YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

ebu hureyre (kedicik babası) denen sahtekar..

July 2 2001 at 6:36 PM
  (no login)
from IP address 217.131.5.144

aşağıdaki makale http://kurandakidin.net/ adresinde yayınlanmıştır.. makale beş bölüm olup ben sadece beşinci bölümün alıyorum..

bilginize
murat

xi. Ebu Hüreyre'nin Rivayetlerinden Örnekler ve Bir Karşılaştırma:

Ebu Hüreyre, Rasul (s)'den şunu rivayet eder: "Sizden birinizin içinin, kan ve irinle dolması -benim nezdimde- şiirle dolmasından daha hayırlıdır."

Ebu Hüreyre'nin şu sözü rivayet edilmiştir: "Rasul (s)'den iki kap ezberledim. Bunlardan birini yaydım. Diğerine gelince eğer bunu da yaysaydım şu boğazım kesilirdi."

Bu hadis, yaklaşık aynı ibarelerle, Cemâ'a tarafından yapılan rivayete muhaliftir. Ali (r)'den rivayet edilir ki: "Kendisine "Yanınızda yazılı bir metin/kitap var mı?" diye sorulduğunda, o şu cevabı vermiştir: "Hayır. Ancak Allah'ın Kitabı ve müslüman birine verilen anlayış ya da bu sahifedekiler."

Söz konusu hadis, Buhari'nin Abdulaziz b. Refi'den yaptığı rivayete de muhaliftir: "Ben ve Şeddâd b. Ma'kel İbn Abbas'ın yanına gittik. Şeddâd, İbn Abbas'a "Rasul (s) bir şey bıraktı mı?" diye sordu. Oda: "Ancak mushafın iki kapağı arasında olanları bıraktı." Cevabını verdi."

Eğer Rasul (s)'ün çok yakın bir arkadaşına vereceği bir şey olsaydı kuşkusuz Ali (r); arkadaşları arasında buna en layık olanı olurdu. Zira o, Rasul (s)'ün kendi terbiye ettiği bir şahsiyettir ve de aynı zamanda; amcasının oğlu, ilk müslüman ve kızının eşidir. Ne yolculukta ne de konaklamada Rasul (s)'ün yanından ayrılmıştır. Rasul (s) kendisini halefi olarak Medine'ye bıraktığı Tebük gazvesi hariç, bütün önemli olaylarda onunla beraber olmuştur. Tebük gününde Ali (r) Rasul (s)'e: "Beni kadınlar ve çocuklar içinde mi halefin olarak bırakıyorsun!" demiş, Rasul (s) de ona: "Benim için Musa'nın Harun'u gibi olmak istemez misin? Şurası var ki benden sonra nebî yoktur!"" cevabını vermiştir."

Gerçekten de Ali (r) böyle bir şeye herkesten daha fazla layıktı. O olmasaydı bile, Ebu Bekir (r), Ömer (r), Ebu Ubeyde (r), halasının oğlu ve havarisi ez-Zübeyr, Hatice (r.a)'den sonra en sevdiği eşi Aişe (r.a) akıllı hanımı Ümmü Seleme (r.a) ya da Rasul (s)'ün kendisine: "Örtüyü kaldırıp benim sırlarımı dinlemen için izinlisin." Dediği ve onunla çok sık beraberliğinden dolayı neredeyse Ehli Beyt'ten kabul edilen, Sahabe tarafından kendilerinin bilmediği bazı şeyleri bildiğinden dolayı sırlar ve yastığın sahibi olarak adlandırılan İbn Mesûd, Rasul(s)'ün verdiği bu gizli bilgiyi alan kişi olabilirdi. Tabiiki, Peygamber böyle bir gizli bilgi vermişse...

Bunlar, Rasul (s)'ün diğerlerinden gizli tutmak istediği birşeyi açmasına en layık olan kişilerdir.

Ebu Hüreyre de kim oluyor ki, Rasul; bütün dostlarından, yakın arkadaşlarında ve güzide Sahabesinden gizleyip, sadece ona bildiriyor? Onun peygambere yaklaşabileceği hiç bir meziyeti veya fazileti yoktu ki! Nitekim Rasul (s)'ün vefatından sonra Sahabe tabakatının hiç bir tabakasında adı anılmamıştır. O, ne ilklerden, ne Muhacirlerden, ne Ensar'dan, ne mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerden, ne rakiplerden, ne ariflerden ne İslam'a sonradan giren cahiliyye taraftarlarından, ne Rasul'ün şairlerinden ve ne de Kurân-ı Kerîm'i ezbere bilen/Kurrâ'dandır. Onun faziletleri hakkında meşhur hadis kitaplarında tek bir hadis dahi varid değildir. Hakkında bilinen yegane şey -ne aşağı, ne yukarı- Suffe ashabından biri olduğudur!

Ebu Hüreyre Rasul (s)'ün şunu dediğini rivayet eder: Ölüm meleği Musa'ya gönderildi. Musa'nın yanına gelince o, ona vurdu. Melek Rabbi'nin yanına döndü ve şöyle dedi: "Beni ölmek istemeyen birisine gönderdin!" Allah Meleğe-Musa'nın kör ettiği-gözlerini verdi ve şöyle dedi: "Git ve ona elini bir öküzün üzerine koymasını söyle. Elinin kapladığı yerdeki kıl sayısınca ona yıl olarak ömür verildi!" Melek: "Evet, Rabb'im! Sonra ne olacak?" Allah: "Sonra, ölüm!" dedi. Melek: "Şimdi Allah'dan onu Mukaddes topraklara bir taş atımı yaklaştırmasını diliyorum!" dedi. "Allah Rasulü şöyle buyurdu."Eğer ben olsaydım, sonra size onun kızıl kumdaki yolun kenarındaki kabrini gösterirdim."

Ebu Hüreyre Rasul (s)'ün şunu dediğini rivayet eder: Ölüm meleği Musa'ya gönderildi. Musa'nın yanına gelince o, ona vurdu. Melek Rabbi'nin yanına döndü ve şöyle dedi: "Beni ölmek istemeyen birisine gönderdin!" Allah Meleğe-Musa'nın kör ettiği-gözlerini verdi ve şöyle dedi: "Git ve ona elini bir öküzün üzerine koymasını söyle. Elinin kapladığı yerdeki kıl sayısınca ona yıl olarak ömür verildi!" Melek: "Evet, Rabb'im! Sonra ne olacak?" Allah: "Sonra, ölüm!" dedi. Melek: "Şimdi Allah'dan onu Mukaddes topraklara bir taş atımı yaklaştırmasını diliyorum!" dedi. "Allah Rasulü şöyle buyurdu."Eğer ben olsaydım, sonra size onun kızıl kumdaki yolun kenarındaki kabrini gösterirdim."

Bu hadis, diğer bir rivayette şu şekildedir: "... Musa ölüm meleğinin gözüne vurdu ve onu oydu."

Taberî de Ebu Hüreyre'den şunu rivayet etmiştir: "Ölüm meleği,insanlara aşikâr geliyordu. Musa (a)'ya geldiğinde, Musa (a) ona vurarak gözünü oydu. Musa (a) hadisesinden sonra insanlara gizli gelmeye başladı!..." Farkedileceği gibi, bu hadis buram buram İsrailiyyat kokuyor.

Ebu Hüreyre Rasul (s)'ün şöyle buyurduğunu rivayet eder: Cennet ve Cehennem birbirleriyle iddialaştılar. Cehennem: "Ben müstekbirlere ve zorbalara miras kılındım." dedi. Cennet: "Benim nem var da bana hep zayıflar ve düşkünler giriyor?" dedi. Allah Teâla Cennete şöyle buyurdu: "Sen rahmetimsin, seninle kullarıma rahmet ederim." Cehenneme ise: "Sen benim azabımsın, seninle dilediğim kullarıma azab ederim."dedi. Her birini dolduracaklar vardır. Cehenneme gelince o, Allah Teâla ayağını üzerine koyuncaya kadar dolmaz. O zaman: "Yeter! Yeter!"der. Cehennem işte o an dolar ve sıkıca toplanıp dürülür."

Ebu Hüreyre Rasul (s)'Den şunu rivayet eder: "Kafirin iki omuzu arasında hızlı bir binicinin üç günde alabileceği mesafe vardır."

Müslim, bu hadisi şu fazlalıkla yine Ebu Hüreyre'den rivayet eder: "(Kafirin) derisinin kalınlığı üç günlük yol kadardır."

Ebu Hüreyre Rasul(s)'ün şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizden birinizin kabına sinek düştüğünde onu tamamen batırsın ve çıkarsın. Zira bir kanadında zehir varsa diğerinde şifa vardır."

Ebu Hüreyre Rasul (s)'den: "Bir melek Allah'tan bana bir mektub getirdi. Sora ayağını kaldırarak göğün üzerine koydu. Diğerini de yere koydu ve kaldırmadı."

Ebu Hüreyre Rasul (s)'den: rivayet eder ki: "Acve (hurması) Cennettendir. Onda zehire karşı şifa vardır."

Son olarak Ebu Hüreyre'nin şu iki rivayetini alıntılıyoruz:

"Allah insanları toplayarak şöyle der: "Kim bir şeye tapıyorsa ona tabi olsun." Onlar da taptıklarına uydular. Ümmet bu şekilde münafıklarıyla yaşayıp giderken Allah onların bildiklerinden farklı bir surette kendilerine görünür ve: "Ben sizin Rabbinizim!" der. Olar: "Senden Allah'a sığınırız! Bu Rabbimiz bize gelinceye kadar duracağımız yerdir. O geldiğinde biz Onu tanırız." Bilahare Allah, bildikleri suret üzere gelir: "Ben Rabbinizim!" der. Onlar da: "Sen bizim Rabbimizsin!" derler.

"Cennette bir ağaç vardır ki, binekli onun gölgesinde yüzyıl gider."

