YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Aksini iddia eden var mı ?

July 8 2001 at 12:50 PM
uhu  (no login)
from IP address 212.174.161.82

Arkadaşlar;
Özellikle Barış,Simurg ve ZQR sizlerden katkı bekliyorum.Bu adam hakkında bildiklerinizi döker misiniz?




"İnsanlara bir takım bilgileri aktarırken bizim sadece ilâhi hidâyete vesile olmak durumunda olduğumuzu, “hidâyet”in yani, “sadece gerçek olanları görebilmek” hâlinin, Cenabı Hak’kın ihsanı ile mümkün olduğunu bilmemizdir.

Toparlarsak...

Biz insanlara gerçekleri gösteremeyiz!.. Ancak, onların gerçekleri görmeleri için birer vesileyiz, bilgiyi aktarırız. Cenabı Hak, dilediği kimsenin basiretini açmışsa, O da, bu basireti ile gerçekleri görür. İşte bu, “Hidâyet Allahtandır” gerçeğinin idrakidir.

Biz anlatacağız, görevimizi yapacağız. Ondan sonra kenara çekileceğiz. Gerisi bize ait değil!

Anlattıklarımızın her biri bu ilmi değerlendirir veya değerlendirmez!. Kendinin bileceği bir şey... Biz burada sadece isteyene, talep edene vereceğiz. İsteği veya talebi yoksa onu bu konuda zorlayamayız.

ama belki buradan çıkarken bir araba vuracak öbür tarafa gidicem..

Yarın sorarlarsa bana,” orada ne yaptın?”diye,diyecem ki;”Böyle benim gibi diri diri -aklı başında-şuurlu geleceklerini olabildiğince insana farkettirdim,yaptığım tek hizmet bu! Dünyada başka hiç birşey yapamadım,en büyük ihtimalle ben batsam bile bu gerçeği fark eden birçok insan buraya hazır gelecek.. İşte böyle hizmet ettim!”

İnsanoğluna vasiyet tavsiye edilmiş,hatta eskilerden bazıları hergün vasiyet yazarlarmış,yarın kalkamam diye.. Ertesi gün kalkınca ,yatarken gene vasiyetini yazarmış.

Allaha şükür bakıyorum; bir kere,kimseye hiçbir vaadde bulunmamışım,ben sana şöyle yaparım-böyle yaparım-şunu getiririm-bunu getirim gibi..Hiç kimseye böyle bir vaadim yok! Var mı? Benden hiç böyle bir vaad duydunuz mu?Hayır, hiç kimseye bir vaadim yok!Bu,bir..

İki ; Kimseden hiçbir talebimde yok! Sizlerden veya çevrenizden benim bir talebim oldu mu bugüne kadar,var mı?

Hiç kimseden hiçbir talebim de yok, herkese karşılıksız olarak bu ilmi dağıttım,bu bilgileri dağıttım.

Hiçbir dünyevi, iktisadi, siyasi, ekonomik ve politik, vs, vs beklentim de yok,yolcuyum! Her an gitmeye hazırım!..
Dolayısıyla hiç kimseye hiç bir müdânam yok,isteyen alsın dinlesin veya okusun değerlendirsin,o da benim umurumda değil.Çünkü ben vicdani görevimi yaptım..Ben insanlar üzerinde zorlayıcı veya uygulatıcı değilim..Hem formasyonumda bu yok benim..

Dolayısıyla aman arkamda kalanların mesuliyeti benim üstümde gibi düşüneceğim bir şeyh,bir mürşit,bir hocaefendi de değilim!

Hiçbir dini hüviyetim,etiketim, ünvanım, vesairem de yok!

Sadece ve sadece AHMED HULUSİ’yim! Onun altına yapışacak hiçbir etiket yok

Ayrıca,yerime -arkama şu kaldı diyeceğim hiçbir kimse yok!

Beni hiçkimse temsil edemez yeryüzünde,hiç kimse benim adıma konuşamaz,hiç kimse benim namıma birisine bir şey veremez ve birisinden isteyemez..Böyle bir şey de yok ,kesinlikle yok..

Dolayısıyla şapkamı bile almadan sadece pardesümü geçirip çeker giderim bu dünyadan başımı çevirip hiç arkama bakmadan! Çünkü vicdanen rahatım,elimden geleni yaptım, bu toplumun kaldırabileciği ölçüde herşeyi açıkladım, gerçek bildiklerimi söyledim..Dolayısıyle de artık bundan sonra top bu insanlarda.

İsteyen bu bilgileri alır,değerlendirir,getirisini yaşar.. İsteyen de bütün bunları değerlendirmez, sonucuna katlanır

.İşte bizim müslümanlık anlayışımız bu! Ayrıca,tartışmaya-iddialaşmaya-bütün bunların sonunda da kendimize bir pâye,bir yer edinmeye de meraklı değilim.

Siz şurada belki 70-80 kişisiniz,bilmiyorum ne kadar insan var ama benim kitaplarımı okuyup da benimle tanışmak isteyen insanların sayısı şuradakilerden çok çok fazla ama bunların hepsi de beni bulamıyor-göremiyor..Ben de bu insanları görüp etrafıma toplayıp bir yerlere gelme gibi bir amacım ve derdim de yok.

İnsanlar akşamları yatağa girdikleri zaman yanındakine “hadi Allah rahatlık versin” deyip kendi dünyasına çekilirler,ben sabah kalktığımda “Allah rahatlık versin” diyorum,çevremdekilere! Günüme böyle başlıyorum..

Dünyanızda sizler gibi iyi bir insan olmaya çalıştım elimden geldiği kadarıyla,ne kadar bunu başarabildim bilmiyorum.

Tasavvufta, tarikatlarda bir sır vardır;

Onlar derler ki : “Benim şeyhim, benim mürşidim zamanın Gavsıdır. Zamanın en büyüğüdür..”

Yalnız Türkiye’de beş bin küsûr tarikat şeyhi varmış, altı bine yakın!.. Demek ki, Türkiye’de altı bine yakın Gavs var.

Türkiye’de bu kadarsa, bunun İran’ı var, Malezyası, Endonezyası, Tunusu, Fası, Cezayiri vs. vs. var. 66666 tane Zamanın Gavsı, Kutbu azamı var. Belki bunların bir kısmı da Mehdidir. Yani, birkaç bin tane de Mehdi var. Belli olmaz, belki peygamber de vardır.

Olay öyle boyutlara gidiyor ki, Allah’a şükür kitaplarımda defalarca yazdım, konuşmalarımda defalarca söyledim, gene tekrar ediyorum :

Benim, hiçbir dini hüviyetim, kişiliğim, etiketim söz konusu değil!. Sadece ve sedece Allah kulu olduğumun bilinci ve idrâki içindeyim.

Ve bu idrakla da öğrendiklerimi yazılarla, seslendirmelerle sizlere nakletmeye çalışıyorum.

Onun için de kim bana pâye verirse, verdiği bu pâye onun kendinde, hayâlinde yarattığı, tasavvur ettiği, kendi biçtiği, kendine göre bir pâyedir.

Ama, ben öbür tarafa sizin biçtiğiniz bu pâyelerle girmeyeceğim. Gerçeği idrâk edebilmek çok zordur, hazmedilmesi çok güçtür.

Eğer Cenâb-ı Hak, bu kuluna basiret verdiyse onun mânevi yönden kendine verdiği hiçbir pâye ve de hiçbir iddiası yoktur. Ona Allah kulu olmak yeter.

Ben ondan daha büyüğüm gibi düşünceye kapılamam. Kimin Allah indindeki derecesinin ne olduğunu Allah bilir ve bu dünyadan ayrıldığımız zaman, o derece belli olacak!."

AHMED HULÛSİ

 
 Respond to this message   
AuthorReply
Ergenekon1
(no login)
62.226.203.158

Yalniz nasihat ediniz

July 8 2001, 2:13 PM 



Ahmet Hulüsi beg,yalniz nasihat etmekle Tanr1 buyrugunu yerine getirmis oluyorsunuz.

Gerisini bana b1rak1n diyor zaten Yaratan.

Tanr1 peygamberlerede ayni buyrugu vermistir.Insanlara yaln1z nasihat ediniz,gerisi bize aittir diye.

Bol kepce merhaba

Er gene kon 1

 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.71.61

Ben şahsen bu adam hakkında pek bişey bilmiyorum,

July 8 2001, 5:49 PM 

Kitaplarının bazılarını okudum, bir kasetini dinledim ve televizyonda bir kaçkere izledim... Yani kişliğini bilmem...

Bildiğim adamın verdiği bilgilerin KURAN ile alakasız bilgiler içerdiği ve kendisinin hadisçi/sünnetçi olduğu. Bu nedenle KURAN ayetlerinde büyük yorum hatalarında bulunuyor.

Kendisine bu konuda bir email attım ancak bir yanıt alamadım henüz.

Özetle hatalı bulup aşağıdaki noktaları tartışmak istediğimi söylemiştim :

* ALLAH bir ilah mıdır?
* KADER konusu...
* İnsanın bir RUH'u var mıdır?

ancak Ahmed'in Kurani hataları bunlarla da bitmiyor elbette. Ancak bunlar en önemli gördüklerimdi...

Kabir hayatı, kabir azabı, vb uydurmalar konusunda da tartışmak isterdim...

Ben de öbür dünyada aynı şeyi söylemeyi planlıyorum :
İNSANLARA KURAN'ı ANLATMAYA ÇALIŞTIM. HİDAYET VERMEK ALLAH'IN İŞİDİR.

Selametle...

 
 Respond to this message   

(no login)
61.9.189.175

Sevgili Baris,

July 9 2001, 11:00 AM 

Eger Hz Muhammed e inanmiyorsan, Ahmed hulusi nin kitaplarini okumana gerek yok.

Cunku AH nin yazdiklari,Kurani Kerim,Sahih hadisler ve bazi Islam alimlerinin bize anlatmak istediklerinin yani:

Ilahi Sistemin ne oldugu ve gunumuzun insaninin anlayacagi sekilde biraraya toplanmasi.

Ahmed Hulusi En tuttugum Islam yazarlarindan birisi.

Kitaplarini anlamak icin hepsini okuman gerek.Bir iki kitabini okuyarak yorum yapma.Cunki kitaplarin hepsi birbiri ile baglantili.

Bende Ahmed Hulusi nin butun sohbetleri ve Kitaplari CD halinde var.Isteyene kopyalayip bedava gonderiyorum.
CD de Ahmed Hulusi nin kendi sesinden butun sohbetleri ve kitaplari var.Ayrica Ingilizce,Almanca,Fransizca ve Rusca tercumeler mevcut.

Istersen sana veya baska isteyen arkadaslara bedava olarak gonderebilirim.Kanuni bir sakincasi yok.Cunki ktaplarin telif hakki yok.

Sunu da belirteyim AH hicbir tarikat uyesi ve seyhi degildir.Dogrudan Kuran a ve Hadislere itibar eder.

CD yi isteyenler Bana E-Mail gonderirlerse vaktim musait oldugu takdirde en kisa zamanda yolliyacagim.

Bir de ilave edeyim,benim bu isten hicbir cikarim yok.
Allah rizasi icin yapiyorum,ve masraflari cebimden karsiliyorum.Neticede O da bir insandir,hatalari yanlislari olabilir.Ama bir insan % 95 dogru ise kitaplarini okumakta yarar var kanisindayim.

selamlar.






 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.67.91

Mantıksızlık ile dolu talihsiz bir yazı

July 9 2001, 11:21 AM 

BUNU BİR TERBİYESİZLİK DEĞİL, CAHİLLİĞİNİZ OLARAK GÖRÜYORUM. BİR MÜSLÜMANIN MUHAMMED PEYGAMBERE İNANMADIĞINI DÜŞÜNMEK ONU YAHUDİ YA DA HRISTİYAN YERİNE KOYMAKTIR.

BEN SİZE KURAN'I UYGULAMADIĞINIZI BİLDİĞİM HALDE KURAN'A İNANIYORSANIZ EĞER DEMEKTEN ÇEKİNİRİM...

AHMED HULUSİ KURAN'A APAÇIK ZITLIKTA YAZILAR YAZMAKTADIR. BUNLARIN HEPSİNİ BURADA TEK TEK TARTIŞABİLİRİM. SAVUNABİLECEK BİRİLERİ VARSA...

BÜTÜN KİTAPLARI OKUMAK GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİĞİNİZE GÖRE ADAM SON KİTABINI YAZANA KADAR KİMSE ONU ANLAYAMIYORDU. BU ÇOK ENTERESAN İŞTE...

CD İÇİN TEŞEKKÜRLER. KENDİSİNİN WEB SİTESİNDE YAZILARI VAR SANIRIM.

SELAMETLE.

 
 Respond to this message   
uhu
(no login)
212.174.161.169

Haydi...

July 9 2001, 11:42 AM 

Ya Barış ;
Bilmiyorum sayfayı açmış olmak konuyu savunma zorunluluğu yükler mi ? Ama istersen ben yine A.Hulusi nin sözleri ile onu savunmaya ya da seni tartıştırmaya çalışırım...Okulda bunu yapardık daha önce...Bu tarz yazılar yazmam ya da copy paste etmem benim bu düşüncelerin arkasında olduğumu göstermez herhalde...(senin 19 culuğun gibi )
E zaten sevgili A.Başaraner anladığım kadarı ile bu işe gönüllü...Hem belki senin deyimin ile murid de bulabiliriz savunacak...
Ben A.Hulusi nin söylediklerinin tartışılmasını istiyorum...
Sen de tamam diyorsan ...
Why not !!

Sevgiler,
saygılar....

 
 Respond to this message   
uhu
(no login)
212.174.161.169

???

July 9 2001, 12:23 PM 

Sanırım Barış tı...
Kuran ın birden fazla tefsirinin bir arada bulunabileceği,yüklenebileceği bir adres vermişti...
O neydi??

Ne olur tembelliğimi bağışlayın...Bulmayı denedim ama başaramadım..

Sevgiler...

 
 Respond to this message   
uhu
(no login)
212.174.161.161

İSLÂM’IN ŞARTI 5 DEĞİLDİR!..

July 9 2001, 12:52 PM 

İSLÂM’IN, KELİME-İ ŞEHÂDETTEN SONRA 54 FARZI VARDIR...
KUR`ÂN-ı KERİM, "İSLÂM’IN ŞARTININ BEŞ OLDUĞUNU" SÖYLEMEZ!.

Kur`an-ı Kerim, insanların üzerine farz kılınan; yani onların uymak zorunda oldukları; uymamaları halinde büyük zarar görecekleri 54 çok önemli kuraldan sözeder ki, bunların ilk dördü "namaz, oruç, hac ve zekât"tır!...

Bunların ötesinde gıybet etmemek, dedikodu yapmamak, içki içmemek, kumar oynamamak, zina yapmamak, hırsızlık yapmamak, yetim hakkı yememek ve bu gibi bir çok uygulamakla zorunlu olduğumuz öneri mevcuttur.. Toplam 54 olan bu önerilerin tümü de islâm`ın şartları arasındadır..

NAMAZ
Kelime-i şehâdet’ten sonra, "İslâm"ın ikinci şartı Mi`râc'tır!.

Kelime-I Şehâdet ile, "Allah"ın varlığına Tekliğine, Ahadiyetine, onun dışında başkaca bir varlık olmadığına şehâdet ettin, tasdik ettin ya; işte bu tasdikin neticesi olarak da "Mi`râc" yapıp Allah'a ermek durumundasın!...

Onun için de İslâm’ın ikinci şartı "Mi`râc"tır.

Burada şunu diyebilirsiniz:

-Biz İslâm`ın ikinci şartı olarak "namaz"ı biliriz... Nereden çıktı "Mi`râc"..?

Doğru bilirsiniz! Ama, o "namaz"da "mi`râc" olmalıdır; ve dahi ”mi’râc”dır!

Çünkü Hz. Rasûlullah buyuruyor ki:

"Namaz, mü'minin mi`râcı ‘dır."

Böyle olduğuna göre, demek ki gaye, hedef şuurda mi’râc, bedensel namaz ise araç!.

Öyleyse ikinci şartı neymiş "İslâm"ın?

Mi’râc!...

İsterseniz burada bir tespit yapıp; "İslâm`ın şartlarının araçlarına göre sıralamasından sözedelim;



1- Kelime-i şehâdet;



2- Namaz;



3- Oruc;



3- Hac;



5- Zekât.



Şimdi de bu beş zâhirî aracın gayesi olarak hedeflenen beş bâtınî amacı sıralayalım:



1-"Kelime-i şehâdet"in getirisi: "ALLAH"ı bilmek;



2- "Namaz"ın getirisi: "Mi`râc"... “ALLAH”a ermek;



3-"Oruc"un getirisi: "ALLAH"ta "yok"luğunu farkederek yaşamak; (fenâ fillah)



4- "Hacc"ın getirisi: Maârifi Billah edinmek; (Bakâ Billah)



5- "ZEKÂT"ın getirisi: Hak’tan eline geleni insanlarla paylaşmak.



Evet, genellikle gözden kaçan çok önemli bir hususa da böylece dikkatini çekmek istiyorum..

Hz. Rasûlullah Aleyhisselâm’ın açıkladığı "Din"de, sistem ve düzen gereği olarak bize teklif edilen ve "ibadet" adı altında toplanan birtakım çalışmalar sözkonusudur..

Ancak biliriz ki, her yapılan çalışmanın bir amacı, bir hedefi vardır!... “Niçin bunu yapıyoruz?”sorusu, amacın ne olduğunu sorgular...

Her amacın da bir aracı vardır!.

Araç, amaç içindir!.

İslâm Dini gereği olarak olarak bize teklif edilen çalışmalar, -kesinlikle farkında olmak zorundayız ki-, araçlardır!..

İslâm’ın şartları olarak bildirilen araçlar; "İman esasları" olarak bildirilen hedefleri kavrama ve gereğini yaşayarak ölümötesi yaşama hazırlanma amaçları içindir!

Ancak ne var ki, toplumlar, hedef saptırılması yüzünden, araçları amaç edinmişler; amaçları gözden kaybetmişler; araçlarla beyinlerini ve kavrayışlarını bloke edip ötesine geçememişlerdir!.

Hemen burada aklımıza Yunus Emre`nin dizeleri geldi:



"Hakikat bir denizdir, şeriât onda gemi;

Çokları gemiden denize dalmadılar!.."



Yani, araçta takılıp kaldılar, amaca ulaşmadılar!.

Oysa önemi nedeniyle tekrar ediyorum;



Her araç, bir amaç içindir!.



İslâm`ın şartları kapsamında yapılması teklif edilmiş olan fiiller, çalışmalar insanı belli amaçlara ulaştırmak içindir!..

İşte bu yüzdendir ki, düşünebilen varlıklar olarak bizlerin, araçlara başvururken, diğer yandan da amaçları çok iyi kavramamız zorunludur!.

Şimdi denebilir ki, "Biz bunları "ALLAH"ın emrine uymak için yapıyoruz; amaç budur!. Gerisine gerek yoktur!."

Eğer olay bu kadar basit olsaydı, Kur`ân beş-on buyruk âyetinden ibaret olur; insanların akıl ve mantığına, kavrayışına hitap etmez;



"hâlâ tefekkür etmiyecek misiniz",



"hâlâ aklınızı kullanıyacak mısınız",



"hâlâ basiretle bakmıyacak mısınız"



gibisinden uyarılara gerek duymaz; 6300 küsur âyete de gerek kalmazdı!.

Bu sebepledir ki, biz bir yandan araç olan "ibadet" şekillerini hakkıyla değerlendirerek yol alacağız; öte yandan da hedefi iyi kavrayarak, elimizdeki araçla, amaca ulaşacağız!.

İşte bir araç olan, biçimsel "namaz"ı da bu anlamda, amacına uygun olarak değerlendirmek zorundayız!.

Hz Rasûlullah Aleyhisselâm efendimiz bir açıklamasında:



"Namaz dinin direğidir"



buyuruyor.

Dinin direği ne demektir?..

O zamanlarda, insanların çok az bir kısmı kerpiçten yapılan evde yaşarken, büyük bir kısmı çadırda yaşıyordu... Çadırın meşhur orta direği vardır. O çadırı ayakta tutan ana direk gibi; dinin direği de namazdır!

Kişi, "mi’râc olan namaz" gerçekleşmediği sürece, bir önceki basamakta yapmış olduğu “kelime-I tevhid”i tasdikinin gereğini hissedip, yaşayamaz!. Bilgide kalır!.

"Kulun Allah'a en yakîn olduğu hâl ve zaman secde hâlidir"
buyurulur...

Bir de namazın "ikâme" edilmesinden söz edilir.

Namaz "kılan"lar vardır.. Namazı "ikâme" edenler vardır.

Namazın "kılınması" ayrıdır, namazın "ikâme" edilmesi ayrıdır, "dâimi namazda" olanlar ayrıdır.

"Zâhir ehli", yani olayın tefekkürüne girmeyenler topluluğu diye bahsedilen "avam" için, "namaz kılınır".

Namaz kılınması demek, belli hareketler arasında, belli zikirlerin yapılmasıyla, bu zikirlerden ve dualardan hâsıl olan enerjinin beyin tarafından ruha yüklenmesi hedeflenmiştir...

Bu çalışmadan amaç, ruhun pozitif enerjisinin kuvvetlenerek, kişinin kendisini ölümötesi yaşamda güçlü bir hâle getirmesi hedeflenmiştir.

"Namaz"dan söz ederken önce şu tespiti yapalım...

Kur`an-ı Kerim`de "beş vakit namaz" kesinlikle mevcuttur; ve Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm da bu konu kendisine açıldıktan sonra, dünyasını değişene kadar bu ibadete, günde beş defa olarak devam etmiştir!.

Âyet:

"NAMAZLARA VE ORTA NAMAZA DEVAM EDERLER..." (2-238)

Namazı beş vaktin altına düşürmeye kalkmak; ya da beş vakit namazı inkâr etmek tek kelime ile "ahmaklık"tır!.

Ancak, vaktinde kılamadığınız bir namazı daha sonraki namazın öncesinde edâ etmek de imkan dışı olmamalıdır!

Müslümanların kılmak zorunda oldukları beş vakit namazın vakitleri ve rekâtları şöyledir:

Sabah namazı 2 rekât;

Öğle namazı 4 rekât;

İkindi namazı 4 rekât;

Akşam namazı 3 rekât;

Yatsı namazı 4 rekât.

Bunlar "farz" namazlardır... En azıyla, bu kadarı zorunludur...
Esasen namazlar, bütün diğer "ibadet" türleri gibi, ikiye ayrılır;

A- "Farz" namazlar
B- "Nâfile" namazlar

"NÂFİLE", yani Türkçe mânâsıyla "YARARLI" namazları araştırmacılar kendi aralarında çeşitli şekillerde değerlendirmeye tâbi tutmuşlardır... "Vâcip, sünnet, müstehap, mendup" vs. gibi tâbirlerle...

İsteyenler, Bu "farz" namazların öncesinde ya da sonrasında, vaktin elvermesine ve içinde bulundukları hâle göre, diledikleri kadar bu namazlardan kılabilirler!... Ancak bunlar "farz" değildir!.

Bugün câmilerimizde kılınan namazların Rasûlullah Aleyhisselâm devrinde kılınan namazlarla tek benzerliği, farzların imamla kılınmasıdır!.

Şâyet bir kişi öğle vakti dört-beş dakikasını ayırıp bulunduğu yerde, veya câmide imama uyarak dört rekatlık öğle namazını kılıyorsa, bu kişi üzerine "farz" olanı yerine getirmiştir!.

"Farz" namaz önce ve sonrasındaki "nâfile" namazların, "sünnet" adı altında âdetâ "farzlaştırılarak"; müezzin yönetiminde tesbihler ve dualarla birlikte dinsel bir tören havasına sokulması tamamiyle sonradan düzenlemedir!.

Rasûlullah Aleyhisselâm zamanında kılınan “terâvih” namazı yalnızca “sekiz” rekât idi!…

Hele hele, para karşılığı okunan, "mevlid" adı verilen törenler tamamiyle sonradan icâd olup, ibadet’le hiç ilgisi yoktur!...

İslâm Dininde "mevlid" diye bir ibadet mevcut değildir!.

"Mevlid", Hz. Rasûlullah Efendimiz Aleyhisselâm’ın âhırete intikâlinden yüzlerce yıl sonra, O`nu övme amacıyla yazılmış bir şiir olup; bu şiirin gazel havasında okunmasının da ibadet olması, elbette kesinlikle sözkonusu değildir!

Hz. Rasûlullah, ancak "Alemlerin Rabbı olan "ALLAH" tarafından övülebilirdi ki; bu da Kur`an-ı Kerim’de gerçekleşmiştir:

-"ÂLEMLERE RAHMET OLARAK SENİ İRSÂL EYLEDİK" (21-107)

hükmü, O`nun yüce şânını gösterir!..

Bizim gibi sınırlı anlayışlı insanların, O yüce Zâtı övmeye kalkışı ise, O`nun yüce şânına ancak kısıtlama getirir!

Ayrıca Rasûlullah bizden, kendisini övmemizi değil; getirdiklerini anlayarak çevremize olabildiğince verici olmamızı istiyor ve bekliyor!... O`nun ulvi şahsiyetini, kendimize geçim kaynağı yapmamızı değil!.

Ayrıca kesinlikle bilelim ki, para karşılığı yapılan hiç bir çalışmanın “İslâm Dini”nde yeri yoktur!

Parayla, ne "Kur`ân" okutturabilirsiniz; ne "hatim" indirtebilirsiniz; ne de ölmüş kişilerin “namaz” veya “oruc” borçlarını ödetebilirsiniz!..

Kesinlikle bilelim ki;

Kur`ân ve Rasûlullah açıklamaları kökenli “İslâm Dini”nde belirtilen ibadetler arasında, ne "mevlid"; ne de ölünün namaz-”oruc” borçlarını kapatmak için yapılan "ıskat ve devir" törenlerine yer vardır!..

Bunları yapıyorsanız, kesinlikle biliniz ki, sadece kendinizi tatmin ediyor; bu arada bazı kişilerin de bu bahaneyle geçimine yardım ediyorsunuz!..

Para ödendiği için yapılan;

para alınmadığı takdirde de yapılmayacak olan,

hiç bir fiîlin İslâm Dini’nde kesinlikle yeri yoktur!..

Eğer, bu yanlışı yapıyor ve bilgisizliğimizin karşılığını biraz pahalı ödüyorsak; suçu karşımızdakinde değil, kendimizde arayalım; işin gerçeğini araştırmayıp, körü körüne, bilinçsizce etrafa uyduğumuz için!.

Bu arada yanlış anlaşılmasın!.. Biz, "farz"lar öncesinde ya da sonrasında "nâfile" namaz kılınmasına karşı değiliz!..

Dileyen dilediği kadar "nâfile" namaz kılar; ve bunun karşılığında da büyük ecir ve sevap alır!.. Ancak, bu "nâfile" namazların, bugünkü uygulamalarla, zorunluymuşçasına, "farz"mışçasına takdiminin yanlış olduğunu vurguluyoruz!.

"Nâfile"nin bir türü olan "sünnet" namazı, "farz" namazmış gibi göstermek, bu zannı vermek büyük hata ve gaflettir!.. Belki iyi niyetledir; ama kesinle bilgisizlik ve düşüncesizliktir!.

"KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN; MÜJDELEYİN, NEFRET ETTİRMEYİN";

buyuran Rasûlullah Aleyhisselâm efendimize düşüncesizce karşı çıkmaktır!.

"DÖRT" ya da "ÜÇ" veya "İKİ" rekât için birkaç dakikayı ayıramayan insanın pek mâzeret gösterme şansı yoktur!.

Ancak, günümüz telâşesi içindeki insana, içine beş-on dakikalık "farz"ın da katıldığı yarım saat hatta kırkbeş dakikalık, şişirilmiş, ibadetler bütününü, "farz" diye göstermek ve kabul ettirmek oldukça güçtür!..

Ve bu, dini zorlaştırarak, insanları zorla İslâm Dini’nden uzaklaştırmaktır

Diyor A.Hulusi...

Şimdi haydi yanlışları bulalım....

Sevgiler...

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
203.54.111.241

Baris.

July 9 2001, 1:07 PM 

"BUNU BİR TERBİYESİZLİK DEĞİL, CAHİLLİĞİNİZ OLARAK GÖRÜYORUM. BİR MÜSLÜMANIN MUHAMMED PEYGAMBERE İNANMADIĞINI DÜŞÜNMEK ONU YAHUDİ YA DA HRISTİYAN YERİNE KOYMAKTIR."

Ben Cahil olabilirim,aksini iddia etmedim,ama Hz Muhammed i burada elestiren sensin yine:
1-Hz Muhammed e adi ile hitab eden sensin.
2-Hem Sahih hadislere inanmayip,hem de inananlari Shirk ile sucluyan yine sensin.

BEN SİZE KURAN'I UYGULAMADIĞINIZI BİLDİĞİM HALDE KURAN'A İNANIYORSANIZ EĞER DEMEKTEN ÇEKİNİRİM...

Senin gorusun ile biz Kurani uygulamiyor olabiliriz.Ama unutma ki bu sadece senin gorusun dur, hickimseyi baglamaz.Kimin uygulayip uygulamadigin Allah bilir.

Eger sen uyuyorsan Hz Muhammed ile ilgili ayetleri oku.
Ben tek tek buraya asmiyorum.

"AHMED HULUSİ KURAN'A APAÇIK ZITLIKTA YAZILAR YAZMAKTADIR. BUNLARIN HEPSİNİ BURADA TEK TEK TARTIŞABİLİRİM. SAVUNABİLECEK BİRİLERİ VARSA..."

Defalarca soyledim ki ben burada kisileri degil,fikirleri savunuyorum.Hickimseyi de tartisacak degilim,konuyu aciyorsunuz,fikir belirtildiginde de insanin ustune yuruyorsunuz.Bu mu sizin Islam anlayisiniz?


BÜTÜN KİTAPLARI OKUMAK GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİĞİNİZE GÖRE ADAM SON KİTABINI YAZANA KADAR KİMSE ONU ANLAYAMIYORDU. BU ÇOK ENTERESAN İŞTE...

Yukarida soyledigim butun kitaplarin birbirine bagliligi,mesela Hz Muhammed in acikladigi Allah adli kitabini okumadan AH nin "Allah" tarifini anlayamazsin.
Bu bir ornek,daha onlarca verebilirim.

selamlar.

 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
152.163.197.51

BAZI MUSLUMANLAR NE DEDIKLERINI BILMIYORLAR...

July 9 2001, 3:36 PM 

ISLAM'IN SARTLARI UZERINE..
BIZ BES BILIRDIK..
IKI VEYA UC OLDUGUNU IDDIA EDENLERI DUYDUK........
BES DEN COKTUR DIYENLERE SAHITLIK ETTIK..

OTEDEN BERI EN AZINDAN BAZI MUSLUMANLARIN CAHIL VE AHLAKSIZ OLDUGUNU SOYLER DURURDUM..

SIMDI ARTIK KANITLAMA ZAMANI GELDI..

GAFILLER..

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.194

kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez

July 9 2001, 3:36 PM 

ah
netde

netde olanlar bilir
free ware
shareware vs..

sonaaaa cigima
belese
herkes alisti mi
cikar
parayi veren dudugu calar
dedim mi
bitti

alismis kudurmustan beterdir
yeni bi programa alismak dert
bu tur aliskanlik
basim ustu
asmasi kolay
en fazla
ya para yada zaman kaybedersin
programi almak veya yeni bi program ogrenmek icin
ama
din diye sarildigini insan birakamiyo
kolayca degistiremiyoda

ah'de
su an
tavuk yediriyo gibi
birseyler de yumurtluyo
dogan yemedi
yiyenlere afiyet olsun

ah
ilerde az da ben yiyecegim
illede kaz isterim derse
eee ..bonker bi milletik canim
kimleri doyurmadi ki bu millet
ah'imi doyuramiycak
varsin azda o yesin


karnim acikti hoscakalin
sevgi ile

 
 Respond to this message   
dogan
(no login)
203.23.250.194

ozur dilerim

July 9 2001, 3:52 PM 

dogan
yukaridakileri
Ali Basaraner'i
okuyunca yazdi
en basta ki iletiyi okuyunca
uzuldu

uzuntusu
ah
tavuk yedircem hep
hic bi zaman kaz istemiycem dedigi icin
dilerim oyledir

ama yinede dogan bu tavugu yemez
yiyenlere afiyet ola


 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
203.26.23.7

Yaw sen Hakikaten Gak olmalisin,

July 9 2001, 4:01 PM 

Cunki Karga Mantigi ile yaziyorsun.

Insanlari alistiriyormus mus ta,

sindicik para lamiyormusmus ta

alisinca herkes ten para alacakmis.

Yaw Bu Adam Eroin mi satiyor?

Yoksa Allahin sistemini mi acikliyor?

Sen yutma!

Sen okuma!

Dunyada para ile olculemeyecek seylerin oldugunu artik dusunemiyoruz bile.

illa da para

olacak sonunda

Benim baska soyleyecek bir sozum yok artik.

selamlar.









 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
152.163.197.51

ISLAM NE OLA KI? MUSLUMAN NASIL DAVRANIR?

July 9 2001, 4:25 PM 

Kendine musluman diyenlerin iddialarini anlamaya ve onlari ciddiye almaya olanak yok..
Onlara inanmayi cok isterdim ama, imkansizligini gormemezlikten gelemezsiniz....

Islam'in nasil bir din oldugunda hemfikir degildirler.
Islam'in sartlari uzerinde hemfikir degildirler...
Kimi hadislere guvenir, kimi onlari siddetle kinar..
Kimi bes vakit namaz kildirir, kimi uc....
Kimi gercek muslumanlar kufretmez der..
Kimi bes vakit kufreder..
Kimi muslumanlar Islam'i karsiliksiz yayar der
Kimi hizmetleri karsiliginda bahsis talep eder...
Kimi gercek musluman iyi insandir der..
Kimi dunyada teror estirir...
Kimi muslumanlar hosgoruludur der.
Kimi gayri muslimlarin gogsune isaret takdirir...
Kimi dinde zorlama yoktur der..
Kimi din degistireni hic acimadan ipe cektirir.
Kimi diger dinlere saygiliyiz der...
Kimi Buda heykellerine toz duman attirir..
Kur'an zinanin cezasi 100 kirbactir der..
Zina yapan kadinlar recm ile katledilir..
Kimi Islam bilimseldir der....
Kimi Bati biliminin temel tasi olan evrimi reddeder...
Kimi Kur'anda ortu yoktur der...
Kimi kari ve kizlarini siyah giysilere gomer.

Bunun gibi daha duzunlerle zitlik sayabiliriz..
Muslumanlar kendi aralarinda bile uyusamiyorlar.. Allah'la nasil anlasacaklar zamani gelince bilmem..
Cahillik mi desem, ahlaksizlik mi?
Yoksa her ikisi birden mi?

Eminim simdi biri cikip, uzun uzun ustura atacaktir Islam ve Muslumanlik konusunda..
Usandik artik..
Ama bir kere daha dinleyebiliriz..
Yazan Haci Ali olmasin da...



 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

54 FARZ

July 9 2001, 10:24 PM 

Once 54 farzi savunun mesela... Bunlari bana izah edin. Bazilarini anlamakta gucluk cekiyorum...

1.. Once FARZ kelimesinin tanimi lutfen...
2.. 4 ile 49 arasinda ne fark var mesela?
3.. 11 ve 12 ne demek? farki ne?
4.. 4. maddedeki 5 vakin farz namazin delili nedir?
5.. Bu 54 farzi kim uydurmus sonra?
6.. 40 ne demek? Mesela NEFS'im portakal cektiyse muhalefet edip mandalina mi yemeliyim?

Daha cok soru olabilir...

Once bunlari yanitlayalim bakalim...


1. Allah Tealayı zikretmek
2. Helalinden kazanıp, yemek içmek
3. Abdest almak
4. Bes vakit namaz kılmak
5. Cünüplükten yıkanmak
6. Kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek
7. Helalden temiz elbise giymek
8. Allah'a tevekkül etmek
9. Kanaat etmek
10. Nimete karşı şükretmek
11. Allah'tan gelen kazaya razı olmak
12. Allah'tan gelen belaya sabretmek
13. Günahlardan tövbe etmek
14. İhlasla Allah'a ibadet etmek
15. Şeytanı düşman bilmek
16. Ku'an-ı Kerim'i kesin delil kabul etmek
17. Ölümü hak bilmek
18. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmediğinden uzak durmak
19. Ana-babaya iyilik etmek
20. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak
21. Akrabayı ziyaret etmek
22. Emanete hiyanet etmemek
23. Gücü yetenler için hacca gitmek
24. Allah'a ve Peygamberine itaat etmek
25. Günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak
26. Müslüman idarecilere itaat etmek
27. Aleme ibret gözü ile bakmak
28. Tefekkür etmek, düşünmek
29. Dili kötü sözlerden korumak
30. Oruç tutmak
31. Kimse ile alay etmemek
32. Harama bakmamak
33. Sözünde doğru olmak
34. Kulağı, yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak
35. İlim öğrenmek
36. Ölçü ve tartıyı doğru yapmak
37. Allah'ın azabından korkmak
38. Allah uğrunda cihad etmek
39. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
40. Nefsin arzularına uymamak
41. Allah yolunda yemek yedirmek
42. Yetecek kadar rızık kazanmak
43. Zekatı vermek ve fakirlere yardım etmek
44. Hayız ve nifas hallerinde zevceye yaklaşmamak
45. Bütün günahlardan kalbi arındırmak
46. Kendini büyük görmemek
47. Büluğa ermemis yetimin malını korumak
48. Livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak
49. Beş vakit namaza devam etmek
50. Haksız yere kimsenin malını yememek
51. Allah'a eş koşmamak
52. Zinadan sakınmak
53. İçki içmemek
54. Yalan yere yemin etmemek ve yalan konuşmamak.

 
 Respond to this message   
OutSider
(no login)
212.252.3.137

havandaki suya katkı

July 9 2001, 11:35 PM 

bir konuşma:
soran: abi filan şey niye öyle?
OutSider: tembellik
soran: bu kadar basit mi yani?
OutSider: istersen latincesini de söyleyebilirim.

başka bir konuşma:
soran: abi filancanın filan görüşü hakkında ne dersin?
OutSider: işkembe-i kübra
soran: bu kadar basit mi yani?
OutSider: istersen latincesini de söyleyebilirim.



"zırva tevil götürmez" demişler,
büyük hata etmişler,
zırva öyle bir tevil götürür ki!

kuranda bazı kelimeler vardır,
mecaz mıdır, teşbih midir, bilinmez,
nesnel karşılığı var mıdır, bilinmez,
insanların ne işine yarar, bilinemez,
sözü edilmeseydi, kimi bilecekti, bilinmez:
arş, kürsi, levhi mahfuz ...
bunlardan muhammed de söz eder,
bilerek mi söz eder, bilmeyerek mi söz eder, bilinmez.
tasavvufçular bu üst üste bilinmezlerin üstüne oturup,
keserler;
bilerek mi keserler, bilmeyerek mi keserler, bilinmez.

muridan
sufiyanın keserinden çıkan talaşların üstüne oturmuş
don biçerler,
kesin bilinen şey varsa,
ne kumaş vardır ellerinde,
ne makas,
ne de iğne;
ahbab arasında ilim denen bu meşgaleye,
biz meyhane yaranı arasında geyik denir.

onlar ki,
perde perde ahadiyetten geçmiş,
zerrattaki cilve-i ahadiyetten mertebe-i uzmadaki sırr-ı azama ulaşmış,
kesretin köpürdüğü yerlerde bile vahdeti görmüş,
samediyetin burcuna çıkmış,
öte alemlerin nokta nokta haritasını çizmiş,
melaikeyi tarif ve tasnif etmiş,
madde boyutunu aşamayan
bilinç boyutuna geçemeyen
biz zavallı dünyalılar için
   sadece sözden ibaret olan
   kelimelerin
   somut ve nesnel karışılıklarını bulup göstermiş,
   böylece de
   insanlığın ezeli soru ve sorunlarına
   cevap ve çözümler sunmuşlardır.
beşeriyet onlara medyunu şükrandır.

nadanlar gafil olmasın ki,
onlar birer,
"tuti-i mucize-gu"dur,
"ne deseler,
laf değildir,"
zira ki,
her bir izahatları mele-i alanın sakinlerince
ve de
ötelerin ötesinde olmayan,
hemen yanıbaşımızda olan,
tanrı olmayan allah tarafından
onaylanmış,
olurlanmış,
ıstampalanmış,
paraflanmıştır.

gafil olmaya ki,
"pir-i mugan sana seccadeni şarap küpüne daldır derse,
daldır"
çünkü onun bir bildiği vardır,
o bir hakikat yolcusudur,
o bilir,
gafiller bilmez.

ziya paşa pirimizin
epey büyük bir gediğe koyduğu granit bir taş vardır:
"gökte yıldız ararken nice turfa müneccim
gafletle kuyuyu görmez reh-güzerinde"







 
 Respond to this message   
uhu
(no login)
212.156.177.218

Bana ilginç geldi...

July 10 2001, 1:54 AM 



5. BASKI DOLAYISIYLA...
BU kitabımızın ilk 10 binlik baskısının yapıldığı 1972 yılından beri yaradılış sistemi ve sırları hakkında pek çok ihsâna nâil olduk...
Bunların bir kısmını İNSAN ve SIRLARI" isimli 1986 yılında yayınlanan kitapta; diğer bir kısmını da l989 sonunda yayınlanmış olan "Hazreti MUHAMMED`in AÇIKLADIĞI ALLAH" isimli kitaplarımızda açıkladık..
Bu kitabın konusunu ilgilendiren, bazı konuları da, bu kitaba bırakmayı tercih ettik..
"RUH", "UZAYLILAR", "MELEKLER" ve "İNSAN"ın ölümötesi yapısı hakkında, bu baskıda, geçmiş baskıdakilere oranla hayli geniş detaylar bulunduran bilgileri size sunmaya çalıştık..
Mevlâna Celâleddin`in çok sevdiğimiz, prensiplerimize uyan bir deyişi vardır ki, anlam olarak şöyledir:
"Düne ait ne varsa, dünde kaldı cancağızım;
Bugün artık, yeni şeyler söylemek lazım!.."

Evet, bu güne kadar çıkmış eserlerden anlamış olabileceğiniz gibi, AHMED HULÛSİ, dünün tekrarı ile vakit geçirmeyi hiç sevmez!.
İnsanların bağışıklık kazanmış olduğu için değerlendiremediği bilgileri, anlatımları, fikirleri tekrar etmek O`nun prensibi değildir!..

AHMED HULÛSİ bir hoca değildir!..

AHMED HULÛSİ bir şeyh değildir!...

AHMED HULÛSİ bir din adamı değildir!..

AHMED HULÛSİ yaklaşık 30 yıl evvel bir inkârcı iken, "ilâhi uyarı" sonucu olarak, objektif bir şekilde "din" araştırmalarına başlamış; herkesin üzerinde mutâbık olduğu kaynak tefsirlerden ve "Kütübü Sitte" hadislerinden yola çıkarak; tasavvufu en ince ve hassas noktalarına kadar, gerekli uygulamalarına hizmet vermek sûretiyle yaşamış; daha sonra da çağdaş bilim verileriyle, Din’deki mecâzları birleştirme yoluyla, günümüzün ihtiyacı olduğunu düşündüğü sentezi meydana getirmiştir..

AHMED HULÛSİ`ye göre, "DİN tümüyle komplike bir, SİSTEMDİR"!..
Bu sistem, kendini bu konuya vermiş vasat bir akıl tarafından rahatlıkla anlaşılabilir bir sistemdir.. Çünkü gerek Kur`ân-ı Kerim ve gerekse hadisi şerifler açıklanmadık hiç bir konu bırakmamışlardır..

Mühim olan, verilen şifreleri çözebilmektir!...

(19 19 19 19) :-))

Öyle ise kâmil akıl sahibi kimseye düşen iş, kendisine hîbe edilmiş olan bu ilim hazinesini değerlendirmektir..

"Evet, Ahmed Hulûsi`nin bu ve bundan sonra çıkacak olan diğer kitaplarında "DİN" olgusunu çağdaş bir anlayışla, ve hattâ çağ ötesinde değerlendirilebilecek bazı açıklamalar ile bulacaksınız..
İnşaallah, Dinde reform değil; Dini ANLAMADA, yeni bakış açısı ve anlayış getirecek olan bu düşüncelerimizle, sizlere faydalı olmayı ALLAH takdir eylemiştir !."

Bir kitabından...

Sevgiler

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

Neyin ilginc oldugunu anlayamadim ...

July 10 2001, 2:12 AM 

?

54 farza ne oldu?
daha 32 farz var sirada

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

Neyin ilginc oldugunu anlayamadim ...

July 10 2001, 2:14 AM 

?

54 farza ne oldu?
daha 32 farz var sirada

 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

Kuran tercume/arastirma yazilimi

July 10 2001, 2:16 AM 


 
 Respond to this message   

(no login)
209.17.159.225

32 farz

July 10 2001, 4:01 AM 

Asagidakileri de bi yol aciklayiverin bize...

0. Tekrar FARZ tanimi lutfen.
1. Kader ve kazaya inanmak neden farzdir? Ne demektir?
2. Namaza, teyemmume niyet neden farzdir, abdeste ve gusule neden degildir?
3. Guslun ilk iki farzi nedir?
4. Setri avret namaz sirasinda neye gore farzdir? Tek basina namaz kilarken ortunmek farz midir? Neden?
5. Kade-i Ahire nedir? Neden farzdir?
6. Kelimei sehadet getirmek farz midir? Sesli soylemek farz midir? ALLAH kalbimizi bilmez mi? Kula beyan etmek zorunda miyiz? Neden?

Simdilik bu kadar. Lutfen 54 farz ile birlikte bunlari da aciklayin...

İMANIN ŞARTLARI
1. Allah Teala'ya inanmak.
2. Allah'ın meleklerine inanmak.
3, Allah'ın kitaplarına inanmak.
4. Allah'ın peygamberlerine inanmak.
5.Ahiret gününe inanmak.
6. Kader ve kazaya inanmak.

NAMAZIN FARZLARI
Dışındakiler
1. Hadesten taharet
2. Necasetten taharet
3. Setr-i avret
4. İstikbal-i kıble
5. Vakit
6. Niyet

İçindekiler
1. İftitah Tekbiri
2. Kıyam
3. Kıraat
4. Rukü
5. Sücud
5. Kade-i Ahire

GUSLÜN FARZLARI

1. Ağıza dolu dolu su vermek
2. Buruna dolu dolu su vermek
3. Bütün bedeni yıkamak

İSLAMIN ŞARTLARI
1. Kelime-i şehadet getirmek
2. Namaz kilmak
3. Oruç tutmak
4. Zekat vermek
5.Hacca gitmek

ABDESTİN FARZLARI

1. Yüzü yıkamak
2. Kolları dirsekleriyle beraber yıkamak
3. Başının dörtte birini meshetmek
4. Ayakları topuklarıyla beraber yıkamak

TEYEMMÜMÜN FARZLARI

1. Niyet etmek
2. Temiz toprağa vurup yüzü ve kolları meshetmek.

 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
66.31.118.77

AHMET HULUSI HAKKINDA...

July 10 2001, 4:05 AM 

AHMED HULÛSİ bir hoca değildir!..

AHMED HULÛSİ bir şeyh değildir!...

AHMED HULÛSİ bir din adamı değildir!..


CUNKU AHMET HULUSI BIR SAPIKTIR...

KEH KEH KEH

HACI

 
 Respond to this message   
filozof
(no login)
212.29.64.150

herşeye

July 10 2001, 4:14 AM 

Sevgili uhu
insan oğlu birçok zaman bildiğini zannettiği şeyi yıllar sonra farkederek düşüncelerini değiştirmiştir.
Hele rölativizm belesından sonra bu dahada yaygınlaştı.
Herkes bana göre dediği sürece heer zaman itiraz olacaktır.
Hiç bir bildiğine mutlak inanma.Hele başkasının bildiklerini sakın yüklenme.Bu başına birçok dert açabilir.
Kesin olan tek şey inanç olabilir.
Bundan başka birçok şey değişmeye ve gelişmeye mahkumdur.
Bu anlamda benim kafadan herşeye itirazım var
Selametle...............

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
61.9.189.30

Sevgili UHU,

July 10 2001, 8:21 AM 

Zannedersem , daha once yazmistim,ilimde ilerlemek isteyen Butun yazarlari okur, Aklinin suzgecinden geceni alir,gecmeyeni birkenara birakir.

Ahmed Hulusi nin yazilari genellikle,benim aklimin suzgecinden geciyor.

Baskalarinin gecmeyebilir,onlara da illa benimle ayni fikirde olun diyemezsin.

Netice de Gayb dan konusuyoruz,Gaybi da ancak Allah bilir.

Haci ya cevap vermeye Gerek yok.

Baris,

Yasar Nuri ye bir Oturumda sordular islamin sarti kactir diye.....

Cevap:Kuran in iki kapagi icindeki butun ayetler Muslumanlara Farz dir deyip en guzel cevabi verdi.

Ben de ayni fikirdeyim.

Ama oyle hemen sevinme Ali Basaraner de Yasar Nuri ci diye,cunki onun da katildigim yanlari var katilmadigim yanlari var.Hatta katilmadiklarim daha cok,ama bu demek degildir ki Yasar Nuri nin fikirlerinden faydalanmam.

Size bir ornek daha vereyim,buraya yazmamda bir sakinca yok,cunki kendisine de yazdim.

Naci Celik Arkadasimiz diyor ki,Ben kurani arapcasindan tercume ettim.Kuran da Domuz eti haramdir diye bir ayet yok,bu kokmus et(hatirladigim kadari ile) demektir.

Simdi bu benim aklimin suzgecinden gecmiyor,ne kadar zorlarsan zorla.

Bu konuda Arapca ogrenmeme de luzum yok,cunki 1400 senedir eger boyle bir yanlislik olsa idi,muhakkak ki ortaya cikardi.

Bu fikrinin akil suzgecinden gecip gecmemesi,Naci Celik ile hicbir zaman ayni fikirde olmayacagim anlamina gelmez.Boyle dusunenler Ilimden mahrum kalir.

selamlar,

 
 Respond to this message   
uhu
(no login)
212.174.161.203

yahu !!!

July 10 2001, 3:15 PM 

54 farz + 32 farz... Ham hum şarolop zzcctt ....ffcftt..
Kafam karıştı yaw..

Bir dakika şimdi önce bunlara A.Hulusi den cevap bulmam lazım...Yoksa ben bilmiyorum ki..!

Bencileyin kimselere A.Hulusi empoze temeye çalışmıyorum...Fikirlerini tartışmaya açmak istediğimi daha önce de yazmıştım...Neden ortalık bir anda geriliyor anlamıyorum... Bir de nefret ettiren bir tavır var ki...Nefret ettiriyor yani..."Açıklayacağım" .."Herşeyi, bu adamın ne olduğunu falan gibi"...
E işte biz de anlatın diyoruz...Fena mı ediyoruz yani...
Ben mesela ilk A.Hulusi okuduğum da biraz da hemen ilgimi çeken konulara daldığımdan...Oldukça etkilendiğimi söylemiştim.Şimdi buradaki tartışmalarla birlikte sorularla birlikte daha derin okuyup araştırıyorum.
Örneğin Yukarı bir kitap önsözü gibi bir şey astım...İlginç geldi dedim..Çünkü sanki yeni bir din empoze etme çabası gördüğümü sandım...Şifre falan gibi değerlendirmelere de özellikle dikkat çektim...İşte "ilahi uyarı" falan bana garip geldi ...Onu vurgulamaktı amacım..Demek ki becerememişim...
Mesela A.Basaraner arkadasıma bir konuda yüzde yüz katılıyorum..Okumak sart...Edip Yüksel de okuduk...
Ve de geçtik...
Bir yerim eksilmedi ya da büyümedi...
Bilmem anlatabiliyor muyum ?

Falan filan...

Sevgiler...



 
 Respond to this message   

(no login)
216.129.66.229

Başlığın AKSİNİ İDDİA EDEN VAR MI? olunca...

July 10 2001, 5:47 PM 

Zannettik ki iddialara yanıt verme amacı taşıyor yazdıkların...

 
 Respond to this message   
Ali Basaraner
(no login)
139.134.114.90

Untitled

July 12 2001, 5:47 AM 

tekrardan gundeme getirelim dedik.

 
 Respond to this message   
Anonymous
(no login)
209.17.159.225

Guncelleyelim...Guncelleyelim...Guncelleyelim...

July 13 2001, 1:33 AM 

Guncelleyelim...

 
 Respond to this message   
Current Topic - Aksini iddia eden var mı ?
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss