŞKALARINDAN AYRILIRLAR
TANRIYA SEVGİMİZÎ NASIL GÖSTERMELİYİZ
Size Tanrı'yı sevmenizi tavsiye ediyorum. Havarinin bu mektubu bize Tanrı'yı sevmemizi tavsiye ediyor, îsa dirildikten sonra Petrus'a bir soru soruyor: "Beni seviyor musun?" (Yuhanna 21,15). Bu soruyu üstelik ardarda birkaç kez soruyor, üçüncü kez sorduğunda Petrus buna çok üzülmüştür. Petrus şöyle düşünüyor:
"îsa bana güvenmiyor mu, yüreğimden geçenleri bilmiyor mu?" Ama îsa yine de sorusunu üç kez yineliyor. Petrus, korkusundan üç kez:
"Ben bu adamı tanımıyorum" (Matta 26,72/74) ve üç kez de içindeki sevgiyle: "Seni seviyorum" dedi. Şu halde Petrus îsa'yı seviyor. Peki Petrus İsa'ya ne verebilecek? Bu somya Mezmurlardan birinde de rastlıyoruz: "Rabbe bana verdiklerine karşılık ne vereceğim?" (Mezmur 115/116,12). Bunu yazan kişi gönlünden şöyle geçiriyordu:
"Tanrı bana onca şey verdi, ya ben, karşılık olarak ona ne verebilirim?" Ve ne vereceğini bilmiyordu. Kuşkusuz! insan Tanrı'ya verebileceği her şeyi zaten ondan aldı. Peki bir insan aldıklarının karşılığında ne verebilir? Demin söyledim. Rabbe, ondan aldığım verebilir. "Esenlik kasesini kaldıracağım ve Rabbi adıyla çağıracağım" (Mezmur 115/116,3). Bu kaseyi ona kim verdi? Rab değil mi? Bu kaseyi de ona geri vermek istiyor. Esenlik kasesini kaldırmak ve Rabbi adıyla çağırmak yüreği Tanrı sevgisiyle dolu olmak demektir.
İSA GİBİ, YAŞAMAMIZI İNSANLAR UĞRUNA VERELİM
Yüreği Tanrı sevgisi ile dolu olan kişi kardeşinden nefret etmek bir yana onun uğruna ölmeye hazırdır. Kardeşin uğruna ölmeye hazır olmalısın (l.Yuhanna 3,16). Kusursuz sevgi buna derler, îsa bize bu sevgiyi gösterdi, insanlar için öldü, kendisin! haça gerenler için dua etti.
12
İsa haç üzerinde: "Baba, onları bağışla, ne yaptıklarım bilmiyorlar" (Luka 23,34) dedi. İsa bunu tek basma gerçekleştirseydi, gerçekten Rab olmazdı. Bir efendinin daima öğrencileri olur. İsa'nın da öğrencileri vardı, öğrencileri de onun izinde yürüdüler, îstefan'ı öldürmek amacıyla taşladılar, îstefan diz çökerek şöyle dua etti:
"Rab, bun insanların günahlarım bağışla (Elçilerin İşleri 7,60)". îstefan kendisini öldürenleri sevdi ve onların uğruna öldü. Havari Pavlus'u dinleyelim. Pavlus şöyle diyor: "Sizi kurtarmak amacıyla kendimi her şeyimle feda edeceğim" (2.Korintliler 12,15). îstefan ölürken Pavlus için dua etmişti. Gerçekten de Pavlus o sıra İstefan'ı taşlayarak öldürenlerle birlikteydi. îşte kusursuz şekilde sevmek budur. Kardeşlerin! böyle bir sevgiyle seven ve onlar uğruna ölmeye hazır kişinin sevgisi kusursuzdur.
TANRI SEVGİSİNDE AŞAMA
Tanrı sevgisi insanda doğar doğmaz hemen kusursuz mudur? Hayır, Tanrı sevgisi yavaş yavaş büyür ve olgunlaşır. Doğduktan sonra beslenir, beslendikçe güçlenir, güçlendikçe mükemmelleşir. Kusursuz hale gelince de, "Benim için, yaşamak Mesih'tir; ölmek de benim için kazançtır" dedirtir insana. Ölmeyi ve Mesih'le birlikte olmayı arzuluyorum. Çünkü böylesi çok daha iyidir. Ama bu dünyada kalmam sizin için gereklidir (Fil. l,21-24). Pavlus kardeşleri uğruna ölmeye hazırdı, ama pnlara yararlı olmak için, daha yaşamak istiyordu.
PETRUS ÎLE ZAKAY ÖRNEKLERİ
Tanrı sevgisinin kusursuz olduğunu gösteren belirti şudur:
Tanrı sevgisine isteyerek karşı gelmeyen ve ona karşı günah işlemeyen gerçekten Tanrı'nın çocuğudur, îsa Petrus'a : "Petrus, beni seviyor musun?" diye soruyor. Petrus da ona, "Evet seni seviyorum" (Yuhanna 21,16) diye karşılık veriyor, îsa ona, "Beni seviyorsan, hizmetime gir" demiyor, îsa yeryüzünde ölümlü vücudunda iken acıkmış, susamıştı. Acıktığında, susadığında arkadaşları onu evlerine davet etmişlerdi.
13
Parası olan da mal varlığıyla îsa'ya yardımda bulundu. Bütün bunları incil'den okuyoruz. Zakay isa'yı evine davet etti.
Doktoru kabul etti ve hastalığından kurtuldu. Hangi hastalığından? Para sevgisinden. Zakay gerçekten zengin bir adamdı. Vergi toplayanların başıydı. Hastalığından nasıl kurtulduğuna bakalım. Zakay şöyle diyor: "Mallının yarısın yoksullara dağıtacağım. Bir kimseden haksız yere bir şey aldımsa, ona aldığınım dört katım vereceğim" (Luka 19,6/8). Zakay mal varlığının yarışım saklıyor. Bunu kendi için değil de borçlarım ödemek için yapıyor.
Böylece doktoru evine kabul ediyor. İnsanlar Rabbi evlerine davet edebiliyorlardı çünkü İsa bizim gibi bir vücuda sahipli. İsa kendisine hizmet edenlere iyilik yapmak istiyordu. Bu kendisinin değil insanların yararınaydı. Kendisine melekler hizmet ederken insanların hizmetine ihtiyacı yoktu ki onun. Hatta Tanrı'nın kulu îlya peygamberin bile insanların yardımına ihtiyacı yoktu.
Gerçekten de Rab ona bir karga aracılığıyla et ve ekmek gönderiyordu. Rab îlya'yı gizlice beslemişti! Tanrı buna karşın onu, Tanrı'yı seven bir dulun evine göndererek, o dul tarafından doyurulmasını istedi. Rab bunu o dul kadını kutsamak için istedi. Tanrı'nın dostlarının yardımına koşanlar daima ödüllendirilirler. Rab bu gerçeği İncil'de belirtiyor. İsa göğe çıkacağı için havarileri artık ona hizmet edemeyeceklerdi.
Petrus sevdiği İsa uğruna ne yapabilirdi? "Sürümün çobanı ol" (Yuhanna 21,16). Bu şu anlama geliyor: "Kardeşlerim benim seni sevdiğim gibi şev. İnsanları kurtarmak uğruna kanuni döktüm. Gerçeği savunmak amacıyla ölmekten çekinmeyin. Başkaları ancak o zaman sizi izleyeceklerdir".
YALNIZ İÇİNDE TANRI SEVGÎSÎ OLAN GERÇEKTEN TANRTDAN DOĞMUŞTUR
Kardeşlerim, gerçek ve kusursuz Tanrı sevgisinin ne olduğu konusunu açıklamaya devam ediyorum. Tanrı'dan doğanın içinde bu Tanrı sevgisi vardır. Çok sevgili kardeşlerim, kulağınızı bana verin ve söyleyeceklerimi dinleyin. Vaftiz olmuş birini ele alalım: Bu kişi insana yaşam veren vaftiz Kutsal Sırrım almıştır. Vaftiz büyük bir Kutsal Sır'dır. Tanrı'nın bir işaretidir, çok kutsaldır. 14
Bunu anlatacak sözcük bulmak zordur. Vaftizin büyüklüğü, vaftiz olanın tüm günahlarım bağışlayarak, o kişiyi yepyeni bir insan yapmakta yatıyor. Ancak vaftiz olan kişi kendi kendisine sonsun:
'"Vücuduma aldığım şey yüreğimi de değiştirdi mi?" Adam yüreğinde Tanrı sevgisini görürse , ancak o zaman, "Ben Tann'dan doğdum" diyebilir. Ama içinde Tann sevgisi yoksa, doğru, üzerine aldığı Kutsal Sırrın bir izi vardır.
Gerçekte ise o doğru yoldan ayrılan bir asker kaçağıdır. içinde Tann sevgisi olmalıdır. Yoksa, "Ben Tann'dan doğdum"dan çok "Ben vaftiz oldum" diyebilir. Burada havari Pavlus'a kulak verelim: "Peygamberlik etme yeteneğim olsa da, tüm gizleri ve bilgileri bilsem de, dağları ^erinden oynatabilecek iman bütünlüğüne sahip olsam da, içimde Tann sevgisi yoksa, bir hiç sayılının" (LKorintliler 13,2).
15
__________________
sen-antuan
pax et bonum