Ebu Hüreyre'nin bu kabil rivayetleri başlıbaşına ciltler dolusu kitaplarda ele alınabileceğinden bu örneklerle yetiniyoruz.

Geçen bölümlerde, Rasul (s)'le sadece bir yıldan biraz fazla bir süre kalmasına rağmen Ebu Hüreyre'nin tam 5374 hadis rivayet ettiğini ve Buhârî'nin bunlardan 446'sını kitabında zikrettiğini görmüştük. Şimdi, onun bu rivayetlerinin miktarını, imanda onu geçmiş, Rasul (s)'e ondan daha yakın olmuş, din ve faziletiyle Sahabe tabakatının üstlerini işgal etmiş güzide Sahabelerin yaptıkları rivayetlerin miktarıyla karşılaştıracağız:

Ebu Bekir (r): Ali (r)'den sonra İslama ilk giren erkek olan Ebu Bekir, Sahabe'nin şeyhi olup, Mekke ve Medine hayatı esnasında Rasul (s)'den ayrılmamış bir soy bilimcisiydi. Bu şahsiyetin kaç hadis rivayet ettiğini tahmin edersiniz?

en-Nevevî, "el-Tehzîb" adlı eserinde şöyle der: "Sıddîk, Rasul'den 142 hadis rivayet etmiştir. Bunlardan 104'ünü "Tarihu'l-Hulefa" adlı eserinde zikretmiştir. Buhârî ise bunlardan yalnız 22'sini eserine almıştır.

Ömer b. el-Hattâb (r): Mekke'de İslam'a giren Ömer (r) irtihaline kadar Rasul (s)'den ayrılmadı. Oder ki: "Ben ve Ensar'dan bir komşum Rasul (s)'e nöbetleşe giderdik. Bir gün ben, bir gün o. Ben gittiğimde o günkü vahiyle ve diğer gelişmelerle ilgili haberleri ona ulaştırırdım. O gittiğinde de aynı şekilde yapardı." Tüm bunlara rağmen Ömer (r) İbn Hazm'ın da kaydettiği üzere elli civarında hadis rivayet etmiştir.

Ali b. Ebi Tâlib (r): İslama ilk girmek şerefine erdi. Rasul (s)'ün dizinde terbiye gördü ve onun himayesi altında yaşadı. Rasul (s)'ün irtihaline dek ne yolculukta ne de ikamette ondan ayrıldı. Rasul (s)'ün hem amca oğlu hem de kızı Fatıma (r.a)'nın eşiydi. Tebük dışında bütün gazvelerde Rasul (s)'le birlikte bulunuştur. Hatta Tebük'e giderken Rasul (s) kendisini Medine'ye halefi olarak bıraktığında: "Beni kadınlar ve çocuklar içindemi halef olarak bırakıyorsun?" demiş Rasul (s) de kendisine: "Benim için Musa'nın Harun'u gibi olmak istemez misin? Şurası var ki, benden sonra Nebî yoktur!" demiştir.

İlim bakımından nerdeyse hiç bir Sahabe'nin boy ölçüşemediği bu güzde Sahabe İmam Suyûti'nin ifadesine göre elli sekiz hadis rivayet etmiştir. İbn Hazm da kendisinden ancak elli kadar hadisin sıhhatli bir kanalla geldiğini söyler. Buhârî ve Müslîm'de sadece yirmi kadar hadisi vardır.

Osman (r): Kendisinden Buhâri dokuz, Müslim beş hadis rivayet etmiştir.

ez-Zübeyr b. el-Avvâm (r): Buhâri dokuz, Müslîm bir hadisini rivayet etmiştir.

Talha b. Ubeydullah (r): Buhâri, dört hadisini rivayet etmiştir.

Abdurrahmân b. Avf (r): Buhâri, dokuz hadisini rivayet etmiştir.

Übeyy b. Ka'b (r): Buhâri, sekiz hadisini rivayet etmiş, beş hadisi üzerinde de Müslim'le ittifak etmiştir

Selmân el-Fârisi (r): Buhâri dört, Müslim üç hadisini rivayet etmiştir.

Hatta Sahabe'nin ileri gelenlerinden bazıları Rasul (s)'den hiç bir hadis rivayet etmemiştir. Saîd b. Zeyd b. Nufeyl ve Ubeyy b. Amâra bunlardındır.









 
 Respond to this message   
AuthorReply
swart
(no login)
193.250.128.24

bu filmi gormustuk!

July 2 2001, 9:11 PM 

daha enteresan seyler bulabilirsin
mesela
ebu hureyrenin aslinda bir ajan oldugu
amerika icin calistigi falan

 
 Respond to this message   

(no login)
217.131.5.143

gör(e)meyenler için yeniden vizyonda.. :)

July 2 2001, 9:13 PM 


 
 Respond to this message   
Anonymous
(no login)
24.20.177.246

Untitled

September 30 2001, 2:36 AM 

guncelleyelim

 
 Respond to this message   
Current Topic - ebu hureyre (kedicik babası) denen sahtekar..
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss