YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

MESİH İNANCI VE İSA.(4)

July 16 2001 at 2:52 PM
  (no login)
from IP address 212.156.191.191

3)ROMAYA KARŞI AYAKLANMALAR DİZİSİ,GERİLLA SAVAŞLARI ,MESİHLER VE BÜYÜK HERODES’İN KIRALLIĞI

-İ.Ö.39:Galileli Yahudiler Romaya ve işbirlikçi din adamı sınıfı ile yerel yöneticilere karşı gerilla temeline dayalı genel bir başkaldırı başlattılar.Savaş kısa sürede ülkenin geneline yayıldı.
Başlangıçta gerillalar,Romalılar ve Yahudi yönetici sınıf tarafından haydut,eşkiya(yunanca=lestai) sayıldılar.Ama bu haydutlar hırsızlık nedeniyle değil,yerlerinde bulunmayan,Kudüste oturan toprak sahiplerine ve Romalı vergi toplayıcılarına karşı yürüttükleri eylemler dolayısıyla suçlandılar.Bu dönemde gerillara verilen bir başka sıfat “aşırıcılar”idi.Bu terim onların Yehova sözleşmesindeki vaad edilenlerin yerine getirilmesini savundukları için verilmişti.Yehova sözleşmesindeki teoriyi pratik hayata uyguladıkları için kendilerine “aşırıcılar” da denmiştir.
Terimler ne olursa olsun ve nasıl kullanılırsa kullanılsın,bu aşırıcı, dinci, gerillalar,haydutlar,bir mesihin (kurtarıcı)yardımıyla ve Yehovanında mesih ile işbirliği yapması sonucu,Roma imparatorluğunu çökerteceklerine inanıyorlardı.Bu yolla yeryüzünde Davudun örneğinde olduğu gibi bir imparatorluk kuracaklarına inanıyorlardı.Onların inancı temeli olmayan bir ruh hali toplumsal ve gelip geçici psikolojik bir durum değildi.Gerçek yaşamın zorlaması ve kanlı çelişkisi,onları mesih(kurtarıcı)düşüncesinden başka sığınacak ve savunacak başka bir seçeneğin olmamasına itmişti.Pratik olarak da bu koşullar altında başka bir düşüncenin savunulması mümkün değildi.Yoksul halk bu nedenle mesih(kurtarıcı)düşüncesine sarıldı.Bu uğurda binlerce insanın ölmesi göğüslendi.
Gerillaların uyguladıkları eylemlere de,hareketin niteliğini kavramak için, bir göz atmak gerekir.Bu eylemler;bezdirmek, kışkırtmak,hırsızlık,öldürmek,terörizm,ölümle sonuçlanan yiğitliklerin her türlüsü şeklinde sıralayabiliriz.Bu uygulamalar ihtilalci bir uygulamaydı.Gerillaların bir kısmı kentsel gerilla taktiklerinde ve suikastlerde uzmanlaşmışlardı.Bunlara; “HANÇER ADAMLAR” deniyordu. (latince=sicarii) Geriye kalanlar kırlarda,mağaralarda ve dağlarda saklanarak ve besin ve güvenlik yönünden köylülere dayanarak yaşıyorlardı.Yaşam biçimleri,taktikleri ve örgütlenmeleri kısaca belirtilen bu gerillarla düzenli Roma ordusu başa çıkamıyordu.Onları uzun süre sindiremiyordu.Ordular kırsal kesimden ayrılınca otorite gerillalar tarafından dolduruluyordu.
Filistindeki ayaklanmalar dizisini kısaca şöyle belirtebiliriz:

İ.Ö.39: yılından çok az bir zaman önce,yukarda belirttiğimiz toplumsal çelişkiler ve gerilmeler nedeniyle,Kuzey Galilede,bütün bir bölgeyi denetim altına alan ve adı HEZEKİAH olan eşkiya şefinin başlattığı ve önderliğini yaptığı bir ayaklanma başladı.
Bu dönemde(daha sonra adı Büyük Herodes olarak ünlanacek)Herodes, işbirlikçi yönetimin adamı olarak önce eşkiyalara karşı yaptığı mücadele ile Romalıların taktirini kazandı,dikkatini çekti.Herodes eşkiya şefi Hazekiah’ı tuzağa düşürdü ve hemen orada öldürttü.Ancak Kudüste bulunan Hazekiah yanlıları Herodesi suçladılar.Hazekiah adi bir hırsız değildi.Bir gerilla lideriydi.Üstelik teslim olmuştu.Öldürülmesi gerekmezdi.Herodes yargısız infaz yapmıştı.Hezekiah yanlıları Herodesi yargıladılar ve cinayetle suçladılar.Ancak Herodes ihtilali bastırmada Romanın dikkatini çektiği ve taktirini kazandığı için araya Julius Çaesar’ın bir yeğeni girdi.Birazda baskı yaparak Herodesin bırakılmasını sağladı.Daha sonra onun önermesi üzerine,Herodes, İ.S:39 yılında Roma tarafından,Yahudilerin kıralı olarak atandı.
Herodes Filistin üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırmak için yeni haydutlarla çarpışmak zorunda kaldı.Bu konuda Josephus şöyle diyor; “Haydutlar ülkenin büyük bir kısmını istila ettiler.Böylece halk bir savaşın yapabileceği kadar acı çekti.Bu nedenle Herodes mağaralardaki haydutlara karşı sefere çıktı.Mağaradakiler tuzağa düşünce başka kurtuluş seçeneklerinin olmaması nedeniyle ve teslim olurlarsa Herodesin kendilerini en acı işkencelerle öldüreceğini bildikleri için, aileleriyle bir araya geldiler.Ve teslim olmayı reddetme kararı aldılar.Yaşlı bir haydut erişilmez bir mağaranın ağzında durdu.Ve Herodesin gözleri önünde karısını ve yedi çocuğunun her birini teker teker öldürdü.Sonra Herodese alaylı bir tavırla baktı.Sonra kendisini mağaranın ağzından ,kayalıklardan aşağı uçuruma,ölüme attı.”
“Daha sonra Herodes,kendisini mağaraların ve mağara sakinlerinin efendisi sayan mesihin(kurtarıcının) bulunduğu Samara’ya yöneldi.Ama onun ayrılmasıylaGaliledeki bilinen bozguncular üzerindeki tüm baskılar kalktığından eşkiyalar derhal Ptolemaios adındaki Romalı bir generali öldürdüler.Ve ülkeyi sistemli bir biçimde harap ettiler.Bataklıklarda ve öteki erişilmez yerlerde kendilerine barınaklar yaptılar.”

İ.Ö.4:Yılında Herodes öldü.Bunun üzerine ülkenin uzak bölgelerinde ayaklanmalar oldu.Hezekiah’ın oğlu GALİLELİ YAHUDA kırallığın bir silah deposunu ele geçirdi.
Aynı zaman diliminde Ürdün içlerinde Peraea denilen bölgede,SİMUN adlı bir köle,Erihadaki sarayı ve bir çok görkemli sayfiye evlerini yaktı.
Üçüncü bir asi,ATHRONGAEUS adlı eski bir çoban,kırallığını ilan etti.Kendini de beklenen mesih(kurtarıcı) olarak ilan etti.Romalılar Atrongaeus ve dört erkek kardeşini birer birer öldürdüler.
Ama bu arada haydutlarda ülkede tam bir kaos oluşturdular.Bunun üzerine Suriyenin Roma valisi VARUS düzeni korumakla görevlendirildi.Varus düzeni sağladı.İki bin elebaşıyı ele geçirdi.Ve hepsini çarmıha gerdirdi.İbret olsun diye yol kenerlarına dizdirdi.Bu olay İsanın doğduğu yıl meydana geldi.İsa böyle bir ortama doğdu.
Çok geçmeden Galileli Yahuda asıl gerilla güçlerinin önderi olarak ortaya çıktı.Yahuda kırallık peşindeydi ve çok akıllı bir hahamdı.

İ.S.6: yılında Romalılar bir nüfus sayımı yapmaya kalktılar.Yahuda yurttaşlarını buna direnmeleri için uyardı.Çünkü nüfus sayımı tam bir köleliğe yol açacaktı.Yahudaya göre;Yahudilerin Yehovadan başka kıralları yoktu.Bu nedenle vergiler Romalılara ödenmemelidir,diyordu.Ve Tanrı Yehova kendi davalarına inananlara mutlaka yardım edecektir. Bu arada Romalılara yardım yapanlara düşmanca muamele yapılacaktır.Bu çerçevede işbirlikçilerin sığırları ellerinden alındı ve yerleri ateşe verildi.
Galileli Yahuda Romaya ve işbirlikçilerine karşı her türlü yolu kullanarak mücadele etti.Galileli Yahudanın yaşamı nasıl ne zaman son buldu bilinmiyor.Ancak oğulları savaşımı sürdürdüler.Bunlardan ikisi çarmıha gerildi.Bir başkası 68-73 ihtilalinin başlarında mesihlik iddiasıyla ortaya çıktı.Bu savaştaki son direniş eylemi olan MASADA KALESİNİN intihar ederek savunulması da,gene Galileli Yahudanın soyundan biri tarafından yönetildi.

İ.S.28:İsa mesihlik öğretilerini eylemli biçimde vaaz etmeğe İ.S.28 yılında başladı.O sırada yalnız Galilede değil,Yahudada ve Kudüste de gerçek bir iç savaş yapılıyordu.İsanın öldürüldüğü ayaklanma daha sonra açıklanacağı üzere pek büyük bir ayaklanma değildi.Belki ayaklanmaya teşebbüstü denilebilir.Ayaklanmalar zincirinde İsanın teşebbüsü önemsizdi ama nedense bu önemsiz ayaklanma girişimi bayrak yapıldı.Öyküsü çeşitli menfaat grupları tarafından zamanımıza kadar taşındı. Nitekim İsanın ölüm buyruğunu veren vali PONTİUS PLATİUS gerek İsadan önce ve gerekse İsanın ölümünden sonra çok daha şiddetli ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırmıştır.

İ.S.44:yılında THOLOMAİOS adında başka büyük bir haydut şefi yakalanmıştı.Yine bundan kısa bir süre sonra çölde THEUDOS adında mesihsel bir tip ortaya çıktı.Onun yandaşları evlerini ve mal varlıklarını terkettiler.Ürdün ırmağının kıyılarında toplandılar.Romalı vali CUSPİUS FADUS olaya müdahale etti.Çıkan tartışma ve direnmede Romalılar THUDOS’un başını kestiler.Yandaşlarının tümünüde kılıçtan geçirdiler.

İ.S.50:Yılında Fısıh Bayramı şöleni sırasında Romalı bir asker,tüniğini kaldırdı ve hacılardan ve Kudüste ana tapınakta tapınmakta olanlardan oluşan bir kalabalığa doğru yellendi.Bunun üzerine gençler ve gürültücü takım bunu hakaret kabul edip anidan Romalı askerlerle kavgaya tutuştular.İsyan ve kargaşa başladı.Romanın ağır piyadeleri göreve çağrıldı.Bu panik ve kaos içinde bazı kayıtlara göre otuz bin bazı kayıtlara göreyse üç bin kişi öldürüldü.
Bu olayda da görüldüğü gibi Romalılar ve işbirlikçileri ile yoksul Yahudiler arasında aşırı çelişki nedeniyle toplumsal gerilme her zaman şu veya bu önemsiz olay nedeniyle had safhaya çıkabilmiş ve çatışmaya ,isyana dönüşebilmiştir.Ülkede bir ayaklanmanın,ihtilalin objektif koşulları her zaman hazırdı.

İ.S.52:Yılında ihtilalci ELEAZAR BEN DEİNAİOS’un önderliğinde genel bir ayaklanma gelişti.ELEAZAR yirmi yıldan beri dağlarda gezen bir ihtilalciydi.Vali CUMANUS, ELEAZAR’ın arkadaşlarını yakaladı ve öldürttü.Ayrıca ihtilale destek verenleri de veya ihtilalci damgası vurulanları da öldürttü.Buna rağmen karışıklık yayıldı.Bütün ülke üzerinde yağmalar sürüp gitti.İhtilali ELEAZAR yönetiyordu.
Olaya Suriye valisi LEGATE’de müdahale etti. On sekiz partizanın(ihtilalcinin)kafasını kesti.Ve daha önce CUMANUS tarafından yakalanmış olan tutsakların hepsini çarmıha gerdirdi.Sonunda ayaklanma yeni vali FELİX tarafından bastırıldı.FELİX,ELEAZAR’ı yakaladı ve Romaya gönderdi.ELEAZAR Romada öldürüldü.Yandaşlarının tümü de çarmıha gerildi.Çarmıha gerilenlerin sayısı sayılamayacak kadar çoktu.
Kırsal kesimde bu eylemler olurken,Kudüste ise silahlarını giysilerinin içine gizleyen hançerli adamların yaptıkları suikastler yaygınlaşmıştı.Hançerli adamların en ünlü kurbanları yüksek papaz YONATAN oldu.YONATAN hançerli adamlar tarafından öldürüldü.
Daha sonra birde MısırlıYahudi Peygamber ortaya çıktı.Sayısı birkaç bini bulan insanları bir araya getirdi.Onları çöle doğru sürdü.Sonra döndü Kudüse saldırmaya kalktı.

Yapıtlarda bu ortam içinde bulunan Filistin de türeyen askeri mesihlerin(kurtarıcıların) nitelikleri şöyle belirtiliyor: “Eylemde daha az cani ama niyette daha kötü olan bu hainlerin verdikleri zarar normal adi katillerin ,dolandırıcıların verdiği zarar kadar büyüktür.Onlar kurtuluş iddiasıyla ayak takımını çılgınca eylemlere özendirerek ve Tanrının yaklaşan özgürlüğünün kendilerine gösterildiği bahanesiyle onları vahşi toprakların içlerine sürükleyerek devrimci değişiklikler meydana getirmeği planladılar.”
Görüldüğü gibi bu tür hareketlerin hepsi Roma açısından, siyasal ve büyük tehlike olarak algılanıyordu.Ama adi suçlar Roma açısından tehlike sayılmıyordu.

İ.S.55:Yılında Filistindeki genel görünüş şöyleydi:Mesihler ve yandaşları dini temaları işleyerek bir çok insanı ayaklanmaya zorluyordu.Bu ihtilalciler küçük gruplara ayrılarak ülkenin her yanına dağılmış vaziyette idiler.Zenginlerin evlerini talan ettiler.Köyleri ateşe verdiler.Savaş günden güne daha acımasız ve vahşi bir şekilde gelişme gösterdi.

İ.S.66: Yılında düzene karşı gelen mesihlerin(kurtarıcıların) örgütlediği ihtilalciler artık ülkenin her yerinde idiler.Bunlar halk arasında taban bulmuşlar hatta yandaşlarını tapınak rahipliğine dahi getirmişlerdi.Baskı ile Yüksek Papaz Ananias’ın oğlu olan ELEAZAR’ı(ihtilalci Eleazar değil) bir anlaşma ve ittifak yapmaya zorlamışlardı.ELEAZAR ihtilalci güçlerin baskısıyla bir çeşit bağımsızlık bildirgesi yayınladı.Bu bağlamda Roma İmparatoru NERON’un sağlığı uğruna her gün hayvanlar kurban edilmesi önlendi.
Bunun üzerine Kudüs sokakalarında Roma yandaşı ve Roma karşıtı gruplar çatışmaya başladılar.Bir yanda ELEAZAR ve Kudüsün fakir takımı diğer yanda ise Yüksek papazlar,Herodesçi soylular ve Romanın kırallık muhafızları.
Bu sırada ülkenin içlerinde(Herodesin öldürdüğü HEZEKİAH’ın oğlu GALİLELİ YAHUDA’nın yaşayan son oğlu) MANAHEM bir saldırıyla MASADA kalesini zaptetti.Silah deposundan ele geçirdiği Roma silahları ile yandaşlarını donattı.Ve kudüsün üzerine yürüdü.Kısa sürede ayaklanmanın çok başlı komutasını kendine bağladı.Bir kıral gibi Roma kıtalarını sürüp attı.Kudüse girdi.Tapınak alanını kontrol altına aldı.Ve Yüksek papaz Ananias’ı öldürdü.Manehem sonra kırallık giysilerini giyinip kuşandı.Ve silahlı insanlardan oluşan maiyetinin eşliğinde tapınağın kutsal yerine girmeğe hazırlandı.Ama ELEAZAR babasının öcünü alamak için korteji pusuya düşürdü.MANAHEM kaçtı ama yakalanarak uzun işkenceler sonucu öldürüldü.
Yahudiler Romalılarla dövüşmeyi sürdürdüler.Gerçek mesihin geleceğine artık iyice inandılar.Romalıların birkaç kere yenilgiye uğratılması üzerine NERON’un komutanlarından VESPASİANUS’a ihtilali bastırma görevi verildi.VESPASİANUS Biritanlara karşı yapılan savaşlarda zaferler kazanmış ve ünlenmişti.
VESPASİANUS komutasındaki Romalılar 65 bin asker ve askeri araçlar ve kuşatma gereçlerinin en ileri biçimleriyle saldırarark yavaş yavaş küçük kentlerin denetimini yeniden ele geçirdiler.

İ.S.68:Yılında NERON öldü.Bunun üzerine Britanlara karşı zaferler kazanmış ve Yahudi Kurtuluş/mesih(kurtarıcı) isyanını kanlı bir şekilde bastırmış olan VESPASİANUS tercih edilen ve desteklenen imparator adayı olarak ortaya çıktı.VESPASİANUS imparator oldu.Oğlu TİTUS’ta babasının yarım bıraktığı işi tamamaladı.Savaşı bitirdi.Ülke genelinde önemsiz bazı fanatik direnmelere rağmen İ.S.70 yılında TİTUS kudüse girdi.Kudüsteki yahudilerin hac yaptığı ve ihtilal için ana merkez,mesih inancı için kutsal varsayılan ana tapınağı ateşe verdi Ve görünürdeki her şeyi yağmaladı ve yıktı.
Kudüs kuşatması sırasında Yahudiler 1 milyonun üzerinde kayıp verdiler.
Kuşatma sırasında halk arasında çok sayıda mucize olduğuna ilişkin söylentiler alabildiğine yayıldı:Örneğin;Ana tapınaktaki sunak üzerinde parlak ışıkların oluştuğu,bir ineğin bir kuzu doğurduğu,gökyüzünde silahlı savaş arabalarının göründüğü,güneş battıktan sonra bu arabalardan Romalılara karşı saldırılarda bulunulduğu...
Oysa bu tür mucizevi örnekler halk arasında veya savaşanlar arasında her zaman oluşturulmuş söylentilerdir.Her ulusun yaptığı savaşlar sırasında üstelik savaşan iki tarafta kendilerine mucizevi göksel kuvvetlerin yardım ettiğine inanmışlar veya inanmak ihtiyacını hissetmişlerdir.
Bu nedenle Kudüsü savuna bir milyonu aşkın insan son ana kadar mucizevi bir şekilde Tanrısal yardımın kendilerine geleceğinden,mesihin kendilerini kurtaracağından ve gelecekte yeryüzüne egemen olacaklarından zerre kadar bile şüphe etmediler.Başka seçenekleri de zaten yoktu.Bu uğurda hepsi hayatını verdi.

İ.S.73:Kudüsün düşmesinden sonra bile Yahudiler,Yehovanın kendilerini terk etmiş olabileceğine hala inanamıyorlardı.Yeni bir kahramanca çaba yeni bir kanlı özveri ve ardından Yehova sonunda yağlanmış kutsanmış bir mesihi göndermeğe karar verecekti.Bu son özveri İ.S.73 yılında MASADA kalesinde ortaya konmuştur.HEZEKİAH ve GALİLELİ YAHUDA’nın soyundan gelen ELEAZAR adındaki bir savaş önderi son direniş noktası olan MASADA kalesinde tutunuyordu.Kale Romalılar tarafından sarılınca ve ülkede kaçacak başka bir yerinde olmaması karşısında kadın ve çocuklarla birlikte 960 kişi olan en son kalanlar kendi aralarında oturup karar aldılar.Bu 960 kişi Romalılara teslim olmaktansa birbirlerini öldürmeği şiddetle tavsiye ettiler. Çünkü Romalılar zaten yakaladıkları asileri çarmıha gererek acı içinde öldürüyorlardı.Çarmıha gerilmenin yanında kılıçla veya başka bir araçla öldürülmek çok acısız oluyordu.Romalılar son direniş noktası olan MASADA kalesini aldılar ama içerde çok sayıda insanı bibirlerini öldürmüş halde buldular.

SONUÇ OLARAK:(Josephus’a göre) İ.Ö 40 ile İ.S.73 yılları arasında içlerinde İsa yada Vaftizci Yahya dışında en az beş yahudi mesih(kurtarıcı) ortaya çıkmıştır.Bunlar İsa ve Vaftizci Yahya dışında,ATHRONGAEUS,THEUDAS, felix tarafından idam edilen adsız mesih,Mısırlı Yahudi, ve MANAHEM.Ayrıca adları sayılmayan diğer mesihler yada çok sayıda mesih peygamberler...
Diğer taraftan bize göre;büyük olasılıkla GALİLELİ YAHUDA,MANAHEM ve ELEAZAR kanalıyla HEZEKİAH’ın soyundan gelen gerilla ve önderlerin hepsi yandaşları tarafından mesih olarak görülmüştür.
Masadanın düşmesi,Yahudi askeri -mesih düşüncesine göre biçimlenmiş Yahudi yaşam tarzının sonu olmadı.Sömürgecilik ve yoksulluk devam ettiği sürece bu düşünce ve ihtilalci dürtü Yahudilerin kromozomları ve kültürel yaşamları ile dölden döle aktarıldı.Bu ihtilalci dürtü,Masadadan altmış yıl sonra çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıktı.Bu son ihtilal Yahudi ulusunun hem ülke olarak hemde toplum olarak tarih sahnesinden silinmesi sonucunu doğurdu.

İ.S.132 BAR KOÇVA İHTİLALİ VE YAHUDİLERİN TARİH SAHNESİNDEN SİLİNMESİ

İ.S.132 yılında BAR KOÇVA(Bir yıldızın oğlu anlamına geliyor) adındaki ihtilalci lider,iki yüz bin kişilik bir gücü örgütledi.Ve üç yıl kadar süren bağımsız bir yahudi devleti kurdu.
Bar Koçva’nın kazandığı zaferler nedeniyle Kudüsün Başhahamı AKİBA O’nu mesih olarak selamladı.Halk Bar Koçvayı bir aslana binmiş olarak gördüğünü dilden dile naklediyordu.Romalılar Hanibaldan bu yana böylesine yiğit bir düşmanla karşılaşmamışlardı.O en ön saflarda ve en tehlikeli noktalarda savaşıyordu.
Bar Koçvanın vurulup öldürülmesinden önce tüm bir Roma lejyonu yok olmuştu.Bar Koçvanın ölümünden sonra Romalılar bin köyü yerle bir ettiler.Beşyüz bin insanı öldürdüler.Ve daha binlercesini de köle olarak gemilerle dış ülkelere yolladılar.
Daha sonra Yahudi bilgin kuşakları,Bar Koçva ihtilalini değerlendirirken,kendilerini aldatıp yurtlarını yitirmelerine neden olan Bar Koçvadan “Yalanın oğlu” diye söz etmişlerdir.Çünkü Bar Koçva ihtilali bir ulusun kılıçtan geçirilmesi , kalanlarının yurt dışın köle olarak gönderilmesi ve ülke toprağının 1800 yıl yitirilmesi sonucunu doğurmuştur.
Diğer taraftan Romalılar Yahudilere karşı kesin ve en kanlı darbeyi Bar Koçva ihtilali nedeniyle vurmuşlardır.Ayrıca yahudiler 1800 yıl diğer ulusların içerisinde hep ikinci sınıf insan olarak kaldılar.
Biz burada Romalıların yada Yahudilerin tarafını tutup olaylara onların açısından bakmak durumunda değiliz.Ancak en ağır sömürge yönetimi koşullarında yoksul ve ezilen ve her gün ölen bir toplumsal sınıfın kitlesel bir direnmeği seferber edebilmesi,bir ordunun yetiştirilip oluşturulması koşullarının yokluğunda ancak GERİLLA SAVAŞI ile olanaklıydı.Gerilla savaşını da olanaklı kılan, hayata geçiren ,ideolojisi mesih(kurtarıcı)düşüncesi olmuştur.Yahudilerin GERİLLA SAVAŞI tipini seçmelerinin nedeni uzun uzun düşünmenin ürünü değildir. Başka seçecek seçeneklerinin olmayışındandır.
Romalılarda kendi fetihçi,sömürgeci düzenlerini sürdürebilmek için Yahudileri yoksullaştırmak zorundaydılar. Yahudilerden yüksek oranda vergiler almak ve işbirlikçi yönetimlerle ülkeyi yönetmek durumundaydılar.Adil yönetilen,haksızlığın olmadığı,refahın olduğu sömürge ve koloni yönetimi imkansızdı.Bu nedenle Yahudi ihtilalleri ne pahasına olursa olsun bastırılmalıydı.Bu Romanın varlık nedeniydi.Roma var olabilmek için diğer ülkelere uyguladığı sömürge yönetim usullerini Yahudilere de uyguladı.Yahudiler isyan ettiler Roma sertleşti.Roma sertleşti Yahudiler isyan ettiler.Sonuçta Yahudi ulusu tarih sahnesinden silindi.
Şu bir gerçek ki buraya kadar anlatılanlardan çıkarılacak en olasılık dışı sonuç İsanın barışçıl bir mesih olabileceğidir.İsa barışçıl mesih olamaz.Çünkü İsa zamanında askeri mesih inancı Roma tarafından henüz bir engelle karşılaşmamaıştı.Roma mesihlere karşı henüz bir tavır almamaıştı.Mesihlerin yerel yönetimlerle olan mücadelesi Romayı direkt ilgilendirmiyordu.Halh üzerine baskıyı yerel yönetimler yapıyordu.Halkta baskı yapan olarak karşısında önceleri yerel işbirlikçi yönetimleri gördü.Sonra Romayı düşman olarak hedefledi.İsa zamanında henüz ana tapınak zarar görmemişti.Ana tapınak hala yıllık büyük haclara ev sahipliği yapıyordu.Galileli Yahudanın oğulları henüz sağ idiler.Henüz tarih sahnesinde MASADA toplu intihar olayı yoktur.Bu koşullarda Yahudiler barışçı bir mesihin neden özlemini çeksinler?Bu mantık dışıdır.İsa neden barışçıl bir mesih olsun?Barışçıl söylemlerle halkın arasında gezmesi olanaksızdır.Roma henüz Yehovanın kalkanında bir çentik dahi açmamışken İsa neden barışçıl bir mesih olsun?Üstelik eski ahit(Tevrat) Romayı daha iki kez sarsabilecek güçteyken İsa neden barışçıl mesih olsun?Neden “ Yeni ahit” adı altında incil yazılsın?
İsa yaygın olarak bilindiği ve inanıldığı gibi barışçı bir mesih değildi.Onun gerçek öğretileri diğer askeri mesihlerden diğer savaşçı mesihlerden hiç de farklı olmadığını gösterir.Güçlü bir Roma karşıtı olması,gerilla kurtuluş savaşçısı yanlısı eğilimi onun ilk papazlık yıllarını kaplıyordu.Hatta denilebilirki İsa mensup olduğu mağara komünü tarafından mesih olarak ve özel yetiştirilmişti.İsanın Yahudi askeri mesih özelliğinden askeri özelliğinin çıkarılması ve barışçıl özellik eklenmesi ölümünden çok sonraları olmuştur.Kudüs düştükten sonra,İsanın düşüncelerinden askeri özellikleri çıkaran ve barışçı özellikler ekleyen Roma ve imparatorluğun öteki kentlerinde yaşayan Yahudi kökenli Hıristiyanlar olmuştur.

 
 Respond to this message   
Current Topic - MESİH İNANCI VE İSA.(4)
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss