3)ELEŞTİRİ HANGİ KISTASA GÖRE YAPILACAKTIR?
(KUR’AN’A GÖRE KUR’AN NEDİR?)
A) KUR’AN KILAVUZ VE RAHMETTİR.
12/111-And olsun ki,resullerin hikayelerinde,aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir İBRET vardır.Bu Kur’an uydurulacak bir HADİS/SÖZ değildir,aksine o,kendinden önceki vahyi tastik eder,her şeyi AYRINTILARIYLA gösterir.İnanan bir topluluk için için de bir KILAVUZ ve RAHMETTİR.
Önce bir tespit yapalım;Kur’an kutsal olarak varsayılıp dokunulunca insanları çarpacak zannedilen bir kitap değildir.İçindeki öykülerde de öyle kutsanacak bir husus yoktur.Bu öyküler sadece insanlar ibret alsınlar diye anlatılmaktadır.
Kur’an hadis değildir.Muhammedin sözleri veya bir başkasının sözü değildir.Burada dikkat edilirse Muhammed zamanında da başka peygamberler için uydurulan ve Muhammedden sonra da kendisi için uydurulan hadislere dikkat çekiliyor.
Kur’an Nuh’tan bu yana peygamber aracılığıyla toplumlara kural olarak konan vahyin devamıdır.Vahyin Arap toplumu için konan versiyonudur.
Kur’an’da her şey ayrıntılı olarak vardır. “Kur’an anlaşılmaz.Her kelimesinde yetmiş bin anlam yüklüdür.Kur’an’ı anlamak için ilim sahibi olmak gerekir.Her önüne gelen Kur’an’ı anlayamaz!”gibi düşünceler bu ayetle geçerliliğini yitirmektedir.
Kur’an insan için kılavuzdur.Okuyup anlayabileceği bu kılavuza göre yaşamını düzenlerse ibadetini,namazını yaparsa bu dünyada da ahirette din gününde de hüsrana uğramaz.
Kur’an bu şekilde algılanırsa insan için rahmet olur.Başka türlü algılanırsa insanın bilmeden ilah diye tapındığı ,yükseklere astığı,ayetlerinden muska yaptığı,bereket için dükkanlarına tablo yapıp astığı varlığa dönüştürülür.
B)KUR’AN’DA MÜJDE VARDIR.KUR’AN’IN EMRİ BARIŞTIR. KUR’AN ANLAŞILAMAZ DEĞİLDİR.
17/9-Şüpheniz olmasın ki bu Kur’an en kalıcı,en doğru olana kılavuzlar ve müminlere şu yolda müjde verir;BARIŞ’a yönelik İYİ İŞ yapanlar için büyük bir ödül vardır.
18/54-Andolsun biz bu Kur’an’da,insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk.İnsan ise varlığın tartışmaya en çok tutkun olanıdır.
Kur’an kendini tanıtırken çok örnek vermektedir.Olaki Kur’an okuyan insanlardan bazıları verilen bir örnekle Kur’an’ın ne demek istediğini anlamazlar.İnsanın anlaması için hem de değişik açılardan tekrar tekrar örneklerle anlatmak istediğini açıklamaktadır.Ama insan anlamak istememekte direnirse veya Kur’an’ın önerileri ve emirleri kendi menfaatine aykırı ise o zaman yüz tane de Kur’an getirilse “Anlamıyorum!”der.Gerçekte ise insan Kur’an’ı ve getirdiklerini çok iyi anlar.Ama getirilen kurallar kendi menfaatine aykırı olduğu için anlamamakta direnir.İnsanın tartışmaya tutkun olması menfaatlerinin zedelenmesindendir.İnsanın menfaatine dokunulmaz ise her türlü eğilmeği gösterir.Görüşlerinden taviz vermeğe yatkındır.Örneğin; “Namaz kılmak parayla “dense camilerde kimse kalmaz.”Her cami kendi imamının maaşını kendisi verecek “dense camiler birbiri ardına kapanır.
Türkçe namaz düşüncesine de insanların neden karşı çıktıkları ve Türkçe namaz benimsenirse bazı insanların ne gibi menfaatleri ortadan kalkacaktır?İlerde belirteceğiz.
Kur’an anlaşılmaz mı? Sorusu da bu ayetle cevaplanıyor.Eğer Kur’an’ın yüzlerce ayetinden birinde; “Kur’an anlaşılmaz.Sadece ilim sahipleri anlar.Bilenlerde bilmeyenlere anlatacaktır.”dese 1 ve 2 inci görüş sahipleri haklı olurlardı.Ama Kur’an’ın hiçbir yerinde buna benzer bir ayet yoktur.Tam tersi her yerinde Kur’an’ın açık ve anlaşılır olduğu belirtiliyor.Böyle olunca da Üniversitede ilim yapan professör de Kur’an’ı okuyup anlayacak,dağdaki okur yazar olan çobanda.Eğer bir insan Kur’an’ı okumuyor veya okumamakta direniyorsa din günü yargılama aşamasında”Haberim yoktu!Bilmiyordum!”vs türünden hiçbir maazeret ileri süremeyecektir.
C)KUR’AN AÇIK SEÇİKTİR!KUR’AN ÖĞÜTTÜR.İÇİNDE ÖRNEKLER VARDIR.
24/34-Andolsun ki,size gerçeği açık seçik anlatan ayetler,sizden önce gelip geçmiş olanlardan örnekler,korunanlar için de bir ÖĞÜT indirdik.
Kur’an kendisinden öncekileri hedef olarak almamaktadır.Ölüleri hedef olarak almamaktadır.Yaşayan insanları hedeflemektedir.Yaşayan insanlara geçmişte yaşamış olanlardan dersler,öğütler aktarmaktadır.Bu örneklere,öğütlere kutsiyet izafe etmek yanlıştır.İbrahimin,Lut’un başına neler gelmiş?Geçmiş zamanlarda neler olmuş? Bunları bilip dersler çıkarmak için bu öyküler anlatılmaktadır.Başkaca bir amaç yoktur.Kehf suresinde anlatılan mağara yaranlarının(mağarada saklanan islam düşüncesine sahip insanların) öyküsü öğüt içindir.Yine Kur’an’da anlatılan başka öyküler de öğüt içindir.Kehf suresi nedeniyle mağaranın kutsanması yanlıştır.Mağaralara tapılması yanlıştır. Musa ‘da Kızıldenizi geçti.Şimdi kalkıp koca denizi kutsal ve tapınılası olarak mı ilan edeceğiz.Veya Hinduların yaptığı gibi koca nehirleri kutsal olarak mı ilan edeceğiz.Bu mantık insanı tabiata tapmaya ve tabiattaki varlıkları ilah olarak ilan etmeye götürür.Allah yukardaki ayette de belirttiği gibi ayetleri öğüt olsun diye insanlara ulaştırmıştır.
D)KUR’AN NEDEN ARAPÇA VAHYEDİLDİ?
42/7-İşte böyle,Biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki,ülke ve medeniyetlerin anasını ve çevresindekileri UYARASIN ve toplanma günü konusunda da UYARIDA bulunasın.
Biraz önce incelediğimiz ayetlerde Kur’an kendini açık ve seçik olarak niteliyordu.Kapalı değildi.Bu ayette de şu soruyu soruyoruz; “Ülke ve medeniyetlerin anası ve çevresi neresidir?”1400 yıl önceki döneme bakıldığında,Mekke ve Medine civarı ve ticaret yollarının kesiştiği bölgeler medeniyetin yoğunlaştığı yerlerdir.Mekke ve civarı ana nokta civarı ise bu nokta etrafında yaşayan Arap topluluklarıdır. Arapça konuşan topluluklardır.En geniş olarak algılasak dahi ayette hedef coğrafya olarak gösterilen toprak parçası bu gün itibarıyla ORTADOĞU diyebileceğimiz toprak parçası sınırını geçmez.Demekki Kur’an’ın azami olarak uyarmak için hedef seçtiği coğrafi alan ORTADOĞUDUR.Kur’an’ın amacı Ortadoğuda 1400 yıl önce yaşayan ve Arapça konuşan insanların din günü konusunda uyarılmalarıdır.Din günü tüm insanların dirileceği ve toplanacakları,mesajını onlara duyurmaktır.Bu noktada Kur’an’ın bölgesel olma özelliği ortaya çıkar.Yani Kur’an iddia edildiği gibi coğrafi olarak evrensel özelliğe sahip değildir.Yani yerkürenin her tarafına uygulanabilme özelliği yoktur.Belli bir coğrafyaya ,en iyimser olarakta Ortadoğuya uygulanabilme özelliği vardır. Kur’an zaman olarak da evrensel değildir.Yereldir.Uygulanması 1400 yıl öncesinin zaman dilimi ile sınırlıdır.1400 yıl önce yaşamış Arap insanına hitap eden bir kitaptır.
Bir husus birbirine karıştırılmasın.Kur’an yereldir ama verdiği mesaj evrenseldir.Kur’an’ın verdiği mesaj daha önce yaşamış başka peygamberlerin verdiği mesajın aynısıdır.Dünyanın değişik coğrafyalarında yaşamış olan peygamberlerin verdiği mesajın aynısıdır.Rusyada, Ortaasyada,japonyada,Çinde,Afrikada,İngilterede, Avrupada, Kuzey Amerikada, Güney Amerikada... yaşamış tüm peygamberlerin kendi toplumlarına verdikleri mesaj ile Muhammedin kendi toplumuna verdiği mesaj öz itibarıyla aynıdır.Toplumlar tarafından değişik adlarla ifade edilseler bile bu mesajın adı bize göre İSLAMİYET DİNİDİR(İslamiyet dünya görüşüdür) Bu açıdan “Kur’an yerel,İslam evrenseldir!” diyebiliriz.Kur’an’ın yerel olması İslam Dininin evrensel olmasına engel değildir.
Kur’an böyle algılanır ve anlaşılır ise,dünyanın her tarafında yaşayan insanların İslam dinine(Dünya görüşüne)davet edilmeleri ve içinde yaşadıkları problemlerinin kendi var oluş özelliklerine göre(fıtrat)çözülmeleri konusunda hiçbir zorlukla karşılaşılmaz.Aksi halde,dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan insanlar kelime olarak İslama davet edilirlerken, problemlerini İslama göre değil Araba ve Arap geleneklerine göre çözmeleri istenir.Bu ise eşyanın tabiatına aykırıdır.Çözümsüzlük sonucunu doğurur.Ne Arap geleneklerini dünyaya yaymaya çabalayanlara bir yarar sağlar ve nede insanların problemlerini çözmeleri sonucunu doğurur. Örneğin;bir bardak suda koparılan fırtına olan “ Kadınların başörtüsü takmaları” meselesinde,İslami bir giyim tarzı olmayan başörtüsünü dünyanın en ücra yerlerine kadar taşımak olanaksızdır. Ama İslami bir düşünüş olan “Edepli ve yerine ,mekanına,zamanına göre olan giyinme tarzı” düşüncesini dünyanın her tarafına taşımak olanaklıdır.Bu düşünce tarzına sahip olan insanlar(kadın ve erkek) kendilerine yakışanı giyerler.Fakat edeplice ve denge sınırlarını aşmadan.Yerine göre.Örneğin pikniğe giderken giyilen kıyafet ile denizde giyilen kıyafet aynı olmaz.Veya düğün töreninde giyilen kıyafet ile iş kıyafeti aynı olmaz.
Bir başka örnek;Recm cezası verilip insanları meydanlarda taşlayarak öldürdükten sonra,dünyaya “ İslamda recm cezası vardır.Bu ceza adildir.Bu nedenle İslam da iyi bir dindir”diye reklam yapılamaz.Yine 1400 yıl önce yaşamış Arap toplumunu ıslaha yönelik kuralları aynen bu çağa uygulayarak da İslam dininin güzellikleri anlatılamaz.
Tüm bu açmazlardan kurtulmak için “Kur’an’ın zaman ve coğrafya olarak yerel,İslamın ise evrensel “olduğunu kabul etmek gerekir.
E)KUR’AN ÖĞÜT KİTABIDIR.
38/29- KUTSAL/bereketli bir kitap bu;sana indirdik ki onu,ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsinler temiz özlüler.
Bu ayet okununca bazıları diyecekler ki; “İşte ayet Kur’an’ın kutsal olduğunu söylüyor.Bereketli olduğunu ilan ediyor.Öyleyse bu kitaba kutsiyet izafe etmeyenlerin,onu abdestsiz okumayanların tezi çürütülüyor”
Kutsiyet,bir kitabı alıp ,onu yüzlerce yıl duvarların üst kısmına asmakla olmaz.Çarpılırım ,günaha girerim endişesiyle ona dokunmamakla olmaz. Kutsal olan üretken olandır.Doğurgan olandır.Nitekim Allah da üretken olduğu için kutsaldır.Allah duragan değildir.Allah aktiftir ve yaşamın her alanındadır.Hayatın içindedir.
Kur’an’ın kutsiyeti de bereketli oluşundandır.Bereketli olma ise derin derin düşünmekle,okumakla sorgulamakla ve üretmekle mümkün olur.Ancak o zaman Kur’an öğüt olma niteliğini kazanır.Öğüt olma fonksiyonunu icra eder.Aksi halde Kur’an korkulacak,içinden büyü ve fal için hesaplar,ayetler çıkarılan yazılı bir metin olarak kalır.Kimseye de faydası olmaz.
F)KUR’AN ÖĞÜT KİTABIDIR.
39/27-Andolsun biz bu Kur’an’da insanlara her türden örnekler verdik ki,düşünüp ÖĞÜT alabilsinler.
BU AYETTE VE YUKARDAKİ AYETLERDE DE BAHSEDİLDİĞİ GİBİ KUR’AN’IN BELİRGİN VASFI “ÖĞÜT OLMASI VASFIDIR”
Görüldüğü gibi Kur’an kendini ayetlerinde belirttiği gibi tanımlıyor ve kendisi kendiis için yukardaki vasıfları veriyor.
|